Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
İzmir’de sürücüye darp olayıyla ilgili polislere idari işlem
24 Şubat 2026 Salı - 23:11:55
İzmir’in Narlıdere ilçesinde bir sürücüye darp olayına karışan 2 polis memuru hakkında idari işlem başlatılırken, polis memurlarından biri açığa alındı. İddiaya göre, Narlıdere ilçesinde Ş.B. (27) idaresinde seyir halinde olan otomobil, sürücüsünün makas attığı iddiasıyla polis ekipleri tarafından durduruldu. Araçtan indirilen sürücü, kolunun çekilmesine tepki gösterince polis ekiplerince darbedildi. Polis ekiplerinin sürücüyü gözaltına aldığı anlar araç kamerasına saniye saniye yansıdı. Emniyet kaynaklarından edinilen bilgiye göre, olaya karışan 2 polis memuru hakkında gerekli idari işlemler başlatıldı, ayrıca darp konusunu gerçekleştiren polis memurunun olay sonrası açığa alındığı öğrenildi.
24 Şubat 2026 Salı - 22:03
İzmir’de Erasmus öğrencilerini rehin alan sahte polisler tutuklandı
İzmir’in Bornova ilçesinde kendilerine polis süsü vererek yabancı uyruklu öğrencileri rehin alan 3 şüpheli, düzenlenen operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan şahıslar çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Olay, Kazımdirik Mahallesi 169 Sokak’ta bulunan bir apartmanda meydana geldi. Erasmus eğitimi için Türkiye’de bulunan Polonya ve Almanya uyruklu M.H., M.P. ve T.R. isimli öğrenciler, geçici olarak konakladıkları evde alıkonuldu. İhbar üzerine hareketen geçen polis ekipleri şüphelilerin polis yeleği giydiği, üniforma kullandığı ve yanlarında kelepçe bulundurduğu tespit etti. Bornova Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, öğrencileri esir alan ve yağma suçlaması yöneltilen E.E., A.D. ve M.D. isimli şüpheliler suçüstü yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
24 Şubat 2026 Salı - 21:06
Bayındır’da minik eller ’ramazan pidesi’ yaptı
İzmir’in Bayındır ilçesinde Müzekke Susamcıoğlu Anaokulu öğrencileri, Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte kendi ramazan pidelerini yapmanın heyecanını yaşadı. Öğretmenler eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikte minik öğrenciler, Ramazan ayının geleneksel lezzetlerinden olan pidenin yapım aşamalarını uygulamalı olarak öğrendi. Hamur yoğurma, şekil verme ve üzerine susam serpmek gibi aşamalara katılan öğrenciler hem eğlendi hem de keyifli vakit geçirdi. Etkinlik kapsamında çocuklara Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğu anlatılırken, geleneksel değerlerin küçük yaşta benimsetilmesinin önemine dikkat çekildi. Öğrencilerin büyük bir heyecanla hazırladığı pideler, pişirme aşamasının ardından afiyetle tüketildi. Okul Müdürü Aşkın Cengiz, bu tür etkinliklerle çocukların hem kültürel değerleri tanıdığını hem de el becerilerini geliştirdiğini belirterek, benzer faaliyetlerin yıl boyunca devam edeceğini ifade etti.
24 Şubat 2026 Salı - 21:04
İzmir’de örnek proje: Yükümlüler her gün 2 bin kişiye iftar hazırlıyor
İzmir’de hayata geçirilen Türkiye’ye örnek proje ile denetimli serbestlik yükümlüleri hem meslek sahibi oluyor hem de her gün binlerce ihtiyaç sahibi için sıcak yemek hazırlıyor. Başsavcı Ali Yeldan projenin önemine dikkat çekerek, "Burada hem kamu hizmetinin doğru şekilde yerine getirilmesi hem de burada çalışan yükümlülerin meslek sahibi olması hedefleniyor" dedi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Türk Kızılayı İzmir İl Merkezi iş birliğinde yürütülen çalışma ile yükümlüler, kamu hizmeti yükümlülüklerini yerine getirirken aşçılık eğitimi alıyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ve Türk Kızılayı İzmir İl Başkanı Kerem Fahri Baykalmış’ın koordinesinde hayata geçirilen proje kapsamında, Buca Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri ve Kızılay uzmanları eşliğinde mutfağa giren yükümlüler, her gün 2 bin kişilik yemek üretimine katkı sağlıyor. Ramazan boyunca her gün iftar çadırı Meslek öğrenimi alan denetimli serbestlik yükümlüleri ile Kızılay yetkililerinin hazırladığı yemekler, Ramazan boyunca Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün bahçesinde kurulan iftar çadırında vatandaşlarla buluşturulurken, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan da çadırın konukları arasında yer aldı. Başsavcı Yeldan, vatandaşlarla selamlaştı; çocuklara oyuncak dağıttı. Özellikle çocuklar ve gençler ile yakından ilgilenen Yeldan, iftarını da bina içerisinde bulunan Gençlik Merkezinde, gençlerle birlikte açtı. Başsavcı Yeldan: "Örnek uygulama" Yürütülen projeye dair açıklamalarda bulunan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, çalışmanın hem kamu kaynaklarının verimli kullanılması hem de sosyal hizmet noktasında örnek olduğunu vurguladı. Başsavcı Yeldan, "Bugün burada İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde kamu hizmetini yerine getiren yükümlüler, Türk Kızılayı ile birlikte bu mutfağı kullanarak her gün 2 bin vatandaşımıza yemek ikramı hazırlıyorlar. Bu yemekler sıcak olarak muhtelif ilçelere gönderiliyor ve ihtiyaç sahiplerine sunuluyor. Burada hem kamu hizmetinin doğru şekilde yerine getirilmesi hem burada çalışan yükümlülerin iş ve meslek sahibi olması, sertifika sahibi olması aynı zamanda hayırseverlerimizin de desteğiyle Kızılayımızın iş birliğiyle burada hazırlanan yemekler Ramazan boyunca ve yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine sunulacak" dedi. "Yaygınlaşarak devam etmesini diliyoruz" Projenin İzmir’de bir ilk olduğunu belirten Yeldan, "Bu örnek proje aynı zamanda ilimizde bir ilk uygulama. Kızılayımızın birçok yerde faaliyetleri var ama Denetimli Serbestlik kapsamında ilimizde yaptığımız ilk ve örnek bir uygulama. Yaygınlaşarak devam etmesini diliyoruz. O noktada biz de çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Hem Türk Kızılayı’na hem Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüzün çalışanlarına hem de kamu hizmetini yerine getiren arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Hem meslek ediniyorlar hem de sofralara umut oluyorlar Program çerçevesinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesindeki mutfakta pratik ve teorik eğitim alan yükümlüler, aşçı yardımcılığı alanında uzmanlaşıyor. Eğitimler sonucunda sertifika alacak olan yükümlülerin, ilgili sektörlerde istihdama yönlendirilmesi hedefleniyor. 2026 yılı Ramazan ayı boyunca her gün hazırlanan 3 çeşit sıcak yemek, kentin muhtelif noktalarındaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Ayrıca Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bahçesinde kurulan 140 kişilik iftar çadırı ve 80 kişilik salonda günlük yaklaşık 250 vatandaşa iftar hizmeti sunuluyor. Halihazırda yürütülen programda; Türk Kızılayı’ndan 1 aşçı, 1 aşçı yardımcısı ve 4 gönüllü, Buca Halk Eğitim Merkezi’nden 1 usta öğretici, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden 6 personel ve 9 yükümlü aktif olarak görev alıyor.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:07
571 genç komando göreve hazır: Orgeneral Ali Çardakcı’dan mezuniyet töreninde "Gönül Coğrafyası" vurgusu
Jandarma Genel Komutanlığı’nın en zorlu eğitim merkezlerinden biri olan Foça Jandarma Komando Okul Komutanlığı, tarihi günlerinden birine daha ev sahipliği yaptı. 16 hafta süren ve çelikten bir disiplinle icra edilen 59/33’üncü Dönem Subay Komando Temel/Komando Ağırlıklı Terörle Mücadele Harekatı (TMH) Kursu, düzenlenen görkemli törenle sona erdi. 16 haftalık zorlu eğitim tamamlandı 8 Eylül 2025 tarihinde başlayan ve kursiyerlerin fiziksel ile zihinsel sınırlarını zorlayan 16 haftalık eğitim sürecini 571 kursiyer başarıyla tamamladı. Komandolar bu süreçte; uzun süreli yorgunluk ve uykusuzluğa dayanıklılık, stres altında doğru karar verme, silah ve teçhizatını en üst seviyede kullanma ve 40 kilometrelik zorlu intikallerin ardından operasyonel kabiliyetini koruma gibi üst düzey eğitimlerden geçerek uzmanlaştı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, dönem birincisi Jandarma Teğmen Yunus Emre Türkoğlu bir konuşma gerçekleştirdi. Türkoğlu’nun hitabının sonunda gür bir sesle başlattığı "And içeriz ki" nidası, salondaki tüm komandoların eşliğiyle yankılandı. Yemin töreninin ardından Teğmen Türkoğlu, dönem plaketini şeref kütüğüne çaktı. Dereceye giren komandolara ödül takdimi Törene katılarak komandoların heyecanına ortak olan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, başarılı personeli tek tek ödüllendirdi. Tören kapsamında; Komando Okulu’nu ilk üç sırada (1, 2 ve 3’üncü) bitiren subaylara, kadın subaylar arasında birinci olan kadın kursiyere ve kursa katılan 12 Azerbaycanlı öğrenci arasından birinci olan kursiyere hediye ve takdirnameleri bizzat Orgeneral Çardakcı tarafından takdim edildi. Ödül töreninin ardından Orgeneral Çardakcı, kürsüye gelerek mezunlara hitap etti. Orgeneral Ali Çardakcı: "Sorumluluk omuzlarınızdadır" Orgeneral Çardakcı, komandolara yüklendikleri tarihi sorumluluğu hatırlatarak şöyle konuştu: "Milletimizin huzur ve güvenliğini sağlama sorumluluğu sizlerin omuzlarındadır. Türkiye’nin gücü yalnızca sınırlarıyla ölçülemez. Bizler binlerce yıllık bir medeniyetin mirasçıları, nerede bir mazlum varsa umut taşıyan bir milletin evlatlarıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi; Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değildir. Türkiye gönül coğrafyasında yaşayan 100 milyonların sesidir. Bu anlayış bizleri güçlü olmanın ilerisinde adil, kararlı ve sorumlu olmayı da emretmektedir." Konuşmasında aziz şehitleri ve gazileri de yad eden Çardakcı, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere kanları ile bu toprakları vatan kılan kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet; fedakarlık ve cesaretleri ile bedel ödeyerek bize bu huzurlu vatanı emanet eden gazilerimizi şükran ve hürmetle anıyoruz" ifadelerini kullandı. Komando andı ve dualarla uğurlandılar Orgeneral Çardakcı’nın konuşmasının ardından tüm salondaki komandolar hep bir ağızdan Geleneksel Komando Andı’nı okudu. Tören, kursiyerlerin ve katılımcıların hep birlikte ettiği duaların ardından sona erdi.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:02
571 genç komando göreve hazır: Orgeneral Ali Çardakcı’dan mezuniyet töreninde "Gönül Coğrafyası" vurgusu
Jandarma Genel Komutanlığı’nın en zorlu eğitim merkezlerinden biri olan Foça Jandarma Komando Okul Komutanlığı, tarihi günlerinden birine daha ev sahipliği yaptı. 16 hafta süren ve çelikten bir disiplinle icra edilen 59/33’üncü Dönem Subay Komando Temel/Komando Ağırlıklı Terörle Mücadele Harekatı (TMH) Kursu, düzenlenen görkemli törenle sona erdi. 16 haftalık zorlu eğitim tamamlandı 8 Eylül 2025 tarihinde başlayan ve kursiyerlerin fiziksel ile zihinsel sınırlarını zorlayan 16 haftalık eğitim sürecini 571 kursiyer başarıyla tamamladı. Komandolar bu süreçte; uzun süreli yorgunluk ve uykusuzluğa dayanıklılık, stres altında doğru karar verme, silah ve teçhizatını en üst seviyede kullanma ve 40 kilometrelik zorlu intikallerin ardından operasyonel kabiliyetini koruma gibi üst düzey eğitimlerden geçerek uzmanlaştı. Salonda tek ses: "And içeriz ki" İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, dönem birincisi Jandarma Teğmen Yunus Emre Türkoğlu bir konuşma gerçekleştirdi. Türkoğlu’nun hitabının sonunda gür bir sesle başlattığı "And içeriz ki" nidası, salondaki tüm komandoların eşliğiyle yankılandı. Yemin töreninin ardından Teğmen Türkoğlu, dönem plaketini şeref kütüğüne çaktı. Dereceye giren komandolara ödül takdimi Törene katılarak komandoların heyecanına ortak olan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, başarılı personeli tek tek ödüllendirdi. Tören kapsamında; Komando Okulu’nu ilk üç sırada (1, 2 ve 3’üncü) bitiren subaylara, kadın subaylar arasında birinci olan kadın kursiyere ve kursa katılan 12 Azerbaycanlı öğrenci arasından birinci olan kursiyere hediye ve takdirnameleri bizzat Orgeneral Çardakcı tarafından takdim edildi. Ödül töreninin ardından Orgeneral Çardakcı, kürsüye gelerek mezunlara hitap etti. Orgeneral Ali Çardakcı: "Sorumluluk omuzlarınızdadır" Orgeneral Çardakcı, komandolara yüklendikleri tarihi sorumluluğu hatırlatarak şöyle konuştu: "Milletimizin huzur ve güvenliğini sağlama sorumluluğu sizlerin omuzlarındadır. Türkiye’nin gücü yalnızca sınırlarıyla ölçülemez. Bizler binlerce yıllık bir medeniyetin mirasçıları, nerede bir mazlum varsa umut taşıyan bir milletin evlatlarıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi; Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değildir. Türkiye gönül coğrafyasında yaşayan 100 milyonların sesidir. Bu anlayış bizleri güçlü olmanın ilerisinde adil, kararlı ve sorumlu olmayı da emretmektedir." Konuşmasında aziz şehitleri ve gazileri de yad eden Çardakcı, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere kanları ile bu toprakları vatan kılan kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet; fedakarlık ve cesaretleri ile bedel ödeyerek bize bu huzurlu vatanı emanet eden gazilerimizi şükran ve hürmetle anıyoruz" ifadelerini kullandı. Komando andı ve dualarla uğurlandılar Orgeneral Çardakcı’nın konuşmasının ardından tüm salondaki komandolar hep bir ağızdan Geleneksel Komando Andı’nı okudu. Tören, kursiyerlerin ve katılımcıların hep birlikte ettiği duaların ardından sona erdi. (Hİ-
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:42
Çeşme kıyılarından dünyaya ileri dönüşüm
İzmir’in Çeşme ilçesinde 33 yıl esnaflık yapan 64 yaşındaki Nihat Atagöz, deniz kıyısından topladığı odun, taş ve metal parçalarını sanata dönüştürüyor. Karikatür, heykel ve mozaiği birleştiren Atagöz’ün eserleri, dünyanın dört bir yanına ulaşıyor. Çeşme’de uzun yıllar hediyelik eşya dükkanı işlettikten sonra emekli olan Nihat Atagöz, sanatla iç içe bir yaşam sürdürüyor. Yaklaşık 50 yıl önce karikatürle sanata başlayan Atagöz, zamanla heykel sanatına yöneldi ve çalışmalarında farklı teknikler geliştirdi. Son yıllarda odağını tamamen "ileri dönüşüm" sanatına çeviren Atagöz, denizin kıyıya vurduğu odunlar ile doğadaki atık malzemeleri toplayarak bunları özgün sanat eserlerine dönüştürüyor. Sahilden topladığı lodos dalları, taş ve metalleri atölyesinde bir araya getiren sanatçı, her biri kendine özgü karakterler üretiyor. İzmir, İstanbul ve Çeşme’deki sergilerle adını duyuran Atagöz’ün eserleri, özellikle yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Atıklardan üretilen figürler, Amerika’dan Çin’e, Norveç’ten Almanya’ya kadar birçok ülkeye ulaştı. Yaz aylarında Çeşme sahilindeki standında çalışmalarını sergilemeyi sürdüren sanatçı, gelecekte geri dönüşüm malzemeleriyle daha büyük boyutlu heykeller yapmayı hedefliyor. Dükkanın köşesinde doğan tutku Yaşadığı süreci ve sanat anlayışını anlatan sanatçı Nihat Atagöz, "33 yıl boyunca esnaflık yaptım. Uzun Sokak’ta hediyelik eşya ve bijuteri üzerine bir dükkanım vardı. Ticaretle uğraşırken, dükkanımın bir köşesinde sanattan da kopmadım; yaklaşık 50 yıl önce karikatürle başlayan serüvenime zamanla heykeli ekledim. Seramik çamuruyla heykeller yapmaya başladım ancak bu süreç benim için oldukça zorluydu. Heykele yoğunlaştığım anda müşteri geliyor, çamurlu ellerimi bırakıp satışla ilgileniyor, ardından tekrar çalışmama dönüyordum. Daha sonra ağabeyimin önerisiyle Alaçatı Yağhane’de mozaik kursuna gittim ve yaklaşık 1,5 yıl bu alanda eğitim aldım. Bu süreç, doğada gördüğüm ve atık olarak değerlendirilen malzemelerle de üretim yapabileceğimi fark etmemi sağladı ve ufkumu açtı" dedi. Doğadan sanata ileri dönüşüm yolculuğu Atık malzemelerin sanata dönüşme yolculuğuna değinen Atagöz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İlk zamanlar doğadan bulduğum pek çok malzemeyi bilinçsizce topladım, bu da zamanla bir yığılmaya neden oldu. Sonrasında ise hangi malzemeyle ne yapabileceğimi bilerek, daha seçici bir şekilde toplamaya başladım. Karikatür, heykel ve mozaiği bir araya getirerek, tamamen atık ve doğal malzemelerden oluşan kendime özgü tiplemeler üretiyorum. Başlangıçta deniz kenarından topladığım taşlarla Çeşme ve Alaçatı’yı yansıtan magnetler yaptım; ardından lodos dalları, metal parçaları ve çevremdekilerin de getirdiği malzemelerle çalışmalarımı genişlettim. Ürettiğim her eser tektir; doğal malzemeler kullandığım için birebir aynısını yapmak zaten mümkün değildir ve ben de bunu özellikle tercih ediyorum. Bu eserleri Çeşme, İzmir ve İstanbul’da açtığım sergilerde, yaz aylarında ise belediyenin sağladığı deniz kenarındaki stantlarda sergiliyor ve satışını yapıyorum. Yabancı müşterilerin ilgisi oldukça fazla; eserlerim Çin’den Amerika’ya, Avrupa’nın birçok ülkesine kadar ulaştı. Hedefim, bu birikimi daha da geliştirerek mozaik, heykel ve geri dönüşümü bir araya getiren, daha büyük ölçekli ve güçlü çalışmalar üretmek."
26 Aralık 2025 Cuma - 23:12
Aliağa FK, Alberk Koç’u kadrosuna kattı
TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Aliağa FK, Amed Sportif Faaliyetler’in 28 yaşındaki sol beki Alberk Koç’u kadrosuna kattı. Kulübün sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Koç ile 2,5 yıllık sözleşme imzalandı. Sol bek pozisyonunda görev yapan Alberk Koç, kariyerinde Menemenspor, Çaykur Rizespor, Konyaspor, Manisa Futbol Kulübü ve Amed Sportif Faaliyetler formaları giydi. Öte yandan Aliağa FK, İbrahim Yılmaz ve Hakan Demir ile de yollarını ayırdı.
26 Aralık 2025 Cuma - 15:00
Yaşlılara kış uyarısı: Gizli susuzluğa ve enfeksiyonlara dikkat
Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimi Uzmanı ve Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) Birimi Sorumlusu Doç. Dr. Nil Tekin, kış aylarında yaşlı bireylerin karşılaştığı sağlık risklerine karşı uyarılarda bulundu. İleri yaşla birlikte organ rezervlerinin azalmasının kış mevsimini daha kritik hale getirdiğini belirten Tekin, beslenmeden ev ortamına kadar alınması gereken önlemleri anlattı. Kış mevsiminin yaşlı bireyler için yalnızca soğuk hava anlamına gelmediğini ifade eden Doç. Dr. Nil Tekin, bu dönemin aynı zamanda fizyolojik ve ruhsal değişimlerin de yaşandığı bir süreç olduğunu söyledi. Organların rezerv kapasitesinin yaşla birlikte azaldığını ancak fizyolojik sınırlar içinde çalışmaya devam ettiğini belirten Tekin, bu doğal değişimlerin hastalıklarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının arttığına dikkat çeken Tekin, özellikle huzurevi gibi toplu alanlarda yaşayan yaşlıların daha yüksek risk altında olduğunu dile getirdi. Kışın gizli tehlikesi: Dehidrasyon Kış aylarında susama hissinin azalmasına bağlı olarak "gizli susuzluk" olarak tanımlanan dehidrasyon riskine dikkat çeken Doç. Dr. Tekin, yaşlı bireylerin susamayı beklemeden günde 8-10 bardak sıvı tüketmesi gerektiğini söyledi. Ağız kuruluğu, dilde kuruma ve çatlaklar, kafa karışıklığı, baş dönmesi, yürüme güçlüğü ve idrar miktarında azalma gibi belirtilerin dehidrasyonun önemli işaretleri olduğunu belirten Tekin, suya alternatif olarak ıhlamur, ayran ve sebze ağırlıklı ev yapımı çorbaların tercih edilebileceğini ifade etti. Bakım verenlerin idrar rengi ve sıklığını takip etmesinin ve su içmenin saatli bir alışkanlık haline getirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bağışıklık için protein ve vitamin desteği Bağışıklık sisteminin korunmasında dengeli beslenmenin önemine değinen Doç. Dr. Nil Tekin, kas kayıplarının önlenmesi için günlük protein alımının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Kırmızı et yerine tavuk ve hindi eti ile haftada en az 2-3 kez balık tüketilmesini öneren Tekin, turşu ve yoğurt gibi fermente gıdaların da bağışıklık sistemini desteklediğini belirtti. Kış aylarında güneş ışığından yeterince yararlanılamaması nedeniyle D vitamini eksikliğinin artabileceğine dikkat çeken Tekin, takviyelerin mutlaka doktor kontrolünde ve önerilen dozlarda kullanılması gerektiğini ifade etti. Mevsimsel duygusal bozukluğa karşı önlem Kış aylarında azalan fiziksel aktivite ve güneş ışığı eksikliğinin mevsimsel duygusal bozukluğa yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Tekin, güneş alan pencerelerin yanında vakit geçirilmesini, uygun giysilerle kısa açık hava yürüyüşleri yapılmasını ve ev içinde aktif kalınmasını önerdi. Yaşlı bireyler için oda ısısının ılık tutulması, yatağın sıcak ve konforlu olması gerektiğini ifade eden Tekin, oda havasının kurumasını önlemek için nemlendirici ya da su ile buharlı ortam oluşturulabileceğini söyledi. YAŞAM merkezi kışın güven sağlıyor Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nin (YAŞAM), özellikle 80 yaş ve üzeri bireyler için kış şartlarında önemli bir güven merkezi görevi üstlendiğini belirten Tekin, merkezde hekim, gerontolog, hemşire ve fizyoterapistten oluşan bir ekiple bütüncül bir takip yapıldığını söyledi. Durumu ağırlaşan veya fonksiyonel kaybı artan bireylerin hızla Evde Sağlık Hizmetleri’ne yönlendirildiğini ve bakımın kesintisiz sürdürüldüğünü ifade etti. 3 altın kural Doç. Dr. Nil Tekin, kış aylarında yaşlı bireyler için üç altın kuralı ise şöyle sıraladı: "Her mevsim aktif kalınmalı, fiziksel ve sosyal etkileşim sürdürülmeli. Doktor önerisiyle grip ve pnömokok aşıları ihmal edilmemeli. Sağlığın korunması için YAŞAM ve Evde Sağlık birimlerinin sunduğu profesyonel desteklerden faydalanılmalı." Yaşlılığın bir hastalık değil, yaşamın doğal bir dönemi olduğunu vurgulayan Tekin, gerekli önlemler alındığında kış aylarının sağlıklı ve mutlu geçirilebileceğini sözlerine ekledi.
26 Aralık 2025 Cuma - 10:20
İzmir’de FETÖ operasyonu: 15 gözaltı
İzmir’de Jandarma Komutanlığı ekiplerince FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 15 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre; Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, örgütün mahrem yapılanması içerisinde faaliyet gösterdiği belirlenen 17 şüpheliye yönelik çalışma gerçekleştirildi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 15 şüpheli jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan ve firari olduğu tespit edilen 2 şüphelinin yakalanması için başlatılan çalışmaların ise devam ettiği öğrenildi.
26 Aralık 2025 Cuma - 10:18
YÖK’ten Ege Üniversitesine "Engelsiz Üniversite" ödülü
Engelsiz Üniversite Bayrak ve Program Nişanı’na bu yıl layık görülen üniversiteler arasında yer alan Ege Üniversitesi; "Sosyokültürel Faaliyetlerde Erişim" kategorisinde 4 Mavi Bayrak, "Eğitimde Erişim" kategorisinde ise 3 Yeşil Bayrak alma başarısı gösterdi. Ege Üniversitesinin ödülünü Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın elinden aldı. Ege Üniversitesi 7 bayrakla en çok bayrak alan üniversiteler arasında dördüncü sırada yer aldı. Yükseköğretim Kurulunda düzenlenen "2025 Engelsiz Üniversite Bayrak ve Program Nişanı Ödül Töreni"ne Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Engelsiz Ege Koordinatörü Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe ve Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ertuğrul Yavuz Taş da katıldı. "Erişilebilirlik üniversitelerin asli görevleri arasında" YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, ödül töreninde yaptığı konuşmada, üniversite kampüslerinin engelli öğrenciler açısından her yönüyle erişilebilir olmasının, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin ve insan onuruna yakışır eğitimin temel şartlarından biri olduğunu belirterek, "Erişilebilir kampüsler, yalnızca bir kolaylık değil eğitim hakkının fiilen kullanılabilmesinin ön koşuludur." dedi. Son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon ve gerçekleşen büyük yatırımlarla üniversite sayısının artırılması, her ilde en az bir üniversite kurulması ve yapısal reformlar sayesinde, üniversiteye erişimin çok daha geniş bir kitle için mümkün hale geldiğini kaydeden YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar, "Kampüs içi ulaşım, derslikler, laboratuvarlar, kütüphaneler, yurtlar ve sosyal alanlar başta olmak üzere tüm fiziksel mekânların uygun şekilde düzenlenmesi, işitsel, görsel ve dijital erişilebilirliğin sağlanması üniversitelerin asli görevleri arasındadır. Engelli öğrencilerin karşılaştığı her türlü sıkıntı, bireysel değil yapısal sorunlar olarak ele alınmalı ve kurumsal çözümlerle ortadan kaldırılmalıdır." dedi. "Engelsiz Üniversite ödülleri farkındalık oluşturuyor" Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "YÖK tarafından üniversitelerde engelli öğrencilerin eğitim hayatlarını iyileştirmeye yönelik bilinç oluşturmak, engelli bireylerin mekânlara, eğitsel olanaklara ve sosyo-kültürel faaliyetlere erişimleri konusunda farkındalık oluşturmak ve iyi uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla Engelsiz Üniversite Ödülleri takdim ediliyor. Ülkemizin köklü yükseköğretim kurumlarından olan üniversitemizde de bu kapsamda engelsiz ve erişilebilir bir kampüs ekosistemi oluşturma hedefi ile önemli düzenlemeler yapıldı, bu projeleri sürdürülebilir hale getirmek için gerekli çalışmalara devam ediyoruz. Bir yandan engelli öğrencilerimizin engel durumlarına göre önemler alırken diğer yandan da engelli öğrencilerin eğitim öğretim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını sağlıyoruz. Tüm akademik ve idari birimlerimizin altyapılarını ve donanımlarını da bu yönde düzenliyoruz. Her bir öğrencimizin eğitim öğretim süreçlerine tam, etkin ve eşit katılımını sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz Engelli ve özel gereksinimli bireylerin hayatını kolaylaştırmak, eğitim, sosyal ve kültürel alanlarda destek sağlamak hepimizin sorumluluğu olduğunu biliyoruz" diye konuştu. "Engelli bireyler için fiziki ve teknik olanaklarımızı sürekli geliştiriyoruz" YÖK’ün üniversiteler arası yaptığı bu değerlendirme ve ödüllendirme sisteminin tüm paydaşlarda farkındalığın artırması bakımından çok önemli olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Üniversitemiz, her yıl olduğu gibi bu yıl da YÖK Engelsiz Üniversite Ödüllerinde ilk sıralarda yer aldı. 2020 yılından bu yana toplam 51 bayrak ve program nişanı alan üniversitemiz, 2025 yılında da engelsiz üniversite vizyonundaki kararlılığını sürdürerek ‘Sosyokültürel Faaliyetlerde Erişim’ kategorisinde 4 Mavi Bayrak, ‘Eğitimde Erişim’ kategorisinde ise 3 Yeşil Bayrak alma başarısı gösterdi. Yükseköğretim Kurulu’nda düzenlenen törene Engelsiz Ege Koordinatörümüz Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe ve İletişim Fakültesi öğrencimiz Ertuğrul Yavuz Taş ile birlikte katıldık. Üniversitemizin ödüllerini YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’dan aldık. Özel gereksinimli öğrencilerimiz için fiziki altyapı ve teknik donanım olanaklarını sürekli geliştirerek; eğitim, araştırma, sportif ve kültürel alanlarda engelsiz bir üniversite yaşamı sunuyoruz. Başta ana yerleşkemiz olmak üzere tüm birimlerimizde engelli öğrencilerimizin tek başlarına, yardım almadan hareket etmeleri için gereken düzenlemeleri yaygınlaştırarak geliştirmeye devam ediyoruz. Ödüle layık görülen birimlerimizi tebrik ediyor, çok önemli ve anlamlı gördüğüm bu sürece emek veren tüm mensuplarımızı gönülden tebrik ediyorum" dedi. Ödül töreninin ardından YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar programa katılan engelli bireylerle tek tek ilgilendi, onlarla sohbet etti ve fotoğraf çektirdi. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ertuğrul Yavuz Taş, "Engelsiz Üniversite" uygulamalarının üniversitelerde erişilebilirlik konusunda güçlü bir farkındalık oluşturduğunu belirterek, üniversitelerde engelsiz öğrenci birimlerinin yaygınlaşmasının bu alandaki kurumsal dönüşümün somut göstergesi olduğunu söyledi.
26 Aralık 2025 Cuma - 10:13
İkinci el otomobil sektöründe yeni yılda hareketlilik bekleniyor
İkinci el araç piyasasında 1 Ocak 2026 itibarıyla devreye girecek yeni düzenlemeler ve kısıtlamaların sona ermesi ihtimaliyle birlikte sektörde hareketli bir döneme girilmesi bekleniyor. Ticaret Bakanlığı tarafından ikinci el araç ticaretine yönelik uygulanan "6 ay ve 6 bin kilometre" kısıtlamasının 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlükten kalkması bekleniyor. Kısıtlamanın sona ermesi durumunda, ikinci el otomobil piyasasında arz dengesinin yeniden oluşması ve satış süreçlerinin hızlanacağı öngörülüyor. Sektör temsilcileri, düzenlemenin değişmesinin yanı sıra faiz oranlarında düşüş beklentisinin de etkisiyle 2026 yılında satışlarda belirgin bir artış bekliyor. Öte yandan, yeni yılda araç satış işlemlerine ilişkin mali yükümlülüklerde de değişikliğe gidiliyor. 1 Ocak’tan itibaren noterlerde gerçekleştirilen araç devir işlemlerinde, araç bedeli üzerinden binde 2 oranında nispi harç alınacak. Uygulamada taban harç tutarı bin TL olarak belirlendi. Bu tutar, mevcut noter masraflarına ek olarak tahsil edilecek. Düzenleme, kayıtlı ticaret yapanlar ile bireysel satıcılar arasında ayrım içeriyor. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesine sahip galericiler, araç alımları sırasında bu nispi harçtan muaf tutulacak. Ancak yetki belgesi bulunmayan işletmeler, belgesiz satıcılar ve bireysel vatandaşlar söz konusu harcı ödemekle yükümlü olacak. Düzenlemeler ve sektörel değişimler Otokent Genel Müdürü Yılmaz Karakaya, otomotiv piyasasındaki gelişmeleri değerlendirerek, "İkinci el araç piyasası tüm olumsuz şartlara rağmen 2025 yılını iyi geçirdi. Şu ana kadar satışlar sıfır araçlarla birlikte 10 milyon 500 bini buldu. Geçen ay sıfır araçların 1 milyon 200 bin bandında satıldığını tespit ettik, yıl sonu kampanyalarıyla hedefin 1 milyon 500 bin civarında olacağı kanaatindeyiz. İkinci el ile sıfır araç arasındaki fiyat farkı daraldığı için insanlar sıfıra yöneldi ama ikinci elde piyasa hiçbir zaman durmaz. 2026 yılından umutluyuz çünkü belimizi büken yüksek faizlerde hükümetimizin politikasıyla kademeli bir indirime gidiliyor. Bu arada, ’6 ay 6 bin kilometre’ uygulamasının da biteceğini tahmin ediyoruz. İkinci el yetki belgesi olan esnafımız alıcı olduğunda binde 2’lik noter harcını ödemeyecek, ben arada aracıyım, ticaretini yapan firmayım, bu yüzden yetki belgesi olan esnaf bu muafiyetten yararlanacak, aracı sattığımız vatandaş ise alıcı olarak bu ödemeyi yapacak" dedi. 2026 satış beklentileri 2026 yılı itibarıyla otomotiv sektöründe önemli değişikliklerin kapıda olduğunu belirten Galerici Fahri Karlık, "1 Ocak 2026’dan itibaren ’6 ay 6 bin kilometre’ kısıtlamasının sona ermesi biz galericileri sevindirir, ikinci el piyasasına olumlu yansıyacak bir gelişme olur. Öte yandan, yeni dönemde hem sıfır hem ikinci el araç satışlarında binde 2 oranında, en düşük araçta ise minimum bin lira olarak uygulanacak ’nispi harç’ dönemi başlıyor. Yetki belgeli galericilerin bu harçtan muaf tutulması esnafımız adına sevindirici olsa da vatandaşlar ve belgesi olmayanlar bu ek maliyetle karşılaşacak, ayrıca biz esnafa getirilen 40 bin liralık ön ödemeli vergi gibi zorluklara rağmen Türkiye’deki yüksek tüketim iştahı sayesinde araç satış rakamlarının 2026’da daha da yukarı çıkacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.
26 Aralık 2025 Cuma - 10:10
İzmir’de hırsızlar, girdikleri evin sahibini bıçaklayarak öldürdü
İzmir’in Konak ilçesinde, hırsızlık amacıyla girdikleri evde 81 yaşındaki adamı göğsünden bıçaklayarak öldüren 5 şüpheli şahıs polis ekiplerince yakalandı. Olay, dün gece saat 22.30 sıralarında Lale Mahallesi 3582 Sokak üzerinde bulunan bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 şüpheli şahıs apartmana arka bahçe kısmından giriş yaparak Erdinç Kavut’un (81) bulunduğu daireye girdi. Yatak odasında şüphelilerle karşı karşıya gelen Kavut, hırsızlar tarafından göğsünden bıçaklandı. Olay sırasında evde bulunan Kavut’un eşinin sesini duyan çevre sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde, ağır yaralanan Erdinç Kavut’un olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kavut’un cenazesi, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerince yürütülen incelemelerde, hırsızlık amacıyla eve giren şüphelilerin olay sonrası ikametten bazı gıda ürünlerini alarak kaçtıkları, dışarıda araç içerisinde bekleyen diğer şüpheliyle birlikte olay yerinden uzaklaştıkları tespit edildi. Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışma sonucunda, olaya karıştığı belirlenen A.M.S., H.E., R.T., H.A. ve H.A. isimli 5 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.
26 Aralık 2025 Cuma - 10:09
Dünya genelinde her üç dakikada, bir kadına yeni meme kanseri tanısı
Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut, ülkemizde her yıl yaklaşık 20 bin kadının meme kanseri tanısı aldığını söyledi. Hastaların önemli bir bölümünün premenopozal (menopoz döneminden yaklaşık 2 ila 6 yıl önceki dönem) dönemde tanı aldığını belirten Prof. Dr. Bulut, "Bu da genç kadınlarımızın tarama ve muayeneleri ihmal etmemesi gerektiğini gösteriyor" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Meme Radyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut, meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayarak çarpıcı uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Bulut, dünya genelinde her 3 dakikada bir kadına yeni meme kanseri tanısı koyulduğunu, her 11 dakikada bir kadının ise bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini vurguladı. Bulut, bu tabloyu değiştirecek tek şeyin "erken tanı" olduğunu kaydetti. "Risk faktörlerini bilin, gecikmeyin" Prof. Dr. Bulut, meme kanserine yol açan risk faktörlerinin çok çeşitli olduğunu, bu faktörlerinin bilinmesinin erken tanı için önemine dikkat çekti. Risk faktörlerini, "Cinsiyet ve yaş, ailede meme kanseri öyküsü, doğurganlık özellikleri, sosyoekonomik durum, fazla kilolu olmak, sigara ve alkol kullanımı" olarak sıralayan Bulut "Risk faktörü olmayan kadınlar da meme kanseri olabilir. Bu nedenle tarama herkese gerekiyor" diye konuştu. Türkiye’de genç meme kanseri oranı daha yüksek Türkiye’de yılda yaklaşık 20 bin kadına meme kanseri tanısı konduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bulut, Türkiye’de genç yaşta görülen meme kanseri oranlarının Avrupa ve ABD’ye göre daha yüksek olduğuna işaret etti. Dünya genelinde hastaların büyük bölümünün menopoz sonrası dönemde tanı aldığını, ülkemizde ise meme kanserlerinin önemli oranının premenopozal dönemde görüldüğünü vurguladı. Bulut genç kadınların tarama ve muayenelerini ihmal etmemeleri gerektiğini kaydetti. Erken tanı ölüm oranını yüzde 40 azaltıyor Öte yandan, meme radyolojisi uzmanı Prof. Dr. Bulut, meme kanserine bağlı ölümlerin mamaografi sayesinde yüzde 40’a kadar azaltılabildiğini bildirdi. Prof. Dr. Bulut, "Erken tanı sayesinde süt kanallarını aşmayan (in situ kanser) ya da 2 cm’den küçük, ele gelmeyen tümörleri yakalayabiliyoruz. Bu hem yaşam süresini uzatıyor hem de tedavi başarısını artırıyor" açıklamasında bulundu. 40 yaşından sonra her kadının yılda bir kere mamografi çektirmesi gerektiğini hatırlatan Bulut, bu konuda kadınların bilinçli olması ve ihmalkar davranmaması gerektiğini ifade etti. Mamografinin düşük doz radyasyon içerdiğini ve sanıldığı gibi ağrılı bir işlem olmadığını belirten Prof. Dr. Bulut, kadınların tarama programlarına katılmasını istedi. Bulut, "Her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanıyor. Ayda bir kendi kendine muayene, yılda bir doktor kontrolü ve 40 yaşından sonra düzenli mamografi bunları ihmal etmeyin. Erken teşhis hayat kurtarır" dedi.
26 Aralık 2025 Cuma - 09:15
Kırmızı-mor meyvelerden fonksiyonel gıda ürünü
Antioksidan zengini kırmızı-mor meyveler, Yaşar Üniversitesinde yürütülen bilimsel çalışma ile çevre dostu teknolojiler kullanılarak bağışıklığı destekleyen fonksiyonel bir gıda takviyesine dönüştürüldü. Yaşar Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Ece Yıldız Öztürk, kırmızı-mor meyvelerden antioksidan kapasitesi yüksek, bağışıklığı destekleyici, çiğnenebilir jel formunda bir fonksiyonel gıda takviyesi elde etti. Halk arasında "süper gıdalar" olarak bilinen ve yüksek antioksidan kapasitesiyle öne çıkan kırmızı-mor meyvelerden, çevre dostu yöntemlerle elde edilen özütler, bağışıklığı destekleyici gıda ürününe dönüştü. Doğa ve bilimin buluşması Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Gıda İşleme Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ece Yıldız Öztürk, tarafından yürütülen bilimsel araştırma projesi kapsamında, sürdürülebilir yeşil ekstraksiyon teknolojileri ile elde edilen ürün, geliştirilebilir olması ve ticarileşme potansiyeliyle dikkat çekiyor. "Doğanın sunduğu biyoaktif zenginliği, modern bilimin olanaklarıyla nasıl elde edebiliriz?" sorusu ile yola çıktıklarını belirten Öztürk, şunları söyledi: "Kırmızı-mor meyveler özellikle aronya, açai, gojiberry, yaban mersini gibi fenolik bileşikler, antosiyaninler ve güçlü antioksidanlar açısından son derece zengin. Literatürde bu meyvelerin sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dair çok sayıda çalışma mevcut, ancak bu biyoaktif bileşenlerin insan sağlığına uygun, çevre dostu, sürdürülebilir ve endüstriyel olarak uygulanabilir yüksek verimli yöntemlerle elde edilmesi üzerine yapılan çalışmalar oldukça sınırlıydı. Kırmızı-mor meyvelerin ekstrelerini; C vitamini, çinko, probiyotik karışımı ve doğal tatlandırıcı stevia ile zenginleştirerek geliştirdiğimiz formül sayesinde, antioksidan kapasitesi yüksek, bağışıklığı destekleyici, gıda takviyesi elde ettik. Proje kapsamında geliştirdiğimiz çiğnenebilir jel formunda fonksiyonel gıda takviyesi, faydalı model başvurusuna uygun şekilde tasarlanarak ticarileşebilir bir ürün prototipi hâline geldi. Araştırma ekibi, ürün için faydalı model başvurusu yaparak çalışmayı inovatif ürün geliştirme sürecine taşıdı." Yeni araştırmalar yolda Elde ettikleri ürünü geliştirmeyi sürdüreceklerini belirten Öztürk, "Araştırmanın devamında, elde edilen özütlerin farklı kanser hücrelerini yok eden etkileri ve antimikrobiyal aktivitelerinin incelenmesine yönelik yeni bir proje hazırlığı sürdürülüyor. Çalışmayı, gıda teknolojisi ile biyomedikal alanları buluşturan çok disiplinli bir perspektifle ilerletmeyi hedefliyoruz" dedi.
25 Aralık 2025 Perşembe - 18:01
İzmir’de 1,5 milyon lira değerinde kaçak etil alkol ele geçirildi
İzmir’de jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, yılbaşı öncesi piyasaya sürülmek üzere hazırlanan piyasa değeri yaklaşık 1 milyon 500 bin TL olan 3 bin 360 litre kaçak etil alkol ele geçirildi. Olayla ilgili 8 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Konak ilçesi Güzelyurt ve Kurtuluş mahalleleri ile Bornova ilçesi Mevlana, Ümit ve Egemenlik mahallelerinde sahte alkol yapımında kullanılan kaçak etil alkol satışı yapıldığını tespit etti. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde jandarma ekipleri; dün 2 iş yeri ve 4 depo olmak üzere toplam 6 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Yılbaşı öncesi piyasaya sahte alkol ham maddesi sürmeye hazırlanan adreslerde yapılan aramalarda, 3 bin 360 litre etil alkol, 50 adet alkollü içki yapımında kullanılan aroma kiti, 1 adet kapak vakumlama makinesi, 6 adet cep telefonu ele geçirildi. Ele geçirilen malzemelerin tahmini piyasa değerinin 1 milyon 500 bin TL olduğu belirlendi. Operasyon kapsamında 8 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı öğrenildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder