Yerel Haberler
İzmir
21 Nisan 2026 Salı - 16:40 İzmir Adliyesi’nde şehit yakınları unutulmadı İzmir Adliyesi’nde, 14-22 Nisan Şehitler Haftası kapsamında düzenlenen programda adliyenin çeşitli birimlerinde görev yapan şehit yakınları ağırlandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başsavcılık toplantı salonunda organize edilen programa; İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İzmir Adli Yargı İlk Derece Komisyon Başkanı Onur Sert, Komisyon Üyesi İdris Arda Aygün ve Cumhuriyet Başsavcıvekili Mesuthan Özdemir katıldı. Programda konuşan Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Şehitler Haftası vesilesiyle ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü korumak adına büyük fedakârlık gösteren tüm şehitleri saygıyla andıklarını ifade etti. Başta Türk polisi ve Mehmetçik olmak üzere terörle mücadelede kararlılıkla görev yapan tüm kahramanların, vatana sundukları eşsiz katkıların her zaman minnetle hatırlanacağını vurgulayan Yeldan, adliyede görev yaparken şehit olan Mübaşir Musa Can ve Polis Memuru Fethi Sekin başta olmak üzere tüm şehitlere Allah’tan rahmet dileyerek aziz hatıraları önünde saygı ve şükranla eğildiklerini belirtti. Komisyon Başkanı Onur Sert ise konuşmasında, tüm aziz şehitlere Allah’tan rahmet dilediklerini ve onların kıymetli hatıraları önünde saygı ve minnetle eğildiklerini kaydetti. Düzenlenen anlamlı program, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
21 Nisan 2026 Salı - 16:06 Uluslararası Alaçatı Ot Festivali’nde "Küp" fotoğraf sergisi kapılarını açtı İzmir’in Çeşme ilçesinde düzenlenen 15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali çerçevesinde, kenti farklı perspektiflerden ele alan "Küp" adlı fotoğraf sergisi sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Çeşme Belediyesi Alaçatı Ek Hizmet Binası Sergi Salonu’nda izleyiciyle buluşan serginin merkezinde yer alan ve üzerinde fotoğrafların bulunduğu büyük küp formu, ziyaretçilerin ilgisini çekerken ana temayı da görsel olarak yansıtıyor. İlk kişisel sergisini açmanın heyecanını yaşadığını dile getiren Fahri Bakırcı, yaklaşık iki yıldır yaşadığı Çeşme’de çektiği fotoğrafları sanatseverlerle buluşturmanın kendisi için anlamlı olduğunu ifade etti. Serginin çıkış noktasını "Kent, Üretim ve Perspektif" kavramları üzerinden şekillendirdiğini belirten Bakırcı, Çeşme’nin yalnızca bir coğrafya değil; aynı zamanda bir yaşam biçimi ve üretim alanı olarak ele alındığını vurguladı. Sergi mekanının ortasında konumlandırılan küp formunun bu üç kavramın kesişimini simgelediğini aktaran sanatçı, izleyicilerin fotoğrafları farklı açılardan deneyimlemesinin amaçlandığını söyledi. Kenti tek bir açıdan değil, farklı perspektiflerden ele almayı hedeflediğinin altını çizen Bakırcı, "Bazen bir kenti görmek için durmak yetmez; etrafında dolaşmak gerekir" dedi. Kentin hafızasına farklı bir pencere Kentin gündelik yaşamından festivallere, sokak ilişkilerinden emeğin izlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan sergide; geçmiş yıllara ait festival görüntüleri, kortej fotoğrafları, çocuk portreleri, bölgede yaşayan insanların günlük yaşamından kesitler ve doğal afetlere dair kareler bulunuyor. Her yaştan ziyaretçiye hitap etmeyi hedefleyen serginin, kentin hafızasına farklı bir pencereden bakma imkanı sunduğu kaydedildi. Çocukluk yıllarında fotoğrafla tanışan ve siyaset, sokak, doğa, basın ve portre fotoğrafçılığı alanlarında üretim yapan Bakırcı’nın, eğitim hayatıyla birlikte görsel anlatım dilini geliştirmeyi sürdürdüğü belirtildi.
Folkart Academy’nin çocuk mezunları
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:21 Folkart Academy’nin çocuk mezunları Folkart Academy, 2025-2026 eğitim döneminde eğitim alan çocuk grubu katılımcıları mezun oldu. Tiyatro merkezli Oyunculuk Atölyesi Çocuk Grubu’nu tamamlayan katılımcılar, düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. İzmir’de kültür-sanat eğitimine erişimi artırma, genç yetenekleri destekleme ve sanatsal-kültürel üretimi teşvik etme amacıyla kurulan Folkart Academy’de, 2025-2026 eğitim döneminin çocuk grubunu başarıyla tamamlayanlar düzenlenen törenle sertifikalarını aldılar. Folkart Academy Koordinatörü Volkan Severcan, çocuklara yönelik eğitim programında oyunculuk, yaratıcı drama, hareket, nefes-beden çalışmaları, bale, ses-müzik gibi alanlarda eğitim verdiklerini belirtti. Severcan, programı başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazanan katılımcıları tebrik etti. Sahne sanatlarına açılan ortak bir öğrenme alanı Ücretsiz ve profesyonel sanat eğitimi modeliyle bugüne kadar binlerce kişiyi sanatla buluşturan Folkart Academy, her eğitim döneminde farklı yaş gruplarından katılımcılara sahne sanatlarını çok yönlü biçimde deneyimleme imkânı sunuyor. Akademinin tiyatro odaklı eğitim yaklaşımı, bireysel ifade alanlarını güçlendiren, ortak üretim ve paylaşımı merkeze alan bir öğrenme ortamı oluşturuyor. Yeni dönem eğitimleri sürüyor Folkart Academy’de ücretsiz eğitimler yıl boyunca devam ediyor. Yetişkin Grubu (15 Yaş+) derslerinde ikinci dönem 28 Şubat - 5 Nisan 2026, üçüncü dönem ise 25 Nisan - 24 Mayıs 2026 arasında her Cumartesi ve Pazar saat 11.00-16.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.
Genç mimardan ’Mavi yaşam’ için çevreci çözüm
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:03 Genç mimardan ’Mavi yaşam’ için çevreci çözüm Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencisi Denizhan Şallı, Endonezya’daki mercan resiflerinin yok oluşuna dikkat çeken çevreci bitirme projesiyle Türkiye’nin en saygın mimarlık öğrenci yarışmalarından Archiprix Türkiye’de ‘’Eşdeğer Mansiyon‘’ ödülünün sahibi oldu. Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı ile Mimarlar Derneği 1927 tarafından düzenlenen yarışma, mimarlık fakültelerinin bitirme projelerini ulusal ölçekte görünür kılmayı ve genç mimar adaylarının özgün tasarım yaklaşımlarını gündeme getirmeyi amaçlayan saygın bir platform olarak biliniyor. Bu yıl yarışmada ödül alan projeler arasında Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencisi Denizhan Şallı’nın çevre odaklı önemli bir çalışması da yer aldı. Şallı’nın "The Living Pier " başlıklı projesi, Endonezya’nın doğal güzelliğiyle dünyaca ünlü olan Togian Adaları‘nın çevresinde hızla yok olan mercan resiflerini korumayı amaçlıyor. Proje, su kirliliği, patlayıcıyla balık avlama, toplumsal bilinç eksikliği ve kamusal önlemlerin yetersizliği nedeniyle tahrip olan resif ekosistemini yeniden canlandırmayı hedefliyor. Dünya mirası için umut Tasarımının çıkış noktasının su altı yapay resif modülleri ve iklime duyarlı su üstü birimlerden oluşan yeni bir yaşam alanı yapısı olduğunu söyleyen Denizhan Şallı, düşüncelerini "Mercan resiflerinin yok oluşunu geri döndürülemez bir son olarak değil, müdahale edilmediğinde derinleşen bir kayıp olarak ele aldım. Yapı, bu kaybı simgeleyen bir anıt olmak yerine iyileştirme sürecinin aktif bir parçası olmayı hedefliyor. Projede yer alan su altı modülleri, araştırma mekânı olmanın ötesinde yeni yaşam alanları üretmeyi hedefleyen yapay resif yüzeyleri olarak tasarlandı. Beton karışımına eklenen yerel volkanik malzemeler, mercan larvalarının tutunmasını kolaylaştıran bir zemin oluşturuyor. Su üstü birimler ise doğal havalandırma, gölgeleme ve yarı geçirgen kabuk sistemleriyle iklime duyarlı bir yaşam alanı sunuyor. Ziyaretçi rotaları, kullanıcıyı merkeze doğrudan ulaştırmak yerine yavaşlatan ve gözleme teşvik eden bir mekânsal deneyim kurguluyor. Projem, diğer mercan resif alanlarına da uyarlanabilir’’ sözleriyle paylaştı. Türkiye’ye mesafesi Togian Adaları, Endonezya’nın Orta Sulawesi kıyıları açıklarında, Tomini Körfezi’nde yer alan 56 ada ve birçok açık deniz adacığından oluşan turistik bir takımada olarak tur operatörlerinin gözde uluslararası destinasyonları arasında yer alıyor. 2004 yılında Endonezya hükümeti tarafından ülkenin 132 bin hektarlık en büyük mercan resifi başta olmak üzere denizde 292 bin hektar, karada 70 bin, ormanlık alanda ise yaklaşık 11 bin hektarlık alan milli park ilan edildi. Türkiye’den 5 saat ileride bulunan gözde adalar topluluğunun ülkemize olan uçuş mesafesi yaklaşık 11 bin km. Seyahat süresi 20 saatin üzerine çıkabiliyor. Çünkü, Togian Adaları’na doğrudan seyahat olanağı bulunmuyor. Endonezya’nın başkenti Jakarta veya Bali Adası’nda aktarma yapılıyor. Türk Hava Yolları’nın (THY) her iki merkeze uçuşu bulunuyor.
Karabağlar’a 150 milyonluk ulaşım yatırımı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:02 Karabağlar’a 150 milyonluk ulaşım yatırımı İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karabağlar trafiğine nefes aldıracak Dostluk Bulvarı ile Coşkun Kale Sokak arasındaki bağlantı yolunu tamamladı. 150 milyon liralık yatırımla Karabağlar’a 4 şeritli yeni yol, yaya kaldırımları, otopark cepleri, yeşil alan ve altyapı kazandırıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent içi trafiği rahatlatmak ve altyapıyı daha dayanıklı hale getirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Karabağlar’da Bozyaka bölgesinin trafik sorununa çözüm üretmek amacıyla başlatılan Dostluk Bulvarı Bağlantı Yolu Projesi tamamlandı. Dostluk Bulvarı ile Coşkun Kale Sokak arasında açılan güzergahta; bir kilometre uzunluğunda, iki gidiş iki geliş olmak üzere toplam dört şeritli yeni bağlantı yolu, 350 araç kapasiteli otopark alanı, yaya kaldırımları ve 2 bin 500 metrekarelik peyzaj düzenlemesi hayata geçirildi. Ayrıca İZSU Genel Müdürlüğü tarafından 1,5 kilometrelik yağmur suyu hattı ile kanal yenileme çalışması da tamamlandı. "Daha fazla yeşil alan, daha rahat ulaşım, daha güçlü altyapı kazandırdık" İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’nda görevli Harita Mühendisi İsmet Ürem, Dostluk Bulvarı projesinin yüzde 99 oranında tamamlandığını ve son rötuşların yapıldığını belirterek, Dostluk Bulvarı ile Coşkun Kale Sokak arasında bir kilometrelik yol imalatının tamamlandığını, yeni düzenlemeyle mesafenin 600 metre kısaldığını söyledi. Proje kapsamında 650 metre duvar imalatı gerçekleştirildiğini, yağmur suyu, içme suyu ve kanalizasyon hatları ile elektrik ve telefon altyapısının yenilendiğini, yolun çift şeride çıkarıldığını aktaran Ürem, "Karabağlar’a daha fazla yeşil alan, daha rahat ulaşım ve daha güçlü altyapı kazandırdık" dedi. 2 bin 500 metrekare alanda 250 ağaç, 3 bin 700 çalı Proje kapsamında yeni açılan imar yolu güzergâhı boyunca yeşil alan düzenlemeleri yapıldı. Kavşak, refüj ve yol kenarlarına palmiye, ligustrum, dut, doğu çınarı, altuni taflan, sabin ardıcı, alacalı agav, çizgili tenaks, kaktüs, kaz ayağı ve saz gibi bitkiler dikildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Ziraat Yüksek Mühendisi Gizem Özçıngırak, Karabağlar Dostluk Bulvarı’nın yan parselleri ile kavşak ve orta refüjde bitki dikim çalışmalarının tamamlandığını belirterek "İzmir iklimine uyumlu 250 ağaç, 3 bin 700 çalı ve bin 300 yer örtücü bitki diktik. Su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak ve bakım maliyetlerini azaltmak amacıyla kurakçıl bitkileri tercih ettik. Amacımız hem ulaşım konforunu artırmak hem de estetik bir peyzaj görünümü oluşturmaktı. Cüruf ve mıcır taşları kullanarak görsel etkiyi güçlendirdik" dedi. "Işıl ışıl oldu" Projenin bölgeye değer kattığını belirten Uğur Mumcu Mahallesi Muhtarı Nervil Üstün, yeni düzenlemenin mahalleye canlılık ve ulaşım kolaylığı sağladığını söyledi. Üstün, "Pazaryerimiz ve sağlık ocağımız vardı, geçişler ara sokaklardan sağlanıyordu. Bulvarın açılmasıyla trafik daha akıcı hale geldi, ulaşım kolaylaştı. Esnaf da vatandaş da rahatladı. Hastaneye ve okula gidişler daha konforlu oldu. Tertemiz, ışıl ışıl ve güzel bir bulvar kazandık. Başta Başkanımız Cemil Tugay olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Muhit değiştirmiş gibi olduk" Yeni açılan bulvarın bölgede sık yaşanan trafik kazalarını engelleyeceğini belirten mahalle sakinlerinden Radiye Öztürk, 15 yıldır aynı mahallede yaşadığını ve ana cadde üzerinde birçok kazaya tanıklık ettiğini söyledi. Öztürk, "Çocuklarımızı güvenle dışarı çıkaramadığımız bir ortam vardı. Yol yapıldıktan sonra adeta muhit değiştirmiş gibi olduk. Süreç zaman zaman meşakkatliydi ancak muhtarımız ve Cemil Başkanımız sürecin hızlanması için destek oldu. Şu an çok memnunuz. Aktif araç kullanıyorum; ara sokaklardan ani çıkışların engellenmesi bizim için büyük bir rahatlık sağladı. Sık yaşanan kazaların da önüne geçileceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Trafik akıcı hale geldi" Çalışmaları yakından takip eden Hamide Gökalp, yenilenen yolun hem güvenliği hem de günlük yaşamı olumlu etkilediğini söyledi. Gökalp, "Burası çift yönlü ama bakımsız ve kazalara açık bir yoldu. Çok şükür şimdi tamamen yenilendi. Yollarımız ve kaldırımlarımız genişledi; modern, temiz ve düzenli bir görünüme kavuştu. Trafik artık akıcı, insanlar da rahatça yürüyebiliyor. Hem araçlar hem yayalar için güvenli ve konforlu bir alan oldu. Süreç planlı ilerledi, çevreye zarar verilmeden tamamlandı" ifadelerini kullandı. "İki araba yan yana geçemiyordu" Yapılan düzenlemeden büyük mutluluk duyduklarını kaydeden Hasibe Budak, "Burası çok dardı, iki araba yan yana geçemiyordu. Pazaryerimiz olduğu için park sorunu yaşanıyordu, yollar da düzgün değildi. Yağmur yağdığında durum daha da kötü oluyordu. Yolun bu şekilde yenilenmesi ve insanların rahatça gidip gelebilmesi çok güzel oldu. Dikilen ağaçlar bölgeye görsel açıdan da değer kattı. Ayrıca daha önce yaya geçidi yoktu; ışıkların yapılması güvenlik açısından çok iyi oldu" dedi. "Sonuç güzel oldu" Fatma Sevgü ise "Çalışmaların ardından ortaya çıkan sonuçtan memnunuz. Yolumuz ana arter niteliği kazandı; daha işlek ve modern bir görünüme kavuştu. Kaldırımlar ve ara yollarla birlikte bölge baştan sona yenilendi. Uzun zamandır ihtiyaç duyulan bir düzenlemeydi. Sonuç gerçekten çok güzel oldu" şeklinde konuştu. Bozyaka trafiğinin düğümü çözülüyor Eskiizmir Caddesi ile Yeşillik Caddesi’ni birbirine bağlayan yeni imar yolu, Bozyaka başta olmak üzere Karabağlar trafiğine nefes aldıracak. Dostluk Bulvarı, Şehit Pilot Volkan Koçyiğit Bulvarı ve Sevgi Bulvarı’nın kesişimindeki kavşaktan başlayan yol, Bozyaka Kapalı Pazaryeri’nin bulunduğu 5714/1 Sokak üzerinden ilerleyerek Zincirlikuyu Camii’nde son buluyor. Düzenlemeyle birlikte iki nokta arasındaki mesafe yaklaşık 600 metre kısalırken; Bozyaka, Sarıyer, Sevgi ve Uğur Mumcu mahallelerinde trafik akışının önemli ölçüde rahatlaması hedefleniyor.
İzmir Ekonomi ‘Asya’ birinciliği için yarışacak
18 Şubat 2026 Çarşamba - 09:55 İzmir Ekonomi ‘Asya’ birinciliği için yarışacak Sürdürülebilir kalkınma ve iklim değişikliğiyle mücadele alanında geliştirdiği bütüncül yaklaşımla dikkat çeken İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), dünyanın en saygın yükseköğretim değerlendirme platformlarından Times Higher Education’ın (THE) düzenlediği Awards Asia’da finale kaldı. ‘Çevresel liderliğe üstün katkı’ kategorisinde Asya kıtasındaki en iyi 8 üniversite arasında yer alan İEÜ, 22 Nisan tarihinde Hong Kong’da gerçekleştirilecek finalde birincilik için yarışacak. İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, "Bizim için önemli olan, üniversitelerin iklim krizi karşısındaki sorumluluğunu güçlü biçimde ortaya koymak. İzmir’den yükselen vizyonumuzun, Türkiye ve ötesinde karşılık bulmasını istiyoruz" diye konuştu. THE Awards Asia’nın finalistleri, aylar süren kapsamlı bir değerlendirme sürecinin ardından belirlendi. Asya kıtasındaki yüzlerce üniversitenin iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma odaklı projeleri ile kurumsal vizyonları detaylı biçimde incelendi. İzmir Ekonomi Üniversitesi, sürdürülebilirliği kurumsal stratejiye entegre eden yaklaşımı ve ölçülebilir etki çıktıları ile fark yaratarak finale kalmaya hak kazandı. Akademik dönüşümün öncüsü İEÜ, Türkiye’de sürdürülebilir enerji alanında açılan ilk yüksek lisans programının kurucusu olarak bu alandaki akademik dönüşümün öncülerinden biri oldu. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı (SKA) müfredatına, araştırma faaliyetlerine ve yönetişim yapısına sistematik biçimde uyarlayan İEÜ, Sürdürülebilirlik Ofisi aracılığıyla bu dönüşümü kurumsal zemine taşıdı. Sürdürülebilir Enerji ve İklim Politikaları Araştırma Merkezi (SENLAB) bünyesinde yürütülen çalışmalar sayesinde İEÜ, çok sayıda Horizon Europe projesinde aktif rol aldı ve Ege Bölgesi’nde karbon ayak izini hesaplayan ilk üniversite oldu. "Üniversiteler, dönüşümü yönlendirmeli" İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, üniversitelerin sürdürülebilirlik alanında yalnızca bilgi üreten değil, aynı zamanda dönüşümü yönlendiren kurumlar olması gerektiğini belirterek, "Üniversitelerin sürdürülebilirlik için ‘yaşayan laboratuvar’ olarak nasıl konumlanabileceğini somut uygulamalarla ortaya koyduk. Eğitimden araştırmaya, yönetişimden kampüs altyapısına kadar bütüncül bir yaklaşım benimsedik. Finalde yer almak önemli bir teyit; ancak bizim için asıl mesele, geliştirdiğimiz modeli kalıcı ve ölçeklenebilir hale getirmek" diye konuştu. "İzmir’i, pilot şehir konumuna taşıdık" Prof. Dr. Biresselioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sürdürülebilirlik, bizim için bir proje başlığı değil; kurumsal kimliğimizin parçası. Akademik programlarımızdan kampüs uygulamalarına kadar tüm alanlarda entegre bir dönüşüm modeli geliştirdik. İzmir’i, iklim-nötr yaşam pratiklerinin test edildiği bir pilot şehir konumuna taşıdık." Güzelbahçe’de inşa edilen yeni kampüs projesinin de çevre dostu özellikleriyle öne çıktığını söyleyen Prof. Dr. Biresselioğlu, temiz enerji teknolojilerinin kullanılacağı, enerji performansı optimize edilmiş binaların yer alacağı kampüste, yerleşke içi ulaşımın da elektrikli araçlarla sağlanmasının planlandığını ifade etti. Prof. Dr. Biresselioğlu, yeni kampüsün, İEÜ’nün sürdürülebilir yaşam yaklaşımını fiziksel altyapı ile destekleyen bir model olarak tasarlandığını aktardı. İzmir’den ‘küresel’ mesaj Prof. Dr. Biresselioğlu, finale kalarak ‘sürdürülebilir kalkınma’ alanında doğru yönde ilerlediklerini gösterdiklerini belirterek, "Bu başarı, attığımız adımların uluslararası ölçekte görünürlük kazandığını gösteriyor. Ancak bizim için asıl önemli olan, üniversitelerin iklim krizi karşısındaki sorumluluğunu güçlü biçimde ortaya koymak. İzmir’den yükselen bu vizyonun Türkiye ve ötesinde karşılık bulmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.