Yerel Haberler
İzmir
Üniversite kampüsünde, yağmur suyu hasatıyla 45 gün yetecek 546 ton su depolandı 25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:17:13 Yaşar Üniversitesi’nin sürdürülebilir kampüs vizyonuyla hayata geçirdiği yeni eğitim binasındaki yağmur suyu sarnıcı, İzmir’de son günlerde etkili olan yağışların etkisiyle tam doluluğa ulaştı. Sistem, su tasarrufu ve çevresel kaynak yönetimi açısından örnek bir başarı ortaya koydu. Sürdürülebilir ve çevreci kampüs hedefiyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binasında kurulan yağmur suyu hasat sistemi, önemli bir eşiği geride bıraktı. Eğitim döneminin başladığı 27 Eylül 2025 tarihinde tamamen boş (yüzde 0) durumda olan yağmur suyu toplama sarnıcı, yağışlarla birlikte amacına ulaşarak 4 Şubat 2026 tarihinde yüzde 100 doluluk oranına erişti. 420 ton su depolama kapasitesi Yaşar Üniversitesi’nin doğa dostu altyapı yatırımları kapsamında inşa edilen sistem, hem su tasarrufu sağlıyor hem de iklim kriziyle mücadelede somut bir çözüm modeli sunuyor. Toplam 81,75 metrekare taban alanına ve 5,15 metre yüksekliğe sahip sarnıç, 420 ton su depolama kapasitesiyle tasarlandı. Eğitim döneminin başlangıcından bu yana depolanan yağmur suları ve eş zamanlı olarak gri su kullanımına verilen 126 tonluk katkı birlikte değerlendirildiğinde, sistem 4 Şubat 2026 itibarıyla tam doluluğa ulaştı. Yoğun yağışların etkili olduğu 4 Şubat - 12 Şubat 2026 tarihleri arasında ise sarnıca 58,8 ton ilave su girişi gerçekleşti. Böylece 27 Eylül 2025’ten bu yana kampüste toplam 546 tonluk yağmur suyu hasadı yapıldı. Yaz aylarında 45 günlük sulama kapasitesi Tam kapasiteye ulaşan 420 tonluk depolama hacmi, yaz döneminde de önemli bir tasarruf sağlayacak. Yapılan hesaplamalara göre depolanan yağmur suyu ile kampüs içerisindeki 2 bin 300 metrekarelik yeşil alan, metrekare başına ortalama 4 litre/gün su tüketimi esas alındığında, 45 gün boyunca ek şebeke suyu kullanılmadan sulanabilecek. Bu tablo, sistemin yalnızca yağışlı dönemlerde değil, yılın kurak aylarında da sürdürülebilir su yönetimine katkı sunduğunu ortaya koyuyor. Akıllı sistemlerle her damla takip ediliyor Sürdürülebilir bir ekosistem olarak tasarlanan M Blok eğitim binasında, çatıya düşen her damla yağmur sifonik sistem aracılığıyla toplanarak sarnıca iletiliyor. Arıtma sürecinden geçirilen sular; peyzaj sulamasında, ortak kullanım alanlarında ve teknik su ihtiyaçlarında yeniden değerlendiriliyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, akıllı sayaçlar olası sızıntıları uzaktan tespit ederek hızlı müdahale imkânı sağlıyor. Böylece hem su kaybı önleniyor hem de işletme verimliliği artırılıyor.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:07 Liseli gençler, en iyi kampanyayı tasarlamak için yarıştı İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İşletme Fakültesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen dijital pazarlama konulu ‘Brand Craft’ etkinliği, 20 liseden 100’ü aşkın genç yeteneği bir araya getirdi. İki gün süren maratonda öğrenciler, kendi stratejilerini geliştirerek en iyi dijital pazarlama kampanyasını oluşturmak için yarıştı. İEÜ Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ‘Brand Craft 2026’ buluşması; dijital pazarlamaya, stratejiye ve yaratıcılığa ilgi duyan liselilere unutulmaz bir deneyim yaşattı. Katılımcılar, İEÜ’nün eski mezunlarından Önder Filiz’in kurucusu olduğu ‘MARCADE Dijital Pazarlama Simülasyonu’ üzerinden doğru hedef kitle analizi, bütçe yönetimi ve verimli kampanya kurgusu gibi kriterler çerçevesinde kıyasıya rekabet etti. Büyük heyecana sahne olan yarışmanın sonunda Buca Mehmet Akif Ersoy Sosyal Bilimler Lisesi birincilik elde ederken; Cihat Kora Anadolu Lisesi ikinci, Güzelbahçe 60. Yıl Anadolu Lisesi ise üçüncü oldu. Bu yılın yeniliği ‘yapay zeka’ Geçen yıl Brand Craft’a katılan öğrencilerin geri bildirimleri doğrultusunda MARCADE ekibi, bu seneki simülasyona Entegre AI (Yapay Zeka) danışmanlarını da ekledi. Bu yenilik sayesinde gençler, sadece geleneksel yöntemleri değil, geleceğin pazarlama teknolojilerini de deneyimleme fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında İEÜ İşletme Bölümü Öğretim Görevlisi Taylan Özgür Demirkaya, girişimcilik üzerine ilham verici bir sunum gerçekleştirdi. İEÜ İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burcu Güneri Çangarlı’nın moderatörlüğüyle düzenlenen panelde ise fakültenin bölüm başkanları, dijital pazarlama simülasyonunu kendi uzmanlık alanları doğrultusunda değerlendirerek, öğrencilere farklı perspektiflerin varlığını gösterdi. Titizlikle incelendi Doğru hedef kitlenin belirlenmesi, pazarlama faaliyetinin amacına uygun yapılması, yüksek kazanç elde edilmesi ve bütçenin verimli kullanılması gibi kriterlerin değerlendirildiği yarışmada öğrenciler, hazırladıkları kampanyaları jüriye sundu. Bu yıl jüri koltuğunda; İşletme Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Nilgün Gürkaynak, İEÜ Öğretme ve Öğrenme Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Esin Çağlayan, İEÜ Yaratıcı Ekonomi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Gözde Çeviker Çınar, Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Programı Öğretim Görevlisi Nejat Kutup, MARCADE Kurucusu Önder Filiz ve Tanıtım Direktörü Diledi Kazan Aksoy yer aldı. "Gençlerin ilgisi mutlu etti" Brand Craft’ı ikinci kez düzenlemekten büyük mutluluk duyduklarını belirten İEÜ İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burcu Güneri Çangarlı, "Bu yıl yarışma içeriğini, sosyal etkinlikler ve mini ödüllü yarışmalarla zenginleştirerek öğrencilerimize daha canlı ve etkileşimli bir deneyim sunmak istedik. Liselerimizin ilgisi ve gençlerimizin coşkusu, doğru bir iş yaptığımızı gösterdi. Katılımcılar burada sadece rekabet etmiyor; ekip çalışmasını öğreniyor, stratejik düşünmeyi deneyimliyor ve fikirlerini projeye dönüştürme fırsatı buluyor. Lise döneminde üniversite atmosferini yaşamak ve uygulamalı bir süreçten geçmek, onların gelişimi açısından çok kıymetli" diye konuştu. "Sadece bir yarışma değil" Prof. Dr. Çangarlı, sözlerini şöyle tamamladı: "Brand Craft, sadece bir yarışma değil. Aynı zamanda ilham veren bir öğrenme süreci ve gençlerin özgüvenini, vizyonunu güçlendiren bir platform. Biz, bundan sonra da gençlerimizin üretme heyecanını destekleyen projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm öğrencilerimizi tebrik ediyorum."
25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:58 Ege Üniversitesinde akademik başarılar ödüllendirildi Ege Üniversitesi (EÜ) Senato Toplantısında, akademik yükselme unvanı almaya hak kazanan öğretim üyelerine belgeleri takdim edildi. Ayrıca eğitim kalitesi yeniden beş yıl olarak tescillenen Hemşirelik Fakültesinin akreditasyon belgesi, Dekan Prof. Dr. Ayşegül Dönmez tarafından Rektör Prof. Dr. Musa Alcı’ya takdim edildi. Ege Üniversitesi Senato Toplantısı yeni senato salonunda gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. Musa Alcı’nın başkanlığında yapılan toplantıya, akademik kariyerlerinde önemli bir aşamayı başarıyla tamamlayarak yeni unvan almaya hak kazanan öğretim üyeleri ve senatörler katıldı. Toplantıda, lisans programı ikinci kez beş yıllık tam akreditasyon alma başarısı gösteren Hemşirelik Fakültesinin belgesi Dekan Prof. Dr. Ayşegül Dönmez tarafından Rektör Prof. Dr. Musa Alcı’ya sunuldu. Ardından yeni unvan alan akademisyenler başarı belgelerini Rektör Prof. Dr. Musa Alcı’nın elinden aldı. "Yükseköğretim dünyasındaki dönüşümü yakından izliyoruz" Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Ege Üniversitesi olarak eğitim öğretim programlarımızın kalitesini ulusal ve uluslararası standartlara göre güncelleme devam ediyoruz. Yükseköğretim dünyasındaki dönüşümü yakından izliyoruz; eğitim ve araştırmada kaliteyi öncelikli bir konu olarak görüyoruz. Akademik iş birliklerimizi günün koşulları doğrultusunda güçlendiriyor, eğitim içeriklerimizi sürekli iyileştirme yaklaşımıyla geliştiriyoruz. Bu kapsamda Ülkemizin ve Avrupa’nın lisans düzeyinde hemşirelik eğitimi veren ilk yükseköğretim kurumu olan Hemşirelik Fakültemiz yeniden beş yıllık akreditasyon alma başarısı gösterdi. Kaliteli eğitimini bir kez daha tescilledi. Fakülte yönetimimizi, akademisyenlerimizi, idari çalışanlarımızı, paydaşlarımızı ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum." dedi. Toplantıda akademik unvan alan tüm öğretim üyelerine belgelerini takdim eden Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Akademik yükselmeler yalnızca kişisel bir başarı değil, aynı zamanda üniversitemizin bilimsel kapasitesinin bir göstergesidir. Ege Üniversitesi olarak güçlü insan kaynağımız ile yürüteceğimiz bilimsel ve teknolojik çalışmalarla ülkemize değer katmaya devam edeceğiz. Bilimsel birikimleri ile ekosistemimize yaptıkları katkılarla üniversitemizi ileriye taşıyan hocalarımızı tebrik ediyor, akademik yolculuklarında başarılar diliyorum" diye konuştu.
Dünya genelinde her üç dakikada, bir kadına yeni meme kanseri tanısı
26 Aralık 2025 Cuma - 10:09 Dünya genelinde her üç dakikada, bir kadına yeni meme kanseri tanısı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut, ülkemizde her yıl yaklaşık 20 bin kadının meme kanseri tanısı aldığını söyledi. Hastaların önemli bir bölümünün premenopozal (menopoz döneminden yaklaşık 2 ila 6 yıl önceki dönem) dönemde tanı aldığını belirten Prof. Dr. Bulut, "Bu da genç kadınlarımızın tarama ve muayeneleri ihmal etmemesi gerektiğini gösteriyor" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Meme Radyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut, meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayarak çarpıcı uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Bulut, dünya genelinde her 3 dakikada bir kadına yeni meme kanseri tanısı koyulduğunu, her 11 dakikada bir kadının ise bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini vurguladı. Bulut, bu tabloyu değiştirecek tek şeyin "erken tanı" olduğunu kaydetti. "Risk faktörlerini bilin, gecikmeyin" Prof. Dr. Bulut, meme kanserine yol açan risk faktörlerinin çok çeşitli olduğunu, bu faktörlerinin bilinmesinin erken tanı için önemine dikkat çekti. Risk faktörlerini, "Cinsiyet ve yaş, ailede meme kanseri öyküsü, doğurganlık özellikleri, sosyoekonomik durum, fazla kilolu olmak, sigara ve alkol kullanımı" olarak sıralayan Bulut "Risk faktörü olmayan kadınlar da meme kanseri olabilir. Bu nedenle tarama herkese gerekiyor" diye konuştu. Türkiye’de genç meme kanseri oranı daha yüksek Türkiye’de yılda yaklaşık 20 bin kadına meme kanseri tanısı konduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bulut, Türkiye’de genç yaşta görülen meme kanseri oranlarının Avrupa ve ABD’ye göre daha yüksek olduğuna işaret etti. Dünya genelinde hastaların büyük bölümünün menopoz sonrası dönemde tanı aldığını, ülkemizde ise meme kanserlerinin önemli oranının premenopozal dönemde görüldüğünü vurguladı. Bulut genç kadınların tarama ve muayenelerini ihmal etmemeleri gerektiğini kaydetti. Erken tanı ölüm oranını yüzde 40 azaltıyor Öte yandan, meme radyolojisi uzmanı Prof. Dr. Bulut, meme kanserine bağlı ölümlerin mamaografi sayesinde yüzde 40’a kadar azaltılabildiğini bildirdi. Prof. Dr. Bulut, "Erken tanı sayesinde süt kanallarını aşmayan (in situ kanser) ya da 2 cm’den küçük, ele gelmeyen tümörleri yakalayabiliyoruz. Bu hem yaşam süresini uzatıyor hem de tedavi başarısını artırıyor" açıklamasında bulundu. 40 yaşından sonra her kadının yılda bir kere mamografi çektirmesi gerektiğini hatırlatan Bulut, bu konuda kadınların bilinçli olması ve ihmalkar davranmaması gerektiğini ifade etti. Mamografinin düşük doz radyasyon içerdiğini ve sanıldığı gibi ağrılı bir işlem olmadığını belirten Prof. Dr. Bulut, kadınların tarama programlarına katılmasını istedi. Bulut, "Her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanıyor. Ayda bir kendi kendine muayene, yılda bir doktor kontrolü ve 40 yaşından sonra düzenli mamografi bunları ihmal etmeyin. Erken teşhis hayat kurtarır" dedi.
Kırmızı-mor meyvelerden fonksiyonel gıda ürünü
26 Aralık 2025 Cuma - 09:15 Kırmızı-mor meyvelerden fonksiyonel gıda ürünü Antioksidan zengini kırmızı-mor meyveler, Yaşar Üniversitesinde yürütülen bilimsel çalışma ile çevre dostu teknolojiler kullanılarak bağışıklığı destekleyen fonksiyonel bir gıda takviyesine dönüştürüldü. Yaşar Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Ece Yıldız Öztürk, kırmızı-mor meyvelerden antioksidan kapasitesi yüksek, bağışıklığı destekleyici, çiğnenebilir jel formunda bir fonksiyonel gıda takviyesi elde etti. Halk arasında "süper gıdalar" olarak bilinen ve yüksek antioksidan kapasitesiyle öne çıkan kırmızı-mor meyvelerden, çevre dostu yöntemlerle elde edilen özütler, bağışıklığı destekleyici gıda ürününe dönüştü. Doğa ve bilimin buluşması Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Gıda İşleme Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ece Yıldız Öztürk, tarafından yürütülen bilimsel araştırma projesi kapsamında, sürdürülebilir yeşil ekstraksiyon teknolojileri ile elde edilen ürün, geliştirilebilir olması ve ticarileşme potansiyeliyle dikkat çekiyor. "Doğanın sunduğu biyoaktif zenginliği, modern bilimin olanaklarıyla nasıl elde edebiliriz?" sorusu ile yola çıktıklarını belirten Öztürk, şunları söyledi: "Kırmızı-mor meyveler özellikle aronya, açai, gojiberry, yaban mersini gibi fenolik bileşikler, antosiyaninler ve güçlü antioksidanlar açısından son derece zengin. Literatürde bu meyvelerin sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dair çok sayıda çalışma mevcut, ancak bu biyoaktif bileşenlerin insan sağlığına uygun, çevre dostu, sürdürülebilir ve endüstriyel olarak uygulanabilir yüksek verimli yöntemlerle elde edilmesi üzerine yapılan çalışmalar oldukça sınırlıydı. Kırmızı-mor meyvelerin ekstrelerini; C vitamini, çinko, probiyotik karışımı ve doğal tatlandırıcı stevia ile zenginleştirerek geliştirdiğimiz formül sayesinde, antioksidan kapasitesi yüksek, bağışıklığı destekleyici, gıda takviyesi elde ettik. Proje kapsamında geliştirdiğimiz çiğnenebilir jel formunda fonksiyonel gıda takviyesi, faydalı model başvurusuna uygun şekilde tasarlanarak ticarileşebilir bir ürün prototipi hâline geldi. Araştırma ekibi, ürün için faydalı model başvurusu yaparak çalışmayı inovatif ürün geliştirme sürecine taşıdı." Yeni araştırmalar yolda Elde ettikleri ürünü geliştirmeyi sürdüreceklerini belirten Öztürk, "Araştırmanın devamında, elde edilen özütlerin farklı kanser hücrelerini yok eden etkileri ve antimikrobiyal aktivitelerinin incelenmesine yönelik yeni bir proje hazırlığı sürdürülüyor. Çalışmayı, gıda teknolojisi ile biyomedikal alanları buluşturan çok disiplinli bir perspektifle ilerletmeyi hedefliyoruz" dedi.
Aliağa ve Foça’da yanan orman alanları yeniden yeşile kavuşuyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:04 Aliağa ve Foça’da yanan orman alanları yeniden yeşile kavuşuyor İzmir’in Aliağa ve Foça ilçelerinde geçtiğimiz haziran ayında meydana gelen orman yangınlarında yüzlerce hektar alan zarar gördü. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yanan alanların yeniden yeşillendirilmesi amacıyla bölgede başlatılan çalışmalar aralıksız sürüyor. Haziran ayında Aliağa ve Foça’da meydana gelen ve geniş bir ormanlık alanı etkileyen yangın sonrası İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sahada çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda, 2026 yılı içerisinde yangından etkilenen alanlarda 1 milyon fidan ve 400 bin tohumun toprakla buluşturulması planlanıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Aliağa Orman Şefi Mustafa Aydınlı, 25 Haziran 2025 tarihinde başlayarak Aliağa ilçesi Bozköy Mahallesi ile Foça ilçesi Ilıpınar Mahallesi’ni etkileyen orman yangınında toplam 893 hektar alanın zarar gördüğünü belirtti. Aydınlı, yangının ardından söndürme ve soğutma çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte hızlı bir şekilde hasar tespit çalışmalarına geçildiğini ifade ederek, "Yangından etkilenen ağaçların tespiti yapılarak kesim ve üretim faaliyetlerine başlandı. Büyük çoğunluğu tamamlanan bu çalışmaların ardından alanlar tamamen temizlendi. Temizlenen sahalarda arazi hazırlığı ve toprak işleme çalışmaları yapıldı ve halen devam etmektedir" dedi. Dikim çalışmalarına da değinen Aydınlı, "Aralık ayı sonu itibarıyla bu yıla ait dikim programımız tamamlanacak. 2026 yılı içerisinde ise çalışmalar tamamen bitirilerek yangında siyaha dönen orman alanlarımız yeniden yeşile dönüştürülecek" ifadelerini kullandı. Yürütülen çalışmalarla birlikte, yangından zarar gören alanların ekosistemine yeniden kazandırılması ve doğal yaşamın canlandırılması hedefleniyor.
Beşiktaş ve Trabzonspor da Adem Yeşilyurt’la ilgileniyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 11:36 Beşiktaş ve Trabzonspor da Adem Yeşilyurt’la ilgileniyor Karşıyaka’nın 2007 doğumlu genç yıldızı Adem Yeşilyurt’a Fenerbahçe’nin ardından Beşiktaş ve Trabzonspor’un da yakından takip ettiği öğrenildi. Karşıyaka’nın genç yıldızı Adem Yeşilyurt yükselişini sürdürüyor. TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden yeşil-kırmızılı ekipte forma giyen 2007 doğumlu kanat oyuncusu, sergilediği performansla futbolseverlerin beğenisini kazandı. Takımda bazı oyuncuların bahis cezası almasının ardından forma şansı bulan 18 yaşındaki Adem Yeşilyurt, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirdi. Kısa sürede ilk 11’in değişmez isimlerinden biri haline gelen genç oyuncu, özellikle hücumdaki etkili oyunu ile ön plana çıktı. Performansını 1 gol ve 2 asistle taçlandıran Adem, Süper Lig devlerinin de radarına girmeyi başardı. Genç yeteneği ilk olarak Fenerbahçe’nin yakından takip ettiği ve stadyumdan izlediği öğrenilirken, Beşiktaş ve Trabzonspor’un da Adem Yeşilyurt’u listesine alarak takibe başladığı ifade edildi. Sezon sonunda şampiyonluk hedefleyen Karşıyaka’nın ise ara transfer döneminde genç oyuncusunu satmaya sıcak bakmadığı, ancak yüksek bir bonservis teklifi gelmesi halinde durumu değerlendirebileceği belirtildi. Öte yandan milli takımın da radarına giren Adem Yeşilyurt’un, U19 Milli Takım Teknik Direktörü Uğur İnceman tarafından yakından takip edildiği öğrenildi. İnceman’ın, genç oyuncuyu ocak ayı başında gerçekleştirilecek milli takım kampına davet etmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda yılbaşı yoğunluğu
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:26 Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda yılbaşı yoğunluğu İzmir’in Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda yeni yıl öncesi alışveriş yoğunluğu yaşanıyor. Vatandaşlar süsleme malzemeleri, kuruyemiş, hediyelik eşya ve giyim ürünleri almak için çarşıya gelirken, esnaf artan talebi karşılamak için mesai yapıyor. 2026’ya sayılı günler kala, İzmir’deki tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda yoğunluk artmaya başladı. Yeni yıl hazırlıkları için çarşıya gelen vatandaşlar, ana caddelerde ve giriş noktalarında kalabalık oluşturdu. Çarşıdaki dükkanlarda yılbaşı ağaçları, süslemeler ve ışıklandırmalar ön plana çıkarken; vatandaşların dekoratif ürünler, hediyelik eşyalar ve tekstil ürünlerine ilgi gösterdiği görüldü. Alışveriş hareketliliği gıda sektörüne de yansıdı. Özellikle tarihi Havra Sokağı ve çevresindeki kuruyemişçi, kahveci ve şekerlemecilerde yoğunluk gözlendi. Yılbaşı gecesi için hazırlık yapan vatandaşlar, geleneksel ikramlıklar için bölgedeki dükkanları tercih etti. Çarşı esnafı, Kemeraltı’ndaki bu hareketliliğin 31 Aralık tarihine kadar artarak devam etmesini beklediklerini ifade etti. Vatandaşlar Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nı tercih etti Yılbaşı hazırlıkları için Tarihi Kemeraltı Çarşısı’na geldiklerini ifade eden Seda Ulu, "Yeni yıl öncesinde hanın güzel ve tarihi atmosferini yaşamak, kahve içmek ve alışveriş yapmak için buraya geldik. Yeni yılı nerede geçireceğimize gelince; evde mi yoksa tatilde mi olacağı konusunda, çalışarak geçireceğiz diyebilirim. Yılbaşı için birbirimize hediyeler aldık; daha çok evdeki eksiklerimizi tamamladık, neye ihtiyacımız varsa onları temin ettik. 2026’nın ülkemiz için barış, huzur ve güzelliklerle, güzel bir enerjiyle gelmesini istiyoruz çünkü hem ülkece hem de dünyaca çok fazla olumsuzluk yaşıyoruz; bu yüzden umutla, daha güzel bir yıl diliyorum" dedi. Esnaf hareketlilikten memnun Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda bir çantacıda satış danışmanlığı yapan Cüneyd Akdoğan, "Yılın son günlerine doğru Kemeraltı’nda kalabalık oldukça arttı ve buna paralel olarak bizde de nakdi bir yükseliş var, bundan memnunuz; Kemeraltı’nın durumu gerçekten çok güzel, ortam cıvıl cıvıl, herkes canlılık içinde. Karşıda yılbaşı için bir stand var ve oradan bayağı yılbaşı malzemesi alıyorlar; yan tarafta ise takı ve aksesuarlar hediyeleşme amacıyla yoğun ilgi görüyor, yahut bizden çanta alıyorlar. Yeni yılda, 2026’da büyüklerime sağlık, küçüklerime sevgi ve selamlarımı iletir, tekrar büyüklerime esenlik dilerim. Yeni yılın herkese mutluluk, huzur, sevgi, saygı ve barış içinde bir yıl olması dileğiyle şimdiden yeni yılınızı kutlarım.
Hz. Mevlana 752. vuslat yıl dönümünde Ege Üniversitesinde anıldı
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:26 Hz. Mevlana 752. vuslat yıl dönümünde Ege Üniversitesinde anıldı Ege Üniversitesi (EÜ) Devlet Türk Musikîsi Konservatuvarı tarafından "Hz. Mevlânâ’nın 752. Vuslat Yıldönümü Anma Programı-Acemaşîrân Mevlevî Âyini ve Semâ Mukâbelesi" gerçekleştirildi. EÜ Atatürk Kültür Merkezi Yunus Emre Salonunda, Koordinatörlüğünü Öğr. Gör. Kaşif Demiröz ve Öğr. Gör. Halil İbrahim Yüksel’in üstlendiği, Genel Sanat Yönetmenliğini Dr. Ufuk Demirbaş’ın yürüttüğü anma törenine Devlet Türk Musikîsi Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Ali Maruf Alaskan, akademisyenler, öğrenciler ve sanatseverler katıldı. Konservatuvar Müdürü Prof. Dr. Ali Maruf Alaskan "İslam tasavvuf geleneğinde ‘Şeb-i Arûs’ (Düğün Gecesi) olarak adlandırılan bu anlamlı gece; Hz. Mevlânâ’nın Hakk’a vuslatını, ayrılık değil kavuşma ve ilahi aşkla bütünleşme anlayışıyla ele alan derin bir manevi yolculuğu temsil etmektedir. Mevlevî Âyini ve Semâ Mukâbelesi eşliğinde icra edilen programda, musikî ve hareket bir bütün olarak insanın içsel arınma ve hakikate yöneliş sürecini sembolize etmiştir. Koordinatörlüğünü Devlet Türk Musikîsi Konservatuvarımız öğretim elemanları Öğr. Gör. Kâşif Demiröz ve Öğr. Gör. Halil İbrahim Yüksel’in üstlendiği, Genel Sanat Yönetmenliğini Dr. Ufuk Demirbaş’ın yürüttüğü bu anlamlı programa emek veren tüm öğretim elemanlarımıza, öğrencilerimize ve katılımlarıyla bizleri onurlandıran misafirlerimize teşekkür ederiz" dedi.