Yerel Haberler
İzmir
24 Şubat 2026 Salı - 21:04 İzmir’de örnek proje: Yükümlüler her gün 2 bin kişiye iftar hazırlıyor İzmir’de hayata geçirilen Türkiye’ye örnek proje ile denetimli serbestlik yükümlüleri hem meslek sahibi oluyor hem de her gün binlerce ihtiyaç sahibi için sıcak yemek hazırlıyor. Başsavcı Ali Yeldan projenin önemine dikkat çekerek, "Burada hem kamu hizmetinin doğru şekilde yerine getirilmesi hem de burada çalışan yükümlülerin meslek sahibi olması hedefleniyor" dedi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Türk Kızılayı İzmir İl Merkezi iş birliğinde yürütülen çalışma ile yükümlüler, kamu hizmeti yükümlülüklerini yerine getirirken aşçılık eğitimi alıyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ve Türk Kızılayı İzmir İl Başkanı Kerem Fahri Baykalmış’ın koordinesinde hayata geçirilen proje kapsamında, Buca Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri ve Kızılay uzmanları eşliğinde mutfağa giren yükümlüler, her gün 2 bin kişilik yemek üretimine katkı sağlıyor. Ramazan boyunca her gün iftar çadırı Meslek öğrenimi alan denetimli serbestlik yükümlüleri ile Kızılay yetkililerinin hazırladığı yemekler, Ramazan boyunca Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün bahçesinde kurulan iftar çadırında vatandaşlarla buluşturulurken, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan da çadırın konukları arasında yer aldı. Başsavcı Yeldan, vatandaşlarla selamlaştı; çocuklara oyuncak dağıttı. Özellikle çocuklar ve gençler ile yakından ilgilenen Yeldan, iftarını da bina içerisinde bulunan Gençlik Merkezinde, gençlerle birlikte açtı. Başsavcı Yeldan: "Örnek uygulama" Yürütülen projeye dair açıklamalarda bulunan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, çalışmanın hem kamu kaynaklarının verimli kullanılması hem de sosyal hizmet noktasında örnek olduğunu vurguladı. Başsavcı Yeldan, "Bugün burada İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde kamu hizmetini yerine getiren yükümlüler, Türk Kızılayı ile birlikte bu mutfağı kullanarak her gün 2 bin vatandaşımıza yemek ikramı hazırlıyorlar. Bu yemekler sıcak olarak muhtelif ilçelere gönderiliyor ve ihtiyaç sahiplerine sunuluyor. Burada hem kamu hizmetinin doğru şekilde yerine getirilmesi hem burada çalışan yükümlülerin iş ve meslek sahibi olması, sertifika sahibi olması aynı zamanda hayırseverlerimizin de desteğiyle Kızılayımızın iş birliğiyle burada hazırlanan yemekler Ramazan boyunca ve yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine sunulacak" dedi. "Yaygınlaşarak devam etmesini diliyoruz" Projenin İzmir’de bir ilk olduğunu belirten Yeldan, "Bu örnek proje aynı zamanda ilimizde bir ilk uygulama. Kızılayımızın birçok yerde faaliyetleri var ama Denetimli Serbestlik kapsamında ilimizde yaptığımız ilk ve örnek bir uygulama. Yaygınlaşarak devam etmesini diliyoruz. O noktada biz de çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Hem Türk Kızılayı’na hem Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüzün çalışanlarına hem de kamu hizmetini yerine getiren arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Hem meslek ediniyorlar hem de sofralara umut oluyorlar Program çerçevesinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesindeki mutfakta pratik ve teorik eğitim alan yükümlüler, aşçı yardımcılığı alanında uzmanlaşıyor. Eğitimler sonucunda sertifika alacak olan yükümlülerin, ilgili sektörlerde istihdama yönlendirilmesi hedefleniyor. 2026 yılı Ramazan ayı boyunca her gün hazırlanan 3 çeşit sıcak yemek, kentin muhtelif noktalarındaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Ayrıca Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bahçesinde kurulan 140 kişilik iftar çadırı ve 80 kişilik salonda günlük yaklaşık 250 vatandaşa iftar hizmeti sunuluyor. Halihazırda yürütülen programda; Türk Kızılayı’ndan 1 aşçı, 1 aşçı yardımcısı ve 4 gönüllü, Buca Halk Eğitim Merkezi’nden 1 usta öğretici, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden 6 personel ve 9 yükümlü aktif olarak görev alıyor.
Burhanettin Basatemür: "3-4 transfer yapacağız"
30 Aralık 2025 Salı - 10:20 Burhanettin Basatemür: "3-4 transfer yapacağız" Karşıyaka Teknik Direktörü Burhanettin Basatemür, devre arası transfer döneminde hücum hattına 1 ya da 2 oyuncu, sol beke 1 ve orta sahaya da 1 transfer gerçekleştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. TFF 3. Lig 4. Grup’ta sezonun ilk yarısında Karşıyaka, oynadığı 15 maçta 11 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Yeşil-kırmızılı ekipte Teknik Direktör Burhanettin Basatemür da hem takımın ortaya koyduğu performansı ele aldı hem de transfer çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. İlk yarıya iyi bir şekilde başladıkları ve iyi bir şekilde bitirdikleri için mutlu olduklarını söyleyen Basatemür, "1 maç hariç genel olarak skor anlamında memnunuz. Tabii lig bu sezon ilk defa farklı bir şekilde oynandı. Ligin 10. haftasında cezalar açıklandı ve bu durum güç dengesini biraz değiştirdi. Aslında farklı bir lig oynadık. Son 5-6 maçta süreç biraz daha farklı ilerledi ancak buna rağmen o bölümde de sadece 1 maç bizi etkiledi. Onun dışında bu süreci sorunsuz şekilde tamamladık. Oyuncularımızın çalışması, temposu, karakteri ve mücadelesi çok iyiydi. Genel olarak taraftarımızla ciddi bir bütünleşme yaşandı. Taraftarımız yeniden takıma sahip çıktı ve şu an camiada güçlü bir sahiplenme var. Bu bizim için çok daha önemli. Herkesin kendi işini iyi yaptığı bir sistem ve düzen kurmaya çalışıyoruz. Bu sağlandığında başarının zaten kendiliğinden geleceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Dört oyuncumuz geri dönüyor" Ceza alan oyuncuların da döndüğünü hatırlatan Basatemür, "4 oyuncumuz geri dönüyor. Yapacağımız 3 ya da 4 takviye ile birlikte ikinci yarıya başlayacağız. Cezalar nedeniyle takım olarak farklı bir kimliğe bürünmek zorunda kaldık ve ister istemez etkilendiğimiz maçlar oldu. Bunun temel sebebi buydu. Yoksa oyun olarak yine iyiydik; kaybettiğimiz maçta bile oyuna çok iyi başladık. Ancak futbol bir skor oyunu. Golü bulamadığınızda maç çok farklı yönlere gidebiliyor. Bu durumun çözümü, oyuncularımızın geri dönmesiyle birlikte büyük ölçüde ortadan kalkacaktır" şeklinde konuştu. "Taraftarımızın tavrı çok önemli" Mağlubiyetten galibiyete dönebilmenin çok ama çok değerli olduğunu söyleyen Burhanettin Basatemür, "Bu durum takımın gücünü, oyunu bırakmama alışkanlığını ve mücadelesini net şekilde gösteriyor. Taraftarımızın özellikle iç sahadaki maçlarda verdiği ekstra motivasyon çok önemliydi. Geriye düşülebilir ama o anlarda da takımı desteklemeye devam etmek büyük önem taşıyor çünkü genç bir takımız. Olumsuz tepkiler olsaydı, bu geri dönüşler çok daha zor olabilirdi. Taraftarımızın olumlu yaklaşımı, oyuncularımızın maçı bırakmaması ve fiziksel üstünlüğü sayesinde bu maçları çevirmeyi başardık" dedi. "Hücuma 1-2 transfer yapacağız" Yapılacak takviyelerle alakalı da bilgi veren Basatemür, "Transfer konusunda ise hücum bölgesine mutlaka bir veya iki oyuncu alacağız. Sol bekimiz takımdan ayrıldı, bu nedenle oraya alternatif bir sol bek transfer etmeyi düşünüyoruz. Ayrıca orta sahaya da bir oyuncu takviyesi planlıyoruz" cümlelerine yer verdi.
İzmir’de kooperatiflere ilişkin ‘zimmet’ soruşturması: Soyer ve Aslanoğlu tutuklandı
30 Aralık 2025 Salı - 08:07 İzmir’de kooperatiflere ilişkin ‘zimmet’ soruşturması: Soyer ve Aslanoğlu tutuklandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ne yönelik yürütülen "zimmet" soruşturma kapsamında, aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 5 kişi tutuklandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi üyelerinin mağdur edildiği ve kooperatif işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine operasyon başlatıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 26 Aralık tarihinde düzenlenen operasyonda, eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile kooperatif ve taşeron firma yetkilileri gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, 29 Aralık sabahı adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgularının ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan şüpheliler hakkında karar verildi. 5 tutuklama, 6 adli kontrol Mahkeme; eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile iş insanları Burak Bakır ve Yıldırım Kuruoğulları’nın tutuklanmasına karar verdi. Soruşturma kapsamında gözaltında bulunan diğer şüpheliler M.B., K.M., A.D., Y.E., D.Ç. ve E.Ş. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İZBETON’a yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan kooperatif davasında tutuklu bulunan Soyer ve Kaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla ifade verdi.
EGİAD: "Büyüme, ancak topluma dokunursa anlamlıdır"
29 Aralık 2025 Pazartesi - 12:03 EGİAD: "Büyüme, ancak topluma dokunursa anlamlıdır" Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, 2026 ekonomisinde yatırım, ihracat ve dijitalleşme odaklı politikaların kritik önem taşıdığını belirterek 2025 ekonomisini değerlendirdi, 2026 ekonomisi için beklentilerini sıraladı. EGİAD, Türkiye’nin ikinci yüzyılına girerken ekonomik görünümü ve gelecek projeksiyonlarını değerlendirdi. EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, 2025 yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin yapısal kırılganlıkları ile fırsat alanlarının aynı potada görüldüğünü ifade ederek önemli mesajlar verdi. EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, Türkiye ekonomisinin 2025’te sıkı para politikaları, finansmana erişim ve maliyet baskılarıyla mücadele ettiğini hatırlatarak, "Buna karşılık üretim, ihracat ve yapısal reform odaklı bir dönüşüm arayışı güçlendi. Açıkçası Türkiye ekonomisi, önemli sıçramalar yaşasa da büyümenin niteliği ve kalıcılığı konularında derin bir sınav verdi. Verimlilik artışının sınırlı kalması, kurumların öngörülebilirlik sorunu ve gelir eşitsizliklerinin derinleşmesi, 2025’in ekonomi yönetimi açısından temel sorun alanlarını oluşturdu." dedi. Türkiye ekonomisinin temel yapısal meselelerinin dört ana başlıkta toplandığına dikkat çeken Özhelvacı, maddeleri şu şekilde sıraladı: "1.’si verimlilik odaklı üretim yetersizliği, 2.’si teknoloji seviyesi orta ligde sıkışmış bir üretim yapısının Türkiye’nin rekabet gücünü sınırlaması, 3.’sü kurumsal kapasite eksikliği, 4.’sü eşitsizlik ve bölgesel dengesizlik başlıca sorunları oluşturmakta." Öngörülebilir, şeffaf ve uzun vadeli karar alma mekanizmalarının oluşturulması gerektiğinden de bahseden Özhelvacı, toplumsal olarak da büyümenin ancak tabana yayılmasıyla mümkün olabileceğinin altını çizerek, "Büyüme, ancak toplumun farklı kesimlerine dokunursa anlamlıdır. Bölgesel uçurumlar kapanmadan, nitelikli istihdam oluşturmadan ve adil bir rekabet ortamı tesis etmeden Türkiye ekonomisi gerçek potansiyeline erişemez." diye konuştu. 2026 yılının Türkiye için bir dönüşüm eşiği oluşturacağına işaret eden Özhelvacı, karar alıcılara şu mesajı verdi: "2026’ya ilişkin beklentiler, kurumsal reformlar, verimlilik odaklı yatırımlar ve yeşil-dijital dönüşümün uygulamaya geçmesiyle şekillenecektir." Özellikle dört ana yapısal alanda adım atılması gerektiği belirten EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Ar-Ge, nitelikli iş gücü ve üretim modernizasyonu desteklenmelidir. Hukuki güven, öngörülebilir regülasyonlar ve piyasa özerkliği yeniden inşa edilmelidir. Ekonomik refah yalnızca belli merkezlerde değil ülke geneline yayılmalıdır. Yeni ekonominin kodları; temiz enerji, veri, teknoloji ve sürdürülebilirlik iş dünyasının ana ajandası olmalıdır." dedi. Özhelvacı değerlendirmesini şu ifadeyle tamamladı: "Cesur reformlar, bilimsel akıl ve uzun vadeli vizyon, Türkiye’nin geleceğini belirleyecektir." EGİAD’ın iş dünyasına mesajı EGİAD iş dünyasının ekonomide edilgen değil etken olduğunu da hatırlatan Özhelvacı, EGİAD üyelerine yönelik vizyonu şu cümlelerle aktardı: "İkinci yüzyıl; birlikte hareket eden, değer oluşturan ve geleceği tasarlayan bir iş dünyasıyla inşa edilebilir. EGİAD olarak bu dönüşümün sorumluluğunu üstleniyoruz. EGİAD, iş dünyası, üniversiteler, sivil toplum ve kamu yönetimi arasında köprü görevi görmeye devam ederek Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma ajandasına katkı sunmayı sürdürecektir." EGİAD’ın 2025’te odağını genç istihdamı ve Türkiye’nin en kritik sosyal-ekonomik sorun alanlarından biri haline gelen NEET gençler meselesine çevirdiklerinin altını çizen Özhelvacı, "İşgücüne katılmamış, eğitim ya da istihdama dahil olamamış gençlerin ekonomiye kazandırılmasının yalnızca sosyal sorumluluk değil, bölgesel kalkınma için stratejik bir zorunluluk olduğunun altını çizdik. 2026’ya girerken ise odağımızı bir kademe ileri taşıyoruz. İlk raporumuzun başlığı, ’Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir - Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı’ olacak. Bu çalışmada temel sorumuz şu: Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sosyal dönüşüm İzmir’in işgücü piyasasını nasıl yeniden şekillendiriyor? Yapay zekâ, otomasyon, robotik ve yeni üretim teknolojileri; bazı meslekleri dönüştürürken yeni becerilere olan ihtiyacı artırıyor. Biz bu raporla; ’hangi beceriler kritik olacak, hangi sektörler nasıl etkilenecek, şirketler ve kurumlar hangi yeniden beceri kazandırma adımlarını atmalı?’ sorularına somut bir çerçeve getirmek istiyoruz. Özellikle NEET gençler başta olmak üzere kırılgan grupların üretim süreçlerine yeniden dahil olabilmesi için uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyacağız; böylece yaratıcı yıkımın şehir için risk olmaktan çıkıp fırsata dönüşmesine katkı sunacağız. İkinci raporumuzun başlığı, ’Bölgesel Ekonomik Güvenlik - Tedarik Zinciri Riskleri ve Dayanıklılık’ olacak. Bu çalışma ise Ege sanayisi açısından kritik bir soruya ışık tutuyor: Küresel şoklara karşı şirketlerimiz ne kadar dayanıklı? Çin kaynaklı tedarik kesintisi, AB regülasyonları, navlun maliyetleri, kritik hammaddelerde dışa bağımlılık, enerji bağımlılıkları, Sınırda karbon düzenleme uygulamaları gibi senaryoları analiz ederek; hangi sektörlerin daha kırılgan, hangilerinin daha dayanıklı olduğuna ilişkin güçlü içgörüler üreteceğiz. KOBİ’ler için tedarik çeşitlendirme, risk yönetimi ve dayanıklılık artırma adımlarına dair uygulanabilir bir çerçeve sunarak, bu raporu "yarının belirsizliklerine karşı stratejik pusula" haline getireceğiz. Tüm bu çalışmaları 2026’nın ilk aylarında paylaşmayı hedefliyoruz." dedi.
İZTO’dan 2025’te 51 ülke ile 83 organizasyon ve 2743 iş görüşmesi
29 Aralık 2025 Pazartesi - 11:46 İZTO’dan 2025’te 51 ülke ile 83 organizasyon ve 2743 iş görüşmesi Dünyanın dört bir yanından ticari heyetlerin İzmir’deki buluşma noktası olan İzmir Ticaret Odası, 2025 yılında 51 ülkeden 83 heyete ev sahipliği yaptı. İzmir Ticaret Odası üyeleri, yabancı heyetler ile düzenlenen organizasyonlar ve yurtdışı proje faaliyetleri kapsamında, 2 bin 743 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Özgener: "Rakamlar İzmir iş dünyasının küresel ölçekte ne denli güçlü olduğunu ortaya koyuyor 2025 yılının, İzmir’in küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirdiği, uluslararası iş birliklerinin somut sonuçlara dönüştüğü bir yıl olduğuna dikkat çeken İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "İzmir Ticaret Odası olarak, üyelerimizin dünya pazarlarına erişimini artırmayı, yeni ticaret köprüleri kurmayı ve kentimizin potansiyelini uluslararası platformlarda en doğru şekilde temsil etmeyi önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu anlayışla, 51 ülkeden ticari heyeti İzmir’de ağırladık; 83 organizasyonla üyelerimizi dünyanın dört bir yanından iş insanlarıyla bir araya getirdik. Gerçekleştirilen 2 bin 743 ikili iş görüşmesi, İzmir iş dünyasının küresel ölçekte ne denli güçlü ve rekabetçi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İzmir Ticaret Odası olarak, önümüzdeki dönemde de üyelerimizi doğru pazarlarla buluşturan, sürdürülebilir ve katma değer yaratan iş birliklerine öncülük etmeye devam edeceğiz. İzmir’i yalnızca Türkiye’nin değil, Akdeniz havzasının ve dünyanın önemli ticaret merkezlerinden biri haline getirme hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Alternatif pazarlara yönelik tanıtım toplantıları İZTO’dan yapılan bilgilendirmeye göre, 2025 yılı İzmir’in uluslararası pazarlarda adından sıkça söz ettirdiği bir yıl oldu. Üst düzey ziyaretlerin yanı sıra, Amerika Birleşik Devletleri’nden İrlanda’ya, Belçika’dan Filipinler’e kadar 20 ülkeden büyükelçi ve başkonsolos seviyesinde diplomatik temsilci, İzmir Ticaret Odası’na ziyarette bulundu. İzmir Ticaret Odası üyelerinin yurtdışı bağlantılarını güçlendirmek amacıyla ABD, Almanya, Çin gibi büyük ticaret ortaklarının yanı sıra Arjantin, Hong Kong, Tayvan, Nijerya, Uganda ve Suudi Arabistan gibi İzmir’in pazar payını artırabileceği alternatif pazarlara yönelik tanıtım toplantıları düzenlendi. Arap ülkeleri İzmir’de buluştu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından, 15 ülkeden 100’ün üzerinde iş insanı ve 5 Büyükelçinin katılımıyla düzenlenen "Türk-Arap Odası 6. Yönetim Kurulu Toplantısı ve İş Forumu"na İzmir Ticaret Odası ev sahipliği yaptı. Polonya, Ukrayna ve Çin ile anlaşmalar yapıldı İzmir Ticaret Odası 2025 yılında, Polonya Lublin Ticaret Odası, Ukrayna Bukoniva İş İnsanları Derneği ile yeni anlaşmalar imzaladı. Çin Uluslararası Ticareti Geliştirme Konseyi, Tianjin Alt Konseyi ile mevcut olan anlaşmalar ilişkileri daha da derinleştirmek amacıyla günün dinamiklerine uygun şekilde güncellenerek yeniden imza altına alındı. Almanya’daki ilk kardeş oda anlaşması imzalandı İzmir Valiliği, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Ege İhracatçılar Birliği tarafından hayata geçirilen Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin yönetim süreçlerine adapte edilebilecek dijital çözümlere yönelik incelemelerde bulunmak üzere, Almanya’nın Hamburg ve Bremen şehirleri ziyaret edildi. 2 günde 12 önemli kurumla görüşüldü. Almanya ile ilişkilerimizde bir ilke imza atılarak Bremen Ticaret Odası ile İzmir Ticaret Odası arasında Kardeş Oda anlaşması imzalandı. TOBB öncülüğünde abd zirvesi "Küresel İlişkiler, Diplomasi ve Ekonomik Konularda ABD ve Türkiye’nin Değişen Rolü Konferansı’’ da 2025 yılında gerçekleşen önemli organizasyonlardan biri oldu. TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu ve ABD Ticaret Odası Önceki Kıdemli Başkan Yardımcısı Myron Brilliant’ın katılımlarıyla İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleşen konferansa çok sayıda iş insanı katıldı. VII. Avrupa şirketler meclisi toplantısına katılım İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Avrupa Odalar Birliği tarafından Brüksel’de Avrupa Parlamentosu Genel Kurul salonunda gerçekleştirilen VII. Avrupa Şirketler Meclisi Toplantısı’na Avrupa Odalar Birliği (Eurochambres) Başkan Vekili ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlığındaki heyetle birlikte katıldı.
İzmir’den Türkiye’ye ‘iklim’ mesajı
29 Aralık 2025 Pazartesi - 10:03 İzmir’den Türkiye’ye ‘iklim’ mesajı İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla yaptığı projeler ve uluslararası alana yayılan iş birlikleriyle Türkiye’de adını zirveye yazdırdı. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) açıkladığı 2025 Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu’na göre İEÜ, ‘İklim Eylemi’ kategorisinde Türkiye’deki vakıf üniversiteleri arasında birinci, genel sıralamada ise 7’nci oldu. Raporda, İngiltere merkezli araştırma kuruluşu Times Higher Education (THE) verilerinin referans alındığını ve dünya genelinde de 200-300 aralığında konumlandıklarını söyleyen İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, "Geleceği düşünen, doğayı koruyan ve insanlık adına sorumluluk alan bir anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. Küresel ısınmaya bağlı olarak enerji kaynaklarında yaşanan daralma, iklimdeki büyük değişimler ve yeşil dönüşüm projelerine duyulan ihtiyaç, İzmir Ekonomi Üniversitesi’ni harekete geçirdi. İklim konusunda geniş bir stratejik eylem planı oluşturan İEÜ, bu doğrultuda adımlarını kararlı bir şekilde attı. Küresel çaptaki sorunlara çözüm üretmeyi hedefleyen İEÜ, 2024 yılının Ekim ayında Sürdürülebilir Enerji ve İklim Politikaları Araştırma Merkezi’ni (SENLAB) kurdu. Dev projelerde yer aldı Merkezin direktörlüğüne, şimdiye dek 15 uluslararası projede yer alan, en prestijli dergilerde 40’ı aşkın yayın yapan ve başarılı çalışmalarıyla 2020 yılında TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu getirildi. SENLAB, Horizon 2020 ve Horizon Europe programları kapsamında yürütülen, toplam bütçesi 20 milyon euroyu aşan çok sayıda uluslararası projede aktif rol almaya başladı. Çalışmaların sürdüğü bu projelerde; iklim-nötr gelecek, enerji verimliliği ve sürdürülebilir yaşam alanları konularına odaklanıldı. Üniversitenin karbon ayak izi ölçüldü İEÜ, aynı zamanda Ege Bölgesi’nde karbon ayak izini hesaplayan ilk üniversite oldu. İEÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Görkem Üçtuğ’un yürütücülüğünde gerçekleşen çalışmada, kampüsteki enerji tüketiminden öğrencilerin okula geliş ve gidişlerinden kaynaklanan karbon salımlarına kadar birçok veri analiz edildi. Dünya genelinde kabul edilen kurumsal sera gazı envanteri hesaplama standartlarının kullanıldığı çalışma sonunda İEÜ, ISO 14064-1 Kurumsal Sera Gazı Envanteri Doğrulama Sertifikası’nı almaya hak kazandı. Derslere eklendi Birleşmiş Milletler’in açıkladığı Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) doğrultusunda belirlenen ‘Sağlık ve Kaliteli Yaşam’, ‘Temiz Su ve Sanitasyon’, ‘Erişilebilir ve Temiz Enerji’ gibi maddeler, İEÜ’nün ders içeriklerine eklendi. Öğrencilerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almasını destekleyen bir eğitim yaklaşımı benimsendi. Yeni kampüs ‘çevre dostu’ olacak İzmir’e dünya çapında, son teknolojiye sahip bir eğitim üssü kazandırmak hedefiyle yapımına başlanan ve 2026 yılının Temmuz ayında ilk etabının bitmesi planlanan İEÜ Güzelbahçe Kampüsü de ‘çevre dostu’ özellikleriyle örnek olacak. Güzelbahçe’deki kampüste temiz enerji teknolojileri kullanılacak, enerji performansları optimize edilmiş binalar yer alacak. Yerleşke içi ulaşım da elektrikli araçlarla sağlanacak. Yeni kampüs, sürdürülebilir yaşam yaklaşımı ile İEÜ’nün iklim vizyonunu da net bir şekilde ortaya koyacak. "Gelecek kuşaklara sorumluluğumuz var" İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, çevreye ve iklime duyarlı bir gelecek inşa etmenin ancak bilimsel üretim, uluslararası iş birlikleri ve toplumsal sorumluluk bilinci ile mümkün olduğunu söyledi. Karbon ayak izinin azaltılmasından sürdürülebilir kampüs uygulamalarına kadar çok geniş bir alanda hareket ettiklerini belirten Prof. Dr. Biresselioğlu, "Gelecek kuşaklara yaşanabilir, sağlıklı ve dengeli bir dünya bırakma sorumluluğumuz var. Bu konuda üniversiteler; toplumu dönüştüren, insanlara yol gösteren ve çözüm üreten merkezler olmalı" ifadelerini kullandı. "İklim değişikliği, çok yönlü bir kriz" İklim alanında yapılacak çalışmaların artık bir tercih değil, zorunluluk olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Biresselioğlu, "Bu doğrultuda attığımız her adımda, bilimin yol göstericiliğine ve ortak aklın dönüştürücü etkisine inanıyoruz. Üniversitelerin iklim eylemi alanındaki liderliği, adil ve yaşanabilir bir dünya için de oldukça önemli. Unutulmamalı ki iklim değişikliği; ekonomik, sosyal ve insani boyutları olan çok yönlü bir kriz. Üniversite olarak bilimsel araştırmalarımızı, eğitim faaliyetlerimizi ve uluslararası iş birliklerimizi, iklim eylemi odağında şekillendiriyoruz. YÖK tarafından açıklanan raporda elde ettiğimiz başarı, üniversitelerin toplum için ne denli kritik bir rol üstlendiğinin de somut bir göstergesi" diye konuştu.