Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Bayındır’da uyuşturucu operasyonu: 4 tutuklama
21 Nisan 2026 Salı - 09:42:21
İzmir’in Bayındır ilçesinde uyuşturucu madde ticaretine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 4’ü tutuklandı. Bayındır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, ilçede çok sayıda adrese 17 Nisan günü saat 06.00 sıralarında eş zamanlı baskın düzenlendi. Narkotik Şube Müdürlüğü, Bayındır İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Ödemiş KOM Grup Amirliği ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanan şüphelilerin adreslerinde güvenlik güçlerince yapılan aramalarda yüklü miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Gözaltındaki şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden S.S., H.Z., M.B. ve İ.E.E. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, F.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
21 Nisan 2026 Salı - 09:36
Ali Kındap: "Jeotermal yatırımların ülke geneline yayılması için seferberlik ilân edilmeli"
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Anadolu ve Trakya coğrafyasında bin 500’ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası olduğunu hatırlatarak, başta enerji olmak üzere yatırımların Ege’den ülke geneline doğru yayılması için seferberlik ilân edilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermal, ülke ekonomisine çok farklı alanlarda değer oluşturan yatırımların adresi oluyor. Jeotermal kaynaklardan enerji üretiminin büyük bölümü Ege Bölgesi’nde kümelenirken, zengin jeotermal kaynaklara sahip Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki sahalarda yeni santral projeleri geliştiriliyor. JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Anadolu ve Trakya coğrafyasında bin 500’ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası olduğunu hatırlatarak, başta enerji olmak üzere yatırımların Ege’den ülke geneline doğru yayılması için seferberlik ilân edilmesi gerektiğini vurguladı. Doğu anadolu jeotermal zengini Ağrı, Muş, Bingöl, Elazığ ve Van başta olmak üzere Doğu Anadolu illerinin tektonik yapıları gereği çok zengin jeotermal kaynaklara sahip olduğu bilgisini veren Kındap, "Jeotermal tamamen bizim olan, kullanırken kimseden izin istemediğimiz, kimseye bir para ödemeyeceğimiz; 7 gün 24 saat kesintisiz üretim yaptığımız; temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir bir kaynak. Doğu Anadolu Bölgemizdeki illerimizde, jeotermalin tüm kullanım alanlarında ülke ekonomisinin kalkınmasına hizmet edecek projeler geliştiriliyor. Pek çok kentimizde yurttaşlarımızın yatırımları desteklediğini görmek bizlere de mutluluk veriyor. Çünkü hepimiz biliyoruz ki tamamen bizim olan jeotermal enerjiye ‘hayır’ demek, kıt olan dövizimizi harcayarak ithal ettiğimiz enerji kaynaklarına ‘evet’ demek anlamına geliyor" dedi. "Bilgi eksikliğini gidermek görevimiz" Muş ve Bingöl’de bazı vatandaşların bilgi eksikliğinden kaynaklı sebeplerle jeotermale karşı çıkabildiğini söyleyen Kındap, bu yöndeki eksikliğin giderilmesi ve karşı çıkışların siyasi istismar konusu olmaması için JED ve benzeri sivil toplum örgütlerine görev düştüğünü hatırlattı. "Türkiye’de halen enerji üreten ya da inşa halinde olan jeotermal santrallerin, dünyanın kabul ettiği en yüksek çevre standartlarına sahip olduklarına işaret eden JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: "Varto ve Karlıova başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi’nde gerçekleştirilecek jeotermal yatırımların, başta istihdam olmak üzere bölge ekonomisine çok farklı alanlarda katkı sağlamasını bekliyoruz. Bugün Ağrı’nın Diyadin ilçesi nasıl jeotermal seracılıkta bir Türkiye markası olduysa; Varto ve Karlıova gibi pek çok ilçemiz enerji üretiminde, termal turizmde, sebze ve meyve kurutma yatırımlarında, jeotermal madencilik uygulamalarında birer marka şehir olabilir. Gerek inşaat gerekse işletme süreçlerinde doğrudan ve dolaylı iş imkanları, bu ilçelerimizde ciddi bir ekonomik hareketlilik oluşturacak. Kaynaklarımızın verimliliği ile paralel olarak tarımsal üretimde artış, yılın 12 ayı kesintisiz üretim yapılabilen modern seracılık uygulamaları yaygınlaşacak. Sektör temsilcileri olarak bizler, yurttaşlarımızın doğru bilgilenmesine büyük önem vermekteyiz. Bir ilimizde jeotermal yatırımlar alkışlarla karşılanırken, birkaç yüz kilometre uzaklıktaki bir başka şehrimizde eleştiri konusu oluyorsa, bizlerin de sorumluluk alması gereken bir bilgi eksikliği var demektir." "Türkiye jeotermali elinin tersi ile itemez" Rusya–Ukrayna ve ABD-İran savaşlarının Türkiye için enerji arz güvenliğinin taşıdığı stratejik önemi gösteren örnekler olduğuna dikkat çeken Kındap, gelişmişlik seviyesi ne olursa olsun tüm ülkelerin yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına çok daha fazla önem verdiklerini belirtti. Dünyada dördüncü, Avrupa’nın lider jeotermal zengini ülkesi olan Türkiye’nin, bu dev enerji kaynağını elinin tersi ile itemeyeceğini kaydeden Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkemiz doğalgaz ve petrol zengini bir ülke değil. Enerjide bağımsız olmamız için bu kaynaklara sahip olmamız da gerekmiyor. Tüm yenilenebilir kaynaklarımızdan etkin şekilde ve sonuna kadar yararlanmalı, 85 milyonluk ülkemizin enerjisini bu kaynaklarla karşılamalıyız. Bu açıdan baktığımızda Doğu Anadolu’daki jeotermal yatırımlarımız ekonomik kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve enerji bağımsızlığı hedeflerimizin tam kesişim noktasında yer alıyor. Bu yatırımların ülkemizin temiz enerji yolculuğunda güçlü birer adım olduğuna inanıyoruz. Nasıl ki rüzgâr enerjisi yatırımlarımız son yıllarda batıdan doğuya doğru hızlı bir ivme ile yayılıyorsa, jeotermal enerjide de aynı rotayı izlemeliyiz." Rakamlarla jeotermal sektörü - Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda. - Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip. - Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW/termal olarak açıklarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye üçte birinden azına karşılık gelen 19 bin 836 MW/termal kullanıma sahip. - 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin yüzde 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’inci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer alıyor.
21 Nisan 2026 Salı - 09:34
Menemen’e ikinci üniversite müjdesi
Ankara temaslarının ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, ilçeye ikinci üniversitenin kazandırıldığını açıkladı. Pehlivan, "Türk Hava Kurumu Üniversitesi ile iş birliği ve tahsis protokolü imzaladık. ilçemizde; eğitim, bilim ve teknoloji alanında yeni bir döneme daha adım atıyoruz" dedi. Eğitime yaptığı büyük yatırımlarla dikkat çeken Menemen Belediyesi, ilçedeki yükseköğretimin bir adım daha öne çıkması için önemli bir anlaşmaya imza attı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın girişimleriyle Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin bazı bölümlerinin ilçede Kubilay Kültür Merkezi binasında eğitim vermeye başlaması kararı alındı. Menemen Belediyesi ve Türk Hava Kurumu Üniversitesi arasındaki tarihi iş birliğinin imzaları Ankara’da atıldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Türk Hava Kurumu Kayyum Heyeti Başkanı Prof. Dr. Akın Ünal ve Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rahmi Er’in nihai imzalarını attığı dev protokolle birlikte, ilçedeki üniversite sayısı ikiye çıktı. "Bugün birlikte başardık" İmzalanan protokolü sosyal medya hesabından "Menemen’imize büyük müjde" başlığıyla duyuran Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan şu ifadeleri kullandı: "İlçemizin ikinci üniversitesi için imzalar atıldı. Kırmızı çizgimiz olan eğitimde bir eşiği daha aştık ve Menemen Belediyemiz ile Türk Hava Kurumu Üniversitesi arasında iş birliği ve tahsis protokolü imzalayarak, ilçemizde; eğitim, bilim ve teknoloji alanında yeni bir döneme adım atıyoruz. Türk Hava Kurumu Kayyum Heyeti Başkanı Hocamız Prof. Dr. Sn. Akın Ünal ve Rektör Hocamız Prof. Dr. Sn. Rahmi Er ile birlikte attığımız bu imza, sadece bugünü değil, Menemen’imizin yarınlarını da şekillendirecek güçlü bir vizyonun göstergesidir. Bu süreçte desteklerini bizlerden esirgemeyen AK Parti Genel Sekreterimiz ve İzmir Milletvekilimiz Eyyüp Kadir İnan’a, İl Başkanımıza, kıymetli milletvekillerimize, THK Menemen Şube Başkanı Sn. Hilmi Kurtoğlu’na şahsım ve hemşehrilerim adına teşekkür ediyorum. Türkiye’nin en refah, en gelişmiş, en güzel ilçesi olmak adına çıktığımız bu yolda Menemen büyüyor, gelişiyor, geleceğe emin adımlarla ilerliyor. Mesele birlikte olmak, birlikte başarmak dedik; bugün birlikte başardık."
21 Nisan 2026 Salı - 09:29
İzmir’de okullara yönelik tehdit paylaşımlarına 30 gözaltı
Eğitim kurumlarını hedef alan tehdit içerikli sosyal medya paylaşımları ve ihbarlar üzerine başlatılan ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 30 şüpheli gözaltına alındı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullara yönelik 14 ve 15 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen silahlı saldırıların ardından, kentteki eğitim kurumlarını hedef alan tehdit paylaşımları üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Başsavcılık tarafından konuyla ilgili derhal soruşturma başlatıldı. Yürütülen çalışmalar kapsamında, kamu düzenini bozabilecek nitelikte paylaşımlar yapan şüpheliler tespit edildi. Halk arasında korku ve panik meydana getirmeyi amaçlayan ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaydığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyon gerçekleştirildi. 25’i çocuk 30 şüpheli gözaltında Operasyon çerçevesinde, ’halk arasında korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit’ ve ’halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından işlem yapıldı. Bu kapsamda 25’i suça sürüklenen çocuk ve 5’i yetişkin olmak üzere toplam 30 şüpheli gözaltına alındı.
19 Şubat 2026 Perşembe - 18:04
Alaçatı’da, sakızın 70 yıllık geçmişini anlattılar
İzmir Alaçatı’da sakız üretiminin 70 yıllık geçmişi, üreticilerin tanıklıklarıyla gün yüzüne çıktı. Özdemir Kanga ve Selahattin Kanga kardeşler ile sakız üreticileri İbrahim Topal ve Hasan Ege Tütüncüoğlu, geçmişten bugüne uzanan üretim tekniklerini ve hatıralarını paylaştı. Sakızlar Restoran’da düzenlenen söyleşinin açılış konuşmasını yapan sakız üreticisi İbrahim Topal, Sakızlar Bahçesi’nin yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda Alaçatı’nın sosyal yaşamında önemli bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. 1950’li yıllarda Hıdırellez kutlamalarının burada panayır havasında geçtiğini hatırlatan Topal, "Sakızlar hem üretim merkeziydi hem de insanların toplandığı nadir alanlardan biriydi" dedi. 13 yaşında sakız tarımı 1941 doğumlu Özdemir Kanga, henüz 13–14 yaşlarındayken Rıza Ertan’a ait Sakız Bahçesi’nde çalışmaya başladığını anlattı. Sakız üretiminin büyük bir titizlik ve sabır gerektirdiğini belirten Kanga, ağaçların özel tornavidalarla, belirli aralıklarla ve belli yükseklikten delinerek reçine akışının sağlandığını ifade etti. Ağaçların "bilek dalı" olarak adlandırılan kısmının üstüne çıkılmaması gerektiğini, aksi halde ağacın kuruyabileceğini söyleyen Kanga, genç ağaçların daha verimli olduğunu vurguladı. Yanlış budama ve bilinçsiz müdahalelerin sakız ağaçlarına zarar verdiğini aktaran Kanga, o dönem Sakız Adası’ndan gelen uzmanların havai köklendirme yöntemini uygulamalı olarak gösterdiğini de anlattı. Pirinç ayıklar gibi sakız temizledik Selahattin Kanga ise sakızın toplanmasından pazarlanmasına kadar geçen süreci ayrıntılarıyla paylaştı. Toplanan reçinenin belediye binası karşısındaki küçük bir alanda muşamba üzerinde kurutulduğunu belirten Kanga, "Pirinç ayıklar gibi taşını ayıklardık. Temizlenen sakızları küçük testilere doldururduk. İzmir’de öyle satılırdı" dedi. Bir sezonda 30–35 kilogramı bulan üretim yaptıklarını ifade eden Kanga, genç ağaçların ilk delindiğinde küçük parçalar halinde yoğun reçine verdiğini, ancak yaşlanan ağaçlarda verimin düştüğünü dile getirdi. Sakızın yaprağının sertliği ve kırılganlığının da kalite göstergesi olduğunu söyledi. Modern yöntemlerle 5 yılda ürün Sakız üreticisi İbrahim Topal ise günümüzde üretim tekniklerinin geliştiğini belirtti. Geçmişte iki yıl süren köklendirme sürecinin artık havai köklendirme yöntemiyle 6 aya kadar indirilebildiğini aktaran Topal, "15 yılda ürün verir denilen ağaçlardan 5–6 yılda ürün almayı hedefliyoruz" dedi. Sakız ağacının kayalık ve serin topraklarda daha iyi tutunduğunu, 20–25 metreye kadar kök salabildiğini ifade eden Topal, üretim sürecini hızlandırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Çeşme’de 25 bin yeni ağaç Sakız üreticisi Hasan Ege Tütüncüoğlu da tarihi kayıtlara göre 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Çeşme’de önemli miktarda sakız üretildiğini, ürünün vakıflar eliyle yönetildiğini anlattı. Günümüzde ise yeniden canlandırma çalışmaları kapsamında iki yılda yaklaşık 25 bin sakız ağacının dikildiğini açıkladı. Belediyenin gösterdiği yeşil alanlara 12 bin, devlet tarafından tahsis edilen alanlara 10 bin, özel mülkiyetlere ise yaklaşık 3 bin fidan dikildiğini belirten Tütüncüoğlu, dikilmeyi bekleyen 25 bin fidan daha bulunduğunu söyledi. Kamu arazilerinin tahsisi konusunda süreçlerin devam ettiğini ifade eden Tütüncüoğlu, uygun alan sağlanması halinde Çeşme’de sakız üretiminin yeniden güçlü bir ekonomik değer haline gelebileceğini dile getirdi. Söyleşi, Alaçatı’nın geçmişindeki üretim kültürünü hatırlatırken, sakızın yeniden bölgenin sembolik ve ekonomik değerlerinden biri olması yönündeki umutları da güçlendirdi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:41
Aliağa’da zabıtadan ramazan mesaisi
Aliağa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, Ramazan ayı dolayısıyla ilçe genelindeki gıda işletmelerinde hijyen, gramaj ve etiket denetimlerini sıklaştırarak vatandaşların sağlıklı ve güvenilir alışveriş yapması için kontrollerini aralıksız sürdürüyor. Aliağa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, Ramazan ayının başlamasıyla birlikte denetimlerini yoğunlaştırdı. Vatandaşların Ramazan ayında güvenilir, sağlıklı, ekonomik alışveriş yapabilmesi ve gıda tüketiminde herhangi bir olumsuzluk yaşamaması amacıyla ilçe genelinde denetim faaliyetleri aralıksız sürdürülüyor. Gıda üretimi ve satışı yapılan işletmelerde gerçekleştirilen kontroller kapsamında; menü bulundurma zorunluluğu, mutfak hijyeni, soğuk hava depolarının uygunluğu, personelin bone ve hijyenik kıyafet kullanımı ile atık yemek ve yağların muhafaza şartları titizlikle inceleniyor. Fırınlarda Ramazan pidesinin belirlenen gramaj ve fiyat tarifesine uygun olup olmadığı denetlenirken, genel gramaj kontrolleri de gerçekleştiriliyor. Marketlerde ise ambalaj bütünlüğü, son kullanma tarihleri ve etiket fiyatlarının güncelliği gibi konular detaylı şekilde inceleniyor. Olumsuzluk tespit edilen işletmeler hakkında gerekli cezai işlemler başlatılıyor. Ayrıca vatandaşlardan gelen fahiş fiyat şikâyetleri ilgili kurumlara iletiliyor. Aliağa Belediyesi Zabıta Müdürü Ahmet Karagöz denetimler sırasında konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Zabıta Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından yıl boyunca sürdürdüğümüz denetimleri, Ramazan Ayı’nın başlamasıyla birlikte daha da sıklaştırdık. Vatandaşlarımızın sağlıklı, hijyenik ve güvenilir gıdalara erişimini sağlamak amacıyla kontrollerimizi gerçekleştiriyoruz. İlçemizde halkımızın huzur ve esenliği için Ramazan Ayı boyunca denetimlerimiz aralıksız devam edecektir. Vatandaşlarımızın alışveriş sırasında karşılaştıkları olumsuzlukları ALO 153 İhbar Hattı üzerinden veya Müdürlüğümüze bizzat başvurarak bildirmeleri önemle rica olunur."
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:50
Aliağa’da 43 bin 500 kişiye iftar verilecek
On bir ayın sultanı Ramazan’ın bereketi ve paylaşma ruhu Aliağa’da bir kez daha gönülleri buluşturuyor. İlçede gelenek haline getirilen toplu iftar sofralarının hazırlıkları tamamlandı. Aliağa Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan programı kapsamında, Yeni Mahalle Düğün Salonu ve yanında kurulan çadırlarda her gün 1000 kişilik iftar sofrası kurulacak. Vatandaşlar aynı sofrada oruç açarak Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunu hep birlikte yaşayacak. Toplu iftar organizasyonunun yanı sıra sosyal destek çalışmaları da aralıksız sürdürülecek. Ekipler tarafından her gün 65 yaş üzeri, yemek yapamayacak durumda olan vatandaşlar için günlük olarak 500 haneye sıcak yemek ulaştırılacak. İftar programı ve evlere yapılan yemek dağıtımıyla birlikte Aliağa’da Ramazan ayı boyunca 43 bin 500 kişiye sıcak yemek ulaştırılması planlanıyor. Başkan Serkan Acar’dan iftar sofralarına davet Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, vatandaşları iftar sofralarına davet ederek, "Ramazan’ı Şerif’e kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her zaman olduğu gibi Yeni Mahalle Düğün Salonumuzda iftar soframızın hazırlıklarını tamamladık. Birlik beraberlik sofralarımıza, iftar soframıza hepinizi bekliyorum." dedi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 13:22
Çeşmeli öğretmenlerden uluslararası başarı
Çeşme Namık Kemal İlkokulu öğretmenleri Reyhan Yurtseven ile Seher Selvi İleri, e-Twinning faaliyetleri kapsamında yürüttükleri projelerle hem ulusal hem de Avrupa Kalite Etiketi almaya hak kazandı. Öğretmenlerden Reyhan Yurtseven, "Climate Change and STEAM" projesiyle; Seher Selvi İleri ise "We Color the World With the Power of Diversity" adlı e-Twinning projesiyle kalite etiketi aldı. Projelerin; yenilikçi öğretim yöntemleri, disiplinler arası yaklaşımı ve uluslararası iş birlikleriyle dikkat çektiği belirtildi. Açıklamada, öğretmenlerin ortaya koyduğu vizyoner çalışmaların hem okulu hem de Çeşme’yi başarıyla temsil ettiği vurgulanarak, "Üretken, azimli ve ilham verici çalışmalarıyla yeni başarılara imza atacaklarına inanıyoruz" ifadelerine yer verildi. Elde edilen bu başarıyla birlikte Çeşme Namık Kemal İlkokulu, uluslararası projelerdeki etkin rolünü bir kez daha ortaya koymuş oldu.
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:53
Ege Üniversitesi Özbekistan’da fakülte kuruyor
Ege Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu kapsamında Özbekistan’da Tekstil Deri ve Moda Tasarım Fakültesi kurmak için hazırlıklara başladı. Rektör Prof. Dr. Musa Alcı başkanlığındaki heyet, projenin detaylarını yerinde incelemek üzere başkent Taşkent’te temaslarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in himayelerinde imzalanan niyet protokolü çerçevesinde gerçekleşen ziyarette, Ege Üniversitesi’nin akademik birikimiyle kurulacak fakültenin aşamaları ele alındı. Rektör Alcı, Özbekistan Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı Başkanı Nozimjon Kholmurodov ve Tekstil Enstitüsü Rektör Yardımcısı İsmail Bulanık ile görüşerek ortak lisans programlarının geliştirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulundu. Akademik iş birliği ve ortak programlar Ülkemizin en köklü yükseköğretim kurumlarından birisi olarak Türk Dünyası ile olan iş birliklerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in himayelerinde, YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar ile Özbekistan Cumhuriyeti Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı Başkanı Nozimjon Kholmurodov arasında imzalanan hafif sanayi alanında eğitim, araştırma ve uzman yetiştirilmesine yönelik niyet protokolü çerçevesinde ikili görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda üniversitemizden bir heyet ile birlikte Özbekistan Cumhuriyeti Hafif Sanayi Geliştirme Ajansını ziyaret ettik. Sayın Nozimjon Kholmurodov ve Tekstil Enstitüsü Rektör Yardımcısı Sayın İsmail Bulanık ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, üniversitemiz tarafından Taşkent’te Tekstil Deri ve Moda Tasarım Fakültesinin kurulması ve bu alanlarında ortak lisans programlarının geliştirilmesine yönelik sürdürülen çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. İki kardeş ülke olarak, Özbekistan ile kurduğumuz bu yeni iş birliğinin, köklü akademik birikimimiz ve nitelikli araştırma altyapımız ile küresel ölçekte üniversite-sanayi iş birliği aracılığıyla ülkemizin kalkınma vizyonuna değer katmasını temenni ediyoruz. Kuracağımız fakültenin kısa sürede eğitim öğretim ve araştırma faaliyetlerine başlamasını hedefliyoruz. İş birliğimiz lisans öğrenci eğitimi yanında, araştırma çalışmaları, akademisyen eğitimleri, makale, sempozyum gibi ortak bilimsel çalışmaları da kapsayacak dedi. Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi ziyareti Taşkent’te Ege Üniversitesinin kurucuları arasında yer aldığı Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi’ni de ziyaret ederek sürdürülen çalışmalarla ilgili bilgi aldık. Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesinde Ege Üniversitesi olarak Gıda Teknolojisi ve Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri programlarında eğitim öğretim çalışmalarında yer alıyoruz ifadelerini kullandı. Küresel etki alanı hedefi Ege Üniversitesi olarak gönül bağımızın bulunduğu Türk Dünyası ile iş birliklerimizi artırmayı hedefliyoruz. Uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda küresel etki alanımızı daha ileriye taşımaya kararlıyız. Gerçekleştirilen protokol çerçevesinde yapılan çalışmaların her iki ülke için de hayırlı olmasını diliyorum. Desteklerinden ötürü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a şükranlarımı sunuyorum. Özbekistan’da bizleri en iyi şekilde ağırlayan Özbekistan Cumhuriyeti Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı yetkililerine teşekkür ediyorum diye konuştu.
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:25
Süper Lig’de istikrarın adı: Okan Buruk ve Stanimir Stoilov
Uzun süredir aynı teknik direktörle yoluna devam eden Galatasaray ve Göztepe, bunun karşılığını başarılı sonuçlarla alıyor. Okan Buruk 2022, Stanimir Stoilov da 2023 yılından beri takımının başında bulunuyor. Galatasaray ile Göztepe, teknik direktör istikrarıyla öne çıkan iki kulüp oldu. Ligde birçok takım teknik adam değişikliğine giderken, bu iki takım aynı isimlerle yola devam ederek, farklı bir tablo ortaya koydu. Son iki sezonda Süper Lig’de en az 20 takım, teknik direktörünü değiştirirken, bu süreçte 50’den fazla isim görev aldı. Sürekli teknik adam değişikliğiyle başarı yakalamaya çalışan kulüplerin aksine, Göztepe ve Galatasaray bu konuda daha istikrarlı oldu. Sarı-kırmızılılar, 2022 yılının temmuz ayında takımın başına getirdiği Okan Buruk ile Süper Lig’de üst üste 3 şampiyonluk yaşarken, bu sezon ligde ve Avrupa’da da başarılı sonuçlar elde ediyor. İzmir ekibi ise 2023 yılının kasım ayında emanet ettiği Bulgar çalıştırıcı Stanimir Stoilov ile ilk olarak 1. Lig’den, Süper Lig’e çıktı. Göztepe, Stoilov yönetiminde Süper Lig’de de istikrarlı sonuçlar alarak zirveyi zorlayan ekip oldu. Okan Buruk ve Stanimir Stoilov dışında Süper Lig’de bu sezon; Fatih Tekke, Selçuk İnan ve Joao Pereira da sezona başladıkları takımlarla yollarına devam ediyor. 13 takım değişikliğe gitti Bu sezon Süper Lig’de mücadelede eden 18 takımın 13’ünü teknik direktörleriyle yollarını ayırdı. Fenerbahçe, Jose Mourinho sonrası Domenico Tedesco anlaştı. Beşiktaş’ta ise Ole Gunnar Solskjaer’in ardından Sergen Yalçın takımın başına geçti. Samsunspor da Thomas Reis’in yerine Thorsten Fink’i göreve getirdi. Başakşehir, Çağdaş Atan’dan sonra Nuri Şahin ile sözleşme imzaladı. 2025-2026 sezonunda şu ana kadar en çok Gençlerbirliği teknik adam değişikliği yaşadı. Ankara temsilcisi; sezona Hüseyin Eroğlu ile başlarken, Volkan Demirel, Metin Diyadin ve son olarak Levent Şahin’i takımın başına getirdi. Ayrıca Konyaspor; Recep Uçar, Çağdaş Atan ve İlhan Palut, Antalyaspor; Emre Belözoğlu, Erol Bulut ve Sami Uğurlu, Fatih Karagümrük; Marcel Licka, Onur Can Korkmaz ve Aleksander Stanojevic ile çalıştı.
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:23
Vatandaş istedi, alçak tabanlı otobüs geldi
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Çobançeşme’de vatandaşlardan gelen talep doğrultusunda önce yol düzenleme çalışması yaptı, ardından bölgede hizmet verecek alçak tabanlı otobüsleri sefere aldı. Yapılan düzenleme sayesinde hem erişilebilirlik artırıldı hem de toplu ulaşım hizmeti daha konforlu hâle getirildi. Vatandaşlar, taleplerinin karşılanmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Konak’ta Çobançeşme sakinleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’dan alçak tabanlı otobüs talebinde bulundu. Talep üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT ekipleri bölgede incelemelerde bulunarak gerekli noktalarda yol düzenleme çalışması gerçekleştirdi. Yapılan düzenlemelerin ardından yaşlılar, hamileler ve engellilerin erişimine uygun, konforlu ve güvenli alçak tabanlı otobüsler hizmete alındı. 46 numaralı Çobançeşme-Gümrük hattında alçak tabanlı otobüslerin seferlere başlaması, vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Öte yandan, trafik güvenliğini artırmak amacıyla araç çarpmalarının yaşandığı riskli noktalara beton bloklar yerleştirildi. "Düzenlemeden memnunuz" Mahalle sakinlerinden Sati Ercan, yapılan yol düzenlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Daha önce araçlar kayarak binanın duvarına çarpıyordu. Yolun bu şekilde düzenlenmesinden memnun olduk. Kapımızın önüne yerleştirilen beton bloklar da bizim için çok iyi oldu. Araçların çarpmasını önleyecek bir çalışma. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz" dedi. Emeği geçenlere teşekkür Bölge sakinlerinden Alaaddin Müdür ise son dönemde yapılan çalışmalardan memnun olduklarını belirterek, "Özellikle yol düzenlemesi bizim için önemliydi. Otobüslerimiz istediğimiz gibi alçak tabanlı olacak şekilde yenilendi, daha iyi hizmet almaya başladık. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:12
İzmir’de emeklilere 30 milyon lirayı aşan destek
İzmir Büyükşehir Belediyesi, ramazan öncesi ihtiyaç sahibi emeklileri unutmadı. Alışveriş ve kira desteği kapsamında 2026 yılının ilk ödeme dönemi için 30 milyon 157 bin 500 TL’lik destek sağlandı. Başkan Cemil Tugay, "Ramazan’ın bereketini şehrimizde birlikte paylaşmaya, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği Emekli Dayanışma Kartı uygulaması emeklileri ramazan ayı yaklaşırken rahatlattı. İhtiyaç sahibi emeklilere kira, market ve su faturası desteğini içeren proje kapsamında yılın ilk ödeme süreci tamamlandı. Alışveriş desteği çerçevesinde, 9 bin 792 emekliye kişi başı 2 bin 500 TL olmak üzere toplamda 24 milyon 480 bin lira, kira desteği kapsamında ise 2 bin 271 emekliye yine kişi başı 2 bin 500 TL olmak üzere toplamda 5 milyon 677 bin 500 TL ödeme yapıldı. 2026 yılının ilk ödeme döneminde emekli alışveriş ve kira destekleri kapsamında ödenen genel toplam tutar 30 milyon 157 bin 500 lira oldu. Başkan Tugay: "Dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Ramazan’a girerken emeklilerimizi yalnız bırakmıyor, bütçelerine destek oluyoruz. Emekli Dayanışma Kartımızla yılın ilk ödemesini gerçekleştirdik. Emeklilerimizin kartlarına 30 milyon lirayı aşan kira, market ve fatura desteğini yatırdık. Ramazan’ın bereketini şehrimizde birlikte paylaşmaya, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz" dedi. Bu yıl 2 bin 500 liraya çıkarılmıştı 2026 yılında ihtiyaç sahibi emeklilere sağlanan kira, market ve su faturası destekleri artırılmış, kira ve market yardımları aylık 1000’er liradan 2 bin 500 TL’ye yükseltilmişti. Su faturalarında ise 0-4 metreküp su tüketimine ilişkin bedelin tamamının ücretsiz olması, kalan tutarın ise yüzde 50’sinin karşılanması uygulaması bu yıl da devam edecek.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:44
Küçük Menderes Nehri taştı, Bayındır’da ova köylerinde ekinler ve yollar zarar gördü
Küçük Menderes Nehri’nin taşması sonucu Bayındır’da birçok mahallede tarım arazileri sular altında kaldı, yollar kapandı, köprüler zarar gördü. İlçede etkili olan kuvvetli yağışın ardından hasar tespit çalışmaları başlatıldı. Dün gece etkili olan sağanak yağış sonrası özellikle Elifli, Yeşilova ve Ergenli mahallelerinde ciddi hasarlar meydana geldi. Bazı bölgelerde direkler devrilirken, köprülerde hasar oluştu, ulaşımda aksamalar yaşandı ve çeşitli noktalarda toprak kaymaları meydana geldi. Elifli Mahallesi’nde Uladı Çayı’nın taşması sonucu buğday, arpa ve kışlık sebzeler sular altında kaldı. Taşkın nedeniyle bir elektrik direği yan yatarken mahallede elektrik kesintisi yaşandı. Arıza giderme çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Tarım arazileri ve zeytinlikler zarar gördü Yeşilova Mahallesi’nde ekili arpa, buğday ve çiçeklerin zarar gördüğü, bazı zeytin ağaçlarının su baskınından etkilendiği öğrenildi. Evlerde su baskınları yaşanırken, Bayındır Kaymakamlığı ekipleri bölgede incelemelerde bulunarak hasar tespit çalışmalarına başladı. Ergenli Mahallesi’nde de ekinlerin sular altında kaldığı, bazı zeytin ağaçlarının köklerinden söküldüğü belirtildi. Çenikler yolu başta olmak üzere farklı noktalarda toprak kaymaları yaşandığı, Ilıca mevkisinde iki derenin birleşmesiyle su seviyesinin yükseldiği kaydedildi. Mahallede bazı bahçe duvarları yıkılırken, sebze ve meyve bahçelerinde zarar oluştu. Yollar kapandı Dereköy Mahallesi’nde dere kenarındaki çay ve sebze bahçeleri su altında kalırken, Ilıca Çay Bahçesi’ni su bastı. Dereköy-Hisarlık arasındaki yolda hafif hasar meydana geldi. Hasköy Mahallesi’nde hayvan damlarını su basarken, bazı yollar ulaşıma kapandı. Osmanlar Mahallesi’nde toprak kayması nedeniyle üç yol kapandı; ekiplerin çalışmasıyla iki yol yeniden ulaşıma açıldı. Kemalpaşa’yı Kanberler’e bağlayan 5 kilometrelik yolun ise kapalı olduğu bildirildi. Kızılkeçili Mahallesi’nde üç köprünün zarar gördüğü, ikisinin tamamen göçtüğü, birinin ise ayağında çatlak oluştuğu belirtildi. Darıca Yaylası’na giden yolların kapalı olduğu, Alanköy girişindeki Tersdere, Taşçubuk ve Arıklarderesi köprülerinin kullanılamaz hale geldiği kaydedildi. Hasar tespit çalışmaları sürüyor Furunlu Mahallesi’nde ovanın büyük bölümünün sular altında kaldığı belirtilirken, can kaybı yaşanmamasının sevindirici olduğu ifade edildi. Çınardibi Mahallesi’nde ise yollarda bozulmalar meydana geldiği, ancak büyük çaplı bir hasar oluşmadığı bildirildi. Yetkililer bölgede hasar tespit çalışmalarını sürdürürken, vatandaşlar dere ıslahı ve altyapı çalışmalarının hızlandırılmasını talep etti.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:39
Çeşme’nin geleneksel mutfak kültürü için iş birliği protokolü
Ege Üniversitesi Çeşme Turizm Fakültesi, Çeşme Kent Konseyi Gastronomi Bölümü ve Çeşme Esnaf ve Sanatkârlar Odası arasında, Çeşme’nin geleneksel mutfak kültürünün korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Protokol; Ege Üniversitesi Çeşme Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ersan, Çeşme Kent Konseyi Gastronomi Bölümü Başkanı Bora Akbaykal ve Çeşme Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Osman Köfüncü tarafından imzalanırken, Ege Üniversitesi Rektörlüğü adına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan tarafından onaylandı. İmzalanan protokol kapsamında, Çeşme’ye özgü ve unutulmaya yüz tutmuş geleneksel tariflerin bilimsel yöntemlerle araştırılması, kayıt altına alınması ve uygulamalı çalışmalarla yaşatılması hedefleniyor. Çalışmalar, fakülte bünyesinde faaliyet gösteren Şükran Altındağ Gastronomi Akademisi çatısı altında yürütülecek. Akademik bilgi birikimi ile yerel ustaların deneyimi aynı zeminde buluşturularak, ilçenin mutfak mirasının sistemli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor. Yapılan açıklamada, söz konusu iş birliğinin yalnızca bir gastronomi projesi olmadığını, aynı zamanda Çeşme’nin kültürel hafızasını korumaya yönelik stratejik bir adım olduğunu vurguladı. Proje ile Çeşme’nin yalnızca denizi ve turizmiyle değil, zengin mutfak kültürüyle de güçlü bir kimlik olarak geleceğe taşınması hedeflendiği de belirtildi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:37
Vergi denetiminde "yapay zeka" dönemi
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yapay zeka destekli Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN), İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda iş dünyasına tanıtılarak tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Vergi denetiminde ’akıllı uyum’ dönemini başlatan sistemle, sahte belge kullanımı ve kayıt dışılıkla mücadelede proaktif bir yaklaşıma geçilerek risklerin anlık takibi ve vergi adaletinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, 1 Ekim 2025 itibarıyla devreye alınan ve ’vergi denetiminde devrim’ olarak nitelendirilen Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN), İzmir’de tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Birbirinden farklı sektörlerde hizmet veren iş insanlarının katılımıyla gerçekleşen bilgilendirme toplantısında, yapay zeka destekli vergi denetimi sistemi olarak tanımlanan ve tüm mali işlemleri anlık olarak analiz ederek, sahte belge kullananları ve riskli mükellefleri tespit etmeyi amaçlayan sistem hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Yoğun katılımla gerçekleşti KURGAN Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde yoğun bir katılımla düzenlendi. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, İzmir Defterdarı Ömer Alanlı ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan’ın açılış konuşması yaptığı toplantıya, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy ile üyeler katıldı. Atcı: "Kayıtdışılık oranı yüzde 30 seviyelerine ulaştı" Vergi Denetim Kurulu’nun son iki yılda yoğun denetim sürecine girmesinin temel gerekçesinin kayıt dışılık oranının yaklaşık yüzde 30 seviyelerine ulaşması olduğunu belirten T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, "Sahte belge kullanımı yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin en büyük mali sorunlarından biri. Beyana dayalı vergi sisteminin sağlıklı işlemesi için vergi ahlakının güçlendirilmesi gerekiyor. Sadece ceza odaklı değil rehberlik edici ve yönlendirici denetim anlayışının esas alınması önemli. Vergi idaresinde "ceza kes - düzeltme bekle" yaklaşımından uzaklaşılarak, mükellefi ikna eden ve gönüllü uyumu artırmayı hedefleyen akıllı uyum (smart compliance) modeline geçilmesi gerekiyor" dedi. Amaç, vergi uyumunu kalıcı şekilde artırmak Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) aracılığıyla, potansiyel riskli işlemlerin erken aşamada tespit edilmesinin ve kullanıcı mükelleflerin uyarılarak sürece uyum sağlamalarının hedeflendiğini belirten Atcı sözlerine şöyle devam etti: "Yapay zeka ve ileri veri analiz teknolojileri denetim süreçlerinde yoğun şekilde kullanılarak reaktif denetimden proaktif denetime geçilmesi, geçmiş yıllar yerine güncel risklerin anlık olarak izlenmesi başarı oranını artırıyor. Bu noktada yeni denetim yaklaşımının temel amacının vergi uyumunu kalıcı biçimde artırmak, kamu gelir kayıplarını azaltmak ve adil bir vergi sistemi oluşturmak olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum" Alanlı: "Öncelikli bir kamu politikası olarak ele alınmalı" Ekonominin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde ilerleyebilmesi için kayıt dışı ekonomi ve sahte belge düzenlenmesiyle mücadelenin öncelikli bir kamu politikası olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan İzmir Defterdarı Ömer Alanlı, "Geçmiş dönemde mükellef inceleme süreçleri 5 yıla kadar uzayabiliyor, hatta bazı dosyaların zamanaşımına uğrayabiliyordu. Yeni denetim yaklaşımıyla mükelleflerin iz bırakmadan işlem yapmalarının önüne geçildiğini görüyoruz. Risk Analiz Merkezi tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda riskli olduğu değerlendirilen mükelleflerin incelemeye sevk ediliyor. Bu noktada sahada görev yapan denetim elemanları ile Risk Analiz Merkezi’nin çalışmalarının uyum içinde yürütülmesi sistem etkinliğinin artması açısından önem taşıyor. KURGAN sistemi ile mükellefler, muhtemel riskler konusunda önceden uyarılıyor ve ileride karşılaşabilecekleri hukuki ve mali sonuçlara karşı tedbir almaya yönlendiriliyor. Uygulama yeni olduğu için bazı aksaklık ve eksiklikler yaşanabilir. Ancak meslek mensuplarından ve paydaşlardan gelen geri bildirimler dikkate alınarak çözüm odaklı bir yaklaşım benimseyebiliriz" dedi. Arıkan: "Kurgan’ın en önemli katkısı, öngörülebilirlik" İzmir Ticaret Odası olarak teknolojiyi merkeze alan, veriye dayalı ve şeffaflığı esas alan tüm dönüşüm süreçlerini güçlü şekilde desteklediklerini ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, "Şirketlerin mali verilerini ileri analiz yöntemleriyle değerlendirerek riskleri erken aşamada tespit eden, önleyici denetim anlayışını esas alan çağdaş bir gözetim sistemi olan KURGAN, yalnızca kamunun vergi uyumunu artırmasına hizmet eden bir araç değil; aynı zamanda özel sektör için güçlü bir kurumsallaşma mekanizması olarak da karşımıza çıkıyor. Sanayiden ticarete, inşaattan turizme, lojistikten tarıma, finansal hizmetlerden perakendeye kadar ekonomimizin tüm sektörleri bu sistemden doğrudan etkilenecek. Çünkü KURGAN’ın odağında yalnızca rakamlar değil; şirketlerin finansal davranışları, sürdürülebilirliği ve uzun vadeli sağlamlığı yer alıyor. İş dünyamız açısından KURGAN’ın sağladığı en önemli katkılardan bir diğeri ise, öngörülebilirlik. Bu sayede şirketlerimiz, mali süreçlerini daha şeffaf ve düzenli yürüttükçe, denetim risklerini önceden görebilecek, belirsizlikler azalacak ve daha sağlıklı planlama yapabilecek" dedi. Bakanlık’tan detaylı sunum Açılış konuşmalarının ardından, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Selim tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Selim sunumunda, KURGAN sisteminin teknik altyapısını, risk analiz mekanizmasını, uygulama aşamalarını ve sahte belgeyle mücadele stratejisindeki yerini detaylı biçimde katılımcılarla paylaştı. Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) hakkında: Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi, kurumun mali ve idari süreçlerini önceden belirlenen kriterler doğrultusunda sürekli izleyen, muhtemel riskleri erken aşamada tespit eden ve yönetime veri temelli karar desteği sunan bütüncül bir yapıdır. Bu sistem sayesinde süreçlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik güçlendirilirken, kaynakların etkin kullanımı ve mevzuata uyum da güvence altına alınmaktadır.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:34
Buca’nın bitmeyen çilesi, yine ’çöp’
İzmir’de etkili olan sağanak yağışın ardından Buca Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü Şantiyesinde toplanan çöpler yola dağıldı. Çöp depolama alanından gelen sular ise otoparkta birikti ve bazı araçlar çöp sularının içerisinde kaldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder