Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
İzmir’de seraya çevirdiği evde kenevir yetiştiren şahıs tutuklandı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 19:01:33
İzmir’in Konak ilçesinde polis ekiplerinin uyuşturucu imalathanesine dönüştürülen bir eve düzenlediği operasyonda çok miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 1 şüpheli tutuklandı. Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü personelinden oluşan Narko Alan ekipleri, uyuşturucu madde ticareti ve imalatını önlemeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda ekipler, ilçede bulunan bir adreste uyuşturucu madde yapımında kullanılan bitkiler yetiştirildiğini tespit etti. Polis ekiplerince sera sisteminin kurulduğu evde yapılan aramada 416,06 gram esrar, 40 kök Hint keneviri, 7 gram kenevir tohumu, 5,54 gram metamfetamin, 54,56 gram kokain ile 105 adet sentetik ecza ele geçirildi. Ayrıca kenevir yetiştirmekte kullanılan çeşitli aletlere de el konuldu. Operasyonda evde bulunan 1 şüpheli polis ekiplerince gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:42
İzmir’de metruk binada yangın
İzmir’in Konak ilçesinde metruk bir binada çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor. Yangın, akşam saatlerinde İkiçeşmelik semtinde bulun bir metruk binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle binadan alevler yükselmeye başladı. Çevredeki vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmesi üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye intikal eden itfaiye ekipleri, alevlere müdahale ederek yangını kontrol altına aldı. Bölgede itfaiye ekiplerinin soğutma çalışmaları sürerken, polis ekipleri tarafından yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:59
Hayata tutunanlar ve şifa verenler aynı sahneyi paylaştı
Kansere karşı verdikleri mücadeleyi kazanmış onkoloji hastaları, organ nakli ile ikinci hayatlarına kavuşmuş organ nakli hastaları, onları sağlıklarına kavuşturan hekimler ve sağlık çalışanları İEÜ Medical Point Hastanesi’nin geleneksel "Bir Şarkı Bir Hayat" adlı konserinde aynı sahneyi paylaştı. İEÜ Medical Point Hastanesi’nin kanser ve organ nakli konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği sosyal sorumluluk projesi "Bir Şarkı Bir Hayat" konserinin 3.sü Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezinde düzenlendi. Pınar Seli Soydaş’ın yönetiminde hastalar, hekimler ve sağlık çalışanları aynı sahnede buluştu. Hastaların, hikayelerinin de anlatıldığı gecede, duygu dolu anlar da yaşandı. Konserin açılışında konuşan İEÜ Medical Point Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba, ilki üç yıl önce yapılan konserin gelenekselleşmesinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Kubba, "Büyük emeklerle hazırlanan konserimizin üçüncüsü hastanemizin 30. kuruluş yıl dönümüne bizim için ayrı bir önem taşıyor. Medical Point Hastanesi olarak en büyük amacımız sağlığına kavuşmak için bize gelen hastalarımıza en iyi hizmeti sunmak. En iyi hizmeti verebilmek ancak güncel gelişmeleri, yeni teknolojileri çok yakından takip etmekle, sürekli olarak araştırma yapmakla mümkün olur. Bu bilinçle çalışmaya devam ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Birazdan hep birlikte izleyeceğimiz konseri bir koronun belirli bir süre hazırlanıp sahnelediği bir etkinlikten çok, zorlu mücadeleleri atlatmış bu sürede koskoca bir aile halini almış bir grubun eseri olarak görmenizi dilerim" diye konuştu.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:39
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İzmir’in Menderes ilçesinde bariyerlere çarptıktan sonra alev alan otomobilde hayatını kaybeden genç doktorun kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:21
"Sütüm fazla ama bebeğim huzursuz" diyorsanız nedeni hiperlaktasyon olabilir
Süt üretiminin bebeğin gereksiniminin belirgin şekilde üzerinde kalması durumu olan hiperlaktasyon doğru yönetilmediğinde hem anne hem de bebek açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Özge Yendur, hiperlaktasyonun çoğu zaman "süt bolluğu" olarak yorumlandığını ancak kontrol edilmediğinde emzirme sürecini zorlaştırabileceğini belirtti. Anne sütü bebek beslenmesinde altın standart olarak kabul edilir. Ancak fizyolojik sistemlerde esas olan dengedir. Doğum sonrası ilk haftalarda artan süt üretimi genellikle bebeğin ihtiyacına göre ayarlanır. Bazı annelerde ise süt üretimi bebeğin gereksiniminin belirgin şekilde üzerinde kalabilir. Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Özge Yendur, "Anne sütü fazlalığı ilk bakışta avantaj gibi algılansa da, fizyolojide denge esastır. Bebeğin ihtiyacının üzerinde üretim olduğunda annede ağrı, sızıntı ve tıkanıklık gibi problemler ortaya çıkabilir. Bebek ise hızlı akıma bağlı olarak huzursuz emebilir. Uygun teknikler ve doğru takip ile çoğu vakada ilaç gerekmeksizin denge yeniden sağlanabilir" dedi. Geçici dolgunluk ile hiperlaktasyon aynı değil Doğumdan sonraki ilk günlerde görülen meme dolgunluğu ve gerginliğin (engorjman) genellikle 1-2 hafta içinde azaldığını belirten Uzm. Dr. Özge Yendur, "Hiperlaktasyon ise daha kalıcıdır ve çoğu zaman aşırı süt akımı (hiper-ejeksiyon refleksi) ile birlikte görülür. Bu tablo, yalnızca fazla süt üretimi değil, aynı zamanda hızlı ve basınçlı akım ile karakterizedir" diye konuştu. Uzm. Dr. Özge Yendur, bu ayrımın önemine dikkat çekerek, "Her dolgunluk hiperlaktasyon değildir. Ancak dolgunluk, yoğun sızıntı ve sürekli tıkanıklık eğilimi uzun süre devam ediyorsa değerlendirme gerekir. Amaç emzirmeyi kesmek değil, üretimi bebeğin ihtiyacına yaklaştırmaktır" ifadelerini kullandı. En sık neden, farkında olmadan aşırı uyarı Hiperlaktasyonun en sık nedenlerinden birinin istemeden yapılan aşırı uyarı olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Özge Yendur, sözlerine şöyle devam etti: "Gereksiz pompa kullanımı, her dolgunlukta memeyi tamamen boşaltma çabası veya yanlış yönlendirmeler süt üretimini artırabilir. Bazı annelerde ise bireysel ya da genetik yatkınlık söz konusu olabilir. Süt üreten doku kapasitesinin fazla olması ya da süt yapım yanıtının güçlü çalışması da bu tabloya neden olabilir. Öte yandan toplumda ‘Prolaktin yüksekse süt fazladır’ algısı yaygındır. Oysa süt üretimi yalnızca tek bir hormonla açıklanamaz. Her hiperlaktasyon vakasında rutin hormon testi yapmak yerine, eşlik eden klinik bulgular varsa hekim kontrolünde değerlendirme yapmak daha doğru bir yaklaşımdır." Anne ve bebekte görülen belirtiler Hiperlaktasyonun hem annede hem de bebekte kendini gösterebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Özge Yendur, "Annede genellikle memede dolgunluk, baskı hissi, yoğun sızıntı ve sık tıkanıklık eğilimi görülür. Tekrarlayan tıkanıklıklar bazı durumlarda mastit riskini artırabilir. Ağrı, kızarıklık ve ateş gibi belirtiler ortaya çıktığında tıbbi değerlendirme önem taşır. Bebekte ise hızlı süt akımına bağlı olarak memede huzursuz emme, öksürme, memeyi bırakma, gaz artışı ve yeşil-köpüklü dışkı görülebilir" diye konuştu. Uzm. Dr. Özge Yendur, bu tabloya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Hızlı akım sırasında bebek daha fazla hava yutabilir ve memeyi tam boşaltamadan bırakabilir. Bu durumda daha çok ön süt alınması laktoz yükünü artırarak gaz, karın gurultusu ve dışkı değişikliklerine yol açabilir. Bu tablo bazen reflü veya alerji ile karıştırılabildiği için klinik değerlendirme önemlidir." Emzirmeyi bırakmak değil, akışı yönetmek gerekir Uzm. Dr. Özge Yendur, hiperlaktasyon yönetiminde temel yaklaşımın emzirmeyi sonlandırmak değil, akışı kontrol altına almak ve üretimi dengeli hale getirmek olması gerektiğini ifade etti. "Geriye yaslanarak emzirme pozisyonu süt akımını yavaşlatabilir. Meme çok gerginse emzirmeden önce kısa süreli el sağımı ile basıncın azaltılması fayda sağlayabilir" diyen Uzm. Dr. Özge Yendur, özellikle pompa kullanımına dikkat çekerek, "Sık ve uzun süreli pompa kullanımı vücudu daha fazla üretmeye şartlandırabilir. Her dolgunluk hissinde memeyi tamamen boşaltmaya çalışmak üretimi artırabilir. Bu nedenle pompa kullanımı planlı ve kontrollü olmalıdır" diye konuştu. Uzm. Dr. Özge Yendur, sözlerini şöyle tamamladı: "Birinci basamak yöntemlerden biri olan blok emzirme ise belirli saat aralıklarında aynı memeden emzirip diğer memeyi yalnızca konfor için minimal düzeyde boşaltmayı içerir. Bu yöntem, üretimin zaman içinde bebeğin ihtiyacına uyum sağlamasına yardımcı olabilir. Blok emzirme ve benzeri uygulamalar mutlaka çocuk hekimi ile birlikte yakın takipte yapılmalıdır. Her annenin fizyolojisi farklıdır. Doğru teknik ve düzenli izlemle çoğu annede üretim güvenli şekilde dengelenebilir. Emzirme sürecinde yaşanan sorunların çoğu doğru destekle yönetilebilir. Hiperlaktasyonda temel hedef, anne konforunu korurken bebeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesini sağlamaktır."
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:00
Karagöz ve Hacivat’ın 700 yıllık ışığı dijital çağa direniyor
Modern teknolojinin ve dijital eğlence dünyasının kuşatması altındaki geleneksel Karagöz ve Hacivat sanatı, İzmirli "Hayalbazlar"ın ellerinde hayat bulmaya devam ediyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Karagöz ve Hacivat sanatı, 700 yıllık geçmişinden aldığı güçle dijital çağın ekranlarına karşı beyaz perdeyi savunuyor. Tarihi sahnelerden kültür merkezlerine, dijital platformlardan mahalle meydanlarına kadar her alanda sergilenen Karagöz ve Hacivat sanatı, özellikle Ramazan aylarında yoğunlaşsa da yılın her döneminde yeni nesille buluşturulmaya çalışılıyor. Dana veya deve derisinden sabırla işlenen tasvirler, kök boyalarla renklendirildikten sonra bir mum veya ampul ışığının yardımıyla beyaz perdeye yansıtılıyor. Tek bir sanatçının (Hayalbaz) onlarca farklı karakteri aynı anda seslendirmesi ve doğaçlama yeteneğiyle harmanlanan oyunlar, izleyiciyi hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Bu kadim sanatın yaşatılmasındaki temel amaç, sadece bir eğlence sunmak değil; toplumsal hoşgörüyü, kültürel kimliği ve usta-çırak ilişkisine dayanan zanaatkarlığı gelecek kuşaklara aktarabilmek. "Z kuşağına gölgeyle ulaşıyoruz" Son dönem hayalbazlarından olan Tuncer Savcı, Karagöz ve Hacivat sanatını yaşatmaya ve gelecek kuşaklara tanıtmaya gayret ediyor. Çocukların ekranlara hapsolmuş durumda olduğunu belirten Savcı, "Ancak perdenin bir başka büyüsü var. Karagöz’ün o saf patavatsızlığı ve Hacivat’ın bilgeliği, bugün sosyal medyadaki içeriklerden çok daha sahici bir aynalık yapıyor topluma. Biz sadece deri oynatmıyoruz, bir felsefeyi yaşatıyoruz." dedi. Tasvir yapımının zorluğu ve ekonomik kaygılar nedeniyle yeni çırakların yetişmemesi, bu 700 yıllık ışığın sönme riskini de beraberinde getiriyor. Tuncer Savcı, bu sanatın sadece "nostalji" olarak görülmemesi ve eğitim müfredatlarında daha fazla yer alması gerektiğini vurguluyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 09:56
Karagöz ve Hacivat’ın 700 yıllık ışığı dijital çağa direniyor
Modern teknolojinin ve dijital eğlence dünyasının kuşatması altındaki geleneksel Karagöz ve Hacivat sanatı, İzmirli "Hayalbazlar"ın ellerinde hayat bulmaya devam ediyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Karagöz ve Hacivat sanatı, 700 yıllık geçmişinden aldığı güçle dijital çağın ekranlarına karşı beyaz perdeyi savunuyor. Tarihi sahnelerden kültür merkezlerine, dijital platformlardan mahalle meydanlarına kadar her alanda sergilenen Karagöz ve Hacivat sanatı, özellikle Ramazan aylarında yoğunlaşsa da yılın her döneminde yeni nesille buluşturulmaya çalışılıyor. Dana veya deve derisinden sabırla işlenen tasvirler, kök boyalarla renklendirildikten sonra bir mum veya ampul ışığının yardımıyla beyaz perdeye yansıtılıyor. Tek bir sanatçının (Hayalbaz) onlarca farklı karakteri aynı anda seslendirmesi ve doğaçlama yeteneğiyle harmanlanan oyunlar, izleyiciyi hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Bu kadim sanatın yaşatılmasındaki temel amaç, sadece bir eğlence sunmak değil; toplumsal hoşgörüyü, kültürel kimliği ve usta-çırak ilişkisine dayanan zanaatkarlığı gelecek kuşaklara aktarabilmek. "Z kuşağına gölgeyle ulaşıyoruz" Son dönem hayalbazlarından olan Tuncer Savcı, Karagöz ve Hacivat sanatını yaşatmaya ve gelecek kuşaklara tanıtmaya gayret ediyor. Çocukların ekranlara hapsolmuş durumda olduğunu belirten Savcı, "Ancak perdenin bir başka büyüsü var. Karagöz’ün o saf patavatsızlığı ve Hacivat’ın bilgeliği, bugün sosyal medyadaki içeriklerden çok daha sahici bir aynalık yapıyor topluma. Biz sadece deri oynatmıyoruz, bir felsefeyi yaşatıyoruz" dedi. Tasvir yapımının zorluğu ve ekonomik kaygılar nedeniyle yeni çırakların yetişmemesi, bu 700 yıllık ışığın sönme riskini de beraberinde getiriyor. Tuncer Savcı, bu sanatın sadece "nostalji" olarak görülmemesi ve eğitim müfredatlarında daha fazla yer alması gerektiğini vurguluyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 09:48
İzmir’de organize suç örgütüne operasyon: 18 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, polis ekipleri tarafından, liderliğini S.B. isimli şahsın yaptığı suç örgütüne yönelik operasyonda 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İzmir Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri; Menderes, Karabağlar ve Konak ilçelerine bağlı Kadifekale ile Eşrefpaşa bölgelerinde faaliyet gösteren suç örgütü ile örgüte silah temin eden şahısları takibe aldı. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından, İzmir merkezli Trabzon ve Mersin illerinde belirlenen toplam 24 adrese yönelik düğmeye basıldı. Helikopter destekli eş zamanlı baskın Özel harekat polislerinin de katıldığı ve havadan helikopter desteği sağlanan eş zamanlı operasyonda, hedef adreslere girilerek 18 şüpheli yakalandı. Hakkında gözaltı kararı bulunan 3 şüpheliyi yakalamaya yönelik çalışmaların ise devam ettiği öğrenildi. Çelik yelek ve mühimmat ele geçirildi Adreslerde yapılan aramalarda; 1 adet tabanca, 2 adet tüfek, 1 adet çelik yelek ve bu silahlara ait çok sayıda fişek ele geçirildi. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 07:49
Bayındır Kaymakamı Murat Mete öğrencilerle iftarda buluştu
Bayındır Kaymakamı Murat Mete, Ramazan ayı dolayısıyla öğrencilerle iftar programında bir araya geldi. Bayındır Kaymakamı Murat Mete, eşi Pınar Mete ile birlikte Ramazan ayının manevi atmosferini öğrencilerle paylaşmak amacıyla Hacı Sinan KYK Yurdu’nu ziyaret etti. Düzenlenen iftar programına İlçe Jandarma Komutanı İsmail Eşmeli, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Dr. Erdal İnce ile Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Ali Salman da katıldı. Program kapsamında üniversite öğrencileriyle aynı sofrada orucunu açan Kaymakam Mete, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuna vurgu yaptı. İftar öncesi ve sonrasında öğrencilerin masalarını tek tek ziyaret eden Mete, gençlerle yakından ilgilenerek eğitim hayatları, gelecek planları ve talepleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. Gençlerin enerjisi ve vizyonundan memnuniyet duyduğunu ifade eden Mete, devletin tüm imkânlarıyla öğrencilerin yanında olduğunu belirtti. Kamu kurumlarının kapılarının her zaman gençlere açık olduğunu dile getiren Mete, eğitimin yanı sıra sosyal ve kültürel faaliyetlerin önemine dikkat çekti. Öğrencilerin yerel yönetimlerden beklenti ve önerileri de programda not alındı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 22:07
İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması
İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:50
İzmir’de dev yasa dışı bahis operasyonu: 49 tutuklama
İzmir’de, yasa dışı bahis faaliyetlerini ’finans evleri’ üzerinden yürüten ve yaklaşık 2 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı tespit edilen suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda, adliyeye sevk edilen 55 şüpheliden 49’u tutuklandı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:30
Şehit Pilot Binbaşı İbrahim Bolat İzmir’de son yolculuğuna uğurlandı
Balıkesir’de eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğrayan F-16 savaş uçağında şehit olan Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın naaşı İzmir’de toprağa verildi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:00
Sahte kamu görevlisi kadın polisten kaçamadı
İzmir’in Bayraklı ilçesinde, kendisini kamu görevlisi veya banka/sigorta çalışanı olarak tanıtarak dolandırıcılık yaptığı gerekçesiyle hakkında 5 yıl 2 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan Ş.D., polis ekiplerince yakalandı. Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği’ne bağlı ekipler tarafından yapılan denetimler sırasında şüphe üzerine bir kadın durduruldu. Ş.D. isimli kadının yapılan GBT ve UYAP sorgulamasında; Antalya Ağır Ceza İlamat Masası tarafından ’kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan arandığı tespit edildi. Hakkında aynı suçtan 5 yıl 2 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu belirlenen Ş.D., emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı. Yakalanan Ş.D., Çay Mahalle Polis Merkezi Amirliğine teslim edildi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:52
Bayraklı’nın ’Balyoz’ları, zehir ticaretine ’dur’ dedi
İzmir’in Bayraklı ilçesinde ’Balyoz’ kod adlı devriye ekiplerinin şüphe üzerine durdurduğu araçta, piyasa değeri yüksek binlerce sentetik ecza maddesi ve yüklü miktarda nakit para ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı. Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Devriye Ekipler Amirliğine bağlı ’Balyoz Ekipler’, uyuşturucu ticareti ve sevkiyatına yönelik yürüttüğü saha çalışmaları kapsamında başarılı bir operasyona imza attı. Bölgede rutin kontrollerini sürdüren ekipler, durumundan şüphelendikleri 45 HT 105 plakalı aracı durdurdu. Araç içerisinde bulunan şahısların tedirgin hareketleri üzerine ekipler, hem şahıslar üzerinde hem de araçta detaylı arama gerçekleştirdi. Yapılan aramada; 40 kutu içerisinde toplam 2 bin 102 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ayrıca uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen; G.K.’nin üzerinden 3 bin 875 TL, E.Ü.’nün üzerinden 7 bin 200 TL ve M.İ.’nin üzerinden 8 bin 250 TL olmak üzere toplamda 19 bin 325 TL nakit paraya el konuldu. Operasyon kapsamında araçta bulunan şüpheliler G.K., E.Ü. ve M.İ. gözaltına alındı. Yakalanan şüpheliler ve ele geçirilen suç unsurları, adli işlemlerin tamamlanması amacıyla Bayraklı Polis Merkezi Amirliğine teslim edildi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:55
EGİAD ’Dönüşüm Sahnesi’ ile iş dünyasının liderlerini İzmir’de buluşturdu
Ege Genç İş İnsanları Derneğince (EGİAD) hayata geçirilen ’EGİAD Dönüşüm Sahnesi’ programının ilk etkinliği, Türkiye’nin önde gelen iş adamlarının katılımıyla İzmir’de gerçekleştirildi. Programda dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümün iş dünyasındaki etkileri ve geleceğe dair öngörüler masaya yatırıldı. Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Türk iş dünyasının liderlerini üyeleriyle buluşturan yeni etkinlik konsepti ’EGİAD Dönüşüm Sahnesi’ni başlattı. EGİAD Sanayi ve Sürdürülebilirlik Komisyonu koordinasyonunda düzenlenen programın ilk konukları, Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı ile n360 Teknoloji A.Ş. kurucu ortakları Emre Çubukçu ve Cem Leon Menase oldu. EGİAD Başkan Vekili Arda Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, liderlik süreçleri ve teknolojik dönüşüm ele alındı. "Dönüşüm bir tercih değil, zorunluluktur" Organizasyonun açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, iş dünyasının tarihi bir kırılma noktasından geçtiğini vurgulayarak, "Dijitalleşme, yapay zekâ, iklim krizi ve yeni üretim modelleri bize tek bir gerçeği söylüyor. Artık dönüşüm bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bu nedenle EGİAD olarak stratejik merkezimize dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümü kapsayan ’Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımını yerleştirdik. Bizler bu dönüşümü yalnız takip eden değil, yön veren bir nesil olmak istiyoruz. Dayatılan kurallara uyum sağlayan değil, oyunu yeniden yazan bir iş dünyası vizyonunu savunuyoruz" dedi. İzmir’in gelecek haritası belirleniyor Ekonomik sistemlerin yeniden tasarlandığı bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Özhelvacı, "Yapay zekanın 2030 yılına kadar dünya ekonomisine 15,7 trilyon dolar katkı sağlaması bekleniyor. İzmir’in gelecekteki ekonomik ve insan kaynağı haritasını bugünden tasarlıyoruz. Bu dönüşümü bir tehdit değil, sıçrama fırsatı olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Deneyim yapay zekâ hızıyla birleşiyor" Etkinlikte bir sunum gerçekleştiren Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı ise günümüzde başarının doğru ağları kurabilme kapasitesiyle ölçüldüğünü belirtti. Eczacıbaşı, n360 platformunun insan deneyimini yapay zeka hızıyla birleştirerek kurumların veri temelli ve stratejik kararlar almasına imkan tanıdığını ifade etti. Program, iş dünyasında liderlik boyutu, teknoloji ve insan odaklı dönüşümün kesişimi konularının ele alındığı soru-cevap bölümüyle devam etti.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:47
Durdurulan araçta 2 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir’in Bayraklı ilçesinde polis ekipleri tarafından durdurulan bir araçta yapılan aramada 2 bin 102 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı. Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı Devriye Ekipler Amirliği ekipleri, 100. Yıl Mahallesi TOKİ 3. Etap yolunda saha çalışması gerçekleştirdi. Çalışmalar kapsamında şüphe üzerine bir araç durdurularak arama yapıldı. Gerçekleştirilen aramalarda 2 bin 102 adet uyuşturucu hap bulundu. Araç içerisinde bulunan G.K., E.Ü. ve M.İ. isimli şüpheliler polis ekiplerince yakalandı. Şahıslar, uyuşturucu madde ticareti yapmak veya sağlamak suçundan adli işlem yapılmak üzere Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldü.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder