Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de okul saldırısı planlayan şüphelilere ev hapsi 17 Nisan 2026 Cuma - 23:48:07 İzmir’in Torbalı ilçesinde bir okulda saldırı hazırlığı yaptığı iddia edilen 8 şüpheli jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si ev hapsine çarptırılırken, 2’si adli kontrol şartıyla, 4’ü ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Torbalı ilçesinde bir lisede eğitim gören bir grup öğrencinin, kendi aralarında kurdukları mesajlaşma grubunda eylem planladıkları tespit edildi. "12/A Aviyonik" isimli 20 kişilik WhatsApp grubunda yazışan öğrencilerin, son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına benzer bir eylem üzerine detaylı konuştukları belirlendi. Tehdit içerikli mesajların jandarma ekiplerince tespit edilmesi üzerine konuyla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı. Elde edilen bilgiler doğrultusunda harekete geçen jandarma ekipleri, belirlenen adreslere eş zamanlı baskın yaptı. Operasyon neticesinde mesajlaşma grubunda tehdit içerikli mesajlar paylaşan ve saldırı hazırlığında olduğu iddia edilen T.Y. (17), A.K. (17), A.E.Ö. (17), E.K. (17), R.D. (18), F.G. (17), Ç.S. (17) ve A.Ç. (17) yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin evlerinde ve dijital materyallerinde arama yapılarak delillere el konuldu. Haklarında ev hapsi kararı verildi Jandarmadaki işlemleri tamamlanan 8 şüpheli, ’korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit’ suçlamasıyla mevcutlu olarak Torbalı Adliyesi’ne sevk edildi. Şüphelilerden T.Y., E.K., F.G. ve Ç.S., Cumhuriyet Savcılığında verdikleri ifadelerin ardından serbest bırakıldı. Torbalı Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen şüphelilerden A.K. ile A.E.Ö. imza yükümlülüğü içeren adli kontrol şartıyla salıverilirken diğer şüpheliler R.D. ve A.Ç. hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
17 Nisan 2026 Cuma - 22:27 İZMİRMARAŞDER güven tazeledi, Safa Narlı yeniden başkan seçildi İzmir Kahramanmaraş Kültür Turizm Dayanışma Derneğinin olağan genel kurulunda mevcut başkan Safa Narlı, üyelerin büyük çoğunluğunun oyunu alarak yeniden başkanlığa seçildi. Narlı, "Yüzde 90 gibi güçlü bir üye katılımıyla bu genel kurulu gerçekleştirmiş olmamız birlik ruhunun göstergesidir, bizim anlayışımızda hizmet etmek, birlik olmak ve kardeşlik vardır" dedi. İzmir’de faaliyet gösteren İzmir Kahramanmaraş Kültür Turizm Dayanışma Derneğinin (İZMİRMARAŞDER) olağan genel kurulu, üyelerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Üyelerin büyük çoğunluğunun oyunu alarak güven tazeleyen Safa Narlı, sivil toplum kuruluşlarının dayanışma ve yardımlaşmanın teminatı olduğunu belirtti. Narlı, "Bugün burada İZMİRMARAŞDER çatısı altında bir araya gelmek ve sizlerin teveccühüyle yeniden bu göreve layık görülmek benim için büyük bir onurdur. Rabbime hamd ediyorum, sizlere gönülden teşekkür ediyorum. Yüzde 90 gibi güçlü bir üye katılımıyla bu genel kurulu gerçekleştirmiş olmamız, aramızdaki muhabbetin ve birlik ruhunun en güzel göstergesidir" diye konuştu. Yeni yönetim kurulu duyuruldu Konuşmasında yeni yönetim kurulunda yer alan isimleri de açıklayan Narlı, "DSİ Bölge Müdür Yardımcımız Abdulkadir Şahin, Foça Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Ahmet Güdüklü, Prof. Dr. Sacit Nuri Görgel, AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, MHP İzmir İl Yöneticisi ve Ege Bölgesi Otobüsçüler Derneği Başkan Yardımcısı Taner Sönmez, İYİ Parti Gaziemir İlçe Başkanı Mehmet Kaya, Maden-İş Sendikası Ege Bölge Başkanı Vedat Akçul, Sağlık-Sen İl Başkan Vekili Vakkas Kara, TÜİK Bölge Müdürlüğü Yüksek İstatistikçisi Müslüm Mutlu, İzmir Vadeli İşlem Borsası kurucularından Emir Çetinkaya ve Makine Yüksek Mühendisi Mehmet Ali Günay ile birlikte; İzmir’imizin iş dünyasından ve farklı alanlardan kıymetli hemşehrilerimiz de yönetimimizde yer almıştır" ifadelerini kullandı. "Güvene layık olmak için daha çok çalışacağız" Yeni dönemde liyakatli bir kadro ile yola devam edeceklerini vurgulayan Narlı, "Kültürümüze sahip çıkan, değerlerimizi yaşatan ve dayanışmayı büyüten bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Bizim anlayışımızda hizmet etmek, birlik olmak ve kardeşlik vardır. İnşallah bu birlik ruhunu koruduğumuz sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Kapımız da gönlümüz de her zaman sizlere açık olacaktır. Bu güvene layık olmak için daha çok çalışacağız. Bu vesileyle yeni dönemin tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyor, desteklerinizi bekliyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Türkçe popun dilinde acı var
01 Mart 2026 Pazar - 09:59 Türkçe popun dilinde acı var 2000’li yılların hit Türk pop şarkıları yalnızca aşkı anlatmadı; kadın ve erkek arasındaki güç ilişkilerini de yeniden kurdu. Yaşar Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı akademik araştırma, dönemin popüler şarkılarında erkeklerin kendini "mağdur", kadınların ise "öfkeli ama güçlü" bir anlatı içinde konumlandırdığını ortaya koyarak pop müziğin toplumsal cinsiyet söylemindeki rolünü gözler önüne serdi. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir’in 2000-2010 yılları arasında Türkiye’de liste başı olan pop şarkılarındaki aşk temasını inceleyen akademik makalesi, Birleşik Krallık merkezli yayıncılık şirketi Taylor & Francis Group’un prestijli dergilerinden Popular Music and Society’de yayımlandı. Araştırma, popüler aşk şarkılarının yalnızca duyguları değil; toplumsal cinsiyet rollerini ve kadın-erkek ilişkilerini yeniden ürettiğini ortaya koydu. Çalışmaya göre 2000’ler Türk pop müziğinde erkekler genel olarak "mağdur", kadınlar ise "öfkeli" bir anlatı içinde konumlandırılıyor. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir’in 2000-2010 yılları arasında Türkiye’de zirveye çıkan 55 pop şarkısının incelediği çalışmada; 25’i erkek, 30’u kadın sanatçıya ait şarkı sözleri eleştirel söylem analizi yöntemiyle değerlendirildi. Dr. Öğr. Üyesi Özdemir araştırma keşifleri ile ilgili şu bilgileri verdi: "Erkek sanatçıların şarkılarında kendilerini acı çeken, pişman, bekleyen ve affedilmek isteyen figürler olarak sunduğunu gözlemledim. Ancak bu "mağduriyet" dili çoğu zaman emir kipleri, ısrarcı ifadeler ve şiddet hatırlatması yapan sözlerle kuruluyor. "Affet", "geri dön", "sensiz ölürüm" gibi ifadeler, romantik bir çerçeve içinde sunulsa da reddi kabul etmeyen bir erkek diline işaret ediyor. Kadın sanatçıların şarkılarında ise erkekler yalancı ve güvenilmez olarak betimlenirken; kadın anlatıcılar kendilerini güçlü ve bilinçli bireyler olarak konumlandırmış. Ancak bu güç vurgusu fazlalıkla geçmişte yaşanan ihanetlere ve hayal kırıklıklarına verilen tepkiler üzerinden kuruluyor." Kadınlar güçlü ama öfkeli Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir kadın şarkılarında öfkenin baskın duygu olarak öne çıktığını belirterek, "Bu öfke çoğu zaman hesap soran fakat sonucu değiştirmeyen bir anlatı düzeyinde kalıyor. Araştırmamın dikkat çeken keşiflerinden biri de kadın sanatçıların yalnızca sevgiliye değil, başka kadınlara ve kendilerine seslenen şarkılar üretmesi. Erkek sanatçılarda ise bu tür bir söyleme neredeyse hiç rastlanmıyor. Bu durum bana göre, kadınların pop müzik aracılığıyla bir dayanışma ve farkındalık alanı kurmaya çalıştığı anlamını taşıyor" diye konuştu. Toplumsal iklim müziğe yansıyor Dr. Öğr. Üyesi Özdemir bu konuda, "Son yıllarda, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artışıyla birlikte, kadınların dayanışma ve farkındalık arayışının şarkı sözlerinde daha belirgin hale geldiği görülüyor. Sonuç olarak çalışma, 2000’ler Türk pop müziğinin yüzeyde romantik ve duygusal görünen şarkılar aracılığıyla erkek egemen toplumsal yapıyı yeniden ürettiğini; buna rağmen kadınlar açısından bu yapıya yönelik bir itiraz ve farkındalık alanı da sunduğunu ortaya koyuyor "dedi.
Faytonculuk zanaatı usta yetişmemesi nedeniyle yok oluyor
01 Mart 2026 Pazar - 09:44 Faytonculuk zanaatı usta yetişmemesi nedeniyle yok oluyor Türkiye’de bir dönemin en gözde ulaşım aracı faytonlar usta yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesi yaşıyor. Bu tarihi zanaatı ülke genelinde çok az usta sürdürüyor. Fayton üretimi halk arasında basit bir marangozluk işi olarak biliniyor. Oysa bu üretim yüksek bir mühendislik bilgisi barındırıyor. Günümüz araç teknolojisinin temellerini atan teknik detaylar bu zanaatı benzersiz kılıyor. Gövdede darbe emici dişbudak ağacı kullanılıyor. Tekerlek parmaklarında yüksek dirence sahip gürgen tercih ediliyor. Bu sayede doğal bir süspansiyon sağlanıyor. Tekerleklerin dışa eğimli yapısına kamber açısı deniyor. Bu yapı yükü aksın en güçlü noktasına aktarıyor. Sistem viraj güvenliğini artırıyor. Elde dövülen çelik makaslar yol sarsıntısını en aza indiriyor. Su geçirmeyen özel deri mekanizmalar bugünkü açılır tavanların atası kabul ediliyor. Türkiye’de bu sanatı sürdüren son ustalar hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir, Akhisar ve Büyükada’daki son atölyeler kapanma riski taşıyor. Bunun temel nedeni çırak yetişmemesi olarak gösteriliyor. Ustalar bu zanaatın sadece araba üretmek olmadığını vurguluyor. Ahşabın, demirin ve derinin binlerce yıllık uyumunun yaşatıldığı belirtiliyor. Baba mesleğini yaşatıyor At arabacılığı ve atçılığın kendisine babasından miras kalan bir meslek olduğunu belirten Cem Kara Osman, "Babam nakliyecilik, kum taşımacılığı ve bahçelerde çit sürme gibi işlerle meşgul oluyordu. Çocukluğumuzdan bu yana evimizde at ve at arabası hiçbir zaman eksik olmadı. Daha sonra edindiğim mesleki tecrübeler ve kişisel merakım neticesinde faytonların özel üretimi ve tamiriyle bizzat ilgilenmeye başladım. Bazen hayvanseverlerin tepkisiyle karşılaşıyoruz. Bu durum bilgi eksikliğinden ve hayvanlara eziyet edildiğini düşünmelerinden kaynaklanan ön yargılı bir yaklaşımdır. Biz atları tamamen doğalarına ve kullanım amaçlarına uygun bir şekilde değerlendiriyoruz. Günümüzde bu araçları yalnızca sünnet törenleri, reklam çekimleri ve özel amaçlı düğünler gibi kısıtlı alanlarda kullanabiliyoruz. Halbuki bu araçlar kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Yaklaşık on beş yıldır Antalya’nın belirli turizm bölgelerinde turist kafilelerine hizmet veriyorum. Yurt dışından gelen misafirlerin özel etkinliklerinde ve düğün organizasyonlarında yer alıyorum. Organizasyonlar önceden planlandığı için işleyişte aksaklık yaşamıyoruz. Doğada iki atın koşarken çıkardığı nal seslerinin dinlendirici bir etkisi vardır. Bu deneyim adeta bir terapi niteliği taşıyor. Nal sesleri insanı stresten uzaklaştırarak eşsiz bir ruhsal rahatlama sağlıyor" dedi. Usta eksikliği üretimi bitirdi Mesleğin geleceğindeki tehlikeye dikkat çeken Osman, "Fayton yapımında ahşap kısımlar için profesyonel marangozluk işçiliği gerekiyor. Demir aksamlar için geleneksel ocaklarda sıcak demir dövme ustalığı şarttır. Eskiden dingil poryaları farklı kaplinlerle üretiliyordu. Günümüzde rulmanlı sistemler kullanılıyor. Dingil ve diğer parçaların işlenebilmesi için iyi derecede torna bilgisine ihtiyaç duyuluyor. Günümüzde Türkiye genelinde bu işi yapabilecek ustaların sayısı oldukça sınırlıdır. Afyon ve Akhisar gibi bölgelerde faaliyet gösteren ustalar bir elin parmaklarını geçmiyor. Yeni nesil bu mesleğe ilgi duymuyor. Geleneksel bir üretim süreci olduğu için bu alanda ciddi bir tecrübe birikimi şarttır. Yaklaşık yirmi yıl önce Türkiye’den dünyanın dört bir yanına fayton ihraç ediliyordu. Zamanla talebin düşmesiyle birlikte bu üretim durma noktasına geldi. Mesleği devralacak yeni bir nesil yetişmiyor. İlerleyen dönemlerde fayton kullanacak kişi dahi bulunamayacak. Bu kültür tamamen unutulacak. Dünya tarihine dönüp baktığımızda her dönemde atlı ve tekerlekli arabaların önemli bir yer tuttuğunu görürüz. Savaş dönemlerinde mühimmat taşıyan araçlardan ulaşım amacıyla kullanılan faytonlara kadar bu araçlar insanlık tarihinin her aşamasında var olmuştur. Günümüzde tamamen motorlu taşıt teknolojisine geçildiği için bu tarihi miras kaybolmaya yüz tutuyor" ifadelerini kullandı. Yüz yıllık Paris faytonu Eline geçen tarihi faytonun hikayesini paylaşan Osman, "Arkamızda görmüş olduğunuz fayton yüz yılı aşkın bir süre hizmet vermiştir. Böyle tarihi bir aracı yeniden ele alıp gün ışığına kavuşturmak benim için büyük bir onur kaynağıdır. Dingil aksamında Paris ve Londra damgaları bulunuyor. O dönemin eski yazı sanatıyla işlenmiş ibareler yer alıyor. Aracın Fransa’nın başkenti Paris’ten getirildiğini tahmin ediyoruz. Eski ustalardan edindiğimiz bilgilere ve yaptığımız araştırmalara göre Avrupa’dan getirilen bu fayton ilk olarak İzmir’de kullanılmıştır. Daha sonra İstanbul’a ve Büyükada’ya götürülerek çeşitli film çekimlerinde değerlendirilmiştir. Nihayetinde tekrar İzmir’e dönmüştür. Kapsamlı bir araştırmanın ardından bu aracı devraldım. Yakın zamanda bu tarihi faytonu baştan aşağı revize etmeyi planlıyorum. Körüklü veya kaput araba olarak adlandırılan ve üstü açılıp kapanabilen bu model İzmir faytonu olarak bilinmektedir" şeklinde konuştu.
Stanimir Stoilov: "En büyük gücümüz Göztepe ailesidir"
28 Şubat 2026 Cumartesi - 23:13 Stanimir Stoilov: "En büyük gücümüz Göztepe ailesidir" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, yapılan eleştirilerin haklı olduğunu fakat Göztepe ailesinin en büyük güç olduklarını ve bunun bozulmaması gerektiğini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Göztepe, sahasında Eyüpspor ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov açıklamalarda bulundu. Sonuçtan dolayı mutsuz olduklarını söyleyen Stoilov, "Eyüpspor ve Kayserispor gibi takımlara karşı oynadığımız maçları kazanamadığımızda, bazı şeylerin yanlış gittiğini söylemek mümkündür. Karşılaşmaya arzu ettiğimiz agresiflik seviyesinde başladığımızı söyleyemem; ancak buna rağmen pozisyonlar üretmeyi başardık. Değerlendirilemeyen bir penaltımız var. İkinci yarıya da gergin bir başlangıç yaptık ve bu bölümde çok sayıda teknik pas hatası gerçekleştirdik" dedi. Hücum bölgesinde yaşanan sıkıntılara ve son vuruşlardaki eksikliklere değinen deneyimli çalıştırıcı, "Planladığımız pas organizasyonlarını sahaya tam anlamıyla yansıtamadık. Gol atılamadığında hücum hattında bir problem olduğu düşünülebilir; ancak temel sorun, son tercihlerde ve teknik uygulamalarda yapılan hatalardır. Ayrıca duran toplarda da konsantrasyonumuzu artırmamız gerekmektedir. Duran toplardan ürettiğimiz pozisyonlar olmasına rağmen maalesef bunları gole çeviremedik. Maç içerisinde pozisyonlara girmiş olsak da çok daha fazla fırsat üretmeliydik. Bu durumu aşmanın tek yolu, yoğun bir şekilde çalışmak ve hücumdaki hareketliliğimizi geliştirmektir" şeklinde konuştu. "Eleştiride haklılar" Takımın eleştirilen performansı ve futbolcuların göstermesi gereken reaksiyon hakkında konuşan Stoilov, "Öncelikle hem hücumda hem de savunmada etkili bir performans sergilememiz büyük önem taşımaktadır. Oyunun iki yönünü de iyi oynamak istediğimiz için bu konudaki çalışmalarımızı sürekli olarak sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz süreçte gol yollarında etkisiz kaldığımız eleştirisi haklı bir tespittir. Diğer yandan, alınan sonuçlardan memnun olmayan taraftarlarımızın bazı oyuncuları eleştirmesi de olağan bir durumdur. Futbolcuların bu tür anlarda güçlü bir karakter ortaya koymaları elzemdir. Yöneltilen olumsuz eleştirilere verilecek en iyi cevap, sahada gösterilecek performanstır. Bu eleştiriler, sahada daha fazla çaba sarf ederek ve mücadele gücünü artırarak aşılabilir; bunun başka bir alternatifi yoktur" ifadelerini kullandı. "Islıklanmak tüm oyuncuları olumuz etkiler" Taraftarın desteğinin takım için kritik bir faktör olduğunu belirten teknik direktör, "Beni rahatsız eden ve endişelendiren husus şudur; bizim en büyük gücümüz Göztepe ailesidir. Futbolda birlik ve beraberlik son derece kıymetlidir. İki buçuk yıldır bu kulüpte görev yapıyorum ve Göztepe camiasının öneminin ve gücünün bilincindeyim. Bu birlikteliği asla kaybetmemeliyiz. Oyuncuların, taraftarın bu desteğini hak edebilmek adına sahada her zaman en üst düzey performansı sergilemeleri gerekmektedir. Aynı şekilde taraftarlarımızın da takımlarına olan desteklerini sürdürmeleri büyük önem taşımaktadır. Bir oyuncunun ıslıklanması yalnızca o futbolcuyu değil; diğer takım arkadaşlarını ve kulübü de olumsuz yönde etkilemektedir. Bu husus her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Bugüne kadar olduğu gibi, iyi günde ve kötü günde bir arada olmamız bizim için son derece değerlidir" açıklamasında bulundu. "Bokele’yi kadroya almadım" Bokele’nin kadroya alınmadığını ifade eden Stoilov, "Bokele’nin durumuna gelecek olursak; son antrenmanlarda kendisinden beklediğimiz performansı sergileyemediğini ve Göztepe’ye katkı sağlayacak bir seviyede olmadığını gözlemledim. Bu sebeple kendisini bugünkü maç kadrosuna dâhil etmedim. Genel hatlarıyla değerlendirdiğimizde, bugün bazı oyuncularımız da maalesef beklenen üst düzey hırsı ve agresifliği sahaya yansıtamadılar; ancak bu sorunun üstesinden geleceğimize inanıyorum. Stoper mevkisinde Taha ve Furkan gibi önemli oyuncularımız bulunmaktadır, dolayısıyla o bölgede bir eksiklik yaşamayız. En mühim olan unsur, oyuncuların her daim sahaya her şeylerini yansıtmalarıdır. Sahada tüm varlığını ortaya koymaya hazır olmayan bir oyuncu profilini hiçbir zaman tasvip etmiyorum. Göztepe’nin menfaatleri için özveriyle mücadele etmeyen oyuncular görmek beni rahatsız etmektedir. Her zaman ifade ettiğim gibi; yetenek kapasiteniz sınırlı olabilir ancak sahada sonuna kadar mücadele ederek ve elinizden gelenin en iyisini yaparak bu açığı her zaman kapatabilirsiniz" dedi.
Atila Gerin: "Maçın hakkı beraberlikti"
28 Şubat 2026 Cumartesi - 22:52 Atila Gerin: "Maçın hakkı beraberlikti" Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, Göztepe maçının ardından, penaltı pozisyonu dışında maçta çok önemli bir pozisyon olmadığını vurgulayarak, beraberliğin adil bir sonuç olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Eyüpsor, deplasmanda Göztepe ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, açıklamalarda bulundu. Beraberliğin önemine dikkat çeken Gerin, "Göztepe deplasmanından aldığımız bu bir puan bizim için son derece kıymetlidir. Kümede kalma mücadelesi veren bir takım olarak, böylesine zorlu bir atmosferden puan çıkarmak oldukça güçtür. Kadromuzda bu tür yüksek baskılı ortamlara alışık olan yalnızca birkaç oyuncumuz bulunmakta; diğerleri ise bu duruma uyum sağlamaya çalışmakta" dedi. "Oyuncularıma teşekkür ediyorum" Karşılaşmanın başındaki kritik anlara ve takımın performansına değinen Gerin, "Maçın başındaki penaltı pozisyonunda kalecimiz Cankat, yaptığı kurtarışla bizi oyunda tuttu. Kendisini tebrik ediyorum; zira oldukça başarılı ve giderek yükselen bir form grafiği sergiliyor. Böylesine zorlu bir deplasmandan puan çıkarabilmek adına olağanüstü bir çaba gösteren tüm oyuncularımıza teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Göztepe ile farklı tarzımız var" Göztepe ile geçmişten gelen rekabetlerini ve iki takımın taktiksel farklılıklarını değerlendiren Gerin, "Göztepe ile 1. Lig’den Süper Lig’e yükselme sürecinde de kıyasıya bir rekabet içerisindeydik. İki takımın oyun anlayışları birbirinden oldukça farklıdır; biz daha çok pasa ve reaksiyona dayalı bir oyun felsefesini benimserken, rakibimiz fiziksel güce ve yüksek toplara dayalı bir sistemle sahada yer alıyor. Göztepe, oyun şablonunu çok iyi bildiğimiz bir ekip. Rakip takımın teknik direktörü Stoilov ile gerek antrenörlük gerekse teknik direktörlük kariyerimde muhtemelen altıncı veya yedinci kez karşı karşıya geliyorum" ifadelerini kullandı. "Hafta boyunca çalıştık" Hafta boyunca yapılan savunma hazırlıklarının sahaya kusursuz yansıdığını belirten Gerin, "Hafta boyunca şut, taç ve korner savunmaları üzerine detaylı çalışmalar gerçekleştirdik. İkili sıkıştırmalar ve merkeze düşecek ikinci topları kazanma konusunda yaptığımız taktiksel hazırlıklara oyuncularımız harfiyen uydular. Bu disiplin sayesinde rakibe net fırsatlar tanımadık ve Göztepe’nin en güçlü hücum silahlarını etkisiz hâle getirmeyi başardık. Oyunun başındaki penaltı pozisyonu dışında kalemizde ciddi bir tehlike yaşamadık. Bahsettiğim gibi, o pozisyonda da kalecimiz Cankat kritik bir kurtarış yaparak takımımızı oyunda tuttu. Maçı gol yemeden tamamladığımız için son derece mutluyum" dedi.
Trendyol Süper Lig: Göztepe: 0 - Eyüpspor: 0 (Maç sonucu)
28 Şubat 2026 Cumartesi - 22:05 Trendyol Süper Lig: Göztepe: 0 - Eyüpspor: 0 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Göztepe, sahasında Eyüpspor ile 0-0 berabere kaldı. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 65. dakikada sol kanattan kazanılan köşe vuruşunda Antunes’in arka direğe yaptığı ortada Heliton’un vuruşunda top auta çıktı. 72. dakikada Juan’ın pasıyla ceza sahasında sağ çaprazda topla buluşan Jeferson’un vuruşunda kaleci Jankat gole izin vermedi ve seken topu uzaklaştırdı. 90+4. dakikada sağ kanatta Emre Akbaba’nın ceza sahasına girmeden yerden çıkardığı pasa savunmasında Allan yatarak müdahale etti. Ceza sahası önünde boşta kalan topa Rotariu vurdu ancak Lis son anda topu kornere çeldi. Stat: Gürsel Aksel Hakemler: Batuhan Kolak, Selahattin Altay, Serdar Osman Akarsu Göztepe: Mateusz Lis, Taha Altıkardeş, Heliton, Allan, Arda Okan Kurtulan (Ogün Bayrak dk. 85), Alexis Antunes (Jeferson dk. 68), Novatus Miroshi, Cherni (Musah Mohammed dk. 76), Filip Krastev (Anthony Dennis dk. 46), Juan, Janderson (Efkan Bekiroğlu dk. 85) Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Uğur Kaan Yıldız, Furkan Bayır, Guilherme Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Eyüpspor: Jankat Yılmaz, Talha Ülvan, Jerome Onguene, Bedirhan Özyurt, Umut Meraş, Taşkın İlter (Raux Yao dk. 89), Baran Ali Gezek, Mateusz Legowski (Emre Akbaba dk. 68), Angel Torres (Dorin Rotariu dk. 74), Lenny Pintor (Metehan Altunbaş dk. 68), Umut Bozok (Denis Radu dk. 89) Yedekler: Marcos Felipe, Luccas Claro, Anıl Yaşar, Arda Yavuz, Ismaila Manga Teknik Direktör: Atila Gerin Sarı kartlar: Cherni, Filip Krastev, Jeferson (Göztepe), Jankat Yılmaz (Eyüpspor)
Trendyol Süper Lig: Göztepe: 0 - Eyüpspor: 0 (İlk yarı)
28 Şubat 2026 Cumartesi - 20:57 Trendyol Süper Lig: Göztepe: 0 - Eyüpspor: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Göztepe, sahasında Eyüpspor ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk yarısı 0-0 beraberlikle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 4. dakikada sol kanattan Juan’ın kafa vuruşu sonrası Janderson’un şutunda top Onguene’den döndü. Sarı-kırmızılı futbolcular penaltı itirazında bulundu. 8. dakikada VAR uyarısıyla poziyonu izleyen hakem Batuhan Kolak beyaz noktayı gösterdi. Penaltıda topun başına geçen Janderson’un vuruşunda kaleci Jankat soluna uzanarak gole izin vermedi ve meşin yuvarlağı kornere çeldi. 15. dakikada Cherni’nin sol kanattan ortasında Janderson topu kontrol edip vurdu, savunmaya çarpan top Arda Okan’ın önünde kaldı. Arda Okan’ın ortasında meşin yuvarlak bir kez daha savunmaya çarparak kornere çıktı. 30. dakikada Taha’nın ceza sahasına gönderdiği yüksek top Cherni’nin önünde kaldı. Cherni’nin çapraz pozisyondan yaptığı vuruşta kaleci Jankat meşin yuvarlağı kurtardı. Stat: Gürsel Aksel Hakemler: Batuhan Kolak, Selahattin Altay, Serdar Osman Akarsu Göztepe: Mateusz Lis, Taha Altıkardeş, Heliton, Allan, Arda Okan Kurtulan, Alexis Antunes, Novatus Miroshi, Cherni, Filip Krastev, Juan, Janderson Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Uğur Kaan Yıldız, Furkan Bayır, Ogün Bayrak, Musah Mohammed, Efkan Bekiroğlu, Anthony Dennis, Guilherme, Jeferson Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Eyüpspor: Jankat Yılmaz, Talha Ülvan, Jerome Onguene, Bedirhan Özyurt, Umut Meraş, Taşkın İlter, Baran Ali Gezek, Mateusz Legowski, Angel Torres, Lenny Pintor, Umut Bozok Yedekler: Marcos Felipe, Luccas Claro, Anıl Yaşar, Arda Yavuz, Dorin Rotariu, Emre Akbaba, Raux Yao, Denis Radu, Metehan Altunbaş, Ismaila Manga Teknik Direktör: Atila Gerin Sarı kartlar: Cherni, Filip Krastev (Göztepe)
Bergama’da tarihi hamamdan Parşömen Müzesi’ne uzanan yolculuk
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:53 Bergama’da tarihi hamamdan Parşömen Müzesi’ne uzanan yolculuk İzmir’in Bergama ilçesinde 1513 yılında inşa edilen tarihi Hacı Hekim Hamamı, yürütülen çalışmalar sonucunda Parşömen Müzesi ve atölyesine dönüştürülerek hizmete açıldı. Parşömen Müzesi ve atölyesinin açılışında Bergama Kaymakamı Avni Oral, Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı. Törende konuşma yapan Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, "Hepimizin bildiği gibi yaklaşık 200 yıldan bu yana bir hizmet veren mekan bugün farklı bir mekan olarak hizmet vermeye devam edecektir. Şehrimiz için değerli olan bu mekanda öncelikli olarak değerli kaymakamımıza çok teşekkür ediyorum. Değerli misafirler bildiğiniz gibi şehrimiz UNESCO Dünya Mirası. Antik çağdan bugüne baktığımız zaman Roma’ya, Bizans’a, daha sonra beylikler dönemine, Osmanlı Devletine hizmetler vermiş ve tabii ki Osmanlı’dan önce Anadolu Selçuklu ve Büyük Selçuklu Devleti’ne hizmet vermiş bir bölgede yaşıyoruz ayrıca. Katman katman olan bu kültürel mirasta önemli bir mekanın önünde bulunuyoruz. Bu da atalarımızdan kalan, Osmanlı’dan kalan, Osmanlı’nın mirası, bizlere olan mirası. Mirasına da sahip çıkmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Atıl durumdaki yapı sanata kazandırıldı Bergama Kaymakamı Avni Oral ise, "Bugün burada sanat ve sergi merkezi olarak açacağımız bu mekanda daha önce asli vazifesini yerine getirmiş, 2020 yılına kadar da hizmet etmiş Bergamalılara ama artık son 5-6 yıldır atıl bir şekilde, boş bir şekilde duruyordu. Biz de bunu Vakıflar Bölge Müdürlüğünden Kaymakamlığımıza tahsis ettirerek özellikle Bergama’nın da açığı olduğunu düşündüğümüz sanat ve sergi alanında kullanabileceğimiz bir mekan haline getirmek için bir çalışma yaptık. Aşağı yukarı 1,5 yılı kapsayan bir süreç içerisinde aşama aşama buradaki bu hazırlıkları tamamlayarak açılışa hazır hale getirdik. Ön taraftaki sanat ve sergi yerimizin yanında arka taraftaki kadınlar bölümünde de biz ADEM merkezimizin, ADEM kurslarımızın bir merkezi halinde, bir workshop haline getirerek, ön taraftaki sergiden sonra yapılan faaliyetlerin ne olduğunu uygulamalı şekilde arka taraftaki bu merkezimizde, atölyelerimizde insanlarımızla paylaşacağız" dedi. Öte yandan, tören, konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesinin kesilmesi ve müzenin gezilmesiyle sona erdi.
İzmir derbisinde Karşıyaka’nın konuğu Altay
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:24 İzmir derbisinde Karşıyaka’nın konuğu Altay Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’taki 23. hafta mücadelesinde yarın İzmir derbisinde Altay’ı konuk edecek. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Karşıyaka ve Altay, yarın İzmir derbisinde karşı karşıya gelecek. Yeşil-kırmızılıların ev sahipliğinde iki kulübün ortak kullandığı Alsancak Mustafa Denizli Stadyumu’nda oynanacak müsabaka saat 20.00’de başlayacak. Karşıyaka-Altay derbisi öncesinde bilet fiyatları açıklanırken, iki takım taraftarları da yoğun ilgi gösterdi. Ev sahibi Karşıyaka taraftarları için numaralı tribün 300 TL, VIP A 750 TL, VIP C 1250 TL ve maraton tribünü 100 TL olarak belirlendi. İlk yarıda kulüpler arasında yapılan anlaşma gereği, kale arkasındaki misafir tribünde yer alacak Altay taraftarlarına biletler 35 TL’den satılacak ve bu biletler siyah-beyazlı yönetime teslim edildi. Sezonun ilk yarısında ev sahibi olan Altay yönetimi de Karşıyaka taraftarına deplasman tribünü biletlerini 35,5 TL’den satarak jest yapmıştı. İki takımın iki farklı hedefi var Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta geride kalan 22 haftada 14 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet alarak 47 puana ulaştı ve üçüncü sıraya yerleşti. Yeşil-kırmızılı ekip, İzmir derbisinde sahadan galibiyetle ayrılarak zirve yarışında kritik bir üç puanı hanesine yazdırmayı hedefliyor. Altay ise eski yabancı kalecisi Stachowiak’a olan borçları nedeniyle FIFA tarafından 6 puan silme cezası almasına rağmen 20 puanla 11. sırada bulunuyor. Son haftalarda çıkış yakalayan siyah-beyazlılar, derbiyi kazanarak düşme hattından uzaklaşıp orta sıralara tırmanmanın hesaplarını yapıyor. Sakatlar ve eksikler dikkat çekiyor Karşıyaka’da derbi öncesi sakatlığı bulunan Alpay’ın iyileşmesi teknik heyeti sevindirdi. Cezası sona eren yeni transfer İlyas ise ilk kez forma giymeye hazırlanıyor. Savunmada iki ismin hazır olduğu Kaf-Kaf’ta, antrenmanda sakatlanan stoper Ensar’ın ise maçta görev alması zor görünüyor. Altay cephesinde ise kaleci Semih, stoper Arif ve sağ kanat Mehmet Nur sakatlıkları nedeniyle forma giyemeyecek. Cezaları biten orta saha Ege ile santrfor Ünal Alihan takıma dönerken, hafif sakatlığı bulunan orta saha Emre’nin durumu maç saatinde netlik kazanacak.