Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
İzmir Büyükşehir’in Kent Lokantaları’nda iftar ücretsiz
22 Şubat 2026 Pazar - 14:30:00
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında iftar dayanışmasını kentin dört bir yanına taşıyor. Kent Lokantaları’nda sunulan ücretsiz iftar yemeği, yurttaşlar tarafından memnuniyetle karşılanıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yurttaşların sağlıklı ve uygun fiyatlı yemeğe erişimini sağlamak amacıyla hizmete açtığı Kent Lokantaları’nda ücretsiz iftar yemeği sunuluyor. Büyükşehir Belediyesi Ramazan ayında tüm ilçelerde iftar sofraları kurarken, Kent Lokantaları’nda da dayanışmayı büyütüyor. Karabağlar, Çiğli, Menemen ve Aliağa’da bulunan lokantalardaki iftar yemeği uygulamasına İzmirliler de bağışlarıyla katkıda bulunabiliyor. Yalnızca Kemeraltı Kent Lokantası, çarşıya araç giriş çıkış saatleri ve iftar zamanında bölgenin yoğun olmaması nedeniyle ücretsiz iftar yemeği sistemi dışında tutuldu. İftara özel protein değeri yüksek yemekler hazırlandı İzmir Büyükşehir Belediyesi Grand Plaza Turizm AŞ’de İşletmeler Müdürlüğü’ne bağlı olarak görev yapan Pınar Salman, bu uygulamayı geçen sene başlattıklarını belirterek "Öğle saati yemek uygulamamıza ek olarak ücretsiz iftar yemeği veriyoruz. Gıda mühendislerimiz iftar için protein değeri yüksek et ağırlıklı bir menü hazırladı. Özel olarak hurma ve zeytin bulunuyor. Tüm hemşehrilerimize hayırlı Ramazanlar diliyoruz. Dört kent lokantamızda ücretsiz iftar yemeklerimize herkesi bekliyoruz" dedi. Salman, şu ana kadar 750 bin porsiyon yemek hizmeti sunduklarını belirterek "Fiyatlarımız hala 50 lira. Lokasyonlarımızı artırmaya, doğru noktada doğru kişilere erişmeye çalışıyoruz. Özellikle düşük gelir gruplarına hizmet etmeyi amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. İzmirlilerden ücretsiz iftara tam not Kent Lokantaları’nda verilen ücretsiz iftar yemeği, yurttaşlardan olumlu geri dönüş aldı. Celal Acar, hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Çok memnunuz, yemekler de güzel. Allah razı olsun. Ramazan boyunca ücretsiz olması çok güzel bir hizmet" dedi. Bekir Atalay ise, "Yemeklerden çok memnunum. Allah bin kere razı olsun. Çalışanların hepsi saygılı ve ilgili. Buraya gelen insanlar için büyük bir destek, bizim için bir şans" ifadelerini kullandı. Rukiye Cantöre de verilen hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımızın sunduğu bu hizmetten çok memnunuz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. İzmir’in kendi üretimi olan su ve ekmek de var Kent Lokantaları’ndaki menüler 4 çeşitten oluşuyor ve her gün Grand Plaza AŞ bünyesinde çalışan gıda mühendisleri tarafından belirleniyor. Menüde beslenme değerleri gözetilerek belirlenen doyurucu bir ana yemek ve tüm menüyle uyumlu şekilde belirlenen bir çorba yer alıyor. İlave olarak pilav, makarna gibi çeşitlerin yanı sıra salata, tatlı ya da meyve gibi bir yardımcı yemek de bulunuyor. Kent Lokantaları’nın 50 TL’den sunulan menüsünde İzmir’in kendi üretimi olan su ve ekmek de yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Ödemiş Bademli’de ürettiği doğal kaynak suyu Bademsu ve Çiğli Halk Ekmek Fabrikası’nda üretilen halk ekmek vatandaşların sofrasına getiriliyor. Sağlıklı, lezzetli ve ekonomik menülerin sunulduğu Kent Lokantaları’nın İzmir genelinde daha da yaygınlaşması hedefleniyor. Özellikle öğrenciler, çalışanlar ve emeklilerin bulunduğu bölgelere öncelik verilerek açılması planlanan yeni lokantalar için İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından çalışmalar sürdürülüyor. Kemeraltı Çarşısı Balıkçılar Meydanı, Çiğli Maltepe Mahallesi, Karabağlar’da kaymakamlık binasının karşısında, Menemen’in Mermerli Mahallesi’nde ve Aliağa Kültür Mahallesi Hükümet Caddesi’nde kapıları açık olan lokantalar, hafta içi saat 11.30’dan itibaren hizmet veriyor.
22 Şubat 2026 Pazar - 13:50
Selçuk’ta mağarada 9 saatlik kurtarma seferberliği
İzmir’in Selçuk ilçesindeki Sütini Mağarası’nda düzenlenen eğitim etkinliği sırasında yaklaşık 5 metre yükseklikten düşerek yaralanan 26 yaşındaki üniversite öğrencisi, 9 saat süren zorlu çalışmanın ardından kurtarıldı. İzmir itfaiyesi, AFAD, jandarma ve Mağaracılık Federasyonu’na bağlı kurtarma ekiplerinin koordineli müdahalesiyle bulunduğu yerden çıkarılan öğrenci, hastaneye sevk edildi. İzmir’in Selçuk ilçesi Şirince yolu üzerindeki Sütini Mağarası’nda Ege Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu (EMAK) tarafından mağarada eğitim ve keşif amaçlı etkinlik düzenlendi. Yaklaşık 40 öğrencinin katıldığı etkinlikte, mağara içerisindeki dikey bir geçişte dengesini kaybeden 26 yaşındaki erkek öğrenci yaklaşık 5 metre yükseklikten düşerek yaralandı. Saat 03.30 sıralarında dar ve ulaşımı güç bir noktada mahsur kalan genç için ekiplerden yardım istendi. İhbar üzerine bölgeye İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, AFAD, jandarma, sağlık ekipleri sevk edilirken Mağaracılık Federasyonu kurtarma ekipleri de olay yerine geldi. Mağaranın dar yapısı nedeniyle ekipler yaralıya ulaşmakta güçlük yaşadı. Yapılan teknik çalışma kapsamında iple erişilen yaralı, mahsur kaldığı nokta kontrollü şekilde genişletildikten sonra sedyeyle çıkarıldı. Yaklaşık 9 saat süren operasyonun ardından bilincinin kapalı olduğu öğrenilen yaralı, 112 Acil Sağlık ekiplerine teslim edilerek hastaneye sevk edildi.
22 Şubat 2026 Pazar - 13:39
İzmir’de şehitlerin isimleri üstgeçitlerde yaşayacak
İzmir Büyükşehir Belediyesi, şehitlerin isimlerini kent hafızasında yaşatma geleneğini sürdürüyor. Şehit ailelerinin talebi üzerine Karataş Üst Geçidi’ne Şehit Hava Pilot Teğmen Yalçın Akyıldız’ın, Naldöken’de Anadolu Caddesi üzerindeki üst geçide ise Şehit Piyade Er Eren Taşkın’ın adı verildi. Şehit aileleri ve gazileri hiçbir zaman yalnız bırakmayan ve ihtiyaç duydukları her an yanlarında olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, şehitlerin isimlerini kentte yaşatıyor. Şehit ailelerinden gelen taleplerin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edilmesinin ardından Karataş ve Naldöken’deki üst geçitler artık şehitlerin adıyla anılacak. Karataş Üst Geçidi’ne Şehit Hava Pilot Teğmen Yalçın Akyıldız’ın, Anadolu Caddesi üzerinde Naldöken’de bulunan üst geçide ise Şehit Piyade Er Eren Taşkın’ın adı verildi. Güzlük: "Şehidine sahip çıkan bir millet, geleceğine de sahip çıkar" İzmir Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Şube Müdürü İlker Güzlük, aziz şehitlerin emanetleri olan şehit yakınları ve gazilerin milletin onur nişanesi olduğunu vurguladı. Güzlük, "Onların fedakârlıkları sayesinde bugünlere geldik. Tüm imkânlarımızla, şehit yakınlarımıza ve gazilerimize layık oldukları değeri ve hizmeti sunmak için gece gündüz çalışıyoruz. Başkanımız Cemil Tugay, rahmetli babasının da gazi olması nedeniyle bu konuda büyük bir hassasiyet gösteriyor. Verdiği talimatlar doğrultusunda şehit yakınları ve gazilerimizin hiçbir eksik yaşamaması ve her zaman yanlarında olmamız için canla başla çalışıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki, şehidine sahip çıkan bir millet, geleceğine de sahip çıkar" dedi. Akyıldız: "Her şehit bir bayraktır" Şehit babasıyla aynı adı taşıyan Yalçın Akyıldız, babası Şehit Hava Teğmen Yalçın Akyıldız’ın Bandırma 6. Ana Jet Üssü’nde görev yaparken hava-yer atış görevi sırasında uçağında meydana gelen arıza nedeniyle şehit olduğunu söyledi. Karataş’ta babasının adının ölümsüzleştirilmesinden büyük onur ve mutluluk duyduğunu ifade eden Akyıldız, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ve meclis üyelerine teşekkür etti. Şehitlerin millet için taşıdığı anlamı vurgulayan Akyıldız, "Şehitlerimizin üzerine bayrak örteriz. Bayrak, ülkemizin bağımsızlığını ve özgürlüğünü temsil eder. Bizim için çok kıymetlidir. Her şehit bir bayraktır. Tüm şehitlerimiz vatan sevgisi ve bayrak aşkıyla şehadete ulaşmıştır. Ruhları şad olsun" diye konuştu. Taşkın: "Çok gururluyum" Şehit Piyade Er Eren Taşkın’ın annesi Dursune Taşkın, duygularını "Çok gururluyum. Talebim doğrultusunda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bu köprüye oğlumun adını vermesi beni çok duygulandırdı. Ricalarımızı yerine getirdiği için teşekkür ediyorum. Duyguluyum, kelimelerim kifayetsiz kalıyor" sözleriyle dile getirdi. Şehit Hava Pilot Teğmen Yalçın Akyıldız kimdir 1941 yılında Çeşme’de doğdu. İlköğrenimini 1953 yılında, orta öğrenimini 1956 yılında, lise öğrenimini 1959 yılında Kuleli Askeri Lisesi’nde tamamladı ve 1959 yılında girdiği Hava Harp Okulundan 1961 yılında asteğmen olarak mezun oldu. Edincik’te 6 Mayıs 1964 tarihinde 6. Ana Jet Üs Komutanlığında görevli iken, hava-yer atış görevinde F-84G uçağında meydana gelen arıza sonucunda atladı, ancak kurtarılamayarak şehit oldu. Şehit Piyade Er Eren Taşkın kimdir? Bayraklı ilçesinde ikamet eden 20 yaşındaki Eren Taşkın, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli 7.7 büyüklüğündeki depremde, Hatay’ın Serinyol ilçesindeki 8’inci Komando Tugay Komutanlığı’na bağlı birlikte vatani görevini yerine getirirken enkaz altında kalarak şehit oldu.
22 Şubat 2026 Pazar - 13:39
Selçuk’ta mağarada 9 saatlik kurtarma seferberliği
İzmir’in Selçuk ilçesindeki Sütini Mağarası’nda düzenlenen eğitim etkinliği sırasında yaklaşık 5 metre yükseklikten düşerek yaralanan 26 yaşındaki üniversite öğrencisi, 9 saat süren zorlu çalışmanın ardından kurtarıldı. İzmir İtfaiyesi, AFAD, jandarma ve Mağaracılık Federasyonu’na bağlı kurtarma ekiplerinin koordineli müdahalesiyle bulunduğu yerden çıkarılan öğrenci, hastaneye sevk edildi.İzmir’in Selçuk ilçesi Şirince yolu üzerindeki Sütini Mağarası’nda Ege Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu (EMAK) tarafından mağarada eğitim ve keşif amaçlı etkinlik düzenlendi. Yaklaşık 40 öğrencinin katıldığı etkinlikte, mağara içerisindeki dikey bir geçişte dengesini kaybeden 26 yaşındaki erkek öğrenci yaklaşık 5 metre yükseklikten düşerek yaralandı. Saat 03.30 sıralarında dar ve ulaşımı güç bir noktada mahsur kalan genç için ekiplerden yardım istendi. İhbar üzerine bölgeye İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, AFAD, jandarma, sağlık ekipleri sevk edilirken Mağaracılık Federasyonu kurtarma ekipleri de olay yerine geldi. Mağaranın dar yapısı nedeniyle ekipler yaralıya ulaşmakta güçlük yaşadı. Yapılan teknik çalışma kapsamında iple erişilen yaralı, mahsur kaldığı nokta kontrollü şekilde genişletildikten sonra sedyeyle çıkarıldı. Yaklaşık 9 saat süren operasyonun ardından bilincinin kapalı olduğu öğrenilen yaralı, 112 Acil Sağlık ekiplerine teslim edilerek hastaneye sevk edildi.
08 Ocak 2026 Perşembe - 22:33
(Düzeltme) CHP’li belediye başkan aday adayı denizde ölü bulundu
İzmir’in Urla ilçesinde, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP Urla Belediye Başkan Aday Adayı olan Burak Ulamışlı, denizde ölü bulundu. Olay, akşam saatlerinde Urla ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 31 Mart yerel seçimlerinde CHP Urla Belediye Başkan Aday Adayı olduğu öğrenilen Burak Ulamışlı’nın (45) cansız bedeni, deniz içerisinde fark edildi. Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde, 2 çocuk babası olduğu öğrenilen Ulamışlı’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan işlemlerin ardından Burak Ulamışlı’nın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerinin yaptığı ilk incelemede, şu an için cinayet şüphesinin bulunmadığı olayla ilgili incelemelerinin devam ettiği öğrenildi.
08 Ocak 2026 Perşembe - 19:04
İzmir’de kaçak sigara operasyonu: 500 bin adet makaron ele geçirildi
İzmir’in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından bir depoya düzenlenen operasyonda, 500 bin adet doldurulmuş makaron ile çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi. Olayla ilgili 2 şüpheli gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, ilçede kaçakçılık suçlarının önlenmesine yönelik çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüpheli şahısların bandrolsüz ürünleri saklamak için kullandığı bir depo tespit edildi. Savcılık izninin ardından adrese operasyon düzenleyen ekipler, depoda yaptıkları aramalarda; 500 bin adet doldurulmuş makaron, bin 620 paket bandrolsüz sigara, 71 adet 9 mm çapında fişek ve 273 adet uyuşturucu hap ele geçirdi. Operasyon kapsamında yakalanan şüpheliler M.F. (60) ve Z.Ş. (51) gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında, "Ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet", "Uyuşturucu madde ticareti" ve "Kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet" suçlarından işlem yapıldığı bildirildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.
08 Ocak 2026 Perşembe - 16:41
İzmir’de otomobil apartmanın bahçesine uçtu: 1’i ağır 6 yaralı
İzmir’in Ödemiş ilçesinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, park halindeki araçlara çarptıktan sonra bir binanın bahçesine uçtu. Güvenlik kameralarına yansıyan feci kazada 1’i ağır 6 kişi yaralandı. Kaza, saat 13.30 sıralarında Zafer Mahallesi Turan Emeksiz Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.G. (18) yönetimindeki 35 TDU 55 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Savrularak yol kenarında park halinde bulunan 35 AB 9839 plakalı otomobil ile 35 AFS 983 plakalı ticari araca çarpan otomobil, ardından bir apartmanın bahçesine uçtu. Kaza sırasında kaldırımda yürüyen Rabiye Yıldırım savrulan aracın çarpması sonucu ağır yaralanırken, yanındaki diğer yaya ise son anda kaçarak ezilmekten kurtuldu. Kazada otomobil sürücüsü İ.G. ile araçta yolcu olarak bulunan S.Y. (18), Ü.C. (17) ve S.B. (17) de yaralandı. Çevredeki vatandaşların yardımıyla araçtan çıkarılan yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kaza anı kamerada Öte yandan kaza anı, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, hızla gelen otomobilin park halindeki araçlara çarptıktan sonra savrularak apartman bahçesine düştüğü ve o esnada yaralıların yere savrulduğu anlar yer aldı.
08 Ocak 2026 Perşembe - 16:38
Feci kaza kamerada: Kontrolden çıkan otomobil apartman bahçesine uçtu: 1’i ağır 6 yaralı
İzmir’in Ödemiş ilçesinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, park halindeki araçlara çarptıktan sonra bir apartmanın bahçesine uçtu. Güvenlik kameralarına da yansıyan feci kazada 1’i ağır 6 kişi yaralandı. Kaza, saat 13.30 sıralarında Zafer Mahallesi Turan Emeksiz Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.G. (18) yönetimindeki 35 TDU 55 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Hızla savrulan araç, önce yol kenarında park halinde bulunan 35 AB 9839 plakalı otomobil ile 35 AFS 983 plakalı ticari araca çarptı, ardından bir apartmanın bahçesine düşerek durabildi. Kaza sırasında kaldırımda yürüyen Rabiye Yıldırım, savrulan aracın çarpması sonucu ağır yaralanırken, yanındaki bir diğer yaya ise son anda kaçarak ezilmekten kurtuldu. Kazada, otomobil sürücüsü İ.G. ile araçta yolcu olarak bulunan S.Y. (18), Ü.C. (17) ve S.B. (17) yaralandı. Çevredeki vatandaşların yardımıyla araç içerisinden çıkarılan yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kaza anı kamerada Öte yandan kaza anı, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde; hızla gelen otomobilin park halindeki araçlara çarptıktan sonra savrularak apartman bahçesine düştüğü ve o esnada yaralıların yere savrulduğu anlar yer aldı.
08 Ocak 2026 Perşembe - 15:29
İzmir’de 4 katlı binanın çatısı uçtu
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde etkili olan fırtına nedeniyle 4 katlı bir binanın metal çatısı uçtu. Şans eseri yaralananın olmadığı olayda, çevredeki binalarda maddi hasar meydana geldi. Olay, sabah saat 07.00 sıralarında Karşıyaka ilçesi İnönü Mahallesi 6737. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kentte sabah saatlerinde etkisini artıran fırtına hayatı olumsuz etkiledi. Fırtına sırasında 4 katlı bir binanın metal çatısı yerinden sökülerek uçtu. Rüzgarın etkisiyle savrulan çatı, yan tarafta bulunan boş arazi ve evlerin bulunduğu alana doğru yöneldi. Çatı parçaları çevredeki binaların dış cephelerine çarparak durabildi. Olayda tek katlı bir evin çatısında ve başka bir evin dış cephesinde asılı olan klima ünitesinde maddi hasar oluştu. Olayın erken saatlerde yaşanması ve o sırada sokakta kimsenin bulunmaması muhtemel bir faciayı önlerken, herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadı. İhbar üzerine bölgeye İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekipler, tehlike oluşturan ve binalara zarar veren çatıyı vinç ve halatlar yardımıyla bulunduğu yerden kaldırdı. Öte yandan, rüzgarın şiddetine dayanamayarak uçan metal çatının yaklaşık bir ay önce yapıldığı öğrenildi. "Gürültüyle uyandık" Sabah saat 07.00 sıralarında çatının koptuğunu ifade eden ev sahibi Rüştü Kaplan, "Bir anda gürültüyle uyandık ev üstümüze mi uçuyor, deprem mi oluyor diye düşündüm ve hemen balkona fırladım. Baktığımda çatının aşağıda, komşunun avlusuna düştüğünü gördüm. Zarar ufak tefekti; komşunun klimasını koparmış, duvarını yıkmıştı. Bizim tarafta ise garajın duvarında bazı hasarlar oluştu. Çatının yapılmasının üzerinden bir ay geçti, çatıyı da yeniden kuracağız." dedi. "İşçilik hatasından kaynaklı" Olayın yaşandığı Karşıyaka İnönü Mahallesi’nin Muhtarı Turgut Kaya, yaşanan tehlikenin işçilik hatalarından kaynaklandığını belirterek, "O şiddetli rüzgarda, yapılan işin işçilik açısından tam ve sağlam olmaması, pabuçların yeterince sağlam yapılmayışı ve çakılan çivilerin uygun olmaması bu duruma neden olmuştur. Yüzde 100 profil kullanılması gerekirken, işi yapan şahısların özensiz ve hatalı çalışmasından kaynaklı olarak yapı rüzgarın etkisiyle altından patlayarak yan tarafa uçmuştur. Allah muhafaza, iyi ki yol tarafına düşmemiş ve arsa bölgesine düşmüştür. Burada ufak çaplı bir maddi hasar oluşmuş olsa da, bu durum hem insan canı hem de mal güvenliği açısından ciddi bir tehlike oluşturabilirdi. Neyse ki can kaybı yaşanmamıştır, şükürler olsun" ifadelerini kullandı.
08 Ocak 2026 Perşembe - 13:39
İzmir’de 16 yaşındaki çocuk torbacı, suçüstü yakalandı
İzmir’in Çiğli ilçesinde polisin gerçekleştirdiği uyuşturucu operasyonunda, 16 yaşındaki çocuk, parkta yüzlerce paket satışa hazır uyuşturucu madde ile suçüstü yakalandı. Çiğli İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, Cumhuriyet ve Demokrasi Parkı içerisinde uyuşturucu ticareti yapıldığı ihbarı üzerine bölgeyi teknik ve fiziki takibe aldı. Saha çalışmaları kapsamında park içerisinde şüpheli hareketler sergileyen 16 yaşındaki E.A. isimli şahıs durduruldu. Henüz çocuk yaşta olmasına rağmen adeta bir uyuşturucu deposu gibi hareket eden E.A.’nın üzerinden çıkanlar polis ekiplerini bile hayrete düşürdü. Yapılan aramalarda; 160 ayrı kilitli poşet içerisinde toplam 378 gram esrar, 16 ayrı kilitli poşet içerisinde 79.9 gram kokain, uyuşturucu tartımında kullanılan 1 adet hassas terazi ile hazırlık için stoklanmış çok sayıda boş kilitli poşet ele geçirildi. Gözaltına alınan E.A., gerekli işlemler için emniyete götürüldü.
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:53
İzmir’de sağanak ve fırtına hayatı felç etti, yollar göle döndü
İzmir’de sabah saatlerinde etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış ve fırtına, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Özellikle Karşıyaka ilçesinde fırtına nedeniyle çok sayıda ağaç devrilirken, vatandaşlar altyapı yetersizliğine isyan etti. İzmir genelinde sabah saatlerinde başlayan sağanak yağış ve şiddetli rüzgar, hayatı durma noktasına getirdi. Karşıyaka ilçesi Mavişehir ve MaviBahçe bölgesinde fırtınanın şiddetiyle çok sayıda ağaç kökünden sökülerek devrildi. Devrilen ağaçlar tramvay yolunu kapatırken, caddeler ve otoparklarda bulunan araçlarda maddi hasar meydana geldi. Yağış nedeniyle yolların göle döndüğü bölgede, işe ve okula gitmek için evlerinden çıkan vatandaşlar zor anlar yaşadı. Ulaşımda aksamalar yaşanırken, tramvay seferleri de ağaç devrilmeleri nedeniyle sekteye uğradı. Her yağışlı havada ve fırtınada benzer manzaralarla karşılaştıklarını belirten bölge halkı ise duruma tepki gösterdi. Sürekli mağduriyet yaşadıklarını dile getiren vatandaşlar, İzmir’in en çok vergi veren semtlerinden birinde ikamet etmelerine rağmen belediyelerden bekledikleri hizmeti alamadıklarını savundu. Çevre sakinleri, yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Karşıyaka Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni eleştirerek, gerekli önlemlerin alınmadığını ve çalışmaların yetersiz kaldığını öne sürdü. Bölge havuza döndü Mavişehir bölgesinde yaşayan vatandaşlardan Enis Topçuoğlu, yaşanan sıkıntıyı defalarca İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karşıyaka Belediyesi yetkilileriyle görüşmelerine rağmen kalıcı bir çözüm üretilemediğini belirterek, "Sahilde bu suyun tahliyesi için yapılmış iki adet pompa bulunuyor ancak bu pompaların her yıl düzenli bakımının yapılması gerekiyor. Bakım yapılmadığı için suyun gidebileceği bir yer kalmıyor. Bölge deniz seviyesinin yaklaşık 90 santimetre altında ve deniz tarafında da yaklaşık 2 metre yüksekliğinde duvarlar olduğu için burası adeta bir havuz haline geliyor. Bu nedenle suyu dışarı atabilecek tek sistem bu pompalar ve ben sabahtan beri takip ediyorum, pompalar ancak şimdi çalıştırılmaya başlandı. Eğer sabah saatlerinden itibaren çalışmış olsalardı bu bölgede yaşananlar olmazdı" dedi. "Altyapı yetersiz" Durumun herkes tarafından bilinen ve 2-3 yılda bir tekrar eden bir sorun olduğuna dikkat çeken Topçuoğlu, Mavişehir bölgesinde deniz kıyılarının doldurulmasının tek başına bir çözüm olmadığını ve bölgenin ciddi bir altyapı sorunu bulunduğunu ifade ederek, "Özellikle su baskınları ile ağaç devrilmeleri bu sorunun bir sonucu. Biz belediyeye Türkiye’nin en yüksek vergilerinden birini ödüyoruz ancak aldığımız hizmet bunun karşılığını vermiyor. Çoğu zaman biz de çözüm için destek olmaya hazır olduğumuzu söylüyoruz fakat bugüne kadar bir mutabakat sağlanamadı. Oysa sorunu da çözümünü de biliyoruz ve defalarca anlatıyoruz. Burada milyonlarca lira değerinde araçlar ve evler var, yaşanan su baskınları nedeniyle bu varlıkların değeri de düşüyor. İnsanlarda ’burayı sürekli su basıyor’ algısı oluşuyor ve bu da bölgeye ciddi zarar veriyor" ifadelerini kullandı. Kuryeler mağdur Yağışlı havada yollarda biriken su nedeniyle motosikletinin elektrik aksamında sorun oluşan ve çalışamayan moto kurye Mustafa Murat, belediyenin altyapı konusundaki eksikliklerine dikkat çekerek, "Yani belediyenin bu konuda altyapı çalışmalarını biraz daha ilerletmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu durum sadece bizim için değil, trafikteki herkes ve yayalar için de sıkıntılı. Çok mağdur durumdayız ve şu an çalışamıyoruz." dedi. Yaşanan aksaklıklar nedeniyle müşterilere hizmet veremediklerini ve günlerinin boşa gittiğini belirten Murat, "Pakete çıkıyorum ama gidemiyorum, bu yüzden müşteri şikayet edecek ve bir de onlarla uğraşmak zorunda kalıyoruz. Gerçekten kötü ve zor bir gün. Dediğim gibi, su birikintileri yüzünden hiçbir yere gidemiyoruz ve bu sebeple kayma, düşme gibi kazalar da çok oluyor. Müşteri bekliyor ama paket atamıyoruz, dolayısıyla bütün günümüz boşa gidiyor" diye ekledi.
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:40
Selçuk’ta fırtına yol kenarında dev panoları yola savurdu
İzmir’in Selçuk ilçesinde fırtına nedeniyle büyük reklam panoları ve demir konstrüksiyonlar anayola devrildi. O esnada yoldan geçen herhangi bir aracın bulunmaması muhtemel bir kazanın önüne geçti. Selçuk ilçesinde etkili olan şiddetli fırtına, Kuşadası yolu üzerindeki Efes Antik Kenti yakınlarında inşaatı devam eden Efes Karşılama Merkezi panolarını yıktı. Selçuk-Kuşadası kara yolunda bulunan ve Efes Karşılama Merkezi inşaatının çevresini kapatan büyük reklam panoları ve demir konstrüksiyonlar, rüzgârın etkisiyle anayola devrildi. "Geleceğe Miras: Sonsuz Efes Projesi" kapsamında hayata geçirilmesi planlanan karşılama merkezi inşaat alanını çevreleyen dev panoların fırtınaya dayanamayarak yola savrulması, bölgede ulaşımı bir süre olumsuz etkiledi. Olayın ardından kara yolunda trafik kontrollü olarak tek şeritten sağlanmaya başlandı. İnşaat alanında yer alan, 180 otobüs kapasiteli otopark ve 61 dükkândan oluşması planlanan merkez çevresinde yaşanan olay sonrası polis ekipleri ve yüklenici firma personelleri bölgeye geldi. Yolda geniş güvenlik önlemleri alınırken, devrilen panoların kaldırılması için çalışmalar başlatıldı. Facia kıl payı atlatıldı Yetkililerden alınan bilgiye göre, panoların devrildiği sırada yoldan geçen herhangi bir aracın bulunmaması muhtemel bir kazanın önüne geçti. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması teselli oldu. Temizlik ve kaldırma çalışmalarının tamamlanmasının ardından yolun yeniden tamamen trafiğe açılacağı bildirildi. Yetkililer, bölgede rüzgârın etkisini sürdürebileceğini belirterek sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.
08 Ocak 2026 Perşembe - 11:46
Torbalı’da gecekondu yangını: 1 ölü
İzmir’in Torbalı ilçesinde bir gecekonduda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürülürken, evin içerisinde yapılan kontrolde bir vatandaş ölü olarak bulundu. Edinilen bilgilere göre yangın, Torbalı ilçesine bağlı Bozköy Mahallesi’nde bir gecekonduda sabaha karşı 04.30 sıralarında meydana geldi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen itfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu yangın kontrol altına alındı. Evin içerisinde yapılan kontrolde, 51 yaşındaki Murat Öncel isimli vatandaşın cansız bedeni bulundu. İlk tespitlere göre yangının elektrikli sobanın devrilmesi sonucu çıktığı ifade edildi. Torbalı Sanayi Sitesi’nde oto doğrultmacı olarak çalışan Öncel’in 2 çocuk babası olduğu, eşinden bir süre önce ayrıldığı ve evde tek başına yaşadığı öğrenildi.
08 Ocak 2026 Perşembe - 11:35
Önlem alınmazsa 50 yıl içinde deniz suyu Basmane’ye kadar ilerleyebilir
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yeraltı sularının kontrolsüz kullanımıyla kentin çöküşe sürüklendiğini ifade ederek, önlem alınmazsa 50 yıl içinde deniz suyunun Basmane’ye kadar ilerleyebileceği uyarısında bulundu. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu üyeleri, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar ile bir araya gelerek İzmir ve Türkiye’nin giderek büyüyen su ve enerji krizini masaya yatırdı. Platform Başkanı Yunus Karakaya, yöneticiler Oktay Karaçelik, Tekin Alptekin ve Cem Şeker ile birlikte gerçekleştirilen toplantıda, özellikle İzmir’i tehdit eden kuraklık, yer altı suyu kullanımı ve çökme riski konusunda çarpıcı değerlendirmeler yapıldı. Toplantıda konuşan Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’in uzun vadede karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin "çökme" olduğunu vurgulayarak, bugüne kadar kentin bu gerçeği görmezden geldiğini söyledi. Ahmet Piriştina’dan bu yana göreve gelen belediye başkanlarının su tasarrufu ve Körfez konularında yeterli adım atmadığını dile getiren Yaşar, Aziz Kocaoğlu, Tunç Soyer ve Cemil Tugay ile görüşme imkânı bulamadığını, uyarılarını mektup yoluyla iletmek zorunda kaldığını ifade etti. 42 yıldır denizler ve İzmir Körfezi üzerine çalışan bir akademisyen olduğunu hatırlatan Yaşar, Körfez’le ilgili en kapsamlı bilimsel çalışmayı 1998 yılında yaptıklarını, 1999’dan bu yana da kamuoyunu sürekli uyardığını söyledi. Büyük Kanal Projesi sonrasında Körfez’in temiz suyla beslenmesi halinde yüzülebilir hale geleceğini ancak derelerin betonlanması ve yanlış çevre uygulamaları nedeniyle bunun mümkün olmadığını vurguladı. İzmir’in çok ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Yaşar, 2000 yılında yüzde 60 olan su kayıp-kaçak oranının yıllar içinde düşürülmesine rağmen halen yüzde 35 seviyesinde olduğunu söyledi. Kentte kullanılan suyun yaklaşık yüzde 80’inin yer altı kuyularından çekildiğine dikkat çeken Yaşar, kuyu derinliklerinin 600 metreden 1200 metreye kadar indiğini, bunun Manisa Ovası başta olmak üzere tüm bölgenin altını boşalttığını ifade etti. Kuraklığın yalnızca çevresel bir sorun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yaşar, "Enflasyon, ekonomik kriz, enerji krizi, balıkların yok oluşu ve hatta savaşların temelinde kuraklık yatıyor" dedi. Tarihî süreçte büyük göçlerin ve toplumsal kırılmaların da kuraklık dönemlerinde yaşandığını hatırlattı. "Deniz suyu Basmane’ye kadar gelebilir" İzmir’de çökme sürecinin sessiz ama sürekli ilerlediğini belirten Yaşar, çarpıcı bir uyarıda bulunarak, "İzmir’in en büyük sorunu ne ulaşım ne Körfez’in kokması ne de kirlilik. Uzun vadede tek bir sorun var: Çökme. Eğer önlem alınmazsa 50-60 yıl sonra deniz suyu Basmane’ye kadar gelebilir. Alsancak’ta bugün hissedilen kanalizasyon kokularının nedeni de boruların deniz seviyesinin altına inmeye başlamasıdır" diye konuştu. Cakarta ve Mexico City örneklerini veren Yaşar, bu kentlerde yılda 10-15 santimetre çökme yaşandığını, çözüm olarak bazı bölgelerin tamamen boşaltıldığını söyledi. Yer altı sularının stratejik bir rezerv olduğuna dikkat çeken Yaşar, kaçak kuyuların mutlaka engellenmesi gerektiğini, Türkiye genelinde tahminen 550 bin kuyu bulunduğunu, bunların 120 bininin kaçak olduğunu ifade etti. Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya, uyarıların artık görmezden gelinemeyecek noktaya geldiğini söyledi. Karakaya, "Bu mesele siyasi tartışmaların ötesindedir. İzmir’in altı boşalıyor ve biz hâlâ günü kurtarmaya çalışıyoruz. Bilimin söylediğini dikkate almazsak, çocuklarımıza yaşanabilir bir şehir bırakamayacağız" dedi. Karakaya ayrıca, suyun plansız kullanımının sadece bugünü değil, geleceği de ipotek altına aldığını vurgulayarak, "Bugün atılmayan her adım, yarın çok daha ağır bedellerle karşımıza çıkacak" ifadelerini kullandı.
08 Ocak 2026 Perşembe - 11:33
İzmir tarihi Kemeraltı Çarşısı sular altında
İzmir’de etkili olan fırtına ve sağanak yağış sebebiyle tarihi Kemeraltı Çarşısı sular altında kaldı. Rögarlar temizlenmediği için iş yerlerini su bastığını öne süren esnaf Büyükşehir Belediyesi’ne tepki gösterdi. Geçen yıl altyapısı yenilenen Kemeraltı Çarşısı’nda su baskınlarının önüne geçilemiyor. Her yağışta sokakları adeta göle dönen tarihi çarşı, bu sabah erken saatlerde etkili olan sağanak yağışla birlikte yine sular altında kaldı. Sabah dükkanlarını açmak için gelen iş yeri sahipleri, su birikintileri yüzünden zor anlar yaşadı. Kendi imkanlarıyla dükkanlarını su baskınından korumaya çalışan esnaf, altyapı çalışmasına rağmen rögarların yeterince temizlenmemesi sebebiyle bu mağduriyeti yaşadıklarını ifade etti. Alışveriş için tarihi çarşıya gelen vatandaşlar da biriken yağmur suları yüzünden güçlük çekti. Hem vatandaşlar hem esnaf, yaşanan olumsuzluk sebebiyle İzmir Büyükşehir’e tepki gösterdi. Vatandaşlar, "Yağışların olacağı belli olduğu halde rögarlar iyi temizlenmiyor. Sokaklarımız her yağmurda sular altında kalıyor. Bazı esnaf arkadaşlarımızın iş yerlerini su basıyor. Yaşanan maddi zararımızı kim karşılayacak. Artık su baskınlarıyla karşı karşıya kalmak istemiyoruz" sözleriyle tepkilerini dile getirdiler.
08 Ocak 2026 Perşembe - 11:31
Üç haftayı geçen öksürük veremin habercisi olabilir
Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü, Halk Sağlığı Doktoru Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, Veremle Savaş Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada üç haftayı geçen öksürüklerin ciddiye alınması gerektiğinin altını çizdi. Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Verem genetik değil, bulaşıcıdır. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre tüberküloz küresel ölçekte hala ciddi bir halk sağlığı sorunu olup, dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri aktif hastalık gelişmemiş olsa da gizli (latent) verem enfeksiyonu taşımaktadır. Bu nedenle verem hastalığını iyi tanımakta fayda var" mesajını verdi. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir halk sağlığı sorunu olan verem (tüberküloz), erken tanı ve düzenli tedavi ile tamamen iyileşebilen bir hastalık olmasına rağmen, geç başvuru ve yanlış bilgiler nedeniyle toplum açısından hala risk oluşturuyor. Veremle Savaş Haftası kapsamında hastalığa yönelik farkındalık çalışmalarının önemini vurgulayan Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü, Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, tüberküloz üzerine detaylı bilgi vererek uyarıda bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Tüberküloz; etkeni ‘mycobacterium tuberculosis’ olan ve solunum yoluyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu hastalık genetik değildir; yani aileden kalıtsal olarak geçmez. Ancak tedavi edilmediğinde ciddi ve yaşamı tehdit eden sonuçlara neden olabilir. Hasta kişilerin öksürmesi, hapşırması ya da konuşması sırasında ortaya çıkan damlacıklar aracılığıyla havaya yayılır. Bu damlacıkların solunmasıyla sağlıklı bireyler enfekte olabilir. Burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: Enfekte olan her kişide hastalık gelişmez. Alınan basiller vücutta uyur halde kalabilir ve bağışıklık sisteminin zayıfladığı bir dönemde hastalığa yol açabilir. Hastalık gelişme riskinin en yüksek olduğu dönem, enfeksiyondan sonraki ilk iki yıldır" dedi. En riskli grup; hasta ile uzun süre aynı ortamı paylaşanlar Hastalığın bulaşma açısından en riskli grubun, verem hastalığına yakalanmış biriyle uzun süre aynı ortamı paylaşan kişiler olduğunu dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Bunların başında aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşları gelir. Tüberküloz: kaşık, çatal, bardak; giysi, çarşaf gibi eşyalar aracılığıyla bulaşmaz. Ancak mikrop, güneş görmeyen, havalandırması yetersiz ortamlarda havada uzun süre canlı kalabilir. Güneş ışığındaki ultraviyole ışınlar verem mikrobunu kısa sürede etkisiz hale getirir. Bu nedenle kalabalık, kapalı ve havalandırması yetersiz alanlar bulaşma açısından en riskli ortamlardır" diye konuştu. Öte yandan tüberkülozun en sık, toplumun en üretken yaş grubundaki yetişkinleri etkilediğini aktaran Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Ancak tüm yaş grupları risk altındadır. Vakaların ve ölümlerin yüzde 80’inden fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde görülmektedir. DSÖ’nün 2024 yılı verilerine göre; yeni verem vakalarının yüzde 34’ü Güney Doğu Asya Bölgesi’nde, yüzde 27’si Batı Pasifik Bölgesi’nde yüzde 25’i Afrika Bölgesi’nde görülmüştür. Yeni vakaların yaklaşık yüzde 87’si, Tüberküloz yükünün yüksek olduğu 30 ülkede toplanmıştır. Küresel toplamın üçte ikisi; Hindistan (yüzde 25), Endonezya (yüzde 10), Filipinler (yüzde 6.8), Çin (yüzde 6.5), Pakistan (yüzde 6.3), Nijerya (yüzde 4.8), Demokratik Kongo Cumhuriyeti (yüzde 3.9) ve Bangladeş’te (yüzde 3.6) kaydedilmiştir. İlk beş ülke tek başına küresel yükün yüzde 55’ini oluşturmaktadır" sözlerini kaydetti. Sadece bir halk sağlığı sorunu değil Tüberkülozun sadece bir halk sağlığı sorunu olmadığını, aynı zamanda ciddi bir sosyal ve ekonomik yüke neden olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Küresel ölçekte, tüberküloz tedavisi gören kişilerin ve ailelerinin yaklaşık yüzde 50’si, hane gelirinin yüzde 20’sini aşan, felaket düzeyinde maliyetlerle karşı karşıya kalmaktadır. Bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde hastalık riski daha yüksektir. DSÖ’nün 2024 yılı verilerine göre yeni Tüberküloz vakalarının: 0.97 milyonu yetersiz beslenme, 0.93 milyonu diyabet, 0.74 milyonu alkol kullanım bozuklukları, 0.70 milyonu sigara, 0.57 milyonu HIV enfeksiyonu ile ilişkilidir. Hastalık en sık akciğerleri tuttuğu için belirtiler çoğunlukla solunum sistemine aittir. 2-3 haftadan uzun süren, tedaviye yanıt vermeyen öksürük, balgam çıkarma, balgamda kan görülmesi, ateş, gece terlemesi, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, iştahsızlık, nefes darlığı, göğüs ve sırt ağrısı gibi şikayetler hastalığın belirtileri arasında yer almaktadır. Belirtiler genellikle hafif başlar ve yavaş ilerler. Bu nedenle pek çok hasta doktora geç başvurur. Oysa 2-3 haftadan uzun süren öksürük, mutlaka göğüs hastalıkları polikliniğinde ya da verem savaşı dispanserinde değerlendirilmelidir." Tüberküloz tanısının nasıl konulduğuna ilişkin de detayları paylaşan Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Tüberküloz tanısı, balgamda verem mikrobunun gösterilmesiyle konur. Hastanın yakınmaları ve akciğer filmi bulguları hastalıktan şüphelenmeyi sağlar. Ancak kesin tanı için mikrobiyolojik inceleme şarttır. Balgam ya da diğer örneklerde mikrobun görülmesi, kültürde basil üremesi tanıyı kesinleştirir" açıklamasını yaptı. En etkili yöntem doğrudan gözetimli tedavi Tüberküloz tedavisinde ilaçların düzensiz kullanılmasının mikrobun ilaca dirençli olmasına ve de bu durumun tedavi sürecini 18-24 ay kadar uzamasına neden olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, vereme karşı en etkili tedavinin doğrudan gözetimli tedavi olduğunu söyledi. Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Dünya Sağlık Örgütü, her doz ilacın sağlık çalışanı ya da eğitilmiş bir kişi tarafından içirilmesini önermektedir. Türkiye’de bu uygulama başarıyla sürdürülmektedir" dedi. Türkiye’de tüberküloz ilaçlarının Sağlık Bakanlığı tarafından karşılandığını, Verem Savaşı dispanserleri aracılığıyla bu ilaçların ücretsiz verildiğini ve hastalık takibinin de dispanserler aracılığıyla yapıldığını hatırlatan Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Türk Toraks Derneği’nin açıklamalarına göre; özel diyetler, iklim koşulları ya da istirahat, tedavinin temel unsuru değildir. En önemli faktör; ilaçların doğru, düzenli ve yeterli süre kullanılmasıdır. Tüberkülozdan korunmanın en etkili yolu, bulaştırıcı hastaların erken tanı alıp hızla tedaviye başlamasıdır. Uygun tedavi ile 2-3 haftada bulaştırıcılık büyük ölçüde ortadan kalkar. BCG aşısı, erişkinde hastalığı tamamen önlemez ancak özellikle çocuklarda ölümcül ve ağır formlara karşı koruma sağlar. Türkiye’de BCG aşısı, doğumdan sonra ikinci ayını dolduran bebeklere hayatta bir kez uygulanmaktadır" ifadelerini kullandı. Tüberküloz hastasıyla temaslı olan kişilerin de mutlaka muayene edilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Buna temaslı muayenesi denir. Risk taşıyan ancak hasta olmayan kişilere genellikle 6 ay süreyle koruyucu tedavi uygulanır. Düzenli kullanıldığında hastalık gelişme riskini yüzde 90’a varan oranda azaltır. Özellikle çocuklar için hayati önemdedir" açıklamasını yaptı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder