Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Kınık’ta maden işçileri eylemde
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:44:25
İzmir’in Kınık ilçesinde faaliyet gösteren Polyak Eynez Enerji ve Madencilik işçileri, maaş ödemelerindeki aksamalar nedeniyle iş bırakma eylemi başlattı. İzmir’in Kınık ilçesine bağlı Eynez bölgesinde faaliyet gösteren Polyak Eynez Enerji ve Madencilik bünyesinde çalışan işçiler, ücret ödemelerinde yaşandığı belirtilen gecikmeler nedeniyle iş bırakma eylemine başladı. Süreç, Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde yürütülüyor. Sendika temsilcileri, maden sahası önünde düzenledikleri basın açıklamasında, yaz aylarında yaklaşık 3 bin işçiden 1700’ünün işten çıkarıldığını, işçi sayısının 1200’e düşmesinin ardından işletmenin Çinli bir firmaya devredildiğini ifade etti. Açıklamada, devir işlemi sonrasında maaş ödemelerinde aksamalar yaşandığı, işçilerin yaklaşık 55 gündür ücretlerini alamadığı ve nakliye hizmeti veren firmaların da yaklaşık 3 aydır ödeme beklediği öne sürüldü. Ücret ödemeleri ve devir süreci tartışması Sendika yetkilileri, mevcut kömür stokunun satışıyla ödemelerin karşılanmaya çalışıldığını savundu. İşletme tarafından dile getirildiği belirtilen ’yurt dışından para transferinde zorluk yaşandığı’ yönündeki açıklamanın gerçeği yansıtmadığını savunan sendika temsilcileri, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Jeolojik açıdan zor bir bölgede üretim yapıldığını belirten sendika, deniz seviyesine yakın ve yaklaşık 800 metre derinlikte faaliyet gösteren bir maden sahasında işçi haklarının aksatılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Eylemin ilk aşamada ’paşa vardiyası’ olarak adlandırılan vardiyada üretimin durdurulmasıyla başladığı bildirildi. İlerleyen günlerde diğer vardiyaların da sürece katılmasının planlandığı, ücretlerin yatırılmaması halinde üretimin kademeli olarak tamamen durdurulacağı açıklandı. Açıklamada ayrıca satış sürecinin şeffaf olmadığı iddia edilerek, yapılan sözleşmelerin kamuoyuna açık biçimde paylaşılması çağrısında bulunuldu. İşçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının durumuna ilişkin belirsizliklerin giderilmesi gerektiği vurgulandı. Bağımsız Maden İş Sendikası, yalnızca bu işletmede değil, bölgedeki diğer maden sahalarında da benzer hak kayıplarına karşı sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi. İşletme yönetiminden ve ilgili kurumlardan konuya ilişkin resmi bir açıklama bekleniyor.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 12:43
Karşıyaka, Nazilli deplasmanında
Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup 22. haftasında yarın Nazilli Belediyespor ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden Karşıyaka, 22. haftada yarın saat 15.00’de Pamukören Sahası’nda Nazilli Belediyespor ile karşı karşıya gelecek. Ligde geride kalan 21 karşılaşmada 13 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyetle 44 puan toplayan yeşil-kırmızılılar, üçüncü sırada yer alıyor. Aydın temsilcisinin ise henüz galibiyeti bulunmazken, 4 beraberlik ve 17 mağlubiyet sonucunda topladığı 4 puanla son basamak olan 16. sırada bulunuyor. Karşıyaka, bu karşılaşmayı kazanarak hem üst üste ikinci galibiyetini elde etmeyi hem de deplasmanda süren üç maçlık galibiyet özlemine son vermeyi amaçlıyor. Yeşil-kırmızılılarda savunmada görev yapan Alpay Eroğlu, ayak bileğinde meydana gelen yırtık nedeniyle forma giyemeyecek. Cezası süren İlyas da karşılaşmada sahadaki yerini alamayacak. Öte yandan Ensar’ın cezası sona erdi. Hafta içinde U19 Milli Takımı’ndan dönen ve İstanbul’da Fenerbahçe ile haziran ayından itibaren geçerli olmak üzere 5 yıllık sözleşme imzalayan Adem Yeşilyurt da kadroda yer alacak.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:36
Göztepe, galibiyet parolasıyla Beşiktaş deplasmanında
Göztepe, Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında yarın Beşiktaş’a konuk olacak. Avrupa kupalarını hedefleyen sarı-kırmızılılar, karşılaşmaya mutlak galibiyet parolasıyla çıkacak. Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında Göztepe, yarın saat 20.00’de Tüpraş Stadyumu’nda Beşiktaş ile karşı karşıya gelecek. İzmir temsilcisi, deplasmanda bu kritik karşılaşmayı kazanarak Avrupa kupaları hedefi doğrultusunda yoluna emin adımlarla devam etmeyi hedefliyor. Sakat oyuncuların durumu teknik heyeti mutlu etti Brezilyalı forvetler Juan ve Jeferson’un sakatlıklarını atlattığı, hafta boyunca takımla çalışarak Beşiktaş maçına hazır hale geldiği belirtildi. Göztepe’de Kayserispor karşılaşmasında maçın son anlarında forma giyebilen sağ kanat Arda Okan’ın da tamamen iyileşmesi teknik heyetin yüzünü güldürdü. Teknik Direktör Stanimir Stoilov’un Beşiktaş deplasmanında Juan ve Arda’ya ilk 11’de görev vermesi, Jeferson’u ise kulübede koz olarak değerlendirmesi bekleniyor. Orta saha oyuncusu Efkan Bekiroğlu’nun ise sakatlığı nedeniyle henüz antrenmanlara başlayamadığı ifade edildi. Dış sahada 14 puan toplandı Göztepe, bu sezon Trendyol Süper Lig’de deplasmanda 11 maça çıktı. Sarı-kırmızılılar bu süreçte 5 galibiyet, 4 mağlubiyet ve 2 beraberlik alarak 19 puan topladı. Bu süreçte rakip ağları 13 kez sarsan Göztepe, kalesinde ise 7 gol gördü. Son olarak 6 hafta önce dış saha karşılaşmasında Gaziantep FK’yı mağlup eden Stanimir Stoilov’un öğrencileri, benzer bir performansı Beşiktaş karşısında da sergilemeyi hedefliyor.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:11
Saman balyalarının altında kalan kişinin ölüm anı kamerada
İzmir’in Kiraz ilçesinde, yol kenarından yürürken, park halindeki bir tırdan devrilen saman balyalarının altında kalan 53 yaşındaki adam hayatını kaybetti. Olay anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 13:15
Eski İHD İzmir Başkanı dağlık alanda ölü bulundu
İzmir’in Çiğli ilçesinde Eski İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Başkanı Ali Aydın’ın cansız bedeni bulundu. Olayla ilgili yakalanan şüpheli cinayeti itiraf ederken, uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu ileri sürdü. Olay, sabah saatlerinde Çiğli ilçesi Evka-2 bölgesindeki dağlık alanda meydana geldi. Bölgede hareketsiz yatan bir şahsın olduğu ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler, yaptıkları incelemede cansız bedenin emekli öğretmen ve serbest avukatlık yapan, aynı zamanda eski İHD İzmir Şube Başkanı olan 69 yaşındaki Ali Aydın’a ait olduğunu belirledi. Katil zanlısı kısa sürede yakalandı İzmir Emniyet Müdürlüğü tarafından başlatılan kapsamlı çalışmalar neticesinde, olayın şüphelisinin 30 yaşındaki M.D.E. olduğu tespit edildi. Çiğli Suç Önleme ve Araştırma Büro Amirliği ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kısa sürede yakalanan şahıs gözaltına alındı. Suçunu itiraf etti Şüpheli M.D.E.’nin emniyette suçunu kabul ettiği öğrenildi. Zanlının beyanında, cinayeti uyuşturucu ve uyarıcı madde etkisi altındayken gerçekleştirdiğini ifade ettiği belirtildi. Siyasi bağlantı saptanmadı Yürütülen soruşturma kapsamında, olayın herhangi bir siyasi yönünün bulunmadığı, uyuşturucu etkisindeki bir şahıs tarafından gerçekleştirilen adli bir vaka olduğu kaydedildi. Ali Aydın’ın dağlık alanda yürüyüş yaparken madde bağımlısı şahıs tarafından kafasını taşla ezilerek öldürüldü ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 11:53
Fırından alınan ekmeğin içinden vida çıktı
İzmir’de bir fırından alınan ekmeğin içinden vida çıktı. Olay, Konak ilçesine bağlı Atilla Mahallesi’nde yaşandı. Alınan bilgiye göre, akşam yemeği için fırından alınan ekmek, sofrada bölündüğü sırada içinde sert bir cisim olduğu görüldü. Hamurun içine tamamen gömülmüş cismin, yaklaşık 3 santimetre uzunluğunda bir metal vida olduğu anlaşıldı. Aile şaşkına uğrarken, açıklamalarda bulunan Yonca Polça "Ekmeği bölerken fark etmesek ya birimizin boğazına kaçacaktı ya da dişimizi parçalayacaktı" dedi. Olayın ardından ilgili kurumlara şikayette bulunmaya hazırlanan aile, denetimlerin arttırılmasını istedi.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:03
15 Eylül Mustafa Çapkan İlkokulu’na "Mavi Yeşil Okul Etiketi"
Çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılması, sürdürülebilir yaşam bilincinin öğrencilere kazandırılması ve enerji ile su tasarrufunun teşvik edilmesi amacıyla verilen Mavi Yeşil Okul Etiketi, Alaçatı’daki 15 Eylül Mustafa Çapkan İlkokulu’nun oldu. Çevresel sorumluluk bilinciyle yürüttüğü çalışmalarla dikkat çeken okul, atık yönetimi, tasarruf ve çevre duyarlılığı konularında gerçekleştirdiği uygulamalar sonucunda bu anlamlı etiketi almaya hak kazandı. Elde edilen başarı dolayısıyla hazırlanan sertifika, İlçe Millî Eğitim Müdürü Şahan Çöker tarafından Okul Müdüresi Züleyha Can’a takdim edildi. Okul yönetimi ve öğretmenler, çevre bilincini küçük yaşlardan itibaren öğrencilere kazandırmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:02
Bucaspor 1928 umutlandı
Bucaspor 1928, TFF 2. Lig Beyaz Grup’taki 19. hafta mücadelesinde birebir rakiplerinden Karaman FK’yı farklı bir skorla mağlup ederek ligde kalma yolunda umut depoladı. TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden Bucaspor 1928, ligde kalma hedefi doğrultusunda mücadelesini sürdürüyor. Sezona oldukça kötü bir başlangıç yapan İzmir temsilcisi, ligin ilk 11 haftasında galibiyet sevinci yaşayamadı. Bu sürecin ardından toparlanma sinyalleri veren sarı-lacivertliler, üst üste iki maç kazanarak çıkışa geçse de bu yükseliş uzun soluklu olmadı ve yeniden düşüşe geçti. Arka arkaya oynadığı 5 karşılaşmadan da mağlubiyetle ayrılan Bucaspor 1928, devre arasına moralsiz girdi. İkinci yarının ilk haftasında Karaman FK’yı sahasında ağırlayan İzmir ekibi, kendisi gibi zorlu bir dönemden geçen rakibini 5-0 gibi net bir skorla mağlup ederek haftalar sonra galibiyetle tanıştı. Bu sonuçla puanını 12’ye yükselten Bucaspor 1928, düşme hattının hemen üzerinde yer alan Beykoz Anadolu ile arasındaki puan farkını 5’e indirdi ve ligde kalma adına önemli bir umut kazandı. Sarı-lacivertliler, önümüzdeki hafta oynayacakları Şanlıurfaspor karşılaşmasından da puan ya da puanlar alarak çıkışını sürdürmeyi amaçlıyor.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:49
RSV bağışıklığı anne karnında kazandırılabilir
Yenidoğan döneminde görülen ağır solunum yolu enfeksiyonları genellikle RSV nedeniyle oluşuyor. Özellikle yaşamın ilk yıllarında RSV nedeniyle ciddi klinik tablolar oluşabildiğini vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, "Son yıllarda geliştirilen gebelikte RSV aşısı, bebeği henüz anne karnındayken koruma altına almayı hedefleyen yeni ve dikkat çekici bir yaklaşım sunuyor" diye konuştu. RSV’nin (Respiratuvar Sinsityal Virüs), bebeklerde alt solunum yollarını tutarak bronşiolit ve pnömoniye neden olabildiğini kaydeden Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, "Özellikle ilk 6 ayda enfeksiyon ağır seyredebiliyor; solunum sıkıntısı, apne atakları ve hastaneye yatış ihtiyacı sık görülüyor. Prematüre bebekler ile kalp ve akciğer hastalığı olanlar en yüksek risk grubunda yer alıyor" dedi. Gebelikte yapılan RSV aşısının yararlarından bahseden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, "Bu aşının temel hedefi sadece anne adayını değil, doğacak bebeği de korumak. Aşılanan annede oluşan RSV’ye özgü IgG antikorları, gebelik sırasında plasenta yoluyla bebeğe geçiyor. Böylece bebek, doğduğu anda pasif bağışıklık kazanmış oluyor. Bu yöntem, yıllardır tetanoz ve grip aşılarında da başarıyla kullanılan bir bağışıklama stratejisi" diye konuştu. Gebelikte bebeğe kazandırılan pasif bağışıklığın, doğumdan sonra yaklaşık 4-6 ay boyunca devam ettiğini açıklayan Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, bu sürenin RSV enfeksiyonlarının en sık ve en ağır seyrettiği dönem olması açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. En savunmasız grup prematüre bebekler RSV aşısının gebeliğin 32-36’ncı haftaları arasında uygulanmasının önerildiğini kaydeden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, sözlerine şöyle devam etti: "Yapılan geniş kapsamlı klinik çalışmalarda, bu dönemde uygulanan aşının yenidoğanlarda RSV’ye bağlı alt solunum yolu enfeksiyonlarını, hastaneye ve yoğun bakıma yatış oranlarını anlamlı şekilde azalttığı gözlemlendi. Mevcut bilimsel veriler, anne ve bebek açısından ciddi bir güvenlik sorunu olmadığını ortaya koyuyor. Özellikle prematüre bebekler RSV açısından en savunmasız gruplar arasında yer alıyor. Gebelikte yapılan aşı sayesinde, erken doğsa bile bebek belirli bir düzeyde koruyucu antikorla dünyaya geliyor. Bu durum, ağır enfeksiyon riskini azaltmada önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca daha önce RSV enfeksiyonu geçirmek kalıcı ve güçlü bir bağışıklık sağlamıyor. Bu nedenle, geçmişte RSV geçirmiş anne adaylarında da aşı öneriliyor." Bebeği korumak için en etkili yöntem Anne adaylarının en çok; "Bu aşı bebeğe zarar verir mi?", "Doğumdan sonra yapılması yeterli olmaz mı?" ve "Daha önce enfeksiyon geçirdim, bana gerek var mı?" gibi yanlış ya da eksik bilgilere dayalı sorular yönelttiğini belirten Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, "Mevcut veriler, gebelikte yapılan aşının bebeği korumada en etkili yöntem olduğunu gösteriyor. Öte yandan RSV aşısı, grip ve Covid-19 aşılarıyla aynı dönemde, farklı enjeksiyon bölgelerinden uygulanabiliyor. Türkiye’de RSV aşısının rutin gebelik aşı takvimine girişiyle ilgili süreç devam ediyor. Anne adaylarının, bireysel durumları ve risk faktörleri doğrultusunda kadın doğum ve göğüs hastalıkları uzmanlarına danışarak güncel önerileri takip etmeleri önem taşıyor. Sonuç olarak, gebelikte RSV aşısı, yenidoğanları hayatlarının en savunmasız döneminde ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından korumayı amaçlayan, bilimsel temeli güçlü ve umut verici bir uygulama olarak öne çıkıyor" ifadelerini kullandı.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:32
Osmanlı’nın keskin mirası: Bir infaz değil sanat eseri ’yatağan’
Kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, Osmanlı’dan günümüze miras kalan, kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla sadece bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan yatağan kılıcının, her yönüyle tasarım harikası olduğunu belirtti. Osmanlı Devletinin askeri dehası denince akla gelen ilk sembollerden birinin, Akıncıların, Yeniçerilerin belinden ayırmadığı, zarafetiyle büyüleyen yatağan kılıcı olduğu ifade ediliyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda antika dükkanı işleten kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, duvarlarında sergilediği birbirinden değerli yatağan kılıçları hakkında önemli bilgiler verdi. Polat, kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla sadece bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan bu eşsiz mirasın sırlarını, etkileyici özelliklerini anlattı. Ters kavisin sırrı: "Kurt dişi" etkisi Yatağanı dünyadaki diğer kılıçlardan ayıran en belirgin özellik, alışılmışın aksine içe doğru yönelen ters kavisli olması. Murat Polat, bu tasarımın tesadüf olmadığını ifade ederek, "Geleneksel kılıçlar savurma odaklıyken, yatağanın ağırlık merkezi uç kısmına yakındır. Bu, darbeye balta benzeri bir yıkıcılık katar. Ters eğim, düşman silahını kenetleyip etkisiz hale getirmede benzersiz bir avantaj sağlar. Yeniçerilerin günlük kıyafetleriyle dahi taşıyabildiği bu kılıç, hem bir savaş alanı silahı hem de bir öz savunma aracıdır" dedi. Kulaklı kabza: Elin kılıçla bütünleşmesi Yatağan’ın en ikonik parçası olan ’kulaklı’ kabza, genellikle kemik, fildişi veya boynuzdan yapılır. Polat’a göre bu kulaklar, estetik bir tercihten çok daha fazlasını ifade ediyor. Polat, "Sert bir vuruş yapıldığında kılıcın elden kayıp gitmesini engelleyen bu geniş başlıklar, savaşçının kılıcıyla adeta tek vücut olmasını sağlar. Bu, Türklerin ergonomi sanatındaki dehasıdır. Yatağan sadece bir demir parçası değildir; o, sahibinin inancını ve karakterini yansıtan bir tuvaldir. Kılıçların üzerindeki işlemeler derin anlamlar taşır. Üzerinde ’Fetih’ ve ’Nadi Ali’ duaları, savaşçının manevi gücünü pekiştirir. Amel-i (Ustanın adı) ibaresiyle her kılıç, onu döven sanatçının mühürlü imzası haline gelir. Gümüş kakmalar, mercan süslemeler ve bitkisel motifler, Yatağan’ı bir takı kadar zarif kılar" diye konuştu. Yatağan’dan kasabasından dünyaya Adını Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan kasabasından alan bu kılıç, Osmanlı ordusunun "kul" sistemindeki en sadık dostuydu. Murat Polat, bu kılıcın tarihsel yolculuğunu şu sözlerle özetliyor: "Yatağan, Türk kılıç sanatının ulaştığı en rafine noktadır. O, hem bir fırtına kadar sert hem de bir şiir kadar zariftir." Türk kılıç sanatının bu nadide parçası, bugün müze raflarında sadece bir antikayı değil, bir devletin disiplinini, estetiğini ve gücünü temsil etmeye devam ediyor.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:31
Anadolu ilham verdi, makarna altın getirdi
Anadolu’nun yöresel tatlarını makarnada yorumlayan gastronomi öğrencisi Sena Kollar uluslararası yarışmada altın madalya kazandı. İstanbul Uluslararası Gastronomi Festivali’nde yarışan Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencisi Sena Kollar, altın madalya kazanarak önemli bir başarı elde etti. Genç lezzet ustası sergilediği yetenek ve pişirdiği lezzet ile mutfak dünyasında ses getiren bir yeniliğe imza attı. Sena Kollar, uluslararası düzeyde gerçekleştirilen yarışmada makarna kategorisinde yaptığı tarifle altın madalya kazanarak 15 yarışmacı arasından birinci seçildi. Lezzet köprüsü Jüriye sunduğu "Harmony" adlı tabağıyla öne çıkan Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencisi Sena Kollar, İtalyan mutfağının karakteristik lezzetlerini yerel ürünlerle buluşturmayı hedefledi. Tabakta armut, Erzurum ve Konya küflü peynirleri, ceviz ile bal-kaymak uyumunu makarna formunda yorumlayan genç şef, farklı mutfak kültürleri arasında dengeli ve özgün bir lezzet köprüsü kurmayı amaçladı. Makarnaya yönelik ilgisinin, İtalya’da gerçekleştirdiği staj sürecinde güçlendiğini belirten genç şef, aylar süren hazırlık ve emeğin prestijli bir ödülle taçlandırılmasının kendisi için motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. Kollar, "Aylarca üzerinde düşündüğüm ve çalıştığım bir tabağın böyle önemli bir ödülle karşılık bulması beni hem çok mutlu etti hem de onurlandırdı. Gelecekte kendimi daha da geliştirerek, kendi restoranımı kurmayı hedefliyorum" diye konuştu.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:30
Jeotermal yatırımlar için 2026 yılı köprüden önceki son çıkış
Jeotermal enerji sektöründe 2025 yılı yatırım uykusunun bittiği yıl olarak geride kalırken, bin 758 Megavat (MW) kurulu güce ulaşan sektörün en önemli sorunu, planlama aşamasındaki santral yatırımlarının YEKDEM kapsamı dışında kalma ihtimali olarak öne çıkıyor. 1 Mayıs 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 7189 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararına göre, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı YEK Belgeli elektrik üretim tesislerinin, Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması’ndan (YEKDEM) yararlanması için 31 Aralık 2030 tarihine kadar işletmeye alınması gerekiyor. Yatırımların önündeki engel Jeotermal enerji sektöründe planlama noktasında olan pek çok yatırımın, mevzuatta öngörülen bu zaman kısıtı yüzünden bekleme dönemine girdiğini belirten Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, bu durumun ivmelenme aşamasındaki yatırımlarının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 122 bin MW seviyesinde olan toplam kurulu gücü içerisinde, baz yük olarak üretim yapabilen tek yenilenebilir kaynağın jeotermal santraller olduğunu hatırlatan Kındap, "Ülkemizin son 15 yılda jeotermal enerjide tüm dünyanın alkışladığı başarısının altında YEKDEM’in çok önemli payı var" dedi. Jeotermal santral yatırımlarının rüzgâr ve güneş gibi diğer yenilenebilir kaynaklara göre önemli farklılıklar gösterdiğine dikkat çeken Kındap, megavat başına yatırım maliyetinin rüzgâr santrallerine göre en az üç kat fazla olduğu bilgisini verdi. "Köprüden önceki son çıkış" Lisans, izin, ruhsat, arazi alımı, ÇED, sondaj, kaynak verimliliğinin tespit edilmesi, santralin inşası ve devreye alınması aşamalarının en iyimser şartlarda beş yılda tamamlanabildiğine işaret eden JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bugün yüksek yatırım maliyetine rağmen sektöre yatırım yapmak isteyen, pek çok yatırımcımız var. Ancak bugün harekete geçseler dahi, 2030 sonuna kadar santralleri devreye almaları teknik olarak mümkün olamayacak. Bu belirsizlik ortamında hevesli yatırımcılar da haklı olarak bekleyiş dönemine giriyor. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz 2026 yılını, köprüden önceki son çıkış yılı olarak görüyoruz. Bu yıl içerisinde ilgili yasal düzenlemeyi yapamazsak, 2027 ve sonrasında tüm yatırım planlarının askıya alınma riski bulunuyor. Talep ve beklentilerimizi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız başta olmak ilgili tüm kamu otoritelerine aktardık. Basit bir kanun değişikliği ile yatırımlarda öngörülebilirlik sağlanmış olacak." 2053’e kadar en az 10 bin MW JES 1 Mayıs 2023 tarihi yasal düzenleme ile jeotermal enerji yatırımlarının YEKDEM kapsamındaki teşvik süresinin 10 yıldan 15 yıla çıkarıldığını, bu süre uzatımının sektör açısından hayati önem taşıdığını kaydeden Kındap, Türkiye’nin "2053 Net Sıfır" vizyonuna ulaşması için ise jeotermal enerjide en az 10 bin MW kurulu gücünde santral yatırımının devreye alınması gerektiğinin altını çizdi.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:30
Osmanlı’nın keskin mirası: Bir infaz değil sanat eseri ’yatağan’
Kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, Osmanlı’dan günümüze miras kalan, kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla sadece bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan yatağan kılıcının, her yönüyle tasarım harikası olduğunu belirtti. Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri dehası denince akla gelen ilk sembollerden birinin, Akıncıların, Yeniçerilerin belinden ayırmadığı, zarafetiyle büyüleyen yatağan kılıcı olduğu ifade ediliyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda antika dükkanı işleten kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, duvarlarında sergilediği birbirinden değerli yatağan kılıçları hakkında önemli bilgiler verdi. Polat, kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla sadece bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan bu eşsiz mirasın sırlarını, etkileyici özelliklerini anlattı. Ters kavisin sırrı: "Kurt dişi" etkisi Yatağanı dünyadaki diğer kılıçlardan ayıran en belirgin özellik, alışılmışın aksine içe doğru yönelen ters kavisli olması. Murat Polat, bu tasarımın tesadüf olmadığını ifade ederek, "Geleneksel kılıçlar savurma odaklıyken, yatağanın ağırlık merkezi uç kısmına yakındır. Bu, darbeye balta benzeri bir yıkıcılık katar. Ters eğim, düşman silahını kenetleyip etkisiz hale getirmede benzersiz bir avantaj sağlar. Yeniçerilerin günlük kıyafetleriyle dahi taşıyabildiği bu kılıç, hem bir savaş alanı silahı hem de bir öz savunma aracıdır." dedi. Kulaklı kabza: Elin kılıçla bütünleşmesi Yatağan’ın en ikonik parçası olan ’kulaklı’ kabza, genellikle kemik, fildişi veya boynuzdan yapılır. Polat’a göre bu kulaklar, estetik bir tercihten çok daha fazlasını ifade ediyor. Polat, "Sert bir vuruş yapıldığında kılıcın elden kayıp gitmesini engelleyen bu geniş başlıklar, savaşçının kılıcıyla adeta tek vücut olmasını sağlar. Bu, Türklerin ergonomi sanatındaki dehasıdır. Yatağan sadece bir demir parçası değildir; o, sahibinin inancını ve karakterini yansıtan bir tuvaldir. Kılıçların üzerindeki işlemeler derin anlamlar taşır. Üzerinde ’Fetih’ ve ’Nadi Ali’ duaları, savaşçının manevi gücünü pekiştirir. Amel-i (Ustanın adı) ibaresiyle her kılıç, onu döven sanatçının mühürlü imzası haline gelir. Gümüş kakmalar, mercan süslemeler ve bitkisel motifler, Yatağan’ı bir takı kadar zarif kılar." diye konuştu. Yatağan’dan kasabasından dünyaya Adını Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan kasabasından alan bu kılıç, Osmanlı ordusunun "kul" sistemindeki en sadık dostuydu. Murat Polat, bu kılıcın tarihsel yolculuğunu şu sözlerle özetliyor: "Yatağan, Türk kılıç sanatının ulaştığı en rafine noktadır. O, hem bir fırtına kadar sert hem de bir şiir kadar zariftir." Türk kılıç sanatının bu nadide parçası, bugün müze raflarında sadece bir antikayı değil, bir imparatorluğun disiplinini, estetiğini ve gücünü temsil etmeye devam ediyor. (TK-ÖA-
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:23
Aliağa Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nda Seyhan Öz başkan seçildi
Aliağa Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın olağan genel kurulunda, başkanlık görevini vekaleten yürüten Seyhan Öz, seçimde 336 oy alarak güven tazeledi Aliağa Belediye Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen genel kurulda yeni dönem başkanı, yönetim ve denetim kurulu üyeleri belirlendi. Merhum Salih Yiyitalp’in vefatının ardından başkanlık görevini vekaleten yürüten Seyhan Öz, yapılan seçimde 336 oy alarak başkanlığa seçildi. Yaklaşık 666 üyenin oy kullandığı genel kurulda diğer adaylardan Süleyman Aktoprak 115, Murat Doğan 113, Barış Turan ise 88 oy aldı. Seçimlerin demokratik bir ortamda tamamlandığı genel kurulda konuşan Başkan Seyhan Öz, oda üyelerine teşekkür ederek, Aliağa şoför esnafı için çalışmalarına aynı kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti. Seçimlerin ardından oluşan yeni yönetim ve denetim kurulu listesi şu şekilde belirlendi: Yönetim Kurulu: Seyhan Öz, Murat Yıldırım, Soner Yasemin, Doğan Turhan, Sinan Erdem, Polat Can Kemahlı, Yılmaz Gencer Denetim Kurulu: Elif Yiyitalp Kocabaş, Semih Erim, Hamza Yaşar Kocabıyık
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:17
Altınordu’dan savunmaya takviye
Altınordu, son olarak Karaman FK forması giyen 33 yaşındaki stoper Sadi Karaduman’ı kadrosuna kattı. TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, transfer çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Savunma hattına takviye yapan İzmir ekibi, son olarak Karaman FK forması giyen 33 yaşındaki futbolcu Sadi Karaduman’ı kadrosuna kattığını duyurdu. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Devre arası transfer çalışmaları kapsamında en son Karaman FK forması giyen Sadi Karaduman ile anlaşmaya vardık. Sadi Karaduman’a Altınordu formamız altında başarılar dileriz" denildi.
13 Ocak 2026 Salı - 17:24
İzmir’de 8 bin adet uyuşturucu hapla yakalanan şüpheli tutuklandı
İzmir’in Bergama ilçesinde aracında 8 bin 21 adet uyuşturucu hapla yakalanan şüpheli tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Bergama İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen S.S. isimli şahsın aracında arama yaptı. Yapılan aramada 8 bin 21 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Olaya ilişkin gözaltına alınan şüpheli S.S., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder