Yerel Haberler
İzmir
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 01:46 Husumetli olduğu akrabasının boğazını kesip kahvehanenin önüne attı İzmir’in Urla ilçesinde, alacak-verecek meselesi yüzünden husumetli olduğu akrabasının boğazını keserek öldüren zanlı, cansız bedeni otomobille getirip kahvehanenin önüne attı. Zanlının cesedi bıraktıktan sonra çevredekilere, "Polise haber verin, ibreti alem için yaptım" dediği iddia edildi. Olay, Urla ilçe merkezinde bulunan Mermerli Çeşme mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, R.Ş. ile akrabası Gökhan Şimşek (35) arasında alacak verecek meselesi yüzünden husumet bulunuyordu. R.Ş., henüz bilinmeyen bir yerde Şimşek’i otomobil içerisinde boğazını keserek öldürdü. Daha sonra içi kan gölüne dönen otomobille Mermerli Çeşme mevkiine gelen cinayet zanlısı R.Ş., araçtan indirdiği cansız bedeni bir kahvehanenin önüne attı. "İbreti alem için yaptım" Olayı gören çevredeki vatandaşlar büyük bir şok yaşarken, zanlının kalabalığa dönerek, "Polise haber verin, ibreti alem için yaptım" dediği öne sürüldü. Vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Adrese gelen sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Gökhan Şimşek’in hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alırken, Şimşek’in cenazesi, savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cinayet şüphelisi R.Ş. ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
26 Mayıs 2026 Salı - 22:14 Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay tutuklandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Güzelbahçe Belediyesine yönelik düzenlenen ’rüşvet ve organize suç örgütü’ operasyonunda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay tutuklandı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uzun süredir büyük bir gizlilikle yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından saat 05.30 itibarıyla operasyon için harekete geçti. Eş zamanlı baskınlarla belirlenen adreslere ve belediye hizmet binasına giren ekipler; Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, eşi Nermin Günay, eski belediye başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar ve Zabıta Müdürü Sezgin Kuş gözaltına alındı. Yurt dışında olduğu belirlenen şüpheliler Belediye Meclis Üyesi Gizem Göçtü ve MİRYA Grup Yetkilisi Şamil Göçtü’yü yakalamak için ise çalışmalar sürüyor. Adresler didik didik arandı Operasyon kapsamında jandarma ekipleri Güzelbahçe Belediyesi binasını güvenlik çemberine aldı. Başkanlık makamı, imar müdürlüğü ve arşiv odalarında yapılan detaylı aramalarda çok sayıda resmi belgeye, ihale dosyasına ve bilgisayarlar başta olmak üzere dijital materyallere incelenmek üzere el konuldu. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İzmir İl Jandarma Komutanlığına götürüldü. Başkan Günay ve İmar Müdürü tutuklandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının titizlikle yürüttüğü soruşturma dosyasında şüpheliler; ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma’ (TCK 220), ’Rüşvet’ (TCK 252), ’Görevi Kötüye Kullanma’ (TCK 257) ve ’İmar Kirliliğine Neden Olma’ (TCK 184) suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı. Mahkemeye sevk edilen şüphelilerden Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ile İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar, nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı. Şüphelilerden Nermin Günay, Özden Mustafa İnce ve Sezgin Kuş hakkında ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verildi.
26 Mayıs 2026 Salı - 17:01 "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan kritik beslenme uyarıları geldi. Özellikle uzun tatil dönemlerinde kontrolsüz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, bayram sonrası tartıda görülen hızlı kilo artışlarının büyük bölümünün yağ değil ödem olduğunu belirtti. Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz. Bir öğün kaçtı diye bütün düzen bırakılırsa asıl sorun o zaman başlıyor" dedi. Kurban Bayramı yaklaşırken milyonlarca kişi "Bayramdan sonra diyete başlarım" düşüncesiyle sofralara hazırlanırken, konunun uzmanından dikkat çeken bir uyarı geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan’a göre bayramda en büyük tehlike fazla yemek değil, "Bugün zaten diyetim bozuldu" psikolojisi. Bir dilim baklavanın değil, kontrolü tamamen bırakmanın kilo artışına neden olduğunu söyleyen Demirkan, yeni kesilen etin hemen tüketilmesinden koyu çay alışkanlığına kadar yıllardır doğru bilinen birçok yanlışın sindirim sistemini zorladığını anlattı. Bayram sonrası tartıda görülen 2-3 kiloluk artışın büyük bölümünün ise yağ değil ödem olduğuna dikkat çeken Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" dedi. "En büyük hata fazla yemek değil, öğün atlamak" Bayram döneminde yapılan en büyük yanlışlardan birinin öğün atlamak olduğunu söyleyen Demirkan, özellikle akşam yemeği için gün boyu aç kalmanın kontrolsüz beslenmeye neden olduğunu ifade ederek, "İnsanlar ‘Nasıl olsa akşam et yiyeceğim’ diyerek gün içinde öğün atlıyor. Bu kez akşam aşırı açlıkla birlikte tıkınırcasına beslenme ortaya çıkıyor. Özellikle Kurban Bayramı’nda eti daha çok öğle öğününde tüketmeyi öneriyoruz. Akşam ise sebze ağırlıklı daha hafif beslenmek sindirimi rahatlatıyor" dedi. "Kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli" En büyük hatalardan birinin de yeni kesilen etin hemen pişirilmesi olduğunu belirten Demirkan, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Demirkan, "Yeni kesilen ette ‘ölüm sertliği’ dediğimiz bir durum oluşuyor. Et kesilir kesilmez tüketildiğinde hem sert oluyor hem de sindirim sistemi daha fazla zorlanıyor. Etin en az 12 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Çok sıcak olmayan serin bir ortamda bekletilmeli. Özellikle et hâlâ sıcakken direkt buzdolabına koymak doğru değil" ifadelerini kullandı. "Bayram sonrası görülen 2-3 kilo çoğu zaman yağ değil" Bayram sonrasında tartıda görülen hızlı kilo artışlarının çoğu zaman ödem kaynaklı olduğunu vurgulayan Demirkan, bunun nedeninin artan karbonhidrat, şeker ve tuz tüketimi olduğunu söyleyerek, "Pilav, baklava, hamur işi ve ikramlarla birlikte karbonhidrat tüketimi artıyor. Glikojen depoları dolunca vücut daha fazla su tutuyor. Tuz tüketimi de artınca ödem oluşuyor. Kısa sürede alınan 2-3 kilonun tamamının yağ olması çok sık gördüğümüz bir durum değil" dedi. "Detoks değil denge önemli" Bayram sonrası yapılan sert detoks programlarını önermediğini belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "Bizler yasak koymaktan çok dengeyi öğretmeye çalışıyoruz. Karbonhidratı, proteini ve yağı dengeli şekilde düzenlediğimizde vücut zaten normale dönüyor. Bir gün fazla yemekle her şey bozulmaz. Önemli olan ertesi gün yeniden dengeye dönebilmek" diye konuştu. "Hazmettirmiyor, tam tersine şişkinlik yapabiliyor" Çay ve kahvenin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Demirkan, "Yemek yedikten sonra çayın hazmettirdiği düşünülüyor ama fazla çay şişkinlik ve hazımsızlık yapabiliyor. Kahvenin fazla tüketimi reflü ve mide yanmasına neden olabiliyor. Yemek sonrası su, sade soda ya da ayran gibi daha hafif içecekler tercih edilmeli" şeklinde konuştu. "Günde yaklaşık 10-12 bardak su için" Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Demirkan, günlük en az 2-2,5 litre su içilmesini önererek, "Çay, kahve, çorba ya da soda sıvı alımına katkı sağlar ama suyun yerini tutmaz. Özellikle içilen her bardak çay veya kahve için ekstra bir bardak su tüketmek gerekiyor. Günde yaklaşık 10-12 bardak suyun altına düşülmemeli" ifadelerini kullandı. Rafine şekersiz bayram tatlısı önerisi Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklanmak yerine daha sağlıklı alternatiflerin tercih edilebileceğini anlatan Demirkan, "Hurmayı sıcak suda bekletip çekirdeğini çıkardıktan sonra içine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenebilir. Bir miktar tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirip top haline getirilip, Hindistan cevizine bulanarak rafine şekersiz sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanabilir" dedi. "Bir öğünle diyet bozulmaz" Toplumda en sık karşılaştıkları yanlış düşüncenin "Diyet bozuldu" psikolojisi olduğunu belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "İnsanlar bir öğün fazla yiyince bütün günü bırakıyor. Oysa bir öğünle diyet bozulmaz. Eğer bir öğün kaçtıysa yapılması gereken şey bütün düzeni bozmak değil, bir sonraki öğünde tekrar dengeye dönmek. Önemli olan mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir şekilde devam edebilmek" diye konuştu.
İEÜ Medical Point Hastanesi’nde kanser tedavisinde büyük başarı
26 Nisan 2025 Cumartesi - 11:50 İEÜ Medical Point Hastanesi’nde kanser tedavisinde büyük başarı İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, ileri evre prostat kanseri tedavisinde uyguladığı Lutesyum-177 PSMA yöntemiyle önemli bir başarıya imza attı. Almanya’da prostat kanseri teşhisi konulan ve uzun süre kemoterapi gören Ali Göksu, tedaviye yanıt alamayınca Türkiye’ye dönerek Medical Point Hastanesi’nde şifa aradı. 15 günde ağrılar sona erdi İEÜ Medical Point Hastanesi’nde yapılan değerlendirmelerin ardından, hastalığın kemiklere yayılması ve şiddetli ağrılar nedeniyle Lutesyum-117 PSMA tedavisine başlanmasına karar verildi. Tedavi sürecini yöneten Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Özgür Şanlı, "Ali Bey geldiğinde çok yoğun kemik ağrıları yaşıyordu. Önceden farklı tedaviler denenmişti ancak sonuç alınamamıştı. Lutesyum tedavisine başladıktan sadece 15 gün sonra ağrılarının tamamen geçtiğini gözlemledik. Şu anda hastalığın yalnızca birkaç odağı kaldı ve son tedavi kürüne yaklaşıyoruz. Kendisine sağlığını kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz" diye konuştu. "Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum" Yaşadığı zorlu süreci anlatan Ali Göksu ise, "Almanya’da yoğun bir kemoterapi süreci geçirdim ama hiçbir fayda görmedim. Şiddetli ağrılarla yaşamak zorundaydım. Türkiye’ye geldiğimde bu hastaneye yönlendirildim. Lutesyum tedavisine başladıktan sonra 15 gün içinde ağrı kesici kullanmaya gerek duymadım. Uykularım düzeldi, yürüyemediğim mesafeleri rahatça yürümeye başladım. Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Bu tedaviyle kanseri yendim diyebilirim" ifadelerini kullandı. Lutesyum-117 PSMA Yöntemi Nedir? Lutesyum-177 PSMA tedavisi, prostat kanseri hücrelerine seçici olarak bağlanabilen özel moleküller kullanılarak gerçekleştirilen ileri bir nükleer tıp yöntemidir. Hastalık vücuda yayıldığında ve klasik tedavilere direnç geliştiğinde umut verici bir seçenek olarak öne çıkıyor.
İzmir’de gümrükte rüşvet operasyonu: 12 tutuklama
26 Nisan 2025 Cumartesi - 11:14 İzmir’de gümrükte rüşvet operasyonu: 12 tutuklama İzmir’in Menemen ilçesinde gümrük çalışanlarına yönelik polis ekiplerince gerçekleştirilen rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 25 şüpheliden 12’si tutuklandı. Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Aliağa KOM Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, rüşvet ve görevi kötüye kullanma iddialarına yönelik düzenlenen geniş çaplı çalışma yürütüldü. Soruşturma kapsamında, gümrük işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve devletin vergi kaybına yol açıldığı tespit edildi. İddiaya göre, kırmızı ve sarı hatlardan geçen konteynerler, gerekli incelemeler yapılmadan geçişine izin verilerek öncelik sağlandı. Eksik beyanname düzenlendiği, laboratuvar tespiti gerektiren ürünlerin analiz için gönderilmediği ve rüşvet karşılığında işlemlerin hızlıca tamamlandığı belirlendi. Polis ekipleri, rüşvet alışverişi anlarının da gizli kamera görüntülerini ele geçirdi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ve banka hesap hareketleri incelendiğinde, 4 gümrük memurunun banka ve kripto para hesaplarına toplamda 3 milyon 850 bin TL aktarıldığı ortaya çıktı. 21 Nisan 2025 sabahı İzmir genelinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 6’sı kamu görevlisi olmak üzere toplam 25 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ise 12 bin 200 Amerikan doları, 13 adet tam altın, 40 gram altın, 6 adet çeyrek altın ve 3 gram esrar maddesi ele geçirildi. Ayrıca şüphelilere ait çok sayıda dijital materyale de el konuldu. Gözaltına alınan 25 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından 24 Nisan 2025 tarihinde Menemen Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahkeme, yapılan sorgular sonrası 12 şüphelinin tutuklanmasına, 13 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.
Uluslararası Urla Enginar Festivali başladı
26 Nisan 2025 Cumartesi - 10:54 Uluslararası Urla Enginar Festivali başladı 11’incisi düzenlenen Uluslararası Urla Enginar Festivali, bu yıl da renkli ve coşkulu bir atmosferde başladı. Etkinlikte, Urla ilçesi Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce misafire ev sahipliği yaparak, esnaf ve üreticinin yüzünü güldürdü. Uluslararası Urla Enginar Festivali, coşkulu atmosferiyle, hem yerel halk hem de ziyaretçiler için unutulmaz bir deneyim sunacak. 11’incisi olan ve 3 gün boyunca düzenlenecek festivalde geleneksel enginar yemeklerinin yanı sıra enginarla yapılan lezzetli tarifler de yer aldı. Etkinlikte, enginar pilavı, dolması, döneri, reçeli, böreği ve kısırı gibi birçok farklı lezzet, ziyaretçilerin damaklarında unutulmaz tatlar bıraktı. Festival, sadece gastronomi açısından değil, Urla’nın ekonomisine katkı sağlamak ve tarım alanlarını artırmak amacıyla büyük bir öneme sahip. Yüzlerce esnaf ve üretici, festivalin sunduğu fırsatlarla kazanç sağlarken, Urla’nın tarım potansiyelini artırmaya yönelik etkinlikler de ön plana çıktı. Ayrıca, festival alanında enginar temalı hediyelikler, takılar ve giyim gibi ürünlerin satışa sunulması, etkinliği bir alışveriş cennetine dönüştürdü. Festival 27 Nisan Pazar günü son bulacak. "Urla enginarı bir kültür" Enginarın sadece bir sebze değil, aynı zamanda bir kültür, bir gelenek ve halkın gözünde adeta bir hazine olduğunu vurgulayan enginar üreticisi Ercan Çevikarslan (58), "Karaciğere, tansiyona, şekere olan faydalarıyla bilinen enginar, Urla’nın en değerli mahsullerinden biri. Her yıl düzenlenen ve üç gün süren Enginar Festivali, yerli ve yabancı binlerce misafiri ağırlıyor. Festival boyunca tezgahlar çeşit çeşit enginar ürünleriyle dolup taşıyor. Enginar reçeli, turşusu, tatlısı hatta sapından yapılan salatası bile var. Satışlar güzel, ziyaretçilerin ilgisi yoğun. Urla halkı da gelen konuklara içtenlikle yaklaşıyor. ‘Onlar bize iyi davranıyor, biz de elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz’ diyorlar. Eğer yolunuz Urla’ya düşerse, bu üç günlük lezzet ve sağlık şölenini kaçırmayın. Enginarın her halini tadın, üreticilerle sohbet edin, doğallığın ve emeğin kıymetini bir de Urla’da hissedin" dedi. Üretici Enginar Festivali’nden memnun Geçtiğimiz günlerde yaşanan dondan etkilendiklerini belirten 59 yaşındaki üretici Fazlı kalka, "Yaşanan donda büyük bir kaybımız oldu ama ondan sonra yine toparladık, kurtardık mahsullerimizi. Festival çok güzel geçiyor. Enginarlarımız tükeniyor. Sağlık açısından Karaciğer dostu bir sebze herkesin tüketmesini temenni ederim" sözlerini söyledi. 15 yıldır enginar üreticiliği yaptığını söyleyen 70 yaşındaki Havva Güler ise, "Urla’nın enginarı, yerli enginar olduğu için çok talep var. Bizler enginarları ekim gibi, kasım gibi ekiyoruz. Mart ve nisan aylarında ise kesmeye başlıyoruz. Bu enginarın pilavı, turşusu, yemeği ve tatlısı oluyor. Enginarlar, hemen hemen mutfağın her alanında kullanılabiliyor" ifadelerini ekledi. Türkiye’nin her yerinden ziyaretçiler geliyor Yaşadığı depremin etkisinden kurtulmak için İstanbul’dan İzmir’e geldiğini belirten Yunus Hacı (41), "Tüm İstanbul ve çevre illerde deprem oldu. Biraz uzaklaşmak istedik, psikoloji olarak rahatlamak için enginar festivaline geldik. Enginar, sebzelerin kraliçesi. Enginarların her türlüsü mükemmel oluyor. Pilavından tutun, sıcağı soğuğuna hepsi çok güzel" cümlelerini kullandı. Ailesiyle birlikte Enginar Festivali için Ankara’dan geldiğini söyleyen 55 yaşındaki Recep Türkoğlu, "Enginar Festivali için geldik. Tanesi 40 TL’den 5 tane aldım. Biz dolmasını çok sevdiğimiz için bunlardan dolma yapacağız. Yapraklarını ise kaynatarak tüketiyorum. Karaciğere çok iyi geliyor" sözlerini kullandı. Karşıyaka ilçesinden geldiğini ifade eden 75 yaşındaki Fatma Kurşun ise, "Giritli olduğum için enginardan başka bir şey görmüyor gözlerim. Ben enginarın tatlısını da reçelini de yapıyorum. Ama bu sebze en çok yemeklerde güzel olur. Özellikle zeytinyağlılarda daha lezzetli olur" sözlerini ekledi.
İzmir’de jandarmadan nefes kesen operasyon: Silahlı suç örgütü çökertildi
25 Nisan 2025 Cuma - 17:36 İzmir’de jandarmadan nefes kesen operasyon: Silahlı suç örgütü çökertildi İzmir’in Bayındır ve Torbalı ilçelerinde silahlı organize suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen geniş çaplı operasyon sonucunda 10 şüpheli gözaltına alındı, çok sayıda silah, uyuşturucu madde ve dijital materyale el konuldu. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uzun süredir takip ettikleri ve suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurduğu tespit edilen bir gruba yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirdi. Bayındır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, Bayındır ve Torbalı ilçelerinde faaliyet gösteren silahlı organize suç örgütüne mensup 10 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 4’ünün tutuklandığı bildirildi. 11 adrese eş zamanlı baskın 21 Nisan 2025 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda, örgüt lideri olduğu belirlenen T.B. ile birlikte A.G., D.G., S.Y., D.Y., U.K., S.A., E.A., Ö.B. ve S.Ü. adlı şahısların da aralarında bulunduğu şüpheliler yakalandı. 6 ay süren teknik ve fiziki takip sonucunda, 11 farklı adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. Uyuşturucu, silah ve tehdit iddiaları Örgütün, uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yaptığı, vatandaşlara baskı ve tehditle tarım arazilerini kiralattığı ve satışa zorladığı, zorla haraç aldığı tespit edildi. Örgüt üyelerinin, yüzlerini kar maskesi ve berelerle gizleyerek motosikletle çiftlik evlerine baskın düzenledikleri güvenlik kamerası görüntüleriyle ortaya çıktı. Cephanelik gibi eve baskın Operasyon kapsamında 2 tabanca, 107 tabanca fişeği, 8 ruhsatsız av tüfeği, 325 tüfek fişeği, 2 telsiz, 626 bandrolsüz içki şişesi, uyuşturucu madde, hassas terazi, kar maskesi, dijital materyaller ve çok sayıda cep telefonu, tapu ve araç plakası ele geçirildi.
İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, THE Asia Universities Summit’te Türkiye’yi temsil etti
25 Nisan 2025 Cuma - 11:41 İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, THE Asia Universities Summit’te Türkiye’yi temsil etti İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, Macau Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ev sahipliğinde 16-18 Nisan 2025 tarihleri arasında Çin Makao Özel Yönetim Bölgesi’nde düzenlenen THE Asia Universities Summit’e katıldı. Dünyanın önde gelen üniversitelerinden üst düzey temsilcileri bir araya getiren zirvede, Türkiye’yi temsil ederek önemli bir rol üstlenen Baran, aynı zamanda büyük ödülü de takdim etti. THE Asia Universities Summit’te yükseköğretimde liderlik, araştırma iş birlikleri ve yapay zekâ gibi konularda stratejik diyaloglar geliştirildi. Zirve kapsamında düzenlenen paneller ve özel toplantılar, bu alanlarda yenilikçi yaklaşımları ele aldı. Zirvenin en özel anlarından biri, "THE Awards Asia 2025 Gala ve Ödül Töreni" oldu. Geçtiğimiz yıl "Yılın Liderlik ve Yönetim Ekibi" ödülüne layık görülen İYTE’nin Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, bu yıl aynı ödülü kazanan üniversiteye ödülünü takdim etti. Prof. Dr. Baran, Tsinghua Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen "Yapay Zekâ Araştırma Liderliği" temalı Rektörler Yuvarlak Masa Toplantısı’nda Türkiye’yi ve İYTE’yi temsil etti. Asya’nın önde gelen üniversitelerinin rektörlerinin katıldığı toplantıda, üniversitelerin etik, disiplinler arası ve toplum yararını gözeten yapay zekâ araştırmalarındaki öncü rolleri tartışıldı. Baran, İYTE’nin bu alandaki vizyonunu ve uluslararası iş birliğine yönelik stratejik yaklaşımını katılımcılarla paylaştı. Zirve kapsamında düzenlenen "Hiper Bağlantılı Bir Dünya İçin Yükseköğrenim" panelinde ise Rektör Baran, davetli konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmasında, Türkiye’nin küresel bilgi alışverişinde önemli bir merkez olma vizyonunu ve İYTE’de kapsayıcı, adil ve sürdürülebilir bir akademik ekosistem oluşturma çalışmalarını aktardı. Bilim, teknoloji, inovasyon ve toplumsal etki alanlarında öne çıkan İYTE’nin bilim diplomasisine verdiği önemi vurgulayan Baran, sınırları ve farklılıkları aşan iş birliklerinin gerekliliğine dikkat çekti. Zirve boyunca çeşitli panel ve oturumlara katılan Prof. Dr. Baran, sürdürülebilir kalkınma, bilgi paylaşımı ve küresel iş birliklerini destekleyen ortak girişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ülkemizin gelişimine akademik katkıda bulunmaya devam edeceğiz Zirve sonunda konuşan Rektör Baran, "Bölgedeki yükseköğretim kurumlarının ilham verici başarılarının kutlandığı bu prestijli organizasyonda, İYTE’nin küresel görünürlüğünün artmasından ve bilim diplomasisine katkılarımızı bir kez daha vurgulayabilmekten büyük memnuniyet duydum. Ülkemizi ve Enstitümüzü böyle önemli bir uluslararası platformda temsil etmekten onur duydum. İYTE olarak, sınırları aşan iş birliklerine öncülük etmeye ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıda bulunan akademik çalışmalarımızla küresel ölçekte daha güçlü bir etki oluşturmaya kararlıyız" dedi.
İzmir polisinden 4 gün süren dev operasyon: 1 milyondan fazla uyuşturucu hap ve 437 adet tabanca ele geçirildi
25 Nisan 2025 Cuma - 11:32 İzmir polisinden 4 gün süren dev operasyon: 1 milyondan fazla uyuşturucu hap ve 437 adet tabanca ele geçirildi İzmir’de polis ekipleri tarafından gerçekleşen ve 4 gün süren dev operasyonda, tek seferde yapılan en yüksek silah yakalaması olan 437 tabanca ve 1 milyon 189 bin 653 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirildi. 4 gün süren operasyonda, 293 adrese baskın yapılırken 245 şüpheli gözaltına alındı; 137 şahıs tutuklandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde; Asayiş, İstihbarat ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerinin katılımıyla il genelinde geniş çaplı operasyonlar düzenlendi. Toplam 2 bin 838 personelin görev aldığı ve 4 gün süren operasyonda, 293 ayrı adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. Operasyonlar sonucunda 245 kişi gözaltına alınırken, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 137 şüpheli tutuklandı. En yüksek silah yakalaması Operasyonlarda ele geçirilen silah miktarı dikkat çekerken, İzmir’de tek seferde yakalanan en yüksek tabanca sayısı olan 378 adet tabancaya ek olarak 59 tabanca daha ele geçirildi. Böylece toplamda 437 tabanca, 1 uzun namlulu tüfek, 26 tüfek ve 47 bıçak kolluk kuvvetlerinin eline geçti. Ayrıca çok sayıda fişek de operasyon kapsamında bulundu. 1 milyonu aşkın uyuşturucu nitelikli hap 2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen operasyonlarda ise, şimdiye dek 267 kilo 850 gram uyuşturucu madde ile birlikte 1 milyon 189 bin 653 adet uyuşturucu hap ele geçirildiği öğrenildi. Yakalanan silahlar ile uyuşturucu maddelerin aynı adreste ele geçirildiği bildirildi. Suç örgütlerine geçit yok İzmir polisi tarafından suç örgütlerine karşı yürütülen çalışmalarda ise iki farklı örgüt çökertildi ve örgüt üyelerinden 10 kişi tutuklandı. Öte yandan operasyonlar kapsamında, aralarında kesinleşmiş hapis cezaları bulunan şahısların da yer aldığı 473 aranan kişi yakalanarak adli birimlere teslim edildi.
Gençlere dijital tuzak: Kumar bağımlılığı sessizce yayılıyor
25 Nisan 2025 Cuma - 09:30 Gençlere dijital tuzak: Kumar bağımlılığı sessizce yayılıyor Yaşar Üniversitesi ve Yeşilay iş birliği ile düzenlenen 4. Bağımlılıkla Mücadele Çalıştayı "Dijital Kumar Bağımlılığı" başlığı altında gerçekleşti. Yeşilay Danışmanı Enes Kaan Karaçengel, dijital kumar bağımlılığının dijital teknolojilere daha hakim oldukları için en fazla 18-35 yaş aralığında görüldüğünü belirtti. Selçuk Yaşar Kampüsü’nde düzenlenen çalıştayda, dijital bağımlılık ve çözüm yolları masaya yatırıldı. Ayrıca afiş tasarım atölyesi düzenlendi. Çalıştayın yürütücülüğünü üstlenen Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ferah Onat, dijital kumar bağımlılığı konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını söyledi. Doç. Dr. Ferah Onat, "Özellikle gençleri etkisi altına alan dijital kumar bağımlılığına dikkat çekmek için en etkili yollardan birinin afiş hazırlamak olduğunu düşündük. Bu nedenle afiş tasarım atölyesi de gerçekleştirdik" dedi. Bağımlılık beyin hastalığı Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde danışman olarak görev yapan klinik psikolog Enes Kaan Karaçengel, kumar oynama davranış bozukluğunun aslında bir dürtü bozukluğu olduğunu belirterek, "Bağımlılık kullanılan bir madde, alkol, ya da ilacın üzerinde kontrolün kaybedilmesi olarak tanımlanırken, kontrolsüzce kullanılan her madde ya da gerçekleştirilen her davranış bağımlılık oluşturma riski taşır. Kişiler hayatta birçok şeye karşı kullanım veya davranış bozukluğu geliştirebilirler. Bağımlılık temelde bir beyin hastalığıdır" ifadelerini kullandı. Bağımlılığın belirtileri Karaçengel bağımlılık durumunun nasıl tespit edilebileceğine de değinerek şu bilgileri verdi: "Bağımlılığı tespit etmek için son bir yıl içinde ne sıklıkla madde kullanım bozukluğu veya davranış bozukluğunun olduğu, maddeyi kestiğinde/davranışı bıraktığında uykusuzluk, terleme, sinirlilik, titreme gibi belirtiler yaşanması, kullandığı için hayatındaki hobi ve sosyal ilişkilerden vazgeçmesi, beden ve ruh sağlığını olumsuz etkilemesi, kullanımın veya davranışın aile, arkadaşlık, okul-iş hayatına olumsuz etkileri olması, sık sık başarısız bırakma girişiminin olması gibi bazı kriterlerimiz var. Bunlardan üç kriteri karşılamak bağımlılık davranış bozukluğunu ortaya koyar." Gençlerde 10 kat fazla Dijital kumar bağımlılığının özellikle 18-35 yaş aralığında görüldüğünü ifade eden Enes Kaan Karaçengel, "18-35 yaş aralığında dijital kumar bağımlılığı daha ileri yaşlara göre 10 kat daha fazla görülüyor. Teknolojiyi çok iyi bilmeleri, akıllı telefonlar kullanmaları en önemli etkenler. Diğer taraftan paranın sanal ortamda transfer edilmesi nedeniyle bireyler aslında ne kadar çok para kaybettiklerini anlamıyor. Asgari ücret gibi belirli bir geliri olan bireylerde dijital kumara yönelim daha fazla oluyor. Maddi açıdan geçinemediklerini ve bu yolla gelirlerini artırmayı amaçladıklarını gözlemliyoruz. Ancak gelirlerini arttırmak yerine kumar batağına saplanıyorlar" diye konuştu. Ev gençleri hedef kitle Ülkemizde son yıllarda sayıları giderek artan ev gençlerinin de dijital kumar tuzağına sıklıkla düştüklerini vurgulayan Karaçengel şöyle devam etti: "Son yıllarda Türkiye’de ne eğitimde ne de istihdamda yer alabilen gençler eve kapanıyorlar, onlara ‘ev genci" deniyor. Bu gençler çevrimiçi dijital kumar oynatan platformlar için de iyi bir hedef kitle durumunda. Genellikle bilgisayar oyunu bağımlılığıyla başlayan bu süreç, ufak miktarlarla gençleri kumara sürüklüyor. 15-16 yaşlarından itibaren gençler dijital kumara yöneliyor. Diğer taraftan bu sitelerin çoğu yasal olmayan siteler. Bu dolandırıcılığa da kapı açıyor. Kumarhanelerin yasak olduğu ülkelerde kumar oyunları çevrimiçi platformlarda oynanıyor. Bu siteler yasal olmadığı içinde bazen oyuncular paralarını bu sitelere kaptırabiliyor. Hak arama durumu da olamıyor." Karaçengel, dijital bağımlılıkla mücadele noktasında ise yapılacak bilinçlendirme çalışmalarının ve tedavi süreçlerinin dışında en önemli kriterin kişinin bağımlılıktan kendisinin kurtulmak istemesi olduğunu söyledi. Farkındalık için tasarladılar Üniversite öğrencileriyle gerçekleşen ve dijital kumar bağımlılığı konusunda farkındalık oluşturmak için düzenlenen afiş tasarım atölyesinde dereceler ise şöyle; 1’inci Zeynep Berfin Karasu (Yaşar Üniversitesi- Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü) 2’inci Umut Kabakçı (Yaşar Üniversitesi-Yeni Medya ve İletişim Bölümü) 3’üncü Gülşah Çeviren (Yaşar Üniversitesi-Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü) 4’üncü Damla Yılmaz (Yaşar Üniversitesi- Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü) 5’inci Merve Altın (İzmir Katip Çelebi Üniversitesi-Medya ve İletişim)