EĞİTİM - 25 Nisan 2025 Cuma 09:30

Gençlere dijital tuzak: Kumar bağımlılığı sessizce yayılıyor

A
A
A
Gençlere dijital tuzak: Kumar bağımlılığı sessizce yayılıyor

Yaşar Üniversitesi ve Yeşilay iş birliği ile düzenlenen 4. Bağımlılıkla Mücadele Çalıştayı "Dijital Kumar Bağımlılığı" başlığı altında gerçekleşti. Yeşilay Danışmanı Enes Kaan Karaçengel, dijital kumar bağımlılığının dijital teknolojilere daha hakim oldukları için en fazla 18-35 yaş aralığında görüldüğünü belirtti.


Selçuk Yaşar Kampüsü’nde düzenlenen çalıştayda, dijital bağımlılık ve çözüm yolları masaya yatırıldı. Ayrıca afiş tasarım atölyesi düzenlendi. Çalıştayın yürütücülüğünü üstlenen Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ferah Onat, dijital kumar bağımlılığı konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını söyledi. Doç. Dr. Ferah Onat, "Özellikle gençleri etkisi altına alan dijital kumar bağımlılığına dikkat çekmek için en etkili yollardan birinin afiş hazırlamak olduğunu düşündük. Bu nedenle afiş tasarım atölyesi de gerçekleştirdik" dedi.



Bağımlılık beyin hastalığı


Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde danışman olarak görev yapan klinik psikolog Enes Kaan Karaçengel, kumar oynama davranış bozukluğunun aslında bir dürtü bozukluğu olduğunu belirterek, "Bağımlılık kullanılan bir madde, alkol, ya da ilacın üzerinde kontrolün kaybedilmesi olarak tanımlanırken, kontrolsüzce kullanılan her madde ya da gerçekleştirilen her davranış bağımlılık oluşturma riski taşır. Kişiler hayatta birçok şeye karşı kullanım veya davranış bozukluğu geliştirebilirler. Bağımlılık temelde bir beyin hastalığıdır" ifadelerini kullandı.



Bağımlılığın belirtileri


Karaçengel bağımlılık durumunun nasıl tespit edilebileceğine de değinerek şu bilgileri verdi:


"Bağımlılığı tespit etmek için son bir yıl içinde ne sıklıkla madde kullanım bozukluğu veya davranış bozukluğunun olduğu, maddeyi kestiğinde/davranışı bıraktığında uykusuzluk, terleme, sinirlilik, titreme gibi belirtiler yaşanması, kullandığı için hayatındaki hobi ve sosyal ilişkilerden vazgeçmesi, beden ve ruh sağlığını olumsuz etkilemesi, kullanımın veya davranışın aile, arkadaşlık, okul-iş hayatına olumsuz etkileri olması, sık sık başarısız bırakma girişiminin olması gibi bazı kriterlerimiz var. Bunlardan üç kriteri karşılamak bağımlılık davranış bozukluğunu ortaya koyar."



Gençlerde 10 kat fazla


Dijital kumar bağımlılığının özellikle 18-35 yaş aralığında görüldüğünü ifade eden Enes Kaan Karaçengel, "18-35 yaş aralığında dijital kumar bağımlılığı daha ileri yaşlara göre 10 kat daha fazla görülüyor. Teknolojiyi çok iyi bilmeleri, akıllı telefonlar kullanmaları en önemli etkenler. Diğer taraftan paranın sanal ortamda transfer edilmesi nedeniyle bireyler aslında ne kadar çok para kaybettiklerini anlamıyor. Asgari ücret gibi belirli bir geliri olan bireylerde dijital kumara yönelim daha fazla oluyor. Maddi açıdan geçinemediklerini ve bu yolla gelirlerini artırmayı amaçladıklarını gözlemliyoruz. Ancak gelirlerini arttırmak yerine kumar batağına saplanıyorlar" diye konuştu.



Ev gençleri hedef kitle


Ülkemizde son yıllarda sayıları giderek artan ev gençlerinin de dijital kumar tuzağına sıklıkla düştüklerini vurgulayan Karaçengel şöyle devam etti:


"Son yıllarda Türkiye’de ne eğitimde ne de istihdamda yer alabilen gençler eve kapanıyorlar, onlara ‘ev genci" deniyor. Bu gençler çevrimiçi dijital kumar oynatan platformlar için de iyi bir hedef kitle durumunda. Genellikle bilgisayar oyunu bağımlılığıyla başlayan bu süreç, ufak miktarlarla gençleri kumara sürüklüyor. 15-16 yaşlarından itibaren gençler dijital kumara yöneliyor. Diğer taraftan bu sitelerin çoğu yasal olmayan siteler. Bu dolandırıcılığa da kapı açıyor. Kumarhanelerin yasak olduğu ülkelerde kumar oyunları çevrimiçi platformlarda oynanıyor. Bu siteler yasal olmadığı içinde bazen oyuncular paralarını bu sitelere kaptırabiliyor. Hak arama durumu da olamıyor."


Karaçengel, dijital bağımlılıkla mücadele noktasında ise yapılacak bilinçlendirme çalışmalarının ve tedavi süreçlerinin dışında en önemli kriterin kişinin bağımlılıktan kendisinin kurtulmak istemesi olduğunu söyledi.



Farkındalık için tasarladılar


Üniversite öğrencileriyle gerçekleşen ve dijital kumar bağımlılığı konusunda farkındalık oluşturmak için düzenlenen afiş tasarım atölyesinde dereceler ise şöyle;


1’inci Zeynep Berfin Karasu (Yaşar Üniversitesi- Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü)


2’inci Umut Kabakçı (Yaşar Üniversitesi-Yeni Medya ve İletişim Bölümü)


3’üncü Gülşah Çeviren (Yaşar Üniversitesi-Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü)


4’üncü Damla Yılmaz (Yaşar Üniversitesi- Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü)


5’inci Merve Altın (İzmir Katip Çelebi Üniversitesi-Medya ve İletişim)



Gençlere dijital tuzak: Kumar bağımlılığı sessizce yayılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Diyetisyen Gamze Söylemez: "Etin en az 24 saat dinlendirip yumuşamasını bekleyin" Kurban etinin, hayvan kesildikten hemen sonra pişirilmemesi gerektiğini hatırlatan Diyetisyen Gamze Söylemez, etin en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kesilen etin daha sert olduğunu ve bu nedenle sindirimi zorlayacağını ifade eden Diyetisyen Gamze Söylemez; "Dinlendirişmiş eti yavaş ve kısık ateşte kendi suyu ile pişirin, bu esnada iç yağ ve kuyruk yağı da koymayın. Etler büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine konularak veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler eksi 18 derece derin dondurucuda 3 ay süreyle saklanabilir. Etler kıyma haline getirilirse, buzdolabında iki günden fazla saklamamalıdır. Parça et ise 2-3 gün saklanabilir" dedi. "Etin yanında pirinç pilavı, patates, börek olmasın" Sindirimi zor olan kırmızı etin, hazımsızlık ve şişkinlik olmaması için akşam yemeklerinde değil, öğle yemeklerinde yenilmesini tavsiye eden Söylemez, sözlerine şöyle devam etti; "Kurban etini yine kırmızı et gibi geç saatte tüketmeyin. Bayram diye et yemeyi abartmayın. Günde 100-150 gramdan (örneğin yaklaşık 3-4 köfte) daha fazla et yemeyin. Ayrıca etin yanında pirinç pilavı, patates, börek gibi glisemik indeksi yüksek besinleri de tüketmemeye özen gösterin. Zira bayramda hazımsızlık ve kabızlık yakınmaları sık görülebileceğinden etin yanında sebze yemekleri ya da salata yiyin." "Kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olanlar dikkat " Eti mangalda yapmanın ya da kavurma olarak tüketmenin, Kurban Bayramı’nın önemli ritüellerinden biri olarak görüldüğünü ifade eden Diyetisyen Gamze Söylemez, "Kavurmayı ne kahvaltıda ne de geç saatteki akşam yemeklerinde yemeyin. İlla eti mangalda pişirecekseniz yakmayın. Mangalda yanmış et mide, pankreas ve kalın bağırsak kanseri için risk oluşturabilir. Düzenli beslenin 2-3 saatte bir bir şeyler atışırın. Sıvı alımına dikkat edin ve günde 2-3 litre su tüketin. Çay, kahve gibi kafeinli içeceklerden uzak durun. Yemekleri çok iyi çiğneyerek tüketin Bayramda bilinçsizce et/çikolata/tatlı tüketimi mide yanması gaz şişkinlik hazımsızlık ve bağırsak sistemi bozukluklarına yol açabilir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için; kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır. Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması anlamında günlük yürüyüşler yapabilir, bayram süresi boyunca kilo kontrolünüze destek olabilirsiniz" diye konuştu.