Yerel Haberler
İzmir
"Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" 26 Mayıs 2026 Salı - 17:01:23 Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan kritik beslenme uyarıları geldi. Özellikle uzun tatil dönemlerinde kontrolsüz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, bayram sonrası tartıda görülen hızlı kilo artışlarının büyük bölümünün yağ değil ödem olduğunu belirtti. Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz. Bir öğün kaçtı diye bütün düzen bırakılırsa asıl sorun o zaman başlıyor" dedi. Kurban Bayramı yaklaşırken milyonlarca kişi "Bayramdan sonra diyete başlarım" düşüncesiyle sofralara hazırlanırken, konunun uzmanından dikkat çeken bir uyarı geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan’a göre bayramda en büyük tehlike fazla yemek değil, "Bugün zaten diyetim bozuldu" psikolojisi. Bir dilim baklavanın değil, kontrolü tamamen bırakmanın kilo artışına neden olduğunu söyleyen Demirkan, yeni kesilen etin hemen tüketilmesinden koyu çay alışkanlığına kadar yıllardır doğru bilinen birçok yanlışın sindirim sistemini zorladığını anlattı. Bayram sonrası tartıda görülen 2-3 kiloluk artışın büyük bölümünün ise yağ değil ödem olduğuna dikkat çeken Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" dedi. "En büyük hata fazla yemek değil, öğün atlamak" Bayram döneminde yapılan en büyük yanlışlardan birinin öğün atlamak olduğunu söyleyen Demirkan, özellikle akşam yemeği için gün boyu aç kalmanın kontrolsüz beslenmeye neden olduğunu ifade ederek, "İnsanlar ‘Nasıl olsa akşam et yiyeceğim’ diyerek gün içinde öğün atlıyor. Bu kez akşam aşırı açlıkla birlikte tıkınırcasına beslenme ortaya çıkıyor. Özellikle Kurban Bayramı’nda eti daha çok öğle öğününde tüketmeyi öneriyoruz. Akşam ise sebze ağırlıklı daha hafif beslenmek sindirimi rahatlatıyor" dedi. "Kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli" En büyük hatalardan birinin de yeni kesilen etin hemen pişirilmesi olduğunu belirten Demirkan, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Demirkan, "Yeni kesilen ette ‘ölüm sertliği’ dediğimiz bir durum oluşuyor. Et kesilir kesilmez tüketildiğinde hem sert oluyor hem de sindirim sistemi daha fazla zorlanıyor. Etin en az 12 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Çok sıcak olmayan serin bir ortamda bekletilmeli. Özellikle et hâlâ sıcakken direkt buzdolabına koymak doğru değil" ifadelerini kullandı. "Bayram sonrası görülen 2-3 kilo çoğu zaman yağ değil" Bayram sonrasında tartıda görülen hızlı kilo artışlarının çoğu zaman ödem kaynaklı olduğunu vurgulayan Demirkan, bunun nedeninin artan karbonhidrat, şeker ve tuz tüketimi olduğunu söyleyerek, "Pilav, baklava, hamur işi ve ikramlarla birlikte karbonhidrat tüketimi artıyor. Glikojen depoları dolunca vücut daha fazla su tutuyor. Tuz tüketimi de artınca ödem oluşuyor. Kısa sürede alınan 2-3 kilonun tamamının yağ olması çok sık gördüğümüz bir durum değil" dedi. "Detoks değil denge önemli" Bayram sonrası yapılan sert detoks programlarını önermediğini belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "Bizler yasak koymaktan çok dengeyi öğretmeye çalışıyoruz. Karbonhidratı, proteini ve yağı dengeli şekilde düzenlediğimizde vücut zaten normale dönüyor. Bir gün fazla yemekle her şey bozulmaz. Önemli olan ertesi gün yeniden dengeye dönebilmek" diye konuştu. "Hazmettirmiyor, tam tersine şişkinlik yapabiliyor" Çay ve kahvenin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Demirkan, "Yemek yedikten sonra çayın hazmettirdiği düşünülüyor ama fazla çay şişkinlik ve hazımsızlık yapabiliyor. Kahvenin fazla tüketimi reflü ve mide yanmasına neden olabiliyor. Yemek sonrası su, sade soda ya da ayran gibi daha hafif içecekler tercih edilmeli" şeklinde konuştu. "Günde yaklaşık 10-12 bardak su için" Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Demirkan, günlük en az 2-2,5 litre su içilmesini önererek, "Çay, kahve, çorba ya da soda sıvı alımına katkı sağlar ama suyun yerini tutmaz. Özellikle içilen her bardak çay veya kahve için ekstra bir bardak su tüketmek gerekiyor. Günde yaklaşık 10-12 bardak suyun altına düşülmemeli" ifadelerini kullandı. Rafine şekersiz bayram tatlısı önerisi Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklanmak yerine daha sağlıklı alternatiflerin tercih edilebileceğini anlatan Demirkan, "Hurmayı sıcak suda bekletip çekirdeğini çıkardıktan sonra içine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenebilir. Bir miktar tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirip top haline getirilip, Hindistan cevizine bulanarak rafine şekersiz sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanabilir" dedi. "Bir öğünle diyet bozulmaz" Toplumda en sık karşılaştıkları yanlış düşüncenin "Diyet bozuldu" psikolojisi olduğunu belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "İnsanlar bir öğün fazla yiyince bütün günü bırakıyor. Oysa bir öğünle diyet bozulmaz. Eğer bir öğün kaçtıysa yapılması gereken şey bütün düzeni bozmak değil, bir sonraki öğünde tekrar dengeye dönmek. Önemli olan mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir şekilde devam edebilmek" diye konuştu.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:40 İzmir Emniyeti’nden bayram mesaisi: Tedbirler en üst seviyeye çıkarıldı İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların Kurban Bayramı’nı huzur, güven ve emniyet içerisinde geçirebilmelerini sağlamak amacıyla il genelindeki güvenlik ve trafik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Bayram süresince kesintisiz olarak sürdürülecek çalışmalar kapsamında, kent genelinde vatandaşların yoğun olarak kullandığı kavşaklar, ana arterler, caddeler, meydanlar ve kritik güzergahlarda denetimler sıklaştırıldı. İzmir Emniyeti’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü Yunus Timleri, trafik ekipleri ve ilçe emniyet müdürlüğü birimleri tarafından yürütülen asayiş ve trafik uygulamalarına yoğun bir şekilde başlandığı bildirildi. Şehirlerarası terminalde 7/24 sıkı takip Özellikle bayram tatili nedeniyle şehirlerarası yolculukların yoğunlaştığı otobüs terminallerinde de trafik ekiplerinin denetim ve tedbirleri artırıldı. Görevli ekipler bir yandan sürücülerin ve araçların evrak kontrollerini gerçekleştirirken, diğer yandan terminal personeli ile seyahat eden vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerini planlı şekilde sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların güvenli bir şekilde ulaşım sağlamaları ve bayramı huzur içinde geçirmeleri amacıyla tüm emniyet güçlerinin 7 gün 24 saat esasına göre görevlerinin başında olacağını vurguladı.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:09 Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na çağrı: "Başkası kazanırsa elini öpeceğim" CHP’deki ’mutlak butlan’ krizinin ardından İzmir’de partililerle buluşan Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunarak genel başkanın belirlenmesi için 2 milyon üyenin önüne sandık konulmasını istedi. Yaşanan mahkeme sürecini ve meydandaki polis müdahalesini sert dille eleştiren Özel, partinin iktidar eliyle bölünmeye çalışıldığını belirterek, üye iradesiyle yapılacak bir seçimi kaybetmesi halinde kazanan kişinin ömür boyu yanında gezeceğini ilan etti. CHP’de yaşanan ’mutlak butlan’ kararı krizinin ardından genel başkanlık görevinden el çektirilen Özgür Özel, İzmir’de partililerle bir araya geldi. Cumhuriyet Meydanı çevresinde yaşanan gerginliklerin ardından parti otobüsü üzerinden kalabalığa seslenen Özel, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na 2 milyon üyenin katılımıyla bir seçim yapılması çağrısında bulundu. Meydanda gerginlik ve yoğun güvenlik önlemleri Özgür Özel’in İzmir’deki tepki mitingi öncesinde Cumhuriyet Meydanı çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Sabahın erken saatlerinde alan polis barikatlarıyla kapatılırken, Cumhuriyet Meydanı’na girmek isteyen kalabalığa emniyet güçleri tarafından müdahale edildi ve gözaltılar yaşandı. Özel, bu gelişmelerin ardından Cumhuriyet ve Gündoğdu meydanları arasında parti otobüsü üzerinden İzmirlilere hitap etti. Konuşma sırasında alanda bulunan bazı grupların, eski genel başkan Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak sloganlar attığı duyuldu. Kılıçdaroğlu’na 2 milyon üyeli seçim çağrısı Parti içindeki krize değinen Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dikkat çeken bir teklif sundu. Mevcut delege sistemini ve mahkeme sürecini eleştiren Özel, partisinin asıl sahibinin üyeler olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Kemal Bey gelsin, bayramdan sonra bir iki hafta içinde Pazar günü 2 milyon üyeye genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. Madem o delegeyi, bu delegeyi beğenmediniz, o zaman esas sahibine soralım. 2 milyon CHP’li genel başkanını seçsin! Eğer 2 milyon CHP’linin önüne sandık koyarsanız, seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başkası kazanırsa elini kaldırmayı bırakın, elini öpüp ömrüm boyunca yanında gezeceğim." "Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın" Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine seslenerek partinin bölünmemesi gerektiğinin altını çizen Özel, tüm Türkiye’nin kabul edeceği bir kurultay yapılması gerektiğini savundu. Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu partinin ayağa kalkmaya ihtiyacı var. 2 milyon üye, sandıklar ilçelerde ve illerde bir Pazar günü elinde üye kartı ile oy kullanacak ve orada seçilen genel başkanı bütün Türkiye kabul edecek. Sonrasında el ele davul zurna kurultay yapıp 2 milyon üyenin seçtiğini resmi genel başkan yapacağız. Kemal Bey, yıllarca yanınızda olduk, partinin başarısı için ter döktük. Bu kötülüğü yapmayın. Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın."
26 Mayıs 2026 Salı - 13:01 İzmir’de Özgür Özel mitingine polis müdahalesi Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel’in İzmir’de düzenlemek istediği ve İzmir Valiliği tarafından izin verilmeyen miting öncesi tansiyon yükseldi. Cumhuriyet Meydanı’nda toplanmak isteyen ve emniyet güçlerinin dağılın uyarılarına aldırış etmeyen gruba polis ekipleri müdahale etti. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen ‘mutlak butlan’ kararının ardından Özgür Özel, ilk mitingini İzmir’de düzenleme kararı almıştı. İzmir Valiliği, alanın kısıtlı sayıda kişi alabileceği gerekçesiyle Cumhuriyet Meydanı için yapılan başvuruyu reddederek, alternatif olarak Gündoğdu Meydanı’nı işaret etti. Ancak CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve parti yönetimi, Valiliğin bu kararına rağmen adres değişikliği yapmayacaklarını belirterek, partilileri saat 12.00’de Cumhuriyet Meydanı’na davet etti. Meydan polis barikatıyla kapatıldı İzinsiz miting ısrarının ardından İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri sabahın erken saatlerinde teyakkuza geçti. Cumhuriyet Meydanı polis barikatlarıyla tamamen yaya ve araç trafiğine kapatılırken, meydan çevresine çok sayıda çevik kuvvet otobüsü ve TOMA konuşlandırıldı. Meydana giriş ve çıkışlar tamamen durduruldu. Meydan çevresindeki barikatların önünde toplanmaya başlayan kalabalık, sloganlar attı. Emniyet güçlerinin izinsiz toplanmanın kanuna aykırı olduğu ve grubun dağılması gerektiği yönündeki anonslarına rağmen alanda beklemekte ısrar eden gruba çevik kuvvet ekipleri müdahale etmeye başladı. Bölgede emniyet güçleri ile grup arasındaki gerginlik sürüyor.
Emiralem Çilek Festivali için geri sayım başladı
02 Mayıs 2025 Cuma - 10:49 Emiralem Çilek Festivali için geri sayım başladı Menemen Belediyesi tarafından bu yıl 15’inci kez düzenlenecek Emiralem Çilek Festivali için geri sayım başladı. 10-11 Mayıs tarihleri arasında yapılacak festival için belediye ekipleri alandaki son hazırlıklarını tamamlarken, Emiralemliler de en güzel çileklerini misafirlerine sunmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin en lezzetli festivallerinden olan ve geçtiğimiz yıl 700 bin ziyaretçiyle birlikte adeta ziyaretçi akınına uğrayan Emiralem Çilek Festivali, ziyaretçileriyle buluşmak için gün sayıyor. Menemen Belediyesi tarafından bu yıl 15. kez gerçekleştirilecek olan organizasyon için hazırlıklar hummalı bir şekilde sürüyor. Belediye ekipleri festival alanındaki son hazırlıklarını tamamlarken, Emiralemliler de tarlalarındaki en güzel çilekleri, festival gününe hazırlıyor. "Lezzeti merkezinde tadın" Emiralem’in eşsiz lezzetiyle damaklarda özel bir tat bırakan çileğiyle birlikte, birçok yöresel ürünün de ziyaretçilerle buluşacağı festivalde, çocuklar için de yüz boyama etkinlikleri, yarışmalar ve sürpriz programlar yer alacak. Emiralem Çilek Festivali’nin her geçen yıl ziyaretçi rekoru kırdığını ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Festivalimiz her yıl yoğun talep görüyor. Menemen’imizin bereketli topraklarından adeta birbirinden güzel tarım ürünleri fışkırıyor. Doğanın bize sunduğu bu muhteşem nimetler, Türkiye’nin her yerine gönderildiği gibi farklı ülkelere de ihraç ediliyor. Dolayısıyla lezzeti tüm dünya tarafından kabul edilen çileğimizi, tam da merkezi olan Emiralem’de birbirinden keyifli etkinliklerle tatmak isteyen, çilekli farklı ürünleri de yerinde görmek isteyen herkesi, 10-11 Mayıs tarihlerinde Emiralem’e bekliyoruz" dedi.
Karayipli sanatçılar İzmir’de öğrencilerle buluştu
02 Mayıs 2025 Cuma - 09:18 Karayipli sanatçılar İzmir’de öğrencilerle buluştu Yaşar Üniversitesinde bu yıl 4’üncü kez düzenlenen Uluslararası Sanat ve Tasarım Sempozyumu YUads’a Karayipler’deki Curaçao Adası’ndan gelen 6 sanatçı katıldı. Sanatçılar geçtiğimiz bir hafta boyunca Yaşar Üniversitesi’nde kendi alanlarında çeşitli atölyeler gerçekleştirdi. Bu süreçte Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi, 4’üncü Uluslararası Sanat ve Tasarım Sempozyumu YUads kapsamında çeşitli etkinlikler de düzenledi. Karayipler’den gelen sanatçı, tasarımcı ve müzisyenler, çok çeşitli sanat ve tasarım faaliyetlerinde bulunarak deneyimlerini öğrencilere aktardılar. Bir hafta boyunca ankostik boyamadan animasyona, tipografik çalışmalardan kolaja, çalgı yapımından dansa ve seramik dekorlama tekniklerine uzanan birçok atölye düzenlendi. Etkinlik kapsamında; Avantia Damberg Animasyon ve Tipografi Atölyesi, Ellen Spijkstra Seramik Dekor Atölyesi, Gwen Anderson Ankostik Resim Atölyesi, Michael Wanga Doğaçlama Atölyesi, Sorandy Sint Jacobs Enstrüman Yapım Atölyesi, Timothy Voges ise Kolaj/Baskı Resim Atölyesi’ni gerçekleştirdi. Meyve ve ağaçlardan enstrüman yaptılar Sanat Tasarım Fakültesi’nde her atölyede farklı çalıştaylar gerçekleştirildi. Geleneksel müzik enstrümanları yapım atölyesi ise YU Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde yapıldı. Öğrenciler Karayipler’e özgü Benta, Kimbotutu ve Gogorobi isimli müzik aletlerini Curaçao Adası’ndan gelen kalbas meyveleri ve ağaç dalları ile yapıp boyadı. Ayrıca Yaşar Üniversitesi kampüsünde bulunan bambu kamışlarından yapılan tek delikli flütler mistik sesleri ile atölyeleri doldurdu. Bir hafta sonunda ortaya çıkan tüm eserler, düzenlenen sergide ziyaretçilere sunuldu. Yaşar Üniversitesi öğrencileri hem Karayip kültürünü tanıdı hem de kendilerini sanatsal alanlarda geliştirdi. "Farklı kültürden sanatçılarla etkileşim çok önemli" Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lale Dilbaş, "Çok profesyonel bir organizasyon oldu. Yaklaşık 20 kişilik bir ekiple, gönülden çalışarak bu sempozyumu gerçekleştirdik. Zaten başka türlüsü mümkün değil. Sanatçılarımızın hepsi Curaçao Adası’nda üreten, adayla ilişkisi olan sanatçılar. Yaklaşık 60 öğrenciye hitap eden, inanılmaz bir kültürel etkileşimin yaşandığı bir sempozyum oldu. Öğrenciler çok değişik teknikler öğrendi. Sempozyum sergisi de çok etkileyici çalışmaların bir araya gelmesini sağladı. Tüm sempozyumun son aşaması olan sergi dikkat çekse de süreç ve karşılıklı etkileşim çok daha önemli. Öğrencilerin farklı kültür, dil ve bakış açılarından sanatçılarla etkileşime girip onların tekniğini, karakterini, kültürünü, duygusal durumunu kendiyle ilişkilendirip sonuçlar çıkarmaları çok önemli. Sanatçılar, öğrencilere kendilerine çok yabancı ve karışık gelen durumlarla baş etmeyi gösterdi. Bu sayede dersler kapsamında belli bir müfredatta ilerlerken bambaşka bir düşünce yapısı ve eylem durumu ile karşılaşmaları onların ufuklarını açtı. Öğrencilerden olumlu dönüşler almak, onlara katkı sağlamış olmak bizi çok mutlu etti" dedi.
Uzmanından yapay zekâ uyarısı: "Çocuklarımızı bilmeden algoritmalara teslim ediyoruz"
02 Mayıs 2025 Cuma - 09:12 Uzmanından yapay zekâ uyarısı: "Çocuklarımızı bilmeden algoritmalara teslim ediyoruz" Fazlanet CTO’su Barış Bayram, yapay zekâ araçlarının çocuklar tarafından yoğun şekilde kullanılmaya başlandığına dikkat çekerek, ebeveynlere bilinçlenme ve dijital rehberlik yapma tavsiyesinde bulundu. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla hayatın her alanına girdiği günümüzde, yapay zekâ yalnızca yetişkinlerin değil, çocukların da günlük yaşamının bir parçası haline geldi. Eğitimden oyuna, iletişimden sosyal becerilerin gelişimine kadar birçok alanda etkili olan yapay zekâ uygulamaları, çocuklar için hem büyük fırsatlar hem de ciddi riskler barındırıyor. Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram, son dönemde ivme kazanan bu dönüşüme karşı ebeveynlerin yeterince hazırlıklı olmadığını belirterek önemli uyarılarda bulundu. "Yapay zekâyı anlamadan çocuklarımıza teslim ediyoruz" diyen Barış Bayram, dijital ebeveynliğin artık klasik gözetim anlayışının çok ötesinde bir bilinç gerektirdiğine dikkat çekti. "Çocuklar yapay zekâyla büyürken kendi çocukluğumuzu referans alamayız" Barış Bayram’a göre birçok ebeveyn, hâlâ kendi çocukluk deneyimlerine göre davranıyor. Bayram, günümüz çocuklarının ise artık yapay zekâ ile konuşabildiklerin, ödevlerini bu sistemlerden alabildiklerini ve kendi dijital dünyalarını bu araçlarla kurduklarını belirterek, "Biz ise bu sistemlerin nasıl çalıştığını bile anlamadan sadece ‘zararsızdır herhalde’ diye düşünüyoruz. Bu çok tehlikeli" dedi. Bayram, yapay zekânın insan gibi davranabilse de duygusal olmadığını ve hata yapabileceğini vurgulayıp, bu nedenle çocuklara yalnızca cihazları kullanmayı değil, aynı zamanda dijital okuryazarlığı ve eleştirel düşünmeyi öğretmenin de şart olduğunun altını çizdi. "Çocuklara dijital refleksler kazandırılmalıyız" Barış Bayram’ın üzerinde durduğu bir diğer önemli başlık ise veri güvenliği. Özellikle ücretsiz yapay zekâ uygulamalarının, kullanıcıların bilgilerini toplayarak farklı sistemlerle paylaşabildiğini hatırlatan Bayram, ebeveynlerin bu konuda net kurallar koyması gerektiğini belirtip, "Çocuklar isimlerini, okul bilgilerini, hatta ev adreslerini bile bu sistemlerle paylaşabilir. Oysa hiçbir dijital platform bu bilgileri güvence altına almaz. Gizlilik ve güvenlik, çocuklara oyun çağında öğretilmesi gereken birer dijital refleks haline gelmeli" dedi. "Teknolojiden uzak duramayız, birlikte öğrenmek zorundayız" Yasaklamaların çözüm olamayacağına da vurgu yapan Barış Bayram, bu durumun çocuklarda sadece merakı artıracağına dikkat çekti. Asıl çözümün birlikte deneyimlemek ve rehberlik etmek olduğunu ifade eden Bayram, "Yapay zekâyla büyüyen bir nesil geliyor. Onlara rehberlik edeceksek, önce biz bilmeliyiz. Bilmediğimiz sürece, çocuklarımızı algoritmaların insafına bırakmış oluruz" uyasında bulundu.