Yerel Haberler
İzmir
Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay tutuklandı 26 Mayıs 2026 Salı - 22:14:40 İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Güzelbahçe Belediyesine yönelik düzenlenen ’rüşvet ve organize suç örgütü’ operasyonunda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay tutuklandı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uzun süredir büyük bir gizlilikle yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından saat 05.30 itibarıyla operasyon için harekete geçti. Eş zamanlı baskınlarla belirlenen adreslere ve belediye hizmet binasına giren ekipler; Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, eşi Nermin Günay, eski belediye başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar ve Zabıta Müdürü Sezgin Kuş gözaltına alındı. Yurt dışında olduğu belirlenen şüpheliler Belediye Meclis Üyesi Gizem Göçtü ve MİRYA Grup Yetkilisi Şamil Göçtü’yü yakalamak için ise çalışmalar sürüyor. Adresler didik didik arandı Operasyon kapsamında jandarma ekipleri Güzelbahçe Belediyesi binasını güvenlik çemberine aldı. Başkanlık makamı, imar müdürlüğü ve arşiv odalarında yapılan detaylı aramalarda çok sayıda resmi belgeye, ihale dosyasına ve bilgisayarlar başta olmak üzere dijital materyallere incelenmek üzere el konuldu. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İzmir İl Jandarma Komutanlığına götürüldü. Başkan Günay ve İmar Müdürü tutuklandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının titizlikle yürüttüğü soruşturma dosyasında şüpheliler; ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma’ (TCK 220), ’Rüşvet’ (TCK 252), ’Görevi Kötüye Kullanma’ (TCK 257) ve ’İmar Kirliliğine Neden Olma’ (TCK 184) suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı. Mahkemeye sevk edilen şüphelilerden Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ile İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar, nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı. Şüphelilerden Nermin Günay, Özden Mustafa İnce ve Sezgin Kuş hakkında ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verildi.
26 Mayıs 2026 Salı - 17:01 "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan kritik beslenme uyarıları geldi. Özellikle uzun tatil dönemlerinde kontrolsüz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, bayram sonrası tartıda görülen hızlı kilo artışlarının büyük bölümünün yağ değil ödem olduğunu belirtti. Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz. Bir öğün kaçtı diye bütün düzen bırakılırsa asıl sorun o zaman başlıyor" dedi. Kurban Bayramı yaklaşırken milyonlarca kişi "Bayramdan sonra diyete başlarım" düşüncesiyle sofralara hazırlanırken, konunun uzmanından dikkat çeken bir uyarı geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan’a göre bayramda en büyük tehlike fazla yemek değil, "Bugün zaten diyetim bozuldu" psikolojisi. Bir dilim baklavanın değil, kontrolü tamamen bırakmanın kilo artışına neden olduğunu söyleyen Demirkan, yeni kesilen etin hemen tüketilmesinden koyu çay alışkanlığına kadar yıllardır doğru bilinen birçok yanlışın sindirim sistemini zorladığını anlattı. Bayram sonrası tartıda görülen 2-3 kiloluk artışın büyük bölümünün ise yağ değil ödem olduğuna dikkat çeken Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" dedi. "En büyük hata fazla yemek değil, öğün atlamak" Bayram döneminde yapılan en büyük yanlışlardan birinin öğün atlamak olduğunu söyleyen Demirkan, özellikle akşam yemeği için gün boyu aç kalmanın kontrolsüz beslenmeye neden olduğunu ifade ederek, "İnsanlar ‘Nasıl olsa akşam et yiyeceğim’ diyerek gün içinde öğün atlıyor. Bu kez akşam aşırı açlıkla birlikte tıkınırcasına beslenme ortaya çıkıyor. Özellikle Kurban Bayramı’nda eti daha çok öğle öğününde tüketmeyi öneriyoruz. Akşam ise sebze ağırlıklı daha hafif beslenmek sindirimi rahatlatıyor" dedi. "Kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli" En büyük hatalardan birinin de yeni kesilen etin hemen pişirilmesi olduğunu belirten Demirkan, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Demirkan, "Yeni kesilen ette ‘ölüm sertliği’ dediğimiz bir durum oluşuyor. Et kesilir kesilmez tüketildiğinde hem sert oluyor hem de sindirim sistemi daha fazla zorlanıyor. Etin en az 12 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Çok sıcak olmayan serin bir ortamda bekletilmeli. Özellikle et hâlâ sıcakken direkt buzdolabına koymak doğru değil" ifadelerini kullandı. "Bayram sonrası görülen 2-3 kilo çoğu zaman yağ değil" Bayram sonrasında tartıda görülen hızlı kilo artışlarının çoğu zaman ödem kaynaklı olduğunu vurgulayan Demirkan, bunun nedeninin artan karbonhidrat, şeker ve tuz tüketimi olduğunu söyleyerek, "Pilav, baklava, hamur işi ve ikramlarla birlikte karbonhidrat tüketimi artıyor. Glikojen depoları dolunca vücut daha fazla su tutuyor. Tuz tüketimi de artınca ödem oluşuyor. Kısa sürede alınan 2-3 kilonun tamamının yağ olması çok sık gördüğümüz bir durum değil" dedi. "Detoks değil denge önemli" Bayram sonrası yapılan sert detoks programlarını önermediğini belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "Bizler yasak koymaktan çok dengeyi öğretmeye çalışıyoruz. Karbonhidratı, proteini ve yağı dengeli şekilde düzenlediğimizde vücut zaten normale dönüyor. Bir gün fazla yemekle her şey bozulmaz. Önemli olan ertesi gün yeniden dengeye dönebilmek" diye konuştu. "Hazmettirmiyor, tam tersine şişkinlik yapabiliyor" Çay ve kahvenin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Demirkan, "Yemek yedikten sonra çayın hazmettirdiği düşünülüyor ama fazla çay şişkinlik ve hazımsızlık yapabiliyor. Kahvenin fazla tüketimi reflü ve mide yanmasına neden olabiliyor. Yemek sonrası su, sade soda ya da ayran gibi daha hafif içecekler tercih edilmeli" şeklinde konuştu. "Günde yaklaşık 10-12 bardak su için" Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Demirkan, günlük en az 2-2,5 litre su içilmesini önererek, "Çay, kahve, çorba ya da soda sıvı alımına katkı sağlar ama suyun yerini tutmaz. Özellikle içilen her bardak çay veya kahve için ekstra bir bardak su tüketmek gerekiyor. Günde yaklaşık 10-12 bardak suyun altına düşülmemeli" ifadelerini kullandı. Rafine şekersiz bayram tatlısı önerisi Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklanmak yerine daha sağlıklı alternatiflerin tercih edilebileceğini anlatan Demirkan, "Hurmayı sıcak suda bekletip çekirdeğini çıkardıktan sonra içine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenebilir. Bir miktar tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirip top haline getirilip, Hindistan cevizine bulanarak rafine şekersiz sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanabilir" dedi. "Bir öğünle diyet bozulmaz" Toplumda en sık karşılaştıkları yanlış düşüncenin "Diyet bozuldu" psikolojisi olduğunu belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "İnsanlar bir öğün fazla yiyince bütün günü bırakıyor. Oysa bir öğünle diyet bozulmaz. Eğer bir öğün kaçtıysa yapılması gereken şey bütün düzeni bozmak değil, bir sonraki öğünde tekrar dengeye dönmek. Önemli olan mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir şekilde devam edebilmek" diye konuştu.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:40 İzmir Emniyeti’nden bayram mesaisi: Tedbirler en üst seviyeye çıkarıldı İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların Kurban Bayramı’nı huzur, güven ve emniyet içerisinde geçirebilmelerini sağlamak amacıyla il genelindeki güvenlik ve trafik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Bayram süresince kesintisiz olarak sürdürülecek çalışmalar kapsamında, kent genelinde vatandaşların yoğun olarak kullandığı kavşaklar, ana arterler, caddeler, meydanlar ve kritik güzergahlarda denetimler sıklaştırıldı. İzmir Emniyeti’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü Yunus Timleri, trafik ekipleri ve ilçe emniyet müdürlüğü birimleri tarafından yürütülen asayiş ve trafik uygulamalarına yoğun bir şekilde başlandığı bildirildi. Şehirlerarası terminalde 7/24 sıkı takip Özellikle bayram tatili nedeniyle şehirlerarası yolculukların yoğunlaştığı otobüs terminallerinde de trafik ekiplerinin denetim ve tedbirleri artırıldı. Görevli ekipler bir yandan sürücülerin ve araçların evrak kontrollerini gerçekleştirirken, diğer yandan terminal personeli ile seyahat eden vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerini planlı şekilde sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların güvenli bir şekilde ulaşım sağlamaları ve bayramı huzur içinde geçirmeleri amacıyla tüm emniyet güçlerinin 7 gün 24 saat esasına göre görevlerinin başında olacağını vurguladı.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:09 Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na çağrı: "Başkası kazanırsa elini öpeceğim" CHP’deki ’mutlak butlan’ krizinin ardından İzmir’de partililerle buluşan Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunarak genel başkanın belirlenmesi için 2 milyon üyenin önüne sandık konulmasını istedi. Yaşanan mahkeme sürecini ve meydandaki polis müdahalesini sert dille eleştiren Özel, partinin iktidar eliyle bölünmeye çalışıldığını belirterek, üye iradesiyle yapılacak bir seçimi kaybetmesi halinde kazanan kişinin ömür boyu yanında gezeceğini ilan etti. CHP’de yaşanan ’mutlak butlan’ kararı krizinin ardından genel başkanlık görevinden el çektirilen Özgür Özel, İzmir’de partililerle bir araya geldi. Cumhuriyet Meydanı çevresinde yaşanan gerginliklerin ardından parti otobüsü üzerinden kalabalığa seslenen Özel, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na 2 milyon üyenin katılımıyla bir seçim yapılması çağrısında bulundu. Meydanda gerginlik ve yoğun güvenlik önlemleri Özgür Özel’in İzmir’deki tepki mitingi öncesinde Cumhuriyet Meydanı çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Sabahın erken saatlerinde alan polis barikatlarıyla kapatılırken, Cumhuriyet Meydanı’na girmek isteyen kalabalığa emniyet güçleri tarafından müdahale edildi ve gözaltılar yaşandı. Özel, bu gelişmelerin ardından Cumhuriyet ve Gündoğdu meydanları arasında parti otobüsü üzerinden İzmirlilere hitap etti. Konuşma sırasında alanda bulunan bazı grupların, eski genel başkan Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak sloganlar attığı duyuldu. Kılıçdaroğlu’na 2 milyon üyeli seçim çağrısı Parti içindeki krize değinen Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dikkat çeken bir teklif sundu. Mevcut delege sistemini ve mahkeme sürecini eleştiren Özel, partisinin asıl sahibinin üyeler olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Kemal Bey gelsin, bayramdan sonra bir iki hafta içinde Pazar günü 2 milyon üyeye genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. Madem o delegeyi, bu delegeyi beğenmediniz, o zaman esas sahibine soralım. 2 milyon CHP’li genel başkanını seçsin! Eğer 2 milyon CHP’linin önüne sandık koyarsanız, seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başkası kazanırsa elini kaldırmayı bırakın, elini öpüp ömrüm boyunca yanında gezeceğim." "Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın" Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine seslenerek partinin bölünmemesi gerektiğinin altını çizen Özel, tüm Türkiye’nin kabul edeceği bir kurultay yapılması gerektiğini savundu. Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu partinin ayağa kalkmaya ihtiyacı var. 2 milyon üye, sandıklar ilçelerde ve illerde bir Pazar günü elinde üye kartı ile oy kullanacak ve orada seçilen genel başkanı bütün Türkiye kabul edecek. Sonrasında el ele davul zurna kurultay yapıp 2 milyon üyenin seçtiğini resmi genel başkan yapacağız. Kemal Bey, yıllarca yanınızda olduk, partinin başarısı için ter döktük. Bu kötülüğü yapmayın. Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın."
CHP belediyesi tarafından işten çıkartılan 17 kadın Ankara’ya yürümeye başladı
01 Mayıs 2025 Perşembe - 11:31 CHP belediyesi tarafından işten çıkartılan 17 kadın Ankara’ya yürümeye başladı Çiğli Belediyesi tarafından yaklaşık 1 yıldır işten çıkartılan 17 kadın işçi, haklarını geri almak için Ankara’da bulunan CHP Genel Merkezi’ne doğru yürümeye başladı. İzmir’in Çiğli Belediyesi tarafından 17 kadın işçi, yaklaşık 1 yıl önce iddiaya göre hiçbir hukuki ve ahlaki gerekçe gösterilmeden işten çıkartıldı. Bugün belediye binası önünde toplanarak basın açıklamasa yapan işçiler, "İşimizi geri istiyoruz" ve "Bize ekmek yoksa size huzur yok" gibi slogan atarak işlerine geri dönmek istiyor. Konuşmanın ardından kadın işçiler, haklarını aramak için Ankara’ya Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne yürümeye başladı. İşçiler adına söz alan Hale Ören Özdinçer, "İzmir Çiğli Belediyesi’nde çalışırken hiçbir hukuki ve ahlaki gerekçe gösterilmeden, ekmeğinden edilen kadın işçileriz. Tam 11 aydır, hem işimizi hem onurumuzu geri almak için direniyoruz. Bugün, emeği ve adaleti ayaklar altına alanlara karşı, hakkımızı aramak için Çiğli’den Ankara’ya yürüyüşümüzü başlatıyoruz" dedi. "Bu adaletsizliğin yaşandığı belediye CHP yönetimindedir" Sendikalarımız sessizliğe gömüldüğünü belirten Özdinçer, "Bizi kapı önüne koyanlar susturmak istediler. Siyaset kulaklarını tıkadı. Ama biz buradayız ve artık sesimizi tüm Türkiye duyana kadar yürümeye kararlıyız. Bu yürüyüş yalnız bizim değil, bu ülkede güvencesizliğe, ayrımcılığa, adaletsizliğe mahkum edilen tüm emekçilerin, özellikle de kadın işçilerin yürüyüşüdür. CHP Genel Merkezi’ne yürüyoruz çünkü bu adaletsizliğin yaşandığı belediye CHP yönetimindedir. Bugün bu adaletsizliğe susanlar, yarın hepimizin emeğine kast eden düzene ortak olur. Bizim ne ayrıcalık talebimiz var, ne de lütuf bekliyoruz. İstediğimiz sadece gasp edilen işimizin, hakkımızın geri verilmesidir. Buradan tüm kamuoyuna, kadın örgütlerine, emek ve demokrasi güçlerine çağrımızdır. Bu yürüyüşte bizimle olun. İşimizi geri alana, bu haksızlık son bulana kadar durmayacağız. Adalet, Ekmek ve Özgürlük için yürüyoruz" diye sözlerini noktaladı.
İZTO Başkanı Özgener’den İnciraltı planına destek
30 Nisan 2025 Çarşamba - 20:00 İZTO Başkanı Özgener’den İnciraltı planına destek İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, geçtiğimiz günlerde onaylanan İnciraltı planına destek vererek eleştirilerin yersiz olduğunu ve projelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. İzmir Ticaret Odası (İZTO) Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz idaresinde, Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. Güncel ekonomik değerlendirmelerde bulunan Başkan Özgener, "Sağlık turizminin, kentimizin nitelikli bir turizm modeli oluşturması ve sürdürülebilir yatırım çekebilmesine önemli katkı sunacağını düşünüyoruz. Daha önce de çeşitli platformlarda dile getirdiğimiz üzere; İnciraltı’nın bu vizyon doğrultusunda sağlık turizmine kazandırılmasının önemsediğimizi ve desteklediğimizi tekrarlamak istiyoruz. Bu projenin hayata geçmesiyle, kentimiz sağlık turizmi alanında, eğitim, spor, sosyal donatı ve yeşil alanı kapsayacak şekilde 2 milyon 200 bin metrekare yer kazanacak. Bu vesileyle; İzmir ve Bölgemiz ile ilgili her konuda desteğini hiçbir zaman bizden esirgemeyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, bu projemizde de bizlerin yanında olduğu için sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Afrika ile ticaretimizi genişletmeliyiz" Amerika Birleşik Devletleri’nin uygulamaya aldığı yeni gümrük vergilerinin dünya ticaret düzeninde dalgalanmalara yol açtığını ancak bu durumun Türkiye için avantaj olacağını belirten Özgener, "Amerika Birleşik Devletleri’nin, diğer ülkelere yönelik açıkladığı yeni gümrük tarifelerinin küresel pazara etkilerinin doğru şekilde analiz edilmesinin; pazar özelinde ortaya konulacak özgün stratejiler ile hareket edilmesinin ülkemizi öne çıkaracağını düşünüyoruz. Her ne kadar ülkemizi de kapsayan ek gümrük tarifesi yüzde 10 ile sınırlı kalsa da; mevcut ekonomik şartlarda üretim ve istihdam maliyetlerinin yüksek olduğunu ve bunun rekabetçiliğimizi olumsuz etkilediğini gözardı etmemeliyiz. Bu anlamda, ülkemizin en çok ticaret yaptığı Avrupa Birliği ile yürürlükte olan Gümrük Birliği’nin revize edilerek dijital dönüşüm, bilişim ve sağlık gibi alanların mutlaka yeni süreçte ele alınmasının ülkemiz ekonomisi için elzem olduğuna inanıyoruz" diye ekledi. İkinci çeyrekte ekonomik yavaşlama bekleniyor 2025 yılı ikinci çeyreğinde ekonominin yavaşlaması beklediklerini ifade eden Özgener, "2025 yılı 2. çeyrekte ise, ülkemiz ekonomisinin bir önceki çeyreğe göre yavaşlaması bekleniyor; fakat bu şartlar altında ekonominin yavaşlamasının enflasyonun gerilemesini destekleyici bir güçte olup olmayacağı sorusu önem taşıyor. Mayıs ayı sonunda açıklanacak ülkemiz 2025 yılı birinci çeyrek büyümesinin 2024 yılı dördüncü çeyrek ile eş değer olacağını öncü veriler bize gösteriyor. Ekonomik büyüme halen yurt içi tüketimden kaynaklanırken, üretim ve ihracattan yeterince destek alınamıyor. 2025 yılı birinci çeyrekte enflasyon düşüş ivmesinde ve beklentilerinde beklenen iyileşmenin olmadığını değerlendiriyoruz" diye konuştu. Zirai don nedeniyle yaz meyve sebzelerinde fiyat artışları yaşanabileceğini söyleyen Özgener, "Ülkemizin farklı kesimlerinde yaşanan zirai don felaketinin, tarımsal üretimde ciddi hasara yol açtığını görüyoruz. Bu durumun özellikle yaz meyve ve sebzelerinde hasat kaybına yol açtığını ve rekoltenin az olmasına yol açacağı nedeniyle fiyat artışı olarak yansıyacağını öngörüyoruz. Yaşanan don olayları karşısında üretimin devamlılığı için üreticilerimizin desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ziraat Bankası başta olmak üzere bankalarımızdan tarımsal üreticilerimizin borçlarının faizsiz ertelenmesini, kredi imkanı sağlanmasını ve yaşanan kayıp nedeniyle sigorta konusunda kolaylık sağlanmasını bekliyoruz" dedi. "KOBİ’lerin nakit akışlarını koruyabilmeleri için ticari kredi kartlarında taksitlendirme imkanlarının artırılması gerektiğine inanıyoruz" Üretim amaçlı tedarik işlemlerinde kullanılan ticari kart harcamalarının kısıtlanmasının sektörlerin yaşadığı finansal sıkıntıları artırdığını belirten Özgener, "Finansal şartlar zaten zorken, bankalar tarafından işletmelere ait ticari kredi kartı harcamalarına getirilen işlem kısıtlamaları iş insanlarımızın elini kolunu bağlıyor. Üyelerimizden, kredi kartı limitlerinin fiilen tam olarak kullandırılmadığı, bankaların blokaj uygulamaları veya işlem bazlı kısıtlamalar getirdiğine ilişkin bildirimler alıyoruz. Bu çerçevede, işletmelere tahsis edilen ticari kredi kartı limitlerinin fiilen kullanılabilir hale getirilmesi, bu kartlara yönelik harcama kısıtlarının kaldırılması ve sektörel bazda farklılaşan ihtiyaçlara uygun esnek kullanım şartlarının sağlanması büyük önem taşıyor. Özellikle KOBİ’lerin nakit akışlarını koruyabilmeleri için ticari kredi kartlarında taksitlendirme imkanlarının artırılması gerektiğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Konak Belediyesi’nde memurlar iş bıraktı
30 Nisan 2025 Çarşamba - 14:32 Konak Belediyesi’nde memurlar iş bıraktı Konak Belediyesi’nde iki aydır sosyal denge tazminatı ve ikramiye farklarını alamayan memurlar, iş bıraktı. Ödemeleri alana kadar eylemlerinin devam edeceğini söyleyen Tüm-Yerel-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Murat Bekar, "Haklarımızı alamana kadar eylemlerimiz devam edecek" dedi. Konak Belediyesi’nde yetkili sendika olan Tüm Yerel-Sen’e bağlı memurlara 1 Ocak itibarıyla imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’nden doğan Sosyal Denge Tazminatı ve ikramiye farklarının geriye dönük olarak ödenmemesi nedeniyle bir günlük iş bırakma kararı aldı. Sosyal denge tazminatlarını iki aydır alamadıklarını belirten memurlar belediye önünde toplanarak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu aleyhinde sloganlar attı. Tazminatların ödenmemesi durumunda ilerleyen süreçte eylemlerin şiddetinin artacağını ifade eden Tüm-Yerel-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Murat Bekar, "Atılan imzalar verilen sözler unutulmamalıdır, Mutlu Konak mutlu çalışanlar ile olur. Bizler de çalışanlar olarak mutlu olmak istiyoruz. Umuyoruz ki sesimiz duyulur ve yaşanan sıkıntılara çözüm üretilir" dedi. "Faturayı emekçilere kesemezsiniz" Yıllardır belediye emekçilerinin vermiş olduğu mücadeleler neticesinde elde etmiş olduğu hakların yok sayıldığını belirten Bekar, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra İzmir başta olmak üzere yerel yönetim idarelerinin de emekçilere karşı olumsuz tavırlarıyla karşı karşıyayız. Ne yazık ki biz emekçilere yaşam mücadelesinde bir cephe daha açılmıştır. Fakat unutmayın ki bizler emekçileri dava insanlarıyız, kavgamız ekmek kavgasıdır ve bu kavgayı on cephede de olsa yaparız. Yıllardır belediye emekçilerinin dişiyle tırnağıyla vermiş olduğu mücadeleler neticesinde elde etmiş olduğu kazanımlar yok sayılmaya çalışılmakta, verdiğimiz hayat mücadelesinde önümüze bir çukurda yerel idareler tarafından açılmaktadır. Yerel seçimler sonrası başta İzmir olmak üzere toplu sözleşmelerimizi yaşatma adına mücadelemizi hep birlikte verdik. İmzalanan Toplu Sözleşmelerde küçük bir nefes aldık derken şimdi de elde ettiğimiz kazanımlar takside bağlanmaya çalışılmaktadır. Daha önce de bu meydanlarda haykırdığımız gibi yine haykırıyor yine söylüyoruz, Gerek merkezi hükümetin gerek önceki yönetimlerin gerek se mevcut idarenin yanlış mali politikalarının sorumlusu bizler değiliz, bunun faturasını emekçilere kesemezsiniz. Ve sizler bu makamlara bu durumları bilerek talip oldunuz. İçinde bulunduğumuz tabloda mali anlamda eli sıkışan her idare, gözünü emekçinin parasına dikmeye başlamıştır" açıklamasında bulundu. "İnandırıcı değilsiniz" Belediyenin mali krizden bahsedip memurlara tazminatlarını ödemediğini ancak personel almaya devam ettiğini söyleyen Bekar, "Emekçilerin alın terinin karşılığı her sıkıştığınızda kullanabileceğiniz, sizlerin örtülü ödeneği değildir. Yaşanan mali sıkıntılara çözüm üretmek, yol bulmak sizlerin işidir. Ancak bu yol emekçilerin cebinden geçemez. Çalışanların haklarını kısıtlayarak tasarruf yapamazsınız. Bizimle yaptığınız görüşmelerde personel giderlerinin ağırlığından bahsedip, personel alımına devam ediyorsanız emekçiye geldiği zaman mali krizden bahsedip gözümüzün içine baka baka gereksiz harcamalar ve etkinlikler yapıyorsanız, inandırıcılığınız olmayacaktır. Biz adil, liyakatli ve huzurlu bir ortamda işimizi yaparak evimize ekmek götürmek isteyen emekçileriz. Buradan almış olduğumuz maaşlarımızla kiramızı kredilerimizi faturalarımız ödüyor, ailemizi geçindirmeye çalışıyoruz. Burada derdimiz bağcıyı dövmek değil beraberce yetiştirdiğimiz üzümü yemektir. Haklı talebimiz çok açıktır. Maaşlarımızın ikramiyelerimizin arazi tazminatlarımızın ve maktu mesailerimizin zamanında yatması, hakkaniyetli ve liyakate dayalı atamalar, Seçim meydanlarında liyakatten, adil olmaktan ve hakkaniyetten bahsedenlerin bugün burada yaptığı liyakatsiz ve yanlı atamaları görüyor, buna şiddetle karşı çıkıyor ve takım tutan gibi saf tutan idarecileri kınıyoruz. Tüm Yerel-Sen Sendikası olarak toplu sözleşme süreçlerinde gerek emekçinin hakkı, gerekse işverenlere karşı iyi niyetimizi ve sorumluluğumuzu yerine getirdiğimizi düşünüyoruz. Ancak gelinen noktada üzülerek görüyoruz. Ki iyi niyetimiz suistimal edilmekte, bizler diyalogla çözüm üretmeye çalışırken, felaket tellallığı yapanlar ve krizden kendilerine menfaat sağlamaya çalışanlar daha kıymetli olmaktadır. Başkanlık ve idareciler kurumu yönetmek için her noktaya eşit ve hakkaniyetli tavır sergilemek zorumdadır. Bizlerinde beklentisi doğal olarak budur. Bu beklenti bir lütuf değil, sizlerin sorumluluğu ve görevidir. Nasıl ki işveren çalışanından sorumluluklarını yerine getirmesini bekliyorsa çalışanlar olarak belediye idarecilerinin sorumluluklarını yerine getirmesini beklemek de bizlerin hakkıdır. Kirasını alamayan ev sahibi kapınıza gelip sizi uyarır, faturanızı yatırmazsanız elektriğiniz kesilir, kredinizi ödeyemezseniz banka hesaplarınızı bloke eder, bugün burada toplanmamızın nedeni bir uyarıdır., 657 sayılı Devlet memurları kanunu açıktır. Bizleri elektrik kesmeye hesapları bloke etmeye mecbur etmeyin" sözlerine yer verdi.
İzmir’de geleceğin teknolojileri şekilleniyor
30 Nisan 2025 Çarşamba - 13:56 İzmir’de geleceğin teknolojileri şekilleniyor İzmir’de "2. ROBOKOD İzmir Bilişim ve Kodlama Şenliği" düzenlendi. Etkinlikte 600 öğrencinin tasarladığı birbirinden farklı 300 proje sergilendi. Ana sınıfından 12’inci sınıfa kadar, Milli Eğitim kapsamındaki 850 bin öğrenciye kodlama eğitimi vermek, onları dijital okuryazar yapma hedefiyle yola çıktıklarını vurgulayan İzmir Valisi Süleyman Elban, "Çocuklarımızı geleceğe her anlamda tam donanımlı olarak hazırlamak. Diğer hedefimiz de İzmir’imizi ülkemizde ve dünyada bir teknoloji şehri, teknoloji merkezi yapmak" dedi. İzmir Valiliği koordinesinde, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yönetilen ‘2. Robokod İzmir Bilişim ve Kodlama Projesi Şenliği’ kapsamında, 60 binin üzerindeki öğretmen dijital okuryazar eğitimi aldı. Halkapınar Kapalı Spor salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, 600 öğrenci tarafından tasarlanan otonom araçlar, dron teknolojileri ve savunma teknolojileri, akıllı ev sistemleri ve nesnelerin interneti, tarım robotları ve sürdürülebilir tarım, eğitim robotları ve kodlama, endüstriyel robotik ve otomasyon, yapay zeka ve makine öğrenmesi temalarında hazırlanan birbirinden farklı alanlardaki 300 projeyi sergiledi. Şenliğe dair bilgi aktaran İzmir Valisi Süleyman Elban, "Bu kapsamda olmak üzere 60 binin üzerindeki öğretmenimizin tamamını dijital okuryazar yaptık. Hepsi dijital okuryazar oldular. Kodlama eğitimi aldılar. Medya okuryazarlığı eğitimi aldılar. Ardından öğretmenlerimizin bir kısmı eğitici oldu. Dolayısıyla onlarla beraber artık yavrularımızın da kod okuryazar olması, dijital okuryazarlığıyla ilgili seferberliğe başladık" ifadelerini kullandı. "Vali Elban, "850 bin öğrencimizin tamamı dijital okuryazar olmuş olacak" Eğitim kapsamında okullara 9 bine yakın bilgisayar aldığını ve teknoloji sınıfları oluşturulduğunu vurgulayan Vali Elban, "Ardından okullarımıza çok sayıda robotik malzemeler, Arduino setleri, LEGO setleri, akıllı oyunlar almaya başladık. Dolayısıyla bir buçuk yıl içerisinde okullarımızdaki öğrencilerimizin de neredeyse tamamına yakını bu eğitimle tanışmaya başladı. Haziran ayında okullarımız kapandığı dönemde tüm okullarımızda eğitim gören 850 bin öğrencimizin tamamı dijital okuryazar olmuş olacak. Hedefimiz, çocuklarımızı geleceğe her anlamda tam donanımlı olarak hazırlamak. Diğer hedefimiz de İzmir’imizi ülkemizde ve dünyada bir teknoloji şehri, teknoloji merkezi yapmak. Dolayısıyla yavrularımızın bu eğitiminin yanı sıra, hem halk eğitimlerimizle hem de diğer alanlarda bu konuyla ilgili eğitim çalışmaları devam ettiriyoruz. Valiliğimizde bununla ilgili bir komisyonumuz var. Onlar yine dijitalleşmeyle ilgili çalışmalar yapıyorlar. Yine dijital dönüşümle ilgili çalışmalarımız var" sözlerini ekledi. Öğrencilerden futbol oynayan robotlar Futbol oynayan robotlar geliştirdiğini söyleyen Seferihisar Semiha İrfan Çalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11’inci Sınıf öğrencisi Eymen Yağız Çayan, "Bilişim Teknoloji Alanında okuyorum. Robotlarımızı yaklaşık bir ay içinde hazırladık. Hazırlama sürecinde hocalarımızla ve arkadaşlarımızla birlikte tasarladık. Robotlarımızın çoğu şeyini, yani neredeyse her şeyini kendimiz yaptık. Hazır hiçbir şey kullanmadık. Bu, ilk yarışmamız değildi; daha önce 2-3 tane daha yarışmaya katılmıştık. Bizden önceki arkadaşlarımız da bu yarışmalara katılıyordu. Bu seferki yarışmada ise birinci olduk. Robotlarımız futbol oynayan robotlar. "Futro" ya da "Robotop" olarak geçiyor; yarışmaya göre isimler değişebiliyor. Normal bir masa üzerinde, futbol sahası gibi düzenlenmiş alanda, robotlarımızla topu kaleye sokmaya çalışıyoruz. Yarışma bu şekilde ilerliyor" diye ekledi. Şerit takip eden robot araç İzmir Özel Türk Koleji’nde 6’ıncı sınıf öğrencileri Akın Arslan Çalışkan, Orhan Gök ve Demir Kurudere ‘Linespond’ isimli robotu tasarlayan çocuklar ise projelerine dair şunları söyledi: "Temel seviye çizgi izleyen kategorisinde birincilik aldık. Projemizde QT-L8 yani sekizli bir sensörümüz bulunuyor. Sekizli sensörden sonra 3S pil ve bir de kit kartı kullanılıyor. Bütün motor sürücüyü, Arduino’yu ve diğer bileşenleri bu kart taşıyor. Tüm devre elemanlarımız bu kart üzerinde yer alıyor. Güç girişinden motorlar birbirine bağlanıyor. Robot, sensörden aldığı verileri işleyerek motorlara sağa, sola veya düz gitmesi gerektiğini bildiriyor. Eğer çizgi dümdüzse, robot da dümdüz gidiyor. Bu, gelecekte şerit takip sistemleri gibi teknolojilere temel oluşturabilir. Bu projeyi gönülden destekleyen arkadaşlarımla birlikte elimizden gelenin en iyisini yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz.
Alaçatıspor, 98 yaşında
30 Nisan 2025 Çarşamba - 13:53 Alaçatıspor, 98 yaşında Alaçatıspor Kulübü Başkanı Ozan Gençalp, İzmir Çeşme’nin köklü kulüplerinden Alaçatıspor’un kuruluşunun 98. yıl dönümü mesajında, "Bugün, köklü tarihimizin bir yaşını daha gururla kutluyoruz" ifaderini kullandı. Alaçatıspor’un 98. yaşı dolayısıyla Alaçatıspor Kulübü Başkanı Ozan Gençalp, yazılı bir mesaj yayımlayarak camiaya seslendi. Başkan Gençalp, mesajında kulübün tarihine ve taşıdığı değerlere dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "Bugün, köklü tarihimizin bir yaşını daha gururla kutluyoruz. 98 yıl önce bir avuç yürekli insan ile başladı bu güzel hikâye. O gün bugündür, Alaçatı’nın sokaklarında çocukların ilk hayali oldu şerefli Alaçatıspor formasını giymek. Alaçatıspor, sadece bir spor kulübü değil; dostluğun, mücadelenin, azmin ve Alaçatı ruhunun da adıdır. Bu büyük gururu bize yaşatan geçmişin kahramanlarına, bugün o şanlı formayı terleten evlatlarımıza ve yarını inşa edecek gençlerimize minnettarız. Bu büyük ailenin her ferdine taraftarına, emekçisine, destekçisine sonsuz teşekkürler. Nice yıllara Alaçatıspor! Hep birlikte, daha büyük hedeflere..." Kulüp tarihine sahip çıkmanın ve geleceğe umutla bakmanın önemine vurgu yapan Gençalp’in mesajı, taraftarlar ve spor camiası tarafından büyük ilgi gördü. Alaçatıspor’un, neredeyse bir asra yaklaşan mazisiyle sadece spor alanında değil, sosyal yaşamda da önemli bir yer tuttuğuna dikkat çekilirken, kulübün yeni hedeflerle yoluna devam edeceği ifade edildi.