GÜNDEM - 02 Mayıs 2025 Cuma 10:00

Maya ve Lara 8 dil biliyor, karetede dünya şampiyonluğunu hedefliyor

A
A
A
Maya ve Lara 8 dil biliyor, karetede dünya şampiyonluğunu hedefliyor

 İzmir'de yaşayan dilbilimci bir ailenin çocukları olan Maya ve Lara hem dil hem de spor alanındaki başarılarıyla dikkat çekiyor. Küçük yaşlarda dil eğitimi almaya başlayıp 8 yabancı dili akıcı şekilde konuşabilen kardeşler, şimdi de karate dalında Türk Milli Takımı ile dünya şampiyonluğunu hedefliyor.

Dil bilimci olan baba Ferhat Yıldız ve anne Margorzata Yıldız'ın desteğiyle küçük yaşlarda dil eğitime başlayan Maya (11) ve kardeşi Lara (9), okul öncesi dönemde başlayan eğitimle şimdiye kadar 8 dili konuşabilir duruma geldi. Aile, çocukların eğitimi için öğrendikleri dilin yanında fiziksel gelişimi de öncelik haline getirince bale, buz pateni, jimnastik gibi branşların ardından karateye başladı. Kısa sürede karatede büyük bir gelişme göstererek İzmir şampiyonu olan hem Polonya hem de Türkiye vatandaşı Maya, şimdi Türk Milli Takımı ile dünya şampiyonluğunu hedefliyor. Kendisinin toplam 20 dili akıcı bir şekilde konuştuğunu belirten baba Ferhat Yıldız, "Ben ve eşim dil bilimciyiz. Hazırlamış olduğum kurslarda insanlara dil öğretiyorum. Çocuklar doğduktan sonra dedim ki ‘ben çok iddia ediyorum, insanlara dil öğretebiliyorum ama asıl kendi çocuklarıma öğretebilir miyim?' Büyük kızım Maya 3 yaşına, Lara ise1 yaşına geldiğinden itibaren profesyonel olarak çocuklarla dil öğretmeye başladık ve çocuklar okul dönemine gelene kadar 8 dil öğrendi" dedi.

Avrupa dillerini öğrendiler

Çocuklarının öğrenmiş olduğu 8 dili günlük hayatlarında, filmleri seyrederken, insanlarla tanışırken kullanabildiklerini söyleyen yıldız, "Belli bir yaştan sonra çocukları artık ebeveynlerinden ayrılmak zorunda kalıyorlar. Biz de tabii ki çocuklarımızı okula gönderdik. Öğleden sonra üç, üç buçuk kadar okuldalar. Bu sebepten dil öğrenme işine ara vermek zorunda kaldık. Çünkü çocuklar Avrupa dilleri olan İspanyolca, İtalyanca, Fransızca, Lehçe, Türkçe, Rusça, Almanca ve İngilizce'yi öğrendi. Ama dil sadece tek başına bir işe yaramaz. Yani beyinsel olarak gelişirsiniz ama aynı zamanda fiziksel olarak da gelişebilmeniz lazım ki bunlar birbirlerini tamamlasın. Bu sebepten çocuklar 6 yaşından itibaren jimnastikten sonra buz patenine, baleye ve yaş belli bir noktaya geldikten sonra aynı zamanda karate ile tanıştırdım" ifadelerini kullandı.

Rakipleriyle kendi dillerinde konuşabiliyor

Dil bilimci mesleğinin yanı sıra karate antrenörü de olduğunu söyleyen yıldız, "Spor yapan çocuğun aynı zamanda zekası gelişiyor, çok hızlı düşünmeye başlıyor, kendine güveni geliyor ve ileride farklı bireyler olarak karşımıza çıkıyorlar. Bu sebepten dolayı da her gün belirli bir saatimi çocuklara ayırıyorum, getiriyorum, burada çalıştırıyorum. İnşallah da milli takıma gidip Türkiye'yi uluslararası arenada temsil edecekler. Bu arada güzel olan bir şey de var. Maya katıldığı uluslararası müsabakalardaki nerdeyse tüm rakipleriyle kendi dillerinde konuşabiliyor" diye ekledi.

Türkiye Milli Takımı'nı seçti

3 yaşındayken ebeveynleri tarafından dil öğretilmeye başladığını söyleyen Maya Yıldız, "Hem Polonya hem de Türkiye vatandaşıyım. Karateye ise 8 yaşındayken başladım. Şu an 8 dil biliyorum. İspanyolca, İtalyanca, Fransızca, Lehçe, Türkçe, Rusça, ardından Almanca ve İngilizce. Hedefim Türkiye Milli Takımı ile katıldığım her maçta birinci olup dünya ve Avrupa şampiyonu olmak. Ayrıca spor yaptığım ve yarıştığım diğer ülkelerdeki sporcularla da arkadaş olup, onların dilini öğrenmek, memleketini tanımak ve kendi dillerinde konuşmak istiyorum" dedi.

Abdurrahman Derici - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da kurban pazarında uykusuz mesai: Geceyi hayvanlarının başında geçiriyorlar Elazığ’da Kurban Bayramı öncesi kurulan kurban pazarında besicilerin yoğun mesaisi gece boyunca da devam ediyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden kente gelen üreticiler, bir yandan kurbanlıklarını satmaya çalışırken diğer yandan pazarda yaşam mücadelesi veriyor. Bayram yaklaşırken hareketliliğin arttığı pazarda, vatandaşlar gece saatlerinde de kurbanlık almak için besicilerle pazarlık yapmayı sürdürüyor. Gün boyu satış yapan üreticiler ise yoğunluğun azalmasının ardından çay demleyip yanlarında getirdikleri yiyeceklerle karınlarını doyurarak dinlenmeye çalışıyor. Bazı besiciler araçlarında uyurken, bazıları ise hayvanlarının zarar görmemesi için sabaha kadar nöbet tutuyor. Hayvanlarının başından ayrılmayan üreticiler, emeklerinin karşılığını almak için gece gündüz mücadele ediyor. Kurban satıcısı Yılmaz Uygur, yaşadıkları zorlu süreci anlatarak, "Dünden beri 24 saattir yatmamışım. Gerçekten başım patlıyor. Hayvanlarımın başında bekliyorum çünkü çok büyük emek sarf etmişim. Bunlar benim ve çocuklarımın geleceği. Gerekirse içlerinde yatıyorum zarar gelmesin diye. Bu hayvanları çok seviyorum. Sabaha kadar etraflarında dönüyorum, onlar bana ben onlara bakıyorum. Bazen arabada yatıyorum yine de uykum gelmiyor. Bazen köpekler geliyor onları kovalıyorum. Domates ve salatalık getirmişim, onlarla idare ediyorum" dedi.