Yerel Haberler
İzmir
Aliağa’da 30. Geleneksel Kyme Satranç Turnuvası başlıyor 15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:43:45 Aliağa Belediyesi’nin bu yıl 30.’sunu düzenleyeceği Geleneksel ‘KYME Satranç Turnuvası’, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında, 9-10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek. Aliağa Belediyesi Satranç Kulübü ile Türkiye Satranç Federasyonu İzmir İl Temsilciliği iş birliğinde Aliağa Belediyesi Enka Spor Salonu’nda organize edilecek turnuva 9 Mayıs Cumartesi günü 08.30’da yapılacak kayıt kontrol işlemleriyle başlayacak ve 10 Mayıs Pazar günü son turun bitiminden sonra yapılacak ödül töreni ile sona erecek. Turnuvaya katılmak isteyen satranç tutkunları, 17 Nisan - 7 Mayıs tarihlerinde www.izmir.tsf.org.tr adresinde yer alan çevrimiçi turnuva kayıt sayfası üzerinden başvurularını yapabilecek. Sporcular 4 kategoride yarışacak İki gün sürecek KYME Satranç Turnuvası’na, TSF lisansına sahip 2025-2026 yılı vizesi yapılmış, 2008-2019 yılları ve arasında doğan sporcular katılabilecek. Turnuva 4 farklı kategoride düzenlenecek. Kontenjanlar; 8 yaş ve altı, 10 yaş ve altı, 14 yaş ve altı kategorileri için 64 sporcu, 18 yaş ve altı kategorisi için 32 sporcu ile sınırlı tutulacak. Turnuva sonunda ödül töreni düzenlenecek Turnuvada Swiss Manager yazılımı kullanılacak ve başlangıç sıralaması, sporcunun en yüksek kuvvet derecesine göre yapılacak. İlk 3 dereceyi elde eden sporculara kupa verilirken; ilk 10 dereceyi elde eden sporculara, ilk 3 dereceyi elde eden kadın sporculara, Aliağa’da ikamet eden sporculardan ilk 3 dereceyi elde eden yerel sporculara ve ilk 3 dereceyi elde eden ratingi olmayan sporculara madalya verilecek. Aynı zamanda final sıralamasında kendi kategorilerinde ilk 3e giren sporculara diğer ödülleri takdim edilecek.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:52 AK Partili Saygılı’dan CHP’li mevkidaşına bankamatik memurları eleştirisi AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün iktidar olacaklarına yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Saygılı, Güç’e yerel yönetimlerdeki sorunlarla ilgilenmesi çağrısında bulundu. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün Ankara’dan yaptığı paylaşıma yanıt verdi. Güç’ün halkın iktidarını kurana dek geri adım atmayacakları yönündeki ifadelerini eleştiren Saygılı, "Kendisine tavsiyemdir. İzmir’in CHP’li turist milletvekillerine özenmeden, bir an önce İzmir’e dürüst ve şeffaf siyaset yapmak için dönsün" dedi. Bankamatik memurları ve altyapı eleştirisi Saygılı, İzmir’deki yerel yönetim eleştirilerini sıralayarak, "Halkın iktidarını önemsiyorsa; CHP belediyelerindeki bankamatik memurlarının iktidarıyla mücadele etsin. Halkın iktidarını önemsiyorsa; her yağmurda sokaklarını sel götürdüğü için isyan eden İzmirlilerin feryadına kulak versin. Halkın iktidarını önemsiyorsa; CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi ve onun siyasi elitlerinin toplu konut vaadiyle dolandırdığı İzmirlilere kooperatif skandalının hesabını versin" ifadelerini kullandı. "Niyet hayır olmadan akıbet hayır olmaz" Açıklamasının devamında adalet ve hukuk vurgusu yapan Saygılı, "Adalet ve hukuku önemsiyorsa; bağımsız mahkemelerin tahliye emri verdiği Tarihi Un Fabrikası önündeki mesnetsiz ve korsan eylemlerinden vazgeçsin. Adalet ve hukuku önemsiyorsa; Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesinin ihmali yüzünden hayatını kaybeden emekçi Sabri Kılınç’ın hakkını arasın. Adalet ve hukuku önemsiyorsa; rüşvet çarkına ev sahipliği yapan CHP yerel idareleri hakkında açılan soruşturmalara saygı duyup arınmayı tercih etsin" şeklinde kaydetti. "Halkın iktidarının yolu rüşvet labirentlerinden geçmez" Saygılı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Halkın iktidarının yolu, CHP’nin yolsuzluk ve rüşvet labirentlerinden geçmez. Adalet ve hukukun temeli, CHP’nin yozlaşmış politik varlığının zemininde ayakta duramaz. Anlıyoruz, samimi olmasanız da retorik açısından iktidara niyet etmişsiniz. Ancak şaşmaz bir kaide vardır. Niyet hayır olmadan akıbet hayır olmaz."
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:30 İzmir’de inşaat kulübesinin üzerine vinç düştü: 3 işçi yaralandı İzmir’in Bayraklı ilçesindeki bir inşaatta demir yüklemesi yapan vincin parçasının kırılarak kulübenin üzerine düşmesi sonucu 3 işçi yaralandı. Hastaneye kaldırılan işçilerin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Olay, saat 13.00 sıralarında Anadolu Caddesi üzerinde bulunan bir inşaat alanında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şantiyede taşeron firma olarak faaliyet gösteren vince ait dirsek kısmında kopma yaşandı. Kopan parça, o esnada alanda çalışan işçilerin üzerine düştü. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından, yaralı işçilerden Y.K. ve A.Y.’yi ambulanslarla Ege Üniversitesi Hastanesi’ne, N.Ç.’yi ise Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Hastanelerde tedavi altına alınan yaralı işçilerin hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Yaşanan iş kazasının ardından polis ekipleri tarafından vinç operatörü C.D., vinç sahibi S.K. ve şantiye sorumlusu S.A. gözaltına alınarak işlemleri yapılmak üzere polis merkezine götürüldü. Meydana gelen kaza ile ilgili soruşturma sürüyor. Öte yandan, vincin daha önce de aynı noktadan kırıldığı ve o bölgeye kaynak yapılarak kullanılmaya devam edildiği belirlendi. Olay anında yaşadığı paniği ve çevredeki işçilerin nasıl yaralandığını anlatan tanık Ali Coşkun Çay, "Arabam buradaydı, eczaneden getirdiğim boş kasaları indiriyordum ve arabanın kapakları açıktı. O sırada bir çatırtı koptu. Korkuyla yukarıya bakamadan kasaları itip kaçmaya başladım ve kaçarken kolumun üzerine düştüm. Olay yerinde bulunan işçiler yaralandı. Vinçten düşen kimse olmadı ancak vincin barakaya çarpmasıyla camlar patladı ve kırılan cam parçaları işçilerin başına düşerek kanamaya neden oldu" ifadelerini kullandı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 13:49 İzmir’de uyuşturucu operasyonu: 10 yıl cezası olan firari yakalandı İzmir’de uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen ve hakkında 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şüpheli, polisin düzenlediği operasyonla yakalandı. Evinde uyuşturucu maddelerle yakalanan şüpheli gözaltına alındı. Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliğine bağlı ekipler, ilçe genelinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında hedef bir şüpheliyi takibe aldı. Uyuşturucu madde satışı yaptığı tespit edilen U.Ç. (28) isimli şüphelinin uyuşturucuları sakladığı adres belirlenerek operasyon için düğmeye basıldı. Adrese yapılan baskında şüpheli şahıs yakalanarak etkisiz hale getirildi. Çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi Şüphelinin ikametinde yapılan detaylı aramalarda 6 meşe halinde toplam 4,60 gram kokain ve 112 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelere polis ekipleri tarafından el konulurken, şüpheli sorgulanmak üzere büro amirliğine götürüldü. 10 yıl hapis cezası olduğu ortaya çıktı Gözaltına alınan U.Ç. (28) hakkında yapılan UYAP sorgulamasında, şüphelinin uyuşturucu madde ticareti suçundan 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli şahıs, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan hazırlanan evraklarla birlikte mevcutlu olarak adli mercilere sevk edilecek.
Lunapark alanına yeşille bütünleşen Zeytin Sahne geliyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:25 Lunapark alanına yeşille bütünleşen Zeytin Sahne geliyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’taki eski lunapark alanında yeşil dönüşüm başlattı. Doğayla bütünleşen ve çayırla kaplı bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölgede kurulacak Zeytin Sahne, özgün tasarımıyla kentin yeni simgelerinden biri olacak. Dönüşüm süreci hakkında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Kültürpark’ı, tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kültürpark’ta başlattığı dönüşüm çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Kültürel mirası, zengin yeşil dokusu, sosyal alanları ve Yeşil Bayrak ödüllü kimliğiyle öne çıkan Kültürpark’ta yürütülen gençleştirme çalışmaları kapsamında eski lunapark alanı da yeniden düzenleniyor. Eski lunapark arazisindeki beton zemin sökülerek yeşil bir etkinlik alanına dönüştürülecek. Kültürpark’ta dönüşüm Atlas Pavyonu’nun yanında bulunan 4 bin 300 metrekarelik beton alanın ağaçlandırılmasının ardından lunapark alanının da dönüşümü için çalışmaların başladığını söyleyen Başkan Tugay, "Eski lunapark alanını tamamen çimle kaplı, etkinliklerin düzenlenebileceği; çocuklarımızın ve ailelerimizin güvenle vakit geçirebileceği nitelikli bir alana dönüştüreceğiz. Kültürpark’ı tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. Lunapark’ın gri betonu yeşil çayır ekosistemine dönüşüyor Kültürpark’ın fuarcılık anlayışı ve güçlü yeşil doku misyonu doğrultusunda etkinlik alanı olarak projelendirilen eski lunapark alanı, tamamen doğal bir çayır ekosistemine dönüştürülüyor. Planlama kapsamında Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, 12 bin metrekarelik alanın zeminindeki kilit parke taşlarının söküm çalışmalarına başladı. Yapısal zeminlerin kaldırılmasıyla birlikte alan yeniden doğal bitki örtüsüyle buluşacak. Oluşturulacak çayır alanı yalnızca etkinliklere ev sahipliği yapmakla kalmayacak; aynı zamanda parkın yeşil dokusunu da genişletecek. Toprakla buluşacak geniş çayır alanı, yağış sularının doğrudan zemine sızmasını sağlayarak yeraltı su kaynaklarının beslenmesine katkı sunacak; böylece yeşil altyapının kent ekosistemine katkısı da güçlenecek. Doğayla bütünleşen yeni etkinlik alanı Kültürpark’ta yeşil bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölge yeni düzenlemeyle konserlere, kültürel etkinliklere ve sosyal buluşmalara ev sahipliği yapacak. Alanda özgün tasarımıyla hayata geçecek Zeytin Sahne, kent hafızasına kazınacak pek çok etkinliğe ev sahipliği yapacak. Planlanan yeme-içme ve oturma alanları, tuvaletler ile altyapı düzenlemeleri sayesinde bu geniş açık mekan, katılımcıların uzun süreli ve konforlu bir etkinlik deneyimi yaşayabileceği şekilde kurgulandı. Dönüşümün tamamlanmasıyla Kültürpark’a, doğayla daha uyumlu ve kent yaşamını zenginleştiren nitelikli bir etkinlik alanı kazandırılmış olacak. Kent sakinleri ve ziyaretçiler, burada hem doğayla iç içe vakit geçirebilecek hem de konserlerden kültürel programlara uzanan geniş bir etkinlik yelpazesinden yararlanabilecek.
İzmir’de öldürülen taksi şoförü son yolculuğuna uğurlandı
11 Mart 2026 Çarşamba - 14:58 İzmir’de öldürülen taksi şoförü son yolculuğuna uğurlandı İzmir’in Konak ilçesinde aracına aldığı yolcu tarafından silahla vurularak öldürülen taksi şoförü Deniz Örer, meslektaşlarının katıldığı törenin ardından toprağa verildi. Cinayet anına ilişkin görüntüleri izlediğini belirten İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, olayın ücret tartışmasından kaynaklanmadığını açıkladı. Taksi şoförü Deniz Örer’in (52) cenazesi, meslektaşlarının oluşturduğu konvoy eşliğinde Bayraklı ilçesindeki Fevzipaşa Camisi’ne getirildi. Törene, Nesine 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Bucaspor 1928’de forma giyen oğlu Berke Örer, eşi Ayşe Örer, kardeşi Engin Örer, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan ile çok sayıda taksici katıldı. Tabutunun üzerine Türk bayrağı ve Bucaspor atkısı konulan Örer, kılınan cenaze namazının ardından Doğançay Mezarlığı’na defnedildi. Öte yandan tutuklanan şüpheli D. M.’nin (24) tekstil işçisi olduğu ve olay günü eski iş yerine çantasını almaya gittiği öğrenildi. Cenaze töreninde açıklama yapan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, cinayet anına ait güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini ve olayın bir ücret tartışması olmadığını ifade etti. Özkan, "Emniyet ve Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla soruşturmanın selameti açısından görüntünün paylaşılması istenmedi. Katil, araca müşteri gibi biniyor. Az ileride bir sokağa uğrayıp valizini alacağını söylüyor. Karşıyaka yönüne taksinin tahminen ne kadar yazacağını soruyor. Şoförümüz 600-700 lira civarı tutacağını söylüyor. Şüpheli bin lirasının olduğunu belirterek yetip yetmeyeceğini soruyor. Arkadaşımız da yeteceğini söylüyor. Kısa süre sonra şüpheli taksiyi sokak içerisine yönlendiriyor ve çantasını alıp geleceğini belirterek aracı durduruyor." dedi. Tek el ateşle vurdu Şoför ile saldırgan arasında herhangi bir tartışma yaşanmadığını vurgulayan Özkan, "Şüpheli araçtan iniyor. Arabanın arkasına dolaşıp telefon görüşmesi yapıyor. Bir ara şoför kardeşimize bagajın açık olup olmadığını soruyor. Bagajı açıp kapatıyor ve içine bir şey koymuş gibi yapıyor. Daha sonra aracın sol kapısının önüne çaprazına gelerek tek el ateş ediyor. Olaydan sonra taksiye bir kadın arkadaşını alıyor ve dolaşıyor. Daha sonra polis tarafından yakalanıyor. Oda olarak bu davaya taraf olacağız ve şüphelinin en ağır cezayı alması için süreci takip edeceğiz" diye konuştu.
İzmir’de öldürülen taksici için meslektaşlarından araçlı konvoy
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:20 İzmir’de öldürülen taksici için meslektaşlarından araçlı konvoy İzmir’in Konak ilçesinde ücret yüzünden tartıştığı yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürülen taksi şoförü Deniz Örer için meslektaşları konvoy düzenledi. Konak ilçesi Basmane Kapılar mevkisinde pazartesi günü saat 23.15 sıralarında taksi şoförü Deniz Örer (52) ile yolcu D.M. (24) arasında iddiaya göre ücret sebebiyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine D.M., yanındaki tabancayla Örer’e ateş etti. Ağır yaralanan Örer olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli D.M. taksinin direksiyonuna geçip olay yerinden uzaklaştı. Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kimliği ve kaçış güzergahı tespit edilen şüpheli D.M., aracı bir sokakta terk edip yaya olarak kaçmaya çalışırken yakalandı. Gözaltına alınan şüphelinin üzerinde olayda kullandığı tabanca da ele geçirildi. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen D.M., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Evli ve bir çocuk babası olan Deniz Örer’in cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak Bayraklı Naldöken Fevzipaşa Camii’ne getirildi. Meslektaşları, Örer’e son görevlerini yerine getirmek için saat 11.00’de Kahramanlar Fuar Taksi önünde toplanarak, cenaze alanına doğru konvoy oluşturdu. Meslektaşlarının oluşturduğu konvoyun en önünde ise Örer’in saldırıya uğradığı taksi yer aldı. Cenazenin kılınacak namazın ardından Doğançay Mezarlığı’nda defnedileceği öğrenildi. "Kefenimizi cebimize koyarak çıkmak istemiyoruz" Taksici Ali Arda Karabulut, 2024 yılında cinayete kurban giden meslektaşı Oğuz Erge ile geçmişte birlikte çalıştıklarını belirterek, "Beraber çalıştık, ardından bizden ayrıldı ve bir süre Otogar Taksi’de görev yaptı. 6 Şubat Hatay depreminde bizzat şahit oldum; depremzedeleri kendi cebinden karşılayarak, hiçbir ücret talep etmeden taşıdı. Evden çıkarken kefenimizi cebimize koyarak çıkmak istemiyoruz. İşimizi gönül rahatlığıyla yapmak istiyoruz ve artık bu yaşananlara kesinlikle bir önlem alınması gerekiyor. Ailelerimiz bu olaylardan sonra epey tedirgin oluyor ve geceleri çalışmamamızı istiyorlar. Bizim kimseye bir zararımız yok. Vatandaşın hastası olur gideriz, bir rahatsızlığı olur koştururuz. Biz sadece ekmeğimizin peşindeyiz. İki yıl önce Oğuz’un acısı henüz geçmemişken rahmetli Deniz’i kaybettik. Kendisiyle çok yakın bir sohbetimiz olmasa da araç yıkama yerlerinde karşılaşırdık, çok iyi bir insandı. Ancak yetkililer tarafından caydırıcı bir önlem alınmazsa bu acı olaylar mesleğimizde ne ilk oldu ne de son olacak" dedi. "Helalleşerek evden ayrılmak istemiyoruz" Taksici Hasan Hüseyin Savaş, hayatını kaybeden meslektaşının uzun yıllardır mesleğe hakkını veren değerli bir kişi olduğunu vurgulayarak, "Kendi mesleğinde onur mücadelesi veren, zorlu şartlar altında evine ekmek götürüp rızkını kazanan bir arkadaşımızdı. Kendini bilmez birinin ummadık kurşunuyla arkadaşımızı kaybettik. Biz artık evimizden çıkarken ailemizle, çocuklarımızla helalleşmek istemiyoruz; sabah görüşmek dileğiyle ayrılmak istiyoruz. Evden çıkarken ailemize, ’Yarın sabah görüşür müyüz bilemeyiz, görüşemezsek hakkınızı helal edin’ demek istemiyoruz. Yetkilileri artık taksilerde güvenlik kabini ve can güvenliğimizin sağlanması konularında göreve bekliyoruz. Acımız çok büyük ve derin. Biz artık bu meslekte hiçbir arkadaşımızı kaybetmek ve bu acıyı bir daha yaşamak istemiyoruz" ifadelerini kullandı. 19 yıl sonra aynı sokakta ikinci cinayet 2007 yılında Deniz Örer ile aynı akıbete uğrayarak Tulumba Sokak’ta hayatını kaybeden Mustafa Girgin’in gelini Yeliz Yıldırım Girgin ise, kayınpederinin de yıllar önce aynı sokakta bir taksi cinayetine kurban gittiğini hatırlatarak, "19 yıl sonra eşimin çocukluk arkadaşı olan Deniz’in de aynı sokakta cinayete kurban gitmesi içler acısı. Biz halk olarak aynı sokakta tekrar bir cinayetle ve ölümle karşılaşmak istemiyoruz" şeklinde konuştu.
Gençler çözümün parçası olmak istiyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:21 Gençler çözümün parçası olmak istiyor Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda oluşturduğu bin 552 dijital paylaşımı inceleyen araştırma, gençlerin geleceğe yönelik somut çözüm önerilerini ortaya koydu. Sosyal ağ analizi sonuçları, iyi fikirlerin yayılmasında içeriğin kalitesi kadar öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da kritik bir rol oynadığını gösterdi. Yaşar Üniversitesi Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında yürütülen çalışmada 514 öğrenci, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevrimiçi forumlarda toplam 1.552 paylaşım yaptı. En yoğun katılım, 641 paylaşım ile "Sorumlu Tüketim ve Üretim" başlığında gerçekleşti. Yapılan araştırmanın sonuçları gençlerin sürdürülebilir gelecek için geliştirdiği projeleri ortaya koyarken, iyi fikirlerin yayılmasında yalnızca içeriğin değil, öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da belirleyici olduğunu gösterdi. Forumlarda su tasarrufundan güneş enerjisine, geri dönüşümden denizlerin korunmasına kadar onlarca somut çözüm önerisi paylaşıldı. 5 küresel hedef Yaşar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasin Özarslan’ın yer aldığı araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen çalışma, üniversiteli gençlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik geliştirdiği fikirlerin çevrimiçi ortamlarda nasıl yayıldığını ortaya koydu. Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında gerçekleştirilen araştırmada, 514 öğrencinin çevrimiçi forum paylaşımları sosyal ağ analizi ve metin analizi yöntemleriyle incelendi. Araştırma kapsamında Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda beş ana tema üzerinde fikir geliştirdi: Temiz Su ve Sıhhi Şartlar, Erişilebilir ve Temiz Enerji, Sorumlu Tüketim ve Üretim, Sudaki Yaşam ve Karasal Yaşam. Elde edilen forum verilerine göre öğrenciler toplam 1.552 paylaşım gerçekleştirdi. En fazla katkı 641 paylaşımla "Sorumlu Tüketim ve Üretim" temasında yapılırken, bunu Karasal Yaşam (328), Sudaki Yaşam (263), Temiz Su (162) ve Temiz Enerji (158) başlıkları izledi. Gençlerden öneriler Öğrencilerin geleceğe ilişkin çarpıcı değerlendirmelerinden bazıları şöyle: "Su, distopik bilim-kurgu eserlerinde bile geleceğin en kritik kaynağı olarak tasvir ediliyor." "Günümüzde kullanılan enerji kaynaklarının büyük bir kısmı doğaya zarar veriyor. Bu nedenle sürdürülebilir ve temiz enerjiye geçiş kaçınılmazdır." "İzmir denizi hepimizin sorumluluğu" diyen bir öğrenci "İzmir denizi ve çevresinde insanların duyarsız davranışları deniz ekosistemine ciddi zarar veriyor" sözleriyle çevre bilincine dikkat çekti. Bir başka öğrenci, üretim alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini belirterek, "Tüketicilere hayvan bazlı proteine alternatif ürünler sunulması çevresel etkileri azaltabilir" görüşünü paylaştı. Kentleşme konusunda ise şu uyarı yapıldı: "Bina, okul ve alışveriş merkezleri planlanırken doğaya verilen zarar mutlaka hesaba katılmalı."
Geleneksel Türk müziği ezgileri piyano ile yeniden hayat buldu
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:02 Geleneksel Türk müziği ezgileri piyano ile yeniden hayat buldu Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı (DTMK), Türk müziğinin asırlık ezgilerinin piyano tınılarıyla harmanlandığı özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Piyanist ve besteci Hakan Ali Toker, "Piyano İçin Geleneksel Türk Müziği Albümü" tanıtım resitalinde türkülerin hikayelerini piyano tuşlarıyla yeniden yazdı. Ege Üniversitesi Konservatuvar Etkinlik Salonu’nda düzenlenen programa; Türk Müziği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özgen Küçükgökçe, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Etkinlikte, projenin koordinatörlüğünü üstlenen tambur sanatçısı Öğr. Gör. Halil İbrahim Yüksel ile piyanist Hakan Ali Toker sahne aldı. "Eğitim hayatı başarılarla dolu bir sanatçı" Programın açılışında konuşan Öğr. Gör. Halil İbrahim Yüksel, Hakan Ali Toker’in müzikal yolculuğuna değindi. Toker’in Mersin’de başlayan serüveninin İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Bilkent’in ardından ABD’deki Indiana University Jacobs School of Music’e uzandığını belirten Yüksel, sanatçının geleneksel müziği evrensel bir dille yorumladığını vurguladı. Türkülerin sözleri piyano tuşlarında tasvir edildi Resitalde eserlerin düzenleme sürecine dair bilgiler paylaşan Hakan Ali Toker, sözlü eserlerdeki anlatıyı enstrümantal tekniklerle betimlediğini ifade etti. Türkülerin derinliğindeki duyguları piyanonun geniş tını yelpazesiyle sunduğunu belirten Toker, bu yöntemin Batı müziğindeki "text painting" (metin boyama) tekniğiyle benzerlik taşıdığını söyledi. Toker, "Türkülerin hikayelerini piyano tuşlarıyla tasvir ederek, dinleyiciye sözsüz bir anlatı sunmaya çalıştım" dedi. Klasik eserlere modern dokunuş Sanatseverlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği resitalde; ’Zeytinyağlı Yiyemem Aman’, ’Dök Zülfünü Meydana Gel’, ’Ben Kalender Meşrebim’, ’Bülbülüm Altın Kafeste’ gibi Türk müziği repertuvarının kült eserleri, piyano için yapılan yeni düzenlemeleriyle büyük beğeni topladı. Etkinliğin sonunda, DTMK Müdür Yardımcısı Dr. Ufuk Demirtaş tarafından piyanist Hakan Ali Toker ve Öğr. Gör. Halil İbrahim Yüksel’e teşekkür belgesi takdim edildi.
Lunapark gitti, yerine ’Zeytin sahne’ geliyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:49 Lunapark gitti, yerine ’Zeytin sahne’ geliyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’taki eski lunapark alanında yeşil dönüşüm başlattı. Doğayla bütünleşen ve çayırla kaplı bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölgede kurulacak Zeytin Sahne, özgün tasarımıyla kentin yeni simgelerinden biri olacak. Dönüşüm süreci hakkında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Kültürpark’ı, tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kültürpark’ta başlattığı dönüşüm çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Kültürel mirası, zengin yeşil dokusu, sosyal alanları ve Yeşil Bayrak ödüllü kimliğiyle öne çıkan Kültürpark’ta yürütülen gençleştirme çalışmaları kapsamında eski lunapark alanı da yeniden düzenleniyor. Eski lunapark arazisindeki beton zemin sökülerek yeşil bir etkinlik alanına dönüştürülecek. Kültürpark’ta dönüşüm Atlas Pavyonu’nun yanında bulunan 4 bin 300 metrekarelik beton alanın ağaçlandırılmasının ardından lunapark alanının da dönüşümü için çalışmaların başladığını söyleyen Başkan Tugay, "Eski lunapark alanını tamamen çimle kaplı, etkinliklerin düzenlenebileceği; çocuklarımızın ve ailelerimizin güvenle vakit geçirebileceği nitelikli bir alana dönüştüreceğiz. Kültürpark’ı tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. Lunapark’ın gri betonu yeşil çayır ekosistemine dönüşüyor Kültürpark’ın fuarcılık anlayışı ve güçlü yeşil doku misyonu doğrultusunda etkinlik alanı olarak projelendirilen eski lunapark alanı, tamamen doğal bir çayır ekosistemine dönüştürülüyor. Planlama kapsamında Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, 12 bin metrekarelik alanın zeminindeki kilit parke taşlarının söküm çalışmalarına başladı. Yapısal zeminlerin kaldırılmasıyla birlikte alan yeniden doğal bitki örtüsüyle buluşacak. Oluşturulacak çayır alanı yalnızca etkinliklere ev sahipliği yapmakla kalmayacak; aynı zamanda parkın yeşil dokusunu da genişletecek. Toprakla buluşacak geniş çayır alanı, yağış sularının doğrudan zemine sızmasını sağlayarak yeraltı su kaynaklarının beslenmesine katkı sunacak; böylece yeşil altyapının kent ekosistemine katkısı da güçlenecek. Doğayla bütünleşen yeni etkinlik alanı Kültürpark’ta yeşil bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölge yeni düzenlemeyle konserlere, kültürel etkinliklere ve sosyal buluşmalara ev sahipliği yapacak. Alanda özgün tasarımıyla hayata geçecek Zeytin Sahne, kent hafızasına kazınacak pek çok etkinliğe ev sahipliği yapacak. Planlanan yeme-içme ve oturma alanları, tuvaletler ile altyapı düzenlemeleri sayesinde bu geniş açık mekân, katılımcıların uzun süreli ve konforlu bir etkinlik deneyimi yaşayabileceği şekilde kurgulandı. Dönüşümün tamamlanmasıyla Kültürpark’a, doğayla daha uyumlu ve kent yaşamını zenginleştiren nitelikli bir etkinlik alanı kazandırılmış olacak. Kent sakinleri ve ziyaretçiler, burada hem doğayla iç içe vakit geçirebilecek hem de konserlerden kültürel programlara uzanan geniş bir etkinlik yelpazesinden yararlanabilecek.
Çevresel faktörler kronik böbrek hastalığı riskini artırıyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:25 Çevresel faktörler kronik böbrek hastalığı riskini artırıyor Birleşmiş Milletler tarafından küresel sağlık sorunu ilan edilen kronik böbrek hastalığı, dünya genelinde milyonlarca insanı tehdit etmeye devam ediyor. Vaka sayılarındaki artışta ve hastalığın ilerleme sürecinde, çevresel faktörlerin de belirleyici bir rol oynadığı ifade ediliyor. Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 9 milyon erişkinde böbrek hastalığı bulunduğu tahmin ediliyor. Hafif derecedeki vakalar da hesaba katıldığında, Türkiye’de yaklaşık her 6-7 erişkinden birinde bu hastalığın görüldüğü belirtiliyor. Hastalık ilerledikçe kaşıntı, halsizlik, bulantı, idrar yapma bozuklukları, nefes darlığı ve kas krampları gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Türkiye’de 65 binin üzerinde hastanın diyaliz makinelerine bağlı olarak yaşamını sürdürdüğü ve yılda yaklaşık 3 bin 500 böbrek nakli yapıldığı kaydediliyor. Hava kirliliği, küresel ısınma, su temininde yaşanan sorunlar ve hava sıcaklığındaki aşırı değişimlerin böbrek hastalığı riskini artırdığı ifade ediliyor. Bu doğrultuda 2026 yılı Dünya Böbrek Günü teması "Böbrekler ve çevre sağlığı" olarak belirlendi. Böbrek sağlığını korumak ve riskleri en aza indirmek için 8 altın kural öne çıkıyor. Bu kurallar; ideal kiloda olmak, tuz tüketimini azaltıp sağlıklı beslenmek, kan şekeri ve basıncını kontrol altında tutmak, yeterince su tüketmek, sigara kullanmamak, ağrı kesici kullanımında dikkatli olmak ve düzenli böbrek testi yaptırmak şeklinde sıralanıyor. Çevre kirliliği böbrekleri vuruyor Acıbadem Kent Hastanesi Nefroloji ve Böbrek Nakli Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Töz, hastalığın bilinen risk faktörlerinin ötesinde çevre kirliliği değişkeni üzerinde de durulduğunu aktararak, "Bazı ülkelerde böbrek hastalıkları daha sık görülüyor ve daha hızlı ilerliyor. Yapılan araştırmalara göre hava kirliliğinin, egzoz gazlarının, orman yangınları sonucu dağılan ve inşaat tozlarından kaynaklanan küçük partiküllerin böbrek hastalıklarıyla ilişkili olduğu belirlendi. Küresel ısınma ve aşırı sıcaklar insanlarda sıvı kaybına neden olmakta. Susuzluk buna eklendiğinde ciddi bir dehidratasyon tablosuyla karşı karşıya kalınmakta ve bu durum böbrekleri olumsuz etkilemektedir. Suyun ve toprağın ağır metallerle kontamine olması böbrekler üzerinde zararlı olmaktadır" ifadelerini kullandı. Risk gruplarına tarama uyarısı Böbrek hastalığının çok sinsi ilerlediğini ve erken evrelerde belirti vermediğini dile getiren Prof. Dr. Töz, "Şeker hastası, tansiyon yüksekliği olan, kilo fazlası olan, ailesinde böbrek hastası bulunanların yanı sıra tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu ve taş hastalığı olan kişilerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi lazım. Bir doktor tarafından muayene edilmeli, tansiyon ölçülmeli, kanda kreatinin tahlili ve bir de idrar tahlili yapılmalı. Aslında bu basit tetkikler küçük bir taramadır ve bize büyük fikirler verebilir. Hastaların ne olduğunu ve içeriğini bilmedikleri bitkisel ürünlerden de mutlaka uzak durmasını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. Doğal beslenme ve su tüketimi Böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken temel kurallara değinen Prof. Dr. Töz, "İdeal kilomuzu korumalıyız çünkü şişmanlık böbreğe doğrudan zararlı bir faktördür. Tansiyon ve şeker hastalarının kan değerlerini kontrol altında tutması gerekiyor. Doğal beslenmeli ve tuzdan kesinlikle uzak durmalıyız. İnsanlar susadıkça su içmeli, abartılı miktarda su tüketmemeli ancak susuz da kalmamalıdır. Ayrıca romatizmal ağrı kesiciler ve anjiyografik işlemlerde kullanılan bazı ilaçlar böbreğe zarar verebileceği için doktor kontrolü olmadan kullanılmamalıdır. Sigara her şeye olduğu gibi böbrekler için de zararlı bir etkendir ve bırakılması kuvvetle önerilir" dedi.