GÜNDEM - 11 Mart 2026 Çarşamba 13:20

İzmir’de öldürülen taksici için meslektaşlarından araçlı konvoy

A
A
A
İzmir’de öldürülen taksici için meslektaşlarından araçlı konvoy

İzmir’in Konak ilçesinde ücret yüzünden tartıştığı yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürülen taksi şoförü Deniz Örer için meslektaşları konvoy düzenledi.


Konak ilçesi Basmane Kapılar mevkisinde pazartesi günü saat 23.15 sıralarında taksi şoförü Deniz Örer (52) ile yolcu D.M. (24) arasında iddiaya göre ücret sebebiyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine D.M., yanındaki tabancayla Örer’e ateş etti. Ağır yaralanan Örer olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli D.M. taksinin direksiyonuna geçip olay yerinden uzaklaştı. Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kimliği ve kaçış güzergahı tespit edilen şüpheli D.M., aracı bir sokakta terk edip yaya olarak kaçmaya çalışırken yakalandı. Gözaltına alınan şüphelinin üzerinde olayda kullandığı tabanca da ele geçirildi. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen D.M., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Evli ve bir çocuk babası olan Deniz Örer’in cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak Bayraklı Naldöken Fevzipaşa Camii’ne getirildi. Meslektaşları, Örer’e son görevlerini yerine getirmek için saat 11.00’de Kahramanlar Fuar Taksi önünde toplanarak, cenaze alanına doğru konvoy oluşturdu. Meslektaşlarının oluşturduğu konvoyun en önünde ise Örer’in saldırıya uğradığı taksi yer aldı. Cenazenin kılınacak namazın ardından Doğançay Mezarlığı’nda defnedileceği öğrenildi.



"Kefenimizi cebimize koyarak çıkmak istemiyoruz"


Taksici Ali Arda Karabulut, 2024 yılında cinayete kurban giden meslektaşı Oğuz Erge ile geçmişte birlikte çalıştıklarını belirterek, "Beraber çalıştık, ardından bizden ayrıldı ve bir süre Otogar Taksi’de görev yaptı. 6 Şubat Hatay depreminde bizzat şahit oldum; depremzedeleri kendi cebinden karşılayarak, hiçbir ücret talep etmeden taşıdı. Evden çıkarken kefenimizi cebimize koyarak çıkmak istemiyoruz. İşimizi gönül rahatlığıyla yapmak istiyoruz ve artık bu yaşananlara kesinlikle bir önlem alınması gerekiyor. Ailelerimiz bu olaylardan sonra epey tedirgin oluyor ve geceleri çalışmamamızı istiyorlar. Bizim kimseye bir zararımız yok. Vatandaşın hastası olur gideriz, bir rahatsızlığı olur koştururuz. Biz sadece ekmeğimizin peşindeyiz. İki yıl önce Oğuz’un acısı henüz geçmemişken rahmetli Deniz’i kaybettik. Kendisiyle çok yakın bir sohbetimiz olmasa da araç yıkama yerlerinde karşılaşırdık, çok iyi bir insandı. Ancak yetkililer tarafından caydırıcı bir önlem alınmazsa bu acı olaylar mesleğimizde ne ilk oldu ne de son olacak" dedi.



"Helalleşerek evden ayrılmak istemiyoruz"


Taksici Hasan Hüseyin Savaş, hayatını kaybeden meslektaşının uzun yıllardır mesleğe hakkını veren değerli bir kişi olduğunu vurgulayarak, "Kendi mesleğinde onur mücadelesi veren, zorlu şartlar altında evine ekmek götürüp rızkını kazanan bir arkadaşımızdı. Kendini bilmez birinin ummadık kurşunuyla arkadaşımızı kaybettik. Biz artık evimizden çıkarken ailemizle, çocuklarımızla helalleşmek istemiyoruz; sabah görüşmek dileğiyle ayrılmak istiyoruz. Evden çıkarken ailemize, ’Yarın sabah görüşür müyüz bilemeyiz, görüşemezsek hakkınızı helal edin’ demek istemiyoruz. Yetkilileri artık taksilerde güvenlik kabini ve can güvenliğimizin sağlanması konularında göreve bekliyoruz. Acımız çok büyük ve derin. Biz artık bu meslekte hiçbir arkadaşımızı kaybetmek ve bu acıyı bir daha yaşamak istemiyoruz" ifadelerini kullandı.



19 yıl sonra aynı sokakta ikinci cinayet


2007 yılında Deniz Örer ile aynı akıbete uğrayarak Tulumba Sokak’ta hayatını kaybeden Mustafa Girgin’in gelini Yeliz Yıldırım Girgin ise, kayınpederinin de yıllar önce aynı sokakta bir taksi cinayetine kurban gittiğini hatırlatarak, "19 yıl sonra eşimin çocukluk arkadaşı olan Deniz’in de aynı sokakta cinayete kurban gitmesi içler acısı. Biz halk olarak aynı sokakta tekrar bir cinayetle ve ölümle karşılaşmak istemiyoruz" şeklinde konuştu.



İzmir’de öldürülen taksici için meslektaşlarından araçlı konvoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aziz İhsan Aktaş’ın 5 milyon lira teslim ettiği iddia edilen CHP Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında tutuklu sanık Sırrı Küçük, "Ömer Güngör’ün ifadesi baştan aşağı yalandır. Biri bana 5 milyon para verecek ve beni tanımayacak. Bu bir çelişkidir. Para verdiğin adamı tanımayacaksın ama parayı vereceksin. Sen bunu diyeceksin, itirafçı olacaksın, çocuğuna kavuşacaksın, ben içeride çocuğumdan ayrı kalacağım. Ben, Türk adaletine güveniyorum" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ’yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın üçüncü oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. "Ben, Ömer Güngör isimli şahıs ile aynı pozisyondayım. O 285 gündür dışarıdayken, ben içerideyim" Hazırlanan iddianamede ’rüşvet alma’, ’rüşvet verme’ ile ’rüşvetin teminine aracılık etme’ suçlarını işlediği öne sürülen ve Aziz İhsan Aktaş’ın 6 Mart 2024 tarihinde 5 milyon lira teslim ettiği iddia edilen CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü tutuklu sanık Sırrı Küçük savunma yaptı. Sanık Küçük, 285 gündür tutuklu olduğunu ve kızını ayda sadece 45 dakika gördüğüne vurgu yaparak, kürsüye kızının fotoğrafı ile çıktı. Sırrı Küçük savunmasında, "Ben kızıma cezaevinin bir polis okulu olduğunu anlatmak zorunda kaldım. Biz bu salonda el salladık diye suçlu oldum. Kızımı 45 dakika görebiliyorum ayda sadece bir defa. 285 gündür de tutukluyum. Kendimden çok eminim, korktuğum hiçbir şey yok. Telefonumun şifresini kolluğa kendim verdim. Gözaltına alınmadan önce kızımı öptüm, o psikolojik destek alıyor. Benim kaldığım koğuşta birçok kavgaya şahit oldum. Mahkumlar, birbirlerinin kafasında bardak kırıyor, ben bu olaylara şahit oluyorum cezaevinde. Ben, bu olaylara şahit olduğumda, günlerce hücremden çıkamadım. Ben, Ömer Güngör isimli şahıs ile aynı pozisyondayım. O 285 gündür dışarıdayken, ben içerideyim" ifadelerini kullandı. "Biri bana 5 milyon para verecek ve beni tanımayacak. Bu bir çelişkidir" Sanık Küçük savunmasının devamında, görevinin şoförlük olduğuna vurgu yaparak, "Bana sulh ceza hakimliğinde iki kişinin ismi soruldu, mekanlar soruldu. Gittiğimiz etkinliklere ve toplantılara bazen davetli, bazen de sosyal medyadan paylaşıp görmemiz üzerine gideriz. Ben şoförüm, milletvekilimiz Özgür Karabat’ı, cenaze, toplantı gibi yerlere ben götürürüm. Sayın Karabat, otel ya da başka bir yerde para için hiç kimse ile benim yanımda görüşmemiştir, beni de yanında götürmemiştir. Başak Petrol’den en fazla 50 defa yakıt almışımdır. Ben, Başak Petrol’den rüşvet almak ve aracılık etmekle suçlanıyorum. Bu petrolün önünden binlerce araç geçer. Benim Başak Petrol’den baz vermem, hayatın olağan akışına uygundur. 2008 yılından itibaren mahkeme talep ederse, baz verilerini paylaşabilirim. Burada hepimiz aynı yerdeyiz, bizimle bu salonda bulunan diğer kişiler için, ’rüşvete aracılık ediyor, baz veriyor’ denilebilir mi? Ömer Güngör’ün ifadesi bastan aşağı yalandır. Biri bana 5 milyon para verecek ve beni tanımayacak. Bu bir çelişkidir. Para verdiğin adamı tanımayacaksın ama parayı vereceksin. Sen bunu diyeceksin itirafçı olacaksın, çocuğuna kavuşacaksın, ben içeride çocuğumdan ayrı kalacağım. Ben, Türk adaletine güveniyorum. Vicdanım çok rahat. Üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Ben bu dosyadan alnımın akıyla beraatımı alacağıma sonuna kadar inanıyorum" diye konuştu. Savunmanın ardından mahkeme başkanı sanığa, Mustafa Selanik isimli şahsı tanıyıp, tanımadığını sordu. Sanık ise, "Twitter’dan tanırım. Bir kere de arkadaşımın yanında görmüştüm" şeklinde yanıt verdi. Sanık savunmaları yarın devam edecek Sanık savunmasının ardından, avukatı da savunmasını tamamladı. Mahkeme, diğer sanıkların savunmalarına devam edebilmek için duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi.
Ankara Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Silahlı Kuvvetlerimiz, 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, "Hudutlarımızdan itibaren yurt dışında Silahlı Kuvvetlerimiz, Mehmetçik 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde. Çalışmalarımız sürüyor. S400 hava savunma sistemi bu çerçevede değerlendiriliyor" dedi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Sudan’ın Ankara Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb ile makamında görüştü. Eltayeb, Türkiye’ye düşen balistik mühimmatlarla ilgili olarak, "Biz Türkiye’ye karşı böyle bir şeyin olmasını yanlışlıkla olsa bile reddediyoruz ve kabul etmiyoruz. Bir de Sudan’dan size güzel haberler getirdik. Şu an durumlar daha iyi. Yavaş yavaş insanlar dönmeye başladı. Artık gelişmeye başladı. Yani durum iyiye gidiyor. İnşallah daha iyi olacak" ifadelerini kullandı. Akar ise, iki ülke arasında 396 yıldır beraberlik olduğunu söyleyerek, "Bizim ortak değerlerimiz, kültürümüz, tarihimiz var. Bildiğiniz gibi biz yüzyıllarca beraber yaşamış bir milletiz. Birbirini anlayan iki milletiz biz" şeklinde konuştu. İran’dan yönelen tehdit nedeniyle Malatya’ya Patriot füzeleri yerleştirildiğini hatırlatan Akar, S400 savunma sisteminin kullanmasına ilişkin soru üzerine, "Bu konular dün bildiğiniz gibi Mecliste değerlendirildi. İkincisi bu atılan füzelerin İran’dan atıldığı da konusunda İranlı makamlar ‘Hayır biz atmadık’ diyorlar. Türkiye olarak bizler de bunu inceledik, incelemeye devam ediyoruz. Bununla birlikte diğer alınması gereken ne kadar tedbir varsa petrol dahil bunların hepsi alınıyor. Hudutlarımızdan itibaren yurt dışında Silahlı Kuvvetlerimiz, Mehmetçik 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde. Çalışmalarımız sürüyor. S400 hava savunma sistemi bu çerçevede değerlendiriliyor, çalışılıyor" dedi.