Yerel Haberler
İzmir
Çarpıntı şikâyetini hafife almayın; ihmali felce sürükleyebilir
20 Ocak 2026 Salı - 10:00 Çarpıntı şikâyetini hafife almayın; ihmali felce sürükleyebilir Günlük pratikte kendisine sıklıkla çarpıntı şikayetiyle başvurulduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, bu şikayetlerin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayarak uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "En sık karşılaşılan kalp ritim bozukluklarından biri atrial fibrilasyondur. Pek çok kişi bu durumu yalnızca çarpıntı olarak algılıyor. Oysa atrial fibrilasyon tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir kalp hastalığıdır" dedi. Çarpıntı şikâyeti toplumda çoğu zaman geçici bir stres ya da yorgunluk belirtisi olarak görülse de bu durum aslında ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Kalp ritim düzensizlikleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, özellikle atrial fibrilasyonun erken dönemde tespit edilmediğinde pıhtı oluşumuna ve buna bağlı gelişebilecek felç riskine dikkat çekti. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Atrial fibrilasyon, tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir kalp hastalığıdır. Kalbin kulakçıkları düzensiz çalıştığında kan akımı yavaşlar, bu da kalp içinde pıhtı oluşma riskini artırır. Oluşan pıhtının beyne gitmesi ani felçle sonuçlanabilir. Bu nedenle atrial fibrilasyonu olan hastalarda inme riski, olmayanlara göre belirgin şekilde daha yüksektir ve hastalığın mutlaka ciddiyetle ele alınması gerekir" mesajını verdi. Herkes için aynı riski taşımıyor Atrial fibrilasyon hastalığının her insanda aynı riski doğurmadığını aktaran Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler, yüksek tansiyonu olanlar, kalp kapak hastalığı veya kalp yetmezliği bulunanlar, şeker hastalığı ve obezitesi olanlar, tiroid bezinin fazla çalıştığı durumlar, uyku apnesi yaşayanlar ve düzenli olarak fazla alkol tüketen kişiler bu ritim bozukluğu açısından daha yüksek risk altındadır. Ayrıca ailesinde atrial fibrilasyon öyküsü bulunan bireylerde genetik yatkınlık da önemli bir rol oynar. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin, ‘arada sırada çarpıntım oluyor’ diyerek durumu hafife almaması ve mutlaka kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi gerekir" diye konuştu. Kontrol altına alınmayan atrial fibrilasyonun sadece inme riskini artırmakla kalmadığını dile getiren Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Uzun vadede kalbin pompa gücünü azaltarak kalp yetmezliğine de zemin hazırlar" dedi. Doğru yaklaşımla kontrol altına alınabiliyor Sürekli çarpıntı hissi, çabuk yorulma ve nefes darlığı hastaların yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürdüğünü söyleyen Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Pek çok hasta sosyal hayatından uzaklaşır, iş verimi azalır ve sık acil başvuruları nedeniyle hem kendisi hem de sağlık sistemi için ciddi bir yük oluşur. Oysa günümüzde atrial fibrilasyon, doğru yaklaşımla büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Tedavide ilk basamak çoğu zaman ilaçlardır; ancak bazı hastalarda ilaçlara rağmen şikâyetler devam edebilir ya da ilaçların yan etkileri tolere edilemeyebilir. İşte bu noktada ablasyon tedavisi önemli bir seçenek olarak çıkar. Ablasyon, açık ameliyat değil; kasık damarından girilerek yapılan kapalı bir girişimdir. Kalbin içine ilerletilen ince kateterler yardımıyla, ritim bozukluğuna yol açan anormal elektriksel odaklar etkisiz hale getirilir. Günümüzde bu işlem üç temel teknikle uygulanmaktadır ve her birinin kendine özgü avantajları vardır" sözlerini kaydetti. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan yöntemler hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, son yıllarda daha da gelişen ve giderek yaygınlaşan pulsed field ablasyon tekniğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, sözlerine şöyle devam etti: "Bu yeni nesil teknikte ısı ya da soğuk yerine kısa süreli elektrik alanları kullanılır. Bu alanlar yalnızca kalp kası hücrelerini etkiler; yemek borusu, sinirler ve damarlar gibi çevre dokulara zarar verme riski son derece düşüktür. Bu nedenle pulsed field ablasyon, hem güvenliği hem de işlem süresinin kısalığıyla geleceğin en umut verici teknolojilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu yöntemlerin hepsinde, günümüzde kalbin içyapısını milimetrik hassasiyetle gösteren üç boyutlu haritalama sistemleri eşliğinde uygulanmaktadır. Böylece hangi bölgenin tedavi edileceği net biçimde belirlenir, gereksiz dokuya müdahale edilmez ve hem başarı oranı artar hem de işlem güvenliği en üst düzeye çıkarılır." Kişiye özgü uygulamalarla tedavi mümkün Ablasyonun her atrial fibrilasyon hastasına doğrudan uygulanamayacağının da altını çizen Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, sözlerini şöyle tamamladı: "En iyi sonuç, doğru hasta seçimiyle elde edilir. Özellikle ilaçlara rağmen çarpıntısı devam edenler, ataklar halinde gelen atrial fibrilasyonu olanlar, ilaç yan etkileri yaşayan hastalar ve genç, aktif yaşam süren bireyler ablasyondan en fazla fayda gören gruplardır. Uygun değerlendirme sonrası bazı kalıcı atrial fibrilasyon hastalarında ve ritim bozukluğu nedeniyle kalp yetmezliği bulguları artan kişilerde de ablasyon, yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilmektedir. Ancak ileri yaşta olup çok sayıda ek hastalığı bulunanlar, sol kulakçığı aşırı büyümüş olanlar ya da kalpte aktif pıhtı saptanan hastalarda karar mutlaka kişiye özel verilmelidir. Bugün geldiğimiz noktada atrial fibrilasyon, kader olarak kabul edilmesi gereken bir durum değildir. Erken tanı, düzenli takip ve kişiye uygun tedaviyle hem inme gibi ağır komplikasyonların önüne geçmek hem de hastaların daha kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamak mümkündür. Önemli olan, çarpıntıyı basit bir şikâyet olarak görmeyip, bu ritim bozukluğunun ardında yatan riskleri zamanında fark edebilmektir."
İzmir tarımının yol haritası kooperatiflerle belirleniyor
20 Ocak 2026 Salı - 09:56 İzmir tarımının yol haritası kooperatiflerle belirleniyor İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, İzmir tarımını kooperatiflerle güçlendirmek amacıyla başlattığı "Kooperatif Buluşmaları", tarımsal kalkınma kooperatifleriyle devam etti. Başkan Tugay, sürdürülebilir tarım için doğru yöntemlerin önemine dikkat çekerek, sorunların Büyükşehir Belediyesi ve çiftçilerin iş birliğiyle, bilimin rehberliğinde çözüleceğini belirtti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kooperatifleşmede Türkiye’nin önde gelen kenti İzmir’de tarımsal kalkınma kooperatifleriyle bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen "Kooperatif Toplantıları" kapsamında, su ürünleri ve sulama kooperatiflerinin ardından tarımsal kalkınma kooperatifleriyle ilk toplantı gerçekleştirildi. "Kooperatiflerle Büyüyen Dayanışma, Güçlenen Üretim" sloganıyla düzenlenen toplantının ilk etabında Küçük Menderes Havzası’ndaki kooperatifler buluştu. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapılan toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Yusuf Kurucu üstlendi. Kooperatiflerin sorunları masaya yatırıldı Toplantıda Başkan Tugay, kooperatif temsilcilerine tek tek söz vererek ekimden hasada kadar yaşanan sorunları, talepleri ve önerileri dinledi. Kooperatif temsilcileri; iklim krizi, sulama, markalaşma ve pazarlama, artan girdi maliyetleri, tarımsal eğitim eksikliği ve haksız rekabet gibi birçok başlıktaki sorunlarını dile getirdi. Karşılıklı görüş alışverişiyle tarımda izlenecek yol haritası belirlendi. Kısa vadede çözülebilecek konular için anında talimatlar verilirken, orta ve uzun vadeli sorunlar için planlama yapıldı. Su sorununa dikkat çekti Toplantıda kooperatiflere seslenen Başkan Tugay, İzmir’de farklı sektörlerde geçimini sağlayan insanların sorun yaşamadan, hatta koşullarını iyileştirerek hayatlarını sürdürmesini hedeflediklerini söyledi. En önemli sorunun su olduğuna dikkat çeken Tugay, artan hava sıcaklıkları ve orman yangınlarının tesadüf olmadığını, bu sorunların önümüzdeki yıllarda artarak devam edeceğini vurguladı. Bu noktada "Her şeyi doğru yapıyor muyuz?" sorusunun sorulması gerektiğini belirten Tugay, doğru ürün ve sulama yöntemlerinin seçilip seçilmediğinin, hayvancılığın bilimsel esaslara göre yapılıp yapılmadığının sorgulanmasının önemine işaret etti. Geleneksel yöntemlerin yanı sıra, kısa vadeli beklentilerle ve bilimsel temele dayanmadan yapılan üretim tercihlerinin yaygın olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, tarımda kararların bilgi ve bilime dayalı olarak alınması gerektiğini ifade etti. "Bize düşeni biz yapalım, size düşeni siz yapın" Dünya tarımında bilime dayalı üretim modelini benimseyen Hollanda’yı örnek gösteren Başkan Tugay, "Bizim herkesin bilgisine sonsuz saygımız var. Ama başka ülkelere baktığımız zaman çiftçisinin emeğinin karşılığını aldığını görüyoruz. Biz fidan dağıtıyoruz, fidanların yarısı kuruyor, dikilmiyor. Hayvan dağıtalım diyoruz, bu hayvanları beslemek çoğaltmak yerine satmayı tercih ediyorlar. Bu iş, belediyenin tek taraflı, iyi niyetli adım atmasıyla çözülmüyor. Burada en doğrusu nedir, buna kafa yormamız ve bu kararları birlikte vermemiz gerekiyor. Ondan sonra bize düşeni biz yapalım, size düşeni siz yapın" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin büyük ve güçlü bir kurum olduğunu ifade eden Başkan Tugay, son yıllarda birçok sorunun giderildiğini ve çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Tugay, "İzmir Büyükşehir Belediyesi, bundan iki sene öncesine göre daha iyi durumda. Problemli olan birçok şeyi düzelttik; düzeltmeye devam ediyoruz. Ama bazı konular var ki bunlar bizim paramızın olup olmamasıyla ilgili değil. İlla ki yanlış ürün seçilirse, fazla su tüketilirse bu sorunları çözemeyiz" diye konuştu. "Doğru olan neyse, birlikte onu yapacağız" İzmir’in tarım arazileri ve havzalarının zenginliğine dikkat çeken Başkan Tugay, tarımın İzmir için özenle ele alınması gereken bir alan olduğunu vurguladı. Bu konuda kapsamlı değerlendirmeler yaptıklarını belirten Tugay, doğru adımların atılması için kooperatiflerin görüşlerinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Amaçlarının yalnızca toplantı yapmak değil, doğruyu birlikte bulmak olduğunu ifade eden Başkan Tugay, kooperatifleri güçlü ve önemli yapılar olarak gördüklerini belirtti. Kooperatifçiliği desteklemeye devam edeceklerini vurgulayan Tugay, "Kooperatifler birliktir, birlikten gelen güçtür. Doğru olan neyse, birlikte onu yapacağız" dedi. Üngür: İzmir’deki kooperatiflerde 19 bin ortağımız var Toplantıda İzmir’in kooperatif yapısına ilişkin bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, kent genelinde toplam 289 kooperatif bulunduğunu, bunların 163’ünün tarımsal kalkınma kooperatifi olduğunu söyledi. Kooperatif sayısının fazlalığı nedeniyle toplantıları iki etap halinde planladıklarını belirten Üngür, ilk etapta Küçük Menderes Havzası ve Kemalpaşa’daki kooperatiflerin davet edildiğini ifade etti. Üngür ayrıca İzmir’deki kooperatiflerde yaklaşık 19 bin ortağın yer aldığını, kooperatifleşmenin en yoğun olduğu ilçenin Bergama olduğunu; onu Ödemiş, Tire ve Bayındır’ın izlediğini belirtti. Birinci Derece Tarımsal Kalkınma Örgüt Belgesi sayısının 12’ye ulaştığını aktaran Üngür, İzmir’in bu alanda Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldığını söyledi. Prof. Dr. Kurucu: Tedbir almazsak 2079’a kadar hiçbir şey kalmayacak Toplantıda konuşan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Türkiye’nin kuraklık haritası verilerini yıllara göre karşılaştırmalı olarak anlattı. Yusuf Kurucu, "Bilim yıllardır iklimin değişeceğini söylüyor. O nedenle ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız. Bir önceki yıla göre daha şiddetli kuraklık yaşıyoruz. Eğer bugünden tedbirimizi almazsak, 2079 yılına kadar çocuklarımıza, torunlarımıza hiçbir şey kalmayacak. Yaz uzuyor, ilkbahar, sonbahar kısalıyor. Her on yılda bir en az yüzde 12 oranında yeraltı suyu ve yağmur sularında azalma var. Bu da tarımda suyun kullanımında çok dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Uzmanından uyarı: "PRP yöntemi KOAH tedavisinde umut değil"
20 Ocak 2026 Salı - 09:48 Uzmanından uyarı: "PRP yöntemi KOAH tedavisinde umut değil" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, PRP yönteminin KOAH tedavisinde etkinliğinin bilimsel olarak kanıtlanmadığını belirterek, hastaların bilimsel dayanağı olmayan uygulamalara karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi. Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, son yıllarda sıkça gündeme gelen PRP (Platelet Rich Plasma) yönteminin KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) tedavisindeki yeri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Gürgün, PRP’nin KOAH tedavisinde etkinliği ve güvenilirliğinin henüz yeterli klinik çalışmalarla kanıtlanmadığını vurguladı. KOAH’ın dünya genelinde ölüme yol açan hastalıklar arasında üçüncü sırada yer aldığını belirten Prof. Dr. Gürgün, hastalığın hava yolları ve alveollerdeki yapısal bozukluklar sonucu ortaya çıktığını ifade etti. Gürgün, "KOAH; nefes darlığı, kronik öksürük ve balgam çıkarma gibi şikâyetlerle kendini gösteriyor ve genellikle ilerleyici seyrediyor. Tanı ne kadar erken konursa, hastalığın kontrol altına alınması da o kadar mümkün oluyor" dedi. KOAH’ın kronik ve ölümcül bir hastalık olması nedeniyle yeni tedavi arayışlarının sürdüğünü belirten Gürgün, PRP yönteminin de hastalar tarafından sıkça gündeme getirildiğini söyledi. PRP’nin, kişinin kendi kanından elde edilen ve iyileşmeyi destekleyen hücrelerden zengin serumun kullanıldığı bir yöntem olduğunu belirten Gürgün, "Kan alındıktan sonra özel işlemlerle ayrıştırılan bu sıvı, doku onarımını destekleyen maddeler içeriyor. Ancak PRP’nin akciğer hastalıklarındaki etkisini inceleyen çalışmalar halen araştırma aşamasındadır. Akciğer fonksiyonlarını iyileştirip iyileştirmediği, semptomlar ve alevlenmeler üzerindeki etkisi konusunda henüz net bir bilimsel veri bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı. PRP’nin KOAH tedavisinde kullanılabilmesi için geniş katılımlı ve uzun süreli klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gürgün, hastaların bilimsel temeli olmayan uygulamalara karşı temkinli olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Gürgün, KOAH tedavisinde halen en etkili yöntemlerin bilimsel olarak kanıtlanmış uygulamaları şöyle sıraladı: " Sigara, elektronik sigara ve tüm tütün ürünlerinin bırakılması, nefes açıcı ilaç tedavileri, solunum yetmezliği olan hastalarda uzun süreli oksijen tedavisi, pulmoner rehabilitasyon (solunum rehabilitasyonu) programları."
Genç iletişimcilerden çok katmanlı bir sergi
20 Ocak 2026 Salı - 09:14 Genç iletişimcilerden çok katmanlı bir sergi Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, 2025 güz dönemi süresince etkileşim tasarımı, dijital illüstrasyon ve fotoğrafçılık dersi kapsamında ürettikleri çalışmaları Konak Modern Sanat Merkezi’nde sergiledi. İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü tarafından düzenlenen ve üç sergiyi tek başlık altında toplayan "Görünmez Katmanlar" sergisi sanatseverlerden tam not aldı. Açılışa Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevda Alankuş, akademisyenler, öğrencilerin aileleri ve sanatseverler katıldı. Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu "Üniversite denilince akla ilk olarak eğitim ve yenilikçilik gelir. Ancak üniversitelerin bununla birlikte çok önemli bir görevi daha var o da topluma hizmet. Sanata ve kültüre verilen destek topluma karşı yapılacak en anlamlı hizmetlerden biridir" dedi. Yaşamın farklı katmanları İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevda Alankuş da toplumun farklı katmanlarının emeği ile ortaya çıkan bu serginin çok anlamlı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Alankuş, "Üç farklı dersin hocalarının, öğrencilerinin ortak çalışması, üniversitemizin ve Konak Belediyesi’nin desteğiyle çok başarılı bir sergi ortaya çıktı. Biz iletişimcilerin görevi aslında yaşamın içindeki bu katmanları ortaya çıkarmak. Farklı bir bakış açısı ortaya koymak. Öğrencilerimiz bunu çok güzel başardı" dedi. Ortak emekle çıktı İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Pelin Aytemiz de öğretim kadrosu ve öğrencilerin kolektif emeği ile çok güzel bir sergi ortaya çıktığını söyledi. Aytemiz şöyle devam etti: "Görünmez Katmanlar, fakültemizde yürütülen üç farklı ders kapsamında geliştirilen çalışmaları bir araya getiren çok bileşenli bir öğrenci sergisi. Sergi, fakültemiz öğretim kadrosu ve öğrencilerinin kolektif emeğiyle, Konak Belediyesi, Konak Modern Sanat Merkezi, İzmir Art ve Studio No25’in değerli destekleriyle hayata geçti."
Stanimir Stoilov: "İki oyuncumuzun cezalı duruma düşmesi üzücü"
19 Ocak 2026 Pazartesi - 23:13 Stanimir Stoilov: "İki oyuncumuzun cezalı duruma düşmesi üzücü" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, Çaykur Rizespor maçının ardından, "Hakemler hakkında konuşmayı sevmem. Ancak sürekli forma giyen iki oyuncumuzun cezalı duruma düşmesi üzücü. Yine de kadromuzda başka stoperlerimiz var ve bu durum, kendilerini göstermeleri için onlara bir fırsat doğuracak" dedi. Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Göztepe, sahasında karşılaştığı Çaykur Rizespor’u 3-1 mağlup etti. Mücadele sonrasında düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, karşılaşmaya dair açıklamalarda bulundu. Değerli bir galibiyet aldıklarını söyleyen Stoilov, "Güçlü bir takıma karşı, hak ettiğimiz bir galibiyet aldık. Uzun aralardan sonraki başlangıç maçlarıyla ilgili her zaman tereddütlerim vardır. Nitekim bugün kazansak da, birçok oyuncumuz gerçek potansiyellerini sahaya yansıtamadı. Beklenen seviyenin uzağında bir performans sergilediler ve bunu hızla değiştirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Savunmayı düzeltmemiz lazım" Oyun sistemine ve kaçırılan fırsatlara dikkat çeken Stoilov, "Oyun sistemimiz, tüm oyuncuların her maç en üst seviyede performans göstermesini gerektiriyor. Skoru 1-0 yaptıktan sonra ikinci golü bulabilirdik ancak fırsatları değerlendiremedik. Rakibimiz Çaykur Rizespor’un da yakaladığı pozisyonlar oldu. Savunma anlamında daha önce çok daha iyi olduğumuz için, bu bizim adımıza normal bir durum değil ve bunu acilen düzeltmeliyiz" dedi. Stoilov, taraftar desteği ve cezalar konusuna da vurgu yaparak, "Genel olarak oyuncularımızın sahada yüzde 80 performansla oynadığını söyleyebilirim. Tribünlerde de taraftarlarımız benzer şekilde yüzde 80 doluluk oranıyla yanımızdaydı. Cezaların bizi olumsuz etkilediğini her zaman belirtiyorum; bugün yaklaşık 5 bin, önceki maçlarda ise 18 bin taraftarımızdan yoksunduk. Bu durum sıkıntı oluşturuyor, umarım tekrar yaşanmaz. Galibiyet değerliydi ancak oyuncularımızın o yüksek seviyelerine bir an önce geri dönmeleri gerekiyor; bunu en kısa sürede sağlayacağız" ifadelerini kullandı. "Hakem konuşmayı sevmem" Gelecek maç ve eksik oyuncular hakkında da konuşan Stoilov; "Bildiğiniz gibi hakemler hakkında konuşmayı sevmem. Ancak sürekli forma giyen iki oyuncumuzun cezalı duruma düşmesi üzücü. Yine de kadromuzda başka stoperlerimiz var ve bu durum, kendilerini göstermeleri için onlara bir fırsat doğuracak. Futbolda bunlar olabiliyor. Birbirleriyle oynamaya alışkın oyuncularımız eksildiğinde zorunlu değişiklikler yapacağız, ancak yerlerine oynayacak arkadaşlarımız da daha önce iyi performanslar sergiledi. Önemli bir maç öncesi zor bir durum olsa da çekinecek bir şey yok. Keşke sadece biri cezalı olsaydı ama biz bu durumu aşabilecek güce sahibiz" dedi.
Recep Uçar: "Birçok parametrede üstündük"
19 Ocak 2026 Pazartesi - 23:10 Recep Uçar: "Birçok parametrede üstündük" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep, Göztepe maçının ardından, "Bugünkü tabloya baktığımızda; inanın skoru mu konuşayım, yoksa oyunu mu analiz edeyim bilemiyorum. Belki birçok parametrede rakibe üstünlük sağladığımız bir oyun oldu" dedi. Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Çaykur Rizespor, deplasmanda Göztepe’ye 3-1 mağlup oldu. Karşılaşma sonrasında düzenlenen basın toplantısında Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, açıklamalarda bulundu. Göztepe’nin ligin en zor deplasmanlardan birinin olduğunu söyleyen Uçar, "Bildiğim kadarıyla bugüne kadar oynadıkları maçlarda kalelerinde sadece 3 gol gördüler. Biz de bugün buraya hem iyi oyun sergilemek hem de iyi bir sonuçla dönmek için gelmiştik. Oldukça da iyi hazırlandığımız bir maçtı. Ancak bugünkü tabloya baktığımızda; inanın skoru mu konuşayım, yoksa oyunu mu analiz edeyim bilemiyorum. Belki birçok parametrede rakibe üstünlük sağladığımız bir oyun oldu. Fakat Göztepe’nin en baskın özelliklerinden biri, hata yaptığınızda sizi ligde en ağır şekilde cezalandırabilen takımlardan biri olmasıdır. Bugün de maalesef böyle bir senaryo yaşadık" dedi. "Maalesef basit hata yaptık" Maçın ilk yarısındaki oyun üstünlüğüne değinen Uçar, "Oyunla ilgili kısa bir değerlendirme yaparsak; Göztepe’nin baskısına rağmen 38. dakikaya kadar oyunu kontrol eden, pozisyonlar bulan ve organizasyonlar yapan taraf bizdik. Rakibin en etkili olduğu silahlardan biri duran toplar. Seken topun devamında maalesef basit bir hata yaptık, savunamadık ve ağır cezalandık. Devre sonunda rakibin bir karşı karşıya pozisyonu, bizim ise kornerden bulduğumuz bir fırsat vardı ancak soyunma odasına 1-0 geride girdik" şeklinde konuştu. İkinci yarıdaki kırılma anlarını anlatan deneyimli teknik adam, "İkinci yarı oyun disiplininden kopmadık, kontrol yine bizdeydi. 60. dakikada penaltıdan golü bulduk. Sonrasındaki bölümde oyunu biraz tutabilsek işler farklı gelişebilirdi. Ancak golden sadece 4 dakika sonra, yine merkezde, orta sahada kaybettiğimiz basit bir top pahalıya patladı. Burada Arda’yı da tebrik etmek lazım; inanılmaz güzel bir vuruşla bizi cezalandırdı" ifadelerini kullandı. "İyi oynadık" Maçın son bölümünü ve kaçan fırsatları değerlendiren Recep Uçar, "Skor 2-1’e geldikten sonra gerek Mithat’ın direkten dönen topu, gerekse Olawoyin ile kaçırdığımız fırsatlarla, rakip kaleye gidebileceğimiz kadar gittik. O bölümde Alikulov’un sakatlığı, formasyon değişikliklerimiz ve aldığımız riskler oldu ama sonuç üretemedik. 80. dakikaların sonuna doğru yaptığımız bireysel hata ise durumu 3-1’e getirdi. O dakikadan sonra bile gol bulabilirdik ama olmadı. İyi oynadık mı? Bence iyi oynadık. Peki, kazanmak için yetti mi? Yetmedi. Demek ki bu zor deplasmanda kazanmak için daha iyi oynamamız ve daha az hata yapmamız gerekiyor. Genel olarak oynadığımız oyun, pozitif futbol ve ürettiğimiz pozisyonlar gelecek adına ümit verdi. Ancak bugün itibariyle buradan puan alamadan ayrılıyoruz. Oyuncularımı, mağlubiyete rağmen taktiksel sadakatleri, ortaya koydukları kazanma isteği ve mücadelelerinden dolayı içeride tebrik ettim; sizin huzurunuzda da ediyorum. Göztepe takımına ve Stoilov Hoca’ya bundan sonraki maçlarda başarılar dilerim" açıklamasında bulundu.
Trendyol Süper Lig: Göztepe: 3 - Çaykur Rizespor: 1 (Maç sonucu)
19 Ocak 2026 Pazartesi - 22:13 Trendyol Süper Lig: Göztepe: 3 - Çaykur Rizespor: 1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Göztepe, sahasında karşılaştığı Çaykur Rizespor’u 3-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 59.dakikada Alikulov’un vuruşunda topun Bokele’den sekmesi üzerine Çaykur Rizesporlu oyuncular itirazda bulundu. VAR uyarısıyla pozisyonu monitörden izleyen hakem, Bokele’nin elle oynadığını tespit ederek penaltı noktasını gösterdi. 60. dakikada penaltı atışı için topun başına geçen Laçi, yaptığı sert vuruşla meşin yuvarlağı sol köşeden ağlarla buluşturdu. 1-1 63. dakikada Juan, pasını penaltı noktasının gerisine gönderdi. Arda Okan’ın gelişine yaptığı vuruşta meşin yuvarlak, kalecinin sağından ağlarla buluştu. 2-1 82. dakikada Juan’ın ortasında Samet’in ters kafa vuruşuyla penaltı noktasına gelen topa Jeferson’un vuruşunda meşin yuvarlak kaleciden döndü. Seken topu ceza sahası sol tarafında önünde bulan Efkan, sert bir vuruşla fileleri havalandırdı. 3-1 Stat: Isonem Park Hakemler: Ali Şansalan, Ceyhun Sesigüzel, Suat Güz Göztepe: Mateusz Lis, Arda Okan Kurtulan, Taha Altıkardeş, Heliton, Cherni (Allan dk. 89), Malcom Bokele, Junior Olaitan (Efkan Bekiroğlu dk. 69), Novatus Miroshi (Rhaldney dk. 69 (Uğur Kaan Yıldız dk. 90+7), Anthony Dennis, Juan (Guilherme Luiz dk. 85), Janderson (Jeferson dk. 69) Yedekler: Mehmet Şamil Öztürk, Furkan Bayır, Ogün Bayrak, İbrahim Sabra Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Çaykur Rizespor: Yahia Fofana, Husniddin Alikulov (Valentin Mihaila dk. 75), Samet Akaydin, Casper Hojer (Mithat Pala dk. 71), Modibo Sagnan, Taha Şahin (Halil Dervişoğlu dk. 84), Giannis Papanikolaou (Taylan Antalyalı dk. 71), Ibrahim Olawoyin (Altin Zeqiri dk. 84), Qazim Laci, Ali Sowe, Antonio Augusto Yedekler: Erdem Canpolat, Attila Mocsi, Muhamed Buljubasic, Adedire Awokoya Mebude, Emrecan Bulut Teknik Direktör: Recep Uçar Goller: Novatus Miroshi (dk. 39), Arda Okan Kurtulan (dk. 63), Efkan Bekiroğlu (dk. 82) (Göztepe), Qazim Laci (dk. 60 pen.) (Çaykur Rizespor) Sarı kartlar: Malcom Bokele, Janderson, Heliton (Göztepe), Antonio Augusto, Recep Uçar (Teknik dikretör) (Çaykur Rizespor)
Trendyol Süper Lig: Göztepe: 1 - Çaykur Rizespor: 0 (İlk yarı)
19 Ocak 2026 Pazartesi - 21:00 Trendyol Süper Lig: Göztepe: 1 - Çaykur Rizespor: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Göztepe, sahasında Çaykur Rizespor ile karşılaşıyor. Mücadelenin ilk yarısı ev sahibinin 1-0 üstünlüğüyle bitti. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 20. dakikada sol kanattan Hojer’in kullandığı köşe vuruşunda, penaltı noktasının sağında topla buluşan Laçi’nin gelişine sert şutunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 36. dakikada Olawoyin’in yerden sert şutunda, kaleci Lis sağına uzanarak meşin yuvarlağı çelmeyi başardı. 39. dakikada Olaitan’ın sağ kanattan kullandığı serbest vuruş sonrası savunmadan seken top Miroshi’nin önünde kaldı. Miroshi’nin gelişine sert şutunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-0 Stat: Isonem Park Hakemler: Ali Şansalan, Ceyhun Sesigüzel, Suat Güz Göztepe: Mateusz Lis, Arda Okan Kurtulan, Taha Altıkardeş, Heliton, Cherni, Malcom Bokele, Junior Olaitan, Novatus Miroshi, Anthony Dennis, Juan, Janderson Yedekler: Mehmet Şamil Öztürk, Allan Godoi Santos, Rhaldney, Uğur Kaan Yıldız, Furkan Bayır, Ogün Bayrak, Efkan Bekiroğlu, İbrahim Sabra, Guilherme Luiz, Jefferson Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Çaykur Rizespor: Yahia Fofana, Husniddin Alikulov, Samet Akaydin, Casper Hojer, Modibo Sagnan, Taha Şahin, Giannis Papanikolaou, İbrahim Olawoyin, Qazim Laci, Ali Sowe, Antonio Augusto Yedekler: Erdem Canpolat, Attila Mocsi, Valentin Mihaila, Taylan Antalyalı, Muhamed Buljubasic, Mithat Pala, Halil Dervişoğlu, Adedire Awokoya Mebude, Altin Zeqiri, Emrecan Bulut Teknik Direktör: Recep Uçar Gol: Novatus Miroshi (dk. 39)(Göztepe) Sarı kartlar: Malcom Bokele (Göztepe), Antonio Augusto, Recep Uçar (Teknik Direktör) (Çaykur Rizespor)
İzmir’deki rüşvet davasında yeni gelişme: Tutuklu sanıklara adli kontrol
19 Ocak 2026 Pazartesi - 18:23 İzmir’deki rüşvet davasında yeni gelişme: Tutuklu sanıklara adli kontrol İzmir’de icra dosyasını öne aldırma karşılığında rüşvet aldıkları iddiasıyla yargılanan icra müdür yardımcısı ve icra katibi, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. İzmir Adliyesi İcra Müdürlüğü’nde 20 Mayıs 2025 tarihinde resmi tahsilat sürecini hızlandırmak karşılığında Avukat D.Ç.’den (30) 200 bin TL rüşvet istedikleri öne sürülen İcra Müdür Yardımcısı Y.D. (27) ve icra katibi B.B. (26) hakkında açılan davanın görülmesine devam edildi. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Y.D. ve B.B. ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada tanık olarak ifade veren İzmir 14. İcra Dairesi müdürü, söz konusu dosyada sıra cetveli düzenleme yetkisinin müdür yardımcısında olduğunu belirterek, rüşvet iddiasından avukatın emniyet müracaatı sonrası haberdar olduğunu söyledi. Diğer tanık icra memuru O.O. ise, dosyada herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşmadığını beyan etti. "Deliller hukuka aykırı" savunması Savcılık makamının tutukluluk halinin devamı yönündeki mütalaasına karşı savunma yapan sanık Y.D.’nin avukatı, kafede alınan ses ve görüntü kayıtlarının ’yönlendirme’ ile oluşturulduğunu ve yasal delil niteliği taşımadığını iddia ederek, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Sanık B.B.’nin avukatı da müvekkilinin olayla bağlantısı olmadığını savundu. Sanıklar ise suçlamaları reddederek tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Y.D. ve B.B. hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol kararı vererek, tahliyelerine hükmetti. Eksik dosyaların tamamlanması için duruşma ertelendi. Avukat D.Ç.’nin şikayeti üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen operasyonda, seri numaraları alınmış 200 bin lirayı kafede teslim aldığı sırada suçüstü yakalanan Y.D. ile sonrasında gözaltına alınan B.B., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Sanıklar hakkında ’rüşvet almak’ suçundan 12 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
İzmir’deki rüşvet davasında yeni gelişme: Tutuklu sanıklara adli kontrol
19 Ocak 2026 Pazartesi - 18:06 İzmir’deki rüşvet davasında yeni gelişme: Tutuklu sanıklara adli kontrol İzmir’de icra dosyasını öne aldırma karşılığında rüşvet aldıkları iddiasıyla yargılanan icra müdür yardımcısı ve icra katibi, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. İzmir Adliyesi İcra Müdürlüğü’nde 20 Mayıs 2025 tarihinde meydana gelen olayda, resmi tahsilat sürecini hızlandırmak karşılığında Avukat D.Ç.’den (30) 200 bin TL rüşvet istedikleri öne sürülen İcra Müdür Yardımcısı Y.D. (27) ve icra katibi B.B. (26) hakkında açılan davanın görülmesine devam edildi. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Y.D. ve B.B. ile taraf avukatları katıldı. Tanıklar dinlendi Duruşmada tanık olarak ifade veren İzmir 14. İcra Dairesi müdürü, söz konusu dosyada sıra cetveli düzenleme yetkisinin müdür yardımcısında olduğunu belirterek, rüşvet iddiasından avukatın emniyet müracaatı sonrası haberdar olduğunu söyledi. Diğer tanık icra memuru O.O. ise dosyada herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşmadığını beyan etti. ’Deliller hukuka aykırı’ savunması Savcılık makamının tutukluluk halinin devamı yönündeki mütalaasına karşı savunma yapan sanık Y.D.’nin avukatı, kafede alınan ses ve görüntü kayıtlarının ’yönlendirme’ ile oluşturulduğunu ve yasal delil niteliği taşımadığını iddia ederek müvekkilinin tahliyesini istedi. Sanık B.B.’nin avukatı da müvekkilinin olayla bağlantısı olmadığını savundu. Sanıklar ise suçlamaları reddederek tahliye talebinde bulundu. Tahliye kararı çıktı Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Y.D. ve B.B. hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol kararı vererek tahliyelerine hükmetti. Eksik dosyaların tamamlanması için duruşma ertelendi. Olayın geçmişi Avukat D.Ç.’nin şikayeti üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen operasyonda, seri numaraları alınmış 200 bin lirayı kafede teslim aldığı sırada suçüstü yakalanan Y.D. ile sonrasında gözaltına alınan B.B., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Sanıklar hakkında ’rüşvet almak’ suçundan 12 yıla kadar hapis cezası isteniyordu.