Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
İZBETON soruşturmasında dosyaya giren dilekçeye göre ortaklardan habersiz projeye 11 villa eklenmiş
13 Nisan 2026 Pazartesi - 20:16:35
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm ve kooperatif soruşturmasında, şikayet dilekçesinin ortaya çıkmasıyla usulsüzlük iddiaları yeni bir boyut kazandı. Dosyaya giren dilekçede, projelere ortaklardan habersiz şekilde villalar eklendiği ve yarım kalan inşaatlar nedeniyle vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığı kaydedildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Gaziemir ilçesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projelerinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracılığıyla usulsüzlük yapıldığı iddia edildi. Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali suçlamalarıyla başlatılan operasyonun ikinci dalgasında, aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu 10 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ümit Erkol dahil 9 şüpheli tutuklanırken, firari 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Mağduriyet ve kamu zararı Soruşturma dosyasına giren şikayet dilekçesinde, kooperatif ortaklarının İZBETON tarafından belirlenen 151 milyon liralık ihale bedelinin büyük kısmını ödediği ancak inşaat ilerleme oranının yüzde 10 seviyelerinde kaldığı ifade edildi. Şantiye alanındaki yapıların tamamlanamaması kamu zararı iddialarını güçlendirirken, yüklenici firmaya ait olması gereken vinç ve demir gibi inşaat girdilerinin kooperatif bütçesinden karşılandığı öne sürüldü. Yüklenici firmanın kooperatife 85 milyon lira borcu olduğu ve ödemediği giderlerin 23 milyon lirayı aştığı belirtildi. Habersiz villa eklenmiş Dilekçedeki en dikkat çekici iddia ise kooperatif ortaklarına bilgi verilmeden projeye 11 adet villa eklenmesi oldu. Bu villaların kooperatif yönetimi ve yakın çevresindeki isimlere düşük bedellerle tahsis edildiği iddia edildi. Kooperatif karar defterindeki bazı sayfaların boş bırakıldığı ve kararların geçmişe dönük şekilde sonradan oluşturulduğu da iddialar arasında yer aldı. Eski yöneticilerin savunması Tutuklanan isimler arasında yer alan kooperatifin eski yönetim kurulu üyesi Ümit Erkol, ifadesinde suçlamaları reddetti. Kooperatiften sadece huzur hakkı aldığını ve imza yetkisinin bulunmadığını savunan şüpheli, villa iddialarına ilişkin projenin başından beri aynı olduğunu, herhangi bir değişiklik yapılmadığını iddia etti. Villaların bedelsiz verilmediğini savunan şüpheli, ödeme planı çerçevesinde satın alma işleminin gerçekleştiğini ifade etti. Kooperatif başkanından projeli yalanlama S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi Başkanı Ali Alpyavuz ise, satış ofisindeki tanıtım görsellerini göstererek iddiaları yalanladı. Alpyavuz, kendilerine ilk başta gösterilen projede ortak alanın yeşil alan ve havuz olarak sunulduğunu, villa projesinin ise sonradan eklendiğini dile getirdi. C7 bloktaki daire sayısının düşürülerek emsal metrekarelerinin villalara kaydırıldığını savunan Alpyavuz, ihale sürecinde davet edilen firmaların yöneticilerle akrabalık bağları olduğunu ve bu firmaların daha önce büyük bir inşaat tecrübesinin bulunmadığını iddia etti. Proje resimleriyle cevap verdi İzmir’de 2022 yılında belediye öncülüğünde depreme dayanıklı konut vaadiyle başlatılan projeye dönemin belediye başkanı Tunç Soyer ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının verdiği güvenle dahil olduklarını belirten Ali Alpyavuz, satış sürecinde kendilerine sunulan projelerde orta alanın yeşil alan ve havuz olarak planlandığını, ancak 2024 yılındaki genel kurul sürecinde bu alanın üyelere haber verilmeksizin villa inşaatına dönüştürüldüğünü söyledi. Alpyavuz, satış ofisindeki şerefiye raporlarında ve ödeme planlarında yer almayan bu villaların Ümit Erkol başkanlığındaki yönetim kurulu karar defterine 2022 yılında açıkça ’villa’ olarak kaydedildiği, C7 bloktaki daire sayısının 60’tan 48’e düşürülerek, buradaki emsal metrekarelerinin bu kaçak yapılara aktarıldığı ve söz konusu taşınmazların yönetim ile denetim kurulu üyelerinin yakın akrabalarına düşük bedellerle tahsis edildiğini belirtti. CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un yakınlarının ortak olduğu Ares, Kasamar ve City Construction gibi firmaların yeterli tecrübeye ve inşaat sınıfına sahip olmamalarına rağmen teminatsız bir şekilde 40 bin metrekarelik ihaleleri kendi aralarında paylaştıkları; Kahramanmaraş merkezli depremler gerekçe gösterilerek durdurulan inşaatların 2025 teslim tarihine rağmen henüz yüzde 9,77 seviyesinde kaldığı ve ihale belgelerinin savcılık makamlarına dahi teslim edilemediği kaydedildi. Üst birliğe ait internet sitesindeki görsellerde villa planının bulunmadığını hatırlatan Alpyavuz, Ümit Erkol’un villaların en başından beri plan dahilinde olduğu ve şahsi bir tahsisin söz konusu olmadığı yönündeki savunmasını proje çıktılarıyla reddederek hukuki sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 20:16
İzmir’deki İZBETON soruşturmasında tutuklanan CHP Ankara İl Başkanı Erkol’un ifadesi ortaya çıktı
İzmir’de İZBETON’da usulsüzlük iddialarına yönelik operasyonda tutuklanan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, hakkındaki zimmet ve dolandırıcılık iddialarını reddederek, tahliyesini talep etti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen İZBETON soruşturmasında, Gaziemir ilçesinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracı kılınarak menfaat temin edildiği iddiaları incelendi. Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali suçlamalarıyla düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Ümit Erkol ve beraberindeki 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan Erkol’un mahkeme beyanlarında, hiçbir resmi evraka imza atmadığını ve sahtecilik yapmasının mümkün olmadığını savunduğu öğrenildi. "Huzur hakkı dışında para almadım" Kooperatifte 2022 yılında yönetim kurulu üyesi olduğunu belirten Erkol, "Üye olduktan sonra kooperatiften elde ettiğim tek gelir 10 bin TL olan huzur hakkıdır. Başka hiçbir şekilde kooperatifle iş yapan bir yerden para almam ya da vermem gibi bir durum olmamıştır. Kooperatif yönetim kurulu olduğum halde kendi adıma imza sirküleri çıkarmadım ve Gaziemir kooperatifine ait hiçbir ihale ya da resmi evraka imza atmadım. Bir tane dahi imzam söz konusu değildir. Hiçbir evrakta imza atmamış birisinin resmi belgede sahtecilik yapması mümkün değildir. Kooperatif hissemi sattığımda da banka üzerinden işlem gerçekleştirilmiş ve gerekli açıklamalar yazılarak bu işlemin banka üzerinden gerçekleştiğini belirten MASAK raporunda da şüpheli hareket olmadığı bellidir" dedi. "Villalar bedelsiz olarak verilmemiştir" Şikayetçi kooperatif avukatının projede villa olmadığı yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Erkol, "Projede hiçbir değişiklik olmadığı ve sadece isim değişikliği olduğu açıktır. Sunulan fotoğraflarla da projede değişiklik olmadığı görülmektedir. Villaların olduğu ilk günden beri bellidir, bu villalar bedelsiz olarak verilmemiştir ve diğer konutlar gibi bir ödeme planı neticesinde satın aldım. Kapıdan geçen herhangi birisi benim aldığım villayı da ödeme planı neticesinde almaktadır. Kendime özel tahsis etmem gibi bir durum söz konusu değildir. Kooperatif ile ilgili hiçbir kişiyle aramda ticari ilişki olmamıştır" ifadelerini kullandı. "1 TL dahi para eksikliğinden bahsedilmedi" Kooperatifin tüm gelirlerinin banka aracılığıyla sağlandığını ve elden para alınmadığını kaydeden Erkol, "Bilirkişi raporunda kooperatifin taşeronlara ödemeyle ilgili usulsüzlük olduğu iddiası mevcuttur. Ben bu taşeronu tanımıyorum ve yapılan protokol gereği kooperatif ile ilgili yapılan herhangi bir işlem İZBETON tarafından izin ve imzası ile gerçekleşmektedir. Tepekule firması gelip bu imalatın yapılıp yapılmadığı ve mali yönden uygun olup olmadığı bağımsız denetçi tarafından araştırılmaktadır. Bunun üzerine gereken ödemeler yapılmaktadır. 2024 yılının Haziran ayında yönetimi devrettim, bilanço sunduk. Devrettiğimiz yönetim çok hassas bir araştırma yaptı ve sadece plastik bir çiçeğin dahi ödenmesini istedi. Böyle ince hassas bir araştırma yapan, devralan yönetim bize karşı herhangi bir eksikliği sunmadı. Herhangi bir şekilde 1 TL dahi bir para eksikliğinden bize bahsedilmedi. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum" şeklinde konuştu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 16:46
Atatürk’ün Aliağa’ya gelişinin 92. yıl dönümü törenlerle kutlandı
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 13 Nisan 1934’te Aliağa’ya gelişinin 92’nci yıl dönümü düzenlenen programla kutlandı. Aliağa Belediyesi ile Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından Atatürk Anıtı ve Atatürk Açık Hava Galerisi’nde düzenlenen kutlama programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. "Atatürk’ün 92 yıl önce getirdiği ışık yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" Programın açılış konuşmasını yapan ADD Aliağa Şubesi Başkanı Erol Çetinkaya "13 Nisan 1934 tarihi sadece bir takvim yaprağı değil, Aliağa’mızın hafızasına kazınmış genel tarihimizin en müstesna sayfalarından biridir. Atatürk’ün 92 yıl önce bu topraklara attığı o ilk adım sadece bir ziyaret değil, aynı zamanda bir coğrafyanın geleceğine vurulan parlak bir mühür. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin bu topraklardan nasıl sağlam bir iradeyle atıldığının en somut göstergesidir. O gün tozlu yolları ve uçsuz bucaksız arazileriyle mütevazi bir çiftlik görünümde olan Aliağa bugün cumhuriyetimizin her fabrika bir kaledir anlayışıyla Türkiye’nin ağır sanayi devletlerinden biri. Ekonomimizin can damarı ve parlayan bir yıldızı konumundadır" dedi. "Atamızın anısına yapılan bu yerdeyiz" Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk de, Atatürk’ün Aliağa’ya gelişinin yıl dönümünü gurur ve heyecanla kutladıklarını belirtti. Öztürk, "Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında Aliağamıza gelişinin 92. yılını büyük bir gurur ve heyecanla kutluyoruz. Büyük Önderimizin Aliağa’da öğrenci ve öğretmenlerle buluştuğu bu yerde, 2022 yılında Aliağa Belediyemiz tarafından Atatürk Anıtı ve Atatürk Açık Hava Galerisi yapıldı. Bugün büyük bir mutlulukla Atamızın anısına yapılan bu yerdeyiz. Atatürk’ün Aliağa’ya gelişinin 92. yıl dönümünde Büyük Önder Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum" ifadelerini kullandı Zeybek gösterisi ve bando dinletisi ile sona eren programa; Aliağa Belediye Başkan Yardımcıları Mesut Öztürk ve Güven Demirağ, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, ADD Aliağa Şubesi Başkanı Erol Çetinkaya, ADD yönetici ve üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, siyasi partilerin temsilcileri, gaziler, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 15:10
Çeşme’de üniversite öğrencileri ve personeline KADES ile narkotik eğitimi verildi
Çeşme İlçe Emniyet Müdürlüğünce üniversite kampüsünde düzenlenen seminerde, öğrencilere ve okul personeline şiddet ve uyuşturucuyla mücadele konularında eğitim verildi. Toplam 225 kişinin katıldığı etkinlikte, emniyetin önemli uygulamaları ve projeleri tanıtıldı. Çeşme İlçe Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, Ege Üniversitesi Çeşme Turizm Fakültesi Kampüsü’nde bilgilendirme etkinliği düzenlendi. İzmir Asayiş Şube Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği personeli tarafından gerçekleştirilen seminerde, katılımcılara KADES uygulamasının kullanımı hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Öğrenci, öğretmen ve çalışanlara yönelik verilen eğitimde katılımcılara broşür dağıtımı da yapıldı. Program çerçevesinde Çeşme Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından uyuşturucuyla mücadele eğitimleri de gerçekleştirildi. Fakülte öğrencilerinden oluşan 150 katılımcıya yönelik, "NARKOGENÇLİK" projesi kapsamında seminer verildi. Eğitimde öğrencilere UYUMA ve NARVAS projeleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Fakültede görevli eğitimciler ve okul personelinden oluşan 75 katılımcıya ise "En İyi Narkotik Polisi, Anne" projesi kapsamında seminer düzenlendi. Bu programda da katılımcılara UYUMA ve NARVAS projeleri tanıtılarak konuyla ilgili broşür dağıtımı sağlandı. Yetkililer, uyuşturucuyla mücadelede farkındalık çalışmalarının aralıksız devam edeceğini ifade etti.
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:25
Lunapark alanına yeşille bütünleşen Zeytin Sahne geliyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’taki eski lunapark alanında yeşil dönüşüm başlattı. Doğayla bütünleşen ve çayırla kaplı bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölgede kurulacak Zeytin Sahne, özgün tasarımıyla kentin yeni simgelerinden biri olacak. Dönüşüm süreci hakkında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Kültürpark’ı, tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kültürpark’ta başlattığı dönüşüm çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Kültürel mirası, zengin yeşil dokusu, sosyal alanları ve Yeşil Bayrak ödüllü kimliğiyle öne çıkan Kültürpark’ta yürütülen gençleştirme çalışmaları kapsamında eski lunapark alanı da yeniden düzenleniyor. Eski lunapark arazisindeki beton zemin sökülerek yeşil bir etkinlik alanına dönüştürülecek. Kültürpark’ta dönüşüm Atlas Pavyonu’nun yanında bulunan 4 bin 300 metrekarelik beton alanın ağaçlandırılmasının ardından lunapark alanının da dönüşümü için çalışmaların başladığını söyleyen Başkan Tugay, "Eski lunapark alanını tamamen çimle kaplı, etkinliklerin düzenlenebileceği; çocuklarımızın ve ailelerimizin güvenle vakit geçirebileceği nitelikli bir alana dönüştüreceğiz. Kültürpark’ı tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. Lunapark’ın gri betonu yeşil çayır ekosistemine dönüşüyor Kültürpark’ın fuarcılık anlayışı ve güçlü yeşil doku misyonu doğrultusunda etkinlik alanı olarak projelendirilen eski lunapark alanı, tamamen doğal bir çayır ekosistemine dönüştürülüyor. Planlama kapsamında Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, 12 bin metrekarelik alanın zeminindeki kilit parke taşlarının söküm çalışmalarına başladı. Yapısal zeminlerin kaldırılmasıyla birlikte alan yeniden doğal bitki örtüsüyle buluşacak. Oluşturulacak çayır alanı yalnızca etkinliklere ev sahipliği yapmakla kalmayacak; aynı zamanda parkın yeşil dokusunu da genişletecek. Toprakla buluşacak geniş çayır alanı, yağış sularının doğrudan zemine sızmasını sağlayarak yeraltı su kaynaklarının beslenmesine katkı sunacak; böylece yeşil altyapının kent ekosistemine katkısı da güçlenecek. Doğayla bütünleşen yeni etkinlik alanı Kültürpark’ta yeşil bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölge yeni düzenlemeyle konserlere, kültürel etkinliklere ve sosyal buluşmalara ev sahipliği yapacak. Alanda özgün tasarımıyla hayata geçecek Zeytin Sahne, kent hafızasına kazınacak pek çok etkinliğe ev sahipliği yapacak. Planlanan yeme-içme ve oturma alanları, tuvaletler ile altyapı düzenlemeleri sayesinde bu geniş açık mekan, katılımcıların uzun süreli ve konforlu bir etkinlik deneyimi yaşayabileceği şekilde kurgulandı. Dönüşümün tamamlanmasıyla Kültürpark’a, doğayla daha uyumlu ve kent yaşamını zenginleştiren nitelikli bir etkinlik alanı kazandırılmış olacak. Kent sakinleri ve ziyaretçiler, burada hem doğayla iç içe vakit geçirebilecek hem de konserlerden kültürel programlara uzanan geniş bir etkinlik yelpazesinden yararlanabilecek.
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:20
Göztepe’de sakatlığını atlatan Bokele takımla çalışmalara başladı
Başakşehir maçında sakatlanarak oyundan çıkan Göztepe’nin savunma oyuncusu Malcom Bokele’nin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Kamerunlu futbolcunun ciddi bir probleminin bulunmadığı ve kısa sürede toparlandığı öğrenildi. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Göztepe’nin deplasmanda RAMS Başakşehir ile oynadığı karşılaşmada yaşadığı sakatlık sonrası oyuna devam edemeyen ve sahayı sedyeyle terk eden Malcom Bokele’nin durumu netleşti. Yapılan kontrollerde oyuncunun ciddi bir problemine rastlanmadı. Sarı-kırmızılı ekibin savunmasında önemli bir rol üstlenen Bokele, takımla birlikte çalışmalara başladı. Antrenmanlarda yer alan Kamerunlu futbolcunun durumunu teknik heyet yakından takip ediyor. Şu ana kadar yapılan kontrollerde futbolcunun forma giymesine engel bir durumun bulunmadığı kaydedildi. Son kararı Stoilov verecek Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov’un, Malcom Bokele’nin son durumuna göre karar vereceği öğrenildi. Bokele’nin hafta sonu oynanacak Alanyaspor karşılaşmasında sahada olabileceği ifade edildi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:13
İzmir’de düzenlenen operasyonda 1 ton 346,5 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
İzmir’in Torbalı ilçesinde bir araçta yapılan aramada; 1 ton 346,5 kilogram skunk uyuşturucu maddesi ile 57 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildiği açıklandı. İçişleri Bakanlığı’ndan edinilen bilgilere göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince yürütülen çalışmalar sonucu operasyon düzenlendi. İzmir’in Torbalı ilçesinde bir araçta yapılan aramada; 1 ton 346,5 kilogram skunk uyuşturucu maddesi ile 57 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildiği belirtildi. Ayrıca operasyon kapsamında 1 şüphelinin yakalandığı duyuruldu.
11 Mart 2026 Çarşamba - 14:58
İzmir’de öldürülen taksi şoförü son yolculuğuna uğurlandı
İzmir’in Konak ilçesinde aracına aldığı yolcu tarafından silahla vurularak öldürülen taksi şoförü Deniz Örer, meslektaşlarının katıldığı törenin ardından toprağa verildi. Cinayet anına ilişkin görüntüleri izlediğini belirten İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, olayın ücret tartışmasından kaynaklanmadığını açıkladı. Taksi şoförü Deniz Örer’in (52) cenazesi, meslektaşlarının oluşturduğu konvoy eşliğinde Bayraklı ilçesindeki Fevzipaşa Camisi’ne getirildi. Törene, Nesine 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Bucaspor 1928’de forma giyen oğlu Berke Örer, eşi Ayşe Örer, kardeşi Engin Örer, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan ile çok sayıda taksici katıldı. Tabutunun üzerine Türk bayrağı ve Bucaspor atkısı konulan Örer, kılınan cenaze namazının ardından Doğançay Mezarlığı’na defnedildi. Öte yandan tutuklanan şüpheli D. M.’nin (24) tekstil işçisi olduğu ve olay günü eski iş yerine çantasını almaya gittiği öğrenildi. Cenaze töreninde açıklama yapan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, cinayet anına ait güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini ve olayın bir ücret tartışması olmadığını ifade etti. Özkan, "Emniyet ve Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla soruşturmanın selameti açısından görüntünün paylaşılması istenmedi. Katil, araca müşteri gibi biniyor. Az ileride bir sokağa uğrayıp valizini alacağını söylüyor. Karşıyaka yönüne taksinin tahminen ne kadar yazacağını soruyor. Şoförümüz 600-700 lira civarı tutacağını söylüyor. Şüpheli bin lirasının olduğunu belirterek yetip yetmeyeceğini soruyor. Arkadaşımız da yeteceğini söylüyor. Kısa süre sonra şüpheli taksiyi sokak içerisine yönlendiriyor ve çantasını alıp geleceğini belirterek aracı durduruyor." dedi. Tek el ateşle vurdu Şoför ile saldırgan arasında herhangi bir tartışma yaşanmadığını vurgulayan Özkan, "Şüpheli araçtan iniyor. Arabanın arkasına dolaşıp telefon görüşmesi yapıyor. Bir ara şoför kardeşimize bagajın açık olup olmadığını soruyor. Bagajı açıp kapatıyor ve içine bir şey koymuş gibi yapıyor. Daha sonra aracın sol kapısının önüne çaprazına gelerek tek el ateş ediyor. Olaydan sonra taksiye bir kadın arkadaşını alıyor ve dolaşıyor. Daha sonra polis tarafından yakalanıyor. Oda olarak bu davaya taraf olacağız ve şüphelinin en ağır cezayı alması için süreci takip edeceğiz" diye konuştu.
11 Mart 2026 Çarşamba - 14:15
Yayanın ölümüne neden olan taksici kameralardan tespit edilip yakalandı
İzmir’in Konak ilçesinde çarptığı yayanın ölümüne neden olan taksici kameralardan tespit edilip kıskıvrak yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Gaziler Caddesi üzerinde bir kişinin yol ortasında hareketsiz yattığını gören çevredekiler durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen ekiplerin yaptığı incelemede, yerde yatan kişinin hayatını kaybettiği anlaşıldı. Yapılan kimlik tespit çalışmalarında ölen kişinin Halil Çakmak (56) olduğu belirlendi. Olayla ilgili çalışma başlatan polis ekipleri, bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan incelemeler sonucunda, Halil Çakmak’a F.F.’nin (55) kullandığı 35 T 5682 plakalı taksinin çarptığı ve kaza sonrası hızla olay yerinden uzaklaştığı tespit edildi. Harekete geçen ekipler, şüpheli F.F.’yi saklandığı adreste yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:20
İzmir’de öldürülen taksici için meslektaşlarından araçlı konvoy
İzmir’in Konak ilçesinde ücret yüzünden tartıştığı yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürülen taksi şoförü Deniz Örer için meslektaşları konvoy düzenledi. Konak ilçesi Basmane Kapılar mevkisinde pazartesi günü saat 23.15 sıralarında taksi şoförü Deniz Örer (52) ile yolcu D.M. (24) arasında iddiaya göre ücret sebebiyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine D.M., yanındaki tabancayla Örer’e ateş etti. Ağır yaralanan Örer olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli D.M. taksinin direksiyonuna geçip olay yerinden uzaklaştı. Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kimliği ve kaçış güzergahı tespit edilen şüpheli D.M., aracı bir sokakta terk edip yaya olarak kaçmaya çalışırken yakalandı. Gözaltına alınan şüphelinin üzerinde olayda kullandığı tabanca da ele geçirildi. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen D.M., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Evli ve bir çocuk babası olan Deniz Örer’in cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak Bayraklı Naldöken Fevzipaşa Camii’ne getirildi. Meslektaşları, Örer’e son görevlerini yerine getirmek için saat 11.00’de Kahramanlar Fuar Taksi önünde toplanarak, cenaze alanına doğru konvoy oluşturdu. Meslektaşlarının oluşturduğu konvoyun en önünde ise Örer’in saldırıya uğradığı taksi yer aldı. Cenazenin kılınacak namazın ardından Doğançay Mezarlığı’nda defnedileceği öğrenildi. "Kefenimizi cebimize koyarak çıkmak istemiyoruz" Taksici Ali Arda Karabulut, 2024 yılında cinayete kurban giden meslektaşı Oğuz Erge ile geçmişte birlikte çalıştıklarını belirterek, "Beraber çalıştık, ardından bizden ayrıldı ve bir süre Otogar Taksi’de görev yaptı. 6 Şubat Hatay depreminde bizzat şahit oldum; depremzedeleri kendi cebinden karşılayarak, hiçbir ücret talep etmeden taşıdı. Evden çıkarken kefenimizi cebimize koyarak çıkmak istemiyoruz. İşimizi gönül rahatlığıyla yapmak istiyoruz ve artık bu yaşananlara kesinlikle bir önlem alınması gerekiyor. Ailelerimiz bu olaylardan sonra epey tedirgin oluyor ve geceleri çalışmamamızı istiyorlar. Bizim kimseye bir zararımız yok. Vatandaşın hastası olur gideriz, bir rahatsızlığı olur koştururuz. Biz sadece ekmeğimizin peşindeyiz. İki yıl önce Oğuz’un acısı henüz geçmemişken rahmetli Deniz’i kaybettik. Kendisiyle çok yakın bir sohbetimiz olmasa da araç yıkama yerlerinde karşılaşırdık, çok iyi bir insandı. Ancak yetkililer tarafından caydırıcı bir önlem alınmazsa bu acı olaylar mesleğimizde ne ilk oldu ne de son olacak" dedi. "Helalleşerek evden ayrılmak istemiyoruz" Taksici Hasan Hüseyin Savaş, hayatını kaybeden meslektaşının uzun yıllardır mesleğe hakkını veren değerli bir kişi olduğunu vurgulayarak, "Kendi mesleğinde onur mücadelesi veren, zorlu şartlar altında evine ekmek götürüp rızkını kazanan bir arkadaşımızdı. Kendini bilmez birinin ummadık kurşunuyla arkadaşımızı kaybettik. Biz artık evimizden çıkarken ailemizle, çocuklarımızla helalleşmek istemiyoruz; sabah görüşmek dileğiyle ayrılmak istiyoruz. Evden çıkarken ailemize, ’Yarın sabah görüşür müyüz bilemeyiz, görüşemezsek hakkınızı helal edin’ demek istemiyoruz. Yetkilileri artık taksilerde güvenlik kabini ve can güvenliğimizin sağlanması konularında göreve bekliyoruz. Acımız çok büyük ve derin. Biz artık bu meslekte hiçbir arkadaşımızı kaybetmek ve bu acıyı bir daha yaşamak istemiyoruz" ifadelerini kullandı. 19 yıl sonra aynı sokakta ikinci cinayet 2007 yılında Deniz Örer ile aynı akıbete uğrayarak Tulumba Sokak’ta hayatını kaybeden Mustafa Girgin’in gelini Yeliz Yıldırım Girgin ise, kayınpederinin de yıllar önce aynı sokakta bir taksi cinayetine kurban gittiğini hatırlatarak, "19 yıl sonra eşimin çocukluk arkadaşı olan Deniz’in de aynı sokakta cinayete kurban gitmesi içler acısı. Biz halk olarak aynı sokakta tekrar bir cinayetle ve ölümle karşılaşmak istemiyoruz" şeklinde konuştu.
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:21
Gençler çözümün parçası olmak istiyor
Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda oluşturduğu bin 552 dijital paylaşımı inceleyen araştırma, gençlerin geleceğe yönelik somut çözüm önerilerini ortaya koydu. Sosyal ağ analizi sonuçları, iyi fikirlerin yayılmasında içeriğin kalitesi kadar öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da kritik bir rol oynadığını gösterdi. Yaşar Üniversitesi Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında yürütülen çalışmada 514 öğrenci, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevrimiçi forumlarda toplam 1.552 paylaşım yaptı. En yoğun katılım, 641 paylaşım ile "Sorumlu Tüketim ve Üretim" başlığında gerçekleşti. Yapılan araştırmanın sonuçları gençlerin sürdürülebilir gelecek için geliştirdiği projeleri ortaya koyarken, iyi fikirlerin yayılmasında yalnızca içeriğin değil, öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da belirleyici olduğunu gösterdi. Forumlarda su tasarrufundan güneş enerjisine, geri dönüşümden denizlerin korunmasına kadar onlarca somut çözüm önerisi paylaşıldı. 5 küresel hedef Yaşar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasin Özarslan’ın yer aldığı araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen çalışma, üniversiteli gençlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik geliştirdiği fikirlerin çevrimiçi ortamlarda nasıl yayıldığını ortaya koydu. Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında gerçekleştirilen araştırmada, 514 öğrencinin çevrimiçi forum paylaşımları sosyal ağ analizi ve metin analizi yöntemleriyle incelendi. Araştırma kapsamında Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda beş ana tema üzerinde fikir geliştirdi: Temiz Su ve Sıhhi Şartlar, Erişilebilir ve Temiz Enerji, Sorumlu Tüketim ve Üretim, Sudaki Yaşam ve Karasal Yaşam. Elde edilen forum verilerine göre öğrenciler toplam 1.552 paylaşım gerçekleştirdi. En fazla katkı 641 paylaşımla "Sorumlu Tüketim ve Üretim" temasında yapılırken, bunu Karasal Yaşam (328), Sudaki Yaşam (263), Temiz Su (162) ve Temiz Enerji (158) başlıkları izledi. Gençlerden öneriler Öğrencilerin geleceğe ilişkin çarpıcı değerlendirmelerinden bazıları şöyle: "Su, distopik bilim-kurgu eserlerinde bile geleceğin en kritik kaynağı olarak tasvir ediliyor." "Günümüzde kullanılan enerji kaynaklarının büyük bir kısmı doğaya zarar veriyor. Bu nedenle sürdürülebilir ve temiz enerjiye geçiş kaçınılmazdır." "İzmir denizi hepimizin sorumluluğu" diyen bir öğrenci "İzmir denizi ve çevresinde insanların duyarsız davranışları deniz ekosistemine ciddi zarar veriyor" sözleriyle çevre bilincine dikkat çekti. Bir başka öğrenci, üretim alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini belirterek, "Tüketicilere hayvan bazlı proteine alternatif ürünler sunulması çevresel etkileri azaltabilir" görüşünü paylaştı. Kentleşme konusunda ise şu uyarı yapıldı: "Bina, okul ve alışveriş merkezleri planlanırken doğaya verilen zarar mutlaka hesaba katılmalı."
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:34
İzmir’de lastik bot içerisindeki 45 düzensiz göçmen yakalandı
İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında durdurulan lastik bot içerisindeki 45 düzensiz göçmen yakalandı. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, 9 Mart saat 02.20’de Seferihisar ilçesi açıklarında lastik bot içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisini aldı. Görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu (KB-22) tarafından hareketli lastik bot durduruldu. Bot içerisindeki 45 düzensiz göçmen ekipler tarafından yakalandı. Karaya çıkartılan göçmenler, sağlık kontrolleri ve işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezine sevk edildi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:02
Geleneksel Türk müziği ezgileri piyano ile yeniden hayat buldu
Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı (DTMK), Türk müziğinin asırlık ezgilerinin piyano tınılarıyla harmanlandığı özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Piyanist ve besteci Hakan Ali Toker, "Piyano İçin Geleneksel Türk Müziği Albümü" tanıtım resitalinde türkülerin hikayelerini piyano tuşlarıyla yeniden yazdı. Ege Üniversitesi Konservatuvar Etkinlik Salonu’nda düzenlenen programa; Türk Müziği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özgen Küçükgökçe, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Etkinlikte, projenin koordinatörlüğünü üstlenen tambur sanatçısı Öğr. Gör. Halil İbrahim Yüksel ile piyanist Hakan Ali Toker sahne aldı. "Eğitim hayatı başarılarla dolu bir sanatçı" Programın açılışında konuşan Öğr. Gör. Halil İbrahim Yüksel, Hakan Ali Toker’in müzikal yolculuğuna değindi. Toker’in Mersin’de başlayan serüveninin İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Bilkent’in ardından ABD’deki Indiana University Jacobs School of Music’e uzandığını belirten Yüksel, sanatçının geleneksel müziği evrensel bir dille yorumladığını vurguladı. Türkülerin sözleri piyano tuşlarında tasvir edildi Resitalde eserlerin düzenleme sürecine dair bilgiler paylaşan Hakan Ali Toker, sözlü eserlerdeki anlatıyı enstrümantal tekniklerle betimlediğini ifade etti. Türkülerin derinliğindeki duyguları piyanonun geniş tını yelpazesiyle sunduğunu belirten Toker, bu yöntemin Batı müziğindeki "text painting" (metin boyama) tekniğiyle benzerlik taşıdığını söyledi. Toker, "Türkülerin hikayelerini piyano tuşlarıyla tasvir ederek, dinleyiciye sözsüz bir anlatı sunmaya çalıştım" dedi. Klasik eserlere modern dokunuş Sanatseverlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği resitalde; ’Zeytinyağlı Yiyemem Aman’, ’Dök Zülfünü Meydana Gel’, ’Ben Kalender Meşrebim’, ’Bülbülüm Altın Kafeste’ gibi Türk müziği repertuvarının kült eserleri, piyano için yapılan yeni düzenlemeleriyle büyük beğeni topladı. Etkinliğin sonunda, DTMK Müdür Yardımcısı Dr. Ufuk Demirtaş tarafından piyanist Hakan Ali Toker ve Öğr. Gör. Halil İbrahim Yüksel’e teşekkür belgesi takdim edildi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:49
Lunapark gitti, yerine ’Zeytin sahne’ geliyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’taki eski lunapark alanında yeşil dönüşüm başlattı. Doğayla bütünleşen ve çayırla kaplı bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölgede kurulacak Zeytin Sahne, özgün tasarımıyla kentin yeni simgelerinden biri olacak. Dönüşüm süreci hakkında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Kültürpark’ı, tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kültürpark’ta başlattığı dönüşüm çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Kültürel mirası, zengin yeşil dokusu, sosyal alanları ve Yeşil Bayrak ödüllü kimliğiyle öne çıkan Kültürpark’ta yürütülen gençleştirme çalışmaları kapsamında eski lunapark alanı da yeniden düzenleniyor. Eski lunapark arazisindeki beton zemin sökülerek yeşil bir etkinlik alanına dönüştürülecek. Kültürpark’ta dönüşüm Atlas Pavyonu’nun yanında bulunan 4 bin 300 metrekarelik beton alanın ağaçlandırılmasının ardından lunapark alanının da dönüşümü için çalışmaların başladığını söyleyen Başkan Tugay, "Eski lunapark alanını tamamen çimle kaplı, etkinliklerin düzenlenebileceği; çocuklarımızın ve ailelerimizin güvenle vakit geçirebileceği nitelikli bir alana dönüştüreceğiz. Kültürpark’ı tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. Lunapark’ın gri betonu yeşil çayır ekosistemine dönüşüyor Kültürpark’ın fuarcılık anlayışı ve güçlü yeşil doku misyonu doğrultusunda etkinlik alanı olarak projelendirilen eski lunapark alanı, tamamen doğal bir çayır ekosistemine dönüştürülüyor. Planlama kapsamında Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, 12 bin metrekarelik alanın zeminindeki kilit parke taşlarının söküm çalışmalarına başladı. Yapısal zeminlerin kaldırılmasıyla birlikte alan yeniden doğal bitki örtüsüyle buluşacak. Oluşturulacak çayır alanı yalnızca etkinliklere ev sahipliği yapmakla kalmayacak; aynı zamanda parkın yeşil dokusunu da genişletecek. Toprakla buluşacak geniş çayır alanı, yağış sularının doğrudan zemine sızmasını sağlayarak yeraltı su kaynaklarının beslenmesine katkı sunacak; böylece yeşil altyapının kent ekosistemine katkısı da güçlenecek. Doğayla bütünleşen yeni etkinlik alanı Kültürpark’ta yeşil bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölge yeni düzenlemeyle konserlere, kültürel etkinliklere ve sosyal buluşmalara ev sahipliği yapacak. Alanda özgün tasarımıyla hayata geçecek Zeytin Sahne, kent hafızasına kazınacak pek çok etkinliğe ev sahipliği yapacak. Planlanan yeme-içme ve oturma alanları, tuvaletler ile altyapı düzenlemeleri sayesinde bu geniş açık mekân, katılımcıların uzun süreli ve konforlu bir etkinlik deneyimi yaşayabileceği şekilde kurgulandı. Dönüşümün tamamlanmasıyla Kültürpark’a, doğayla daha uyumlu ve kent yaşamını zenginleştiren nitelikli bir etkinlik alanı kazandırılmış olacak. Kent sakinleri ve ziyaretçiler, burada hem doğayla iç içe vakit geçirebilecek hem de konserlerden kültürel programlara uzanan geniş bir etkinlik yelpazesinden yararlanabilecek.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:25
İzmir’de yaban domuzları gündüz vakti sokaklarda yiyecek aradı
İzmir'de ormanlık alandan yerleşim yerine inen yaban domuzu sürüsü güpegündüz sokaklarda yiyecek aradı. Çöpleri karıştıran domuzları gören vatandaşlar büyük şaşkınlık yaşadı.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:25
Çevresel faktörler kronik böbrek hastalığı riskini artırıyor
Birleşmiş Milletler tarafından küresel sağlık sorunu ilan edilen kronik böbrek hastalığı, dünya genelinde milyonlarca insanı tehdit etmeye devam ediyor. Vaka sayılarındaki artışta ve hastalığın ilerleme sürecinde, çevresel faktörlerin de belirleyici bir rol oynadığı ifade ediliyor. Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 9 milyon erişkinde böbrek hastalığı bulunduğu tahmin ediliyor. Hafif derecedeki vakalar da hesaba katıldığında, Türkiye’de yaklaşık her 6-7 erişkinden birinde bu hastalığın görüldüğü belirtiliyor. Hastalık ilerledikçe kaşıntı, halsizlik, bulantı, idrar yapma bozuklukları, nefes darlığı ve kas krampları gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Türkiye’de 65 binin üzerinde hastanın diyaliz makinelerine bağlı olarak yaşamını sürdürdüğü ve yılda yaklaşık 3 bin 500 böbrek nakli yapıldığı kaydediliyor. Hava kirliliği, küresel ısınma, su temininde yaşanan sorunlar ve hava sıcaklığındaki aşırı değişimlerin böbrek hastalığı riskini artırdığı ifade ediliyor. Bu doğrultuda 2026 yılı Dünya Böbrek Günü teması "Böbrekler ve çevre sağlığı" olarak belirlendi. Böbrek sağlığını korumak ve riskleri en aza indirmek için 8 altın kural öne çıkıyor. Bu kurallar; ideal kiloda olmak, tuz tüketimini azaltıp sağlıklı beslenmek, kan şekeri ve basıncını kontrol altında tutmak, yeterince su tüketmek, sigara kullanmamak, ağrı kesici kullanımında dikkatli olmak ve düzenli böbrek testi yaptırmak şeklinde sıralanıyor. Çevre kirliliği böbrekleri vuruyor Acıbadem Kent Hastanesi Nefroloji ve Böbrek Nakli Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Töz, hastalığın bilinen risk faktörlerinin ötesinde çevre kirliliği değişkeni üzerinde de durulduğunu aktararak, "Bazı ülkelerde böbrek hastalıkları daha sık görülüyor ve daha hızlı ilerliyor. Yapılan araştırmalara göre hava kirliliğinin, egzoz gazlarının, orman yangınları sonucu dağılan ve inşaat tozlarından kaynaklanan küçük partiküllerin böbrek hastalıklarıyla ilişkili olduğu belirlendi. Küresel ısınma ve aşırı sıcaklar insanlarda sıvı kaybına neden olmakta. Susuzluk buna eklendiğinde ciddi bir dehidratasyon tablosuyla karşı karşıya kalınmakta ve bu durum böbrekleri olumsuz etkilemektedir. Suyun ve toprağın ağır metallerle kontamine olması böbrekler üzerinde zararlı olmaktadır" ifadelerini kullandı. Risk gruplarına tarama uyarısı Böbrek hastalığının çok sinsi ilerlediğini ve erken evrelerde belirti vermediğini dile getiren Prof. Dr. Töz, "Şeker hastası, tansiyon yüksekliği olan, kilo fazlası olan, ailesinde böbrek hastası bulunanların yanı sıra tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu ve taş hastalığı olan kişilerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi lazım. Bir doktor tarafından muayene edilmeli, tansiyon ölçülmeli, kanda kreatinin tahlili ve bir de idrar tahlili yapılmalı. Aslında bu basit tetkikler küçük bir taramadır ve bize büyük fikirler verebilir. Hastaların ne olduğunu ve içeriğini bilmedikleri bitkisel ürünlerden de mutlaka uzak durmasını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. Doğal beslenme ve su tüketimi Böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken temel kurallara değinen Prof. Dr. Töz, "İdeal kilomuzu korumalıyız çünkü şişmanlık böbreğe doğrudan zararlı bir faktördür. Tansiyon ve şeker hastalarının kan değerlerini kontrol altında tutması gerekiyor. Doğal beslenmeli ve tuzdan kesinlikle uzak durmalıyız. İnsanlar susadıkça su içmeli, abartılı miktarda su tüketmemeli ancak susuz da kalmamalıdır. Ayrıca romatizmal ağrı kesiciler ve anjiyografik işlemlerde kullanılan bazı ilaçlar böbreğe zarar verebileceği için doktor kontrolü olmadan kullanılmamalıdır. Sigara her şeye olduğu gibi böbrekler için de zararlı bir etkendir ve bırakılması kuvvetle önerilir" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder