Yerel Haberler
İzmir
Özhelvacı: "Ekonomik bağımsızlığın anahtarı genç ve üreten Türkiye" 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:46:14 Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı Millî Mücadele’nin, cumhuriyetin gençliğe duyduğu güvenin ve geleceğe yönelik kurucu vizyonunun en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı. "19 Mayıs 1919; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, milletimizin yeniden doğuş iradesinin ortaya konduğu ve tam bağımsız Türkiye idealinin temellerinin atıldığı tarihî bir dönüm noktasıdır" diyen Özhelvacı, bu anlamlı günün; gençliğin enerjisi, üretim gücü ve yenilikçi bakış açısıyla geleceği inşa etme sorumluluğunu hatırlattığını ifade etti. Atatürk’ün 19 Mayıs’ı gençlere armağan etmesinin, gençliğe duyulan güvenin en güçlü göstergesi olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, genç istihdamı, eğitimden iş hayatına geçiş, fırsat eşitliği, girişimcilik ekosistemi ve teknoloji odaklı kalkınmanın iş dünyasının öncelikli sorumlulukları arasında yer aldığını belirtti. Özhelvacı, EGİAD’ın gençlere yönelik çalışmalarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "EGİAD olarak, gençliğin potansiyelini açığa çıkarmayı ülkemizin ekonomik bağımsızlığı, rekabet gücü ve sürdürülebilir kalkınması açısından stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. 1990 yılından bu yana geleceğin lider iş insanlarını yetiştirme misyonuyla; gençlerin fikirlerini hayata geçirebildiği, yetkinliklerini geliştirebildiği ve dönüşüm süreçlerinde aktif rol alabildiği platformlar oluşturuyoruz." EGİAD’ın gençlik odağındaki çalışmalarını veriye dayalı bir anlayışla sürdürdüğünü belirten Özhelvacı, "NEET Gençler İzmir Araştırma Raporu ile eğitimde, istihdamda veya yetiştirmede yer almayan gençlerin potansiyeline dikkat çektik. Hazırlıklarını sürdürdüğümüz ‘Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir: Üçüz Dönüşüm Çağında İşgücü, Beceriler ve Yeni Fırsatlar’ başlıklı çalışmamızla ise dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümün işgücü piyasası üzerindeki etkilerini analiz ederek, gençlerin geleceğin mesleklerine ve beceri setlerine hazırlanmasına katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı mesajını şu sözlerle tamamladı: "Değişimin hızlandığı bu çağda gençleri yalnızca mevcut düzene hazırlamak yeterli değildir; onları dönüşümü okuyabilen, yön verebilen ve değer üretebilen liderler olarak yetiştirmek gerekmektedir. EGİAD olarak, gençlerin potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği, fırsat eşitliğinin güçlendiği, bilim, üretim ve girişimcilik kültürüyle daha güçlü bir Türkiye’nin inşa edildiği bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, başta cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere millî mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyor; gençlerimizin ve tüm milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı coşkuyla kutluyorum."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:34 İzmir Ekonomi, ‘eskrim’de Türkiye şampiyonu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Erkek Eskrim Takımı, bu yıl Ankara’da düzenlenen ÜNİLİG Türkiye Şampiyonası’nda birinciliğe ulaşarak kupanın sahibi oldu. Türkiye genelinden iddialı ekiplerin yer aldığı şampiyonada adını zirveye yazdıran İEÜ’lü gençler, kupayı İzmir’e getirmenin gurur ve sevincini yaşadı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde milli sporcu bursuyla eğitim gören Lojistik Yönetimi Bölümü öğrencisi Mert Ahmet Koç ile Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencileri Özgür Ege Şenyurdusev ve Yiğit Çetinkaya’dan oluşan eskrim takımı, Gazi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen şampiyona için kapsamlı bir hazırlık süreci geçirdi. Derslerden artakalan zamanlarda salondaki çalışmalarını düzenli olarak sürdürerek kondisyon ve güç depolayan gençler, emeklerinin karşılığını kupaya ulaşarak aldı. 2023 yılında eskrim takımıyla Türkiye ikinciliği elde eden İEÜ, beklediği şampiyonluğu bu sene elde ederek zirveye yerleşti. "Kupayı çok istedik ve hedef ulaştık" İEÜ Spor Uzmanı Özgün Özdemir, öğrencilerin sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanmaları ve özgüveninlerinin güçlenmesi açısından sporu çok önemsediklerini belirtti. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında milli sporculara yüzde 100 burs imkanı sağladıklarını vurgulayan Özdemir, eskrime ilişkin de bilgiler paylaşarak şöyle konuştu: "Eskrim; epe, flöre ve kılıç olmak üzere üç farklı branştan oluşan olimpik bir spor dalı. Sporcular, önce 15 sayı üzerinden yapılan bireysel müsabakalarda mücadele etti. Bireysel sonuçların ardından da takım eşleşmeleri yapıldı. Takım müsabakalarında ise sporcular sırayla piste çıktı. Maçlar 3’er dakikalık 9 set üzerinden oynandı ve toplamda 45 tuşa ulaşan takım galip sayıldı. Öğrencilerimizin azmi, takım ruhu ve mücadele gücü, hepimize büyük gurur yaşattı. Kupayı çok istiyorduk ve hedefimize ulaştık. Bu başarıda emeği geçen tüm sporcularımızı ve antrenörlerimizi kutluyor, şampiyonluğu İzmir’e getiren takımımızla gurur duyuyoruz."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:31 Ekrana eğilen nesil: Telefon boynu sendromu tehlikesi Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelen akıllı telefonlar, fark edilmeden omurga sağlığını tehdit eden yeni bir risk alanı oluşturuyor. Uzun süre başın öne eğilerek ekranlara bakılması, boyun bölgesine binen yükü katlayarak artırırken zamanla kas, bağ ve disk yapılarında kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Yaz tatiliyle birlikte çocuk ve gençlerin ekran başında geçirdiği sürenin artması, "telefon boynu sendromu" riskini daha da görünür hale getiriyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Seyhan Orak, özellikle çocukluk çağında başlayan bu alışkanlığın ilerleyen yıllarda boyun fıtığı ve sinir sıkışmasına kadar uzanabilen ciddi sorunlara zemin hazırlayabileceğini vurgulayarak, "Yaz döneminde ekran süresinin sınırlandırılması ve doğru duruş alışkanlıklarının kazandırılması hayati önem taşımaktadır" dedi. Günümüzde akıllı telefon, tablet ve benzeri dijital cihazların kullanımının artmasıyla birlikte, omurga sağlığını doğrudan etkileyen yeni bir tabloyla daha sık karşılaşılmaya başlandı: Telefon boynu sendromu. Tıbbi adıyla ‘text neck’ olarak tanımlanan bu durum, başın uzun süre öne eğik pozisyonda tutulmasına bağlı olarak servikal omurgaya binen yükün artmasıyla gelişen bir postür bozukluğu. Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Seyhan Orak, "Normal şartlarda insan başının ağırlığı yaklaşık 4-5 kilogramdır. Ancak baş öne doğru eğildikçe, omurgaya binen yük katlanarak artar. Örneğin 15 derecelik bir eğimde bu yük yaklaşık 12 kilograma çıkarken, 60 derecelik bir eğimde 25-30 kilograma kadar ulaşabilir. Bu durum kısa vadede kas yorgunluğuna neden olsa da uzun vadede kas, bağ ve disk yapılarında mikroskobik hasarlara yol açarak daha ciddi sorunların temelini oluşturur" dedi. Yaş aralığı giderek düşüyor Telefon boynu sendromunun en sık 12-35 yaş aralığında görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Seyhan Orak, son yıllarda bu durumun çok daha küçük yaş gruplarına indiğine dikkat çekti. Özellikle 8-10 yaş grubundaki çocuklarda belirgin artışın gözlemlendiğini söyleyen Op. Dr. Seyhan Orak, şöyle konuştu: "Bu durum, teknolojik cihazların kullanım yaşının düşmesiyle doğrudan ilişkilidir ve erken dönemde başlayan postür bozukluklarının ilerleyen yıllarda kalıcı hale gelme riskini artırmaktadır. Uzun süreli yanlış duruş, yalnızca geçici bir rahatsızlık oluşturmakla kalmaz; zamanla omurganın doğal yapısını da bozabilir. Boyun bölgesinde normalde bulunması gereken servikal lordoz dediğimiz doğal eğrilik düzleşebilir, hatta bazı durumlarda tersine dönebilir. Buna ek olarak kas dengesizliği gelişebilir. Ön taraftaki kaslar kısalırken, arka taraftaki kaslar zayıflayabilir. Bu dengesizlik, omurganın destek mekanizmasını bozar. Diskler üzerinde asimetrik basınç oluşur ve bu durum zamanla disk dejenerasyonuna, faset eklem zorlanmalarına ve miyofasiyal ağrı sendromuna zemin hazırlar." Belirtiler göz ardı edilmemeli Telefon boynu sendromunun ilerleyen süreçte daha ciddi nörolojik problemlere yol açabileceğini kaydeden Op. Dr. Seyhan Orak, "Uzun vadede boyun fıtığı gelişimi ve omurilik kanalında daralma görülebilir. Bu durum sinir köklerinin baskı altında kalmasına neden olur. Sinir sıkışmaları, yalnızca ağrı ile sınırlı kalmayıp uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı gibi bulgularla da kendini gösterebilir. İleri vakalarda cerrahi müdahale gerektiren tablolar ortaya çıkabilir. Hastalığın en sık görülen belirtisi boyun ağrısıdır. Buna omuz ve sırt bölgesine yayılan ağrılar eşlik edebilir" dedi. Op. Dr. Seyhan Orak, özellikle ense kökenli baş ağrılarına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Bunun yanı sıra boyunda sertlik, uzun süreli kullanım sonrasında artan yorgunluk hissi sık görülmektedir. İlerleyen aşamalarda baş dönmesi, kollarda, sırtta ve göğüs bölgesinde karıncalanma ve uyuşma gibi nörolojik bulgular da ortaya çıkabilir. Bu belirtiler, durumun yalnızca kas kaynaklı olmadığını ve sinir yapılarının da etkilenmeye başladığını gösterebilir" diye konuştu. Önlem alınmadığında telefon boynu sendromunun zamanla kronikleşebildiğini söyleyen Op. Dr. Seyhan Orak, "Bu durumda servikal disk hernisi, yani boyun fıtığı gelişebilir. Kronik postür bozukluğu kalıcı hale gelebilir ve servikal spondiloz gibi dejeneratif omurga hastalıkları ortaya çıkabilir. Sinir kökü basıları daha belirgin hale gelebilir. Nadir de olsa ileri olgularda denge problemleri ve ince motor becerilerde kayıplar gibi daha ciddi nörolojik sorunlarla karşılaşmak mümkündür" dedi. Kullanım süresi sınırlandırılmalı "Telefon kullanımı için tamamen zararsız kabul edilebilecek kesin bir süre yoktur. Ancak uzun süre kesintisiz kullanım risk oluşturmaktadır" diyen Op. Dr. Seyhan Orak, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle 20-20-20 kuralı bu noktada önemlidir. Her 20 dakikalık kullanım sonrası en az 20 saniyelik mola verilmesi önerilir. Günlük kullanım süresi yetişkinlerde mümkünse 2-3 saat ile sınırlandırılmalıdır. Çocuklarda ise bu süre yaşa bağlı olarak daha düşük tutulmalı, ideal olarak 1-2 saat aralığını geçmemelidir. Telefon kullanımında en kritik noktalardan biri doğru duruştur. Cihazın göz hizasında tutulması gerekir. Başın öne eğilmesi, omurgaya binen yükü belirgin şekilde artırmaktadır. Dirseklerin desteklenmesi, sırtın dik tutulması ve mümkünse bir yüzey tarafından desteklenmesi önemlidir. Bunun yanında uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınılmalı, düzenli aralıklarla hareket edilmelidir. Basit gibi görünen bu önlemler, uzun vadede omurga sağlığını korumada oldukça etkilidir. En önemli noktalardan biri de ailelerin rol model olmasıdır. Çocuklar, ebeveynlerin davranışlarını taklit eder. Bu nedenle sağlıklı teknoloji kullanım alışkanlıklarının önce yetişkinler tarafından benimsenmesi gerekmektedir." Erken dönemde geri dönüş mümkün Op. Dr. Seyhan Orak, sözlerini şöyle tamamladı: "Telefon boynu sendromu erken dönemde fark edildiğinde büyük ölçüde geri döndürülebilir bir durumdur. Bu süreçte en önemli yaklaşım postür eğitimi ve egzersizdir. Özellikle servikal ekstansör kasları güçlendiren egzersizler ve skapular stabilizasyon çalışmaları önerilir. Fizik tedavi uygulamaları da tedavi sürecine katkı sağlar. Daha ileri vakalarda ilaç tedavisi gerekebilir. Nadir durumlarda ise cerrahi müdahale gündeme gelebilir."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:30 Tireli incir üreticisine ekşilik böceğine karşı tuzak dağıtıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi, incirde kalite kaybına neden olan ekşilik böceğiyle mücadele kapsamında Tire’de üreticilere çekici yem tuzağı dağıttı. Verimi düşük ve riskli kimyasal ilaçlama yöntemleri yerine doğal mücadeleyi yaygınlaştıran Büyükşehir Belediyesi, İzmir incirinde yaşanan kalite kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, binlerce yıldır kent tarımının simgelerinden incirde çiftçinin yaşadığı kalite ve verim kaybına karşı desteklerine devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Türkiye üretiminin yaklaşık 4’te 1’lik payına sahip İzmir’de verim kaybına yol açan ekşilik böceğine karşı tuzak dağıttı. İzmir’deki toplam üretimin yarısından fazlasını gerçekleştiren Tire’deki incir üreticilerine yeni sezon öncesi 4 bin 350 adet çekici yem tuzağı verildi. Dağıtım sırasında üreticilere, özellikle hasat döneminde meyvede ekşime, çürüme ve aflatoksin oluşumuna neden olarak ciddi kalite kayıplarına yol açan ekşilik böceği hakkında bilgilendirme yapıldı. Kimyasal mücadele yöntemlerinin sınırlı ve riskli olması nedeniyle çevre dostu biyoteknik yöntemlere ağırlık veren Büyükşehir Belediyesi, yürüttüğü çalışmalarla ihracata gönderilen İzmir incirlerinde kalite kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. "Çiftçiye yapılan her destek faydalıdır" Mücadelenin çok büyük öneme sahip olduğunu ifade eden üretici Hasan Hüseyin Akçay, "Çiftçimiz için yapılan her destek bizim için faydalıdır. Çok memnunuz. Yardımcı olan herkesten Allah razı olsun. İncirde ekşime sorunu oluyordu. Bu tuzağı kullandıktan sonra çok faydası olacağını düşünüyorum. Bu bölgenin inciri çok kalitelidir. Bizlere yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim" diye konuştu. "Böceğe karşı ilaçla mücadele yeterli olmuyor" Dağıtımı tesadüfen görüp Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ziraat mühendislerinden süreç hakkında bilgi alan ve ekşilik böceği tespiti yapan incir üreticisi Seher Taş Anlı, "Kendi incir bahçelerimiz var. Her yıl çok zarar görüyoruz. İncirlere zaman zaman böcekler geliyordu ama biz bunların Akdeniz böceği olduğunu düşünüyorduk. Ekşilik böceği diye bir şey varmış, bunu hiç duymamıştık. Tesadüfen gördüm, sordum. Sağ olsunlar bizi aydınlattılar. Meyvelerimiz telef oluyor. Bu çalışmaları takdir ediyorum, çoğalmasını istiyorum. Üreticiler bu konuda çok sıkıntı çekiyor. Ege Bölgesi’nde böyle bir böcek yaygın durumda. Üretici bir de buradan zarar görüyor" dedi. Kimyasal ilaçların çoğu zaman yeterli olmadığını dile getiren Anlı, "Üretici bir şekilde üretmeye çalışıyor, ilaçla mücadele ediyor ama yeterli gelmiyor. Böyle basit bir düzenek faydalı olacaksa harika. Tarıma destek olunması gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. "Kimyasal kullanmadan daha kaliteli olur" Bekir Gedikoğlu, çiftçiye yapılan desteğin hayati öneme sahip olduğunu belirterek "Biz de bu sayede böcekle mücadele etmiş oluruz. Tatlı, güzel incir çıkarıyoruz. Ancak incirde kararma oluyor, ekşi bir tat bırakıyor, yani kısacası incir hurdaya çıkıyor. Daha önce ilaç kullandım ama başarılı olamadım. İnşallah şimdi engel olabiliriz. Kimyasal kullanmaktansa doğal yöntemler daha iyi. En azından yiyeceğimiz inciri kaliteli şekilde yemiş oluruz" diye konuştu. "Verim düştü" Özcan Akkuyu ise, "25 ton incir üretimi yapıyorum ama bu hastalıklardan dolayı verim düştü. Çok güzel ürünlerimiz vardı. Ben 1977’den beri TARİŞ’e ortağım. Oradan hiç şikayet gelmedi. Sinekler ağacın başına geliyor, hastalık yapıyor. Buna karşılık önlem alacağız" şeklinde konuştu. Doğal yöntemlerle mücadele ediliyor Ekşilik böceğiyle mücadele konusunda verilen destekler, hem üreticilerin girdi maliyetlerini azaltıyor hem de daha güvenilir incir üretimi sağlıyor. Aynı zamanda doğal yöntemler kullanılarak kimyasal ilaç kullanımının da önüne geçiliyor. Ekşilik böceği ile biyoteknik mücadelede teknik talimatta yer alan, ekşilik böceği tuzağı olarak bilinen yem tuzakları kullanılıyor. Cezbedici yem tuzakları 1,5-2 litrelik ağzı kapalı plastik kaplardan oluşurken, cezbedici yem olarak su, maya ve incir kullanılıyor.
Başkan Tugay: "Yangında herhangi bir yaralanma yok"
15 Haziran 2025 Pazar - 21:42 Başkan Tugay: "Yangında herhangi bir yaralanma yok" İzmir’in Konak ilçesinde bir inşaat deposunda çıkan yangının ardından bölgede incelemelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Yangın, hastanenin arka tarafında, ancak hastane ile doğrudan ilgisi olmayan bir alanda başlamış gibi görünüyor. Yangında herhangi bir yaralanma yok" dedi. Yangın, saat 16.50 sıralarında Yenişehir Mahallesi İşçiler Caddesinde bulunun bir inşaat deposunda meydana geldi. Yangın itfaiye ekiplerince kontrol altına alındıktan sonra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay bölgeye gelerek incelemelerde bulundu. Yetkililerde bilgi alan Başkan Tugay, "Herhangi bir yaralanma yok. Hastanede kalan 75 hasta, hastane personeli ile birlikte çok hızlı şekilde tahliye edildi. Hepsi şu anda güvende ve çoğu şehir hastanesine nakledildi. Bebekler ve yaşlılarda da herhangi bir sağlık sorunu bulunmuyor. Yangının çıkış nedeni henüz net değil. Yangın, hastanenin arka tarafında, ancak hastane ile doğrudan ilgisi olmayan bir alanda başlamış gibi görünüyor. Depoya bitişik bir alandan çıktığı tahmin ediliyor. Hastanenin güvenlik kameraları mevcut, bu görüntüler polis ekiplerine teslim edilmiş. Ancak yangın, kameraların kapsamadığı bir alanda başlamış ve nedeni henüz belirlenememiş" ifadelerini kullandı. Kısa sürede müdahale edildi Yangınla ilgili ilk ihbarın saat 16.58’de itfaiyeye ulaştığını belirten Tugay, "Hastanenin hemen yanındaki bir depoda yangın çıktığı bildirildi. İtfaiye ekipleri 4 dakika içinde olay yerine ulaştı ve saat 17.02’de müdahaleye başladılar. Eş zamanlı olarak zabıta ekipleri de hızla olay yerine intikal etti. Yaklaşık 100 zabıta memuru, trafik düzenlemesi ve hastanenin boşaltılması konusunda destek sağladı. Gerçekten büyük ve tehlikeli bir yangın yaşandı. Ancak yangın şu anda kontrol altına alındı. Hastane için bir risk kalmadı. Depodaki yangın ise sönmek üzere. Yangının çıkış nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, hastane dışında ve depoya komşu bir alanda başladığı düşünülüyor. İlk bulgular bu yönde. Konuyla ilgili savcılık bilirkişi atadı ve teknik inceleme başlatıldı. Ancak şehir merkezinde bu denli büyük bir yangının çıkmış olması endişe verici. Bu nedenle şehir merkezindeki benzer yapıların ve tesislerin tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu, önümüzdeki günlerde yapılması gereken önemli bir görev olarak karşımızda duruyor. İzmir halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" dedi.
EGİAD, Paris’te VivaTech 2025 fuarı ve uluslararası iş birliği temaslarına katıldı
15 Haziran 2025 Pazar - 11:26 EGİAD, Paris’te VivaTech 2025 fuarı ve uluslararası iş birliği temaslarına katıldı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ve EGİAD Melekleri Yatırım Ağı, Paris’te VivaTech 2025 fuarı ve uluslararası iş birliği etkinliklerine katıldı. Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ve EGİAD Melekleri Yatırım Ağı üyelerinden oluşan heyet, 10-13 Haziran 2025 tarihleri arasında Fransa’ya düzenlenen iş ziyareti kapsamında Paris’te önemli etkinliklere katıldı. Program dâhilinde Avrupa’nın en büyük teknoloji ve girişimcilik fuarı VivaTech 2025’e iştirak eden EGİAD heyeti, fuarda son teknoloji trendlerini yerinde gözlemledi ve uluslararası bağlantılar kurdu. Ayrıca EGİAD’ın gelenekselleşen Ticaret Köprüsü’nü Fransa’ya taşıyarak "Uluslararası Ticaret Köprüsü" altında Fransız ve Türk iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelerek önemli iş birliklerinin ilk adımını attı. Paris Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği ile gerçekleştirilen görüşmede ise iki ülke arasındaki iş birliği imkânları değerlendirildi. İş seyahati, enerji yönetimi ve otomasyon devi Schneider Electric’in "The Hive" adlı merkezine yapılan ziyaretle son bulurken, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, program süresince yaptığı değerlendirmelerde dijitalleşme, yapay zekâ konularının iş dünyasının geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Kaan Özhelvacı: "Dijital dönüşüme ayak uydurmak zorundayız" EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, Fransa iş ziyareti programı boyunca yaptığı değerlendirmelerde, teknolojide yaşanan baş döndürücü dönüşümün iş dünyasını yeniden şekillendirdiğine dikkat çekti. Özhelvacı, ekonomilerde ve iş modellerinde eskimiş yaklaşımların yerini yenilikçi ve verimli modellere bıraktığı sürece hazır olunması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. EGİAD Başkanı, yapay zekâ ve robotik teknolojilerin işletmelere entegre edilmesinin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getirdi. Özhelvacı, küresel rekabette geri kalmamak için işletmelerin yeni teknolojileri benimsemesi, üretimde verimlilik artırıcı yatırımlar yapması gerektiğini belirterek, "Amerika ve Çin arasındaki teknolojik yarışta her gün yeni bir atılım görüyoruz. Bu gelişmeleri yakalayıp geriye düşmemek için üyelerimize sürekli aynı mesajı veriyoruz: Yapay zekâyı, otomasyonu, dijital altyapıları iş süreçlerimize adapte etmek zorundayız" mesajını paylaştı. EGİAD üyelerinin bu vizyonla uluslararası teknoloji etkinliklerine katılımını önemsediklerini belirterek, "Dünya ile entegre bir iş insanı profili oluşturmayı hedefliyoruz. Paris’teki temaslar da bu hedefin bir parçası. Geleceğin iş dünyasına yönelik vizyoner adımlar atmaya devam edeceğiz. Genç iş insanlarının küresel ağlara erişimini kolaylaştırmak için benzeri uluslararası programlara aralıksız devam edeceğiz. Bu kapsamlı Fransa iş ziyareti, EGİAD’ın 35. yılını kutladığı bu dönemde derneğin uluslararası arenadaki konumunu güçlendiren önemli adımlardan biri oldu. İş dünyasının geleceği, teknolojik yeniliklere ve sürdürülebilirlik ilkelerine uyum sağlama becerimizle şekillenecek. EGİAD olarak üyelerimizin bu dönüşüme ayak uydurabilmeleri için elimizden gelen tüm desteği vermeye, onları dünya ile buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.
Kadın araştırmacılar kalp hastalığı tespitinde öncü oldu
15 Haziran 2025 Pazar - 10:37 Kadın araştırmacılar kalp hastalığı tespitinde öncü oldu Yaşar Üniversitesi’nde çoğunluğu kadın araştırmacılardan oluşan ekip, kalp ritim bozukluklarından biri olan ve dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen Atriyal Fibrilasyon hastalığının erken teşhisi için düşük güçlü, giyilebilir cihazlara entegre edilebilen yenilikçi bir sistem geliştirdi. Yaşar Üniversitesi’nin öncülük ettiği yapay zeka temelli sağlık teknolojisi projesi, Uluslararası Akdeniz için Birlik (Union for the Mediterranean - UfM) tarafından düzenlenen "Yapay Zekada Kadınlar" (Women in AI Awards) yarışmasında "En Çığır Açan Yenilik" kategorisinde finalist seçildi. Yapay zeka, biyomedikal mühendisliği ve gömülü sistemleri bir araya getiren bu yenilikçi proje, sağlık alanında teknolojinin insan yaşamına nasıl dokunabileceğinin en güncel örneklerinden biri olmayı başardı. Bu girişim, MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesinde yapay zeka alanında çalışan kadınların görünürlüğünü artırmayı ve kadın liderliğinde geliştirilen çığır açıcı yenilikleri öne çıkarmayı amaçlıyor. Taşınabilir cihazlara entegre edilebiliyor Projede, sinyale özgü dalgacık tasarımıyla birlikte yapay zeka destekli algoritmalar kullanılarak, Atriyal Fibrilasyon hastalığının güvenilir ve gerçek zamanlı olarak tespit edilmesi sağlandı. Elde edilen bu başarı, projenin sahada, özellikle kırsal bölgelerde ya da altyapısı sınırlı sağlık merkezlerinde kullanılabilmesini mümkün kılıyor. Ayrıca geliştirilen sistem, taşınabilir cihazlara entegre edilebilmesi amacıyla enerji verimli bir şekilde FPGA çipi donanımına da aktarıldı. Bu sayede internet bağlantısı ya da yüksek işlem gücüne ihtiyaç duymadan bağımsız çalışabilen bir cihaz prototipi ortaya çıktı. TÜBİTAK ve Yaşar Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri birimi tarafından desteklenen projeye ile ilgili patent ve faydalı model başvuruları yapıldı. Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yapay Zeka Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nalan Özkurt liderlik ederken; ekipte aynı bölümde doktora eğitimini tamamlayan Dr. Çağla Sarvan Cibil, yüksek lisans eğitimini tamamlayan Öykü Eravcı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Evrim Şimşek ile Tıp Fakültesi öğrencileri Özlem Memiş ve Nurbanu Dedebağı yer aldı. Teknolojik ve toplumsal katkı Geliştirilen sistemin sadece bilimsel başarı değil, aynı zamanda toplumsal etki oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Özkurt, "Kadın araştırmacıların öncülüğünde, herkesin erişebileceği, hayat kurtaran bir teknoloji geliştirmek bizim için büyük bir gurur. Bu başarı hem sağlıkta fırsat eşitliğine hem de kadınların bilim ve teknolojideki görünürlüğüne katkı sağlıyor" dedi.
Göztepe 100. yaşını büyük bir coşkuyla kutladı
14 Haziran 2025 Cumartesi - 22:34 Göztepe 100. yaşını büyük bir coşkuyla kutladı İzmir’in en köklü kulüplerinden olan Göztepe, kuruluşunun 100. yıl dönümünü kutladı. Sarı-kırmızılı taraftarlar Güzelyalı Sahili’ne akın ederek büyük bir coşku yaşarken, yaktıkları meşalelerle geceyi aydınlattı. Göztepe Spor Kulübü, 100. kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutladı. Sarı-kırmızılı renklere gönül veren taraftarlar saatler 19.25’i göstermesiyle birlikte Güzelyalı Sahili’nde toplanmaya başladı. Saatler 20.00 olunca da DJ Levent Özbay sahneye çıktı. Müzik gösterileriyle binlerce sarı-kırmızılı taraftar eğlenirken ışık ve lazer gösterisi de yapıldı. 2006 yılından bu yana gelenekselleşen ve yine on binlerce Göztepe taraftarının yer aldığı organizasyonda saatler 22.00’yi gösterdiğinde Susuzdede Parkı’ndan atılan ilk işaret fişeğinin ardından meşale şov başladı ve 15 dakika sonra da havai fişek gösterisi gerçekleşti. Sarı-kırmızılı taraftarlar, yaktıkları meşalelerle geceyi aydınlatırken söyledikleri bestelerle de ortamı şölen havasına çevirdi. Öte yandan Göztepe’nin 100. yıl kutlamasına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu katılım sağladı.