Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Tüm paydaşlar buluştu ’Sağlık turizminin’ reçetesi ortaya çıktı
13 Nisan 2026 Pazartesi - 10:57:03
Sağlık ve turizm sektöründe faaliyet gösteren tüm paydaşların katılımıyla İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı’nın ardından ortaya çıkan 26 maddelik "Sağlık Turizmi Manifestosu" kamuoyuyla paylaşıldı. Her biri alanında uzman isimlerin katıldığı Paneller ve 5 konu başlığının tüm detaylarıyla tartışıldığı Çalıştayda konuşulan konuların net bir özetini sunan manifestoda, İzmir’in sağlık turizminde istenilen noktaya gelmesi için yapılması gerekenler net bir şekilde ortaya konuldu. Özgener: "Önemli olan somut adımlar atabilmek" Ortaya çıkan yol haritasını değerlendiren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "İzmir Ticaret Odası olarak kentimize katma değer sağlayacağına inandığımız konularda tüm paydaşlarımızla bir araya gelmeyi önemsiyoruz. Bu kapsamda çatı kuruluşumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iş birliğiyle sağlık turizmi alanında çok verimli bir toplantıya imza atmaktan memnuniyet duyuyoruz. Elbette tüm kurumlarla bir araya gelmek tek başına bir çözüm değil. Toplantıların ardından ortaya ‘somut sonuçlar’ koymak önem arz ediyor. Bu konuda fikir yürüten tüm uzmanların katkılarıyla hazırlanan bu manifesto, tüm kurumların dikkatini vermesi halinde kentimizin hızlı bir şekilde dünya ligine çıkacağını gösteriyor. Biz İzmir Ticaret Odası olarak bu anlamda üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Özkardeş: "Hedefimiz bu manifestoyu güncel tutmak" Sağlık Turizmi Manifestosu’nun tüm paydaşlarla paylaşılacağını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş ise, "Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, her platformda ifade ettiğimiz konuların, sağlık turizmi alanında İzmir’de söz sahibi olan çok kıymetli isimlerle birlikte ele alınmasını çok önemsiyoruz. Toplantımızın her bölümünde çok kıymetli fikirler ve çözüm önerileri ortaya kondu. Bundan sonraki hedefimiz, kılavuz niteliğindeki bu manifestoyu güncel bilgiler ve gelişmeler doğrultusunda güncellemek ve daha işlevsel hale getirmek. Önümüzde net bir harita olması İzmir’in sağlık turizmi alanında güçlü bir destinasyon olarak konumlanmasına katkı sunacaktır" diye konuştu. İzmir Sağlık Turizmi Stratejik Manifestosu’nda şu maddeler yer aldı: "1. İzmir, sağlık turizminde güvenilir, kaliteli ve sürdürülebilir bir uluslararası destinasyon olarak konumlandırılmalıdır. 2. Sağlık turizmi; yalnızca tedavi hizmetlerinden ibaret değil, ulaşım, konaklama, wellness, yaşlı bakım ve deneyim odaklı hizmetleri kapsayan bütüncül bir ekosistem olarak ele alınmalıdır. 3. İzmir’in rekabet gücünü artırmak için doğrudan uluslararası uçuş sayıları artırılmalı, hava ulaşımı güçlendirilerek erişilebilirlik öncelikli politika haline getirilmelidir. 4. Sağlık turizmi faaliyetleri, belirli hedef pazarlara odaklanan stratejik bir yaklaşım ile yürütülmeli; Afrika, İskandinav ülkeleri, Körfez ülkeleri ve Okyanusya gibi pazarlara özel politikalar geliştirilmelidir. 5. Sağlık turizmi alanında tüm paydaşları kapsayan entegre dijital platform (mega dijital rehber) oluşturulmalı; hasta yolculuğu baştan sona dijital olarak yönetilebilir hale getirilmelidir. 6. Veri temelli yönetim anlayışı yeniden tesis edilmeli; ortak veri toplama, analiz ve karşılaştırma sistemleri kamu-özel iş birliğiyle hayata geçirilmelidir. 7. Sağlık turizmi tanıtımında doğru, şeffaf ve etik iletişim esas alınmalı; dezenformasyonla mücadele için yapay zeka destekli sistemler etkin şekilde kullanılmalıdır. 8. Reklam ve tanıtım faaliyetleri, kanunilik ilkesi çerçevesinde güncellenmeli, sektörde güven kaybına yol açan agresif ve yanıltıcı pazarlama uygulamalarının önüne geçilmelidir. 9. Sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren tüm kurumlar için standart eğitim ve sertifikasyon sistemi oluşturulmalı; özellikle yabancı dil yeterliliği zorunlu ve ölçülebilir hale getirilmelidir. 10. Hasta deneyimi, sürecin merkezine alınmalı; hastanın ülkeye girişinden tedavi sonrası sürece kadar kesintisiz, güvenli ve şeffaf bir hizmet modeli oluşturulmalıdır. 11. Aracı kuruluşların rolü yeniden tanımlanmalı; görev, yetki ve sorumlulukları netleştirilerek sistem içindeki konumları düzenlenmelidir. 12. Sağlık turizminde fiyatlandırma politikaları, belirli standartlar ve denetim mekanizmaları çerçevesinde düzenlenmeli; sürdürülebilir rekabet ortamı sağlanmalıdır. 13. Komplikasyon yönetimi sağlık turizminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalı; komplikasyon sigortası sistemleri geliştirilerek hasta ve hekim güvence altına alınmalıdır. 14. Sağlık turizmi sigortası kapsamı genişletilmeli; uluslararası örneklerle uyumlu, erişilebilir ve güvenilir sigorta modelleri oluşturulmalıdır. 15. Olağanüstü durumlarda, hastanın tedavi sürecine ilişkin tüm koordinasyonun hizmeti sunan sağlık kuruluşu ve hekim tarafından kesintisiz şekilde yürütülmesi temel ilke olarak benimsenmelidir. 16. İzmir’de sağlık turizmine yönelik entegre sağlık kampüsü ve kümelenme modeli hayata geçirilmeli; sağlık, konaklama ve sosyal donatılar aynı yapı içinde planlanmalıdır. İnciraltı bölgesi, İzmir için bu konuda çok önemli bir fırsattır. 17. Sağlık kampüsleri, ulaşılabilir, çevresel sürdürülebilirliği gözeten ve hasta deneyimini önceleyen alanlarda konumlandırılmalıdır. 18. İzmir’in güçlü olduğu alanlar doğrultusunda estetik cerrahi, diş sağlığı, göz, saç ekimi, geriatri, termal ve longevity gibi branşlarda ihtisaslaşma sağlanmalıdır. 19. Sağlıklı yaşlanma ve longevity alanları, İzmir için stratejik öncelik olarak belirlenmeli; bilimsel, sürdürülebilir ve uluslararası standartlara uygun merkezler kurulmalıdır. 20. Termal turizm potansiyeli, bilimsel altyapı ile desteklenerek sağlık turizmine entegre edilmeli; mevcut kaynaklar etkin şekilde değerlendirilmelidir. 21. Yaşlı turizmi ve uzun süreli bakım hizmetleri için yaşam köyleri ve entegre bakım modelleri geliştirilmelidir. 22. İzmir Kalkınma Ajansı başta olmak üzere ilgili kurumlar, sağlık turizmi yatırımlarını destekleyen aktif teşvik ve finansman mekanizmaları oluşturmalıdır. 23. Meslek odaları ve sektör kuruluşları, üyelerine yönelik düzenli bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütmeli; sektörel gelişime aktif katkı sağlamalıdır. 24. Sağlık turizmi alanındaki çalıştay ve toplantılar süreklilik arz eden, erişilebilir ve düzenli platformlar haline getirilmelidir. 25. Sektörle ilgili kurum / kuruluşların İzmir’de daha güçlü temsil edilmesi sağlanmalı; bölgesel yapılanma güçlendirilmelidir. 26. Tüm bu süreçler, kamu, özel sektör, akademi ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle yürütülmeli; çok paydaşlı ve entegre bir yönetim modeli benimsenmelidir. İzmir Ticaret Odası ve TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi iş birliğiyle düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen panel bölümünün TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan moderatörlüğündeki "Türkiye’de Sağlık Turizmi ve Kamu Stratejileri" başlıklı ilk oturumunda, T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı A. Alperen Kaçar, T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Turizmi Daire Başkanı Seher Taş, Türkiye Turizm Geliştirme Ve Tanıtma Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu ve TÜRSAB Sağlık Turizmi İhtisas Başkanı Şehnaz Atak Askeroğlu konuşmacı olarak yer aldı. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş moderatörlüğünde gerçekleşen "Ege’den Dünyaya: İzmir’in Sağlık Turizmindeki Potansiyeli ve Gelişim Stratejileri" başlıklı ikinci oturumda ise İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi ve İzmir Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba ve TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Demirtaş konuşmacı olarak yer aldı. Panellerin ardından gerçekleşen Çalıştay bölümünde her biri alanında uzman isimlerin yer aldığı 5 çalışma masası oluşturuldu. Masalarda ele alınan konu başlıkları: - Medikal Turizm (Moderatör: Dr. Zeki Hozer, Megapol Yönetim Kurulu Üyesi, Etik Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Turizmi Komitesi Başkanı, Dr. Remzi Karşı Medicana Hastanesi, Op. Dr. Özer Gürbüz Central Hospital, Salih Baz Ekol Hastanesi, Dr. Muzaffer Keskin Özel Can Hastanesi, Dr. Hamit Öztürk Medicalpark Hastanesi, Dr. Ertuğrul Ercan Medical Point Hastanesi, Ahmet Nasır Egepol Sağlık Grubu, Çetin Amato Gazi Hastanesi, Arzu Karataş İzmir Acıbadem Kent Hastanesi, Prof. Dr. Gökhan Akbulut Tınaztepe Üniversitesi Galen Hastanesi) - Sağlık Turizmi Altyapısı ve Kümelenme: Medikal kampüs Yaklaşımı, Sağlık Turizmi Yatırım Stratejileri (Moderatör: Jülide Tutan, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Şenol Alkan İZTO 33. Ağız ve Diş Sağlığı Grubu Meslek Komitesi Başkanı, Fatma İpek Gürses İzmir Büyükşehir Belediyesi Mekansal Planlama Şube Müdürlüğü, Berk Çergun Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, Dr. Saygın Can Oğuz İzmir Kalkınma Ajansı, Gökçe Kesikçiler Buğday İzmir Ticaret Odası 43. Konaklama Meslek Komite Üyesi, Dr. Aysu Gök İzmir Planlama Ajansı, Buse Gültekin Medical Point Hastanesi, Alper Kocatürk Medical Point Hastanesi, Gülümcan Örs İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı) - İyi Yaşam, Üçüncü Yaş Turizmi ve Termal Turizm (Moderatör: Doç. Dr. Didem Dereli Akdeniz İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Halil Ömür Koçyiğit Balçova Termal Otel, Dr. Ilgaz Nacakoğlu ÇEŞTOB, Fatma Kara TGA Destinasyon Uzmanı, Prof. Dr. Çağrı Büke Acıbadem Hastanesi, Furkan Çoker Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü, Esra Atak İZFAŞ Fuarlar Sorumlusu, Ömer Faruk Kayıran İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Prof. Dr. Filiz ÖĞCE AKTAŞ İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Fakültesi Dekanı) - Sağlık Turizminde Dijitalleşme, Sağlık Turizminde Ulusal ve Uluslararası Tanıtım (Moderatör: Prof. Dr. Işıl Özgen, Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm Fakültesi, Dekan, Prof. Dr. Cem Çelebi İYTE Rektör Yardımcısı, Elif Akşahin İZFAŞ Fuarlar Koordinatörü, Ertan Yolcu İzmir Ticaret Odası 31. Tıbbi Cihaz Grubu Meslek Komitesi Meclis Üyesi, Ali Özgenç Medical Point Hastanesi, Kerem Yaman Medical Point Hastanesi, Cansu Durmaz TGA Ürün Pazarlama, Ceren Ülgen Dikmen İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Yasemin Demirtaş TÜRSAB İzmir Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Başkanı, Seyhan Müşerref Kuralı İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Fuarlar Komisyonu Başkanı - Sağlık Turizmi Mevzuatı ve Sigorta Uygulamaları (Moderatör: Zeynep Şebnem Korkut, 48. Sigortacılık Grubu Komite Başkanı, Seher Taş T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Turizmi Daire Başkanı, Av. Özge Özmen Korkut İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu, Selçuk Altındağ Apsis Danışmanlık, Pelin Kutlu Medical Point Hastanesi, Bahtiyar Kurtulgil Medical Point Hastanesi, Ezgi Soylu Medical Point Hastanesi, Sinemis Gizem Çoşar İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Mehmet Sabri Kıran İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı)".
13 Nisan 2026 Pazartesi - 10:55
12. Yargı Paketi ile boşanma davalarında iki aşamalı yargılama dönemi başlıyor
Gündemde olan 12. Yargı Paketi kapsamında boşanma davalarında "iki aşamalı yargılama" ve "aile arabuluculuğu" sistemlerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Yeni düzenleme ile taraflar boşanma konusunda hemfikir ise süreç hızlıca sonuçlanırken, maddi ve hukuki anlaşmazlıklar ayrı bir aşamada görülmeye devam edecek. Hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi’nin, 2026 yılının ilkbahar aylarında TBMM’ye sunulması ve boşanma davalarının yıllarca sürmesinin önüne geçmesi hedefleniyor. Yeni paketle birlikte birinci aşamada mahkeme öncelikli olarak tarafların boşanmasına ve velayet gibi acil durumlara hükmedecek. Nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi çekişmeli mali uyuşmazlıklar ise ikinci aşamada veya ayrı bir dava dosyası üzerinden değerlendirilecek. Ayrıca çekişmeli davalarda aile arabuluculuğu müessesesi devreye girecek. Hakimin yönlendirmesiyle arabuluculuk sürecine dâhil olan tarafların uzlaştığı hususlar hızla kesinleşecek. Yeni paketin; usul ekonomisini sağlamayı, mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi ve tarafların boşanma sürecinde yaşadığı psikolojik ile ekonomik yıpranmayı en aza indirmeyi amaçlayan pratik bir sistem reformu olması öngörülüyor. Yargılama süreleri kısalacak 12. Yargı Paketi ile boşanma süreçlerinin hızlanacağını belirten Avukat Yasin Ulu, düzenlemenin davaların kolaylaşacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Ulu, "Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in açıklamalarına baktığımızda, bu paketteki ana hedefin yargılama sürelerinin kısaltılması ve mahkemelerin iş yoğunluğunun azaltılması olduğunu görüyoruz. Anlaşmalı boşanmada her iki taraf da tam bir mutabakat sağladığı için tek celsede boşanma gerçekleşiyor. Asıl problem, her iki tarafın boşanmayı istediği fakat boşanmanın sonuçlarında anlaşamadığı durumlarda ortaya çıkıyor. Nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi konulardaki anlaşmazlıklarda yeni paket devreye giriyor. Düzenleme, şayet her iki taraf da boşanmayı istiyorsa boşanmanın hızlıca karara bağlanarak kesinleşmesini öngörüyor. Boşanmanın sonuçları olan velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konuların yargılamasına ise devam edilecek" diye konuştu. Yeni bir hayat kurma imkanı Düzenlemenin vatandaşlar için önemli bir avantaj sağladığını kaydeden Ulu, "Boşanmanın sonuçları 8-10 yılı bulabildiği için kişiler mutlu olmadıkları bir evlilikte uzun süre kalmak zorunda kalmayacak. Her iki taraf boşanmayı istediğinde derhal bir uzlaştırmacı tarafından boşanma gerçekleşecek. Boşanmanın sonuçlarına ilişkin yargılama devam ederken, taraflar kendi yaşamlarına odaklanıp yeni bir evlilik dahi yapabilecek" şeklinde konuştu. Dava dilekçelerine dikkat Sosyal medyadaki yorumlarda vatandaşların sürecin kolaylaşmasına dair bazı yanılgılara düştüğüne dikkat çeken Ulu, "Vatandaşların yorumlarına ve anketlere baktığımızda kafaların biraz karışık olduğunu görüyoruz. ’Madem boşanmalar hızlanıyor, o zaman basit bir dava dilekçesiyle hemen boşanmayı sağlayabilirim’ düşüncesi büyük bir yanılgı olur. Adalet Bakanımızın buradaki ana hedefi yargılama sürecini hızlandırmaktır. Şayet boşanma davalarını delilsiz, hazırlıksız ve boş bir dilekçe ile açarsanız, aynı hızla ret kararıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu tasarı Meclis’e sunulduktan sonra en kısa sürede yasalaşacaktır" ifadelerini kullandı.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 10:40
12. Yargı Paketi ile boşanma davalarında iki aşamalı yargılama dönemi başlıyor
Gündemde olan 12. Yargı Paketi kapsamında boşanma davalarında "iki aşamalı yargılama" ve "aile arabuluculuğu" sistemlerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Yeni düzenleme ile taraflar boşanma konusunda hemfikir ise süreç hızlıca sonuçlanırken, maddi ve hukuki anlaşmazlıklar ayrı bir aşamada görülmeye devam edecek. Hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi’nin, 2026 yılının ilkbahar aylarında TBMM’ye sunulması ve boşanma davalarının yıllarca sürmesinin önüne geçmesi hedefleniyor. Yeni paketle birlikte birinci aşamada mahkeme öncelikli olarak tarafların boşanmasına ve velayet gibi acil durumlara hükmedecek. Nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi çekişmeli mali uyuşmazlıklar ise ikinci aşamada veya ayrı bir dava dosyası üzerinden değerlendirilecek. Ayrıca çekişmeli davalarda aile arabuluculuğu müessesesi devreye girecek. Hakimin yönlendirmesiyle arabuluculuk sürecine dâhil olan tarafların uzlaştığı hususlar hızla kesinleşecek. Yeni paketin; usul ekonomisini sağlamayı, mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi ve tarafların boşanma sürecinde yaşadığı psikolojik ile ekonomik yıpranmayı en aza indirmeyi amaçlayan pratik bir sistem reformu olması öngörülüyor. Yargılama süreleri kısalacak 12. Yargı Paketi ile boşanma süreçlerinin hızlanacağını belirten Avukat Yasin Ulu, düzenlemenin davaların kolaylaşacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Ulu, "Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in açıklamalarına baktığımızda, bu paketteki ana hedefin yargılama sürelerinin kısaltılması ve mahkemelerin iş yoğunluğunun azaltılması olduğunu görüyoruz. Anlaşmalı boşanmada her iki taraf da tam bir mutabakat sağladığı için tek celsede boşanma gerçekleşiyor. Asıl problem, her iki tarafın boşanmayı istediği fakat boşanmanın sonuçlarında anlaşamadığı durumlarda ortaya çıkıyor. Nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi konulardaki anlaşmazlıklarda yeni paket devreye giriyor. Düzenleme, şayet her iki taraf da boşanmayı istiyorsa boşanmanın hızlıca karara bağlanarak kesinleşmesini öngörüyor. Boşanmanın sonuçları olan velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konuların yargılamasına ise devam edilecek." diye konuştu. Yeni bir hayat kurma imkanı Düzenlemenin vatandaşlar için önemli bir avantaj sağladığını kaydeden Ulu, "Boşanmanın sonuçları 8-10 yılı bulabildiği için kişiler mutlu olmadıkları bir evlilikte uzun süre kalmak zorunda kalmayacak. Her iki taraf boşanmayı istediğinde derhal bir uzlaştırmacı tarafından boşanma gerçekleşecek. Boşanmanın sonuçlarına ilişkin yargılama devam ederken, taraflar kendi yaşamlarına odaklanıp yeni bir evlilik dahi yapabilecek." şeklinde konuştu. Dava dilekçelerine dikkat Sosyal medyadaki yorumlarda vatandaşların sürecin kolaylaşmasına dair bazı yanılgılara düştüğüne dikkat çeken Ulu, "Vatandaşların yorumlarına ve anketlere baktığımızda kafaların biraz karışık olduğunu görüyoruz. ’Madem boşanmalar hızlanıyor, o zaman basit bir dava dilekçesiyle hemen boşanmayı sağlayabilirim’ düşüncesi büyük bir yanılgı olur. Adalet Bakanımızın buradaki ana hedefi yargılama sürecini hızlandırmaktır. Şayet boşanma davalarını delilsiz, hazırlıksız ve boş bir dilekçe ile açarsanız, aynı hızla ret kararıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu tasarı Meclis’e sunulduktan sonra en kısa sürede yasalaşacaktır." ifadelerini kullandı.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 10:39
Günde 30 dakika ile 10 yıl genç kalmak mümkün
Yapılan bilimsel çalışmalar, günde sadece 30 dakikalık fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşam için kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Duygu Keskin, yaşla beraber gelişen kas kaybının (sarkopeni) yalnızca fiziksel gücü azaltmakla kalmayıp, hücresel düzeyde yaşlanmayı da tetiklediğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Duygu Keskin, "Günde, hareket etmek için ayrılan 30 dakika, aslında 10 yıl sonraki kendinize verebileceğiniz en değerli hediyedir" diye konuştu. Takvimler kronolojik yaşınız hakkında bilgi verse de bedeninizin aslında kaç yaşında olduğunu kaslar söylüyor. Bu noktada takvim yaprakları eksilse dahi bilinenin aksine daha genç ve sağlıklı görünmenin yolu, kasları güçlü tutmaktan geçiyor. Bu nedenle aktif yaşamında fiziksel aktiviteyi dahil eden kişilerin zamana meydan okuyabileceğini aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Duygu Keskin, "Bu durum yalnızca doğal bir yaşlılık belirtisi olarak görülmemelidir. Kas kaybı, tüm vücudu etkileyen sistemik yaşlanma sürecinin önemli bir parçasıdır. Kas dokusu sadece hareketi sağlayan bir yapı değildir; metabolizma, hormon dengesi, bağışıklık sistemi ve beyin sağlığıyla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle kas kaybı, yaşlanmanın pasif bir sonucu olmaktan çok, süreci hızlandıran bir etken olarak değerlendirilebilir. Ancak bu durum kaçınılmaz değildir. Düzenli fiziksel aktivite, özellikle direnç egzersizleri, yeterli protein alımı ve aktif bir yaşam tarzı ile kas kaybı büyük ölçüde yavaşlatılabilir" açıklamasını yaptı. Sarkopeni biyolojik yaşlanmayı hızlandırıyor Yaşın ilerlemesiyle birlikte sarkopeninin (kas kaybı) yalnızca fiziksel gücü azaltmakla kalmadığını aynı zamanda metabolik ve hücresel düzeyde yaşlanmayı da hızlandırdığını aktaran Uzm. Dr. Duygu Keskin, "Kas dokusu, vücudun en aktif metabolik yapılarından biridir. Kas kütlesi azaldıkça bazal metabolizma hızı düşer, bu da yağ oranının artmasına ve insülin direncinin gelişmesine zemin hazırlar. Bu süreç, diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik hastalık riskini artırır. Kas kaybı ayrıca hareket kabiliyetini ve dengeyi bozarak düşme ve yaralanma riskini yükseltir. Hücresel düzeyde ise kas dokusunun azalması, inflamasyonun artmasına ve vücudun onarım kapasitesinin zayıflamasına neden olur. Tüm bu süreçler, biyolojik yaşlanmanın hızlanmasına katkıda bulunur. Bu nedenle kas kütlesini korumak, yalnızca güçlü kalmak için değil, daha genç ve sağlıklı bir biyolojik yaşı sürdürebilmek için büyük önem taşır" sözlerini kaydetti. Hareket hücresel yaşlanmayı da yavaşlatabiliyor Fiziksel aktivitenin sadece dış görünüşü değil, hücrelerin en derinindeki "yaşlanma saatini" de etkilediğini belirten Uzm. Dr. Duygu Keskin, telomer korumasının önemine dikkat çekti. Uzm. Dr. Duygu Keskin, "Kromozomlarımızın uçlarında bulunan ve her hücre bölünmesinde kısalan telomerler, biyolojik yaşlanmanın en net göstergelerinden biridir. Bilimsel çalışmalar, düzenli egzersizin bu yapıları koruyabildiğini gösteriyor. Özellikle haftada en az 4 gün yapılan tempolu yürüyüş, yüzme veya bisiklet gibi orta şiddetli aerobik aktiviteler, hücrelerimizin daha uzun süre genç kalmasına yardımcı olabilir. Yani her gün ayıracağınız 30-40 dakika, aslında hücrelerinizin ömrünü uzatmak için verdiğiniz bir mücadeledir" diye konuştu. Hareketsizliğin sadece kasları değil, zihni de körelttiğini vurgulayan Keskin, "Kaslarımızı korumak aslında zihnimizi korumaktır. Egzersiz sırasında beyne giden oksijen miktarının artması; hafıza, dikkat ve öğrenme gibi işlevleri doğrudan güçlendirir. Hareketsizlik, hormon dengesizliğini tetikleyerek hem fiziksel hem de zihinsel çöküşü hızlandırır. Bu yüzden egzersizi sağlıklı yaşamın ayrılmaz bir parçası, koruyucu bir yöntem olarak değerlendirmeliyiz" dedi. Günde 30 dakika egzersiz yapmak yeterli Sadece yürümenin biyolojik saati geri döndürmek için yeterli olmadığını ifade eden Uzm. Dr. Duygu Keskin, "Biyolojik yaşı yavaşlatmak için hareketin çeşitlendirilmesi şarttır. Tek başına yürüyüş sağlıklı bir alışkanlıktır ancak tam bir ’gençleşme’ için programa direnç, esneklik ve tempo eklenmelidir. Kalp hızını artıran kardiyo egzersizleri dayanıklılığı artırırken, ağırlık veya direnç çalışmaları kas kütlesini korur. Esneme hareketleri ise sakatlık riskini azaltarak vücudun esnekliğini muhafaza eder. Vakti kısıtlı olanlar için gün içine yayılan kısa ’hareket molaları’ iyi bir başlangıç olsa da, kalıcı sonuç için planlı ve düzenli 30 dakikalık rutinden vazgeçilmemelidir" açıklamasını yaptı. Geleceğe yapılacak en büyük yatırımın bugünden atılan adımlar olduğunu hatırlatan Keskin, "Bugün hareket etmek için ayrılan o 30 dakika, aslında 10 yıl sonraki kendinize verebileceğiniz en değerli hediyedir. Bu hediye; daha bağımsız, daha enerjik ve kronolojik yaşından çok daha genç bir biyolojik yaşa sahip olmanızı sağlayacaktır" mesajını verdi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 12:25
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’ndan taksi ihtiyacı açıklaması
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisinde 215 yeni ticari taksi plakası ihalesinin oy çokluğu ile kabul edilmesinin ardından İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası konuya ilişkin bir değerlendirme yaptı. Oda Başkanı Erkan Özkan, kentte acil bir taksi ihtiyacı olmadığını ve konunun bilimsel veriler ışığında incelenmesi gerektiğini ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisinde, kentteki taksi sayısını artırmaya yönelik alınan kararla 215 yeni ticari taksi plakası verilmesi için ihale yapılması oy çokluğu ile kabul edildi. Bu kararın ardından, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası tarafından geçen yıl akademisyenlere hazırlatılan taksi etüdü çalışmasının sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Elde edilen verilerin, İzmir’de kısa vadede yeni bir taksi ihtiyacı olmadığını açıkça ortaya koyduğu belirtildi. Bilimsel rapor detayları Uzman kişiler tarafından hazırlanan bilimsel taksi etüdü çalışmasına göre İzmir’de 2030 yılına kadar yaklaşık 3 bin 150 taksiye ihtiyaç duyulacağının öngörüldüğünü belirten Erkan Özkan, "Şu anda kentimizde 2 bin 915 ticari taksi faaliyet göstermektedir. Bu veriler dikkate alındığında İzmir’de şu an için acil bir taksi ihtiyacından söz etmek mümkün değildir." dedi. Oda haber merkezi verileri Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan Oda Haber Merkezi sistemi üzerinden kent genelindeki taksilerin anlık doluluk ve boşluk oranlarının takip edildiği bildirildi. Sistemden elde edilen verilerin, taksi ihtiyacı olmadığı yönündeki tespiti desteklediğini vurgulayan Özkan, "Türkiye’de ilk ve tek olan Oda Haber Merkezimiz sayesinde şehir genelindeki taksilerin doluluk ve boşluk oranlarını anlık olarak görebiliyoruz. Bu veriler de İzmir’de mevcut taksi sayısının şu an için yeterli olduğunu bilimsel olarak ortaya koymaktadır." şeklinde konuştu. Trafik yoğunluğu vurgusu İzmir’deki temel sorunun taksi yetersizliği değil, trafik yoğunluğu ve altyapı eksiklikleri olduğuna dikkat çeken Özkan, kent merkezindeki trafik nedeniyle yolculuk sürelerinin uzadığını ifade etti. Bu durumun hizmet kalitesini doğrudan etkilediğini söyleyen Özkan, kent merkezinde taksilerin müşteri beklediğinin görülebileceğini, özellikle yoğun saatlerde yaşanan sıkışıklığın esnafı ve vatandaşları zorladığını belirtti. Sorunların çözümünde öncelik Yeni plaka verilmesinden önce İzmir’in trafik ve otopark sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, "İzmir’de öncelikle trafik akışını rahatlatacak düzenlemelerin yapılması, taksiler için bekleme ve durak alanlarının oluşturulması ve şehir içi ulaşım planlamasının yeniden ele alınması gerekmektedir. Bu sorunlar çözülmeden yeni taksi plakası verilmesi, mevcut sorunları daha da büyütebilir." kaydetti. Kararlara saygı mesajı İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisinin alacağı kararlara saygı duyduklarını dile getiren Özkan, oda olarak esnafın haklarını ve şehir ulaşımının sürdürülebilirliğini gözetmek zorunda olduklarını hatırlattı. Özkan, "Meclisimizin vereceği karara saygımız sonsuzdur. Ancak bilimsel veriler ve sahadaki gerçekler doğrultusunda İzmir’de şu anda ciddi bir yeni taksi ihtiyacı olmadığı görüşümüzü kamuoyuyla paylaşmayı görev biliyoruz." ifadelerini kullandı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 11:55
Asperger sendromlu yüksek mühendis, Eşrefpaşa Hastanesi’nde görevde
Türkiye’nin bilinen ilk asperger sendromlu biyomedikal yüksek mühendisi Oğuzhan Efe Sapmaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Destekli İstihdam Ofisi’ne başvurarak Eşrefpaşa Hastanesi’nde işe başladı. Otizmin yüksek işlevli bir spektrumu olan asperger sendromuna sahip 30 yaşındaki Sapmaz, "İşimde çok mutluyum. Benim hikâyem, benim durumumda olanlara örnek olacak" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, başta nöroçeşitli olmak üzere kentte yaşayan tüm engel gruplarından kişilerin istihdam edilmesi ve iş sürecinde iş koçu desteği almasını sağlamak amacıyla Türkiye’de ilk kez Destekli İstihdam Ofisi’ni kurdu. Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ofis, bir yılda 53 kişiyi hem özel sektörde hem de kamu kurum ve kuruluşlarında iş gücüne kattı. Onlardan biri de İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde göreve başlayan Türkiye’nin bilinen ilk asperger sendromlu biyomedikal yüksek mühendisi Oğuzhan Efe Sapmaz oldu. Ofiste görev alan iş koçlarının desteği ile kendi alanına uygun bir işe yönlendirilen Sapmaz, Eşrefpaşa Hastanesi’nde kullanılan cihazların tamir, bakım ve kalibrasyonunu yapıyor. Hem işe giriş hem de işe alışma sürecinde Destekli İstihdam Ofisi’nin pek çok desteğini gördüğünü belirten Sapmaz, "Çalışmaya devam ediyorum ve hastaneyi daha da ileriye taşıyacağım. Benden sonrakilere rehber olduğumu düşünüyorum. Benim hikâyem, benim durumumda olanlara örnek olacak" diye konuştu. "İşin mutfağında daha iyiyim" Kısa süre önce işe başlayan Sapmaz, Destekli İstihdam Ofisi’ne başvurusu hakkında şunları söyledi: "Ben biyomedikal mühendisliği bölümünden mezun oldum, sonrasında da aynı üniversitede biyomühendislik üzerine yüksek lisans yaptım. Mezun olduktan sonra ameliyat yatakları üreten bir firmada çalıştım. Bir süre de diyaliz cihazlarının distribütörlüğünü yapan firmada çalıştım. Destekli İstihdam Ofisi’ne 2024 yılının kasım ayında başvurdum. Bana orada çok yardımcı oldular. Onlara mesleğimi ve daha önce çalıştığım yerleri söyledim. Onlar da iş bulmam konusunda birçok firmayla görüştü. En sonunda Eşrefpaşa Hastanesi’nde işe başladım. Burada hastanedeki cihazların tamirini, bakımını, kalibrasyonunu yapıyoruz. Örneğin bu sabah bir tansiyon aletinin kalibrasyonunu yaptık. Şu an çok mutluyum. Mezun olduğumdan beri bu işin mutfağında çalışacağım bir görev yapmak istiyordum ama genelde hep satışla ilgili teklifler alıyordum. İnsanları ikna etmede başarılı değilim, cihazlar konusunda daha iyi olduğumu düşünüyorum. Destekli İstihdam Ofisi bana gerçekten yardımcı oldu." "Uyumlu bir şekilde çalışıyor" Destekli İstihdam Ofisi, bireylerin yetenek ve ilgi alanlarına uygun iş fırsatlarını belirliyor, işe yerleştirme sürecini yönetiyor ve istihdam edilen bireylerin iş yerindeki gelişimini takip ediyor. Önce birey analizini tamamlayıp ardından adaya uygun özel sektör ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla görüşen iş koçları, adayların istihdam süreci başladığında da evrak hazırlama, sağlık raporu alma gibi konularda adaya destek oluyor. İş koçları, iş başı yapan yurttaşın işe alışması ve işin sürdürülebilir olması için de desteğini sürdürüyor. Sapmaz’ın istihdam süreciyle ilgilenen iş koçlarından Cansu Çoban, "Oğuzhan Efe Sapmaz, ofisimize başvurduğunda diğer adaylarda olduğu gibi onu yakından tanımak için kişi analizi yaptık. Sadece kişinin beyanına istinaden değil, bizim de gözlemlerimize dayanarak işe uygunluğunu tespit ediyoruz. Kendisinin mesleki ve sosyal becerilerini gözlemledik. Oğuzhan Efe Sapmaz, işe başladığında hızlı sürede ortama ve işe adapte oldu. Şu anda uyumlu bir şekilde çalışıyor" ifadelerini kullandı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 11:06
Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı
14 Mart Tıp Bayramı’nda İzmir’de sağlığın yalnızca hastaneler değil, toplumun her kesiminin katkısıyla güçlendiğini gösteren anlamlı bir dayanışma örneği ortaya çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı ebeveynler ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı’na, ileri yaşlı yurttaşlardan gönüllü ve sıcak bir destek geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı ebeveyn ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı, ileri yaşlı yurttaşlardan kalpleri ısıtan bir destek aldı. 14 Mart Tıp Bayramı’nın simgelediği toplumsal dayanışma ruhu, bu kez nesiller arası bir buluşmayla hayat buldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyeleri, İzmir 95 Programı kapsamında evlerinde ziyaret edilen bebekler için el emeği oyuncaklar üretti. Geri dönüştürülebilir malzemeler İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen İzmir 95 Erken Çocukluk Programı kapsamında ebeveynler ve 0-3 yaş arası bebek ve çocuklara çeşitli destekler sunuluyor. Gebeliğin 7. ayından başlayarak 0-12 ay dönemine kadar yapılan ev ziyaretleri desteğinde ise bebeklerin gelişimini destekleyen oyuncaklar veriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyeleri, geri dönüştürülebilir malzemeleri toplayarak bez top, çıngırak gibi oyuncaklar yaptı. Oyuncak yapım süreci renkli görüntülere sahne oldu. "Gelecek nesillerin gelişimine katkı" İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde takı tasarım ve el sanatları öğretmenliği yapan Ayda Demiral, yapılan çalışmayı şu sözlerle anlattı: "İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı imkanlarla geri dönüştürülebilir ürünleri kullanarak 0-3 yaş arası çocuklara oyuncaklar yapıyoruz. Burada 65 yaş ve üzeri üyelerimiz yer alıyor ve onların güzel bir şeye vesile olmaları onları çok mutlu ediyor. Bir kalbe, bir çocuğa dokunmak bizleri de çok mutlu ediyor. 50’den fazla üyemiz oyuncak yapıyor. Bebeklerin sağlıklı gelişimine katkı sağlayacak ürünler üretmek çok önemli. Hepsi severek etkinliğe katıldı" dedi. "İşe yaradığımı hissediyorum" Merkez üyesi 68 yaşındaki Müzeyyen Dere, "Burası bana hayata tutunma amacı oldu. Çok mutluyum. Böyle yararlı bir etkinlikte bulunduğum için daha da mutluyum. İşe yaradığımı hissediyorum. El becerisiyle hocalarımızın desteğini de alarak çocuklar için bebekler, çıngıraklar yapıyoruz. Oyuncakları belediyenin bize sağladığı geri dönüştürülebilir malzemelerle yapıyoruz. Bu etkinlik bize çok iyi geldi. Yeni nesle bir katkımız olduğu için mutluyuz" diye konuştu. "Çocuklar geleceğimiz" Merkez üyesi 68 yaşındaki Pervin Türkcan da "Burası çok güzel bir sosyal etkinlik merkezi. Özellikle emeklilikle beraber can sıkıntısı hat safhada oluyor. Böyle bir yere gelmek büyük bir şans. Bu yüzden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Çocuklar geleceğimiz. Onları sevindirmek bizleri memnun eder. Böyle bir etkinlikte olmak gurur verici. İleri yaşlı insanların küçük çocukları sevindirmesi çok hoş. Oyuncaklar, bebekler yaptık. Bu çalışma bize de iyi geldi" sözlerine yer verdi. "Kendimle gurur duyuyorum" Merkez üyesi 73 yaşındaki Meral Doğan "Burada bebeklere oyuncak dikiyoruz. Bunun için kendimle gurur duyuyorum. Çocukları çok severim ve onlar için ne lazımsa her an ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Onlar için daha güzel günler olmasını istiyorum. Bu oyuncaklarla oynayacaklar inşallah" derken, 75 yaşındaki Yılmaz Yurdaer ise "Burada İzmir 95 projesi için bebeklere oyuncaklar ayarlıyoruz. Etkinliğe katkımız olsun diye kadın üyelere yardımcı oluyoruz. Bir katkımız olursa ne mutlu bize. Bebeklerimize yardımcı olmak bizi mutlu ediyor" ifadelerini kullandı.
13 Mart 2026 Cuma - 17:08
İzmir’de restore edilen tarihi Asmalı Mescit Camii ibadete açıldı
İzmir’in Konak ilçesindeki tarihi Asmalı Mescit Camii restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla yeniden kapılarını açtı. Camide restorasyon sonrası ilk cuma namazı kılındı. İkiçeşmelik semtinde 1894 yılında inşa edilen cami için 2024 yılında İzmir Valiliği tarafından ihale gerçekleştirildi. İhalenin ardından 31 Mart 2025 tarihinde restorasyon işlemlerine başlandı. Onaylı projeler doğrultusunda sonradan doldurulan bodrum kat ortaya çıkarıldı. Yapının güneybatı yönünde doldurulan alanlar temizlenerek yeniden imalatlar yapıldı. Güçlendirme işlemleri bitti Restorasyon kapsamında caminin beden duvarlarında güçlendirme çalışmaları tamamlandı. Duvarlarda derz açma, sıva ve taş temizlikleri ile tamamlama işlemleri yapıldı. Cami içerisindeki tüm ahşap elemanlar yenilendi. Elektrik ve mekanik sistemlerin bakımı yapıldı. Şehitler için mevlit okundu Çalışmaların sona ermesiyle Asmalı Mescit Camii bugün kılınan cuma namazıyla birlikte yeniden ibadete açıldı. Namaza İzmir Valisi Süleyman Elban ve cami cemaati katıldı. Namaz öncesinde 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Şehitler Haftası sebebiyle mevlid-i şerif okundu.
13 Mart 2026 Cuma - 15:24
İzmir’de şiddet gördüğü eşi tarafından dördüncü kattan atılan kadın yaşam mücadelesi veriyor
İzmir’de çocuğunu görme bahanesiyle kandırılarak şiddet gördüğü eşinin yanına götürülen genç kadının dördüncü kattan aşağı atıldığı öne sürüldü. Ağır yaralanan kadın hastanede yaşam mücadelesi verirken, kaçan şüphelileri arama çalışmaları devam ediyor. Edinilen bilgiye göre, Aylin G. şiddet gördüğü gerekçesiyle eşi O.G.’den şikayetçi olup Torbalı ilçesinde yaşayan annesinin evine yerleşti. Defalarca karakolluk olan çiftin 8 yaşındaki kızları geçici süreyle devlet korumasına alındı. Eşiyle ortak arkadaşları olan A.E., genç kadınla iletişime geçerek devlet korumasındaki kızlarını alabilmek için kurum yetkilileriyle görüşmeleri gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Aylin G., kaldığı adresi verdi ve bir süre sonra gelen A.E.’nin aracına binerek yola çıktı. İddiaya göre ikili çocuk esirgeme kurumuna doğru ilerlerken, A.E. yol üzerinde bekleyen O.G.’yi araca aldı. O.G., araç içerisinde kendisinden şikayetçi olan Aylin G.’ye şiddet uygulamaya başladı. Genç kadın daha sonra Yeşilyurt semtindeki bir eve götürülerek burada da darp edildi. Yardım isterken balkondan atıldı Fırsatını bulup yardım istemek için balkona çıkan Aylin G.’nin eşi tarafından balkondan aşağı atıldığı öne sürüldü. Ağır yaralanan genç kadın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından kayıplara karışan O.G. ve ona yardım eden A.E.’nin dört gündür arandığı, Aylin G.’nin ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
13 Mart 2026 Cuma - 13:20
Atatürk Ortaokulu öğrencilerinden oryantiringde büyük başarı
İzmir’de düzenlenen Okullar Arası Oryantiring İl Yarışması’nda Atatürk Ortaokulu öğrencileri önemli bir başarıya imza attı. Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde, antrenör Harun Altun yönetiminde oryantiring eğitimi alan öğrenciler, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da hem bireysel hem de takım kategorilerinde dereceler elde etti. 25 takım ve yaklaşık 200 sporcunun katıldığı yarışmalarda Aliağalı öğrenciler kürsüde yer aldı. Yıldız Erkekler kategorisinde Efe Günay İzmir İl Birincisi olurken, Demir Deniz Demircan İzmir İl İkincisi olarak yarışmayı tamamladı. Yıldız Kızlar kategorisinde Simay Gündüz İzmir İl İkincisi, Zeynep Erkan ise İzmir İl Üçüncüsü oldu. Küçük Kızlar kategorisinde Zeynep Irmak Uzdilli İzmir İl Birincisi olurken, Merve Sarıkartal İzmir İl Dördüncülüğünü elde etti. Başarılarıyla dikkat çeken öğrenciler, elde ettikleri derecelerle Aliağa’yı Oryantiring Bölge Şampiyonası’nda temsil etme hakkı kazandı. Sporcuların yarışmalara katılımı için ulaşım desteği ise Aliağa Belediyesi tarafından sağlandı.
13 Mart 2026 Cuma - 12:35
İzmir’de Erzurumlular iftar programında buluştu
Ege Bölgesi İzmir Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu’nca düzenlenen iftar programında, Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşu ve İstiklal Marşı’nın kabulü kutlandı. Programda birlik ve beraberlik mesajları verildi. Balçova Termal Otel’deki etkinliğe Ege Bölgesi’nin dört bir yanından Erzurumlular ve dernek başkanları katıldı. Program kapsamında Bayraklı Müftüsü Mehmet Ali Kuştaşı tarafından 1001 Hatim duası okundu. Kuştaşı’nın okuduğu akşam ezanı ile birlikte katılımcılar oruçlarını açtı. "Bir milletin onuru ayağa kalkmıştır" Programda konuşan Ege Bölgesi İzmir Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu Başkanı Zakir Salmanoğlu, "Bugün sıradan bir gün değil, Bugün Erzurum’un kurtuluşunun yıl dönümü, bugün milletimizin imanını ve karakterini anlatan İstiklal Marşı’nın kabul günü ve bugün Erzurum’un asırlardır sürdürdüğü 1001 Hatim geleneğinin duasının yapıldığı gün. Yani bugün, kurtuluşun, imanın, istiklalin ve duanın aynı yürekten yükseldiği gündür. Erzurum mertliğin, dadaşlığın, devletine sadakatin ve bayrağa bağlılığın adıdır. Erzurum’un tarihi kahramanlıkla, imanla ve haysiyetle yazılmıştır. Bu şehir, düşman kapıya dayandığında geri çekilmeyi değil ölmeyi ama teslim olmamayı seçmiş bir şehirdir. 12 Mart 1918’de Erzurum ayağa kalktığında aslında sadece bir şehir değil, bir milletin onuru ayağa kalkmıştır. Yiğitlerimiz, dadaşlarımız, ’Ya İstiklal ya ölüm’ diye haykırmıştır. Bu milletin ruhunu en güzel anlatan destanlardan biri de İstiklal Marşı’dır. Merhum Mehmet Akif Ersoy o destanı yazarken aslında bu milletin karakterini anlatmıştır. O karakter şudur: ’Bayrak düşmez, ezan susmaz, bu millet diz çökmez’. İşte Erzurum’un kurtuluşu da, İstiklal Marşı’nın ruhu da, 1001 Hatim’in duası da aynı hakikati haykırır" dedi. Programda İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Sadık Tunç, Karaburun Kaymakamı Hilal Kızılkaya, Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, Anahtar Parti İzmir İl Başkanı Hüseyin Çakır, AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar ve Türkiye Gazetesi İzmir Koordinatörü Yüksel Güven yer aldı.
13 Mart 2026 Cuma - 12:22
İzmir’de üniversite öğrencileri ’Kampüs İftarları’ programında buluştu
Gençlik ve Spor Bakanlığının ÜNİDES programı kapsamında düzenlenen iftar programında Egeli gençler, hibe almaya hak kazanan projelerini sergilediler. Programa katılan EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Proje üreten, çalışan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu. Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) tarafından üniversite öğrenci topluluklarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen ÜNİDES programı kapsamında, İzmir Halkapınar Spor Salonu’nda "Kampüs İftarları" programı düzenlendi. Etkinliğe Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, üniversite üst yönetimi ve ÜNİDES Projesinde hibe almaya hak kazanan Egeli öğrenci toplulukları katılım gösterdi. Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, kurum temsilcileri ve üniversite öğrencilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen iftar programında ramazanın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhu bir kez daha sergilendi. Ayrıca program kapsamında kurulan stantlarda ÜNİDES projeleri katılımcılara tanıtıldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "ÜNİDES programı gibi kıymetli projeler, öğrencilerimizin fikirlerini gerçeğe dönüştürmeleri ve toplumsal fayda üretmeleri adına büyük bir fırsat sunuyor. ÜNİDES 6. dönem başvuru sonuçlarına göre Üniversitemiz öğrenci topluluklarının 17 projesi desteklenmeye hak kazandı. Bu sonuçla en çok projesi kabul edilen İzmir’de birinci Ege Bölgesi’nde ikinci üniversite olduk. Bugün burada oluşan birlik ve beraberlik tablosunda hem gençlerimizle birlikte oruçlarımızı açtık hem de projelerini inceleme fırsatı bulduk. Başta Ege Üniversitesi öğrencileri olmak üzere proje üreten, çalışan tüm öğrencileri tebrik ediyorum. Bu programın düzenlenmesine vesile olan Gençlik ve Spor Bakanlığımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Prof. Dr. Musa Alcı ve Dr. Mehmet Kasapoğlu iftar programı sonunda kurulan stantları gezerek Egeli öğrencilerin projelerini inceledi.
13 Mart 2026 Cuma - 11:53
Solunum hastalarına pulmoner rehabilitasyon umut oluyor
İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde uygulanan pulmoner rehabilitasyon programı, kronik solunum yolu hastalarına uzman eşliğinde uygulanan egzersizlerle nefes oluyor. 50 yıl sigara içen KOAH hastası taksi şoförü gibi pek çok kişi, 16 seanslık tedavi sayesinde günlük işlerini tek başına yapabilir hale gelerek hayata yeniden tutunuyor. SBÜ İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bünyesindeki pulmoner rehabilitasyon merkeziyle kronik solunum yolu hastalarının yaşam kalitesini artırıyor. Program kapsamında uygulanan tedavilerle hastaların daha rahat nefes alması hedefleniyor. Mesleği taksi şoförlüğü olan Muammer Kök (64), geçirdiği bypass ameliyatı ve KOAH başlangıcı nedeniyle günlük hayatında ciddi nefes darlığı çekmeye başladı. 50 yıl boyunca günde iki paket sigara içen Kök, rehabilitasyon merkezindeki seanslara katılarak sağlığına kavuşmaya çalışıyor. "Eski hayatıma dönmek istiyorum" Odadan mutfağa gitmenin bile kendisi için çok zor olduğunu, hemen nefes nefese kaldığını, çoğu zaman yerinden kalkmak istemediğini, sekizinci seansını tamamladıktan sonra ev içinde daha rahat hareket edebildiğini ve birçok ihtiyacını başkasının desteği olmadan karşılayabildiğini belirten Muammer Kök (64), "Eski hayatıma dönmek ve tekrar mesleğimi yapmak istiyorum. Bu tedavi bana umut verdi" dedi. Tedavi süreci 16 seans sürüyor Hastanede uygulanan programda hastalar uzman fizyoterapistler gözetiminde yürüyüş bandı, sabit bisiklet ve solunum egzersizleri yapıyor. Haftada iki gün olmak üzere toplam 16 seans şeklinde planlanan süreç, göğüs hastalıkları ve fizik tedavi uzmanlarından oluşan multidisipliner bir ekip tarafından yönetiliyor. Yaşam kalitesi artıyor Uzmanlar, doğru egzersiz programlarıyla kronik solunum hastalarının bağımsız hareket kabiliyetinin artırılabileceğini vurguluyor. Pulmoner Rehabilitasyon Haftası çerçevesinde yürütülen çalışmalarla, bu tedavi yönteminin daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlanıyor.
13 Mart 2026 Cuma - 11:25
Başkan Tugay yol emekçileriyle gece mesaisinde buluştu
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, şehirde kesintisiz devam eden saha çalışmalarını incelemek üzere gece yarısından sonra görevi başındaki işçileri ziyaret etti. Başkan Tugay, gece mesaisine Bayraklı Sevgi Yolu’nda başladı, ardından Buca Uğur Mumcu Caddesi’nde devam eden asfalt serimi ve yol yenileme çalışmalarını inceledi. Tugay, gece boyunca çalışan işçilerle sohbet etti, birlikte yorgunluk çayı içti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından yapımı devam eden Güzel İzmir Hareketi’nin Bayraklı Sevgi Yolu çalışmalarını ve Buca Uğur Mumcu Caddesi’ndeki asfalt serimini sabaha karşı yerinde inceledi. Başkan Cemil Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Selahattin Mamikoğlu ve İZBETON yetkilileri eşlik etti. Büyük bölümü gece saatlerinde yürütülen çalışmaları inceleyerek bilgi alan Başkan Tugay, sahada emek veren personelin molasına katılarak çay içti, sohbet etti. Gece mesaisini saat 01.00’de Bayraklı Sevgi Yolu ile başlatan Başkan Tugay, ardından Buca Uğur Mumcu Caddesi’ne uğradı. Burada da çalışmalar hakkında bilgi alan Başkan Tugay, ekiplere kolaylıklar diledi. Bayraklı Sevgi Yolu baştan sona yenileniyor Yaklaşık 6 bin metrekarelik alanı kapsayan Bayraklı Sevgi Yolu’nda yürütülen çevre düzenlemesi ve altyapı çalışmaları sürüyor. Proje kapsamında yağmur suyu, içme suyu ve diğer kurumlara ait altyapı hatları yenileniyor. Altyapı çalışmalarının tamamlandığı noktalarda ise eş zamanlı olarak zeminler betonlanıyor. Proje kapsamında toplam 5 bin 800 metrekare granit kaplama ve 260 metrekare podima kaplama yapılması planlanıyor. Kullanılan sentetik içerikli özel zemin çözümü sayesinde hem dayanıklılığı yüksek hem de kullanım ömrü uzun bir yüzey oluşturulması hedefleniyor. Bayraklı Sevgi Yolu Sokak Düzenleme Projesi kapsamında bölgeye yakın konumda bulunan Smyrna Höyüğü’ndeki arkeolojik buluntular ve motiflerden ilham alındı. Podima zemin kaplamalarında kullanılan desenler, antik Smyrna kazılarında ortaya çıkarılan bezemelerin modern bir yorumunu yansıtacak. Proje tamamlandığında Sevgi Yolu; saksılı yeşil alanları, oturma ve dinlenme noktaları, modern kent mobilyaları ve yenilenen aydınlatma sistemiyle vatandaşların keyifle vakit geçirebileceği estetik bir yaşam alanına dönüşecek. Yaya öncelikli ticaret aksı olarak düzenlenen 335 metrelik Sevgi Yolu’nun, hem Bayraklı için hem de İzmir için kültürel, tarihi ve ticari açıdan cazibe merkezi olması hedefleniyor. Buca’da asfalt yatırımları İzmir Büyükşehir Belediyesi, asfalt yatırımları kapsamında Buca Uğur Mumcu Caddesi’nde yenileme çalışmalarını gece gündüz sürdürüyor. Buca Heykel ile Çevik Bir Meydanı arasında kalan ve her gün on binlerce aracın geçtiği aksta yenileme yapan ekipler, yolu daha konforlu ve güvenli bir hale kavuşturuyor. Uğur Mumcu Caddesi’nin yanı sıra Aydoğdu Mahallesi’nde 1203, 1202 ve 1267 sokakta asfalt seriliyor. Asfalt serimiyle eş zamanlı olarak İZBETON’un yama ekipleri Ufuk Mahallesi ve Göksu Mahallesi’nde belirlenen hasarlı noktaların onarımı için çalışma yürütüyor.
13 Mart 2026 Cuma - 10:52
Kargo gönderisinde 9 kilonun üzerinde uyuşturucu ele geçirildi
İzmir’in Konak ilçesinde kargo gönderisi içerisinde yapılan aramada 9 kilo 620 gram metamfetamin ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapan şahıslara yönelik çalışma başlattı. Yürütülen operasyon kapsamında Konak ilçesinde bir kargo gönderisi mercek altına alındı. Yapılan detaylı incelemelerde paketlerin içerisine gizlenmiş 9 kilo 620 gram metamfetamin maddesi bulundu. Şüpheliler cezaevine gönderildi Operasyonun ardından kimlikleri tespit edilen O.Ş. ve M.Z. polis ekiplerince yakalandı. Emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adli makamlara sevk edilen her iki şüpheli de çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
13 Mart 2026 Cuma - 10:49
İzmir’de yasa dışı bahis ve kumar suçlarıyla mücadele toplantısı yapıldı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ’Yasa Dışı Bahis ve Kumar Suçlarıyla Mücadele’ bilgilendirme ve koordinasyon toplantısı düzenlendi. Adalet Bakanlığı talimatıyla gerçekleştirilen programda, suçla mücadele stratejileri ve kurumlar arası eş güdüm konuları ele alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan başkanlığında Şehit Fethi Sekin Konferans Salonu’nda yapılan toplantıya; Cumhuriyet Başsavcıvekilleri, Cumhuriyet savcıları, Yeşilay İzmir Şube Başkanı Ömer Yahşi, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Halil Telli ve İl Jandarma Komutan Yardımcısı Mete Barakiz katıldı. Kurumlardan bilgilendirme sunumları Programda Klinik Psikolog Gizem Renkal ’Kumar Bağımlılığı’, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Mete Barakiz ’Siber Şube Tanıtımı ve İcra Edilen Faaliyetler’, Başkomiser Ömer Yuşa Ercan ’Yasa Dışı Bahis ve Kumar’ ve Cumhuriyet Savcısı Merve Boşnak Tokgöz ise yasal düzenlemeler hakkında katılımcılara bilgi verdi. Dijital denetim ve farkındalık vurgusu İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan yaptığı sunumda, "Yasa dışı bahis organizasyonlarının üst yapısına ulaşmak için soruşturmaların ayrıştırılarak hızlandırılması ve dijital denetim mekanizmalarının banka standartlarına getirilmesi şarttır. Elektronik ödeme kuruluşlarının ve kripto varlık sistemlerinin sıkı takibiyle, faillerin anonim kalmasının önüne geçilmesi hayati önem taşımaktadır. Siber suçlarla mücadelede teknik kapasitemizi artırırken, internet üzerinden yapılan teşvik eylemlerine karşı tüm kurumlarla tam koordinasyon sağlanmalıdır. Özellikle gençlerimizi korumak adına kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde geniş kapsamlı farkındalık kampanyaları yürütülmelidir " ifadelerini kullandı. Sunumların ardından genel değerlendirme ve soru-cevap bölümünü geçildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder