GÜNDEM - 13 Nisan 2026 Pazartesi 10:55

12. Yargı Paketi ile boşanma davalarında iki aşamalı yargılama dönemi başlıyor

A
A
A
12. Yargı Paketi ile boşanma davalarında iki aşamalı yargılama dönemi başlıyor

Gündemde olan 12. Yargı Paketi kapsamında boşanma davalarında "iki aşamalı yargılama" ve "aile arabuluculuğu" sistemlerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Yeni düzenleme ile taraflar boşanma konusunda hemfikir ise süreç hızlıca sonuçlanırken, maddi ve hukuki anlaşmazlıklar ayrı bir aşamada görülmeye devam edecek.


Hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi’nin, 2026 yılının ilkbahar aylarında TBMM’ye sunulması ve boşanma davalarının yıllarca sürmesinin önüne geçmesi hedefleniyor. Yeni paketle birlikte birinci aşamada mahkeme öncelikli olarak tarafların boşanmasına ve velayet gibi acil durumlara hükmedecek. Nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi çekişmeli mali uyuşmazlıklar ise ikinci aşamada veya ayrı bir dava dosyası üzerinden değerlendirilecek. Ayrıca çekişmeli davalarda aile arabuluculuğu müessesesi devreye girecek. Hakimin yönlendirmesiyle arabuluculuk sürecine dâhil olan tarafların uzlaştığı hususlar hızla kesinleşecek. Yeni paketin; usul ekonomisini sağlamayı, mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi ve tarafların boşanma sürecinde yaşadığı psikolojik ile ekonomik yıpranmayı en aza indirmeyi amaçlayan pratik bir sistem reformu olması öngörülüyor.



Yargılama süreleri kısalacak


12. Yargı Paketi ile boşanma süreçlerinin hızlanacağını belirten Avukat Yasin Ulu, düzenlemenin davaların kolaylaşacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Ulu, "Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in açıklamalarına baktığımızda, bu paketteki ana hedefin yargılama sürelerinin kısaltılması ve mahkemelerin iş yoğunluğunun azaltılması olduğunu görüyoruz. Anlaşmalı boşanmada her iki taraf da tam bir mutabakat sağladığı için tek celsede boşanma gerçekleşiyor. Asıl problem, her iki tarafın boşanmayı istediği fakat boşanmanın sonuçlarında anlaşamadığı durumlarda ortaya çıkıyor. Nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi konulardaki anlaşmazlıklarda yeni paket devreye giriyor. Düzenleme, şayet her iki taraf da boşanmayı istiyorsa boşanmanın hızlıca karara bağlanarak kesinleşmesini öngörüyor. Boşanmanın sonuçları olan velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konuların yargılamasına ise devam edilecek" diye konuştu.



Yeni bir hayat kurma imkanı


Düzenlemenin vatandaşlar için önemli bir avantaj sağladığını kaydeden Ulu, "Boşanmanın sonuçları 8-10 yılı bulabildiği için kişiler mutlu olmadıkları bir evlilikte uzun süre kalmak zorunda kalmayacak. Her iki taraf boşanmayı istediğinde derhal bir uzlaştırmacı tarafından boşanma gerçekleşecek. Boşanmanın sonuçlarına ilişkin yargılama devam ederken, taraflar kendi yaşamlarına odaklanıp yeni bir evlilik dahi yapabilecek" şeklinde konuştu.



Dava dilekçelerine dikkat


Sosyal medyadaki yorumlarda vatandaşların sürecin kolaylaşmasına dair bazı yanılgılara düştüğüne dikkat çeken Ulu, "Vatandaşların yorumlarına ve anketlere baktığımızda kafaların biraz karışık olduğunu görüyoruz. ’Madem boşanmalar hızlanıyor, o zaman basit bir dava dilekçesiyle hemen boşanmayı sağlayabilirim’ düşüncesi büyük bir yanılgı olur. Adalet Bakanımızın buradaki ana hedefi yargılama sürecini hızlandırmaktır. Şayet boşanma davalarını delilsiz, hazırlıksız ve boş bir dilekçe ile açarsanız, aynı hızla ret kararıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu tasarı Meclis’e sunulduktan sonra en kısa sürede yasalaşacaktır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Gökyüzünün gelecekleri GÖKTİM’de yetişiyor Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’in himayesinde 3 yıl önce kurulan Gökyüzü Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nde (GÖKTİM) öğrenciler, uzay ve havacılıkta Türkiye’nin geleceği olmak için yetiştiriliyor. Kayseri’de Vali Gökmen Çiçek’in himayesinde 3 yıl önce hayata geçirilen GÖKTİM, öğrencilerin havacılık ve uzay alanındaki projelerde kendilerini geliştirmesi için destek sağlıyor. Kamu kurumlarının yanı sıra Kayserili sanayicilerin de destek verdiği merkezlerde, sınavla seçilen öğrenciler hem geleceği şekillendirecek projeler üretiyor hem temel ve simülasyon bilgileri ile kendilerini geliştiriyor hem de projelerin yapım aşamasında karşılaştıkları sorunlarla başa çıkma yöntemlerini öğreniyor. 3 sene önce başladıkları projede merkez sayısının şu an 13’e ulaştığını söyleyen GÖKTİM Derneği Başkanı Uğur Çolakoğlu, "GÖKTİM, öğrencilerimizin uzay ve havacılık alanında yapmış olduğu bütün proje ve faaliyetleri desteklemek adına kurulmuş bir oluşum. Valimizin himayelerinde 3 sene önce kuruldu. Bugün ilk olarak Kızılay Merkezi’nde kurulan GÖKTİM, şu an toplamda 13 ayrı merkeze ulaştı. Bu projeyi diğer projelerden ayıran en önemli unsurlardan bir tanesi de Erciyes Üniversitesi ve Kayseri Üniversitesi ile yapılan işbirliği protokolleri. Aynı zamanda da burada 13 farklı sanayi şirketimiz var. Bu şirketler de öğrencilerimizin ve okullarımızın da hamileri olarak görev yapmaktadırlar. Öğrencilerimizin proje geliştirmelerinde var olan problemlerini çözme noktasında yardımcı oluyorlar. Öğrencilerimizin projesi varsa bunu önce kendi içimizde değerlendiriyoruz. Akabinde bunu arka planda oluşturulan algoritmalarla beraber yapay zekalar inceliyor. Sonrasında da okuldaki hocalarımızın oluşturduğu kurullar inceliyor. En sonda da TEKNOFEST, TÜBİTAK ve TUSAŞ gibi yerlerde görev yapan bilim kurullarımız bu projeleri değerlendiriyorlar. Buradaki amacımız öğrencilerimizin var olan bütün fikirlerini geliştirmek. Varsa eksiklerini gidermek ve fikirlerin çöp olmasının önüne geçerek onların gelişen Türkiye noktasında attıkları adımları desteklemek" dedi. Çetin Şen Bilim ve Sanat Merkezi ve Kurum Müdürü ve GÖKTİM Atölyesi Sorumlusu Önder Durmuş da atölyelerle ilgili verdiği bilgilerde, "GÖKTİM atölyeleri havacılık ve uzay atölyesi olarak kuruldu. Atölyelerimizde üniversitedeki hocalarımızın oluşturduğu bir müfredatımız var. O müfredatla birlikte burada öğrencilerimize 21. yüzyıl becerilerini vererek havacılık ve uzay alanında çalışmalar yapıyoruz. Dronlar, insansız hava araçları gibi alanları görüyorlar. Amacımız öğrencilere bir farkındalık oluşturmak. Onların erken yaşta bilim ve teknolojiyle tanışmasını sağlayarak bir farkındalık oluşturup onları bu alanda yetiştirmek. Şu an bizim atölyemizde 8 tane öğrencimiz var. Bu öğrenciler aynı zamanda bilim sanat merkezimizin öğrencileri. Yani 2 kere tanılandı bu çocuklar. Hem GÖKTİM için seçildiler hem de daha öncesinde zaten bilim ve sanat merkezine de seçilerek gelmişti bu öğrencilerimiz. Öncelikle bu projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen başta valimize, kaymakamımıza, sanayicilerimize, il ve ilçe milli eğitim müdürümüze teşekkür etmek istiyorum. Velilerimizden de öğrencilerimizi bu alana yönlendirmelerini bekliyoruz. İnşallah vatanına, milletine hayırlı öğrencileri burada yetiştirmeyi planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "İyi bir iş sahibi olarak vatanımı gururlandırmak istiyorum" GÖKTİM Atölyesi öğrencilerinden 12 yaşındaki Zeynep Söylemez ise, "Buraya başlayalı 2 hafta oldu. Burada öncelikle temel eğitim görüyorum. Önceliklerimizi görüyorum. Projelerimizi geliştirmek için nelerle baş edeceğimizi öğreniyoruz. Hacılıkla ilgili de şu anda uçaklarla ilgili daha çok temel neler var onların eğitimini alıyorum. Fakat daha ileride sürüş gibi programlarımız var onlarla çalışmalar yapacağız. Burada olmak ilerideki kariyer hayatım için bana ufak bir başlangıç yapmışım gibi hissettiriyor. Gerçekten iyi bir iş sahibi olup vatanımı gururlandırmak istiyorum. GÖKTİM bunun için bana güzel imkanlar sağlıyor. Burada bilmediğim şeyleri öğreniyorum ve sadece projeleri değil kendimi de geliştiriyorum" dedi.
Ankara Bakan Ersoy: "Yazma eserler, geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Yazma eserler yalnızca geçmişin bir hatırası değildir. Onlar, bugünü anlamanın ve geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir" dedi. Bakan Ersoy, Rami Kütüphanesi’nde ‘Mazimizin Bekçisi A. Süheyl Ünver Sergisi’nin açılışına katıldı. Dünyanın en kapsamlı yazma eser platformu Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının yürüttüğü dijitalleşme çalışmalarına ilişkin verileri açılış konuşmasında paylaşan Bakan Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın (TÜYEK) 784 bini aşkın yazma ve nadir matbu eserle dünyanın en büyük yazma eser hazinelerinden birini yönettiğini ifade etti. Ersoy, kurum tarafından hayata geçirilen dijital platformda 640 bin eserin künye bilgisinin yer aldığını, 483 bin 600 yazmanın ise dijital görüntüsüyle erişime açıldığını belirtti. Ersoy, bu yapısıyla platformun dünyanın en kapsamlı yazma eser veri tabanlarından biri haline geldiğini kaydetti. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, "TÜYEK’in dijital külliyatına kayıtlı kişilerin sayısı 27 bine yaklaşırken ziyaretçi sayısı ise 1 milyon 155 bine ulaşmıştır. Sitedeki eserlerin görüntülenmesi 5 milyon 218 bin gibi rekor bir rakama ulaşmıştır. Toplamda 13 milyonu aşan toplam sayfa görüntüleme rakamlarıyla, kültürel mirasımızın küresel ölçekte ilgi gördüğünün en güçlü göstergelerinden biri haline gelmiştir" diye konuştu. Yürütülen çalışmaların yalnızca koruma ile sınırlı kalmadığını vurgulayan Ersoy, kataloglama, dijitalleştirme ve ilmi neşir faaliyetleriyle büyük bir külliyatın ortaya konduğunu ifade etti. Bu kapsamda edebiyattan tarihe, hukuktan tıbba; İslam ilimlerinden matematik ve astronomiye kadar geniş bir alanda kaleme alınmış eserlerin tercüme, tahkik ve tıpkıbasım yöntemleriyle yeniden yayımlandığını belirten Ersoy, çalışmalar sonucunda 357 cilt ve 244 bin 194 sayfaya ulaşan kapsamlı bir külliyatın ilim dünyasına kazandırıldığını söyledi. Ersoy, ayrıca yayımlanan eserlerin e-kitap formatında ücretsiz olarak erişime açıldığını ve bu uygulamanın hem akademik çevreler hem de vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördüğünü dile getirdi. Dünyanın en büyük restorasyon laboratuvarlarından biri Bakan Ersoy, yazma eserlerin korunması ve ihyası çalışmalarına da değinerek Rami Kütüphanesi’nde kurulan restorasyon merkezinin bu alanda örnek bir yapı olduğunu aktardı. Merkezde bugüne kadar yaklaşık 5 bin eserin restore edildiğini, on binlerce eserin ise bakım, temizlik ve koruma işlemlerinden geçirildiğini belirten Ersoy, bu yapının yazma eserlerin korunması açısından uluslararası ölçekte önemli bir konuma ulaştığını vurguladı. "Yazma eserler, geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir" Yazma eserlerin taşıdığı değere dikkat çeken Ersoy, şu ifadelere yer verdi: "Yazma eserler yalnızca geçmişin bir hatırası değildir. Onlar, bugünü anlamanın ve geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir. Bu anlayış doğrultusunda yürütülen yayın faaliyetleriyle İmam Buhari’den İbn Sina’ya, İbn Haldun’dan Mevlana’ya; Fuzuli, Baki ve Matrakçı Nasuh gibi önemli isimlerin eserlerinin yeniden ilim dünyasına kazandırıldı. 1001 Eser Projesi ile medeniyetimizin başyapıtları yeniden gün yüzüne çıkarılırken yapılan tıpkıbasım ve çeviri çalışmaları sayesinde bu eserler yalnızca akademik çevrelerin değil, toplumun tüm kesimlerinin istifadesine sunulmaktadır." Kültürel miras için yeni projeler Sergi kapsamında yeni projelerin de hayata geçirileceğini belirten Ersoy, A. Süheyl Ünver adına hazırlanan özel kitabın kısa süre içinde yayımlanacağını açıkladı. Sergi süresince alanında uzman isimlerin katılımıyla anma programlarının düzenleneceğini ifade eden Ersoy, ayrıca Geleneksel Türk sanatları alanında önemli eserlerin de yayın programına alındığını belirtti. Ersoy, açılışın ardından sergiyi gezdi. Açılışa Bakan Ersoy’un yanı sıra AK Parti İstanbul Milletvekili Sevan Sıvacıoğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Süheyl Uçar ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz ile araştırmacılar ve çok sayıda davetli katıldı.