Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
İzmir Ticaret Odası’na "kırmızı bayrak" gururu
12 Nisan 2026 Pazar - 10:51:15
İzmir’in ve üyelerinin ticari hayatını geliştirecek projeler kazandırma misyonuyla faaliyetlerine devam eden İzmir Ticaret Odası, sosyal sorumluluk alanında örnek bir başarıya imza attı. İzmir Ticaret Odası hizmet binası, İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından kentte yalnızca 24 binanın alabildiği 3 yıldızlı Kırmızı Bayrak ile ödüllendirildi. 141 yıllık tarihi, 105 bini aşkın üyesiyle kentin en köklü kurumlarından olan İzmir Ticaret Odası "engelsiz oda" unvanını almaya hak kazandı. Büyük bir titizlikle yapılan denetimlerde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Erişebilirlik İzleme ve Denetleme formları referans alındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan İzmir Ticaret Odası Kırmızı Bayrak Denetim Raporu’nda, bina girişinden, kullanım alanlarına kadar pek çok noktada belirlenen kriterlerin karşılandığına karar verildi. Özgener: "Üyelerimize verdiğimiz değerin bir göstergesi" 3 yıldızlı kırmızı bayrak ile ödüllendirilmekten dolayı büyük gurur yaşadıklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, bu başarının İzmir Ticaret Odası’nın hizmet kalitesi, kurumsal yetkinliği ve üyelerine sunduğu değerin önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. Özgener, "Kentimizin ve ülkemizin ekonomisine katkı sağlamanın yanında üyelerimize örnek olacak sosyal sorumluluk projelerine imza atmak önceliğimiz. Bu anlayışla yürüttüğümüz çalışmaların bir sonucu olarak 3 yıldızlı kırmızı bayrak ile ödüllendirilmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Fiziksel mekânlarımızdan dijital hizmetlerimize kadar her alanda, engelli bireylerin ihtiyaçlarını gözeten, kapsayıcı ve sürdürülebilir çözümler üretmeye büyük önem veriyoruz. İzmir Ticaret Odası olarak, sadece ekonomik büyümeye katkı sağlayan değil; aynı zamanda toplumsal faydayı önceleyen, fırsat eşitliğini destekleyen ve herkes için erişilebilir bir hizmet anlayışını benimseyen bir kurum olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Kırmızı Bayrak İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Engelsizmir" kapsamında verilen Kırmızı Bayrak, engelli bireylerin erişimine uygun hale getirilen kurumlara takdim ediliyor. Özel sektörde faaliyet gösteren binaların yanı sıra Dikili Devlet Hastanesi, Torbalı Engelsiz Yaşam Parkı, Aliağa Devlet Hastanesi gibi kamusal alanların da aralarında bulunduğu 24 bina Kırmızı Bayrağın en yüksek derecesi olan 3 yıldıza sahip olmasıyla dikkat çekiyor.
12 Nisan 2026 Pazar - 10:49
Uzmanından uyarı: "Sıkılabilen çocuklar geleceği kurtaracak"
Psikolog Doğancan Dursun, dijital dünyanın çocuk gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, ebeveynleri "dijital bakıcılar" konusunda uyardı. Dursun, aşırı dijitalleşmenin çocukların beyin gelişimini olumsuz etkilediğini belirterek, "Sıkılabilen çocuklar bu çağda avantajlı olacak" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi’nden Klinik Psikolog Doğancan Dursun dünyanın her geçen gün daha hızlı bir tempoya sürüklendiğini, bu hızın çocukların gelişim sürecinde "gürültü etkisi" oluşturduğunu söyledi. Özellikle kısa ve hızlı içeriklerin yer aldığı "reels" videolarının çocukları yoğun bir uyaran bombardımanına maruz bıraktığını kaydeden Dursun, bunun dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu (DEHB), dürtü kontrol sorunları ve çeşitli bağımlılık risklerini artırabileceğini vurguladı. "Tablet karşısında yemek yedirmeyin" İnsan beyninin anne karnından itibaren gelişmeye başlayan ve doğum sonrası ilk yıllarda en hızlı dönemini yaşayan kümülatif bir sistem olduğunu belirten Dursun, bakım verenle kurulan tutarlı bağın beyin gelişimi açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Günümüzde bu bağın yerini telefon ve tabletlerin aldığını ifade eden Dursun, "Tablet ve telefon gibi dijital cihazlarla oyalanan çocuklar aşırı uyarana maruz kalırlar ve ekran karşısında adeta donuklaşırlar. Bu sağlıklı bir durum değildir" diye konuştu. Yemek sırasında eline tablet verilen bir çocuğun yediği besinin tadını ve o anın hazzını deneyimleyemediğini kaydeden Dursun, doğal yollarla elde edilmeyen bu hazzın ilerleyen yaşlarda daha fazla tüketim isteği, obezite ve bağımlılıklara yönelik riskleri artırabileceğini belirtti. Dursun, çaba sarf etmeden ulaşılan "aşırı dopaminin" beynin ön bölgesinde duyarsızlaşmaya yol açabileceğini ifade etti. "Anne canım sıkıldı" sözü yeniden gündemde Çocukların sıkılmasına izin verilmesi gerektiğini vurgulayan Dursun, geçmişte sıkça duyulan "Anne canım sıkıldı" sözünün bugün bilimsel araştırmalarla desteklendiğini söyledi. Sıkılmanın üretkenliği, içsel motivasyonu ve odaklanmayı artıran önemli bir eşik olduğunu belirten Dursun, hazırlanmış bir çevrede kum, çamur ve sokak oyunları gibi doğal etkinliklerin çocuk gelişimine katkı sağladığını ifade etti. Haftalık "ekransız sürelerin" beynin doğal dengesini korumaya yardımcı olacağını dile getirdi. "Az oyuncak, çok hayal gücü" Güncel araştırmaların, çok fazla oyuncağa sahip çocukların da odaklanma süresinin kısaldığını; daha az oyuncağı olan çocukların ise daha uzun süreli ve geliştirici oyunlar kurabildiğini gösterdiğini belirten Dursun, ebeveynlerin nicelik yerine niteliğe odaklanması gerektiğini söyledi. "20 oyuncak kuralı"nın yeterli olabileceğini kaydeden Dursun, "20’den fazla oyuncak çocuğa yarar yerine zarar getirir, doyumsuzluğa yol açar. Her istenen oyuncağın hemen alınmaması ve mahrumiyetin de gelişimin bir parçası olduğunun bilinmesi gerekir" diye konuştu. Ailelere öneriler Çocuklukta başlayan bağımlılıkların ömür boyu sürebilecek yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Dursun, "Bugün yavaşlamaya ve çocukların sıkılmasına izin vermeliyiz" dedi ve ebeveynlere, "Haftada en az 2 gün ’ekransız detoks’ uygulayın. Hafta içi sanal oyunlar olmasın. Çocuklarla dijitalden arınmış ortamlarda düzenli ve gerçek iletişim kurun. Takım sporları ve fiziksel aktivite gerektiren sokak oyunlarına yönlendirin" önerilerinde bulundu.
12 Nisan 2026 Pazar - 10:49
İzmirli akademisyenlerden sağlıkta dev adım: Kişiye özel besin üreten 3D yazıcı
Yaşar Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen 3D gıda baskı sistemi, bireylerin sağlık durumuna özel besin üretimi yaparak özellikle klinik beslenmede yeni bir dönemin kapısını aralıyor. İzmir’de üç üniversitenin ortak çalışmasıyla geliştirilen "Maliyet-Etkin 3D Gıda Baskı Sistemi", kişiye özel beslenme alanında çığır açacak bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Robotik sistemler, yazılım otomasyonu ve ekstrüzyon tabanlı 3D baskı teknolojisini bir araya getiren proje, bireylerin genetik, metabolik ve sağlık verilerine göre özelleştirilmiş gıdalar üretebiliyor. Yaşar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, Arş. Gör. Dr. İlhan Sofuoğlu, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Sevcan Ünlütürk, Arş. Gör. Dr. Elif Çavdaroğlu, Arş. Gör. Berkay Berk ve 9 Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Taner Akkan, Arş. Gör. Dr. İlke Öztürk’ten oluşan ekibinin çalışması, özellikle sağlık odaklı beslenme çözümlerine yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Kişiye özel besin Proje ile ilgili bilgi veren Yaşar Üniversitesi’nden Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, projenin kişiye özel beslenme ihtiyacından doğduğunu belirterek, "Standart gıda üretim sistemleri bireysel beslenme ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor. Bu sistem özellikle yutma güçlüğü (disfaji) yaşayanlar, diyabetli bireyler, obezite veya metabolik bozuklukları olanlar, gıda alerjisi veya intoleransı bulunanlar gibi özel beslenme gereksinimi olan hasta gruplarına hitap ediyor. Ayrıca, yaşlılar, kronik hastalıklar nedeniyle kontrollü diyet uygulaması gerekenler ve besin takviyesi veya fonksiyonel gıdalara ihtiyaç duyan bireyler için de uygun. Sistem, her hastanın bireysel beslenme profilini dikkate alarak güvenli ve dengeli gıda sunma olanağı sağlıyor" dedi. Üç boyutlu gıda baskı teknolojisinin sunduğu hassas dozajlama ve özelleştirilebilir üretim avantajlarını kullanarak, hızlı ve otomatik üretim yapabilen akıllı bir sistem geliştirmeyi hedeflediklerini aktaran Prof. Dr. Ünlütürk, "Geliştirilen sistem; robotik ön hazırlık ünitesi, yazılım tabanlı kontrol mekanizması ve 3D gıda yazıcının entegre çalışmasıyla işliyor. Kullanıcıdan alınan diyet verileri doğrultusunda besin bileşenleri hazırlanıyor, ardından yazıcı bu verileri işleyerek katmanlı üretimle kişiye özel gıdayı ortaya çıkarıyor. Sistem aynı zamanda uzaktan erişimle kontrol edilebiliyor" diye konuştu. Klinik beslenmede yeni dönem Sistem, yalnızca üretim teknolojisi değil, aynı zamanda klinik doğruluk açısından da dikkat çekiyor. Bezelye ve peynir altı suyu proteinlerine dayalı geliştirilen formülasyonlarla besin değerlerinde hedeflenen miktarlardan sapma yüzde 5’in altında tutulabiliyor. Bu yüksek hassasiyet, özellikle diyabet, obezite ve metabolik hastalıklar gibi durumlarda kritik önem taşıyor. Bu teknolojiyle, boğulma ve tıkanma riskinin azaltılması, hastaların ihtiyaç duyduğu besin değerlerini eksiksiz alabilmesi ve bakım süreçlerinin kolaylaşması hedefleniyor. Tam otomatik ve akıllı sistem Tam otomatik ve akıllı bir sistem olması nedeniyle benzer çalışmalardan ayrılan sistem ile ilgili olarak Prof. Dr. Ünlütürk şu bilgileri verdi: "Ayırıcı özellik yalnızca 3D baskı yapması değil; aynı zamanda robotik ön hazırlık, yazılım entegrasyonu ve uzaktan kontrol özelliklerini tek bir sistemde birleştirmesi. Bu sayede hem besin içeriği hem porsiyonlama hem de fonksiyonel bileşenler yüksek hassasiyetle ayarlanabiliyor. Bu teknolojinin gelecekte yapay zeka destekli mutfak sistemlerinin ve hastane teknolojilerinin temelini oluşturabilir. Hastaneler ve bakım merkezlerinde hasta odaklı beslenme süreçlerini dönüştürebilir."
11 Nisan 2026 Cumartesi - 17:08
Kemeraltı’nda gram altın ödüllü basketbol etkinliği
Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda ekonomik esnafı hareketlendirmek amacıyla gram altın ödüllü basketbol atış yarışması düzenlendi. Etkinlik yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi gördü. Kemeraltı Çarşı Esnaf Koruma Derneği, yaklaşan sezon öncesi çarşıya hareket katmak için "Potada Kazanan Kemeraltı Oldu" adlı etkinlik düzenledi. Dernek Başkanı Zafer Bilici ve yönetim kurulu üyelerinin öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, tarihi çarşının ortasına basketbol potası kuruldu. Çarşıyı gezen yerli ve yabancı turistler yarışmaya katıldı. Tek seferde isabetli atış yapan vatandaşlara sürpriz hediyeler verildi. Kadınlara gram altın ödülü Yarışmanın kadınlar kategorisi büyük çekişmeye sahne oldu. Kadın yarışmacılar gram altın ödülünü kazanmak için atış yaptı. İsabetli atış yapan vatandaşlar, hediyelerini alarak çarşıdan ayrıldı. İlk kez düzenlenen yarışmanın çarşı esnafı arasındaki dayanışmayı artırması ve turizme katkı sağlaması hedefleniyor. "Ses getiren etkinliklere devam edeceğiz" Kemeraltı Çarşı Esnaf Koruma Derneği Başkanı Zafer Bilici etkinlik sonrası yaptığı açıklamada, "Amacımız hem durgun geçen alışveriş döneminde esnafımıza can suyu olmak hem de çarşımızı ziyaret eden misafirlerimize unutulmaz bir anı bırakmaktı. Gördüğümüz ilgi bizi çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. Kemeraltı’nın eski hareketli günlerine dönmesi için çalışacaklarını belirten Bilici, "Kemeraltı’nın o eski cıvıl cıvıl günlerini canlandırmak, hem esnafımızı hem de vatandaşımızı memnun etmek için bu tarz ses getiren etkinliklere devam edeceğiz" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 10:00
Kemik erimesinin tedavisinde uluslararası iş birliği
İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) görevli 5 bilim insanı, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen ve genellikle 50 yaş üstü kadınlarda görülen osteoporoz hastalığının tedavisine yönelik ilaç geliştirmek amacıyla çalışmalara başladı. Kalça, omurga ve el bileği kırıklarına, şiddetli ağrılara ve boy kısalmasına neden olan osteoporoza karşı umut aşılayan, TÜBİTAK’ın 3 milyon liralık fon sağladığı proje, 24 ayda tamamlanacak. 50 bin ilaç molekülü incelenecek Uluslararası ikili iş birliği çerçevesinde Malta Üniversitesi’nden araştırmacıların da destek olacağı proje kapsamında, öncelikle osteoporoz ile ilişkili genler üzerinde araştırmalar ve biyokimyasal analizler yapılacak. Ardından da piyasada farklı hastalıklar için kullanılan ilaçlardan, osteoporozun tedavisinde de yararlanıp yararlanılamayacağını tespit etmek amacıyla 50 bin ilaç molekülü incelenecek. Bu test için yapay zeka destekli özel bir modelleme sistemi kullanılacak. Zebra balığı üzerinde denenecek Son olarak da tedaviye aday olarak geliştirilen ilaç, osteoporoz oluşturulmuş zebra balığı modeliyle denenecek. Laboratuvar ortamında balığın kemik yapısı değiştirildikten sonra uygulanacak bu ilaçla kemikte herhangi bir düzelme olup olmadığı anlaşılacak. Dünya genelinde milyonlarca hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen proje; İEÜ Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeynep Fırtına yürütücülüğünde, yine aynı bölümden Doç. Dr. Cihangir Yandım, Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Metiner Tosun ve Doç. Dr. Elif Barış ile Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kaya Oğuz tarafından tamamlanacak. 200 milyon kişiyi etkiliyor Çalışmaya ilişkin bilgiler veren Prof. Dr. Fırtına, kemik erimesinin dünya genelinde yaklaşık 200 milyon kişiyi olumsuz etkilediğini söyledi. Osteoporozun tedavisi için şu anda yan etkisi olmayan etkili bir ilacın bulunmadığını belirten Prof. Dr. Fırtına, "Osteoporoz, çoğu zaman sadece kemik yoğunluğundaki azalma olarak algılanıyor; oysa hastaların günlük yaşamında çok daha derin etkiler oluşturan bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu hastalık, kişinin en basit hareketlerini bile çekinerek yapmasına neden olabiliyor. Yürümek, eğilmek, eşya taşımak ya da tek başına dışarıya çıkmak gibi sıradan görülen davranışlar, zamanla ciddi bir kaygı kaynağına dönüşebiliyor. Kırık riskiyle yaşamak, hastalarda yalnızca fiziksel değil, duygusal ve sosyal açıdan da önemli bir yük oluşturuyor" diye konuştu. Bilgi üretimi, somut faydaya dönüşecek Proje kapsamında çok geniş bir ilaç havuzunu tarayacaklarını da ifade eden Prof. Dr. Fırtına, "Çalışmamızın en önemli yönlerinden biri; farklı hastalıklar için kullanılan geleneksel ilaçların, osteoporoz tedavisinde de değerlendirilme potansiyelini araştıracak olmamız. Yapay zeka destekli modelleme sistemi sayesinde çok sayıda ilaç molekülünü inceleyerek, süreci hem hızlandırmayı hem de daha güçlü adaylara ulaşmayı amaçlıyoruz. Ardından elde edeceğimiz verileri, deneysel modellerle destekleyerek bilimsel açıdan sağlam bir sonuç ortaya koymak istiyoruz. Amacımız, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen bu hastalık karşısında, yaşam kalitesini artırabilecek yenilikçi bir yaklaşım ortaya koymak ve bilimsel bilgi üretimini somut faydaya dönüştürmek" ifadelerini kullandı.
17 Mart 2026 Salı - 09:28
Alzheimer hastalarının üçte ikisini kadınlar oluşturuyor
Nörolog Doç. Dr. Mustafa Seçkin, Alzheimer hastalığına yeni gelişen testler ve tedaviler sayesinde çok erken evrede müdahale etmenin mümkün olduğunu söyledi. Doç. Dr. Seçkin, "Tüm hastalıklarda olduğu gibi Alzheimer hastalığında da en büyük silahımız erken tanıdır. Erken tanı için henüz hiçbir unutkanlık şikayeti başlamadan nörolojik kontrollerin yapılmasını öneriyoruz. Yeni testler, henüz ağır unutkanlığı olmayan kişilerde bile hastalığı tanıyabileceğimizi gösterdi. Alzheimer, ilk semptomlar başlamadan 10 ila 20 yıl önce beynimizde patolojik olarak etkisini göstermeye başlıyor" dedi. Türkiye’de 600 binin üzerinde kişiyi etkileyen Alzheimer hastalığı, özellikle menopoz dönemindeki östrojen kaybı ve hormonal değişimler nedeniyle en çok kadınlarda görülüyor. Uzmanlar, hastalığın ilerlemesini durdurmak için erken tarama testlerinin ve menopoz sürecindeki doğru tedavilerin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Tüm dünyada milyonlarca bireyi etkileyen Alzheimer vakalarının yaklaşık üçte ikisini kadınlar oluşturuyor. Kadın beyninde özellikle menopoz sürecinde meydana gelen östrojen reseptörleri ile ilgili değişiklikler, Alzheimer hastalarındakine benzer metabolizma bozukluklarına yol açabiliyor. Bu risk nedeniyle menopoz aşamasında nörolojik kontrollerin daha sık yapılması ve çeşitli önlemlerin alınması hastalığın önlenmesinde kritik bir rol oynuyor. Hormonal değişimler kadın sağlığıyla doğrudan ilişkili sistemlerin yanı sıra kas-iskelet ve nörolojik sistemleri de derinden etkiliyor. Her yönüyle ele alındı Kadın Sağlığı ve Alzheimer Hastalığı, Acıbadem Kent Hastanesi’nde düzenlenen "Kadın yaşam döngüsünde bilişsel sağlık ve koruyucu yaklaşımlar" başlıklı etkinlikte her yönüyle ele alındı. Etkinlikte Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil "Alzheimer riski açısından menopozu anlamak", Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin "Alzheimer hastası olarak kadın", Ege Üniversitesi Geriatri Kliniği, Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sevnaz Şahin "Geriatri bakış açısı ile kadın: Yaşlılığın kadınsallaşması", SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Aile Hekimliği ABD, Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Nil Tekin "Alzheimer bakım vereni olarak kadın" başlıklı sunumlarıyla konferans salonunu dolduran çoğu kadın dinleyene değerli bilgiler aktardı, merak edilen soruları yanıtladı. Etkinlik kapsamında tiyatro ve sinema oyuncusu Zerrin Sümer, sanatçı Suzan Kardeş ve yapımcı Mine Güler, Alzheimer hastalığını yaşamak ve oynamak üzerine özel bir söyleşi gerçekleştirdi. Östrojen eksikliği beyin fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil menopozun ve buna bağlı östrojen azalmasının kadınların beyin fonksiyonları üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Aynı genlere sahip kadın ve erkekler karşılaştırıldığında, kadınlarda beyin küçülmesinin ve ’beyin sisi’ olarak adlandırılan dikkat eksikliği gibi durumların daha fazla görüldüğünü belirten Prof. Dr. İtil, şunları söyledi: "Östrojen beyinde birçok fonksiyona sahip ve bilişsel bellek merkezlerinde oldukça etkin bir rol oynuyor. Östrojen eksikliği beynin glikoz alımını da azaltarak beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor. Diyabet ve tiroid gibi sistemik hastalıkların kontrol altına alınmasını ve spor yapılmasını tavsiye ediyoruz. Beyin sağlığındaki kötüleşmeyi önlemek amacıyla önceden hormon tedavisine başlanmasını destekleyen kesin bir çalışma henüz bulunmuyor. Dolayısıyla her kadına menopoz öncesi ve sonrasında rutin olarak hormon tedavisi verilemez. Ancak Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) menopoz ilaçlarındaki kara kutu uyarılarını kaldırdı. Tedaviye ilk 10 yıl içinde başlandığında, özellikle şiddetli ateş basması, kuruluk, cinsel isteksizlik ve ruhsal değişimler gibi semptomları olan hastalarda son derece faydalı etkiler elde edildiği görülüyor." Menopoz süreci uyarısı Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin de menopoz sürecinin kadın doğum ve ilişkili diğer disiplinlerle bir arada yürütülmesi gerektiğini söyledi. Seçkin, "Nörolojinin bunun içerisinde olması ve gerektiğinde kas-iskelet zafiyetine neden olabilecek hastalıkların tedavisi için diğer branşların da sürece dahil edilmesi, bu sürecin daha iyi yönetilmesine yardımcı olacaktır" dedi. Belirtilerden 20 yıl önce başlıyor Yeni gelişen testler ve tedaviler sayesinde hastalığa çok erken evrede müdahale etmenin mümkün olduğunu aktaran Doç. Dr. Seçkin, "Tüm hastalıklarda olduğu gibi Alzheimer hastalığında da en büyük silahımız erken tanıdır. Erken tanı için henüz hiçbir unutkanlık şikayeti başlamadan nörolojik kontrollerin yapılmasını öneriyoruz. Yeni testler, henüz ağır unutkanlığı olmayan kişilerde bile hastalığı tanıyabileceğimizi gösterdi. Alzheimer, ilk semptomlar başlamadan 10 ila 20 yıl önce beynimizde patolojik olarak etkisini göstermeye başlıyor" ifadelerini kullandı. Kanser taraması gibi erken teşhis dönemi Erken müdahale ile hastalığın ilerleme hızının yavaşlatılabileceğini vurgulayan Seçkin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Alzheimer hastalığı ile ilgili tanı ve tedavi süreçleri; meme veya prostat kanseri gibi çok erken evre tarama yöntemleriyle yapılma yoluna girdi. Semptomu olmayan bireylerin bile bu tarama sürecine girerek risklerini belirlemesi tavsiye ediliyor. Risk gruplarının tespit edilip taramaya yönlendirilmesiyle, hastalara çok daha erken tedavi başlama şansımız var. Alzheimer taraması; ayrıntılı nörolojik muayene, nörogörüntüleme, PET gibi ileri tetkikler, beyin omurilik sıvısı incelemesi ve yeni geliştirilen serum biyobelirteçleri ile yapılmaktadır. Hastalığı görece daha basit kan tetkikleriyle tespit edebilecek noktaya doğru gidiyoruz. Aile öyküsü olan risk altındaki bireylerde genetik testlerin yapılması, en önemli erken tespit yöntemlerinden biridir. Altın standart kabul edilen belden sıvı alma işlemi, halen yüzde 90’ın üzerinde doğruluk payı veriyor. Bunun yanında beyindeki amiloid ve tau proteini birikimini PET yöntemiyle veya kan testleriyle tetkik edebiliyoruz. Tüm bu imkanlardan yararlanarak artık Alzheimer hastalığını çok daha erken tespit etmek mümkündür."
17 Mart 2026 Salı - 09:26
Genç hukukçular Viyana’da savunma yapacak
Yaşar Üniversiteli genç hukukçular dünya çapında 400’den fazla üniversitenin yarıştığı platformda yer alacaklar. Yaşar Üniversitesi Moot Court ((kurgusal mahkeme/farazi dava) Topluluğu öğrencileri, uluslararası hukuk alanının saygın platformlarından ‘ Willem C. Vis International Commercial Arbitration Moot ‘ yarışmasına katılmak üzere Viyana’ya gidecek. Üniversitenin bu alanda hazırladığı ilk takım olma özelliğini taşıyan ekip, uluslararası ticari tahkim üzerine kurgulanan farazi bir dava üzerinden sözlü savunma yapacak. Hukuk fakültesi öğrencilerinin teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürmelerini amaçlayan yarışmada katılımcılar, uluslararası ticari sözleşmelerden doğan bir uyuşmazlık senaryosu üzerine çalışıyor. Öğrenciler, taraf avukatları rolünü üstlenerek hem davacı hem davalı adına hukuki dilekçeler hazırlayıp uluslararası hakem heyetleri önünde savunma gerçekleştirecek. Yoğun çalışma Öğrenciler aylar süren hazırlık sürecinde uluslararası ticaret hukuku, tahkim prosedürleri ve sözleşmeler hukuku alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüttü. Sözleşme ihlali iddiaları ve tahkim yargılamasına ilişkin usul meseleleri içeren farazi uyuşmazlık üzerine hazırladıkları dilekçeleri 27 Mart-2 Nisan tarihleri arasında Viyana’da sözlü olarak savunacak. Her yıl dünya genelinde 400’ün üzerinde üniversitenin katıldığı yarışma, farklı hukuk sistemlerinden öğrencileri bir araya getirerek uluslararası ticaret hukuku ve tahkim pratiği konusunda deneyim kazandırmayı amaçlıyor. Türkiye yarışmaya en fazla takım gönderen ülkeler arasında yer alıyor. SKS Müdürlüğü’nün desteğiyle yarışmaya hazırlanan Yaşar Üniversitesi ekibinin danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Ferit Çağdaş Şahan yürütüyor. Takımda Ahenk Kaygusuz, Şavkın Sıla Kerem, Cansu Bağ, Cemre Örer, Çağatay Nazmi Akay ve Nesligül Duran yer alıyor. Uluslararası deneyim Takım üyeleri, bu yarışmaya katılmanın kendileri için büyük bir gurur ve heyecan olduğunu belirterek, "Aylar süren hazırlık sürecinde hem hukuki araştırma hem de yazılı ve sözlü savunma becerilerimizi geliştirdik. Farklı hukuk sistemlerinden öğrenciler ve alanında uzman hakemlerle bir araya gelmek uluslararası hukuk pratiğini yakından tanımamıza katkı sağlayacak. Üniversitemizi ve ülkemizi bu prestijli platformda temsil etmek bizim için büyük bir sorumluluk ve motivasyon kaynağı" ifadelerini kullandı.
17 Mart 2026 Salı - 09:24
Optic World İzmir 27 Mart’ta kapılarını açıyor
Optik sektörünün önemli buluşmalarından Optic World İzmir-Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı, 27-29 Mart tarihleri arasında üçüncü kez İzmir’de düzenlenecek. Üretici firmalar, distribütörler, perakende temsilcileri ve sektör profesyonellerini bir araya getirecek fuarda, yeni sezon öncesi ticari temasların güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de gerçekleştirilecek Optic World İzmir Fuarı, sadece profesyonel ziyaretçilere açık olacak. Fuar süresince yapılacak ikili iş görüşmelerinin firmalar açısından yeni iş bağlantılarının kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Üçüncü yılında daha geniş katılımcı ve ziyaretçi profiline ulaşması beklenen organizasyonun, üretim kapasitesi yüksek ve sektöre yön veren firmaları bir araya getirerek, optik sektöründe bölgesel ölçekte önemli buluşmalardan biri olma konumunu güçlendirmesi amaçlanıyor. Fuarda gözlük çerçeveleri, güneş ve sporcu gözlükleri, koruyucu gözlükler, optik camlar, kontakt lensler ile optometrik ve oftalmolojik ölçüm, tanı ve tedavi cihazları sergilenecek. Optik atölye ve laboratuvarlara yönelik makine ve ekipmanlar, optik endüstri makineleri, gözlük yedek parçaları, bakım ürünleri, aksesuarlar ve kılıflar da fuarın ürün grupları arasında yer alacak. Görme kalitesini artırmaya yönelik yeni teknolojiler ve üretim çözümlerinin öne çıkacağı organizasyonda, sektöre yön veren büyük ölçekli işletmeler ile yerli üreticilerin bir araya gelmesi bekleniyor. Katılımcı firmaların hazırladığı özel çerçeve sergileri ve tematik sunumlar ise ziyaretçilere sektördeki gelişmeleri yakından inceleme imkânı sunacak. Moda trendleri koleksiyonlara yansıyacak Görme bozukluklarının giderilmesinin yanı sıra kişisel tarzın tamamlayıcı bir unsuru olarak da öne çıkan gözlüklerde, yeni sezon koleksiyonlarında tasarım ve stil odaklı yaklaşımın belirginleşmesi bekleniyor. Bu yıl sürdürülebilir malzeme kullanımı, oversize ve kemik çerçeve tasarımları ile doğayı hatırlatan pastel tonlardaki renkli camlar öne çıkan trendler arasında yer alırken; fuar kapsamında sergilenecek koleksiyonların 2026 yaz sezonu ve 2027 moda eğilimlerine ilişkin genel yönelimleri ortaya koyması öngörülüyor. Söyleşi programı ve akademik içerik Fuar kapsamında düzenlenecek söyleşilerde ve oturumlarda sektör temsilcileri, akademisyenler ve uzman isimler bir araya gelecek. Oturumlarda, görme sağlığına ilişkin güncel gelişmeler ile optik sektöründeki değişim ve yenilikler ele alınacak. Programın ilk gününde, özellikle miyopi gibi yaygın görme sorunlarına yönelik yeni yaklaşımlar, gözlük ve kontakt lens kullanımındaki gelişmeler ile bu alandaki teknolojik çözümler uzmanlar tarafından katılımcılarla paylaşılacak. İkinci gün ise optisyenlik mesleğinin günlük uygulamalarına ve iş süreçlerine odaklanılacak. Mağaza yönetimi, dijitalleşmenin sektöre etkileri ve mesleki gelişim konuları gündeme gelirken, düzenlenecek panelde dünyadaki optometri uygulamaları ve Türkiye’de görme sağlığının geliştirilmesine yönelik beklentiler değerlendirilecek. Söyleşi ve panellerde sektör temsilcileri ile akademisyenlerin bilgi ve deneyim paylaşımında bulunması hedefleniyor. 5 bini aşkın profesyonel ziyaretçi bekleniyor Geçtiğimiz yıl 47 şehirden 4 bin 228’i yerli, 28 ülkeden 198’i yabancı olmak üzere toplam 4 bin 426 sektör profesyonelini ağırlayan fuarın, bu yıl daha geniş bir katılımcı ve ziyaretçi profiline ulaşması hedefleniyor. Fuarın ziyaretçi çalışmalarında Avrupa, Balkanlar, Kuzey Afrika ve Orta Doğu başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki sektör profesyonellerine ulaşmak amacıyla uluslararası temsilcilerle iş birlikleri yürütüldü. Bu kapsamda 200’ün üzerinde yabancı nitelikli alıcının fuarı ziyareti planlanırken, organizasyonda yerli ve yabancı 5 bini aşkın ziyaretçinin ağırlanması bekleniyor. Üreticilerden distribütörlere, perakende mağaza zincirlerinden sektör çalışanlarına kadar geniş bir profesyonel ziyaretçi profilinin fuarda yer alması öngörülüyor. Optic World İzmir, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşlarının desteğiyle hayata geçiriliyor. T.C. Ticaret Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, 3. Bölge İzmir Optisyen Gözlükçüler Odası gibi önemli kurumların katkıları, fuarın sektörel gücünü pekiştiriyor.
17 Mart 2026 Salı - 09:23
Radikal Okullarında kariyer günleri etkinliği düzenlendi
Radikal Eğitim Kurumları tarafından düzenlenen Mesleki Yetkinlik ve Kariyer Günleri, öğrencileri farklı mesleklerden uzman isimlerle buluşturdu. Etkinliklerde gençler geleceğin mesleklerine dair önemli bilgiler edindi. Konak, Buca ve Bornova Radikal Okullarında gerçekleştirilen programda öğrenciler, uzmanların deneyimlerini dinleme fırsatı buldu. Farklı sektörlerin temsilcileri, kendi ilgi alanlarına yönelik bilgi ve birikimlerini katılımcılara aktardı. Program kapsamında gençler; Av. Arb. Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Cenk Ecevit ve tiyatro oyuncusu Ümit Çırak ile buluştu. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Zileli, Yazılım Mühendisi Volkan Küçük ve Makine Mühendisi Prof. Dr. Hasan Yıldız da öğrencilere seslendi. Ayrıca Uluslararası Gastronomi Film Festivali Direktörü, Bena Bistro Lounge kurucusu ve ödüllü işletmeci Gülper Ergün ile Deniz Hukuku Avukatı Çağdaş Kırcalı başta olmak üzere pek çok değerli isim etkinlikte yer aldı. Tecrübelerini paylaştılar Radikal Eğitim Kurumları Kurucusu ve Matematik Öğretmeni Erdal Avcı da etkinlikte öğrencilerle bir araya geldi. Avcı; eğitim hayatı, meslek seçimi ve hedef belirleme konularında deneyimlerini paylaştı. Konuşmacılar kendi kariyer yolculuklarını ve gençlere yönelik tavsiyelerini aktardı. Kariyer hedeflerine katkı sağlandı Gerçekleştirilen buluşmalar sayesinde öğrencilerin meslekleri daha yakından tanıması sağlandı. Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine imkan tanındı. Bu sayede gençlerin geleceğe dair kariyer planlarını daha bilinçli bir bakış açısıyla şekillendirmelerine katkı sunuldu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 16:10
İzmir’de ’Genç Osman Çetesi’ne operasyon: 7 tutuklama
İzmir’de ’Genç Osman Çetesi’ne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 7’si tutuklandı. Tire Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda çalışmalar yürütüldü. İzmir Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Ekipler tarafından çeteye yönelik müşterek operasyon gerçekleştirildi. 7 tutuklama Düzenlenen operasyon kapsamında 17 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden 7’si işlemlerinin ardından tutuklandı. Geriye kalan 10 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 14:01
Aliağa FK, zirveye oynuyor
Aliağa FK, TFF 2. Lig Kırmızı Grup 28. hafta maçında Arnavutköy Belediyespor’u 3-0 mağlup ederek ikinci sıraya yükseldi ve lider Bursaspor ile puan farkını 5’e indirdi. Aliağa FK, TFF 2. Lig Kırmızı Grup’taki yükselişini sürdürüyor. İzmir ekibi, ligde oynadığı son 10 maçta 9 galibiyet ve 1 beraberlik alarak yenilgi yüzü görmedi ve toplayabileceği 30 puanın 28’ini hanesine yazdırdı. Polat Çetin ve öğrencileri durum böyle olunca gözünü zirveye dikti. Hafta sonu evinde Arnavutköy Belediyespor’u 3-0 mağlup eden Aliağa FK, lider Bursaspor’un ikinci sırada yer alan Kahramanmaraş İstiklalspor’un golsüz berabere kalmasıyla bu fırsatı iyi değerlendirdi ve puanını 59’a yükseltti. Bu sonuçla İzmir ekibi hem ikinci sıraya çıktı hem de lider Bursaspor ile arasındaki puan farkını 5’e indirdi. Aliağa FK, haftaya küme düşmesi kesinleşen Adanaspor’a konuk olacak. Bu maçın ardından sarı-siyahlılar, Isparta 32 Spor sahasında, Kırklarelispor ile deplasmanda, Menemen FK evinde ve 68 Aksaray Belediyespor deplasmanına gidecek. Bu süreçte puan farkını kapanırsa Polat Çetin ve öğrencileri, sezonun son haftasında İzmir’de Bursaspor ile final niteliğinde bir maça çıkacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:37
Aliağa’dan Uluslararası Taekwondo başarısı
Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü sporcusu Emirhan Okmar, 14-15 Mart tarihlerinde Hollanda’nın Eindhoven kentinde düzenlenen Dutch Open Taekwondo Championships’te gümüş madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Dünyanın en prestijli açık taekwondo organizasyonları arasında gösterilen turnuvaya 35 farklı ülkeden 2 bin sporcu katıldı. Uluslararası düzeyde büyük rekabete sahne olan organizasyonda Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü’nden 5 sporcu mücadele etti. Aliağalı Taekwondoculardan; Elif Eylül Daşgın Büyük Kadınlar 46 kiloda, Derya Üzüldü Genç Kadınlar 46 kiloda, Metehan Temel Genç Erkekler 45 kiloda, Merve Nisa Mızrak Yıldızlar 55 kiloda, Emirhan Okmar Yıldızlar +65 kiloda mücadele ederek Uluslararası yarışmada Türkiye’den sporcu katılımı açısından tek takımı oldular. Aliağalı sporcular zorlu rakiplerle karşılaşarak önemli bir uluslararası tecrübe kazanırken, Emirhan Okmar’ın elde ettiği gümüş madalya Aliağa’ya gurur yaşattı. "Sporcularımız dünyanın en zor turnuvalarından birinde mücadele etti" Aliağa Belediyesi Taekwondo Antrenörü Ziya Cönge turnuva sonrası yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Böylesine büyük ve uluslararası düzeyde bir organizasyonda yer almak sporcularımız için çok önemli bir tecrübe oldu. Dünyanın sayılı en zor Open turnuvalarından birinde mücadele ettiler. Bizleri her zaman destekleyen Aliağa Belediye Başkanımız Sayın Serkan Acar’a teşekkür ederiz. Sporcularımızla birlikte hazırlıklarımızı sürdürerek Antalya’da düzenlenecek Uluslararası Türkiye Open Taekwondo Turnuvası’nda yer alacağız." Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü sporcuları, 26-31 Mart tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Uluslararası Türkiye Open Taekwondo Turnuvası’nda mücadele etmek üzere hazırlıklarını sürdürüyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:34
İzmir’de adli destek ve mağdur hizmetleri toplantısı yapıldı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri 9. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı düzenlendi. Kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla yapılan programda mağdurlara yönelik hizmetler ele alındı. Toplantı İzmir Adliyesi Şehit Fethi Sekin Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ile Cumhuriyet Başsavcıvekilleri Çağlar Ertaş, Mesuthan Özdemir ve Hilal Bozdağ katıldı. Üniversitelerin rektör yardımcıları, il müdürleri, kaymakamlık yetkilileri, belediye temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu üyeleri de toplantıda yer aldı. Sunumlar yapıldı Program kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirme sunumları yapıldı. İzmir Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü Uzman Psikoloğu Okan Lüleci sunulan hizmetleri anlattı. Uzman Psikolog Gerçem Demir ise yürütülen projeler hakkında katılımcılara bilgi verdi. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürü Güliz Kuli kendi kurumunun hizmetleriyle ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Koordinasyon istişare edildi Sunumların ardından genel değerlendirme bölümüne geçildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ve beraberindeki kurum yetkililerinin yer aldığı heyet tarafından programın değerlendirmesi yapıldı. Toplantıda kurumlar arası koordinasyonun geliştirilmesine yönelik konular görüşüldü. Katılımcıların görüş ve önerileri alındı. Soru-cevap bölümünün ardından program sona erdi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:12
Göztepe Voleybol’da Ataman Güneyligil ile yollar ayrıldı
Göztepe Voleybol, Başantrenör Ataman Güneyligil ile yollarının ayrıldığını duyurdu. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Başantrenörümüz Ataman Güneyligil ile karşılıklı anlaşarak önümüzdeki sezon yapılanmamız kapsamında yollarımızı ayırma kararı almış bulunmaktayız. Kulüp tarihimizin 100. yılında yazdığımız şampiyonluk hikâyesinin temel taşı olan ve uzun yıllar sonra yükseldiğimiz Vodafone Sultanlar Ligi’ndeki ilk sezon hedeflerimizi başarıyla gerçekleştirdiğimiz Ataman Güneyligil’e bugüne kadar verdiği emekleri için teşekkür ediyor ve kariyerinin bundan sonraki döneminde başarılar diliyoruz. Ataman Güneyligil, Göztepe Voleybol ailesinin ve şube tarihimizin her zaman değerli bir parçası olarak anılacaktır" ifadelerine yer verildi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:03
Çeşme’de Dünya Kadınlar Günü’ne özel satranç turnuvası
Satranç tutkunlarını bir araya getiren ’Çeşme Dünya Kadınlar Günü Satranç Turnuvası’, 14-15 Mart tarihlerinde Aya Haralambos Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Türkiye Satranç Federasyonu İzmir Satranç İl Temsilciliği ve Türkiye Satranç Federasyonu Çeşme İlçe Temsilciliği iş birliğiyle düzenlenen organizasyon, 14-15 Mart 2026 tarihlerinde Çeşme Aya Haralambos Kültür Merkezinde satranç severleri bir araya getirdi. Turnuvanın direktörlüğünü Türkiye Satranç Federasyonu Organizasyonlar Kurulu Başkanı Mehmet Sarısaç üstlendi. Organizasyona Gençlik ve Spor İl ve İlçe Müdürlükleri’nden çıkarılmış Türkiye Satranç Federasyonu lisansına sahip, 2025–2026 yılı vizeleri yapılmış ve 2019 ile önceki yıllarda doğan sporcular katıldı. 6 tur üzerinden mücadele ettiler Turnuvada eşlendirmeler 6 tur üzerinden İsviçre Sistemi’ne göre yapılırken sporcular dört farklı kategoride mücadele etti. İki gün süren turnuvada sporcular, strateji ve zekâlarını ortaya koyarak dereceye girebilmek için kıyasıya yarıştı. Açık Kategori’de şampiyon Adahan Katırcı oldu Açık Kategori’de Adahan Katırcı birinci olurken, Poyraz Say ikinci, Berken Ordu üçüncü oldu. Kategoride Mustafa Tetik dördüncü, Taha İbrahim Seller beşinci, İbrahim Kaya Ünver altıncı, Emir Cevdet Şener yedinci, Ali Irmak Şentay sekizinci, Halil Taş dokuzuncu ve Erkut Gerdektepe onuncu sırada yer aldı. Açık Kadınlar Kategorisi’nde zirvede Ecrin Ela Sevim Açık Kadınlar Kategorisi’nde Ecrin Ela Sevim birinciliği elde etti. Duygu Ayğir ikinci, Zeynep Sümeyye Demirtaş üçüncü olurken; Defne Ela Vatansever dördüncü, Beyza Özdemir beşinci, Beril Altıntaşı altıncı, Zeynep Duru Nazlıer yedinci, Beril Uysal sekizinci, Firdevs Asel Kocaman dokuzuncu ve Mira Naz Gürhan onuncu oldu. Minik sporcuların heyecanı 10 Yaş ve Altı Kategorisi’nde Cihangir Altıntaşı birinci, Eymen Ege Boran ikinci ve Doruk Fatih Toprakseven üçüncü oldu. Emir Gençyiğit dördüncü, Ata Topçuoğlu beşinci, Mesut Gökalp altıncı, Özgür Çınar Kaygısız yedinci, Tuğra Sert sekizinci, Çağın Kerim Bulut dokuzuncu ve Aden Deniz Gürhan onuncu sırada yer aldı. 10 Yaş ve Altı Kızlar Kategorisi’nde ise İnci Güneş Yıldız birinciliği elde etti. Defne Uygun ikinci, Ezgi Süneçli üçüncü olurken; Alya Nuse Tınaz dördüncü, Elisa Kavas beşinci, Lara Hatice Tınaz altıncı, Deniz Burçak yedinci, Mina Özdemir sekizinci, Zeynep Duru Sevim dokuzuncu ve Eftelya Olgun onuncu sırada yer aldı. Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen turnuva, hem kadın sporcuların satrançta daha fazla yer almasına dikkat çekmesi hem de genç sporcuların gelişimine katkı sağlaması açısından önemli bir organizasyon olarak değerlendirildi. Turnuva sonunda dereceye giren sporculara ödülleri takdim edildi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:59
Karşıyaka Başkanı Aygün Cicibaş, basketboldaki eleştirilere yanıt verdi
Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Aygün Cicibaş, basketbol takımıyla ilgili eleştirilere sosyal medyadan yanıt vererek, verilen sözlerin yerine getirilmediğini ve destekçilerin geri çekildiğini söyledi. Karşıyaka Basketbol, tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. İzmir temsilcisi, ligin bitimine 8 hafta kala düşme hattında bulunuyor. Başkan Aygün Cicibaş, yaşanan bu durum üzerine yapılan eleştirilere sosyal medya hesabından yanıt verdi ve sezon başından bu yana yaşananları tek tek açıkladı. Cicibaş, sezon başında amaçlarının, ödenebilir bir bütçeyle kulübün geleceğini riske atmadan ligde kalmak, sezonu 10-11. sıralarda tamamlamak ve Karşıyaka’ya yeni borç bırakmamak olduğunu vurguladı. "Süreç planladığımız gibi gitmedi" Sezona başlarken hedeflerinin çok net olduğunu söyleyen Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Aygün Cicibaş, "Bütün planlama antrenörümüzün talepleri doğrultusunda yapılmıştı. Amacımız; ödenebilir bir bütçeyle, kulübün geleceğini ipotek altına almadan ligde kalıp sezonu 10-11. sıralarda tamamlamak ve Karşıyaka’ya yeni borç bırakmamaktı. Kadromuz da bu plan doğrultusunda kuruldu. NBA şampiyonluğu yaşamış, istatistikleri güçlü bir gard Ligin önemli uzunlarından biri Geçtiğimiz sezon dipteki takımına büyük katkı vermiş bir uzun Ancak maalesef sakatlıklar ve takım kimyasının tutmaması süreci zorlaştırdı. Diğer yabancı oyuncularımız orta ölçekli ama mücadeleci oyunculardı. Kimsenin amacı Karşıyaka’nın basketbol ekolünü yok etmek değildi. Tam tersine amacımız fabrika ayarlarına dönmekti. Ayrıca gelecek sezon için hazırladığımız, 5-10 dakika süre alarak gelişecek 3 genç oyuncuyu da takıma kazandırmak istiyorduk. Ama süreç planladığımız gibi gitmedi" dedi. "Transfer yasakları elimizi kolumuzu bağladı" Eski oyunculara olan borçlardan dolayı gelen transfer yasakları nedeniyle istedikleri hamleleri yapamadıklarını ifade eden Cicibaş, "Lig boyunca bütün takımlar takviye yaparken biz bunu yapamadık. Çünkü geriden gelen FIBA dosyaları ve transfer yasaklarıyla uğraşıyorduk. Bir gardımız ayrıldı. Onun yerine geçen yıl Denizli’yi tek başına ligde tutan gardı aldık. Ligde bizim seviyemizde olan hangi takım o oyuncuyu almazdı? Transfer yasakları devam ederken bir fırsat yakaladık ve bir takviye daha yaptık. Bu süreçte teknik ekip değişti. Şunu herkes bilmelidir: Karşıyaka’da hiçbir oyuncu kimsenin keyfine göre alınmaz. Hocanın isteği olur, menajerle görüşülür, yönetim karar verir. Ve o şartlarda dünyada alınabilecek tek oyuncu Bishop’tı. Ama FIBA ve iç transfer yasakları elimizi bağladı" diye konuştu. "Eleştiriler doğaldır" Karşıyaka’nın kötü olmasını istemediklerini vurgulayan Başkan Cicibaş, "Sonuçlar kötü olunca sırasıyla: önce oyuncular, sonra menajerler, sonra antrenör, en sonunda başkan eleştirilir. Bu eleştiriler de doğaldır. Ama çoğu zaman unutulan bir gerçek var: Bu iş para işidir. Camia yıllarca başka bir düzene alıştı. Bütçe dışı oyuncular alınır, borçlar bir sonraki seneye bırakılırdı. Bu takımın yabancı oyuncusu bütçesi 840 bin dolar civarında. Geçtiğimiz sezon yollarımızı ayırdığımız Erric McCollum primleriyle neredeyse bu paraya oynadı. O borçların en son halkası bize kaldı" cümlelerine yer verdi. "Yarın sponsor gelse 3 adaylı kongre olur" Neden başkan adayı çıkmadığını da belirten Aygün Cicibaş sözlerini şöyle noktaladı: "Yarın yeni bir sponsor gelse, bakın o zaman nasıl 3 adaylı kongreler olur. Eskiden bir kaseyi iki kepçeyle doldururken, biz şimdi elli kepçeyle doldurmaya çalıştık. Sözler verildi, ama tutulmadı. Bir noktadan sonra ’Karşıyaka düşsün’ diyenler bile çıktı. Eskiden kombine alanlar almadı. Destek verenler geri çekildi. Telefonlar açılmadı. Ziyaretler kabul edilmedi. Söylenecek çok şey var, ama hepsini kongrede anlatacağım. Şunu herkes iyi bilsin: ’Karşıyaka’yı bu noktaya getirenler utansın. Biz değil.’ Daha hiçbir şey bitmiş değil. Lütfen destek verenler ve vermek isteyenler gelsin; bu takım hepimizin."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder