EĞİTİM - 12 Nisan 2026 Pazar 10:49

İzmirli akademisyenlerden sağlıkta dev adım: Kişiye özel besin üreten 3D yazıcı

A
A
A
İzmirli akademisyenlerden sağlıkta dev adım: Kişiye özel besin üreten 3D yazıcı

Yaşar Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen 3D gıda baskı sistemi, bireylerin sağlık durumuna özel besin üretimi yaparak özellikle klinik beslenmede yeni bir dönemin kapısını aralıyor.


İzmir’de üç üniversitenin ortak çalışmasıyla geliştirilen "Maliyet-Etkin 3D Gıda Baskı Sistemi", kişiye özel beslenme alanında çığır açacak bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Robotik sistemler, yazılım otomasyonu ve ekstrüzyon tabanlı 3D baskı teknolojisini bir araya getiren proje, bireylerin genetik, metabolik ve sağlık verilerine göre özelleştirilmiş gıdalar üretebiliyor. Yaşar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, Arş. Gör. Dr. İlhan Sofuoğlu, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Sevcan Ünlütürk, Arş. Gör. Dr. Elif Çavdaroğlu, Arş. Gör. Berkay Berk ve 9 Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Taner Akkan, Arş. Gör. Dr. İlke Öztürk’ten oluşan ekibinin çalışması, özellikle sağlık odaklı beslenme çözümlerine yenilikçi bir yaklaşım sunuyor.



Kişiye özel besin


Proje ile ilgili bilgi veren Yaşar Üniversitesi’nden Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, projenin kişiye özel beslenme ihtiyacından doğduğunu belirterek, "Standart gıda üretim sistemleri bireysel beslenme ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor. Bu sistem özellikle yutma güçlüğü (disfaji) yaşayanlar, diyabetli bireyler, obezite veya metabolik bozuklukları olanlar, gıda alerjisi veya intoleransı bulunanlar gibi özel beslenme gereksinimi olan hasta gruplarına hitap ediyor. Ayrıca, yaşlılar, kronik hastalıklar nedeniyle kontrollü diyet uygulaması gerekenler ve besin takviyesi veya fonksiyonel gıdalara ihtiyaç duyan bireyler için de uygun. Sistem, her hastanın bireysel beslenme profilini dikkate alarak güvenli ve dengeli gıda sunma olanağı sağlıyor" dedi.


Üç boyutlu gıda baskı teknolojisinin sunduğu hassas dozajlama ve özelleştirilebilir üretim avantajlarını kullanarak, hızlı ve otomatik üretim yapabilen akıllı bir sistem geliştirmeyi hedeflediklerini aktaran Prof. Dr. Ünlütürk, "Geliştirilen sistem; robotik ön hazırlık ünitesi, yazılım tabanlı kontrol mekanizması ve 3D gıda yazıcının entegre çalışmasıyla işliyor. Kullanıcıdan alınan diyet verileri doğrultusunda besin bileşenleri hazırlanıyor, ardından yazıcı bu verileri işleyerek katmanlı üretimle kişiye özel gıdayı ortaya çıkarıyor. Sistem aynı zamanda uzaktan erişimle kontrol edilebiliyor" diye konuştu.



Klinik beslenmede yeni dönem


Sistem, yalnızca üretim teknolojisi değil, aynı zamanda klinik doğruluk açısından da dikkat çekiyor. Bezelye ve peynir altı suyu proteinlerine dayalı geliştirilen formülasyonlarla besin değerlerinde hedeflenen miktarlardan sapma yüzde 5’in altında tutulabiliyor. Bu yüksek hassasiyet, özellikle diyabet, obezite ve metabolik hastalıklar gibi durumlarda kritik önem taşıyor. Bu teknolojiyle, boğulma ve tıkanma riskinin azaltılması, hastaların ihtiyaç duyduğu besin değerlerini eksiksiz alabilmesi ve bakım süreçlerinin kolaylaşması hedefleniyor.



Tam otomatik ve akıllı sistem


Tam otomatik ve akıllı bir sistem olması nedeniyle benzer çalışmalardan ayrılan sistem ile ilgili olarak Prof. Dr. Ünlütürk şu bilgileri verdi: "Ayırıcı özellik yalnızca 3D baskı yapması değil; aynı zamanda robotik ön hazırlık, yazılım entegrasyonu ve uzaktan kontrol özelliklerini tek bir sistemde birleştirmesi. Bu sayede hem besin içeriği hem porsiyonlama hem de fonksiyonel bileşenler yüksek hassasiyetle ayarlanabiliyor. Bu teknolojinin gelecekte yapay zeka destekli mutfak sistemlerinin ve hastane teknolojilerinin temelini oluşturabilir. Hastaneler ve bakım merkezlerinde hasta odaklı beslenme süreçlerini dönüştürebilir."



İzmirli akademisyenlerden sağlıkta dev adım: Kişiye özel besin üreten 3D yazıcı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis Belediyesi’yle ilgili skandal iddia: "Susmam için milyonlar teklif edildi" Eski CHP Gençlik Kolları Başkanı Resul Emre Çürükoğlu, yaklaşık bir buçuk yıl önce gündeme getirdiği kamu zararına ilişkin iddialar nedeniyle Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ve çevresinden kendisine sus payı olarak milyonlarca lira teklif edildiğini iddia etti. Çürükoğlu, söz konusu tekliflerin iddiaları geri çekmesi ve kamuoyuna farklı bir açıklama yapması karşılığında iletildiğini, ancak bu teklifleri kesin bir dille reddettiğini ifade etti. Eski CHP Gençlik Kolları Başkanı Resul Emre Çürükoğlu, parti içinde kamu kaynaklarının usulsüz kullanıldığı iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, süreci hem idari hem de adli mercilere taşıdığını söyledi. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların yanı sıra İçişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlara defalarca başvuruda bulunduğunu belirten Çürükoğlu, bu girişimlerin ardından mülkiye müfettişlerinin inceleme başlattığını ifade etti. Bir dönem belediyede de çalıştığını belirten Çürükoğlu, başkan ve çevresinin bazı usulsüz uygulamalarını fark ettiğini ifade ederek, "Başkanla yakın olmam nedeniyle kendisini birkaç kez samimiyetimize dayanarak uyardım. Sonuçta seçimi kazandık ve halka hizmet etmek için bu göreve geldik. Ancak kamu kaynaklarının zarara uğratıldığını düşündüğüm için uyarılarda bulundum. Bana verdiği cevap ise ‘Sen bilmezsin, bu işler bu şekilde yürür’ oldu. Bunun üzerine söz konusu usulsüzlükleri hem sosyal medya hesabımda paylaştım hem de İçişleri Bakanlığı’na şikayette bulundum" diye konuştu. Çürükoğlu, fuar çadırına ilişkin ihalede de usulsüzlük iddiasında bulunarak, "Fuar çadırı adı altında çıkılan bir ihale var. Bu çadır için halı ihtiyacı olduğu belirtilerek ihale yapılmış. İhalede belirtilen rakam 750 bin TL. Ancak İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı incelemeye ilişkin dosyada, bu işin yaklaşık 250 bin TL’ye yapılabileceği yer alıyor. Aradaki 500 bin TL’lik farkın ise kamu zararına sebebiyet verdiği ifade ediliyor. Bu konuların tamamı için ayrı ayrı, kalem kalem soruşturma izni verildi" diye konuştu. "Bu olayları duymazdan gelmem için ciddi paralar teklif edildi" Bir diğer başlık olan lavabo yapımında ise 350-360 bin TL olarak gösterilen maliyetin yaklaşık 80 bin TL’ye gerçekleştirilebileceğini ileri süren Çürükoğlu, benzer şekilde LED ekran alımında da 2 milyon 700 bin TL olarak gösterilen maliyetin, İçişleri Bakanlığı raporlarına göre yaklaşık 1 milyon 500 bin TL seviyesinde olabileceğini ifade etti. Çürükoğlu, bu kalemlerin toplamında kamu zararının 3 milyon 500 bin TL’nin üzerinde olduğunu savundu. İddialarını gündeme getirmemesi için çeşitli girişimlerle karşılaştığını da öne süren Çürükoğlu, bazı kişiler aracılığıyla kendisine milyonlarca lira teklif edildiğini söyledi. Bu tekliflerin 5 milyon TL, 10 milyon TL ve 15 milyon TL gibi rakamlara kadar ulaştığını belirten Çürükoğlu, "Bu olayları duymazdan gelmem için ciddi paralar teklif edildi ancak hiçbirini kabul etmedim" dedi. Çürükoğlu, CHP’de Gençlik Kolları Başkanlığı yaptığı dönemde seçim sürecine ilişkin dikkat çeken bir iddiayı da dile getirerek, "Seçim çalışmaları sırasında ve seçimden önce yemek yediğimiz bir yer vardı. Seçim günü için buradan 2 bin 100 adet döner, 2 bin 100 adet ayran ve 3 kasa su siparişi verildi. Bu siparişin toplam bedeli 180 bin TL’ydi. Ancak bu borç belediyeye değil, doğrudan belediye başkanının şahsi borcuydu" dedi. Söz konusu borcun seçimden sonra 3-4 ay geçmesine rağmen ödenmediğini öne süren Çürükoğlu, işletme sahibinin alacağını talep etmesi üzerine belediye başkanıyla iletişime geçtiğini ifade etti. Çürükoğlu, "Kendisine paranın olmadığı, ancak bu borcun yalnızca belediye üzerinden fatura edilmesi halinde ödenebileceği söylendi. Bunun üzerine işletme sahibi, el yazısıyla 3 ayrı teklif mektubu hazırlayarak belediyeye sundu ve bu şekilde parasını tahsil etti. 180 bin TL’lik olayın aslı budur. ‘Oylum ziyareti’ olarak anlatılan konu ise tamamen oluşturulmuş bir hikayedir" şeklinde konuştu. "Susması için milyonluk teklif, karşılığında iş ve senaryo şartı" iddiası Çürükoğlu, kendisine yapılan teklifin şartlarının da açıkça iletildiğini belirterek, "Benden ‘Bu videoları çekerken ve canlı yayınları yaparken alkollüydüm, bilincim yerinde değildi’ şeklinde bir açıklama yapmamı ve bunu kendi hesabımda paylaşmamı istediler. Ayrıca onların yanına gidip birlikte fotoğraf çektirmemi, ardından da parayı alarak bu konuyu kapatmamı söylediler. Bunun karşılığında beni Cumhuriyet Halk Partili bir belediyede, Kilis dışında işe yerleştireceklerini ve hayatıma orada devam edebileceğimi ifade ettiler. Ancak bu tekliflerin tamamını reddettim" diye konuştu.