SAĞLIK - 17 Mart 2026 Salı 09:28

Alzheimer hastalarının üçte ikisini kadınlar oluşturuyor

A
A
A
Alzheimer hastalarının üçte ikisini kadınlar oluşturuyor

Nörolog Doç. Dr. Mustafa Seçkin, Alzheimer hastalığına yeni gelişen testler ve tedaviler sayesinde çok erken evrede müdahale etmenin mümkün olduğunu söyledi. Doç. Dr. Seçkin, "Tüm hastalıklarda olduğu gibi Alzheimer hastalığında da en büyük silahımız erken tanıdır. Erken tanı için henüz hiçbir unutkanlık şikayeti başlamadan nörolojik kontrollerin yapılmasını öneriyoruz. Yeni testler, henüz ağır unutkanlığı olmayan kişilerde bile hastalığı tanıyabileceğimizi gösterdi. Alzheimer, ilk semptomlar başlamadan 10 ila 20 yıl önce beynimizde patolojik olarak etkisini göstermeye başlıyor" dedi.


Türkiye’de 600 binin üzerinde kişiyi etkileyen Alzheimer hastalığı, özellikle menopoz dönemindeki östrojen kaybı ve hormonal değişimler nedeniyle en çok kadınlarda görülüyor. Uzmanlar, hastalığın ilerlemesini durdurmak için erken tarama testlerinin ve menopoz sürecindeki doğru tedavilerin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.


Tüm dünyada milyonlarca bireyi etkileyen Alzheimer vakalarının yaklaşık üçte ikisini kadınlar oluşturuyor. Kadın beyninde özellikle menopoz sürecinde meydana gelen östrojen reseptörleri ile ilgili değişiklikler, Alzheimer hastalarındakine benzer metabolizma bozukluklarına yol açabiliyor. Bu risk nedeniyle menopoz aşamasında nörolojik kontrollerin daha sık yapılması ve çeşitli önlemlerin alınması hastalığın önlenmesinde kritik bir rol oynuyor. Hormonal değişimler kadın sağlığıyla doğrudan ilişkili sistemlerin yanı sıra kas-iskelet ve nörolojik sistemleri de derinden etkiliyor.



Her yönüyle ele alındı


Kadın Sağlığı ve Alzheimer Hastalığı, Acıbadem Kent Hastanesi’nde düzenlenen "Kadın yaşam döngüsünde bilişsel sağlık ve koruyucu yaklaşımlar" başlıklı etkinlikte her yönüyle ele alındı. Etkinlikte Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil "Alzheimer riski açısından menopozu anlamak", Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin "Alzheimer hastası olarak kadın", Ege Üniversitesi Geriatri Kliniği, Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sevnaz Şahin "Geriatri bakış açısı ile kadın: Yaşlılığın kadınsallaşması", SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Aile Hekimliği ABD, Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Nil Tekin "Alzheimer bakım vereni olarak kadın" başlıklı sunumlarıyla konferans salonunu dolduran çoğu kadın dinleyene değerli bilgiler aktardı, merak edilen soruları yanıtladı. Etkinlik kapsamında tiyatro ve sinema oyuncusu Zerrin Sümer, sanatçı Suzan Kardeş ve yapımcı Mine Güler, Alzheimer hastalığını yaşamak ve oynamak üzerine özel bir söyleşi gerçekleştirdi.



Östrojen eksikliği beyin fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor


Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil menopozun ve buna bağlı östrojen azalmasının kadınların beyin fonksiyonları üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Aynı genlere sahip kadın ve erkekler karşılaştırıldığında, kadınlarda beyin küçülmesinin ve ’beyin sisi’ olarak adlandırılan dikkat eksikliği gibi durumların daha fazla görüldüğünü belirten Prof. Dr. İtil, şunları söyledi:


"Östrojen beyinde birçok fonksiyona sahip ve bilişsel bellek merkezlerinde oldukça etkin bir rol oynuyor. Östrojen eksikliği beynin glikoz alımını da azaltarak beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor. Diyabet ve tiroid gibi sistemik hastalıkların kontrol altına alınmasını ve spor yapılmasını tavsiye ediyoruz. Beyin sağlığındaki kötüleşmeyi önlemek amacıyla önceden hormon tedavisine başlanmasını destekleyen kesin bir çalışma henüz bulunmuyor. Dolayısıyla her kadına menopoz öncesi ve sonrasında rutin olarak hormon tedavisi verilemez. Ancak Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) menopoz ilaçlarındaki kara kutu uyarılarını kaldırdı. Tedaviye ilk 10 yıl içinde başlandığında, özellikle şiddetli ateş basması, kuruluk, cinsel isteksizlik ve ruhsal değişimler gibi semptomları olan hastalarda son derece faydalı etkiler elde edildiği görülüyor."



Menopoz süreci uyarısı


Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin de menopoz sürecinin kadın doğum ve ilişkili diğer disiplinlerle bir arada yürütülmesi gerektiğini söyledi. Seçkin, "Nörolojinin bunun içerisinde olması ve gerektiğinde kas-iskelet zafiyetine neden olabilecek hastalıkların tedavisi için diğer branşların da sürece dahil edilmesi, bu sürecin daha iyi yönetilmesine yardımcı olacaktır" dedi.



Belirtilerden 20 yıl önce başlıyor


Yeni gelişen testler ve tedaviler sayesinde hastalığa çok erken evrede müdahale etmenin mümkün olduğunu aktaran Doç. Dr. Seçkin, "Tüm hastalıklarda olduğu gibi Alzheimer hastalığında da en büyük silahımız erken tanıdır. Erken tanı için henüz hiçbir unutkanlık şikayeti başlamadan nörolojik kontrollerin yapılmasını öneriyoruz. Yeni testler, henüz ağır unutkanlığı olmayan kişilerde bile hastalığı tanıyabileceğimizi gösterdi. Alzheimer, ilk semptomlar başlamadan 10 ila 20 yıl önce beynimizde patolojik olarak etkisini göstermeye başlıyor" ifadelerini kullandı.



Kanser taraması gibi erken teşhis dönemi


Erken müdahale ile hastalığın ilerleme hızının yavaşlatılabileceğini vurgulayan Seçkin, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Alzheimer hastalığı ile ilgili tanı ve tedavi süreçleri; meme veya prostat kanseri gibi çok erken evre tarama yöntemleriyle yapılma yoluna girdi. Semptomu olmayan bireylerin bile bu tarama sürecine girerek risklerini belirlemesi tavsiye ediliyor. Risk gruplarının tespit edilip taramaya yönlendirilmesiyle, hastalara çok daha erken tedavi başlama şansımız var. Alzheimer taraması; ayrıntılı nörolojik muayene, nörogörüntüleme, PET gibi ileri tetkikler, beyin omurilik sıvısı incelemesi ve yeni geliştirilen serum biyobelirteçleri ile yapılmaktadır. Hastalığı görece daha basit kan tetkikleriyle tespit edebilecek noktaya doğru gidiyoruz. Aile öyküsü olan risk altındaki bireylerde genetik testlerin yapılması, en önemli erken tespit yöntemlerinden biridir. Altın standart kabul edilen belden sıvı alma işlemi, halen yüzde 90’ın üzerinde doğruluk payı veriyor. Bunun yanında beyindeki amiloid ve tau proteini birikimini PET yöntemiyle veya kan testleriyle tetkik edebiliyoruz. Tüm bu imkanlardan yararlanarak artık Alzheimer hastalığını çok daha erken tespit etmek mümkündür."



Alzheimer hastalarının üçte ikisini kadınlar oluşturuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Talas’ta tarih okullara taşındı Talas Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Çanakkale’den Cumhuriyet’e 100. Yıl Gezici Müzesi’ ile ‘Tıpkı Basım Mushaflar Kur’an-ı Kerim Gezici Müzesi’, Ramazan ayı boyunca Talas’taki okulları ziyaret ederek öğrencilerle buluştu. Milli tarih bilincini ve manevi değerleri gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan gezici müzeler, ilçedeki 22 okulda yaklaşık 30 bin öğrenciye ulaştı. Tarihi ve kültürel mirasın öğrencilerin ayağına taşındığı etkinlik, gençlerden büyük ilgi gördü. İlk durak Şehit Mahmut Yıldırım Lisesi, son durak Hidayet Aydoğan Lisesi Ramazan ayının başında Talas Şehit Mahmut Yıldırım Anadolu Lisesi’nden başlayan gezici müze turu, Hidayet Aydoğan Sosyal Bilimler Lisesi’nde tamamlandı. Okul bahçelerine kurulan müze otobüslerini ziyaret eden öğrenciler, Çanakkale ruhunu anlatan tarihi objeleri yakından inceleme fırsatı bulurken, Osmanlı döneminde yazılmış Kur’an-ı Kerim nüshalarının tıpkı basımlarını da görerek medeniyetimizin ilim ve sanat mirasını buldu. Öğrenciler, müze görevlilerinin anlatımları eşliğinde hem Çanakkale ruhunu hem de İslam medeniyetinin kültürel zenginliğini yakından tanıma imkânı buldu. "Tarihi ve değerleri geleceğe taşıyoruz" Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, gezici müzelerin özellikle gençler için önemli bir kültürel eğitim çalışması olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Amacımız yalnızca bir sergi açmak değil; tarihimizin ruhunu, ecdadımızın fedakârlığını ve medeniyetimizin değerlerini gençlerimize hissettirmektir. Çanakkale ruhu ve mukaddes emanetler, gençlerimizin kalbinde yer buldukça geleceğe daha güçlü bakacağız. Bu gezici müzelerle milli ve manevi değerlerimizi öğrencilerimizin ayağına götürdük." Başkan Yalçın, Talas Belediyesi olarak kültür, eğitim ve değerler alanındaki çalışmaların artarak devam edeceğini de sözlerine ekledi. Öğrencilerden büyük ilgi Okullarda yoğun ilgi gören gezici müzeleri gezen öğrenciler, tarihi eserleri yakından görmenin ve anlatılan hikâyeleri dinlemenin kendileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu ifade etti. Talas Belediyesinin bu anlamlı çalışmasıyla Çanakkale’den Cumhuriyet’e uzanan tarih bilinci ve kadim medeniyet mirası, genç nesillerin hafızasında canlı tutulurken, milli ve manevi değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması yönünde önemli bir adım daha atılmış oldu.
Gaziantep Gaziantep’te baklavacılarda bayram yoğunluğu: Günlük üretim 20 tona ulaştı Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte baklavanın başkenti Gaziantep’te üretim zirveye çıktı. Kent genelinde artan taleple birlikte günlük baklava üretimi 20 tona ulaşırken, işletmeler siparişleri yetiştirebilmek için yoğun mesai harcıyor. Bayram sofralarının vazgeçilmezi olan Gaziantep baklavasına talep, Ramazan Bayramı’nda günler kala önemli ölçüde arttı. Yoğun talebi karşılamak için üretimlerini artıran işletmeler, vardiya sistemine geçerek kapasitesini iki katına çıkardı. Sahur saatlerinde tezgah başına geçen ustalar, gün boyu süren hummalı çalışmayla üretimi sürdürürken kent genelinde ise günlük baklava üretimi 20 tonun üzerine çıktı. Gaziantep’in önde gelen baklava üreticilerinden Ömer Kozan Baklava’da da bayram yoğunluğu dikkat çekiyor. İşletmede günlük 1 tonun üzerinde baklava üretimi gerçekleştirilirken, Ömer Kozan Baklava işletme sahibi Ömer Kozan, bayramın yaklaşmasıyla birlikte vardiya sistemiyle çalışarak üretimi iki katına çıkardıklarını ve bayramların vazgeçilmezi baklavaya olan talebi karşılamak için hız kesmeden çalıştıklarını ifade etti. "Bayram dolayısıyla beklentimizin çok fazla üzerindeyiz" Geçen yıllara göre daha fazla baklava yoğunluğu yaşandığını belirten baklava ustası Ömer Kozan, "Bayram dolayısıyla beklentimizin çok fazla üzerindeyiz. Geçen yıllara göre daha fazla yoğunluk var. Bu talepleri karşılayabilmek çift vardiyaya geçtik. Şu an hem gece hem gündüz çalışarak üretime devam ediyor ve Türkiye’nin her yerine ulaştırmaya çalışıyoruz" dedi. "Gaziantep’te günlük 20 ton baklava üretiliyor" Günlük 1 ton baklava üretimi gerçekleştirdiklerini söyleyen Kozan, Gaziantep genelinde ise 20 tonun üzerinde baklava üretildiğini ifade etti. Kozan, "Bayram denilince akla ilk olarak baklava geliyor. Baklava da bizim kültürel mirasımızdır. Bu mirası bir şekilde her yere ulaştırıyoruz. Bayram dolayısıyla talebin artmasıyla birlikte üretimlerimizde arttı. İşletmemizde günlük 1 tonun üzerinde baklava üretimi gerçekleştiriyoruz. Bu sayı Gaziantep genelinde ise 20 tonu buluyor" ifadelerini kullandı. "Bütün baklavacılar kolları sıvamış durumda zamanla yarışıyoruz" Üretilen baklavaların Gaziantep’in yanı sıra yurt içi ve yurt dışından da fazla talep gördüğünü söyleyen Kozan, baklavacıların zamanla yarıştığını söyleyerek, "Geçen yıllarda siparişler sadece Gaziantep içinden geliyordu, fakat bu sene farklı bir durum oluştu ve neredeyse tüm Avrupa ülkelerinden gelmeye başladı. Bütün baklavacılar kolları sıvamış durumda zamanla yarışıyoruz" diye konuştu.
Eskişehir Lüle taşı ustası Mehmet Çalışkandinç bayram hareketliliğini değerlendirdi Eskişehir’in tarihi Odunpazarı bölgesinde 15 yıldır lüle taşı işleyen Mehmet Çalışkandinç, yaklaşan bayram öncesinde bölgedeki hareketliliği değerlendirdi. Tatil dönemlerinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olduklarını belirten Çalışkandinç, bayram yoğunluğu ile birlikte tüm ürünlerinde ilginin arttığından ve bayram süresince yaşanacak turizm hareketliliğinden umutlu olduklarını dile getirdi. "Turlar ve ziyaretçilerin Odunpazarı’na ilgisi çok" Okul tatilleri ve bayramlarda esnafın yoğun bir mesai harcadığını kaydeden Mehmet Çalışkandinç, "Okul tatillerinde ve bayramlarda, bütün esnafımız burada yoğun olur. Turlar çok olur, gelen giden çok olur. Mesela köyüne gitmek isteyenler burayı gezip, yol üstündeyse girebiliyorlar. O yüzden yoğunluk olur" ifadelerini kullandı. "En çok tespih ve bileklik ilgi görüyor" Lüle taşının özelliklerini ziyaretçilere anlatarak bilinçli bir alışveriş ortamı oluşturduklarını belirten Çalışkandinç, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Bütün ürünlerimizi satıyoruz ama biz lüle taşımızın özelliklerini, faydalarını anlattığımızdan dolayı lüle taşından tespih ve bilekliği çok satarım. Tabii sadece bunlar değil; tespih var, bileklik var, kolyeler var. Takılarımızın hepsini lüle taşı ile süslüyoruz. Bayram yoğunluğu ile birlikte bütün ürünlerimi satıyorum."
Adana AOSB yeni yatırımlarla büyüyor AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, günlük 222 bin metreküp kullanma suyu arıtma tesisi kapasitesi, 324 megawatt üretim santral gücü ve genişleyen sanayi alanlarıyla AOSB’nin Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) ve Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, bölgenin altyapı kapasitesi, enerji gücü, çevre yatırımları ve devam eden projeleri hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Sütcü, AOSB’nin güçlü altyapısı, enerji yatırımları, çevre projeleri ve sanayicilere sunduğu kapsamlı hizmetlerle Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Bekir Sütcü, AOSB’nin yalnızca üretim yapılan bir alan olmadığını, aynı zamanda sanayicilerin rekabet gücünü artıran güçlü bir ekosistem oluşturduğunu vurguladı. Sütcü, sanayicilerin üretim süreçlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için altyapıdan enerjiye, eğitimden proje desteğine kadar geniş bir hizmet ağı oluşturduklarını ifade etti. Bekir Sütcü, AOSB’nin büyüme vizyonu doğrultusunda yeni yatırımların ve genişleme alanlarının planlandığını kaydetti. Genişleyen sanayi alanı Bekir Sütcü, AOSB’nin mevcut büyüklüğünün 2 bin 144 hektar olduğunu, yeni yatırımcılara kapı açmak için ilave alanların planlandığını ve bu konuda önemli adımlar atıldığını ifade etti. Bekir Sütcü, ilave alanın 284 hektar, 3. ilave alanın 599,5 hektar, 4. ilave alanın 99,35 hektar olduğunu ayrıca önerilen 5. ilave alanın 3 bin 448 hektar büyüklüğünde planlandığını kaydetti. Bekir Sütcü, bu genişleme alanlarının hayata geçmesiyle AOSB’nin yatırım kapasitesinin önemli ölçüde artacağını vurguladı. Güçlü su ve altyapı kapasitesi Sütcü, AOSB’nin sanayi üretimini destekleyen güçlü altyapı yatırımlarına sahip olduğunu, bölgede iki ayrı kullanma suyu arıtma tesisi bulunduğunu ifade etti. Bekir Sütcü, birinci kullanma suyu arıtma tesisinin 72 bin metreküp/gün, ikinci kullanma suyu arıtma tesisinin 150 bin metreküp/gün kapasiteye sahip olduğunu, bu iki tesisle birlikte AOSB’nin toplam kullanma suyu arıtma kapasitesinin 222 bin metreküp/gün seviyesine ulaştığını kaydetti. Sütcü, güçlü altyapı yatırımlarının sanayicilerin kesintisiz üretim yapabilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Çevreye duyarlı sanayi modeli Bekir Sütcü, çevre yatırımlarının AOSB’nin en önemli öncelikleri arasında yer aldığını, bölgede faaliyet gösteren firmaların atık sularını arıtmak amacıyla kurulan Atık Su Arıtma Tesisi’nin 90 bin metreküp/gün nominal hidrolik kapasiteye cevap verebilecek şekilde inşa edildiğini kaydetti. Bekir Sütcü, çevre yatırımlarının sürdürülebilir sanayi üretimi açısından kritik bir rol oynadığını vurguladı. Enerji altyapısı ve dağıtım sistemi Bekir Sütcü, AOSB’nin enerji altyapısının sanayicilere kesintisiz ve güvenilir enerji sağlamak amacıyla güçlü bir sistem üzerine kurulduğunu, elektrik dağıtım şebekesinin 8 ana dağıtım merkezi, 25 dağıtım merkezi, 135 yardımcı dağıtım merkezinden oluştuğunu ifade etti. Bekir Sütcü, bölgenin toplam kurulu gücünün 279 megawatt olduğunu kaydetti. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, enerji sisteminin 24 saat SCADA sistemi ile kontrol edildiğini, TEİAŞ’a ait Misis Trafo Merkezi’nden 33 fider hattı üzerinden AOSB’ye enerji sağlandığını söyledi. Yenilenebilir enerjide büyük potansiyel AOSB’de yenilenebilir enerji yatırımlarının hızla büyüdüğünü, bölgede 209 tesiste aktif güneş enerjisi santrali bulunduğunu ifade eden Bekir Sütcü, güneş enerjisi kapasitesinin 279 megawatt, kojenerasyon kapasitesinin 45 megawatt olduğunu kaydetti. Bekir Sütcü, bölgede toplam üretim santral gücünün 324 megawatt seviyesine ulaştığını, yeni projelerle güneş enerjisi kapasitesinin 281 megawatta çıkarılmasının hedeflendiğini vurguladı. Sanayiciye geniş hizmet ağı Bekir Sütcü, AOSB’nin sanayicilere birçok farklı alanda hizmet sunduğunu, bunların başında altyapı hizmetleri, enerji hizmetleri, çevre hizmetleri, itfaiye hizmetleri, imar ve ruhsat hizmetleri, enerji tedarik ve dağıtım faaliyetleri, proje destek hizmetleri, eğitim hizmetleri, AOSB Akademi faaliyetleri, beton santrali hizmetleri, vinç hizmetleri gibi çok sayıda hizmetin yer aldığını ifade etti. Bekir Sütcü, 260 metreküp/saat kapasiteli hazır beton tesisinde, 15 transmixer, 4 beton pompası ve 35 personel ile hizmet verildiğini söyledi. Sütcü, vinç hizmetleri kapsamında 3 adet 35 tonluk çift kırma mobil vinç, 1 adet 75 tonluk çift kırma mobil vinç, 27 metrelik sepetli platform ve 18 metrelik teleskopik yükleyici ile sanayicilerin ihtiyaçlarını karşıladıklarını bildirdi. Proje destek ve devlet destekleri Bekir Sütcü, AOSB Proje Destek Ofisi’nin sanayicilere önemli katkılar sunduğunu, AIP Export ve Dış Ticaret İstihbarat Merkezi’nin firmaların ihracatlarını artırmalarına ve yeni pazarlara ulaşmalarına yardımcı olan dijital bir platform olduğunu ifade etti. Bekir Sütcü, 2022-2025 yılları arasında firmalara sağlanan devlet desteklerinin toplam tutarının 732 milyon 776 bin 214 TL olduğunu kaydetti. Üniversite sanayi iş birliği Bekir Sütcü, AOSB’nin üniversitelerle güçlü bir iş birliği yürüttüğünü, 5 üniversite ile iş birliği yapıldığını, 2022-2025 yılları arasında 505 akademisyenin firma ziyaretleri gerçekleştirdiğini, 116 firma ile akademisyen eşleştirmesi yapıldığını ifade etti. Sütcü, AOSB’de 7 Ar-Ge merkezi ve 6 tasarım merkezi bulunduğunu kaydetti. Devam eden projeler Bekir Sütcü, bölgede birçok önemli projenin sürdüğünü, cadde aydınlatmalarının LED dönüşümü, yol yenileme çalışmaları, 3. ilave alan genişleme çalışması, çamur bertaraf tesisi projesi, SOGEP istihdam garantili teknik eğitim merkezi, makina ikmal bakım ve onarım istasyon merkezi projesi, dijitalleşme projeleri gibi çalışmaların devam ettiğini bildirdi. "AOSB Türkiye’nin üretim üslerinden biri" Bekir Sütcü, AOSB’nin güçlü altyapısı, enerji yatırımları ve sanayicilere sunduğu kapsamlı hizmetlerle Türkiye ekonomisine önemli katkı sağladığını, bölgenin hem Adana’nın hem de Türkiye’nin üretim gücünü artıran önemli bir sanayi merkezi olduğunu vurguladı. Başkan Bekir Sütcü, AOSB’yi daha da büyüterek sanayicilerinin rekabet gücünü artırmaya ve bölgenin üretim kapasitesini geliştirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.