Yerel Haberler
İzmir
Türk Kızılay, 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibine kurban bereketi ulaştıracak 12 Mayıs 2026 Salı - 15:07:57 Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, İzmir’deki kurban eti konserve tesisini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kurban Bayramı’nın bereketini Türkiye ve Gazze dahil toplam 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, "Türkiye, yurt dışı yardımlar açısından da beklenen bir ülke. Özellikle Afrika ağırlıklı olmak üzere diğer gönül coğrafyamızı da ekleyerek bu operasyonu gerçekleştireceğiz" dedi. Türk Kızılay, "Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye" sloganıyla gelenekselleşen vekaletle kurban kesim kampanyasını bu yıl da sürdürüyor. Kızılay, Kurban Bayramı’nın bereketini Türkiye ve Gazze ile toplam 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına ulaştırmayı hedefliyor. 2026 yılı vekalet bedelleri yurt içi ve Gazze için 17 bin 250 lira, yurt dışı için ise 6 bin 350 lira olarak belirlendi. Vekalet bedelini döviz cinsinden ödemek isteyenler Türkiye ve Gazze için 385 dolar, 330 avro veya 285 sterlin, diğer ülkeler için ise 145 dolar, 125 avro veya 105 sterlin ödeyerek vekalet verebiliyor. Vekaletle kesimi gerçekleştirilen ve tüm kontrollerden geçirilen kurban etleri, yurt içi ve yurt dışında farklı yöntemlerle dağıtılıyor. Yurt içinde kesimi gerçekleştirilen kurbanlar, Kızılay’ın 20 yıldır başarıyla uyguladığı kurban modeli kapsamında kavurma konservesine dönüştürülerek şubeler aracılığıyla yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor. Gazze için de kurbanlar, sınır kapılarından insani yardım geçişinde yaşanan düzensizlikler nedeniyle Türkiye’de kesiliyor ve kavurma konservesi haline getirildikten sonra bölgeye ulaştırılıyor. Yurt içi ve Gazze için kesimler Diyarbakır, Van, Kayseri, Konya ve Ankara’daki modern ve hijyenik kombinalarda gerçekleştiriliyor. Kesilen kurban etleri, İzmir’de bulunan anlaşmalı kombina tesisinde kavurma konservesine dönüştürülüyor. Bu model sayesinde kurban etleri, uzun raf ömürlü hale getirilerek yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine ulaştırılabiliyor. Yurt dışında ise vekaletle kesimi gerçekleştirilen kurbanlar taze et olarak doğrudan ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor. Kızılay’ın kurban modeli vekalet, bilgilendirme, kesim, konserveleme, dağıtım ve kesim sonrası bilgilendirme olmak üzere 6 aşamadan oluşuyor. Vekalet alındıktan sonra bağışçılara kısa mesaj ve e-posta yoluyla bilgilendirme yapılıyor. Kesim süreçlerinin tamamlanmasının ardından vekalet sahiplerine yine kısa mesaj ve e-posta ile bilgi veriliyor. Konservelerin raf ömrü üç yıla çıkıyor Kızılay’ın kurban modelinde konserve üretiminin raf ömrünü 3 yıla çıkararak etlerin oda sıcaklığında muhafaza edilmesine imkan tanıdığını belirten Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, "Bizler, kurban bereketini yıl boyunca yaşatıyoruz. Hilal Olsun Türkiye diye başlattığımız Türk Kızılay kurban modelinde konserve üretiminin çok önemli bir rolü var. Kişiler, emanetlerini Kızılay’a verdiklerine dair vekaletlerini internet sitemizden, cep telefonundan, bankacılık uygulamalarından, hızlı para transferi işlemiyle ya da şubelerden verebiliyor, bedeller üzerine taksit de uygulanabiliyor. Vekalet alındıktan sonra bağışçılarımıza bilgilendirme mesajı gönderiyoruz. Bu sene 5 ilde Diyarbakır, Van, Kayseri ve Ankara’da kesimlerimizi gerçekleştireceğiz. Kesilen etler modern ve hijyenik tesisimizde parçalandıktan sonra pişirme işlemine tabi tutuluyor ve konserve kutularına dolduruluyor. İçinde ne kadar et, su ve yağ olacağı standardize edilen konserveler, kapakları kapatıldıktan sonra pastörizasyon işlemiyle uzun ömürlü bir şekilde oda sıcaklığında saklanabilir hale getiriliyor. Vekaletleri yerine getirdikten sonra yine bir bilgilendirme mesajıyla bağışçılarımıza kurban vekaletlerinin yerine getirildiğini iletiyoruz" şeklinde konuştu. Gazze yardımları yurt içi operasyonu gibi yürütülüyor Kurban ibadetinin dini ve mali kurallarının veteriner kontrolünde ve noter huzurunda son derece titiz bir şekilde uygulandığını vurgulayan Yılmaz, "Aldığımız her bir kurbanlık mutlaka veteriner kontrolünden geçiriliyor. Kesimler, son derece hijyenik şartlarda, noter huzurunda isimler okunarak, kayıt altına alınıp din görevlilerinin nezaretinde gerçekleştiriliyor. Bizler bu sene 30 ülkede bu kesim ve dağıtım işlemlerini gerçekleştireceğiz. Bugün burada gördüğünüz konserve modeli yurt içi ve Gazze için geçerli. Kapıların tam olarak açık olmadığı ve açlıkla sınanan Gazze’de protein kaynağı olan et son derece önemli. Gazze bağışlarını yurt içi operasyonmuş gibi konserve haline dönüştürüyoruz ve kapılar açıldığı ölçüde içeriye girişlerini takip ediyoruz. Bugüne kadar iki senede 1 milyon 300 bin konserve Gazze’ye ulaştırıldı ve bu konserveler bölgeye en hızlı giren, en faydalı protein kaynağını oluşturdu. Türkiye, yurt dışı yardımlar açısından da beklenen bir ülke. Özellikle Afrika ağırlıklı olmak üzere diğer gönül coğrafyamızı da ekleyerek 30 ülkede bu operasyonu gerçekleştireceğiz. Yurt dışına giden ekiplerimiz bayram boyunca kesimleri gerçekleştirecek ve taze et olarak dağıtımları yapacak" ifadelerini kullandı. Bağış kanalları Hayırseverler Kızılay’ın resmi internet sitesi, mobil bağış uygulaması, tüm bankalarda bulunan Kızılay bağış hesapları, 7/24 hızlı para transferi sistemi ile havale, yurt içinde 168 yurt dışında 0 212 168 00 00 numaralı Kızılay ücretsiz danışma ve bağış hattı ile ülke genelindeki Kızılay şubeleri üzerinden kurban vekaleti verebiliyor. Kızılay, kurban hisse bedellerinde 2 ile 4 taksit imkanı da sunuyor.
12 Mayıs 2026 Salı - 15:01 Adalet Bakanlığı ve HSK heyetinden İzmir Adliyesi’ne ziyaret Adalet Bakan Yardımcıları Can Tuncay ve Abdullah Aydoğdu ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Üyesi Bülent Küfüdür ve Genel Sekreteri Ahmet Uğuz, İzmir Adliyesini ziyaret etti. Ankara’dan gelen heyet, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Adalet Komisyonu Başkanı Onur Sert tarafından karşılandı. Program, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan tarafından hazırlatılan ve 2026 yılına ait dört ayrı katalogdan oluşan projelerin sunumu ile başladı. Sunum kapsamında, "Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddette İzmir Modeli" tanıtılarak, 2025 ve 2026 yıllarına ait veriler paylaşıldı. Dosya temizlenme oranlarının yüzde 129,71 seviyesine ulaştığı, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 44 oranında artış sağlandığı ifade edildi. Yapımı devam eden İzmir Hakimevi, Ek Hizmet Binası, Bağımsızlık Köyü ile Gençlik Merkezi hakkında bilgiler verildi. Ayrıca "Narko Kapan" operasyonları, yasa dışı bahis operasyonları ve diğer adli çalışmalara ilişkin istatistiksel analizler değerlendirildi. Akabinde heyet Adalet Komisyonu Başkanı Onur Sert’i ziyaret etti. Programın devamında heyet, İzmir Adliyesi Fethi Sekin Konferans Salonu’nda hâkim ve savcılarla bir araya geldi. Toplantıda Bakan Yardımcıları ile HSK Üyesi ve Genel Sekreteri tarafından yargı hizmetlerine ilişkin genel değerlendirmelerde bulunularak, yürütülen ve planlanan çalışmalar hakkında bilgi paylaşımı yapıldı. Toplantıda; Bakan Yardımcısı Can Tucay genel değerlendirmelerde bulunarak yargıda dijitalleşme sürecinin hız kazandığını vurguladı. Bakan Yardımcısı Abdullah Aydoğdu ise adalet teşkilatının en büyük gücünün insan kaynağı olduğunu belirterek personelin mesleki gelişimi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve kurumsal yapının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Heyet son olarak hâkim ve savcı yemekhanesinde düzenlenen öğle yemeğine katıldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 15:00 Türk Kızılay, 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibine kurban bereketi ulaştıracak Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, İzmir’de bulunan kurban eti konserve tesisini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kurban Bayramı’nın bereketini Türkiye ve Gazze dahil toplam 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, "Türkiye, yurt dışı yardımlar açısından da beklenen bir ülke. Özellikle Afrika ağırlıklı olmak üzere diğer gönül coğrafyamızı da ekleyerek bu operasyonu gerçekleştireceğiz" dedi. Türk Kızılay, "Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye" sloganıyla gelenekselleşen vekaletle kurban kesim kampanyasını bu yıl da sürdürüyor. Kızılay, Kurban Bayramı’nın bereketini Türkiye ve Gazze ile toplam 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına ulaştırmayı hedefliyor. 2026 yılı vekalet bedelleri yurt içi ve Gazze için 17 bin 250 lira, yurt dışı için ise 6 bin 350 lira olarak belirlendi. Vekalet bedelini döviz cinsinden ödemek isteyenler Türkiye ve Gazze için 385 dolar, 330 avro veya 285 sterlin, diğer ülkeler için ise 145 dolar, 125 avro veya 105 sterlin ödeyerek vekalet verebiliyor. Vekaletle kesimi gerçekleştirilen ve tüm kontrollerden geçirilen kurban etleri, yurt içi ve yurt dışında farklı yöntemlerle dağıtılıyor. Yurt içinde kesimi gerçekleştirilen kurbanlar, Kızılay’ın 20 yıldır başarıyla uyguladığı kurban modeli kapsamında kavurma konservesine dönüştürülerek şubeler aracılığıyla yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor. Gazze için de kurbanlar, sınır kapılarından insani yardım geçişinde yaşanan düzensizlikler nedeniyle Türkiye’de kesiliyor ve kavurma konservesi haline getirildikten sonra bölgeye ulaştırılıyor. Yurt içi ve Gazze için kesimler Diyarbakır, Van, Kayseri, Konya ve Ankara’daki modern ve hijyenik kombinalarda gerçekleştiriliyor. Kesilen kurban etleri, İzmir’de bulunan anlaşmalı kombina tesisinde kavurma konservesine dönüştürülüyor. Bu model sayesinde kurban etleri, uzun raf ömürlü hale getirilerek yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine ulaştırılabiliyor. Yurt dışında ise vekaletle kesimi gerçekleştirilen kurbanlar taze et olarak doğrudan ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor. Kızılay’ın kurban modeli vekalet, bilgilendirme, kesim, konserveleme, dağıtım ve kesim sonrası bilgilendirme olmak üzere 6 aşamadan oluşuyor. Vekalet alındıktan sonra bağışçılara kısa mesaj ve e-posta yoluyla bilgilendirme yapılıyor. Kesim süreçlerinin tamamlanmasının ardından vekalet sahiplerine yine kısa mesaj ve e-posta ile bilgi veriliyor. Konservelerin raf ömrü üç yıla çıkıyor Kızılay’ın kurban modelinde konserve üretiminin raf ömrünü 3 yıla çıkararak etlerin oda sıcaklığında muhafaza edilmesine imkan tanıdığını belirten Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, "Bizler, kurban bereketini yıl boyunca yaşatıyoruz. Hilal Olsun Türkiye diye başlattığımız Türk Kızılay kurban modelinde konserve üretiminin çok önemli bir rolü var. Kişiler, emanetlerini Kızılay’a verdiklerine dair vekaletlerini internet sitemizden, cep telefonundan, bankacılık uygulamalarından, hızlı para transferi işlemiyle ya da şubelerden verebiliyor, bedeller üzerine taksit de uygulanabiliyor. Vekalet alındıktan sonra bağışçılarımıza bilgilendirme mesajı gönderiyoruz. Bu sene 5 ilde Diyarbakır, Van, Kayseri ve Ankara’da kesimlerimizi gerçekleştireceğiz. Kesilen etler modern ve hijyenik tesisimizde parçalandıktan sonra pişirme işlemine tabi tutuluyor ve konserve kutularına dolduruluyor. İçinde ne kadar et, su ve yağ olacağı standardize edilen konserveler, kapakları kapatıldıktan sonra pastörizasyon işlemiyle uzun ömürlü bir şekilde oda sıcaklığında saklanabilir hale getiriliyor. Vekaletleri yerine getirdikten sonra yine bir bilgilendirme mesajıyla bağışçılarımıza kurban vekaletlerinin yerine getirildiğini iletiyoruz" şeklinde konuştu. Gazze yardımları yurt içi operasyonu gibi yürütülüyor Kurban ibadetinin dini ve mali kurallarının veteriner kontrolünde ve noter huzurunda son derece titiz bir şekilde uygulandığını vurgulayan Yılmaz, "Aldığımız her bir kurbanlık mutlaka veteriner kontrolünden geçiriliyor. Kesimler, son derece hijyenik şartlarda, noter huzurunda isimler okunarak, kayıt altına alınıp din görevlilerinin nezaretinde gerçekleştiriliyor. Bizler bu sene 30 ülkede bu kesim ve dağıtım işlemlerini gerçekleştireceğiz. Bugün burada gördüğünüz konserve modeli yurt içi ve Gazze için geçerli. Kapıların tam olarak açık olmadığı ve açlıkla sınanan Gazze’de protein kaynağı olan et son derece önemli. Gazze bağışlarını yurt içi operasyonmuş gibi konserve haline dönüştürüyoruz ve kapılar açıldığı ölçüde içeriye girişlerini takip ediyoruz. Bugüne kadar iki senede 1 milyon 300 bin konserve Gazze’ye ulaştırıldı ve bu konserveler bölgeye en hızlı giren, en faydalı protein kaynağını oluşturdu. Türkiye, yurt dışı yardımlar açısından da beklenen bir ülke. Özellikle Afrika ağırlıklı olmak üzere diğer gönül coğrafyamızı da ekleyerek 30 ülkede bu operasyonu gerçekleştireceğiz. Yurt dışına giden ekiplerimiz bayram boyunca kesimleri gerçekleştirecek ve taze et olarak dağıtımları yapacak" ifadelerini kullandı. Bağış kanalları Hayırseverler Kızılay’ın resmi internet sitesi, mobil bağış uygulaması, tüm bankalarda bulunan Kızılay bağış hesapları, 7/24 hızlı para transferi sistemi ile havale, yurt içinde 168 yurt dışında 0 212 168 00 00 numaralı Kızılay ücretsiz danışma ve bağış hattı ile ülke genelindeki Kızılay şubeleri üzerinden kurban vekaleti verebiliyor. Kızılay, kurban hisse bedellerinde 2 ile 4 taksit imkanı da sunuyor.
12 Mayıs 2026 Salı - 12:27 Efeler Yolu Ultra Trail, macera ve doğa tutkunlarını buluşturacak İzmir’in doğal güzellikleri ile köklü kültürel mirasını bir araya getiren Efeler Yolu Ultra Trail, 2’nci kez macera ve doğa tutkunlarını buluşturacak. Ödemiş ilçesine bağlı Birgi’de 16-17 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek Efeler Yolu Ultra Trail, 50K, 30K, 15K ve 5K’lık parkurlarıyla tarihin izinde benzersiz bir yolculuk sunacak. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Efeler Yolu Ultra Trail’in İzmir’in doğal güzelliklerini, tarihi değerlerini ve kültürel mirasını uluslararası platformda tanıtacak güçlü organizasyonlardan biri olduğunu belirtti. İzmir Valiliği koordinasyonunda Argeus Travel & Events tarafından bu yıl 2’ncisi düzenlenecek Efeler Yolu Ultra Trail, Ödemiş Kaymakamlığı, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla gerçekleştirilecek. Organizasyonun start ve finişleri Birgi merkezde gerçekleşecek. 16 Mayıs Cumartesi günü koşulacak 50K’lık parkur saat 07.00’de, 30K’lık parkur 09.00’da start alacak. 17 Mayıs Pazar günü ise 15K’lık parkura 09.00’da, 5K’lık parkura ise 10.00’da start verilecek. Yarışların ödül töreni 17 Mayıs Pazar günü saat 12.00’de Birgi’de yapılacak. 513 kilometrelik efsanevi rota Organizasyona adını veren Efeler Yolu, 513 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye’nin dikkat çeken yürüyüş rotalarından biri. Bornova’dan başlayıp Nif, Bozdağ ve Aydın sıradağlarını aşarak Selçuk’taki Meryem Ana Evi’ne kadar uzanan bu rota; yaylalar, dağ geçitleri ve tarihi köyler arasından geçerek Ege’nin kültürel mirasını günümüze taşıyor. Vali Elban: "Yerel kalkınmaya katkı sunuyor" Efeler Yolu Ultra Trail’in spor etkinliği olmanın ötesinde, yerel kalkınmaya katkı sağlayan önemli bir turizm projesi niteliği de taşıdığını ifade eden Vali Dr. Süleyman Elban, "Efeler Yolu Ultra Trail, kadim tarihimiz ile doğa sporlarını bir araya getiren çok değerli bir organizasyon. İzmir’imizin sahip olduğu doğal güzellikleri, kültürel zenginlikleri ve tarihi mirası spor aracılığıyla dünyaya tanıtmak adına büyük bir fırsat sunuyor. Özellikle Birgi başta olmak üzere Bozdağlar hattında yer alan eşsiz coğrafya, sporculara sadece fiziksel bir mücadele değil aynı zamanda kültürel bir yolculuk da yaşatıyor. Efeler Yolu, geçmişten bugüne Anadolu’nun ruhunu taşıyan çok özel bir rota özelliği taşıyor. Tarihi köylerden orman yollarına, yaylalardan dağ geçişlerine kadar uzanan bu güzergâh, katılımcılara doğayla iç içe unutulmaz bir deneyim sunuyor. Sporcular yarış boyunca sadece parkurlarda koşmuyor; aynı zamanda Ege’nin kültürünü, yaşam biçimini ve misafirperverliğini de yakından hissediyor" dedi. "Dünya genelinde ciddi bir ilgi oluştu" Son yıllarda doğa sporlarına ve ultra trail organizasyonlarına dünya genelinde çok ciddi bir ilgi oluştuğunu dile getiren Vali Elban, "Efeler Yolu Ultra Trail’in hem İzmir’in hem de ülkemizin spor turizmi vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Organizasyon sayesinde bölgemize yerli ve yabancı sporcuların yanı sıra çok sayıda ziyaretçi geliyor. Bu da konaklamadan yeme içme sektörüne, yerel üretimden kırsal turizme kadar birçok alanda ekonomik hareketlilik oluşturuyor. İzmir olarak sürdürülebilir turizm anlayışını çok önemsiyoruz. Efeler Yolu Ultra Trail de doğaya saygılı yapısıyla bu vizyona ciddi anlamda katkı sunmaktadır. Organizasyonun çevresel duyarlılık çerçevesinde gerçekleştirilmesi, doğal mirasın korunmasına yönelik farkındalık oluşturması bizim için ayrıca önem taşıyor. Efeler Yolu’nun uluslararası alanda çok daha güçlü bir marka haline geleceğine inanıyoruz. Dünyanın farklı ülkelerinden sporcuları İzmir’de ağırlayarak şehrimizin tanıtımını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu önemli organizasyonda emeği geçen kurumlarımıza, gönüllülerimize, katkı koyan tüm ekibe teşekkür ediyor, katılan sporcularımıza başarılar diliyorum" diye konuştu.
Göztepe’nin konuğu Konyaspor
28 Ağustos 2025 Perşembe - 11:37 Göztepe’nin konuğu Konyaspor Göztepe, Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında yarın Konyaspor’u konuk edecek. Trendyol Süper Lig’e etkili bir giriş yaparak sezona 2 galibiyet ve 1 beraberlikle başlayan Göztepe, 4. hafta mücadelesinde yarın Konyaspor ile karşı karşıya gelecek. Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynanacak müsabaka saat 21.30’da başlayacak. Karşılaşma öncesinde bir maç eksiği bulunan Konyaspor 6 puanla dördüncü sırada yer alırken, İzmir ekibi ise 7 puanla üçüncü basamakta yer alıyor. Yoluna yenilgisiz devam eden sarı-kırmızılılar, zorlu maçta rakibini mağlup ederek şimdiden Avrupa hedefine emin adımlarla ilerlemeyi hedefliyor. Hedef taraftarı galibiyetle buluşturmak Yeni sezonla birlikte ilk iç saha maçını Fenerbahçe’ye karşı oynayan Göztepe, zorlu maçta golsüz berabere kaldı. Bu karşılaşma dışındaki iki deplasman maçında ise 2 galibiyet almayı başaran sarı-kırmızılılar, henüz taraftarının önünde galibiyet almayı başaramadı. Stanimir Stoilov’un öğrencileri, Konyaspor müsabakasını kazanarak bu sezonki ilk iç saha galibiyetini almayı hedefliyor. Ogün ve Godoi forma giyemeyecek Göztepe’de sakatlıkları bulunan Ogün ve Godoi, yarın oynanacak Konyaspor maçında forma giyemeyecek. Slovenya kampında omzundan sakatlanan ve ameliyat edilen sağ bek Ogün Bayrak’ın durumunun iyiye gittiği ifade edilirken, antrenmanda darbeye bağlı sakatlık geçiren Godoi’nin ise birkaç hafta içerisinde takıma dönebileceği öğrenildi. Gözler Janderson’da olacak Leipzig’e transfer olan Romulo’nun yerine takıma katılan Janderson, şu ana kadar gösterdiği performansla beğeni topladı. İlk resmi maçına Çaykur Rizespor deplasmanında çıkan 26 yaşındaki oyuncu, sergilediği performansın yanı sıra Bokele’nin attığı golde de asist yaparak her iki gole doğrudan katkı verdi. İkinci hafta oynanan ve golsüz eşitlikle tamamlanan Fenerbahçe maçında sahneye çıkamayan Brezilyalı oyuncu, üçüncü hafta ise adeta boş geçtiği haftanın acısını çıkardı. 2-0 kazanılan Karagümrük karşısında 1 gol, 1 asist üreten Janderson, galibiyette büyük rol oynadı. Böylece golcü oyuncu, ilk 3 resmi maçında 1 gol ve 2 asistlik katkı sağladı. Konyaspor müsabakasıyla 4. maçına çıkacak olan Brezilyalı yıldız, takımının en önemli gol silahı olacak.
Namet Ateş: "Birinci amacımız oyuncu gelişimi"
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:48 Namet Ateş: "Birinci amacımız oyuncu gelişimi" Altınordu Teknik Direktörü Namet Ateş, oyuncu gelişimlerinin kulüp için önemiyle ilgili, "Oyuncuların performansından, taktik disipline bağlı kalmalarından kazanmak için ortaya koydukları mücadeleden çok memnunuz. Bu oyunu geliştirmeye çalışıyoruz. Tabii ki bu oyunun, oyuncuyu da geliştireceğini düşünüyoruz. Bizim birinci amacımız oyuncu gelişimi" dedi. TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu’nun Teknik Direktörü Namet Ateş, İskenderunspor maçı öncesi kulüp televizyonuna açıklamalarda bulundu. Ligin ilk haftasında 1-1 berabere kalınan Erbaaspor mücadelesinin değerlendirmesini yapan Ateş, "Maç öncesi hazırlıklarımız, rakiple ilgili yaptığımız analizler, bizim kendi takımımızdaki beklentilerimiz oyunsal anlamda bize cevap verdi diye düşünüyorum. Çünkü daha maçın başında yakalamış olduğumuz pozisyon vardı. Arkasından oyunsal anlamda oyunu ele geçirdik. Hem geçişlerde, hem hızlı hücumlarda, hem de geride oyun kurmadan çok başarılı olduğumuz noktalar var. Bu noktaların tabi ki bize skor olarak dönmesi için çok büyük çabaya girdik. Skoru da yakaladık. Daha sonraki rakibin çabası aslında bizi zor durumda bırakmadı. Penaltı pozisyonunda kalecimizin hatalı çıkışı penaltıya neden oldu" ifadelerini kullandı. "4 oyuncu ceza sahasının içinde yer alıyor" Erbaaspor’un kazandığı penaltının kullanışında bir ihlal olduğunu belirten Ateş, "Penaltının kullanılmasında artık özellikle alt liglerde, çünkü VAR sistemi yok. Bu kadar da hakem sayısının fazla olduğu bir maç organizasyonda bence dikkat etmesi gerekiyor. Bununla ilgili hakem arkadaşlarla yaptığımız görüşmede de dile getirdikleri nokta şu; Dönen topu, kaleciden dönen topu, eğer kalecinin ayağı çizgideyse, dönen topu tamamlayan oyuncunun erken sahaya dahil olmaması gerekiyor. Yani bu çok büyük bir haksızlığa neden oluyor. Ama görüntüler net bir şekilde gösteriyor ki dört tane oyuncu belirgin bir şekilde ceza sahasının içinde. Ve bunlardan biri de golü yapan oyuncu. Tabii ki bizim buradaki galibiyet isteğimizi bir mazeret olarak belirtme şansımız yok. Zaten kulübümüz gereği, Altınordu’nun ne bir teknik direktörü, ne bir çalışanın kaybedilen puanın mazereti hakem olarak göstermez. Belirtmek istediğimiz şey şu, biz iyi bir oyun ortaya koyduk. Transfer yasağı olmayıp, öz kaynaklarıyla mücadele eden ve 20 yaş ortalamasıyla sahada bulunan bir takımın ortaya koyduğu oyunun karşılığını, skoru da bulmuşken bunu koruyup bu şekilde bitirmek istiyorduk" diye konuştu. "Oyuncularımın performansından memnunum" Erbaaspor ile oynanan maçta futbolcularımızın performansından memnun olduğunu kaydeden genç teknik adam, "Oyuncuların performansından, taktik disipline bağlı kalmalarından kazanmak için ortaya koydukları mücadeleden çok memnunuz. Bu oyunu geliştirmeye çalışıyoruz. Tabii ki bu oyunun, oyuncuyu da geliştireceğini düşünüyoruz. Bizim birinci amacımız oyuncu gelişimi. Oyun tarzımızı da buna yönelik zaten şekillendiriyoruz. Hem oyuncularımızdan memnunuz hem de oyundan memnun kaldık diyebilirim. Genç oyuncular sahada olduğu zaman bir belirsizlik doğar. Nasıl bir performans verebilir diye genç oyuncu hangi takımda olursa olsun sahadaysa bir belirsizlik ortaya çıkar. Yalnız biz bu oyuncularla o kadar uzun yıllar çalıştık ki, o oyuncularda ne alabileceğimizi, hangi durumlarda düşebilecekleri, hangi durumlarda desteğe ihtiyaç olabileceklerini iyi tahmin edebiliyoruz. Biz bu yüzden de belirsizlikleri ortadan kaldıracak bir oyun formatıyla sahaya çıktık. Bu kadar kısa sürede farklı bir formasyonla da sahaya çıktık. Kısa bir sürede buna uyum sağlayıp bu performansı ortaya koymaları inanılmaz derecede çocuklarımızın belirgin bir şekilde bazı şeylere hazır olduğunu gösteriyor. Tabii ki şurada şöyle bir avantajımız da var. Altınordu, Öz Kaynak Sistemi’nde oyuncular bütün formasyonları çalışıyorlar. Her formasyonla sahaya çıkıyorlar ve uzun yıllar değişen şartlara kısa sürede ayak uydurabilmek üzerine geliştiriliyorlar. Hatta taktik tanımımız bile değişen şartlara kısa sürede uyum sağlama becerisi diye geçiyor. O yüzden de o kısa süredeki değişimdeki 6 farklı oyuncunun sahada olması, ilk defa özel maçlarda dahi 90 dakika sahada yer almaları bu değişen şartlardı. Rakibin belirsizliği, ne yapacağının belirsizliği ilk maç olması itibariyle bu kadar belirsizliğinin olduğu yerde oyuncular çok kısa sürede adapte oldular ve uyum sağladılar. Bu da oyunsal anlamda geri dönükleri de bize izleyenlerin veya yayın daha sonra takip edenlerin söyledikleri şey şu. Sahada iyi bir oyun vardı, etkili oyuncular vardı ve skor farklı da olabilirdi. Zorluk derecesi her geçen gün artacaktır. Özellikle ilk maçlar oynandıktan sonra rakipler birbirlerini daha çok tanımaya başlıyor. Bu arada da transfer süreci devam ediyor. Transfer açık bir durum söz konusu. Rakipten de takıma yeni oyuncular da dahil olabilir" şeklinde konuştu. "Her iki takım için de iyi bir maç olacağını düşünüyorum" Ateş, cumartesi günü oynayacakları İskenderunspor maçı ile ilgili, "Rakip, mevcut kadroları zaten lig oynamış, tecrübeli oyunculardan kurulu bir takım. İskenderun takımı her zaman oyun oynamaya çalışan bir takımdır. Bu oyun oynamaya çalışan takımlara karşı da bizle oyun oynamaya çalışan bir takımız. Seyir zevki yüksek olacağını düşünüyorum. Cuma’ya kadar çalışmalarımızı devam edip ilk deplasmanımızı gerçekleştireceğiz. Güzel bir maç olmasını bekliyoruz. Her iki takım için de iyi bir maç olacağını düşünüyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
KOBİ’ler yeşil dönüşüme dahil edilecek
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:15 KOBİ’ler yeşil dönüşüme dahil edilecek Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü koordinatörlüğü ve İzmir Ticaret Borsası tarafından hazırlanan "Boosting Agri-food SMEs through Renewable Energy Communities-Yenilenebilir Enerji Toplulukları Aracılığıyla Tarımsal Gıda KOBİ’lerinin Desteklenmesi" başlıklı proje, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat çerçevesinde desteklemeye uygun bulundu. Proje ile tarım ve perakende sektöründeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin, yenilenebilir enerji toplulukları aracılığı ile yeşil dönüşüme dahil edilmesi amaçlanıyor. Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Enerji Teknoloji Anabilim Dalı Arş. Gör. Dr. Fırat Salmanoğlu ve proje ekibini makamında ağırlayarak tebriklerini ileten Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Ege Üniversitesi olarak, ‘Yenilenebilir Enerji Toplulukları Aracılığıyla Tarımsal Gıda KOBİ’lerinin Desteklenmesi’ projesinin AGRECs-BOOST tarafından desteklenmeye uygun bulunmasından büyük bir gurur duyuyoruz. Bilim ekibimizi bu önemli başarısından dolayı tebrik ediyorum. Bu proje, hem sürdürülebilir enerji hem de tarım sektörlerinde önemli bir adım atılmasını sağlayacak, özellikle KOBİ’lerin karşılaştığı enerji maliyetlerini düşürerek ekonomik verimliliklerini artıracak. Ayrıca, bu tür projeler, yerel kalkınmayı destekleyerek, kırsal bölgelerdeki çiftçilerimize ve işletmelerimize çok önemli fırsatlar sunacak. Ege Üniversitesi olarak amacımız, sadece akademik başarılarımızla değil, aynı zamanda toplumsal fayda sağlayan projelerle de ülkemize katkı sunmak. Bu anlamda tarım sektörüne yeni anlayış getirecek yenilikçi bir proje hazırlayan bilim ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu. 10 yenilenebilir enerji topluluğu kurulacak Proje hakkında detaylı açıklamalarda bulunan Arş. Gör. Dr. Fırat Salmanoğlu, "Bu projedeki en önemli amacımız, tarım ve perakende sektöründeki küçük ve orta ölçekli işletmeleri (KOBİ’leri) yenilenebilir enerji toplulukları (YET) aracılığıyla yeşil dönüşüme dahil etmek. KOBİ’lerin enerji maliyetlerini düşürmek ve sürdürülebilir enerji çözümleri sunmak, hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük bir adım olacak. Proje kapsamında Türkiye’de 4, Yunanistan’da 3 ve İtalya’da 3 olmak üzere toplamda 10 yenilenebilir enerji topluluğu (YET) kurulacak. Proje süresi 24 ay olarak planlanmış ve bu süreçte hedef kitle olarak 100’ün üzerinde KOBİ’ye doğrudan fayda sağlanması bekleniyor. Tarım, gıda işleme ve perakende sektörlerindeki çiftlikler, sera işletmeleri, gıda fabrikaları ve market zincirleri gibi farklı işletmelere hizmet vererek, bu sektördeki KOBİ’leri desteklemeyi hedefliyoruz. Proje sonunda, KOBİ’lerin enerji maliyetlerinde yüzde 20’ye kadar azalma bekliyoruz, ayrıca enerji ihtiyaçlarının yüzde 30’unun yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasını sağlayacağız" dedi. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri içi önemli bir adım Projenin hangi firmalara hitap ettiği ile ilgili açıklamalarda bulunan Arş. Gör. Dr. Fırat Salmanoğlu, "Öncelikli olarak, tarım ve gıda işleme ile perakende sektöründeki KOBİ’ler hedefleniyor. Bu kapsamda çiftlikler, sera işletmeleri, gıda fabrikaları ve market zincirleri gibi firmalar projeye dahil olabilecek" diye konuştu. Blockchain, tarım sektörüne önemli katkı sağlayacak Projede dijital dönüşümün de önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Arş. Gör. Dr. Fırat Salmanoğlu, "Blockchain teknolojisiyle dijital enerji takası sistemi geliştirmeyi planladı. Bu sayede, yenilenebilir enerji ticaretini daha şeffaf ve verimli bir hale getirecek bir platform oluşturmayı hedefliyoruz. Projenin hem çevresel hem de ekonomik anlamda tarım sektörüne büyük katkı sağlayacağına inanıyorum" diye konuştu. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri içi önemli bir adım Projenin stratejik önemini hakkında açıklamalarda bulunan Arş. Gör. Dr. Fırat Salmanoğlu, "Bu projenin, Türkiye’nin AB Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecine ciddi bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Yenilenebilir enerjiye geçiş, sadece çevresel sürdürülebilirlik açısından değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma açısından da önemli. KOBİ’lerimizin rekabet gücünü artırırken, karbon ayak izlerini azaltmak, enerji ithalatını da önemli ölçüde azaltmak mümkün olacak. Bu proje, Türkiye’nin AB Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde kritik bir öneme sahip. KOBİ’lerin enerji verimliliğini artırarak karbon ayak izlerini azaltmalarına yardımcı olurken, aynı zamanda yerli enerji üretimini teşvik ederek enerji ithalatını da azaltmayı amaçlanıyor. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında önemli bir adım olacak" dedi. Proje ekibinde, Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Enerji Teknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ceylan Zafer ile Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Enerji Teknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mete Çubukçu da yer alıyor.
İzmir’de uluslararası öğrenciler için staj ve eğitim programı tamamlandı
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 17:34 İzmir’de uluslararası öğrenciler için staj ve eğitim programı tamamlandı Türkiye Bursları kapsamında İzmir’de eğitim gören uluslararası öğrenciler için Ege İhracatçı Birlikleri, Yaşar Üniversitesi, İzmir Ticaret Borsası Eğitim, Kültür ve Sosyal Entegrasyon Vakfı ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğinde düzenlenen staj ve eğitim programı tamamlandı. Program sonunda eğitmenlere ve öğrencilere sertifika takdim edildi. Farklı ülkelerden gelen ve İzmir’de üniversite eğitimi gören öğrencilerin katıldığı 4 haftalık programın kapanışı, Ege İhracatçı Birlikleri Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene Yaşar Üniversitesi Araştırma ve Yenilikçilikten Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatörü Jak Eskinazi, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve BORSAV Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, TOBB KGK İzmir İli İcra Kurulu Başkanı Deniz Celep katıldı. Kapanış programında kurumlar arasında iş birliği protokolü imzalanırken, öğrencilere ve eğitmenlere sertifikaları takdim edildi. Düzenlenen program ile mezuniyetin ardından öğrencilerin, Türkiye ile kendi ülkeleri arasında dostluk ve ticaret köprüleri kurmalarının hedeflendiği ifade edildi. "Diğer ülkelerde Türkiye mezunu bakanlar var" İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, yürütülen eğitim programının Türkiye açısından önemine değindi. Kestelli, "Uluslararası Öğrenciler Staj ve Dış Ticaret Eğitim Programı’nın ilk uygulamasını bugün itibarıyla tamamlamış bulunuyoruz. Her yıl Türkiye Bursları kapsamında 170 ülkeden ülkemizde yükseköğrenim görmek için başvurular yapılıyor. Bu başvurular içinde en başarılı 15 kişi Türkiye’de burs almaya hak kazanıyor. Ülkemizde 1980’lerde başlayan uluslararasılaşma süreciyle bugün Afrika’da pek çok ülkede bakanlarla, bürokratlarla ve çok sayıda Türkiye mezunu ile karşılaşmak mümkün. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen değerli gençler, ticaretimiz ve mevcut ilişkilerimiz için; hem sosyal hem kültürel alanlarda önemli bir köprü görevi görüyor. Biz de İzmir Ticaret Borsası, İzmir Kadın Girişimciler Kurulu, Yaşar Üniversitesi ve Ege İhracatçı Birlikleri olarak İzmir’de eğitim gören gençlerin burada geçirdikleri zamanı daha nitelikli hale getirmek için bir araya geldik. Amacımız, öğrencilerimizin bir yandan staj yapmalarına destek olmak, bir yandan da gelecekte kariyerlerinin farklı aşamalarında ihtiyaç duyabilecekleri ticari bilgilerle donanmalarına katkı sağlamaktır" dedi. Celep: "Güzel geri dönüş aldık" Projeden çok keyif aldıklarını ve bundan sonra devam ettirmek istediklerini ifade eden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu İzmir ili İcra Kurulu Başkanı Deniz Celep, "Gerçekten çok kıymetliydi ve güzel bir geri dönüş aldık. Akabinde de protokollerle, paydaşların ve ailelerin desteğiyle daha da güçlü bir hale geldik. Sabah başkanımız meclis konuşmasında da ifade etmişti; hep birlikte çalışarak ve üreterek değer oluşturuyoruz. Bu proje de aslında tüm gençler için önemli bir fırsat ve katkı oldu. Hedefimiz, bundan sonraki süreçlerde de bu projeleri devam ettirmek. Başkanımıza, Necati Başkanımıza ve tüm katkı sunanlara tekrar teşekkür ediyoruz. Burada hep birlikte olmak bizim için çok kıymetli. Sizler için de bu çalışmaların faydalarının artarak, daha da güzel sonuçlarla geri dönmesini diliyoruz" ifadelerini aktardı. Kazançoğlu: "Araştırma ve eğitim iş birliği ile faydaya dönüşür" Toplumsal faydanın oluşması için üniversitelerin diğer kurumlar ile iş birliği yapması gerektiğini söyleyen Kazançoğlu, "Biz üniversiteler olarak topluma hizmet noktasında tek başımıza bir şey yapamayız. Üniversiteler araştırma ve eğitim boyutunda üretim yapar, geliştirir; ancak bunların topluma faydaya dönüşebilmesi için bu şehrin, bu ülkenin kurumlarıyla iş birliğine ihtiyaç vardır. Başkanımızın da ifade ettiği gibi, gerçek anlamda topluma dokunabilmek için birlikte çalışmak zorundayız. Bugün burada yaptığımız çalışma bunun en somut örneklerinden biridir. 88 farklı ülkeden 577 öğrenci Bu sayı sadece bir rakam değil, geleceğe dair büyük bir potansiyel. Bu potansiyeli ülkemiz yararına kullanabilirsek, firmalarımızın rekabet gücünü de artırmış oluruz. Üniversitelerin ve mezunlarının rolü işte bu noktada çok kritik hale geliyor. Bizim de önceliğimiz, yalnızca kentimizde değil, ülkemiz genelinde rekabet gücüne katkıda bulunacak projeler geliştirmektir. Bu eğitimlerde emeği geçen tüm hocalarımıza, dış ticaret hedefleri doğrultusunda katkı sağlayan kıymetli eğitmenlerimize teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürüm ise, bu koordinasyonu sağlayan ve Yurt Dışı Türkler Başkanlığı havuzundan faydalanmamıza vesile olan kıymetli yöneticimize Kendisine şükranlarımızı sunuyorum. Başkanımızın da belirttiği gibi, Tarım Teknoloji Merkezi projesi, kurumların bir araya geldiğinde neler başarabileceğinin çok güzel bir örneğidir. Paydaş olmanın gururunu yaşıyoruz. Üniversite, kamu, YTB, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör; dört temel aktör bir araya geldiğinde başarı kaçınılmazdır. Ben de bu iş birliği sürecinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum" diye konuştu.
İzmir’de deniz kirliliği balığı vurdu: Sardalyasız sezon kapıda
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:20 İzmir’de deniz kirliliği balığı vurdu: Sardalyasız sezon kapıda Ege Denizi’nde 1 Eylül’de başlayacak av sezonu öncesi balıkçılar hazırlıklarını tamamlarken, gözler Ege’nin simge balığı sardalyada. Ancak İzmir İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Aksoy, bu yıl sardalyanın denizde görülmediğini, iklim değişikliği ve deniz kirliliği nedeniyle sardalyasız bir sezon yaşanacağını, balıkçıların umudunu hamsiye bağladığını belirtti. Balıkçılar, 1 Eylül’de başlayacak av sezonu için hazırlıklarını tamamlarken limanlara çekilen tekneler, hummalı bir bakım ve onarım sürecinden geçti. Haftalar süren emeğin ardından denize açılmaya hazırlanan balıkçılar, bu sene sezona hüzünlü giriyor. İzmir’deki deniz suyu sıcaklığının yüksek ve denizin de kirli olması nedeniyle, Ege’nin simge balığı sardalyanın az olacağını ön gören balıkçılar, umutlarını hamsiye bağladı. İzmir İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aksoy, bu yıl Ege Denizi’nde sardalyanın görülmediğini belirterek iklim değişikliği ve deniz kirliliğinin balık popülasyonunu olumsuz etkilediğini söyledi. Aksoy, "Ege’nin simge balığı sardalya, bu yıl yaz aylarında dahi denizde görünmedi. Balıkçılarımıza soruyoruz, ‘Sardalya görebiliyor musunuz?’ diyoruz, cevap hep aynı: ’Sardalya yok’. Bu yıl daha çok hamsinin yoğun olacağı bir sezon bekliyoruz" dedi. "Sardalyasız bir sezon bizi bekliyor" İklim değişikliği ve deniz kirliliğinin balıkçılıktaki en büyük sorunlardan biri olduğunu vurgulayan İzmir İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aksoy, "Sardalya yaz aylarında Ege’ye havyarını bırakmak için gelir. Ancak bunun için deniz suyunun sıcaklık ve temizlik dengesinin uygun olması gerekir. Bu sene havalar çok sıcak geçti, deniz suyu soğumadı. Sular kirli olunca sardalya üreyemiyor, yavrular büyüyemiyor. Sardalyasız bir sezon bizi bekliyor" diye konuştu. Sardalyanın halkın en çok tükettiği balık olduğuna dikkat çeken Aksoy, "Hamsi de besleyici ve kıymetli bir balık ama Ege’nin asıl balığı sardalyadır. Üniversitelerin yaptığı araştırmalara göre sardalya, anne sütüne eş değer omega-3 içeriyor. Özellikle çocuklar için çok önemli bir besin kaynağı. Ne yazık ki bu yıl sardalyadan umudumuz yok" ifadelerini kullandı. "Sürdürülebilir balıkçılık yapalım" Sürdürülebilir balıkçılığın önemine de dikkat çeken Mehmet Aksoy, "Biz bu sene çıkıp denizi kurutalım, bitirelim istemiyoruz. Maksat bu değil. Çıkalım, kapasitemiz kadar balığı tutalım. Gelecek yıl da tutalım. Bir sonraki yıl da tutalım" açıklamalarına yer verdi. "Sardalya giderek azalıyor" Yeni sezon için umutlarının olduğunu ancak sardalyanın giderek azaldığını söyleyen Ordulu kaptan Selahattin Verdi, "Umutlarımız çok, inşallah hayırlı olur. Tabii ki bu masraflara, balıkçılık olmadığı zamanlarda hiçbir tekne sahibi ya da personel dayanamaz. Biz normalde Ordu’dayız; bugün geldik, hazırlık yapıyoruz, tekneyi hazırlıyoruz. Yeni sezonumuz için herkese hayırlı olsun diliyoruz. İnşallah bol avcılık olur. Sardalya eskiden çoktu ama sezon geçtikçe, seneler yıllar ilerledikçe sardalya denizimizde azaldı maalesef. Hamsi oluyor ama tabii buranın hamsisi de Karadeniz ya da Marmara hamsisi gibi olmuyor. İnşallah iyi olur. Bizim için fiyatlar çok önemli. Bugün boş bir köpük kasa 45-46 lira. Bir kasa sardalya bin liraya satıldığında hiçbir tekne sahibi ya da personel kazanç sağlayamaz. Umutlarımız her zaman var. İnşallah sezonumuz daha güzel geçer. Geçen seneye göre bu sene daha iyi bir beklentimiz var" diye konuştu.
Dünya, çömleğin kalbi Menemen’de buluşuyor
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 11:52 Dünya, çömleğin kalbi Menemen’de buluşuyor Menemen Belediyesi tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Çömlek Festivali için geri sayım başladı. 5-6-7 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek festivale, bu yıl tam 41 ülkeden sanatçı ve akademisyenler katılacak. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen çömlekçiliğini her kıtaya iz bırakacak şekilde geliştirmek için sektör temsilcilerimizle birlikte emek veriyoruz. Renkli etkinlikler, ürün satış alanları, workshoplar, konserler ve nicesiyle, tüm misafirlerimizi festivalimize bekliyoruz." dedi. Çömlekçilik geçmişi ve meşhur kırmızı toprağıyla çömlek ve seramik sektörünün başkenti olan Menemen’de festival heyecanı yaşanıyor. Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek Menemen Çömlek Festivali için hazırlıklar devam ediyor. Ürün satış alanları, workshop alanları, yarışma ve konser alanları, festival sohbetleri, panel, performans gösterileri gibi birçok farklı etkinlik ve odak noktasının yer alacağı festival, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Menemen Şehir Parkı’nda gerçekleştirilecek. 5-7 Eylül tarihleri arasında 3 gün sürecek festivalin Hemhal Sanatsal Seramik Yarışması ve Sergi Alanı olaraksa bu yıl Menemen’de 400 yıllık tarihi Taşhan kullanılacak. Hemhal Sanatsal Seramik Yarışması ve fotoğraf yarışmasında derece elde eden eserlerin sahipleri, festivalde düzenlenecek törenle ödüllerine kavuşacak. Dünya Menemen’de buluşuyor Geçtiğimiz yıl 39 ülkeden sanatçı ve akademisyenin katılımıyla gerçekleştirilen festivale, bu yıl tam 41 ülke katılacak. Türkiye’nin dört bir yanından gelecek sanatçı, çömlek ustası ve akademisyenin yanı sıra festivale katılacak ülkelerse şöyle; ABD, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Çin, Filistin, Fransa, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, İran, İtalya, Japonya, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kuveyt, Letonya, Litvanya, Makedonya, Meksika, Mısır, Moldova, Norveç, Özbekistan, Pakistan, Polonya, Portekiz, Rusya, Suriye, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna ve Yunanistan. "Misafirlerimizi dopdolu bir üç gün bekliyor" Festival hakkında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "8 bin yıllık tarihine rağmen, geçmişte yeterli desteği görmeyen Menemen çömlekçiliğini tıpkı bir Zümrüdüanka Kuşu gibi küllerinden doğarcasına Dünya sahnesine çıkarıp, Türkiye’de de ilçemizi çömlekçiliğin başkenti yapma hedefimizde çok önemli kazanımlar elde ettik. Menemen çömleği bugün ihracatıyla ve başarısıyla dünyanın dört bir yanındaysa, bunun için en başta ustalarımıza çok teşekkür ediyorum. Hindistan’dan ABD’ye, Filistin’den Norveç’e ve Arjantin’den Nijerya’ya kadar farklı kültürlerden onlarca çömlek ustası, sanatçı ve akademisyeni ağırlayacağımız 4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nde katılımcı ve ziyaretçileri yine dopdolu bir üç gün bekliyor. Etkinlik programımıza bu yıl performans çalışmalarını da eklerken, Türkiye’nin dört bir yanından gelecek çömlek ve seramik firmaları, en güzel ürünlerini yine ziyaretçilerimizle buluşturacak." dedi.
KONVAK’tan, alanında en başarılı üyelerine ödül
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 11:09 KONVAK’tan, alanında en başarılı üyelerine ödül Konyalılar Kültür ve Yardımlaşma Vakfı (KONVAK)’ın kuruluşunun 30. yıl dönümünde, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Emekli İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili AK Parti İzmir İl Yönetim Kurulu Üyesi Av. Bekir Şahiner’in de aralarında bulunduğu, kendi alanında mesleki başarı göstermiş üyelere ödül verildi. KONVAK’ın kuruluşunun 30. yılı anısına bürokraside, sanat, spor ve siyaset alanında başarılarıyla kendilerini kanıtlamış Konyalılar için düzenlenen ödül töreni üyelerden büyük ilgi gördü. Siyaset kategorisinde AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, AK Parti İzmir İl Sekreteri Cüneyt Dayhan, AK Parti İzmir İl Yönetim Kurulu Üyesi Menemen İlçe Koordinatörü, aynı zamanda Emekli İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili olan Av. Bekir Şahiner altın ödülü sahibi oldular. "Siyaseti bana sevdiren şey; milletimin duasıdır, sevgisidir" Ödülünü Konyalılar Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Başkanı Mehmet Aydoğan’ın elinden alan Av. Bekir Şahiner, "Altın Başarı Ödülü"nü almanın onurunu yaşadığını ifade ederek, "Bu ödül yalnızca şahsıma verilmiş bir ödül değildir; bu ödül, birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuz, omuz omuza yürüdüğümüz, gönül gönüle hizmet ettiğimiz aziz milletimize, davamıza ve özellikle de başarılarıyla her daim gurur duyduğum Konyalı hemşehrilerime aittir." dedi. Siyasete girme nedenini açıklayan Şahiner, "Soruyorlar, ’siyaseti size sevdiren şey neydi’ diye. Siyaseti bana sevdiren şey; milletimin duasıdır, sevgisidir, samimiyetidir. Çünkü siyaset; makam için, koltuk için yapılmaz. Siyaset; milletin derdine derman olmak için, yarınlarımızı inşa etmek için yapılır. Benim hikâyem, bir çocuğun gözlerindeki umutla başladı. Bir annenin duasıyla güç buldu. Bir yaşlının elini tutup da ’evladım, hakkı savun’ dediği anda siyasetin gerçek anlamını gördüm. İşte siyaseti bana sevdiren şey, bu milletin yüreği, vicdanı ve samimiyetidir! Konyalı hemşehrilerimiz, Konya şehrinde siyasete yaptıkları katkılarla her daim öncü olmuşlardır. Bizler de İzmir’de yaşayan Konyalı hemşehriler olarak, aynı birlik ve beraberlikten aldığımız güçle bu güzel şehre, İzmir’e de katkı sağlamalı, hizmet etmeyi en büyük görev bilmeliyiz." diye konuştu.