Yerel Haberler
İzmir
En lezzetli festival için geri sayım başladı 12 Mayıs 2026 Salı - 16:50:57 Menemen’in lezzeti ve kokusuyla meşhur Emiralem çileği için festival zamanı geldi çattı. Bu yıl 16. kez düzenlenecek festival ilk kez Uluslararası düzeyde gerçekleştirilecek. Murat Boz ve Derya Bedavacı’nın sahne alacağı, festivalin her yıl olduğu gibi heyecanla beklendiğini ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Tüm hazırlıklarımızı en ayrıntılı şekilde planladık. Her yıl yoğun katılımla gerçekleştirdiğimiz Türkiye’nin en lezzetli festivaline tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz" dedi. İzmir çilek üretiminin yarıdan fazlasını tek başına karşılayan Emiralem’in meşhur çileği, bu yıl da sahneye muhteşem bir festivalle çıkacak. 16’ıncı Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, 15-16-17 Mayıs tarihlerinde üç gün boyunca misafirlerine lezzet ve müzik şöleni sunacak. İtalya, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna Hersek gibi çilek üreticisi ülkelerin de dans ve müzik grupları, üreticiler ve sektörel profesyonellerle katılacağı festivale bu yıl yine bir milyonun üstünde ziyaretçi bekleniyor. Müziğin devleri sahnede Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, her yıl olduğu gibi lezzetli çileklerinin yanında muhteşem konserleriyle de anılacak. Festivalin açılış gününde konser alanında ilk olarak Oğuz Görceğiz ve ardından Derya Bedavacı sahne alacak. Festivalin ikinci gününde de pop müziğin sevilen ismi Murat Boz, en güzel parçalarını Emiralem’de seslendirerek unutulmaz anlar yaşatacak. Ünlü Gurme Sahrap Soysal’ın da ‘En İyi Çilek ve ‘En İyi Çilekli Pasta’ yarışmasında jüri olacağı festival boyunca çeşitli noktalarda dans ve müzik gösterimleri olacak. "Muhteşem bir festivale imza atacağız" Ünü sınırları aşan, her yıl yoğun katılımla gerçekleştirilen ve 3 gün sürecek festivale herkesi davet eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Her yıl çıtayı daha da yükselttiğimiz, bayrağı daha ileri taşıdığımız bir Emiralem Çilek Festivalimiz var. Geçtiğimiz yıl sahneden bu yıl için festivali uluslararası seviyeye çıkarma sözü vermiştik. Bu yıl üreticisiyle, sektörün profesyonelleriyle, dans ve müzik topluluklarıyla birlikte çilek yetiştiren ülkeler bizimle birlikte olacak. Sanatçılarımızla, katılımcılarımızla, sürprizlerimizle, yarışmalarımızla ve elbette tadına doyum olmayan Emiralem çileğimizle biz hazırız. Geçtiğimiz yıl bir milyonu aşkın ziyaretçi ağırladığımız Emiralem Çilek Festivali için bu yıl çok daha fazla misafir ağırlamayı bekliyoruz. Gerekli tüm hazırlıklarımızı da bu yönde yaptık. Hemşehrilerimizin tek yapması gereken, bu özel festivale gelip, ailesiyle, eşiyle, dostuyla en güzel hatıralarına bir yenisini daha eklemek olacak" dedi. Festival programı belli oldu Çilek Festivali için hazırlanan üç günlük program açıklandı. Festival, konserlerden çocuk etkinliklerine, yarışmalardan sempozyuma kadar birçok renkli etkinliğe ev sahipliği yapacak. Festivalin ilk günü olan 15 Mayıs Cuma günü saat 10.00’da stantlar kapılarını açacak. Saat 18.00’de gerçekleştirilecek festival açılışı ve kortejin ardından, akşam saat 20.00’de Oğuz Görceğiz ve Derya Bedavacı sahne alacak. 16 Mayıs Cumartesi günü program, saat 13.00’te düzenlenecek Uluslararası Tarım ve Çilek Sempozyumu ile başlayacak. Saat 14.00’te çocuklar için çilek fidanı dikimi ve çeşitli atölyeler gerçekleştirilecek. Gün boyunca sokak müzisyenleri, dans grupları gösterileri ve çeşitli turnuvalar festival alanına renk katacak. Saat 20.30’da ise sevilen sanatçı Murat Boz konser verecek. Festivalin son günü olan 17 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de tarlada çilek toplama etkinliği düzenlenecek. Ardından en güzel çilek ve çilekli pasta yarışmaları yapılacak. Çocuk etkinliklerinin devam edeceği program kapsamında, saat 14.30’da Diyetisyen Hatice Nur Ege katılımcılarla söyleşi gerçekleştirecek. Gün boyunca müzik dinletileri ve dans gösterileri sahnelenirken, festival saat 17.00’de yapılacak ödül töreniyle sona erecek.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:42 Başkan Tugay, İngiltere Büyükelçisi Morris’i ağırladı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris ve beraberindeki heyeti ağırladı. Görüşmede ulaşım, turizm, gastronomi ve yeşil dönüşüm başlıkları ele alınırken Başkan Tugay, gıda, su ve enerji krizlerine karşı planlamanın önemine dikkat çekerek, "Geleceğimizi güvence altına almalıyız" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris, Konsolos Neale Jones ve beraberindeki heyeti konuk etti. Ziyarette Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları da eşlik etti. Görüşmede toplu ulaşımdan gastronomiye, turizmden yeşil dönüşüm başlıklarına kadar birçok konu gündeme geldi. Tugay yatırımları anlattı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları ile ilgili büyükelçiye bilgi veren Başkan Tugay, "Önceliğimiz ulaşım, kentsel dönüşüm ve körfez temizliği konuları. Raylı sistem ve çevreci yatırımlara önem veriyoruz. Kentimizin uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlayan fuarları büyütmek ve daha güçlü hale getirmek için çalışmalar yürütüyoruz. 5-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 95. İzmir Enternasyonal Fuarı için hazırlıklarımız sürüyor. Turizm, gastronomi, kültürel miras, arkeoloji alanlarında da önemli çalışmalar yürütüyoruz" dedi. Bloomberg LSE Avrupa Şehir Liderliği Girişimi’nin Londra’da gerçekleşen ilk programına katıldığını aktaran Başkan Tugay, "Belediye başkanlarına özel olarak tasarlanan programa Türkiye’den davet edilen tek belediye başkanı olmak beni çok mutlu etti. Avrupa’nın farklı şehirlerinden seçilen 30 belediye başkanı ile birlikte ortak sorunlarımızı konuştuk ve çözümler üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Bu eğitimlere katılmaya devam edeceğim. Gıda, su ve enerji krizine karşı planlama çok önemli. Bu konuda çalışmalı, geleceğimizi güvence altına almalıyız" diye konuştu. Morris: "Yeşil ulaşımda teknolojik çözümler hızla gelişiyor" İngiltere Büyükelçisi Jill Morris, İzmir’de bulunmaktan duyduğu mutluluğu aktararak, "İş birliğiniz ve desteğiniz için teşekkür ederiz" dedi. Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde oldukça iyi bir aşama kaydettiklerini ve hedeflerinin bu süreci hem Türk hem de İngiliz iş dünyası adına "kazan-kazan" esasına dayandırmak olduğunu ifade etti. Söz konusu ticaret anlaşmasının; mal ticareti, dijital teknoloji ve hizmetler alanlarında önemli fırsatlar sunmasını ümit ettiklerini belirtti. Yeşil ulaşım ve turizm vurgusu Toplu ulaşım ve sıfır emisyon hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Jill Morris, bisiklet yollarının çevreci ulaşım politikalarına önemli katkı sunduğunu belirterek, insanların işe ve okula bisikletle gittiğini, kiralık elektrikli bisiklet kullanımının da yaygınlaştığını söyledi. Tüm şehirlerin benzer sorunlarla mücadele ettiğini ifade eden Morris, bazı kentlerde hidrojenli otobüslerin prototip olarak kullanılmaya başlandığını, İngiliz şirketlerinin de Türkiye’deki firmalarla deneyim paylaşımında bulunduğunu kaydetti. Yeşil ulaşım alanındaki teknolojik çözümlerin hızla geliştiğini vurgulayan Morris, İzmir’in İngiliz turistler için popüler bir destinasyon olmaya devam ettiğini ifade etti. İngiltere Konsolosu Neale Jones ise "İzmir’de İngiliz turistlerin aradığı her şeye sahipsiniz" dedi.
İzmir’de deniz kirliliği balığı vurdu: Sardalyasız sezon kapıda
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:20 İzmir’de deniz kirliliği balığı vurdu: Sardalyasız sezon kapıda Ege Denizi’nde 1 Eylül’de başlayacak av sezonu öncesi balıkçılar hazırlıklarını tamamlarken, gözler Ege’nin simge balığı sardalyada. Ancak İzmir İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Aksoy, bu yıl sardalyanın denizde görülmediğini, iklim değişikliği ve deniz kirliliği nedeniyle sardalyasız bir sezon yaşanacağını, balıkçıların umudunu hamsiye bağladığını belirtti. Balıkçılar, 1 Eylül’de başlayacak av sezonu için hazırlıklarını tamamlarken limanlara çekilen tekneler, hummalı bir bakım ve onarım sürecinden geçti. Haftalar süren emeğin ardından denize açılmaya hazırlanan balıkçılar, bu sene sezona hüzünlü giriyor. İzmir’deki deniz suyu sıcaklığının yüksek ve denizin de kirli olması nedeniyle, Ege’nin simge balığı sardalyanın az olacağını ön gören balıkçılar, umutlarını hamsiye bağladı. İzmir İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aksoy, bu yıl Ege Denizi’nde sardalyanın görülmediğini belirterek iklim değişikliği ve deniz kirliliğinin balık popülasyonunu olumsuz etkilediğini söyledi. Aksoy, "Ege’nin simge balığı sardalya, bu yıl yaz aylarında dahi denizde görünmedi. Balıkçılarımıza soruyoruz, ‘Sardalya görebiliyor musunuz?’ diyoruz, cevap hep aynı: ’Sardalya yok’. Bu yıl daha çok hamsinin yoğun olacağı bir sezon bekliyoruz" dedi. "Sardalyasız bir sezon bizi bekliyor" İklim değişikliği ve deniz kirliliğinin balıkçılıktaki en büyük sorunlardan biri olduğunu vurgulayan İzmir İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aksoy, "Sardalya yaz aylarında Ege’ye havyarını bırakmak için gelir. Ancak bunun için deniz suyunun sıcaklık ve temizlik dengesinin uygun olması gerekir. Bu sene havalar çok sıcak geçti, deniz suyu soğumadı. Sular kirli olunca sardalya üreyemiyor, yavrular büyüyemiyor. Sardalyasız bir sezon bizi bekliyor" diye konuştu. Sardalyanın halkın en çok tükettiği balık olduğuna dikkat çeken Aksoy, "Hamsi de besleyici ve kıymetli bir balık ama Ege’nin asıl balığı sardalyadır. Üniversitelerin yaptığı araştırmalara göre sardalya, anne sütüne eş değer omega-3 içeriyor. Özellikle çocuklar için çok önemli bir besin kaynağı. Ne yazık ki bu yıl sardalyadan umudumuz yok" ifadelerini kullandı. "Sürdürülebilir balıkçılık yapalım" Sürdürülebilir balıkçılığın önemine de dikkat çeken Mehmet Aksoy, "Biz bu sene çıkıp denizi kurutalım, bitirelim istemiyoruz. Maksat bu değil. Çıkalım, kapasitemiz kadar balığı tutalım. Gelecek yıl da tutalım. Bir sonraki yıl da tutalım" açıklamalarına yer verdi. "Sardalya giderek azalıyor" Yeni sezon için umutlarının olduğunu ancak sardalyanın giderek azaldığını söyleyen Ordulu kaptan Selahattin Verdi, "Umutlarımız çok, inşallah hayırlı olur. Tabii ki bu masraflara, balıkçılık olmadığı zamanlarda hiçbir tekne sahibi ya da personel dayanamaz. Biz normalde Ordu’dayız; bugün geldik, hazırlık yapıyoruz, tekneyi hazırlıyoruz. Yeni sezonumuz için herkese hayırlı olsun diliyoruz. İnşallah bol avcılık olur. Sardalya eskiden çoktu ama sezon geçtikçe, seneler yıllar ilerledikçe sardalya denizimizde azaldı maalesef. Hamsi oluyor ama tabii buranın hamsisi de Karadeniz ya da Marmara hamsisi gibi olmuyor. İnşallah iyi olur. Bizim için fiyatlar çok önemli. Bugün boş bir köpük kasa 45-46 lira. Bir kasa sardalya bin liraya satıldığında hiçbir tekne sahibi ya da personel kazanç sağlayamaz. Umutlarımız her zaman var. İnşallah sezonumuz daha güzel geçer. Geçen seneye göre bu sene daha iyi bir beklentimiz var" diye konuştu.
Dünya, çömleğin kalbi Menemen’de buluşuyor
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 11:52 Dünya, çömleğin kalbi Menemen’de buluşuyor Menemen Belediyesi tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Çömlek Festivali için geri sayım başladı. 5-6-7 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek festivale, bu yıl tam 41 ülkeden sanatçı ve akademisyenler katılacak. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen çömlekçiliğini her kıtaya iz bırakacak şekilde geliştirmek için sektör temsilcilerimizle birlikte emek veriyoruz. Renkli etkinlikler, ürün satış alanları, workshoplar, konserler ve nicesiyle, tüm misafirlerimizi festivalimize bekliyoruz." dedi. Çömlekçilik geçmişi ve meşhur kırmızı toprağıyla çömlek ve seramik sektörünün başkenti olan Menemen’de festival heyecanı yaşanıyor. Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek Menemen Çömlek Festivali için hazırlıklar devam ediyor. Ürün satış alanları, workshop alanları, yarışma ve konser alanları, festival sohbetleri, panel, performans gösterileri gibi birçok farklı etkinlik ve odak noktasının yer alacağı festival, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Menemen Şehir Parkı’nda gerçekleştirilecek. 5-7 Eylül tarihleri arasında 3 gün sürecek festivalin Hemhal Sanatsal Seramik Yarışması ve Sergi Alanı olaraksa bu yıl Menemen’de 400 yıllık tarihi Taşhan kullanılacak. Hemhal Sanatsal Seramik Yarışması ve fotoğraf yarışmasında derece elde eden eserlerin sahipleri, festivalde düzenlenecek törenle ödüllerine kavuşacak. Dünya Menemen’de buluşuyor Geçtiğimiz yıl 39 ülkeden sanatçı ve akademisyenin katılımıyla gerçekleştirilen festivale, bu yıl tam 41 ülke katılacak. Türkiye’nin dört bir yanından gelecek sanatçı, çömlek ustası ve akademisyenin yanı sıra festivale katılacak ülkelerse şöyle; ABD, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Çin, Filistin, Fransa, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, İran, İtalya, Japonya, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kuveyt, Letonya, Litvanya, Makedonya, Meksika, Mısır, Moldova, Norveç, Özbekistan, Pakistan, Polonya, Portekiz, Rusya, Suriye, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna ve Yunanistan. "Misafirlerimizi dopdolu bir üç gün bekliyor" Festival hakkında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "8 bin yıllık tarihine rağmen, geçmişte yeterli desteği görmeyen Menemen çömlekçiliğini tıpkı bir Zümrüdüanka Kuşu gibi küllerinden doğarcasına Dünya sahnesine çıkarıp, Türkiye’de de ilçemizi çömlekçiliğin başkenti yapma hedefimizde çok önemli kazanımlar elde ettik. Menemen çömleği bugün ihracatıyla ve başarısıyla dünyanın dört bir yanındaysa, bunun için en başta ustalarımıza çok teşekkür ediyorum. Hindistan’dan ABD’ye, Filistin’den Norveç’e ve Arjantin’den Nijerya’ya kadar farklı kültürlerden onlarca çömlek ustası, sanatçı ve akademisyeni ağırlayacağımız 4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nde katılımcı ve ziyaretçileri yine dopdolu bir üç gün bekliyor. Etkinlik programımıza bu yıl performans çalışmalarını da eklerken, Türkiye’nin dört bir yanından gelecek çömlek ve seramik firmaları, en güzel ürünlerini yine ziyaretçilerimizle buluşturacak." dedi.
KONVAK’tan, alanında en başarılı üyelerine ödül
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 11:09 KONVAK’tan, alanında en başarılı üyelerine ödül Konyalılar Kültür ve Yardımlaşma Vakfı (KONVAK)’ın kuruluşunun 30. yıl dönümünde, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Emekli İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili AK Parti İzmir İl Yönetim Kurulu Üyesi Av. Bekir Şahiner’in de aralarında bulunduğu, kendi alanında mesleki başarı göstermiş üyelere ödül verildi. KONVAK’ın kuruluşunun 30. yılı anısına bürokraside, sanat, spor ve siyaset alanında başarılarıyla kendilerini kanıtlamış Konyalılar için düzenlenen ödül töreni üyelerden büyük ilgi gördü. Siyaset kategorisinde AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, AK Parti İzmir İl Sekreteri Cüneyt Dayhan, AK Parti İzmir İl Yönetim Kurulu Üyesi Menemen İlçe Koordinatörü, aynı zamanda Emekli İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili olan Av. Bekir Şahiner altın ödülü sahibi oldular. "Siyaseti bana sevdiren şey; milletimin duasıdır, sevgisidir" Ödülünü Konyalılar Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Başkanı Mehmet Aydoğan’ın elinden alan Av. Bekir Şahiner, "Altın Başarı Ödülü"nü almanın onurunu yaşadığını ifade ederek, "Bu ödül yalnızca şahsıma verilmiş bir ödül değildir; bu ödül, birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuz, omuz omuza yürüdüğümüz, gönül gönüle hizmet ettiğimiz aziz milletimize, davamıza ve özellikle de başarılarıyla her daim gurur duyduğum Konyalı hemşehrilerime aittir." dedi. Siyasete girme nedenini açıklayan Şahiner, "Soruyorlar, ’siyaseti size sevdiren şey neydi’ diye. Siyaseti bana sevdiren şey; milletimin duasıdır, sevgisidir, samimiyetidir. Çünkü siyaset; makam için, koltuk için yapılmaz. Siyaset; milletin derdine derman olmak için, yarınlarımızı inşa etmek için yapılır. Benim hikâyem, bir çocuğun gözlerindeki umutla başladı. Bir annenin duasıyla güç buldu. Bir yaşlının elini tutup da ’evladım, hakkı savun’ dediği anda siyasetin gerçek anlamını gördüm. İşte siyaseti bana sevdiren şey, bu milletin yüreği, vicdanı ve samimiyetidir! Konyalı hemşehrilerimiz, Konya şehrinde siyasete yaptıkları katkılarla her daim öncü olmuşlardır. Bizler de İzmir’de yaşayan Konyalı hemşehriler olarak, aynı birlik ve beraberlikten aldığımız güçle bu güzel şehre, İzmir’e de katkı sağlamalı, hizmet etmeyi en büyük görev bilmeliyiz." diye konuştu.
Çankırı: "CHP yönetiminde İzmir adeta açık hava çöplüğüne dönüştü"
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:33 Çankırı: "CHP yönetiminde İzmir adeta açık hava çöplüğüne dönüştü" İzmir’in Buca ilçesinde yol kenarında biriken çöplerin tutuşması sonucu çıkan yangın sonrası bölgeye giden AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, "Çöpler toplanmadığı için sokak ortasında yakılıyor. Esnaf ve vatandaşlar mağdur, maske takmadan dolaşmak çok zor" dedi. Buca’da aylardır süren çöp sorunu, çevreyi ve insan sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Cadde ve sokaklarda günlerce toplanmayan çöpler, sıcak havanın da etkisiyle çevreye dayanılmaz kötü koku yayıyor. Buca Belediyesinin çözüm bulamadığı çöp dağları, zaman zaman yangınların da çıkmasına yol açıyor. Buca’nın Seyhan Mahallesi hat boyunda çöp ve sanayi atıklarının biriktiği alanda dün yangın çıktı. Alevler çevre esnafını tehdit ederken, bölge tamamen duman altında kaldı. Olay yerine gelen itfaiyenin müdahalesi ile alevler söndürülürken, çevre esnafı toplanmayan çöpler yüzünden Buca Belediyesine tepki gösterdi. Açık hava çöplüğü AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, yangın çıkan bölgede inceleme yaptı, esnafı gezerek geçmiş olsun dileğinde bulundu. Çankırı yaptığı açıklamada, "Çöpler toplanmadığı için sokak ortasında yakılıyor. Esnaf ve vatandaşlar mağdur, maske takmadan dolaşmak çok zor. CHP yönetiminde İzmir adeta artık açık hava çöplüğüne dönüştü. Körfez kokuyor, çöp dağları büyüyor. Vatandaşın gündemi çöp, koku, susuzluk iken; muhalefetin gündemi parti içi hesaplar ve cezaevi ziyaretleri" diye konuştu.
Ege Üniversitesi öğrencileri ‘Kocatepe Zafer Yürüyüşü’ne katıldı
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:23 Ege Üniversitesi öğrencileri ‘Kocatepe Zafer Yürüyüşü’ne katıldı Ege Üniversitesi (EÜ) öğrencileri ve akademisyenlerinden oluşan ekip, Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Afyonkarahisar’da düzenlenen "Kocatepe Zafer Yürüyüşü"ne katıldı. EÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emine Kutlay’ın koordinatörlüğündeki Ege Üniversitesi öğrencileri, Yüzbaşı Agah Efendi Şehitliğini, Büyük Taarruz Şehitliğini, İstiklal Tanıtım Merkezini, Şuhut ilçesinde bulunan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruz öncesinde karargâh olarak kullandığı Atatürk Evini de ziyaret etti. Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 103’üncü yıl dönümünde Afyon’a giden Ege Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenleri yaklaşık 14 kilometrelik yoldan Kocatepe’ye yürüdü. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümü vesilesiyle Afyonkarahisar Kocatepe’de gerçekleştirilen Zafer Haftası etkinlikleri kapsamında, Spor Bilimleri Fakültesi öğretim üyemiz Doç. Dr. Emine Kutlay ile öğrencilerimiz, milletimizin bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktası olan Büyük Taarruz’un başladığı noktada düzenlenen ‘Kocatepe Zafer Yürüyüşü’ne katıldı. Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, sağlık temalı, spor dostu ünvanlı bir araştırma üniversitesi olarak, ülkemizi ‘muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak’ hedefiyle var gücümüzle çalışmaya; bayrağını, milletini seven, millî ve manevî değerlerine bağlı dünyayı okuyabilen nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz. Bu vesile ile başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Millî Mücadele kahramanlarımızı, gazilerimizi ve vatanımız uğruna canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum" dedi. EÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emine Kutlay’ın koordinatörlüğündeki "Kocatepe Zafer Yürüyüşü"ne; Çınar Ebil, Selina Boynuyoğun, İrem Kaya, İsmail Said Balkan, Fatma Yılmaz, Ekrem Gökay Viran, Işık Yaşdalı, Esin Şarlan, Mısra Altınöz, Suevin Nur Ürem, Tuğba Koç, Samet Yıldız’dan oluşan öğrenci grubu katıldı.
Kahvaltı alışkanlıkları kalbe zarar verebilir
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:41 Kahvaltı alışkanlıkları kalbe zarar verebilir Kahvaltıda özellikle yüksek tuz, trans yağ ve şeker içeren gıdaların uzun vadede damar sertliği, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi sorunlara neden olabileceğini aktaran Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İstemihan Tengiz, ideal bir kahvaltı öğününde neler olması gerektiği hakkında bilgi verdi. Kahvaltı, günün en önemli öğünü olarak bilinse de, masum görünen bazı besin tercihleri kalp-damar sağlığı açısından ciddi riskler barındırabiliyor. Özellikle yüksek tuz, trans yağ ve şeker içeren gıdaların uzun vadede damar sertliği, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, sağlıklı bir kahvaltı için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. Kahvaltıda sık tüketilen bazı gıdaların kalp-damar sağlığı açısından nasıl riskler barındırdığını anlatan Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Tüketilen gıdalara ve bunların tüketim sıklığına göre karşımıza çeşitli kalp hastalıkları çıkabiliyor. Örneğin, trans yağ içeren margarinler, işlenmiş sucuk salam gibi gıdalar damar sertliği açısından risk oluştururken; tuzlu gıdalar da (peynir zeytin salça veya salça ile hazırlanan bazı kahvaltı ürünleri) hipertansiyon ve kalp yetmezliği hastalığına davetiye çıkartıyor. Tuz içeren gıdalar hipertansiyon ve kalp yetmezliğini tetikleyebilirken, yağ veya trans yağ içeren gıdalar da damar sertliğine neden olabiliyor" açıklamalarını yaptı. Tuz, yağ ve şeker tüketimine dikkat Tuzlu, yağlı ve şekerli gıdaların kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Yüksek tuz tüketimi, sodyum seviyesini artırarak ödem oluşumuna ve hipertansiyona yol açar. Kalp yetmezliği olan bir hastada, mevcut dengeli durumu (kompanse hali) bozarak hastalığın kötüleşmesine (dekompanse hale gelmesine) sebep olabilir. Örneğin, tansiyonu kontrol altında olan bir hasta fazla tuz tüketirse ilaç tedavisi yetersiz kalabilir. Aynı şekilde, hipertansiyon öncesi dönemde olan bir birey de yüksek tuzlu gıdalar tüketirse, ilaç kullanmak zorunda kalabilir ve hastalığı bir üst evreye geçebilir. Trans yağlar kolesterolü artırarak damar sertliği sürecini hızlandırır. Yüksek şekerli gıdalar ise LDL kolesterolün oksitlenmesine neden olarak damar sertliğine katkı sağlar. Ayrıca, aşırı şeker tüketimi katarakt oluşumuna ve diyabete bağlı komplikasyonların daha kolay ortaya çıkmasına zemin hazırlar" dedi. Zeytinin masumiyeti aldatmasın Kahvaltıda sağlıklı diye tüketilen bazı gıdaların özellikle tuz oranları nedeniyle risk oluşturduğunu aktaran Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Öncelikle zeytin sağlıklı bir besindir. Ancak içeriğindeki tuz miktarı zeytin tüketiminde dikkat edilmesi gereken bir konudur. Ayrıca İşlenmiş gıdalar; sucuk salam gibi gıdaların içeriğindeki katkı ve tuz kontenti bizim için önemlidir. Yine trans yağ özellikle kahvaltıda kullanılan margarin, tereyağı ve kaymak gibi gıdalar dikkat edilerek tüketilmesi gerekenler arasında yer alıyor. Bu nedenle tüketilen gıdaların kontentinin, içeriğinin iyi bilinmesi gerekiyor. Bu noktada önerim şu olur; işlenmemiş taze hazırlanmış, tuz içeriği, yağ içeriği az; kalorisi düşük, glisemik endeksi düşük gıdalar tercih edilmeli" mesajını verdi. Kalp sağlığına zararlı besinlerin tüketim sıklığının da önemli olduğuna değinen Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Sıklık miktarı artıkça risk artar. Her gün kokoreç yiyen biri ile ayda bir kokoreç yiyen birisinin riski aynı değildir. Dolayısıyla burada şunu diyebiliriz sıklık artıkça lineer şekilde risk artar" dedi. Yeşil gıdalar kahvaltıda baskın olmalı Sağlıklı bir kahvaltı için öğünleri tercih ederken nelere dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Glisemik indeksi düşük, yani karbonhidrat içeriği düşük olan gıdalar; protein ağırlıklı mesela yumurtanın beyazı serbest ama sarısı kısıtlanmış olması gerekiyor. Yapılabilirse posa ve lifli gıdalar, örneğin tere, roka gibi yeşil gıdaların kahvaltı sofrasında daha dominat olması tavsiye edilebilir" diye konuştu.
Çocuğa aşırı koruyucu tutum, başarısızlık nedeni
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:35 Çocuğa aşırı koruyucu tutum, başarısızlık nedeni Klinik Psikolog Doğancan Dursun, çocukların başarı yolculuğunda anne babaların rolüne dikkat çekerken, aşırı koruyucu tutumların çocukların gelişimini engellediğini söyledi. Yeni bir öğretim yılıyla birlikte yine pek çok anne babanın ‘Çocuğumun başarılı olması için neyi eksik yapıyorum’ sorusuna cevap arayacağını belirten Dursun, "Eksik değil aşırı yapıyoruz. Çocukların mutsuz ve başarısız olabilmesinin en önemli nedeni, anne babaların aşırı müdahaleci yaklaşımı; aşırı ebeveynlik. Ebeveynler çocuklarına her sorunu çözen değil, yol gösteren rehberler olmalı." dedi. Acıbadem Bayraklı Tıp Merkezi’nden Klinik Psikolog Doğancan Dursun, 1 Eylül’de birinci sınıfların oryantasyonu ile başlayacak 2025/2026 öğretim yılı öncesinde anne babaları çocuklarına karşı aşırı müdahaleci olmamaları konusunda uyardı. Dursun, günümüzde pek çok ailenin çocuklarının başarılı olması için yoğun çaba sarf ettiğini, en iyi, pahalı okullara gönderip özel öğretmenlerle ders takviyesi yaptırdığını, ancak yine de çocuklarının hâlâ mutsuz ve başarısız olmalarına anlam veremediklerini söyledi. Dursun, bunun nedenleri konusunda şunları söyledi: ’Sen beceremezsin’ mesaji vermeyin "Ülkemizde çocukların başarılı olmalarını engelleyen en önemli faktör aşırı ebeveynlik. Çocuğun yerine her şeyin yapılması, çocuğun gelişimini engelliyor. Çünkü çocuk kendi başına deneme fırsatı bulamadıkça, sorun çözme becerisi gelişmiyor ve ‘ben yapamam, başaramam’ inancı oluşuyor. Anne baba ise iyilik yaptığını sanırken, farkında olmadan ‘sen beceremezsin’ mesajını vermiş oluyor. Bu da çocuğun sorunlarla başa çıkabilmesini engelliyor. Çocuğun özgüvenini zedeliyor, problem çözme becerisini geliştirmesine engel oluyor ve bağımlı bir kişilik oluşturuyor." Fırsat verin Klinik Psikolog Doğancan Dursun, çocukların yemek yemek, su içmek, giyinmek, temizlik gibi günlük becerileri kazanması için beceremese dahi yapması için fırsat tanınması gerektiğini ifade etti. Çocuk bir şeyde zorlandığında hemen müdahale etmenin yanlış olduğunu belirten Dursun, çocuklara sorumluluk bilincinin kazandırılmasının önemine dikkat çekti. Okul çağındaki çocuklara kendi çantasını hazırlamak, yatağını toplamak, sofraya yardım etmek gibi görevler verilmesinin özgüven gelişimi için önemli olduğunun altını çizdi. Sorun çözen değil yol gösteren ebeveynlik Dursun, anne babaların çocuklarının hayatında her sorunu çözen değil, yol gösteren rehberler olması gerektiğini söyledi. Dursun, "Yeme, içme, giyinme, temizlik ve uyku gibi temel alanlarda yaşı geldikçe hizmetten geri çekilmeyi bilmeliyiz. Çocuklar kendi başına bir şey denerken, hemen "bırak, ben yapayım" dememek gerekiyor. Çocuk ‘anne yardım et’ demeden biz müdahale edersek, aslında onun kendi başına başarma şansını elinden almış oluruz. Ağlamak, vazgeçmek değildir. Çocuğun sakinleşip yeniden denemesine fırsat tanımak gerekir. Ayrıca yardım isteğinin yaşına uygun olup olmadığına bakmak gerekir. Yaşına uygun alanlarda yardım etmek onun yerine yapmak değildir. Böyle olursa çocuk size bağımlı hale gelir, sorunları çözmek konusunda sürekli bir kurtarıcıya bağımlı hale gelen kurban rolüne bürünür. Bu sebepten yardım konusunda talep edilmesi kadar yaşına uygunluğu da çok önemlidir." diye konuştu. Öte yandan Dursun, bilgisayar ve tablet oyunlarının da başarıyı olumsuz etkilediğini hatırlattı. Ekran süresinin çocuğun yaşının 10 dakikayla çarpılarak bulunacağını ve bu sürenin aşılmaması gerektiğini vurgulayan Dursun, "Ayrıca sadece hafta sonları, sorumluluklarını yerine getirdikten sonra kullanılmalı. Hafta içi oyuna erişen çocukların akademik başarılarındaki düşüşlerini gösteren pek çok araştırma var" dedi. Dursun, tutarlı ve kararlı bir şekilde bu yöntemler uygulandığında çocuklarda mutlaka olumlu değişimlerin görüleceğini, ortalama 1 ayı aşan süre içerisinde sorunlar sürüyorsa bir uzmandan destek almak gerekeceğini sözlerine ekledi.
Dünya tasarım liderleri İzmir’de buluşacak
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:21 Dünya tasarım liderleri İzmir’de buluşacak Dünyanın önde gelen tasarım ve inovasyon liderleri 17-19 Eylül tarihlerinde İzmir’de buluşacak. Uluslararası Tasarım Odaklı Düşünme Ağı Senelik Konferansı (Global Design Thinking Alliance Annual Conference), Türkiye’de ilk kez Yaşar Üniversitesi ev sahipliğinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenecek. Uluslararası Tasarım Odaklı Düşünme Ağı Senelik Konferansı, 30’dan fazla ülkeden akademisyenleri, kamu temsilcilerini, özel sektör liderlerini ve sivil toplum örgütlerini İzmir’de buluşturacak. Yaşar Üniversitesi’nin ev sahipliği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen konferansta yapay zeka, sürdürülebilirlik, toplumsal dönüşüm ve inovasyonun geleceği üzerine paneller, atölyeler ve deneyim turları yer alacak. Dünyanın önde gelen üniversitelerinden ve firmalarından gelecek konuşmacılar, deneyimlerini Türkiye’den katılımcılarla paylaşarak uzun vadeli iş birliklerinin de kapısını aralayacak. İzmir, Türkiye ve dünya için güçlü bir buluşma noktası Uluslararası Tasarım Odaklı Düşünme Ağı Senelik Konferansı’nın Türkiye’de ilk kez İzmir’de gerçekleşmesi, kentin "yaratıcı şehir" vizyonuna güç katarken, gençler ve profesyoneller için de geleceğe ilham veren bir platform sunacak. Uluslararası Tasarım Odaklı Düşünme Ağı Senelik Konferansı Koordinatörü ve Yaşar Üniversitesi Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi(YÜTAM) adına etkinliğin önemini paylaşan Dr. Öğretim Görevlisi Can Güvenir şunları söyledi: "Bu yılki konferansın ana teması: ‘İyilik için Tasarım Odaklı Düşünme’. Dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenleri, iş dünyası liderlerini ve yaratıcı toplulukları aynı masada bir araya getiriyoruz. Amacımız yalnızca inovasyonu konuşmak değil; toplumsal, çevresel ve kültürel değerlerimizi gözeterek daha iyi bir gelecek için ortak akıl üretmek. İzmir’in bu süreçte ev sahipliği yapması da kenti, iyiliğin ve dönüşümün küresel buluşma noktası haline getiriyor." Tasarım odaklı düşünme (desıgn thınkıng) nedir? Tasarım Odaklı Düşünme, kullanıcı odaklılık, yaratıcılık ve iş birliğini merkezine alan bir problem çözme yaklaşımı. Bugün dünyanın en yenilikçi şirketleri ve kurumları, toplumsal sorunlardan teknolojiye kadar farklı alanlarda etkili çözümler üretmek için bu yöntemi benimsiyor. Eğitimden sağlığa, şehircilikten sanayiye kadar geniş bir yelpazede etki oluşturan Tasarım Odaklı Düşünme hem kurumların dönüşümüne hem de toplumsal faydaya katkı sağlamayı amaçlıyor.