Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Aşık Veysel türküleri Aliağa’da yankılandı
10 Nisan 2026 Cuma - 20:05:25
Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) Türk Halk Müziği Korosu, 20. yüzyıl aşıklık geleneğinin büyük ozanı Aşık Veysel’in türküleri, şiirleri ve yaşam öyküsünün sahneye taşındığı anlatımlı bir konserle sanatseverlerle buluştu. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Görevlisi ve ASEV Türk Halk Müziği Eğitmeni Dr. Ali Hikmet Gökçen yönetimindeki dev koro, profesyonel enstrüman ekibinin eşliğinde sahne aldığı performansıyla büyük beğeni topladı. Konserde, Aşık Veysel’in hayatından kesitler sunulurken, ozanın kendi sesinden şiirlerinin yer aldığı video gösterimleri de izleyiciyle paylaşıldı. Gecenin açılışı ise "Havalanma Telli Turnam" ve "Anlatmam Derdimi Dertsiz İnsana" türküleriyle yapıldı. Sanat Yönetmeni Ali Hikmet Gökçen, açılış konuşmasında geceye verdikleri destekten dolayı Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu’na ve belediye personeline teşekkürlerini iletirken Aliağa’ya daha büyük ve donanımlı bir kültür merkezi kazandırılması yönündeki beklentisini de dile getirdi. Konser sırasında sahneye davet edilen Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Sanat Yönetmeni Ali Hikmet Gökçen’e teşekkür çiçeği takdim etti. Ardından yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Türk Halk Müziği Koromuz, büyük halk ozanımız, aşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden Aşık Veysel’in eserlerini seslendirdi. Bu güzel akşamı bizlere yaşatan koromuza, onlara eşlik eden saz sanatçılarımıza, gecenin mimarı Ali Hikmet Gökçen’e ve koromuzu yalnız bırakmayan değerli misafirlerimize çok teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz günlerde çocuklarımla yaptığımız bir söyleşide de ifade etmiştim; en büyük hayalim Aliağa’ya gerçek, bize yakışan, büyük bir kültür merkezi kazandırmak." Gecenin ilerleyen bölümünde Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk ve Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu da sahneye çıkarak koronun son türküsüne eşlik etti. Yaklaşık iki saat süren ve Aşık Veysel’e ait 11 eserin seslendirildiği konser, izleyicilerin de hep bir ağızdan eşlik ettiği "Uzun İnce Bir Yoldayım" ile unutulmaz bir finalle sona erdi.
10 Nisan 2026 Cuma - 17:56
Bayındır’da polis haftası etkinlikleri gerçekleştirildi
Bayındır’da İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Polis Haftası etkinlikleri gerçekleştirildi. Bayındır İlçe Emniyet Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programlar, ilçe protokolü ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşti. Program kapsamında ilk olarak Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni düzenlendi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından sona erdi. Etkinlikler çerçevesinde Fatih Camii’nde mevlit programı gerçekleştirildi. Programda şehit polisler için mevlit okutulurken, dualar edildi. Programa katılan vatandaşlar da edilen dualara eşlik ederek Türk Polis Teşkilatının yıl dönümünü manevi bir atmosferde andı. Programın devamında ise Polis Merkezi Amirliği önünde vatandaşlara lokma ikramında bulunuldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte birlik ve beraberlik mesajları verildi. Bayındır İlçe Emniyet Müdürü Özgür Dinç’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programlarda, Türk Polis Teşkilatının toplum huzuru ve güvenliği için üstlendiği önemli görevlere dikkat çekildi. Yetkililer, Polis Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinliklerin vatandaşlarla emniyet teşkilatı arasındaki bağların güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti. Bayındır’da gerçekleştirilen programlar, vatandaşların memnuniyeti ve yoğun katılımıyla tamamlandı.
10 Nisan 2026 Cuma - 17:51
İzmir’de operasyona giden 3 polis bıçaklandı
İzmir’in Bayındır ilçesinde hakkında yakalama kararı bulunan bir şüpheliye yönelik gerçekleştirilen operasyon sırasında polis ekiplerine bıçakla mukavemet gösterildi. Çıkan arbedede 3 polis memuru bıçakla yaralanırken, 4 şüpheli gözaltına alındı. Olay, dün akşam saatlerinde Bayındır ilçesine bağlı Mithatpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aranan bir şüpheliyi yakalamak için adrese giden polis ekiplerine, şüpheli ve yanındaki kişiler tarafından mukavemet gösterildi. Çıkan arbedede bıçakla saldırıya uğrayan 3 polis memuru çeşitli yerlerinden yaralandı. Olayın büyümesi üzerine bölgeye çok sayıda takviye polis ekibi sevk edildi. Gelen ekiplerin müdahalesiyle direnen 4 şüpheli etkisiz hale getirilerek gözaltına alındı. Hastaneye kaldırılan yaralı polis memurlarının hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi. Polisler, hastanedeki tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
10 Nisan 2026 Cuma - 16:39
SGK’dan Buca Belediyesine ’bankamatik personeli’ incelemesi
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Buca Belediyesinde işe gitmeden maaş aldığı ve sahte sigorta bildirimi yapıldığı iddiaları üzerine çalışma başlattı. Belediyeye bağlı iştirak şirketlerinin defterleri incelemeye alındı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:14
Öğrencilerden ‘çınarlara’ unutulmaz konser
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) öğrencilerinden oluşan ‘Oda Orkestrası’, Narlıdere Huzurevi sakinleri için özel bir ‘bayram’ konseri gerçekleştirdi. 14 parçadan oluşan klasik müzik repertuvarı hazırlayan gençler, çınarlara müzik ziyafeti sundu. İEÜ’lü genç müzisyenlere alkışlarla karşılık veren huzurevi sakinleri, gönüllerince bir gün geçirmenin mutluluğunu yaşadı. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Kutluhan Erol’un da mandolini ile yer aldığı konser, büyük beğeni topladı. Güçlü bir bağ İEÜ Sanat Koordinatörü Sinemis Eser Akaoğlu, sanatı yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda kuşakları buluşturan çok güçlü bir sosyal bağ olarak gördüklerini söyledi. Etkinlikte, hem huzurevi sakinlerinin hem de öğrencilerin çok keyifli zaman geçirdiğini dile getiren Akaoğlu, "İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak ileri yaşlı bireylerimizi; toplumumuzun en kıymetli hafızası, kültürel birikimi ve hayat tecrübesini geleceğe taşıyan en önemli değerleri arasında görüyoruz. Onların yaşam deneyimleri, hatıraları ve biriktirdikleri insani değerler, genç kuşaklar için çok önemli bir rehber niteliği taşıyor. Bu nedenle gençlerle yaş almış bireyleri bir araya getiren her buluşmayı, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı, saygıyı ve kuşaklar arası bağı güçlendiren çok özel bir fırsat olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu. Sanatın birleştirici gücü Önümüzdeki süreçte de bu tarz etkinlikler düzenlemeye devam edeceklerini vurgulayan Akaoğlu, "İnanıyoruz ki bu tür buluşmalar, hem gençlerin sosyal duyarlılığını artırıyor hem de büyüklerimizin kendilerini daha güçlü ve mutlu hissetmelerine katkı sağlıyor. Önümüzdeki süreçte de sanatın birleştirici gücünden yararlanarak topluma dokunan, farklı kuşaklar arasında köprü kuran sosyal sorumluluk projelerine öncelik vermeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Akaoğlu, orkestra eğitmeni Doruk Çebi ve öğrencilere teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:10
Karşıyaka Basketbol’dan üst üste 7. mağlubiyet
Karşıyaka Basketbol, Manisa Basket mağlubiyetiyle birlikte Basketbol Süper Ligi’ndeki üst üste 7. mağlubiyetini aldı. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka Basketbol, 23. hafta mücadelesinde deplamanda karşılaştığı Manisa Basket’e 92-78 mağlup oldu. Bu sonuçla birlikte yeşil-kırmızılılar, Basketbol Süper Ligi’ndeki üst üste 7. mağlubiyetini aldı. 4 galibiyetle sondan bir üst basamak olan düşme hattındaki 15. sırada bulunan Karşıyaka Basketbol, ligde son 7 maç kala tehlikeli bölgede bulunuyor. Karşıyaka Başantrenörü Candost Volkan da hem Manisa Basket maçına dair hem de takımın durumuyla alakalı değerlendirmelerde bulundu. Maçla alakalı çok fazla konuşmak istemediğini vurgulayan Volkan, "Göreve başladıktan itibaren geçen 4 aylık süreçte, yaşadığımız sıkıntıları konuşmak yerine ekip arkadaşlarımla beraber sadece saha içine konsantre olarak, mümkün olduğunca maç kazanmak için bütün gücümüzle çalıştık. 4 tanesi evde oynanacak hedef maçlar ile birlikte toplam 7 maç daha var. Önemli olan Karşıyaka’dır, kulübümüzün Süper Lig’deki varlığını sürdürmesidir. Kalan 7 haftalık süreçte kulübün hedefe ulaşması için gereken kararları en kısa sürede alacağız" şeklinde açıklamalarda bulundu. Nihat Mala ayrıldı Karşıyaka Basketbol’da yaklaşık iki sezondur Genel Menajerlik görevini yürüten Nihat Mala’nın, Manisa Basket mağlubiyetinin ardından istifa ettiği öğrenildi. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "2024-2025 sezonundan itibaren Genel Menajerlik görevini yürüten Nihat Mala görevinden affını isteyerek kulübümüzden ayrılmıştır. Kendisine kariyerinin devamında başarılar dileriz" ifadelerine yer verildi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 09:52
Türkiye’de tüberküloz vakaları 19 yılda yüzde 65 azaldı
Prof. Dr. Alev Gürgün, veremin (tüberküloz) SARS-CoV-2’den sonra dünyada tek etkenden kaynaklanan en ölümcül bulaşıcı hastalık olmaya devam ettiğine dikkat çekerken, Türkiye’de yürütülen mücadelenin önemli başarılar sağladığını söyledi. Prof. Dr. Gürgün, "Tüberküloz vakaları 19 yılda yüzde 65 azaldı. Bu, ülkemizde tüberküloz kontrolünün başarısını yansıtmaktadır." dedi. "2024’te 9 binin üzerinde vaka kaydedildi" Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü’ne 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü kapsamında Türkiye’de ve dünyada veremle mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Gürgün, 2024 yılında kayıtlı tüberküloz hasta sayısının 9 bin 27 olduğunu ifade etti. Gürgün, Covid-19 salgını sonrası ülkemizde tüberküloz hasta sayılarının düşüş gösterdiğini kaydetti. Gürgün, tüberküloz hastalık sıklığının 2005 yılında 100 bin nüfusta 29,8 iken 2024 yılında 10,5’a gerilediğini, hastalık sıklığının geçen 19 yılda yüzde 65 azaldığını vurguladı. Dünya nüfusunun dörtte biri enfekte Tüberkülozun insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olmasına rağmen günümüzde de önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini vurgulayan Gürgün, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birinin Mycobacterium tuberculosis ile enfekte olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Hastalığın, enfekte bireylerin bakteriyi solunum yoluyla yayması sonucu bulaştığını belirten Gürgün, "Tüberküloz genellikle akciğerleri etkiler ancak diğer organları da tutabilir. Daha çok yetişkinlerde görülür ve erkeklerde kadınlara oranla daha yaygındır." ifadelerini kullandı. "Tedavi edilebilir ve önlenebilir" Tüberkülozun tedavi edilebilir ve önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Gürgün, uygun tedaviyle hastaların 6 aylık ilaç rejimiyle iyileşebildiğini belirtti. 2000-2022 yılları arasında uygulanan tedaviler sayesinde 75 milyondan fazla ölümün önlendiğini aktaran Gürgün, yoksulluk, yetersiz beslenme, HIV enfeksiyonu, diyabet ve sigara kullanımının hastalığın yayılımında önemli rol oynadığını kaydetti. Her yıl 1 milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor Prof. Dr. Gürgün tüberkülozun dünya genelinde en fazla ölüme neden olan ilk 10 hastalık arasında yer aldığını hatırlattı, "Her yıl bir milyondan fazla kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. 2022 yılında yaklaşık 10 milyon kişi hastalandı, 1,3 milyon kişi hayatını kaybetti. Ayrıca her yıl 410 binden fazla kişide ilaca dirençli tüberküloz gelişmektedir." dedi. Türkiye’nin programı dünyaya örnek Türkiye’nin tüberkülozla mücadelede kapsamlı bir program yürüttüğünü ifade eden Gürgün, başka ülkelerden gelen hastaların da ücretsiz tanı ve tedavi hizmetlerinden yararlandığını belirtti. Tanı, tedavi, temaslı takibi ve koruyucu uygulamaların bir bütün olarak yürütüldüğünü söyleyen Gürgün, verem savaşında sağlık sisteminin tüm unsurlarının aktif rol aldığını vurguladı. Korunma için aşı ve hijyen vurgusu Tüberkülozdan korunmada en önemli adımların başında bebeklere zamanında BCG aşısı yapılması, sigara kullanılmaması, hijyen kurallarına uyulması ve yaşam alanlarının düzenli havalandırılması geldiğini belirten Gürgün, hastaların ilaçlarını düzenli kullanmasının da kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Dünyada durum endişe verici Dünya genelinde tüberkülozla mücadelenin istenilen seviyede olmadığını ifade eden Gürgün, özellikle Asya ve Afrika’da hastalığın halen ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini kaydetti. Prof. Dr. Gürgün, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkemizde başarılı bir program yürütülürken Dünyada tüberkülozun durumu üzücüdür. Çünkü, tedavisi olan bu hastalıkta hala yılda 1,23 milyon insan ölmektedir. 2024 yılında hesaplanan 10,7 milyon hastanın 8,2 milyonu tanı almıştır. Bu rakam, bugüne kadar tanı alan en büyük hasta sayısını göstermektedir. Özellikle Asya ve Afrika’da tüberküloz hala salgın halindedir ve ölümlere yol açmaktadır. Verem savaşında bütün bir sağlık sisteminin yeterli olması, altyapı, sağlık personeli, bütçe, tanı olanakları, ilaçlar bulunması gereklidir. Ne yazık ki Dünyanın büyük kısmında bu sayılanlar yetersizdir, yoksulluk ve açlık devam ettiğinden Verem kontrolü de istenilen düzeyde değildir. Tüberküloz kontrolünün başarısı, bir ülkenin sağlık alanındaki yetkinliğinin bir göstergesidir. 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü nedeniyle farkındalığımızın artması da bu küresel sağlık sorununun ortadan kaldırılması için çok önemlidir."
23 Mart 2026 Pazartesi - 09:15
Altyapıda rekorlar dönemi: 2 yılda 13 milyar lira
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın geride kalan 2 yıllık görev süresinde İZSU Genel Müdürlüğü içme suyu, atık su, yağmur suyu, körfez temizliği ve enerji alanlarında 13 milyar 95 milyon liralık yatırıma imza attı. Kent genelinde yürütülen çalışmalarla İzmir’in altyapısı baştan sona güçlendiriliyor. İZSU Genel Müdürlüğü son iki yılda kent genelinde kapsamlı bir altyapı dönüşümü başlattı. Bu sürede tamamlanan yatırımların toplam büyüklüğü; içme suyunda 4,25 milyar TL, atık suda 6,27 milyar TL, yağmur suyu ve dere yatırımlarında 1,64 milyar TL, enerji yatırımlarında 488 milyon TL, körfez yatırımlarında ise 449 milyon TL’ye ulaştı. 13 milyar 95 milyon liralık bu yatırım rakamı, İzmir’de son yılların en büyük altyapı hamlesi olarak kayıtlara geçti. İçme suyunda güçlü altyapı hamlesi İçme suyu yatırımları kapsamında 4,25 milyar TL’lik çalışma tamamlandı. Kent genelinde 674 kilometre yeni içme suyu hattı imalatı gerçekleştirildi, 239 kilometrelik mevcut hattın bakım-onarımı yapıldı, 376 kilometrelik isale hattında periyodik bakım, onarım ve kontroller gerçekleştirildi. Ayrıca 156 adet yeni sondaj kuyusu açıldı. Halkapınar Kuyuları İletim Hatları ve 7 bin metreküplük depo inşaatı tamamlanarak sisteme kazandırıldı. Menemen Emiralem ve Türkelli mahalleleri ile Yeni Foça Grup İnşaatı kapsamında 109 kilometrelik içme suyu hattı tamamlandı. Menemen Seyrek merkez ve çevre mahallelerinde 75 kilometrelik içme suyu hattı imalatı bitirildi. Ödemiş Sekiköy Paket İçme Suyu Arıtma Tesisi hizmete alındı. Devam eden projeler kapsamında Çeşme’de 284 kilometrelik içme suyu imalatı tamamlanırken branşman bağlantıları sürüyor. Seferihisar’da 252 kilometrelik hattın 216 kilometresi tamamlandı. Gaziemir Sarnıç’ta 75 kilometrelik hattın 19 kilometresi, Ödemiş Merkez’de 8,56 kilometrelik hattın 3,96 kilometresi tamamlandı. Kiraz Cevizli, Bahçearası ve Mersinlidere mahallelerinde 88,5 kilometrelik hattın 39,8 kilometresi bitirildi. Seferihisar’da 2.000 metreküplük su deposu inşaatının yüzde 30’u tamamlandı. Kiraz 1. Etap ikmal inşaatı devam ediyor. Atık suda kapasite artışı ve çevre koruma 6,27 milyar TL’lik atık su yatırımıyla İzmir’in çevre altyapısı güçlendirildi. Kent genelinde 161 kilometre yeni atıksu hattı imalatı yapılırken 108 kilometrelik mevcut hatta bakım ve onarım gerçekleştirildi. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi 4. Faz 2. İkmal İnşaatı tamamlandı ve tesisin kapasitesi yüzde 36 artarak günlük 820 bin 800 metreküpe ulaştı. Ön arıtma revizyonu kapsamında 6 kaba ızgara, 12 ince ızgara, 12 perfore ızgara, 32 penstock kapak ve 4 konveyör imalatı tamamlandı. Genel revizyon çalışmaları da bitirilerek tesis modernize edildi. Torbalı Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasitesi 21 bin metreküpten 56 bin metreküpe çıkarıldı. Ayrancılar-Yazıbaşı Tesisi 7 bin metreküpten 25 bin metreküpe yükseltildi. Çeşme Reisdere’de 5,5 kilometrelik iletim hattı tamamlandı. Seferihisar’da 1,5 kilometre karasal ve 1 kilometre deniz deşarj hattı ile terfi merkezi hizmete alındı. Karaburun’da 12,5 kilometre kanalizasyon hattı ve 8 baca içi terfi merkezi tamamlandı. Konak ilçesinde kanal bakım ve onarım çalışmaları bitirildi. Ödemiş Birgi Mahallesi’nde 4,85 kilometrelik yağmur suyu hattı tamamlandı. Menemen-Ulukent Terfi Merkezi ve 6,23 kilometrelik hattın 2,15 kilometrelik kısmında çalışmalar sürüyor. Yağmur suyu ayrıştırma ve taşkın önlemleri 1,64 milyar TL’lik yağmur suyu ve dere yatırımlarıyla kent, yoğun yağışlara karşı daha dirençli hale getiriliyor. Bu kapsamda 83 kilometre yeni yağmur suyu hattı imalatı yapılırken 35 kilometrelik mevcut hattın bakım-onarımı gerçekleştirildi. Bayraklı Tepekule Mahallesi’nde 4 kilometrelik ayrıştırma hattı tamamlandı. Bornova’da 30 kilometre yağmur suyu, 25 kilometre atık su hattı ve 1.231 adet ızgara imalatı gerçekleştirildi. Buca 60, 61 ve 63 sokaklar ile Erdem Caddesi’nde çalışmalar tamamlandı. Güzelbahçe’de 0,8 kilometre kanalizasyon ve 3,16 kilometre yağmur suyu hattı inşa edildi. Menderes Gümüldür Fevzi Çakmak Mahallesi’nde 5,4 kilometrelik yağmur suyu hattı tamamlandı. Çeşme, Urla ve Seferihisar’da toplam 3 kilometrelik dere ıslahı gerçekleştirildi. Devam eden projeler kapsamında Alsancak Liman Bölgesi’nde yürütülen TEFWER LOT 1, LOT 2 ve LOT 3 projeleriyle toplamda 39,6 kilometre yağmur suyu, 44 kilometre kanalizasyon hattı ile terfi merkezleri ve geciktirme deposu inşa ediliyor. Alsancak Kültür ve Mimar Sinan mahallelerinde 6 kilometre yağmur suyu, 1 kilometre kanalizasyon hattı ve 5 terfi merkezi çalışması sürüyor. Bayraklı Sevgi Yolu’nda 4 kilometrelik hattın yüzde 60’ı tamamlandı. Çiğli Balatçık’ta 13 kilometre yağmur suyu ve 3 kilometre atık su hattı çalışmaları devam ediyor. Ödemiş’te 4,85 kilometrelik hattın 4,1 kilometresi tamamlandı. Kiraz’da yeni yağmur suyu çalışmaları başladı. Enerji üreten İZSU 488 milyon TL’lik enerji yatırımıyla İZSU enerji üreten bir yapıya dönüştü. Karabağlar P11 Off-Grid Hidroelektrik Santrali tamamlandı. Yıllık 1,5 milyon kWh elektrik üretimiyle yaklaşık 6 milyon TL tasarruf sağlanacak. Menemen Emiralem’de 3,75 MW kapasiteli GES devreye alındı. Yıllık 6 milyon kWh üretim ve yaklaşık 20 milyon TL tasarruf hedefleniyor. Karşıyaka, Bayraklı, Bornova, Buca, Karşıyaka T-1 Cumhuriyet Deposu ve Ulucak Atıksu Arıtma Tesisi’nde GES projeleri tamamlandı. Körfezden 1 milyon ton dip çamuru çıkarıldı 449 milyon TL’lik körfez yatırımı kapsamında Peynircioğlu Deresi ve Kuzey Aks bölgesinde 700 bin metreküplük iş kapsamında 484 bin metreküplük tarama tamamlandı. 1 milyon 800 bin metreküplük ikinci etap için sözleşme imzalandı ve çalışmalar sürüyor. Toplam 642 bin metreküplük, yani yaklaşık 1 milyon ton dip tarama tamamlandı. Bu çalışmalarla körfezin su sirkülasyonunun artırılması ve su kalitesinin iyileştirilmesi hedefleniyor. Yeni başlayacak stratejik projeler İZSU Genel Müdürlüğü yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Kınık İçmesuyu Şebeke inşaatı, Aliağa İçmesuyu Arıtma Tesisi, Gaziler Caddesi İsale Hattı Yenilemesi, Karaburun Bozköy Göleti Arıtma Tesisi, Çiğli Atıksu Kum Tutucu İnşaatı, Aliağa Yenişakran Kanalizasyon Revizyonu, Aliağa Yenişakran Atıksu Arıtma Tesisi, Dikili Atıksu Arıtma Tesisi, Dikili Kanalizasyon ve Yağmur Suyu 1., 2. ve 3. etaplar, Urla Bademler Paket Atıksu Arıtma Tesisi, Urla Altıntaş Yağmursuyu ayrıştırma projesi, Seferihisar Atıksu ve Yağmur Suyu Ayrıştırma Projesi ile Torbalı Merkez Yağmur Suyu Ayrıştırma, Narlıdere Altıevler Yağmur Suyu Ayrıştırma Projesi, Güneybatı Arıtma Tesisi Kapasite Artırımı Projesi başlatılacak yatırımlar arasında yer alıyor. Altyapı gelecek meselesi 13 milyar 95 milyon TL’lik yatırım hacmiyle İzmir, altyapı alanında tarihinin en kapsamlı yenileme dönemlerinden birini yaşıyor. Su güvenliğinden çevre sağlığına, taşkın risklerinden enerji verimliliğine kadar uzanan bu çalışmalar, kentin geleceğine yapılan uzun vadeli yatırımlar olarak öne çıkıyor.
22 Mart 2026 Pazar - 10:55
İzmir’de bakiyeniz hiç bitmeyecek
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dijital ulaşım çözümlerinden biri olan Dijital İzmirim Kart’a yeni bir özellik eklendi. Artık kartlara otomatik ödeme talimatı verilebiliyor. Tamamen ücretsiz oluşturulabilen dijital kart sayesinde toplu ulaşımda ’bakiyeniz yetersiz’ uyarısı tarihe karışıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin teknoloji şirketi İzmir Teknoloji AŞ, mobil uygulama üzerinden sunduğu Dijital İzmirim Kart ile vatandaşların ulaşımda hayatını kolaylaştırmayı sürdürüyor. Tamamen ücretsiz oluşturulabilen ve fiziksel kartla aynı hak ve avantajlara sahip olan Dijital İzmirim Kart’a yeni bir özellik daha eklendi. Artık cep telefonlarına indirilen mobil uygulama üzerinden dijital karta otomatik ödeme talimatı verilebiliyor. Bu özelliği kullanan vatandaşlar, toplu ulaşım araçlarını kullanırken validatörlerden "bakiyeniz yetersiz" uyarısını duymadan kesintisiz ulaşım sağlayabilecek. Dijital İzmirim Kart kullanımı 12 kat arttı İzmir Teknoloji AŞ tarafından geliştirilen İzmirim Kart mobil uygulaması sayesinde kullanıcılar saniyeler içinde Dijital İzmirim Kart oluşturabiliyor; bakiye yükleyip QR kod ile temassız ödeme yaparak toplu ulaşım araçlarını kullanabiliyor. Dijital İzmirim Kart’a olan ilgi her geçen yıl artıyor. 2024 yılı Ocak ayında 178 bin 334 kullanım gerçekleşirken, 2025 yılı Ocak ayında bu sayı 805 bin 657’ye yükseldi. Artış trendi 2026 yılında da devam etti ve 2026 yılı Ocak ayında kullanım sayısı 2 milyon 168 bin 82’ye ulaştı. Son iki yılın ocak ayı verileri karşılaştırıldığında dijital kart kullanımının yaklaşık 12 kat arttığı görülüyor. Bu güçlü yükseliş; kartın ücretsiz oluşturulabilmesi, dolum sırasında ek ücret alınmaması, otomatik ödeme talimatı kolaylığı ve çevre dostu yapısının İzmirliler tarafından benimsendiğini ortaya koyuyor. Dijital İzmirim Kart, İzmir’de ulaşım alışkanlıklarını dönüştürmeye ve her yıl daha fazla kullanıcıya ulaşmaya devam ediyor. Dijital İzmirim Kart ile 90 dakika uygulamasından (İZBAN hariç) yararlanılabiliyor, Gittiğin Kadar Öde sistemi kullanılabiliyor. Ayrıca İZBAN ve Gittiğin Kadar Öde kullanımlarında iade hakkı bulunuyor. Ayrıca aktarma, indirimli biniş ve Halk Taşıt uygulamaları da Dijital İzmirim Kart’ta geçerli. Ücretsiz, komisyonsuz ve şeffaf Dijital İzmirim Kart tamamen ücretsiz olarak oluşturulabiliyor. Kart dolumu sırasında herhangi bir ek ücret veya komisyon alınmıyor; kullanıcılar yalnızca yükledikleri bakiye kadar ödeme yapıyor. Birçok şehirde kredi kartı ile yapılan dolum işlemlerinde komisyon uygulanırken, İzmir’de toplu ulaşımda kart dolumları ücretsiz ve komisyonsuz olarak gerçekleştiriliyor. Bu uygulama, şeffaf ve kullanıcı dostu bir ulaşım hizmeti sunulmasına katkı sağlıyor. Turistler için de kolay ve avantajlı İzmir’i kısa süreli ziyaret eden yerli ve yabancı turistler de Dijital İzmirim Kart’ı dakikalar içinde oluşturabiliyor. Herhangi bir kart merkezine gitmeden, mobil uygulama üzerinden Dijital Kart oluşturan kullanıcılar, toplu ulaşımdaki tüm indirim ve aktarma avantajlarından faydalanabiliyor. Ulaşımdan sosyal alanlara tek kart Dijital İzmirim Kart yalnızca otobüs, metro, vapur ve arabalı vapurda değil; İzmir Doğal Yaşam Parkı, Balçova Teleferik Tesisleri, akıllı tuvaletler, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı Buz Pisti gibi İzmirim Kart’ın geçerli olduğu tüm noktalarda QR kod ile ödeme imkânı sunuyor. Kart; tam, genç, öğretmen, basın, 60 yaş ve 65 yaş olmak üzere 6 farklı biniş tipinde oluşturulabiliyor. Yeşil dönüşümü destekliyor Dijital İzmirim Kart, fiziksel kart ihtiyacını azaltarak plastik kullanımını düşüren çevre dostu bir uygulama olarak öne çıkıyor. Bu özelliğiyle hem sürdürülebilir kent vizyonuna katkı sağlıyor hem de İzmir’in yeşil dönüşüm hedeflerini destekliyor.
22 Mart 2026 Pazar - 10:45
Filenin yıldızı geleceğin hukukçusu
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Selin Filiz, akademik başarısı ile profesyonel voleybol kariyerini aynı potada eriterek genç sporculara örnek oluyor. Geçtiğimiz sezon İzmir DSİ formasıyla şampiyonluk yaşayan genç yetenek, hem sahada hem de hukuk kürsüsünde zirveyi hedefliyor. Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Selin Filiz, eğitim hayatı ile profesyonel voleybol kariyerini bir arada başarıyla sürdürüyor. Geçtiğimiz sezon İzmir DSİ takımıyla 2. Lig’de şampiyonluk yaşayan genç sporcu, disiplinli çalışmasıyla dikkat çekiyor. Spor hayatına 5 yaşında jimnastikle başlayan ve üniversitede voleybola yönelen Selin Filiz, akademik başarıları ile sportif hedeflerini aynı çizgide buluşturuyor. İzmir DSİ (Devlet Su İşleri Spor) altyapısında yetişen ve üniversite sınavı döneminde kısa süre ara verdiği voleybola profesyonel olarak dönen Filiz, geçtiğimiz sezonu kupa ile tamamladı. Yaşar Üniversitesi Voleybol Takımı’nda da 3 yıldır oynayan genç sporcu, üniversite takımıyla Avrupa Üniversiteler Voleybol Şampiyonası’nda ikincilik gururu yaşadı. Eğitim ve spor arasındaki denge Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitimine devam eden Selin Filiz, öğrencilikle profesyonel sporculuğu birlikte sürdürmenin özveri gerektirdiğini söylüyor. 4 ay içerisinde 35 lig müsabakasında görev alan genç sporcu, bu sürecin kendisini hem fiziksel hem de zihinsel olarak geliştirdiğini belirterek "Hukuk fakültesindeki eğitimimle birlikte yoğun antrenman ve maç takvimini yönetmek bazen yorucu olabiliyor. Ancak voleybolu bir yaşam tarzı olarak görüyorum. İleride icra edeceğim hukuk mesleğinin bana verdiği güç, zorluklarla mücadele etmemde en büyük motivasyon kaynağım oluyor" diyor. Sahadaki başarı ve takım ruhu 2025-2026 sezonunda İzmir DSİ formasıyla mücadele eden Selin Filiz, yaş ortalaması oldukça genç kadroyla önemli bir başarıya imza attıklarını belirtiyor. Final Grubu’nu lider tamamlayarak şampiyon olan takımın oyuncusu olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Filiz, sözlerini şöyle tamamladı: "Çok zorlu süreçleri geride bırakarak şampiyonluğa ulaştık. Bu başarının büyüklüğünü sanırım zamanla daha iyi anlayacağız. Takım arkadaşlarımın ve bizi destekleyenlerin emeği çok büyük, hepsine teşekkür ediyorum. Gelecekte hem iyi bir hukukçu hem de başarılı bir voleybolcu olarak anılmak istiyorum. Eğitim hayatım süresince Yaşar Üniversitesi Voleybol Takımı ile yeni başarılar elde etmeyi hedefliyorum. Bugünlere gelmemde en büyük pay annem ve babama ait. Onlara teşekkürü borç biliyorum."
21 Mart 2026 Cumartesi - 15:10
Bayram ziyaretinde tartıştığı eniştesini öldürdü
İzmir’in Bergama ilçesinde bayramlaşma sonrasında akrabalar arasında çıkan sözlü tartışma cinayetle bitti. Alkolün de etkisiyle büyüyen kavgada bir kişi eniştesini bıçaklayarak öldürdü. Olay, dün Bergama ilçesi Bölcek Mahallesi’nde meydana geldi. Bayram ziyareti için bir araya gelen O.S.(23) ile eniştesi Cemal Dinç (56) arasında sözlü tartışma çıktı. Alkolün etkisinde olduğu öne sürülen O.S., tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine ikametgahlarının yaklaşık 50 metre ilerisindeki yolda eniştesi Cemal Dinç’i bıçakladı. Hastanede hayatını kaybetti Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Cemal Dinç, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Dinç, burada doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Suç aletiyle yakalandı Olayın ardından çalışma başlatan ekipler, kayınbirader O.S.’yi kısa sürede suç aleti bıçak ile birlikte yakalayarak gözaltına aldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:35
Gediz Nehri mercek altında
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gediz Nehri’ndeki kirliliği bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Aylık analizlerle hazırlanan raporlar, sanayi ve tarım kaynaklı kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığını gösterirken; bu durumun yalnızca körfezi değil, tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiği vurgulanıyor. İzmir ve Manisa’nın aylık raporlarının birleşmesiyle hazırlanacak yıllık analizler, körfez ve tarım için daha güçlü mücadeleye zemin hazırlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, "Sağlıklı Körfez" hedefi doğrultusunda Gediz Nehri’ni mercek altına alındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yapılan deniz kirliliğine ilişkin ceza ve denetim yetkisi talebinin reddedilmesine rağmen, gemi kaynaklı kirliliği dron taramalarıyla tespit eden Büyükşehir, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin ana nedenlerinden biri olan Gediz Nehri’ndeki kirliliği ortaya koymak için de su analizlerini sürdürüyor. Aylık rapor hazırlanıyor Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde, İZSU tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Gediz Nehri’nin İzmir’e giriş noktası Emiralem Boğazı’ndan başlayarak İzmir Körfezi’ne ulaştığı noktaya kadar belirlenen 7 farklı noktadan düzenli olarak numuneler alınıyor ve elde edilen veriler aylık raporlar halinde değerlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaya, Gediz Nehri’nin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İzmir ve Manisa’dan elde edilen veriler, yıllık bir raporda bir araya getirilerek Gediz’in kaynağından temiz çıkmasına rağmen kirlenmesine neden olan unsurlar, bir yıllık süreçte tespit edilecek. Böylece hem İzmir Körfezi’ni hem de bölge tarımını tehdit eden kirliliğe karşı daha güçlü ve etkili bir mücadele yürütülecek. Kirliliğin acısını en çok çeken il İzmir Gediz’in kirliliğinin sadece İzmir’in sorunu olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, "Havzanın sonunda yer alması nedeniyle İzmir, en çok etkilenen ilimiz. Nehir, geçmişte can verdiği tarım arazilerini artık tehdit etmekle kalmıyor, körfez gibi büyük bir canlı rezervuarı da olumsuz etkiliyor. Gediz’in yaklaşık 400 kilometrelik uzunluğu ve yan dereleriyle taşınan kirlilik, İzmir’de hem tarımı hem de körfezi ciddi şekilde etkiliyor. Bu nedenle iyileştirme çalışmalarında hızlı adımlar atılması gerekiyor" şeklinde konuştu. Kirlilik sadece körfezi değil tarımı da etkiliyor Araştırma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin hem nehir hem de körfez ekosistemi için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Körfezde yaşanan alg patlamaları, balık ölümleri ve koku sorunlarının temel nedeninin kirlilik olduğunu vurgulayan Kurucu, bu durumun tarımsal sulamayı da olumsuz etkilediğini ifade etti. Çalışmada, kirliliğin kaynağından ziyade nehrin mevcut durumuna odaklandıklarını belirten Kurucu, kirleticilerin türü, yoğunluğu ve dağılımını tespit etmeyi amaçladıklarını söyledi. Gediz’in yıllık kirlilik raporu hazırlanıyor Kurucu, Gediz Nehri’nin İzmir’e girdiği noktadan İzmir Körfezi’ne kadar belirlenen örnekleme noktalarında İZSU ile yürüttükleri çalışmalarda aylık kirlilik raporları hazırladıklarını söyledi. Kasım ayından itibaren yapılan ölçümlerle her ay rapor çıkarılacağını belirten Kurucu, yıllık rapor sayesinde mevsimsel değişimler ve kirliliğin yoğunlaştığı noktalar tespit edilerek karar vericilere yol gösterileceğini vurguladı. Gediz’in yanı sıra Ağıl Deresi de izleniyor Gediz’in eski yatağı olan ve iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi’nde de izlemelere başlandığını aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, "Ağıl Deresi, Gediz Nehri’nden Süleymanlı Regülatörü’nde mansaplanarak sulama kanalı olarak devam ediyor. Sulamadan dönen sular, Menemen’deki arıtma tesislerinden geçtikten sonra İzmir Körfezi’ne ulaşıyor. Dereye Maltepe Deresi de katılıyor. İZSU, aylık izlemeleri 2 noktadan 10 noktaya çıkardı ve sonuçları bütünleşik olarak değerlendiriyoruz" şeklinde konuştu. "Gediz Nehri her geçtiği ilde kirleniyor" Prof. Kurucu, Gediz Nehri’nin Kütahya Murat Dağı’ndan doğup Uşak ve Manisa’dan geçerek İzmir Körfezi’ne ulaştığında kirlenmiş olduğunu belirtti. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin de yürüttüğü çalışmayla, nehrin Manisa sınırları içindeki bölümünde yapılan ölçümler suyun girişten itibaren kirlendiğini gösterdi. Kurucu, "Gediz’in kaynağı temiz, ancak yol üzerindeki illeri geçtikçe kirlilik yükü artıyor. Bu proje, aylık izlemelerle nehrin durumunu bütüncül olarak ortaya koyacak. Bu çalışmalar bu güne kadar parça parça yapılmış. Kurumlar ya ayrı dönemlerde çalışma yapmış ya da bir kere örneklemişler. Biz bunu aylık olarak düzenli izleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bu projeye çok önem veriyor. Su, tarımsal kullanım ve gıda güvenliği açısından çok önemli; bu nedenle İzmir ve Manisa genelinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Durum ciddi; üç aylık veriler uyarıyor Kasım ayından itibaren yapılan aylık analizlerin sonuçlarını açıklayan Prof. Kurucu, "Durum ciddi. Üç aylık veriler, özellikle aralık ve ocak aylarında tonlarca azot ve fosforun İzmir Körfezi’ne aktığını gösteriyor. Bu besin elementleri ötrofikasyona yol açıyor, alg patlamaları oluşuyor ve sucul yaşam tehlikeye giriyor; balık ölümleri yaşanıyor. Ayrıca alüminyum, brom, kadmiyum, demir, çinko gibi ağır metaller de sanayi kaynaklı olarak nehre karışıyor. Tarımsal gübreler ve hayvancılığın yan derelere veya doğrudan nehre bıraktığı sıvılar da kirliliğe katkı sağlıyor. Tüm bunlar hem nehir hem de körfez ekosistemi için ciddi bir yük oluşturuyor; herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor" dedi. Tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ediyor Prof. Kurucu, Gediz Nehri kirliliğinin sadece körfezi değil, tarımsal sulamayı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti. Kurucu, "Durumu tespit ediyoruz: kirliliğin kaynağı sanayi ve tarım. Tarımı ve gübre yönetimini daha iyi yapmamız gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konunun üzerine kararlılıkla gidiyor ve gıda güvenliğine de çok önem veriyor. Gediz’in suyu tarımsal üretimde kullanılıyor ve uzun vadede toprağın çoraklaşmasına yol açabilir. Bu nedenle önlem almak zorundayız" dedi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25
Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor
Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
20 Mart 2026 Cuma - 18:18
İzmir’de polis ekiplerinden bayram mesaisi
İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların huzurlu bir tatil geçirmesi amacıyla başlattığı asayiş ve trafik denetimlerine kesintisiz devam ediyor. Bayram tedbirleri kapsamında tüm birimlerin katılımıyla gerçekleştirilen uygulamalar arife günü başladı. Ekipler; vatandaşların yoğun olarak bulunduğu kavşaklar, ana arterler ve terminaller gibi kritik noktalarda bayramın birinci gününde de mesaisini sürdürdü. Güvenlik ve trafik denetimlerinin bayram süresince aralıksız devam edeceği bildirildi. Ayrıca polis ekipleri tarafından, vatandaşların daha huzurlu ve güven içerisinde vakit geçirmelerini sağlamak amacıyla çeşitli bilgilendirme faaliyetleri de gerçekleştiriliyor.
20 Mart 2026 Cuma - 15:53
Yolculuk sırasında sancılanan kadın dolmuşta doğum yaptı
İzmir’de seyir halindeki bir minibüste yolculuk yapan hamile kadın, araç içerisinde kız çocuğunu dünyaya getirdi. Şoförün hızlı müdahalesiyle hastaneye ulaştırılan anne ve bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
20 Mart 2026 Cuma - 15:02
Altay çıkış arıyor
TFF 3. Lig 4. Grup’ta 5 maçtır kazanamayan Altay, önümüzdeki hafta içi oynayacağı Alanya 1221 maçıyla birlikte tekrar çıkışa geçmek istiyor. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Altay, son dönemde düşüşe geçti. Teknik Direktör Yusuf Şimşek’le yollarını ayırdıktan sonra takımın başına genç çalıştırıcı Mehmet Can Karagöz’ü getiren siyah-beyazlılar, yeni teknik adamıyla iyi bir başlangıç yaparak birebir rakiplerinden Bornova 1877’yi 3-0 mağlup etti. Ancak daha sonra üst üste iki maçta Söke ve Tire ile 1-1 berabere kalan İzmir ekibi, son üç maçta ise Karşıyaka, Kütahyaspor ve Balıkesirspor’a mağlup oldu. 20 puanla düşme hattının hemen üzerinde, 12. sırada yer alan Altay, tekrar çıkış yolu arıyor. Önümüzdeki hafta içi taraftarının önünde Alanya 122’yi konuk edecek olan siyah-beyazlılar, bu maçı kazanarak hem yeni bir sayfa açmayı hem de düşme hattından uzaklaşmayı hedefliyor. Teknik Direktör Mehmet Can Karagöz’ün de oyuncularını maça iyi bir şekilde hazırladığı ve gerekli uyarılarda bulunduğu öğrenildi. Altay, Alanya 122 karşısında puan kaybeder ve Bornova 1877 haftayı galibiyetle tamamlarsa, siyah-beyazlılar tehlikeli bölgeye gerileyebilir. Alanya 1221 maçı sonrası kritik dönem Altay, Alanya 1221 maçının hemen ardından düşme hattını yakından ilgilendiren kritik karşılaşmalara çıkacak. Bu müsabakadan sonra ilk olarak şu anda 24 puana sahip olan ve düşme hattının hemen üzerinde yer alan Eskişehir Anadolu’ya konuk olacak siyah-beyazlılar, ardından kümede kalma mücadelesi veren İzmir Çoruhlu’yu ağırlayacak. Sezonun son iki haftasında Altay, küme düşmesi kesinleşen Nazillispor deplasmanına çıkacak ve sezonu evinde Afyonspor karşısında tamamlayacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder