SAĞLIK - 23 Mart 2026 Pazartesi 09:52

Türkiye’de tüberküloz vakaları 19 yılda yüzde 65 azaldı

A
A
A
Türkiye’de tüberküloz vakaları 19 yılda yüzde 65 azaldı

Prof. Dr. Alev Gürgün, veremin (tüberküloz) SARS-CoV-2’den sonra dünyada tek etkenden kaynaklanan en ölümcül bulaşıcı hastalık olmaya devam ettiğine dikkat çekerken, Türkiye’de yürütülen mücadelenin önemli başarılar sağladığını söyledi. Prof. Dr. Gürgün, "Tüberküloz vakaları 19 yılda yüzde 65 azaldı. Bu, ülkemizde tüberküloz kontrolünün başarısını yansıtmaktadır." dedi.



"2024’te 9 binin üzerinde vaka kaydedildi"


Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü’ne 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü kapsamında Türkiye’de ve dünyada veremle mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Gürgün, 2024 yılında kayıtlı tüberküloz hasta sayısının 9 bin 27 olduğunu ifade etti. Gürgün, Covid-19 salgını sonrası ülkemizde tüberküloz hasta sayılarının düşüş gösterdiğini kaydetti. Gürgün, tüberküloz hastalık sıklığının 2005 yılında 100 bin nüfusta 29,8 iken 2024 yılında 10,5’a gerilediğini, hastalık sıklığının geçen 19 yılda yüzde 65 azaldığını vurguladı.



Dünya nüfusunun dörtte biri enfekte


Tüberkülozun insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olmasına rağmen günümüzde de önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini vurgulayan Gürgün, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birinin Mycobacterium tuberculosis ile enfekte olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Hastalığın, enfekte bireylerin bakteriyi solunum yoluyla yayması sonucu bulaştığını belirten Gürgün, "Tüberküloz genellikle akciğerleri etkiler ancak diğer organları da tutabilir. Daha çok yetişkinlerde görülür ve erkeklerde kadınlara oranla daha yaygındır." ifadelerini kullandı.



"Tedavi edilebilir ve önlenebilir"


Tüberkülozun tedavi edilebilir ve önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Gürgün, uygun tedaviyle hastaların 6 aylık ilaç rejimiyle iyileşebildiğini belirtti. 2000-2022 yılları arasında uygulanan tedaviler sayesinde 75 milyondan fazla ölümün önlendiğini aktaran Gürgün, yoksulluk, yetersiz beslenme, HIV enfeksiyonu, diyabet ve sigara kullanımının hastalığın yayılımında önemli rol oynadığını kaydetti.



Her yıl 1 milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor


Prof. Dr. Gürgün tüberkülozun dünya genelinde en fazla ölüme neden olan ilk 10 hastalık arasında yer aldığını hatırlattı, "Her yıl bir milyondan fazla kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. 2022 yılında yaklaşık 10 milyon kişi hastalandı, 1,3 milyon kişi hayatını kaybetti. Ayrıca her yıl 410 binden fazla kişide ilaca dirençli tüberküloz gelişmektedir." dedi.



Türkiye’nin programı dünyaya örnek


Türkiye’nin tüberkülozla mücadelede kapsamlı bir program yürüttüğünü ifade eden Gürgün, başka ülkelerden gelen hastaların da ücretsiz tanı ve tedavi hizmetlerinden yararlandığını belirtti. Tanı, tedavi, temaslı takibi ve koruyucu uygulamaların bir bütün olarak yürütüldüğünü söyleyen Gürgün, verem savaşında sağlık sisteminin tüm unsurlarının aktif rol aldığını vurguladı.



Korunma için aşı ve hijyen vurgusu


Tüberkülozdan korunmada en önemli adımların başında bebeklere zamanında BCG aşısı yapılması, sigara kullanılmaması, hijyen kurallarına uyulması ve yaşam alanlarının düzenli havalandırılması geldiğini belirten Gürgün, hastaların ilaçlarını düzenli kullanmasının da kritik öneme sahip olduğunu söyledi.



Dünyada durum endişe verici


Dünya genelinde tüberkülozla mücadelenin istenilen seviyede olmadığını ifade eden Gürgün, özellikle Asya ve Afrika’da hastalığın halen ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini kaydetti. Prof. Dr. Gürgün, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkemizde başarılı bir program yürütülürken Dünyada tüberkülozun durumu üzücüdür. Çünkü, tedavisi olan bu hastalıkta hala yılda 1,23 milyon insan ölmektedir. 2024 yılında hesaplanan 10,7 milyon hastanın 8,2 milyonu tanı almıştır. Bu rakam, bugüne kadar tanı alan en büyük hasta sayısını göstermektedir. Özellikle Asya ve Afrika’da tüberküloz hala salgın halindedir ve ölümlere yol açmaktadır. Verem savaşında bütün bir sağlık sisteminin yeterli olması, altyapı, sağlık personeli, bütçe, tanı olanakları, ilaçlar bulunması gereklidir. Ne yazık ki Dünyanın büyük kısmında bu sayılanlar yetersizdir, yoksulluk ve açlık devam ettiğinden Verem kontrolü de istenilen düzeyde değildir. Tüberküloz kontrolünün başarısı, bir ülkenin sağlık alanındaki yetkinliğinin bir göstergesidir. 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü nedeniyle farkındalığımızın artması da bu küresel sağlık sorununun ortadan kaldırılması için çok önemlidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası yarına ertelendi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının sekizinci oturumu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın avukatının savunmasının ardından yarına ertelendi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının sekizinci oturumu, Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanık Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın ardından avukatı savunma yaptı. Sanık avukatının savunmasının ardından duruşma yarın saat 10.00’a ertelendi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.
İstanbul A Milli Futbol Takımı, Romanya maçının hazırlıklarını sürdürdü A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası play-off yarı finalinde 26 Mart Perşembe günü Beşiktaş Park’ta Romanya ile oynayacağı maçın hazırlıklarını yaptığı antrenmanla sürdürdü. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetiminde düz koşuyla başlayan antrenman, ısınma hareketleri ve top çalışmalarıyla devam etti. İdmanın basına kapalı bölümünde ise Romanya müsabakasının taktiği üzerinde duruldu. Ay-yıldızlılarda Aral Şimşir ve Deniz Gül’ün yanı sıra ağırları bulunan Merih Demiral ile Zeki Çelik antrenmanda yer almadı. Dün kendi takımlarında maça çıkıp bugün kampa katılan futbolcular ise günü yenileme çalışmalarıyla geçirdi. Ayrıca dün Midtjylland’ın, Viborg ile oynadığı karşılaşmada sakatlanan Aral Şimşir ile ilgili milli takım sağlık heyetinin eline ulaşan bilgiler doğrultusunda 23 yaşındaki futbolcunun sakatlığının maç oynamasına engel teşkil ettiği öğrenildi. Aral’ın, A Milli Takım aday kadrosundan çıkarılması bekleniyor. Kırmızı-beyazlıların antrenmanını TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, TFF 1. Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz’ın yanı sıra Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı da takip etti. Milliler, yarın saat 16.45’te çalışmalarını basına kapalı olarak sürdürecek.