Yerel Haberler
İzmir
05 Mayıs 2026 Salı - 12:54 Başkan Özkan’dan iddialara yanıt: "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, hakkındaki hapis cezası kararı sonrası kendilerine yönelik planlı bir itibar suikastı yapıldığını savunarak iddialara yanıt verdi. Sürecin eski başkanın durumu yönetimden gizlemesinden kaynaklandığını vurgulayan Özkan, ortada hiçbir kamu zararı bulunmadığını ve haksız ödenen meblağları faiziyle geri alarak parayı odanın kasasına koyduklarını açıkladı. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, hakkında önceki dönem başkanı Celil Anık’a usulsüz maaş ödendiği ve makam aracı tahsis edildiği iddialarıyla açılan davada verilen 5 aylık hapis (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) cezası kararına ilişkin yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Söz konusu durumun, eski başkanın aldığı cezayı yönetimden saklaması ve uyguladığı mobbing sonucu oluştuğunu ifade eden Özkan, sosyal medyada yürütülen "tutuklandılar" şeklindeki karalama kampanyaları yapıldığını ifade ederek, duruma tepki gösterdi. Yaşanan süreçle ilgili tüm belgeleri kamuoyu ile paylaşan Başkan Erkan Özkan, söz konusu davanın bir zimmet davası olmadığını, ortada bir kamu zararı bulunmadığını ve ödenen meblağların aylar öncesinden faiziyle tahsil edildiğini söyledi. "Planlı bir itibar suikastı düzenleniyor" İzmir Şoförler Odası’nın sivil toplum kuruluşları arasında önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Özkan, "Maalesef geçmiş dönemlerde yaşanılan spekülatif, odamızla ilgili operasyonlara genel kurulumuzu yapmış olmamıza rağmen belirli bir grup tarafından devam ediliyor. Dünden itibaren gerek şahsım, gerek odam, gerekse yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımla ilgili olarak sosyal medyada bir itibar suikastı düzenleme, bir algı operasyonu yapılıyor. Kamuoyunda bizim tutuklandığımız, cezaevinde olduğumuz yönünde bir zimmet suçuyla yargılanıp ceza aldığımız hususunda bir haber dolaştırılıyor. Gördüğünüz gibi biz odada görevimizin başındayız. Üyelerimize hizmet etmeye devam ediyoruz" diye konuştu. "Eski başkan aldığı cezayı bizden ve kurumlardan gizledi" Sürecin nasıl geliştiğine dair detayları belgeleriyle aktaran Özkan, dönemin oda başkanının aldığı cezayı kurumlardan sakladığını belirterek, "Geçmiş dönemde görev yapan arkadaşımızın aldığı cezayı 2024 yılı Haziran ayında almasına rağmen odamıza tebliğ ettirmemesi, Ticaret Bakanlığı’ndan, Federasyonumuzdan, üst birliğimizden veya mahkeme aracılığıyla hiçbir tebligat gelmemesi bu sürecin kaynağıdır. Kendisi itirazlarının ve mahkemesinin sürdüğünü belirterek görevine devam etmiş, ardından 17 Ekim 2024 tarihinde ’Kamuoyunda yıprandım, görevi sizlere bırakmak istiyorum’ diyerek kendi özgür iradesiyle istifa dilekçesi sunmuştur. Dönemin ceza aldığı halde bize tebliğ edilmemesinden kaynaklı, bizim bilgimiz dışında sanki göreve devam ediyormuşçasına bize verilen bir istifa dilekçesidir bu" ifadelerini kullandı. "Ahde vefa göstermek istedik, durumu öğrenince maaşları geri aldık" Yönetim kurulunun eski başkana ahde vefa göstermek amacıyla bir danışmanlık-işçi statüsü verdiğini ancak gerçeği müfettişlerden öğrendiklerini aktaran Özkan, şunları kaydetti: "Bizler de uzun yıllar odamızda görev yapması münasebetiyle kendisine ahde vefada bulunmak istedik. Bize herhangi bir hüküm tebligatı yapılmadığı için, 22 Ekim 2024 tarihinde yönetim kurulu kararıyla kendisine bir görevlendirme yapılarak onore edilmek istendi. İstifa dilekçesinin verildiği gün İzmir Esnaf Odaları Birliği’ne de durumu sorduk, onlara da bir tebligat gelmemişti. Ancak Ocak ayında odamıza gelen müfettişlerin bu kişinin hüküm giydiğini belirtmesi üzerine hemen tedbirimizi aldık. Hüküm giydiğini bizden sakladığını fark edip, 15 Ocak 2025 tarihli kararla görevlendirmeyi iptal ettik; maaşları, hizmet aracını durdurduk. Odaya gelmemesini istedik. İşin en önemli kısmı; faizleriyle birlikte bu aldığı görevlendirme maaşlarını, toplamda 213 bin 466 lirayı şahıstan geri tahsil ederek odamızın kasasına koyduk." "Tebligat bize 10 ay sonra ulaştı" Herhangi bir kamu zararı oluşturmadıklarının altını çizen Erkan Özkan, "Ortada bir zarar oluşmasını engelledik. Bize eski başkanın zimmet suçundan hüküm giydiği ile ilgili resmi tebligat ancak 14 Kasım 2025 tarihinde, yani olaydan 10 ay sonra ulaştı. Burada şahsımın veya yönetim kurulumuzun hiçbir kastı söz konusu değildir. Bakanlık müfettişlerinin açtığı davada bize, ’zimmetle suçlanan kişinin buradan maaş alamayacağı’ yönünde bir kusur işlediğimiz bildirildi. Biz tebligat gelmediği için durumun farkında olmadığımızı beyan etmemize rağmen, yerel mahkeme 5 aylık bir hüküm verdi. Sanki biz ceza almışız, zimmetimize para geçirmişiz, odayı zarara uğratmışız gibi bir algı oluşturuluyor" dedi. "Altını çamura da atsanız altındır" Verilen 5 aylık hapis kararının yüz kızartıcı bir suç olmadığını ve kararı üst mahkemeye taşıdıklarını açıklayan Özkan, sosyal medyada yalan haber yayanlar hakkında adli işlem başlatıldığını duyurdu. Özkan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bununla ilgili asılsız haber çıkaran sosyal medya hesapları hakkında odamızın avukatları savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Odanın kurumsal yapısına zarar verecek yorum yapanlar tespit edilerek adli işlemler yapılacaktır. Bizim alnımız açık. Hiçbir şekilde odamızı zarara uğratıcı bir hüküm söz konusu değil ve bu kesinleşmiş bir karar da değil. Altını çamura da atsanız altın altındır. Bu merdiven altı dernekler adı altında odamızı yıpratmaya çalışanların senaryolarıdır." "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın" Açıklamalarının sonunda iddiaların bir zimmet suçu gibi yansıtılmasına tepki gösteren Özkan, "Burada bir mal alımı, hizmet alımı, para alışverişi olmayan bir dava süreci var. Geçmiş dönemin başkanının yapmış olduğu mobbingden dolayı odadan saklanmış olan bir hükmün sonucu, kendisine onore etmeye çalışan yönetim kurulu arkadaşlarımızın düştüğü durumu sanki bir zimmet suçu gibi algı oluşturulmasını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bizim kimseye verilemeyecek hesabımız yok. Alnımız ak, yüreğimiz pak. Meyve veren ağaç taşlanır misali bizi de taşlamaya devam ediyorlar. Çiğ yemedik karnımız ağrısın diye. Biz işimize devam ediyoruz. İzmir Şoförler Odası her geçen gün daha da güçlenerek esnafımıza hizmet etmeye devam edecektir" diyerek sözlerini tamamladı.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:47 Bengisu Avcı, Don’t Be Prey Belgeseli’nde Ocean’s 7’yi bitiren ilk ve tek Türk yüzücü Bengisu Avcı’nın zorlu okyanus geçişleri, Avustralya yapımı Don’t Be Prey isimli belgeselde yer aldı. Belfast’taki gösterime başarılı sporcu da katıldı. Dünyanın en zorlu meydan okuması Ocean’s 7’yi bitiren ilk ve tek Türk Bengisu Avcı’nın yedi yıl süren mücadelesi, Avustralyalı Mark Sowerby tarafından hayata geçirilen Don’t Be Prey (Av Olma) isimli belgesel filmde yer aldı. Bengisu Avcı ile birlikte Mark Sowerby, Tim Denyer, Joanne Norman, Jamie Mackay ve Paul Leonard gibi açık su yüzmenin efsane isimlerinin de yaşamlarının anlatıldığı belgeselin yönetmenliğini Jeff Tseng yaptı. Gold Coast Film Festivali’nin kapanış filmi olarak gösterilen Don’t Be Brey’in İrlanda-Belfast’taki prömiyerine İzmirli ultra maraton yüzücüsü Bengisu Avcı da katıldı. Queens University’deki gösterimde soru-cevap bölümünde de yer alan Bengisu Avcı, "Filmde beş kıta ve dünyanın en acımasız yedi kanalında, Everest kadar tehlikeli, ancak açık sularda gerçekleşen Okyanus Yedilisini aşmak için yola çıkan ve sınırlarını zorlayan kahramanların hikayeleri anlatılıyor. Kafes yok. Dalış kıyafeti yok. Kaçış yok. Sadece insan ve doğa. 3 Ağustos 2018’de Manş Denizi’ni geçişimle başlayan ve tam yedi yıl bir gün süren Ocean’s 7 yolculuğumun özellikle Cebelitarık ve zehirli denizanası teması yaşadığım Molokai parkuru filmde yer aldı. Çanakkale’de tarihi yarımadada çekimler yapılırken henüz Ocean’s 7’yi bitirmemiştim. İrlanda-Belfast’a ise hayallerine kavuşan bir yüzücü olarak gitmek beni çok mutlu etti" dedi. Şu anda Avustralya’da gösterimde olan filmin yakında ülkemizde de seyirciyle buluşması için çalışmalar devam ediyor.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:33 Prof. Dr. Arslan: "Veriyi kontrol eden dünyayı kontrol eder" Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen konferansta, 5G ve ötesi teknolojilerin ulusal güvenlik üzerindeki etkileri ile dijitalleşen dünyanın yeni riskleri ve fırsatları uzman isimler tarafından değerlendirildi. Prof. Dr. Hüseyin Arslan, "Akıllı şebekeler, şehirler ve sağlık sistemleri, düşük gecikmeli haberleşme altyapısıyla hayatın her alanını dijitalleştirmektedir. 5G ve 6G teknolojileri; uzaktan ameliyatlardan yapay zeka destekli teşhis sistemlerine, kampüs sınırlarını aşan dijital eğitim modellerinden enerji verimliliği sağlayan mobil depolama ünitelerine kadar geniş bir yelpazede kritik rol oynamaktadır" dedi. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından yürütülen "Üniversite Konferansları Programı" kapsamında; "Dijitalleşme Çağında Ulusal Güvenlik: Yeni Cepheler, Yeni Riskler ve 5G Ötesi Gerçeği" başlıklı konferans, Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi. Etkinliğe; EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Musa Boyacı, senato üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Biyomühendislik Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğe TÜBA Asli Üyesi ve İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan konuşmacı olarak katıldı. Programda, geleceğin teknolojileri ve güvenlik stratejileri tüm boyutlarıyla ele alındı. Programın açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, dijitalleşme çağında üniversitelerin disiplinlerarası yaklaşımlarla güvenlik, teknoloji ve toplum ilişkisini değerlendiren güçlü merkezler olması gerektiğini vurguladı. Ege Üniversitesi olarak dijital dönüşüm, yapay zekâ ve ileri iletişim teknolojileri alanlarında nitelikli katkılar sunmayı hedeflediğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Alcı, "Ege Üniversitesi olarak, bilim dünyasının öncü isimlerini öğrencilerimiz ve akademisyenlerimizle buluşturmaya devam ediyoruz. Bugün burada kıymetli hocamız Prof. Dr. Hüseyin Arslan’ı, günümüzün en stratejik konularından biri olan 5G ve siber güvenlik üzerine dinleyeceğiz. Türkiye Bilimler Akademisi’ne (TÜBA) bu nitelikli programları üniversitemiz çatısı altında düzenledikleri için teşekkürlerimi sunuyorum. Teknolojik dönüşümün ulusal güvenlik bağlamında değerlendirilmesi, geleceğin vizyonunu çizmek adına büyük önem taşıyor. Değerli hocamızın sunumunun tüm katılımcılarımız için son derece verimli geçeceğine inanıyorum" dedi. Endüstri 4.0 ve siber-fiziksel sistemler çağı Konferansta "Endüstri 4.0" kavramının tarihsel gelişimine değinen Prof. Dr. Hüseyin Arslan, buharlı makinelerle başlayan sürecin bugün siber-fiziksel sistemlere evrildiğini belirtti. Prof. Dr. Arslan, "Buharlı makinelerin icadıyla başlayan Endüstri 1.0 süreci, her yüzyılda bir evrim geçirerek bugünkü noktaya ulaştı. Elektrik enerjisi, bilgisayarlar ve internetin icadı bu gelişimi tetikleyen ana unsurlar oldu. Bugün içinde bulunduğumuz Endüstri 4.0’ı siber-fiziksel sistemler olarak tanımlıyoruz. Artık hem fiziksel hem de siber bir dünyamız var. Bu iki dünyayı iyi anlayan ve entegre eden yapılar, geleceğin endüstrisini oluşturuyor. Nesnelerin İnterneti (IoT) bu sürecin en önemli bileşenidir ve 5G teknolojisi burada kritik bir rol oynuyor. 5G, sadece haberleşmeyi değil, tarımdan bankacılığa kadar tüm sektörlerin verimliliğini artırıyor" diye konuştu. "Gelecek hayallerimizin ötesinde olacak" Haberleşme teknolojilerindeki dijitalleşme hızına dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, 1990’lı yıllardan bugüne yaşanan değişimi örneklerle anlattı. 2034 yılı hedeflerine vurgu yapan Prof. Dr. Arslan, "1994’ten 2014’e kadar geçen 20 yılda haberleşme sistemleri tamamen dijitalleşti. 1G analogken, bugün 5G ile bambaşka bir noktadayız. Şu an 2026 yılındayız ve önümüzde 2034 hedefi var. 6G ve dijitalleşmenin geleceği noktayı tahmin etmekte zorlanıyorum; çünkü teknoloji bazen hayallerimizin bile katbekat ötesine geçiyor. Fiziksel dünyadan toplanan veriler, yapay zeka ile bilgiye dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde ’Dijital İkiz’ (Digital Twin) kavramıyla çok daha içli dışlı olacağız. Fiziksel dünyanın bir benzerini siber dünyada kurmak, üretimden sağlığa kadar her alanda devrim niteliğinde avantajlar sağlıyor" dedi. Veri güvenliği ve ulusal savunma stratejileri Dijitalleşmenin güvenlik boyutuna ve veri kontrolünün önemine değinen Prof. Dr. Hüseyin Arslan, küresel ölçekteki teknolojik rekabete dikkat çekti. Verinin yeni dünyanın en büyük gücü olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, "Çin, veri toplama mekanizmalarıyla kendisine devasa bir dijital ikiz oluşturdu ve olası savaş senaryolarını bu simülasyonlar üzerinden kurguluyor. Benzer şekilde, bugün kullandığımız akıllı araçların verileri aslında üretici ülkelerin veri merkezlerinde toplanıyor. Örneğin Tesla, aslında ağa bağlı bir araçtır ve tüm verileri Amerika’daki merkezlere akmaktadır. 5G ile birlikte bu teknolojik güç ve veri kontrolü daha da kritik bir hale gelecektir. Veri güvenliği konusundaki endişeler, bu teknolojilerin kullanımında en önemli belirleyici unsur olmaya devam edecektir" dedi. Sağlık, tarım ve eğitimde yeni nesil çözümler 5G teknolojisinin hayatın her alanına dokunduğunu ifade eden Prof. Dr. Arslan, akıllı şebekelerden uzaktan ameliyatlara kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin sağlık verilerini toplama konusundaki başarısına değinen Prof. Dr. Arslan, "5G’nin en kritik uygulamalarından biri olan uzaktan ameliyatlar, düşük gecikme sayesinde doktorların farklı ülkelerdeki hastaları tedavi etmesine olanak tanıyor. Tarımda ise ’Dijital Çoban’ gibi teknolojilerle verimlilik maksimum seviyeye çıkarılıyor. Akıllı su ve elektrik şebekeleriyle enerji kayıpları minimize ediliyor. Eğitimde ise sadece uzaktan eğitim değil, tıp ve diş hekimliği gibi alanlarda siber dünya ile entegre, o tecrübeyi hissettiren modeller ön plana çıkacak. Tüm bu dijital dönüşümün merkezinde yer alan 5G ve ağ teknolojileri; mühendislerin doktorlar, veterinerler ve eğitimcilerle entegre bir şekilde çalışmasını zorunlu kılıyor. Bugünün mesajını verecek olursak veriyi kontrol eden dünyayı kontrol eder" diye konuştu. Etkinlik katılımcıların sorularının cevaplanmasının ardından son buldu. Programın sonunda EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı Prof. Dr. Hüseyin Arslan’a teşekkür belgesi takdim etti. Konferansın ardından Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü laboratuvarlarında öğrencilerle bir araya gelen Prof. Dr. Arslan, sürdürülen projeleri inceleyerek, yeni nesil teknolojilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Pazarcı esnafından Karşıyaka’da oturma eylemi
27 Ekim 2025 Pazartesi - 13:55 Pazarcı esnafından Karşıyaka’da oturma eylemi İzmir’in Karşıyaka ilçesinde pazarcı esnafı, Bostanlı Pazarı’nın haftada iki güne çıkarılması ve pazar alanının özel bir şirkete devredilmesi planına tepki göstererek belediye başkanını istifaya çağırdı. Belediye binası önünde başkanla görüşemeyen esnaf, Karşıyaka Çarşısı’nda yürüyüş düzenleyip CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı önünde oturma eylemi yaptı. Sabah saatlerinde Karşıyaka Belediyesi önünde toplanan pazarcılar, belediyenin Bostanlı Pazarı’nın yönetimini özel bir şirkete devretme planını protesto etti. "Başkan istifa" sloganları atan grup, Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ile görüşme taleplerine yanıt alamadı. Bunun üzerine esnaf, Karşıyaka Çarşısı’nda yürüyüşe geçti. CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı önüne kadar yürüyen grup, burada oturma eylemi gerçekleştirdi. İzmir Pazarcı Esnafı Derneği’nden şeffaflık çağrısı İzmir Pazarcı Esnafı Dernek Başkanı Faysal Acar, Bostanlı pazar yerinin özel bir şirkete devredilmesi sürecine ilişkin yapılan protokolün kamuoyundan gizlendiğini öne sürerek, şeffaflık çağrısında bulundu. Acar, "Bugün İzmir’in gündemi Bostanlı pazar yeri esnafı ve Bostanlı halkının mağduriyetidir" dedi. Acar, Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş. ile Arkhe Gelişim Şirketi arasında imzalanan protokolün kamuoyuna açıklanmadığını belirtti. Belediye Başkanı’na seslenen Acar şu ifadeleri kullandı: "Sayın Belediye Başkanı’na soruyorum; Arkhe Gelişim şirketi ile Karşıyaka Belediyesi iştiraki olan Kent A.Ş. arasında imzalanan protokolü kamuoyuna açıklayabilir misiniz? Bu protokol gizli olmamalı, şeffaf olmalıdır." Esnaftan yüksek meblağlar talep edildiği iddiası Acar, bazı pazarcı esnafdan yüksek miktarlarda para talep edildiğini ileri sürdü. "Esnaf olmayan kişilere tezgah satışı yapılmak istendiği, 400 bin, 600 bin, 800 bin lira gibi rakamlar talep edildiği iddiaları var," diyen Acar, bu durumun ciddi bir soru işareti oluşturduğunu vurguladı. Faysal Acar, süreçle ilgili olarak Kent A.Ş.’nin elde edeceği gelir konusunda da kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi: "Eğer Kent A.Ş.’nin kasasına 1 milyar TL girecekse, bunu kamuoyuna açıklasınlar. Aksi halde burada karanlık ellerin bazı kişileri zengin etme amacı taşıdığına inanıyoruz."
Başkan Özkan’dan korsanla ilgili net mesaj: "Bataklığı kurutmak gerekir"
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:40 Başkan Özkan’dan korsanla ilgili net mesaj: "Bataklığı kurutmak gerekir" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, korsan taşımacılıkla mücadelenin yalnızca sahada yapılan denetimlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Korsanla mücadelede esas mesele sinekleri öldürmek değil, bataklığı kurutmaktır" dedi. Erkan Özkan açıklamasında, "Her gün korsan taşımacılıkla ilgili bireysel işlemler yapılıyor, cezalar kesiliyor, araçlar bağlanıyor. Ancak ertesi gün aynı yerden başka bir araç çıkıyor. Çünkü biz sadece sinekleri öldürüyoruz. Oysa bataklık kurumadıkça bu sorun kökünden çözülmez" ifadelerini kullandı. Korsan taşımacılıkla mücadelede yasal zeminin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, "Bu mücadele sadece sahada denetimle yürütülemez. Şu anda Ankara’da en üst düzey bürokratlarla, ilgili bakanlıklarla görüşmeler sürüyor. Hükümetimizle birlikte imza aşamasına gelen çok önemli düzenlemeler var" dedi. Korsan taşımacılıkla mücadelenin tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Erkan Özkan, bu süreçte destek veren kurum ve yöneticilere teşekkür ederek, "Her zaman yanımızda olan İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata’ya, esnafımızın her zaman yanında duran Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Mehmet Yiğiner’e verdikleri güçlü destek için teşekkür ediyorum. Bu dayanışma, bizim gücümüzü artırıyor" ifadelerinde bulundu. "Yasal boşluklar kapatılmadan kalıcı çözüm mümkün değil" Erkan Özkan, dijital platformlar üzerinden yapılan korsan taşımacılığın önünü kesmek için Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde açık, caydırıcı yaptırımların şart olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti: "Bugün teknolojiyi bahane ederek korsanlık yapan kişi ve şirketler, esnafın emeğini çalıyor. Bu konuda açık hüküm konulmalı; korsan taşımacılık tamamen yasaklanmalı, aracıyla korsan faaliyette bulunanların araçları trafikten men edilmeli ve ehliyetlerine el konulmalıdır." Korsan taşımacılığın sadece bir esnaf sorunu değil, devletin vergi kaybı, kamu güvenliği ve vatandaş hakkı açısından da büyük bir mesele olduğunu belirten Erkan Özkan, "Biz taksiciler olarak vergi veriyoruz, sigortamızı ödüyoruz, mevzuata uygun çalışıyoruz. Emek veren, alın teri döken insanların emeğini gasp eden korsan taşımacılığa karşı hep birlikte durmak zorundayız. Bu, taksicinin değil, devletin mücadelesidir" dedi. Korsan taşımacılığa ağır yaptırımlar Yeni 2918 Sayılı Karayolu Trafik Kanunu değişikliğiyle, korsan taşımacılık faaliyetleriyle mücadelede önemli bir dönemece girildi. Erkan Özkan, "Korsan taşımacılık yapanlara artık ciddi yaptırımlar geliyor. Yeni düzenlemeye göre bu tür faaliyetlerde bulunanlara 100 bin lira idari para cezası, 60 gün süreyle araç bağlama, 30 gün süreyle sürücü belgesine el koyma cezaları uygulanacak. Artık bu işin şakası yok. Tekrarlayanlar için 200 bin lira para cezası, 120 gün araç bağlama ve 60 gün ehliyete el koyma cezaları uygulanacak. Bu adım, caydırıcılığı en üst seviyeye taşıyacak" dedi. Korsa taşımacılık yapanlara ’Ömür boyu men’ dönemi Yeni düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden birinin, korsan taşımacılık yapanlara ömür boyu men uygulaması olduğunu vurgulayan Erkan Özkan, şöyle konuştu: "Beş yıl içinde iki kez korsan taşımacılıktan dolayı ehliyetine el konulan sürücüler, artık bir daha toplu taşımada çalışamayacak. Bu sadece bir ceza değil, toplu taşımanın güvenilirliğini koruma kararıdır. Kayıt dışılığa, haksız rekabete artık yer yok." "İzmir bu mücadelenin öncüsü olacak" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, Mayıs 2025’te kamuoyuna duyurdukları yeni düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşüldüğünü açıkladı. Özkan, düzenlemenin çok kısa bir süre içinde Resmî Gazete’de yayımlanmasını ve 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesini beklediklerini belirterek, "Uzun süredir korsan taşımacılıkla mücadele ediyoruz. İzmir’den yükselen bu ses, sonunda Ankara’da karşılık buldu. Bu, sadece bir yasa değişikliği değil; alın teriyle, emeğiyle çalışan tüm esnafımızın hakkını koruyan tarihi bir adım" ifadelerini kullandı.
Pembe farkındalık parkeye taşındı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:45 Pembe farkındalık parkeye taşındı Göztepe Basketbol Takımı, Darüşşafaka Lassa karşılaşması öncesi parkeye farkındalık pankartıyla çıktı. Medicana Sağlık Grubu’nun Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla başlattığı "Bir sonraki durak: Mamografi" kampanyasına destek veren takım, "Mamografini yaptır, kontrollerini ihmal etme" mesajını verdi. Kampanyaya Kanserle Dans Derneği üyeleri de saha kenarından ellerindeki dövizlerle destek oldu. Aynı zamanda maça gelen kadın sporseverlere pembe kurdele dağıtıldı. Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla kentin dört bir yanında "Bir sonraki durak: Mamografi" kampanyasıyla farkındalık oluşturan Medicana International İzmir Hastanesi, bu kez kampanyayı parkeye taşıdı. İzmir’in simgelerinden Tarihi Bergama Vapuru’nda başlayan kampanya, deniz ulaşımıyla devam etmişti. Söz konusu kampanya, bu kez Medicana’nın sağlık sponsoru olduğu Göztepe’nin katkılarıyla parkede yankı buldu. Karşılaşmayı izlemeye gelen kadınlara meme kanseri farkındalığının simgesi pembe kurdeleleri dağıtan Göztepe Basketbol Takımı, parkeye ellerinde "Mamografini yaptır, kontrollerini ihmal etme" yazılı pankartla çıkarak farkındalık mesajı verdi. Farkındalık çalışmasına, Darüşşafaka Lassa sporcuları da destek verdi. Pankartın açıldığı sırada spiker, "Meme kanserinde erken teşhise giden yol, kendi kendine elle muayene, düzenli doktor kontrolü ve mamografiden geçer. Erken teşhis tedavide başarı şansını artırır. Mamografini yaptır, kontrollerini ihmal etme" dedi. Led ekranlardaki mesajlarla da kadın sporseverlere meme kanseriyle mücadelede erken teşhisin önemi hatırlatıldı. Kanserle Dans Derneği üyeleri de kendilerine ayrılan courtside alanında hem takıma destek oldu hem de farkındalık mesajlarının yer aldığı dövizlerle meme kanserine dikkat çekti. Parkedeki farkındalık çalışması, sporseverlerin destek alkışlarıyla sona erdi.
Özhan Çıvgın: "Bu galibiyete gerçekten ihtiyacımız vardı"
27 Ekim 2025 Pazartesi - 00:39 Özhan Çıvgın: "Bu galibiyete gerçekten ihtiyacımız vardı" Aliağa Petkimspor Başantrenörü Özhan Çıvgın, Mersin Spor maçının ardından yaptığı açıklamada, "Bu galibiyete gerçekten ihtiyacımız vardı" dedi. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 5. haftasında Aliağa Petkimspor, sahasında Mersin Spor’u 90-86 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Aliağa Petkimspor Başantrenörü Özhan Çıvgın, açıklamalarda bulundu. Çıvgın, zorlu bir deplasmandan döndüklerini belirterek, hazırlık için yeterli süre bulamadıklarını ancak bu galibiyete büyük ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Çıvgın, "Zor bir deplasmandan geldik, hazırlık için çok fazla vaktimiz yoktu ama bu galibiyete gerçekten ihtiyacımız vardı. Bu maça kadar hücumda zorlanıyor, çok fazla top kaybı yapıyor ve oyun akışımızda problemler yaşıyorduk. Ancak bugün oyuncularımız yorgunluğa rağmen çok iyi konsantre oldular ve doğru bir reaksiyon verdiler. Bu bizim için çok önemli bir galibiyet oldu" diye konuştu. FIBA Europe Cup karşılaşması öncesinde moral ve özgüven kazandıklarını belirten Çıvgın, "Henüz sezonun başındayız ama bu tür galibiyetler takımın karakterini şekillendiriyor. Buraya kadar gelip bizi destekleyen Aliağa ailesine çok teşekkür ediyorum; sezonun başından bu yana yanımızdalar ve onların desteğine gerçekten çok ihtiyacımız var. Ayrıca tüm ekibe de teşekkür etmek istiyorum; zorlandığımız dönemde birlik içinde kalarak pozitif kalmayı başardık" ifadelerini kullandı.