GÜNDEM - 05 Mayıs 2026 Salı 12:54

Başkan Özkan’dan iddialara yanıt: "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın"

A
A
A
Başkan Özkan’dan iddialara yanıt: "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın"

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, hakkındaki hapis cezası kararı sonrası kendilerine yönelik planlı bir itibar suikastı yapıldığını savunarak iddialara yanıt verdi. Sürecin eski başkanın durumu yönetimden gizlemesinden kaynaklandığını vurgulayan Özkan, ortada hiçbir kamu zararı bulunmadığını ve haksız ödenen meblağları faiziyle geri alarak parayı odanın kasasına koyduklarını açıkladı.


İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, hakkında önceki dönem başkanı Celil Anık’a usulsüz maaş ödendiği ve makam aracı tahsis edildiği iddialarıyla açılan davada verilen 5 aylık hapis (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) cezası kararına ilişkin yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Söz konusu durumun, eski başkanın aldığı cezayı yönetimden saklaması ve uyguladığı mobbing sonucu oluştuğunu ifade eden Özkan, sosyal medyada yürütülen "tutuklandılar" şeklindeki karalama kampanyaları yapıldığını ifade ederek, duruma tepki gösterdi. Yaşanan süreçle ilgili tüm belgeleri kamuoyu ile paylaşan Başkan Erkan Özkan, söz konusu davanın bir zimmet davası olmadığını, ortada bir kamu zararı bulunmadığını ve ödenen meblağların aylar öncesinden faiziyle tahsil edildiğini söyledi.



"Planlı bir itibar suikastı düzenleniyor"


İzmir Şoförler Odası’nın sivil toplum kuruluşları arasında önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Özkan, "Maalesef geçmiş dönemlerde yaşanılan spekülatif, odamızla ilgili operasyonlara genel kurulumuzu yapmış olmamıza rağmen belirli bir grup tarafından devam ediliyor. Dünden itibaren gerek şahsım, gerek odam, gerekse yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımla ilgili olarak sosyal medyada bir itibar suikastı düzenleme, bir algı operasyonu yapılıyor. Kamuoyunda bizim tutuklandığımız, cezaevinde olduğumuz yönünde bir zimmet suçuyla yargılanıp ceza aldığımız hususunda bir haber dolaştırılıyor. Gördüğünüz gibi biz odada görevimizin başındayız. Üyelerimize hizmet etmeye devam ediyoruz" diye konuştu.



"Eski başkan aldığı cezayı bizden ve kurumlardan gizledi"


Sürecin nasıl geliştiğine dair detayları belgeleriyle aktaran Özkan, dönemin oda başkanının aldığı cezayı kurumlardan sakladığını belirterek, "Geçmiş dönemde görev yapan arkadaşımızın aldığı cezayı 2024 yılı Haziran ayında almasına rağmen odamıza tebliğ ettirmemesi, Ticaret Bakanlığı’ndan, Federasyonumuzdan, üst birliğimizden veya mahkeme aracılığıyla hiçbir tebligat gelmemesi bu sürecin kaynağıdır. Kendisi itirazlarının ve mahkemesinin sürdüğünü belirterek görevine devam etmiş, ardından 17 Ekim 2024 tarihinde ’Kamuoyunda yıprandım, görevi sizlere bırakmak istiyorum’ diyerek kendi özgür iradesiyle istifa dilekçesi sunmuştur. Dönemin ceza aldığı halde bize tebliğ edilmemesinden kaynaklı, bizim bilgimiz dışında sanki göreve devam ediyormuşçasına bize verilen bir istifa dilekçesidir bu" ifadelerini kullandı.



"Ahde vefa göstermek istedik, durumu öğrenince maaşları geri aldık"


Yönetim kurulunun eski başkana ahde vefa göstermek amacıyla bir danışmanlık-işçi statüsü verdiğini ancak gerçeği müfettişlerden öğrendiklerini aktaran Özkan, şunları kaydetti:


"Bizler de uzun yıllar odamızda görev yapması münasebetiyle kendisine ahde vefada bulunmak istedik. Bize herhangi bir hüküm tebligatı yapılmadığı için, 22 Ekim 2024 tarihinde yönetim kurulu kararıyla kendisine bir görevlendirme yapılarak onore edilmek istendi. İstifa dilekçesinin verildiği gün İzmir Esnaf Odaları Birliği’ne de durumu sorduk, onlara da bir tebligat gelmemişti. Ancak Ocak ayında odamıza gelen müfettişlerin bu kişinin hüküm giydiğini belirtmesi üzerine hemen tedbirimizi aldık. Hüküm giydiğini bizden sakladığını fark edip, 15 Ocak 2025 tarihli kararla görevlendirmeyi iptal ettik; maaşları, hizmet aracını durdurduk. Odaya gelmemesini istedik. İşin en önemli kısmı; faizleriyle birlikte bu aldığı görevlendirme maaşlarını, toplamda 213 bin 466 lirayı şahıstan geri tahsil ederek odamızın kasasına koyduk."



"Tebligat bize 10 ay sonra ulaştı"


Herhangi bir kamu zararı oluşturmadıklarının altını çizen Erkan Özkan, "Ortada bir zarar oluşmasını engelledik. Bize eski başkanın zimmet suçundan hüküm giydiği ile ilgili resmi tebligat ancak 14 Kasım 2025 tarihinde, yani olaydan 10 ay sonra ulaştı. Burada şahsımın veya yönetim kurulumuzun hiçbir kastı söz konusu değildir. Bakanlık müfettişlerinin açtığı davada bize, ’zimmetle suçlanan kişinin buradan maaş alamayacağı’ yönünde bir kusur işlediğimiz bildirildi. Biz tebligat gelmediği için durumun farkında olmadığımızı beyan etmemize rağmen, yerel mahkeme 5 aylık bir hüküm verdi. Sanki biz ceza almışız, zimmetimize para geçirmişiz, odayı zarara uğratmışız gibi bir algı oluşturuluyor" dedi.



"Altını çamura da atsanız altındır"


Verilen 5 aylık hapis kararının yüz kızartıcı bir suç olmadığını ve kararı üst mahkemeye taşıdıklarını açıklayan Özkan, sosyal medyada yalan haber yayanlar hakkında adli işlem başlatıldığını duyurdu. Özkan sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bununla ilgili asılsız haber çıkaran sosyal medya hesapları hakkında odamızın avukatları savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Odanın kurumsal yapısına zarar verecek yorum yapanlar tespit edilerek adli işlemler yapılacaktır. Bizim alnımız açık. Hiçbir şekilde odamızı zarara uğratıcı bir hüküm söz konusu değil ve bu kesinleşmiş bir karar da değil. Altını çamura da atsanız altın altındır. Bu merdiven altı dernekler adı altında odamızı yıpratmaya çalışanların senaryolarıdır."



"Çiğ yemedik, karnımız ağrısın"


Açıklamalarının sonunda iddiaların bir zimmet suçu gibi yansıtılmasına tepki gösteren Özkan, "Burada bir mal alımı, hizmet alımı, para alışverişi olmayan bir dava süreci var. Geçmiş dönemin başkanının yapmış olduğu mobbingden dolayı odadan saklanmış olan bir hükmün sonucu, kendisine onore etmeye çalışan yönetim kurulu arkadaşlarımızın düştüğü durumu sanki bir zimmet suçu gibi algı oluşturulmasını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bizim kimseye verilemeyecek hesabımız yok. Alnımız ak, yüreğimiz pak. Meyve veren ağaç taşlanır misali bizi de taşlamaya devam ediyorlar. Çiğ yemedik karnımız ağrısın diye. Biz işimize devam ediyoruz. İzmir Şoförler Odası her geçen gün daha da güçlenerek esnafımıza hizmet etmeye devam edecektir" diyerek sözlerini tamamladı.



Başkan Özkan’dan iddialara yanıt: "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ataşehirde bahar bereketiyle geldi, o anlar ilgi odağı oldu: Yüzlerce arı şehir içinde yuva yaptı İstanbul’un Ataşehir ilçesinde cadde üzerindeki bir ağaçta kümelenen yüzlerce arı ilginç görüntüler oluşturdu. Mahalle sakinleri şehrin ortasında ortaya çıkan bu doğa olayından memnuniyetini dile getirirken, arıcılıkla uğraşan Muzaffer Kuş, "İnsanlar korkuyor ama korkulacak bir şey yok, buraya yuva kurmaya gelmişler" dedi. İstanbul’un göbeğinde alışılagelmişin dışında bir manzara yaşandı. İçerenköy Mahallesi Akça Sokak sakinleri, öğle saatlerinde bir ağaçta kümelenmiş dev bir arı kolonisiyle karşılaştı. Şehir içinde nadir görülen bu "oğul verme" olayı, mahalle sakinleri tarafından panik yerine büyük bir heyecanla karşılandı. Yüzlerce arının bir araya toplandığı o anlar, vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla kaydedildi. "İnsanlara bir zararı yok, gayet güzel ve hoş bir doğa görüntüsü" Sokak üzerinde dükkan işleten Muammer Sönmez, "Bahar geldi hoş geldi, arılar bize bereket getirdi. Şehrin göbeğinde iş yerimizin önünde arılar oğul çıkarmaya geldi. Sevinçliyiz, mutluyuz. İnsanlara bir zararı yok, gelip geçenler tabii tedirginlikle bakıyor ama bence gayet güzel ve hoş bir doğa görüntüsü. Şehrin içinde bunu gördüğümüz için mutluyuz" dedi. "İnsanlar korkuyor ama korkulacak bir şey yok, oğul veren bir arıdan asla korkulmaz" Arıcılıkla uğraşan mahalle sakini Muzaffer Kuş ise, "Çocukluğumdan beri arılarla ilgiliyim, dedem ve babam da arıcıydı. Arıları çok severim, çok da iyi anlarım, hiç korkmam. Balkonumda bile kovanım var. Şehir içerisinde arıcılık yapmak gerçekten çok zordur. İnsanlar korkuyor ama korkulacak bir şey yok, hele ki yeni çıkmış ve oğul veren bir arıdan asla korkulmaz. Arı çoğalması için oğul verir, kraliçe arıyı dışarıya verir ve kendisini yeniler. Buraya da bunun için gelmişler, bir kız nasıl gidip yuva kurarsa onlar da şu an bunu yapıyorlar. Ama gerçekten arının sırrı çözülememiştir, Cenab-ı Allah ona öyle bir yetenek vermiş ki hiç kimse sırrını çözemedi" ifadelerine yer verdi.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBB Başkanı Sağkan ve beraberindeki heyeti kabul etti TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ve beraberindeki TBB Yönetim Kurulu üyelerini Meclis’te kabul etti. Kabulde, avukatlara yönelik şiddet olaylarıyla mücadelede atılacak adımlar ile avukatların sorunlarına ilişkin konular ele alındı. Kurtulmuş, Bursa’da avukat Hatice Kocaefe’nin, Yalova’da ise avukat Zekeriya Polat’ın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi ve Erzurum’da avukat Taha Bağaçlı’nın kendi çalışma ortamında saldırıya maruz kalmasının herkesi derinden üzdüğünü belirtti. Avukatlara yönelik şiddet olaylarının önlenmesine ilişkin çalışmaların TBMM çatısı altında gündeme getirilmesinin önemine işaret eden Kurtulmuş, TBB’nin siyasi parti gruplarıyla bu konuda görüşmeler yapmasından da memnuniyet duyduğunu belirtti. Meclis’te, avukatlara yönelik şiddetin nedenlerinin araştırılması ve bu yönde alınacak tedbirlerin belirlenmesi için bir araştırma komisyonunun kurulabileceğini, TBMM Başkanı olarak bu konuyu da takip edeceğini ifade eden Kurtulmuş, "Hayatın her yerinde savunma mesleğinin en temel unsurlarından birisi olan avukatlarımız vazife görüyor. Komisyonun kurulması fikrinin doğru olduğunu düşünüyorum. Bunun için de sonuna kadar bu mücadelenizde size destek olurum" ifadesini kullandı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Avrupa Konseyi tarafından avukatlık mesleğinin korunmasına yönelik hazırlanan sözleşmeye ise Türkiye tarafından imza konulabileceğini, bu konunun yürütme erki tarafından değerlendirilebileceğini söyledi. TBB Başkanı Sağkan, avukatlara dönük şiddetin önlenmesine dair Meclis’te görüşmeler yaparak bu konudaki önerilerini de siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle paylaştıklarını ifade etti. Avukatlara yönelik şiddetin nedenlerinin araştırılması ve bu yönde alınacak tedbirlerin belirlenmesi için Meclis’te bir araştırma komisyonunun kurulmasını önemsediklerini dile getiren Sağkan, Kurtulmuş’tan da bu yönde desteğini talep etti. Sağkan, Avrupa Konseyi tarafından avukatlık mesleğinin korunmasına yönelik hazırlanan sözleşmenin Türkiye tarafından imzalanmasının da ciddi bir koruma alanı oluşturacağına inandıklarını belirtti.
Çorum Çorum Belediyesi, Kurban Bayramı’nda gönül köprüsü olacak Çorum Belediyesi’nin, "Kurbanlarımız Çorumlu Kardeşlerimize" sloganıyla başlattığı Kurban Bağış Sistemi bu yılda hizmete açıldı. Çorum Belediyesi, hayırseverlerin kurban bağışlarını ihtiyaç sahibi ailelere ulaştıracak. Hayırseverler, "Kurbanlarımız Çorumlu Kardeşlerimize" sloganıyla başlatılan kampanyaya, Çorum Belediyesi’nin resmi web sitesindeki bağış sayfasından bağış yapabilecek. Bağışta bulunan vatandaşların kurbanlıkları, Kurban Bayramı’nın 3. günü Çorum Belediyesi Halk Et Kombinamızda kesimi yapılacak ve yine Çorum Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüz aracılığıyla da şehirdeki ihtiyaç sahibi kardeşlerimize, taze et olarak ulaştırılacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi Çöplü bu yıl kurban bağış bedelinin 19 bin 500 TL olarak belirlendiğini açıklayarak, "Üç yıldır ‘Kurbanlarımız Çorumlu Kardeşlerimize’ sloganıyla devam eden kampanyamız, taze et olarak belediyemizin sistemine kayıtlı olan Çorum’daki ihtiyaç sahibi ailelerin sofrasında yerini aldı. Bu hayır işine bizleri vesile kılarak, kampanyamıza katılıp kurban bağışında bulunan tüm hemşehrilerimize de katılımlarından ötürü teşekkür ediyoruz. Hemşehrilerimiz dilerlerse, 5 Mayıs Salı hününden itibaren vekaleten kesilmesini istekleri kurban bağışlarını, belediyemizin web adresi üzerinden başvuruda bulunarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilirler. Sisteme girdiklerinde kurban bağış adetini, kendi belirledikleri sayıda seçerek, birden fazla kurban bağışında da bulunabilirler. Allah’ım yapmış olduğunuz ve yapacağınız tüm hayırları kabul etsin. Kurban Bayramınız şimdiden mübarek olsun" dedi.
Iğdır Su tutmaya başlayan Ünlendi Barajı çevresindeki köyler için 134 kilometrelik yeni yol yapılacak Iğdır’da yapımı tamamlanan Ünlendi Barajı su tutmaya başlarken, Tuzluca ilçesine bağlı Karacaören grup köy yollarının bir kısmının sular altında kalacak olması nedeniyle 134 kilometrelik yeni yol projesi için çalışma başlatıldı. Iğdır’da yapımı tamamlanan Ünlendi Barajı su tutmaya başladı. Bölge için büyük önem taşıyan barajın devreye girmesiyle birlikte, Tuzluca ilçesine bağlı Karacaören grup köy yollarının bir bölümünün sular altında kalacağı bildirildi. Bu gelişme üzerine Devlet Su İşleri (DSİ) ile İl Özel İdaresi koordinasyonunda yeni bir ulaşım planı hayata geçirildi. Mevcut yolların yerine alternatif güzergah belirlenmesi amacıyla kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Tuzluca Kaymakamı Abdüllatif Yılmaz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ferhat Akkuş ve DSİ yetkilileri bölgede incelemelerde bulunarak yürütülecek çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Karacaören grup köylerinin ulaşım altyapısının daha güvenli ve modern hale getirilmesi hedefleniyor. Konu ile ilgili açıklama yapan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ferhat Akkuş, "Ünlendi projesi kapsamında yapımı tamamlanan barajla birlikte Karacaören Grup Köy Yolu’muz su altında kalacak. Tabii, baraj ilimiz için çok önemli bir proje. Bu projeyle hem ilimiz merkez, ilçeler, beldeler ve 72 köyümüzün içme suyu karşılanacak. Aynı zamanda kısmetse sulama suyu ihtiyacı karşılanacak. Bunun yanında bölgede yapılan bu su tutma ile birlikte mevcut yolumuz su altında kalıyor. Su altında kalan yolumuz için alternatif bir yol yapımı ile ilgili bir çalışma yürütüyoruz. Bunun için bugün gerekli tespitleri yapıp, inşallah alternatif yolu yapacağız. Yeni bir yol güzergahı belirleyip bu çalışmayı bitireceğiz" dedi. Toplam 1,9 milyar lira yatırım bedeline sahip Ünlendi Barajı’nın bölgeye çok yönlü katkı sunması bekleniyor. 67 metre yüksekliğindeki barajla 98 bin 620 dekar arazi modern sulamaya kavuşacak, yıllık 26,8 milyon metreküp içme suyu sağlanacak. Proje ile tarımsal verimliliğin artması ve bölgenin altyapısının güçlenmesi hedefleniyor.