Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Yayanın ölümüne neden olan taksici kameralardan tespit edilip yakalandı
11 Mart 2026 Çarşamba - 14:15:43
İzmir’in Konak ilçesinde çarptığı yayanın ölümüne neden olan taksici kameralardan tespit edilip kıskıvrak yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Gaziler Caddesi üzerinde bir kişinin yol ortasında hareketsiz yattığını gören çevredekiler durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen ekiplerin yaptığı incelemede, yerde yatan kişinin hayatını kaybettiği anlaşıldı. Yapılan kimlik tespit çalışmalarında ölen kişinin Halil Çakmak (56) olduğu belirlendi. Olayla ilgili çalışma başlatan polis ekipleri, bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan incelemeler sonucunda, Halil Çakmak’a F.F.’nin (55) kullandığı 35 T 5682 plakalı taksinin çarptığı ve kaza sonrası hızla olay yerinden uzaklaştığı tespit edildi. Harekete geçen ekipler, şüpheli F.F.’yi saklandığı adreste yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:20
İzmir’de öldürülen taksici için meslektaşlarından araçlı konvoy
İzmir’in Konak ilçesinde ücret yüzünden tartıştığı yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürülen taksi şoförü Deniz Örer için meslektaşları konvoy düzenledi. Konak ilçesi Basmane Kapılar mevkisinde pazartesi günü saat 23.15 sıralarında taksi şoförü Deniz Örer (52) ile yolcu D.M. (24) arasında iddiaya göre ücret sebebiyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine D.M., yanındaki tabancayla Örer’e ateş etti. Ağır yaralanan Örer olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli D.M. taksinin direksiyonuna geçip olay yerinden uzaklaştı. Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kimliği ve kaçış güzergahı tespit edilen şüpheli D.M., aracı bir sokakta terk edip yaya olarak kaçmaya çalışırken yakalandı. Gözaltına alınan şüphelinin üzerinde olayda kullandığı tabanca da ele geçirildi. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen D.M., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Evli ve bir çocuk babası olan Deniz Örer’in cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak Bayraklı Naldöken Fevzipaşa Camii’ne getirildi. Meslektaşları, Örer’e son görevlerini yerine getirmek için saat 11.00’de Kahramanlar Fuar Taksi önünde toplanarak, cenaze alanına doğru konvoy oluşturdu. Meslektaşlarının oluşturduğu konvoyun en önünde ise Örer’in saldırıya uğradığı taksi yer aldı. Cenazenin kılınacak namazın ardından Doğançay Mezarlığı’nda defnedileceği öğrenildi. "Kefenimizi cebimize koyarak çıkmak istemiyoruz" Taksici Ali Arda Karabulut, 2024 yılında cinayete kurban giden meslektaşı Oğuz Erge ile geçmişte birlikte çalıştıklarını belirterek, "Beraber çalıştık, ardından bizden ayrıldı ve bir süre Otogar Taksi’de görev yaptı. 6 Şubat Hatay depreminde bizzat şahit oldum; depremzedeleri kendi cebinden karşılayarak, hiçbir ücret talep etmeden taşıdı. Evden çıkarken kefenimizi cebimize koyarak çıkmak istemiyoruz. İşimizi gönül rahatlığıyla yapmak istiyoruz ve artık bu yaşananlara kesinlikle bir önlem alınması gerekiyor. Ailelerimiz bu olaylardan sonra epey tedirgin oluyor ve geceleri çalışmamamızı istiyorlar. Bizim kimseye bir zararımız yok. Vatandaşın hastası olur gideriz, bir rahatsızlığı olur koştururuz. Biz sadece ekmeğimizin peşindeyiz. İki yıl önce Oğuz’un acısı henüz geçmemişken rahmetli Deniz’i kaybettik. Kendisiyle çok yakın bir sohbetimiz olmasa da araç yıkama yerlerinde karşılaşırdık, çok iyi bir insandı. Ancak yetkililer tarafından caydırıcı bir önlem alınmazsa bu acı olaylar mesleğimizde ne ilk oldu ne de son olacak" dedi. "Helalleşerek evden ayrılmak istemiyoruz" Taksici Hasan Hüseyin Savaş, hayatını kaybeden meslektaşının uzun yıllardır mesleğe hakkını veren değerli bir kişi olduğunu vurgulayarak, "Kendi mesleğinde onur mücadelesi veren, zorlu şartlar altında evine ekmek götürüp rızkını kazanan bir arkadaşımızdı. Kendini bilmez birinin ummadık kurşunuyla arkadaşımızı kaybettik. Biz artık evimizden çıkarken ailemizle, çocuklarımızla helalleşmek istemiyoruz; sabah görüşmek dileğiyle ayrılmak istiyoruz. Evden çıkarken ailemize, ’Yarın sabah görüşür müyüz bilemeyiz, görüşemezsek hakkınızı helal edin’ demek istemiyoruz. Yetkilileri artık taksilerde güvenlik kabini ve can güvenliğimizin sağlanması konularında göreve bekliyoruz. Acımız çok büyük ve derin. Biz artık bu meslekte hiçbir arkadaşımızı kaybetmek ve bu acıyı bir daha yaşamak istemiyoruz" ifadelerini kullandı. 19 yıl sonra aynı sokakta ikinci cinayet 2007 yılında Deniz Örer ile aynı akıbete uğrayarak Tulumba Sokak’ta hayatını kaybeden Mustafa Girgin’in gelini Yeliz Yıldırım Girgin ise, kayınpederinin de yıllar önce aynı sokakta bir taksi cinayetine kurban gittiğini hatırlatarak, "19 yıl sonra eşimin çocukluk arkadaşı olan Deniz’in de aynı sokakta cinayete kurban gitmesi içler acısı. Biz halk olarak aynı sokakta tekrar bir cinayetle ve ölümle karşılaşmak istemiyoruz" şeklinde konuştu.
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:21
Gençler çözümün parçası olmak istiyor
Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda oluşturduğu bin 552 dijital paylaşımı inceleyen araştırma, gençlerin geleceğe yönelik somut çözüm önerilerini ortaya koydu. Sosyal ağ analizi sonuçları, iyi fikirlerin yayılmasında içeriğin kalitesi kadar öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da kritik bir rol oynadığını gösterdi. Yaşar Üniversitesi Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında yürütülen çalışmada 514 öğrenci, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevrimiçi forumlarda toplam 1.552 paylaşım yaptı. En yoğun katılım, 641 paylaşım ile "Sorumlu Tüketim ve Üretim" başlığında gerçekleşti. Yapılan araştırmanın sonuçları gençlerin sürdürülebilir gelecek için geliştirdiği projeleri ortaya koyarken, iyi fikirlerin yayılmasında yalnızca içeriğin değil, öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da belirleyici olduğunu gösterdi. Forumlarda su tasarrufundan güneş enerjisine, geri dönüşümden denizlerin korunmasına kadar onlarca somut çözüm önerisi paylaşıldı. 5 küresel hedef Yaşar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasin Özarslan’ın yer aldığı araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen çalışma, üniversiteli gençlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik geliştirdiği fikirlerin çevrimiçi ortamlarda nasıl yayıldığını ortaya koydu. Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında gerçekleştirilen araştırmada, 514 öğrencinin çevrimiçi forum paylaşımları sosyal ağ analizi ve metin analizi yöntemleriyle incelendi. Araştırma kapsamında Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda beş ana tema üzerinde fikir geliştirdi: Temiz Su ve Sıhhi Şartlar, Erişilebilir ve Temiz Enerji, Sorumlu Tüketim ve Üretim, Sudaki Yaşam ve Karasal Yaşam. Elde edilen forum verilerine göre öğrenciler toplam 1.552 paylaşım gerçekleştirdi. En fazla katkı 641 paylaşımla "Sorumlu Tüketim ve Üretim" temasında yapılırken, bunu Karasal Yaşam (328), Sudaki Yaşam (263), Temiz Su (162) ve Temiz Enerji (158) başlıkları izledi. Gençlerden öneriler Öğrencilerin geleceğe ilişkin çarpıcı değerlendirmelerinden bazıları şöyle: "Su, distopik bilim-kurgu eserlerinde bile geleceğin en kritik kaynağı olarak tasvir ediliyor." "Günümüzde kullanılan enerji kaynaklarının büyük bir kısmı doğaya zarar veriyor. Bu nedenle sürdürülebilir ve temiz enerjiye geçiş kaçınılmazdır." "İzmir denizi hepimizin sorumluluğu" diyen bir öğrenci "İzmir denizi ve çevresinde insanların duyarsız davranışları deniz ekosistemine ciddi zarar veriyor" sözleriyle çevre bilincine dikkat çekti. Bir başka öğrenci, üretim alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini belirterek, "Tüketicilere hayvan bazlı proteine alternatif ürünler sunulması çevresel etkileri azaltabilir" görüşünü paylaştı. Kentleşme konusunda ise şu uyarı yapıldı: "Bina, okul ve alışveriş merkezleri planlanırken doğaya verilen zarar mutlaka hesaba katılmalı."
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:34
İzmir’de lastik bot içerisindeki 45 düzensiz göçmen yakalandı
İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında durdurulan lastik bot içerisindeki 45 düzensiz göçmen yakalandı. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, 9 Mart saat 02.20’de Seferihisar ilçesi açıklarında lastik bot içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisini aldı. Görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu (KB-22) tarafından hareketli lastik bot durduruldu. Bot içerisindeki 45 düzensiz göçmen ekipler tarafından yakalandı. Karaya çıkartılan göçmenler, sağlık kontrolleri ve işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezine sevk edildi.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:08
SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Pediatri Kongresi tamamlandı
İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Hastanesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Pediatri Kongresi tamamlandı. Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Pediatri Kongresi, bu yıl "Çocuk Sağlığında İş Birliği: Pediatristler ve Aile Hekimleri Buluşuyor" temasıyla düzenlendi. Kongreye çok sayıda akademisyen, pediatri uzmanı, aile hekimi ve sağlık profesyoneli katılırken program kapsamında çocuk sağlığı izlemi, güncel tedavi yöntemleri, koruyucu sağlık hizmetleri ve teknolojik gelişmelerin pediatriye yansımaları gibi birçok başlık ele alındı. Programda, uydu sempozyumları, akılcı ilaç, romatoloji oturumu, uzman atışması, hematoloji ve onkoloji oturumu, uzmana danışalım, olgu sunumları ile aile hekimliği ve genel pediatri ortak oturumu ile çocuk nöroloji oturumu gerçekleştirildi. Bilimsel oturumlar, paneller ve interaktif etkinliklerle zenginleşen kongrede, hem klinik pratiğe yönelik güncel bilgiler paylaşıldı hem de farklı uzmanlık alanlarında tartışmalar yapıldı. Kongrenin kapanışında konuşan Kongre Başkanı ve Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Dilek Orbatu, kongrenin, çocuk sağlığında daha güçlü bir iş birliği ortamı oluşturmasını beklediklerini vurguladı. Orbatu tüm katılımcı, konuşmacı ve destekçilere teşekkür ettiği açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Pediatri Kongresi, pediatristler ve aile hekimleri arasındaki iş birliğini güçlendiren, bilgi paylaşımını ve mesleki gelişimi destekleyen önemli bir platform olmuştur. Çocuk sağlığı alanında yeni ufuklar açmak ve daha sağlıklı nesiller yetişmesine katkı sağlamak amacıyla bu tür bilimsel toplantıların önemi büyüktür." Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği oturumlarda güncel bilimsel gelişmeler tartışılırken, sözlü bildiri ödülleri de sahiplerini buldu.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:06
Türk jeotermal sektörü Alman yatırımcıların odağında
Türkiye’nin en önemli ticaret partneri olan Almanya ile jeotermal enerji odağında işbirliği olanaklarının geliştirilmesi amacıyla Türkiye’yi ziyaret eden Alman iş insanları, Jeotermal Enerji Derneği (JED) tarafından Aydın’da misafir edildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Almanya Enerji Ajansı (DENA) ve Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK) organizasyonu ile Türkiye’ye gelen heyet, ilk olarak Menderes Geothermal Elektrik Üretim AŞ bünyesinde Aydın’da faaliyet gösteren Türkiye’nin ilk özel sektör jeotermal enerji santralini ziyaret etti. Menderes Geothermal Genel Müdürü ve JED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Kutlu Çakır tarafından misafir edilen heyete; santralin çalışma esasları, reenjeksiyon ve çevre standartları hakkında detaylı bilgi verildi. Türkiye’nin en büyük ölçekli jeotermal ısıtmalı sera projesi olarak Köşk ilçesinde 80 dönüm alanda üretim yapan Sultan Sera’yı da ziyaret eden Alman iş insanları, düzenlenen sektörel toplantıda Türk jeotermal enerji sektöründe faaliyet gösteren firma temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda Alman ziyaretçilere seslenen JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünün 1735 Megavat (MW) seviyesinde olduğunu vurgularken, potansiyelin çok altında kalan bu üretimle dahi dünyada dördüncü, Avrupa’da ise lider konumda olduklarını belirtti. Türkiye’de enerji üretimi, jeotermal seracılık, termal turizm, konut ısıtması, sebze meyve kurutma gibi entegre kullanım alanları ile birlikte 7 bin MW seviyesinde jeotermal kullanım olduğunu kaydeden Kındap, bu seviyenin ülkedeki keşfedilmiş potansiyelin sadece yüzde 11’ine karşılık geldiği bilgisini verdi. "Enerjimizi paylaşmaya hazırız" Türkiye’nin jeotermal enerjinin keşif, sondaj, inşaat, devreye alma ve işletme aşamalarında çok tecrübeli şirketlere ve kadrolara sahip olduğuna dikkat çeken Ali Kındap, Almanya ile bu alanda her türlü tecrübe, bilgi ve teknoloji paylaşımı yapmaya ve ortak yatırım tekliflerine açık olduklarını sözlerine ekledi. JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye ve Anadolu coğrafyası, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarını barındırıyor. Bu durum yüzyıllardır bu şekilde. Türk jeotermal sektörü olarak potansiyelimizin çok azını kullanabildiğimizi, önümüzde alınacak çok yolun olduğunu biliyoruz. Bu açıdan baktığımızda bilgimizi, insan kaynağımızı ve tükenmeyen enerjimizi yatırımcılarla paylaşmaya hazırız. Türk jeotermal sektörü bu noktada çok başarılı yabancı sermayeli yatırımcılara da ev sahipliği yapıyor. Alman iş insanlar ülkemizin jeotermal enerji potansiyeli ile elektrik üretimi, konut ısıtmacılığı, jeotermal seracılık ve turizm alanındaki uygulama örneklerine ve modern tesislerimize hayran kaldılar. Ülkemiz jeotermal seracılık uygulamalarında son yıllarda tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarının sahibi. 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan ülkemiz, bugün itibarıyla 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Potansiyelimizin yüzde 5’ini bile bulmayan bu kapasitemiz ile dünyada 7’nci, Avrupa’da ise 1’nci sırada yer alıyoruz. Kurumsal Üyemiz Menderes Geothermal şirketinin Sultan Sera yatırımının, sadece ülkemizin değil dünyanın en özgün jeotermal sera yatırımları arasında yer almasından gurur duymaktayız." Alım garantisi 15 yıl Toplantıda JED Yönetim Kurulu Üyesi ve Ignis Enerji İş Geliştirme Direktörü Cannur Bozkurt da Türkiye’nin tüm jeotermal kaynaklarının mevcut durumu hakkında bir konuşma yaptı. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’nda (YEKDEM) 2023 yılında yapılan değişiklik ile jeotermal santrallerde üretilen elektriğin alım garantisi süresinin 10 yıldan 15 yıla çıkarıldığına işaret eden Bozkurt, son yıllarda sayıları hızla artan Organize Tarım Bölgeleri’nin (OTB) jeotermal enerji ile entegre olmasıyla Türkiye’nin jeotermal seracılık alanında da dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldığının altını çizdi.
21 Eylül 2025 Pazar - 18:31
TFF 2. Lig: Aliağa FK: 2 - Ankara Demirspor :0
TFF 2. Lig Kırmızı Grup 5. haftasında Aliağa FK, sahasında Ankara Demirspor’u 2-0 mağlup etti. Hakemler: Birkan Altındaş, Batuhan Sarıgül, Burak Menteşe Aliağaspor FK: Ahmet Pekgöz, Oktay Kancı, Veli Çetin, Erhan Kartal, Hasan Kılıç (Göktuğ Yılmaz dk. 89), Ahmet İlhan Özek (Mertcan Açıkgöz dk. 69), Oğuzhan Yıldırım, Muammer Sarıkaya (Hakan Demir dk. 84), Sergen Piçinciol, Harun Kavaklıdere (Yusuf Erdem Gümüş dk. 89), İbrahim Yılmaz (Malik Karaahmet dk. 84) Ankara Demirspor: Hüseyin Koç, Murat Karadeniz, Enes Albak (Eren Paşahan dk. 85), Gökhan Kurumuş, Furkan Işıkdemir, Eralp Aydın (Leon Caliskan dk. 46), İsa Halidi (Kadir Subaşı dk. 85), Batuhan Süer, Atakan Dama (Tolunay Artuç dk. 85), Mert Aktaş, Ömer Nergiz (Hasan Ege Akdoğan dk. 46) Goller: Hasan Kılıç (dk. 22), Mertcan Açıkgöz (dk. 78) (Aliağa FK) , Sarı kartlar: Ahmet İlhan Özek, Oğuzhan Yıldırım, Oktay Kancı, Muammer Sarıkaya (Aliağa FK), Leon Caliskan (Ankara Demirspor)
21 Eylül 2025 Pazar - 14:57
Uluslararası Goldwing Treffen Çeşme’de gerçekleşti
Goldwing Club Türkiye tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Goldwing Treffen, bu yıl dünyanın farklı ülkelerinden gelen yüzlerce tutkunuyla, Türkiye’nin gözde turizm merkezlerinden Çeşme’de buluştu. Goldwing Club Türkiye tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Goldwing Treffen, bu yıl Çeşme’de düzenlendi. 4 gün boyunca süren programda konserler, kortej geçişleri ve özel seremonilerle taçlanan buluşma, halkın yoğun ilgisiyle adeta bir festivale dönüştü. Sunuculuğunu Çağla Kubat ve Dr. Sinan Öğün’ün üstlendiği ödül töreni ve görkemli seremonide, ilçe protokolü de yer aldı. Organizasyonun yüksek kalitesi, ev sahibi otelin hizmet anlayışı, Çeşme ve Alaçatı’nın doğal güzellikleri, yabancı misafirlerden tam not aldı. Etkinlik, yalnızca motosiklet kültürünü değil; aynı zamanda Çeşme’nin uluslararası alanda tanıtımını da güçlendirdi. Yabancı konukların sosyal medya paylaşımları ve olumlu yorumları, Türkiye’nin tanıtımına büyük katkı sağladı. 4 gün süren buluşma, motosiklet ruhunu dostluk ve kardeşlik bağlarıyla bir araya getirirken, aynı zamanda Çeşme’nin turizm gücünü bir kez daha ortaya koydu.
21 Eylül 2025 Pazar - 14:37
İzmir’de 19 yıl hapisle aranan firari yakalandı
İzmir’de Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan uygulamada 19 yıl 3 ay 2 gün kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan firari yakalanarak cezaevine gönderildi. Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince dün yapılan uygulamalarda E.D. (38) isimli bir kişi durduruldu. Yapılan GBT ve UYAP sorgulamasında E.D.’nin ’uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’, ’kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak’ ve ’hükümlü veya tutuklunun kaçması’ suçlarından toplam 19 yıl 3 ay 2 gün kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı tespit edildi. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.
21 Eylül 2025 Pazar - 14:30
İzmir’de 20 yıl hapisle aranan firari yakalandı
İzmir’de Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan uygulamada 20 yıl 8 ay 26 gün kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan firari yakalanarak cezaevine gönderildi. Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince dün yapılan uygulamalarda 19 yaşındaki C.G. isimli bir kişi durduruldu. Yapılan GBT ve UYAP sorgulamasında C.G.’nin ’birden fazla kişi tarafından gece vakti yağma’, ’kamu malına zarar verme’ ve ’hükümlü veya tutuklunun kaçması’ suçlarından toplam 20 yıl 8 ay 26 gün kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı tespit edildi. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.
21 Eylül 2025 Pazar - 14:23
Asansörden düşen koltuğun altında kalan küçük kız son yolculuğuna uğurlandı
İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden küçük kız, gözyaşları içinde toprağa verildi. Dün, Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi 627 Sokak’ta meydana gelen olayda H.Y.’ye ait evin taşınması sırasında nakliye asansöründeki koltuk, o sırada apartmanın bahçesinde bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Metrelerce yükseklikten düşen koltuğun altında kalan küçük kız ağır yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarıyla bölgeye sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerince olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Menderes Devlet Hastanesi’ne kaldırılan çocuk, burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Küçük kızın cansız bedeni Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Aktaş’ın cenazesi bugün Gaziemir ilçesindeki Merkez Camii’ne getirildi. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Ebrar Aktaş’ın naaşı gözyaşları içinde Doğançay Mezarlığı’nda toprağa verildi. Yaşanan olayın çok üzüntü verici olduğunu belirten Sadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği Başkanı Sadet Özkan, "Songül bizim iş arkadaşımızdı. Sahip çıktığımız, destek olduğumuz bir arkadaşımızdı. Ben, kızını ana sınıfından beri tanıyorum ve o zamandan beri hep yanındaydık. Başarılarını gördük. Okullarında, yaz okullarında, her şeyinde birlikteydik. Ancak bir ihmal geldi ve en sonunda, bizim en yakınımızdan bir arkadaşımızın çocuğunu kaybettik. Artık dibimizdeki çocuklar bile böyle ölümlerle karşı karşıya kalıyor. Dün teyzesinin evine gitmişti. Oraya gittiğinde, merdiveni zaten yanlış kurmuşlar; yük asansörünü hatalı şekilde yerleştirmişler. Savcılıkla da görüştük. Merdivenin muhafazasını da yapmamışlar. Çocuk, annesi ’inme kızım, üşütürsün’ demiş. Dışarı çıktığında koltuk üstüne düşmüş. Çocuğumuz orada can verdi. Adalet önünde yapmamız gerekeni yapacağız. Songül’e de hep birlikte sahip çıkalım. O bir evladıyla birlikte yaşıyordu. Kirasını hep birlikte ödüyorduk. Eşimiz, dostumuz hep birlikte onu ayakta tuttuk. Onu bir mücadele arkadaşı yapmıştık. Ama bugün onun evi boş. Şu an adli sürece bakan arkadaşlarımızdan tutuklama talep ediyoruz. Çünkü ben o merdiveni gördüm. Çok büyük ihmaller vardı ve bu ihmaller nedeniyle bugün bir evladımızı kaybettik. Kimse kendini güvende, huzurda, rahatta sanmasın. Her gün herkesin başına bir şey gelebilir. Mücadele etmek zorundayız" dedi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan firma çalışanları A.H.M., E.G. ve M.G.’nin ise emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
21 Eylül 2025 Pazar - 12:00
Gece avlanan balıklar, sabah mezatta alıcıyla buluşuyor
İzmir’de amatör balıkçıların gece boyunca tuttuğu deniz ürünleri, sabahın erken saatlerinde mezatla balık severlerle buluşuyor. Aracısız alışverişin hem tazelik hem de lezzet açısından daha avantajlı olduğunu belirten vatandaşlar, doğrudan satış yöntemi sayesinde sofralara daha iyi ürünler geldiğini vurguluyor. Ege Denizi’nin serin sularına açılan amatör balıkçılar, gece boyunca süren zorlu avın ardından tuttukları balıkları Mavişehir Sahili’ndeki balıkçı barınağına getiriyor. Yaklaşık 70 tekneden oluşan Şemikler Su Ürünleri Kooperatifi’ne bağlı balıkçıları tarafından avlanan balıklar, barınakta türlerine göre ayrılıyor. Önce toptan satışa sunulan balıklar, burada alıcılarını bulamazsa mezat alanına taşınıyor. Mavişehir’deki bu renkli mezat, sabah erken saatlerden itibaren balık tutkunlarını ağırlıyor. Taze balıkların kokusu ve mezatın heyecanı, sahil boyunca yayılan bir enerjiye dönüşüyor. Kasalara yerleştirilen balıklar, mezat alanında tek tek tartılarak kilo üzerinden satışa sunuluyor. Kimi zaman bir kilo balık 300 TL’den alıcı bulurken, kimi zaman da kıyasıya pazarlıklar sonucunda fiyatlar 2 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Her sabah denizden tezgaha uzanan bu yolculuk, hem balıkçılar hem de balık severler için bir gelenek olmaya devam ediyor. Taze balık, uygun fiyat Şemikler Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Sebahattin Erbap, 2001 yılından beri balık mezatını yaptıklarını ifade ederek, "Biz bu işi halka hizmet olarak görüyoruz" dedi. Balık fiyatlarını her sabah balıkhaneden aldıklarını kaydeden Başkan Erbap, "Biz balıkhaneden aldığımız fiyatları burada açarız, vatandaş da talebe göre, mezat usulü olduğu için ihtiyacı olduğunda fiyatı yükseltiyor. Şu an hamsi balığının kilosu 200 ile 400 lira arasında değişiyor. Çipurayı ise burada 300, 400, 500 hatta 600 liraya kadar verdiğimiz oluyor. Fiyatlarımız oldukça uygundur. Her gün taze ve saatlik balıklarımız mevcuttur. İstanbul’dan, Ankara’dan, Zonguldak’tan, Konya’dan, Afyon’dan ve daha birçok yerden vatandaşlar geliyor. Her yerden ziyaretçilerimiz oluyor. İnsanlar hem meraktan hem de mezatın nasıl yapıldığını görmek için geliyorlar. Daha önce görmeyenler için balık mezatı oldukça zevkli bir olay. Vatandaşımız bilmelidir ki İzmir Körfezi kirli değil. Bu yüzden buraya gelmekten ya da balık yemekten çekinilmemelidir. Zaten bizim balıklarımızın tamamı dış körfezden gelir. İç körfezle hiçbir alakamız yoktur. Vatandaşlarımız balıklarını gönül rahatlığıyla yiyebilirler, burada zehirlenme gibi bir durum söz konusu değildir" diye konuştu. Balık severlerin buluşma noktası Taze balık almak için mezata geldiğini belirten Tuba Yılmaz ise, "Biz devamlı geliyoruz. Burada da bakarsanız aslında, çipura, levrek, kefal gibi balıklar ağırlıklı olarak bulunuyor. Barbun ve istavrit de oluyor; ama sardalya falan çok bulunmuyor. Biz daha çok çipura ve levrek için geliyoruz. Taze oluyor, uygun fiyatlı oluyor. Burası balıkçı kooperatifi. Burada deniz balığı var. Pazarda deniz balığı bulamazsınız. Her ne kadar yazsalar da çok inandırıcı gelmiyor. Şuradaki levreklere dikkat ettiyseniz solungaçları hareket ediyor. Balıklar canlı yani. Taze ve ilk elden almış oluyoruz" şeklinde konuştu. Mezat için Manisa’dan gelen Hasan Yöyen de "Manisa’da tabii deniz balıkları pek nadir bulunuyor. Buradaki fiyatların, orada gördüğüm kadarıyla daha uygun olduğunu düşündüm. Bu nedenle buraya, bu olayı tatmak için geldik. Ben, genel olarak tabii aile için alacağım. Öyle çok miktarda değil. Levrek veya çipurayı tercih ediyorum. Şu anda bakacağız, göreceğiz. Manisa’daki fiyatlara göre en az yüzde 10-20 daha ucuz olduğunu düşünüyorum. Taze balık olduğunu söylüyorlar mutlaka öyledir ki herkes buraya rağbet ediyor. Biz de bu nedenle geldik. Ben balığı severim, tüketirim. Ailece de haftanın en az 2-3 günü yeriz" ifadelerini kullandı. Torunu ve kızı ile mezata katılan Ferhat Gazi ise balıkların taze olduğu için geldiğini ifade ederek torunu için balık alacağını söyledi.
21 Eylül 2025 Pazar - 11:57
Çeşme’de spor için iş birliği
Çeşme Belediye Spor Kulübü Başkanı Mehmet Sarısaç, Çeşme Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Yavuz Yaşar’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Çeşme’de sporun mevcut durumu ve tesisleşme üzerine değerlendirmeler yapıldı. Görüşmede, özellikle sporun tabana yayılması, çocukların ve gençlerin daha fazla branşla buluşturulması için yapılabilecek projeler masaya yatırıldı. Toplantıda ayrıca Çeşme’nin ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapabilmesi için gerekli iş birliklerinin geliştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. Çeşme’nin sadece turizmde değil, sporda da marka haline gelmesi için ortak çalışmalar yürütülmesi kararlaştırıldı. Başkan Mehmet Sarısaç, görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede, sporun toplumun her kesimine ulaşması için yerel yönetimlerle birlikte çalışmaya büyük önem verdiklerini vurguladı. Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Yavuz Yaşar ise, Çeşme’de sporun gelişmesi adına her türlü desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti.
21 Eylül 2025 Pazar - 11:53
Gece avlanan balıklar, sabah mezatta alıcıyla buluşuyor
İzmir’de amatör balıkçıların gece boyunca tuttuğu deniz ürünleri, sabahın erken saatlerinde mezatla balıkseverlerle buluşuyor. Aracısız alışverişin hem tazelik hem de lezzet açısından daha avantajlı olduğunu belirten vatandaşlar, doğrudan satış yöntemi sayesinde sofralara daha iyi ürünler geldiğini vurguluyor. Ege Denizi’nin serin sularına açılan amatör balıkçılar, gece boyunca süren zorlu avın ardından tuttukları balıkları Mavişehir sahilindeki balıkçı barınağına getiriyor. Yaklaşık 70 tekneden oluşan Şemikler Su Ürünleri Kooperatifi’ne bağlı balıkçıları tarafından avlanan balıklar, barınakta türlerine göre ayrılıyor. Önce toptan satışa sunulan bu balıklar, burada alıcılarını bulamazsa mezat alanına taşınıyor. Mavişehir’deki bu renkli mezat, sabah erken saatlerden itibaren balık tutkunlarını ağırlıyor. Taze balıkların kokusu ve mezatın heyecanı, sahil boyunca yayılan bir enerjiye dönüşüyor. Kasalara yerleştirilen balıklar, mezat alanında tek tek tartılarak kilo üzerinden satışa sunuluyor. Kimi zaman bir kilo balık 300 TL’den alıcı bulurken, kimi zaman da kıyasıya pazarlıklar sonucunda fiyatlar 2 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Her sabah denizden tezgaha uzanan bu yolculuk, hem balıkçılar hem de balıkseverler için bir gelenek olmaya devam ediyor. Taze balık, uygun fiyat Şemikler Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Sebahattin Erbap, 2001 yılından beri balık mezatını yaptıklarını ifade ederek biz bu işi halka hizmet olarak görüyoruz diye söyledi. Balık fiyatlarını her sabah balıkhaneden aldıklarını kaydeden başkan Erbap, "Biz balıkhaneden aldığımız fiyatları burada açarız, vatandaş da talebe göre, mezat usulü olduğu için ihtiyacı olduğunda fiyatı yükseltiyor. Şu an hamsi balığının kilosu 200 ile 400 lira arasında değişiyor. Çipurayı ise burada 300, 400, 500 hatta 600 liraya kadar verdiğimiz oluyor. Fiyatlarımız oldukça uygundur. Her gün taze ve saatlik balıklarımız mevcuttur. İstanbul’dan, Ankara’dan, Zonguldak’tan, Konya’dan, Afyon’dan ve daha birçok yerden vatandaşlar geliyor. Her yerden ziyaretçilerimiz oluyor. İnsanlar hem meraktan hem de mezatın nasıl yapıldığını görmek için geliyorlar. Daha önce görmeyenler için balık mezatı oldukça zevkli bir olay. Vatandaşımız bilmelidir ki İzmir Körfezi kirli değil. Bu yüzden buraya gelmekten ya da balık yemekten çekinilmemelidir. Zaten bizim balıklarımızın tamamı dış körfezden gelir. İç körfezle hiçbir alakamız yoktur. Vatandaşlarımız balıklarını gönül rahatlığıyla yiyebilirler, burada zehirlenme gibi bir durum söz konusu değildir" dedi. Balıkseverlerin buluşma noktası Taze balık almak için mezata geldiğini belirten Tuba Yılmaz, "Biz devamlı geliyoruz. Burada da bakarsanız aslında, çipura, levrek, kefal gibi balıklar ağırlıklı olarak bulunuyor. Barbun ve istavrit de oluyor; ama sardalya falan çok bulunmuyor. Biz daha çok çipura ve levrek için geliyoruz. Taze oluyor, uygun fiyatlı oluyor. Burası balıkçı kooperatifi. Burada deniz balığı var. Pazarda deniz balığı bulamazsınız. Her ne kadar yazsalar da çok inandırıcı gelmiyor. Şuradaki levreklere dikkat ettiyseniz solungaçları hareket ediyor. Balıklar canlı yani. Taze ve ilk elden almış oluyoruz" diye ekledi. Mezat için Manisa’dan gelen Hasan Yöyen de "Manisa’da tabii deniz balıkları pek nadir bulunuyor. Buradaki fiyatların, orada gördüğüm kadarıyla daha uygun olduğunu düşündüm. Bu nedenle buraya, bu olayı tatmak için geldik. Ben, genel olarak tabii aile için alacağım. Öyle çok miktarda değil. Levrek veya çipurayı tercih ediyorum. Şu anda bakacağız, göreceğiz. Manisa’daki fiyatlara göre en az yüzde 10-20 daha ucuz olduğunu düşünüyorum. Taze balık olduğunu söylüyorlar mutlaka öyledir ki herkes buraya rağbet ediyor. Biz de bu nedenle geldik. Ben balığı severim, tüketirim. Ailece de haftanın en az 2-3 günü yeriz" sözlerini kullandı. Torunu ve kızı ile mezata katılan Ferhat Gazi ise balıkların taze olduğu için geldiğini ifade ederek torunu için balık alacağını söyledi.
21 Eylül 2025 Pazar - 10:18
Beslenme trendleri tek başına yeterli değil
Son yıllarda ketojenik diyet, vejetaryen beslenme ve aralıklı oruç gibi diyetler sağlıklı yaşam trendlerinin merkezinde bulunuyor. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Seda Uşarer, popüler beslenme yaklaşımlarının meme sağlığı açısından tek başına olağanüstü faydalar sunmadığını vurguladı. Dyt. Seda Uşarer, "Tüketilen yağın türü, öğün saatleri, besin çeşitliliği ve vitamin-mineral dengesi gibi faktörler, bu diyetlerin yararını artırabileceği gibi bağışıklık sistemini zayıflatıp kanser riskini de etkileyebiliyor" diye konuştu. Günümüzde sağlıklı yaşam arayışında olan birçok insan, popüler diyetlere yöneliyor. Ketojenik diyet, vejetaryen beslenme ya da aralıklı oruç gibi yaklaşımlar, kilo verme ve kronik hastalıkların risklerini azaltma gibi iddialarla öne çıkabiliyor. Peki, bu diyetlerin meme sağlığı üzerinde gerçekten etkisi var mı? Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Seda Uşarer, uzun bir süredir kilo vermek isteyenlerin uyguladığı ketojenik diyetin içeriğinin, düşük karbonhidrat, yüksek yağ alımı üzerine kurulu olduğunu belirtti. Dyt. Seda Uşarer, "Ketojenik diyetin amacı, vücudu ’ketozis’ adı verilen metabolik duruma sokarak yağ yakımını arttırmaktır. Yüksek doymuş yağ tüketimi bazı çalışmalarda meme kanserini arttırıcı faktör olarak göstermektedir. Bazı araştırmalar, ketojenik beslenmenin ileri evre meme kanseri hastalarında metabolik belirteçleri iyileştirdiğini, kan şekeri ve insülin direncini azalttığını ortaya koyuyor. Özellikle doymuş yağ ağırlıklı bir beslenme, bazı çalışmalarda meme kanseri riskini artırıcı bir faktör olarak öne çıkabiliyor. Bu sebeple ketojenik diyette tüketilen yağ türleri oldukça önem taşıyor" dedi. "Sebze ve meyveler kür halinde tüketilmemeli" Vejetaryen beslenmenin lif, antioksidan ve fitokimyasal açısından zengin bir diyet sunduğunu kaydeden Dyt. Seda Uşarer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Birçok araştırma, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmenin genel olarak kanser riskini azaltabileceğini ortaya koymaktadır. Özellikle yüksek posa alımı, östrojen seviyelerini düzenleyerek meme kanseri riskini azaltabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, hiçbir sebze ya da meyveyi her gün düzenli bir şekilde suyunu sıkıp içmek ya da yemek suretiyle kür şeklinde tüketmemektir. Öte yandan, iyi planlanmamış bir vejetaryen diyet, B12, demir ve omega-3 eksikliklerine yol açabilir. Bu da bağışıklık sistemini zayıflatarak, hastalıklara karşı direnci olumsuz yönde etkileyebilir." "Hücre sağlığının korunmasına yardımcı olabilir" "Aralıklı oruç, yemek yeme süresini sınırlayarak vücutta ’otofaji’ adı verilen hücrelerin hasarlı ya da işlevini yitirmiş bileşenlerini sindirerek yeniden kullanmasını sağlayabilir" diyen Dyt. Seda Uşarer, "Bu mekanizma vücuttaki toksinlerin temizlenmesine ve hücresel sağlığın korunmasına yardımcı olmaktadır. Baz çalışmalar, insülin duyarlılığını artırarak hormonla ilişkili kanser risklerini azaltabileceğini söylemektedir. Ancak düzensiz beslenme davranışlarına yol açabileceği için uzman diyetisyenler eşliğinde dikkatli uygulanmalıdır. Öğün saatlerine dikkat edilmelidir" ifadelerini kullandı. "Tek başına koruma sağlamaz" Her beslenme modelinin meme sağlığı açısından farklı etkileri olabildiğini kaydeden Dyt. Seda Uşarer, şöyle konuştu: "Ketojenik diyette yağ türü seçimine dikkat edilmediğinde risk artabilirken, vejetaryen beslenmede posa ve antioksidan zenginliği koruyucu rol oynayabilmektedir. Ancak doğru bir beslenme programı çıkarılmazsa bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabilmektedir. Aralıklı oruç ise insülin direncini azaltarak hücresel sağlığa katkı sağlayabilmekle birlikte uzman tarafından takip edilmediğinde beslenme alışkanlığını da bozabilmektedir. Unutulmamalı ki, hiçbir diyet tek başına mucizevi bir koruma sağlamaz. Yanlış uygulandığında ise riskleri artırabilir. Önemli olan; dengeli, çeşitliliği gözeten, kişiye özel ve diyetisyen kontrolünde sürdürülebilir bir beslenme planını uygulamaktır."
20 Eylül 2025 Cumartesi - 18:13
Karabağlar Belediyesi’nde CHP’li 9 belediye meclis üyesi istifa etti
İzmir’in Karabağlar ilçesinde CHP’li 9 belediye meclis üyesi, ilçe kongresi sürecinde genel merkez ve belediye yönetiminin müdahil olduğunu öne sürerek partilerinden istifa etti. İstifaların ardından Karabağlar Belediye Meclisi’nde çoğunluk Cumhur İttifakı’na geçti. CHP’li meclis üyeleri Selami İyier, Kerim Ülge, Savaş Akıncı, Osman Sarı, Ceren Leyla Gür Önalan, İnan Karakoyun, Nurdan Şenkal, Kemal Özdönmez ve Nedim Topaloğlu ortak bir bildiri yayınlayarak istifa kararlarını duyurdu. Bildiride, ilçe kongresi sürecinde demokratik yarışın engellendiğini ve tek aday dayatması yapıldığını ifade eden meclis üyeleri, "Bu durum bizleri tahammül edilemez bir noktaya taşımıştır. Dayatmanın partimizde kabul edilemeyeceğine inanıyoruz" dedi. İstifa eden meclis üyeleri, bağımsız olarak görevlerine devam edeceklerini ve halka karşı sorumluluklarını yerine getirmeyi sürdüreceklerini açıkladı. İstifalarla birlikte Karabağlar Belediye Meclisi’nde çoğunluk Cumhur İttifakı’na geçti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder