GÜNDEM - 20 Kasım 2025 Perşembe 17:10

Deprem uzmanı Hasan Sözbilir: "İzmir için en riskli fay İzmir fayı"

A
A
A
Deprem uzmanı Hasan Sözbilir: "İzmir için en riskli fay İzmir fayı"

Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, "İzmir için en riskli fay İzmir fayı. Güzelbahçe’den başlayıp Balçova, Narlıdere, Konak, Altındağ ve Pınarbaşı’na uzanan bu fay, kuzey eğimli yapısıyla tüm körfezi etkileyebilecek konumda ve çalışması halinde en fazla can kaybına neden olabilecek faydır" dedi.


Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Bilim Kafe Sohbetlerinin 3. konuğu DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir oldu. 15 Temmuz Konferans Salonunda gerçekleşen programda İzmir ve deprem üzerine değerlendirmelerde bulunan Sözbilir, "İzmir’in ilk deprem master planı 2000 yılında yapıldı. Aradan 25 yıl geçmiş. Bu durum, günümüzdeki yapı stokunun bu planda yer almadığı anlamına gelir. Son 25 yıl içinde oluşan yapılaşma dikkate alınmadığı için mevcut master plan bilimsel ve teknik açıdan yeterli değil ve mutlaka güncellenmesi gerekir. Bugün yürütülen yapı envanteri çalışmaları, hem İzmir’de hem de Türkiye genelinde yapıların yaklaşık yüzde 60’ının depreme dayanıklı olmadığını göstermekte. Ancak bu oran, her depremde tüm kentin etkileneceği anlamına gelmez; örneğin Bergama fayı kırıldığında İzmir merkez çok az etkilenebilir fakat Bergama ciddi hasar görebilir. İzmir’in farklı bölgelerine dağılmış 17 aktif fay ve aktifliği kesinleşmemiş 4 fayla birlikte kara kısmında toplam 21, denizde ise buna yakın sayıda fay bulunmakta. Böylece İzmir’i etkileyebilecek yaklaşık 40 fay vardır. Körfez gibi doğal güzellikler bile aslında bu fayların oluşturduğu jeolojik süreçlerin sonucu ve bu nedenle fayları tanımak, doğru yerleşim kararları için hayati önem taşır" dedi.



"Sındırgı depremleri ölü fayları yeniden harekete geçirdi"


Fayların doğup, büyüyüp ve zamanla ölebildiğini söyleyen Sözbilir, "Ancak ölü faylar bile bölgedeki stres değişirse yeniden aktif hale gelebilir. Son günlerde Sındırgı çevresinde yaşanan ve sayısı 20 bini aşan depremler bunun örneği. İlk 6.1 büyüklüğündeki depremden sonra artçılar dağa doğru ilerlemiş ve bu durum dağın içinde daha önce haritalanmamış fayların kırıldığını gösterdi. Bilim insanları ilk günlerde "hangi fay kırıldı?" sorusuna yanıt veremedi. Çünkü beklenen Sındırgı fayı değil, onun gerisindeki başka faylar çalıştı. Arazi çalışmalarında dağın içinde çok sayıda ölü fayın bulunduğu, deprem sonrası mekanizmanın bu fayları yeniden harekete geçirdiği görüldü. İlk 6.1’lik depremden sonra artçılar devam ederken fayın diğer kolu da tetikledi ve ikinci 6.1-6.2 büyüklüğündeki deprem meydana geldi. Bu süreç yeni bir depremin daha yaşanma riskini artırmakta. Devletin bölgeyi ‘afete maruz bölge’ ilan ederek müdahale etmesi, hasarlı yapıların boşaltılması ve muhtemel artçıların 5.1-5.2’ye kadar çıkabileceği uyarıları bu nedenle yapıldı" İfadelerini kullandı.



"İzmir için en riskli fay İzmir fayı"


İzmir’deki fayların çoğu uzun aralıklarla deprem üreten, "tembel" olarak nitelendirilebilecek faylar olduğunu aktaran Sözbilir, sözlerini şu şekilde noktaladı:


"Bu durum bir bakıma avantajdır; Kuzey Anadolu Fay Zonu gibi 250 yılda bir büyük deprem üreten aktif yapılardan farklıdırlar. Marmara’daki fayın 1766’dan beri stres biriktirdiği için deprem beklenmekte. Ancak hiçbir fay bilim insanlarının söylediğine uymak zorunda değil çünkü fay davranışını yüzde yüz bilmek mümkün değil. İzmir için en riskli fay İzmir fayı. Güzelbahçe’den başlayıp Balçova, Narlıdere, Konak, Altındağ ve Pınarbaşı’na uzanan bu fay, kuzey eğimli yapısıyla tüm körfezi etkileyebilecek konumdadır ve çalışması hâlinde en fazla can kaybına neden olabilecek faydır. Bu fayın son depremi 1688’dir ve deprem üretme aralığı en az 1000 yıl olduğundan yakın zamanda yıkıcı deprem üretme ihtimali düşüktür; olsa olsa 3-5 büyüklüğünde depremler üretebilir. Buna karşılık Tuzla fayı 7.2’ye kadar deprem üretebildiği için daha tehlikelidir. Ayrıca Seferihisar-Gülbahçe fayı yaklaşık 3000 yıldır deprem üretmemektedir; son depremi 1389’dur ve bu durum önemli bir zaman doluluğuna işaret etmektedir."



Deprem uzmanı Hasan Sözbilir: "İzmir için en riskli fay İzmir fayı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TOBB kadın ve genç girişimcilere ilişkin aylık istatistikleri açıkladı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistik Konseyi kapsamında, kurulan ve kapanan şirketlerdeki kadın ve genç girişimcilere ilişkin verileri açıkladı. TOBB, 2026 yılı Ocak ayında kurulan şirketlere ilişkin kadın ve genç girişimci verilerini açıkladı. Buna göre, anonim şirketlerde kadın girişimci sayısı 240 olarak kaydedilirken, kadın ortakların toplam ortaklar içindeki payı yüzde 14,1 oldu. Limited şirketlerde kadın girişimci sayısı 2 bin 337’ye ulaşırken, bu şirketlerde kadın ortak oranı yüzde 16,7 seviyesinde gerçekleşti. Kooperatiflerde kadın ortak oranı yüzde 26,4 olarak tespit edilirken, Ocak ayında kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin yüzde 14,2’sinin kadın girişimciler tarafından hayata geçirildiği bildirildi. Ocak ayında kurulan limited şirketlerin yüzde 20,7’sinde kadın girişimci yer aldı Verilere göre, aynı dönemde kurulan 989 anonim şirketin 197’sinde kadın girişimci bulundu. Böylece kadın girişimci bulunan anonim şirket oranı yüzde 19,9 olarak kaydedildi. Ocak ayında kurulan 10 bin 126 limited şirketin ise 2 bin 94’ünde kadın girişimcilerin yer aldığı belirlendi. Bu kapsamda limited şirketlerin yüzde 20,7’sinde kadın girişimci bulunduğu tespit edildi. Öte yandan, kurulan anonim şirketlerde kadın girişimcilerin sermaye payı yüzde 17,8 olarak hesaplanırken, bu oran limited şirketlerde yüzde 11,8 seviyesinde gerçekleşti. Ocak ayında kurulan anonim şirketlerin yüzde 17,9’unda kadın yönetim kurulu üyesi yer aldı Ocak 2026 yılında kurulan 989 anonim şirketin 177’sinde kadın yönetim kurulu üyesi yer aldı. Böylece anonim şirketlerin yüzde 17,9’unda kadınların yönetimde temsil edildiği belirlendi. Aynı dönemde kurulan 117 kooperatifin 39’unda kadın yönetim kurulu üyesi bulunduğu tespit edilirken, kooperatiflerde kadın temsil oranı yüzde 33,3 olarak kaydedildi. Ocak ayında kurulan limited şirketlerin yüzde 18,3’ünde kadın temsilci yer aldı Verilere göre, Ocak ayında kurulan 989 anonim şirketin 168’inde kadın temsilci yer aldı. Aynı dönemde kurulan 10 bin 126 limited şirketin bin 855’inde kadın temsilci bulunduğu tespit edildi. Kurulan 117 kooperatifin ise 37’sinde kadın temsilci yer aldığı belirlendi. Kurulan limited şirketlerdeki girişimcilerin 45,1’i 35 yaşın altında Ocak ayı verilerine göre, kurulan şirketlerde ortakların yaş dağılımı incelendiğinde anonim şirketlerde en yüksek payın yüzde 31,3 ile 35-44 yaş grubunda olduğu görüldü. Limited şirketlerde ise en yoğun grubun yüzde 32,3 ile 25-34 yaş aralığı olduğu belirlendi. Kooperatiflerde ortakların yüzde 28,4’ünün 35-44 yaş aralığında yer aldığı tespit edilirken, gerçek kişi ticari işletmelerde en yüksek oran yüzde 30 ile 25-34 yaş grubunda kaydedildi.
Samsun Başkan Kurnaz: "İlkadımlı kadınlarımız için kıymetli bir projeyi hayata geçirdik: Hanımeli Konağı" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, hayata geçirdikleri Hanımeli Konağı projesi ile kadınların farklı konularda eğitim ve hizmetlerden faydalandıklarını söyledi. İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz’ın önemli projelerinden biri olan ve kadınların sosyalleşmesine ve bilgilenmesine katkı sağlayan Hanımeli Konağı’na ziyaretler devam ediyor. Kadınlar için eğitim ve gelişim yuvası haline gelen Hanımeli Konağı’nı son olarak AK Parti Genel Merkez MKYK Üyesi ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, AK Parti Samsun İl Kadın Kolları Başkanı Tuğçe Dağdemir Muslu, AK Parti İlkadım İlçe Başkanı Ersin Kasap, AK Parti İlkadım İlçe Kadın Kolları Başkanı Sevgi Çakır ve AK Parti İlkadım İlçe Gençlik Kolları Başkanı Hasancan Esad ziyaret etti. "Sosyalleşmelerine önemli katkı" İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, hayata geçirdikleri projenin önemine değinerek, "İlkadım Belediyesi olarak kadınlara yönelik çok önemli ve kıymetli bir projeyi hayata geçirdik. Kadınlarımız burada, mesleki ve gelişimsel eğitimlerden, sağlıkla ilgili bilgilendirme programlarından, dini bilgilendirme programlarından ve ücretsiz olarak sunduğumuz diyetisyen hizmetinden faydalanabiliyorlar. Biz İlkadım’da kadınlarımızın sosyal hayatta daha fazla yer almalarını, mesleki hayatlarında kendilerini daha da geliştirerek aile ekonomilerine katkılar sağlamalarını istiyoruz. Bu bakımdan İlkadım’da ikamet eden hanım kardeşlerimizin buradaki faaliyetlerden ve hizmetlerden faydalanmalarını istiyor ve onları Hanımeli Konağı’na bekliyoruz" dedi. Hanımeli Konağı’ndaki faaliyetleri takip ettiğini söyleyen AK Parti Genel Merkez MKYK Üyesi ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, "İlkadım Belediyesi’nin, bu güzel mekanda kadınlar için hayata geçirdiği Hanımeli Konağı, son derece değerli ve kıymetli. Kadınlarımız burada birçok hizmetten ücretsiz faydalanıyor ve kişisel gelişimlerine katkı sağlıyorlar. Bu değerli projenin hayata geçirilmesine ve kadınlarımızın sosyal hayatta daha çok yer almasına katkı sağlayan İlkadım Belediye Başkanımız İhsan Kurnaz’a ve ekibine teşekkür ediyorum" diye konuştu. AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse ise yaptığı selamlama konuşmasında, "Hanımeli Konağı sadece İlkadım için değil, şehrimiz için de çok kıymetli. Böyle değerli projelerin hayata geçirilmesi, kadınlarımızın sosyal anlamda daha çok hayatın içerisinde yer almasına vesile oluyor. Ayrıca içerisindeki bilgilendirme eğitimleri ve seminerler de kadınlarımızın gelişimlerine katkı sağlıyor. Projeyi hayata geçiren İlkadım Belediye Başkanımız İhsan Kurnaz ve ekibine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Ankara Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Vatandaşlarımızın, Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımız tarafından yapılan duyuruları takip etmeleri önem arz etmektedir" Dışişleri Bakanlığı, son gelişmelerin yurt dışındaki vatandaşların güvenliği bakımından yakından takip edildiğini kaydetti. Büyükelçilik ve başkonsoloslukların çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğü, güvenlik duyurularının düzenli güncellendiği ve acil hatların 7/24 açık olduğu belirtildi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, son gelişmeler ile birlikte Türk vatandaşlarının güvenliği bakımından yakından takip edildiğini belirterek bölgedeki büyükelçilik ve başkonsoloslukların çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğünü ifade etti. Güvenlik durumuna ilişkin duyuruların yerel makamlarla eşgüdüm içerisinde düzenli olarak güncellendiğini aktaran Keçeli, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Vatandaşlarımızın, Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımız tarafından yapılan duyuruları takip etmeleri önem arz etmektedir. Temsilciliklerimizin acil durum hatları 7 gün 24 saat açıktır. Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımızın iletişim bilgilerine internet sitelerinden ulaşılması mümkündür. Bakanlığımızın Konsolosluk Çağrı Merkezi de vatandaşlarımıza kesintisiz biçimde hizmet vermektedir (+90 312 292 29 29)."
Zonguldak Kulağından beynine tümör yayılan sokak köpeği zorlu operasyonla hayata tutundu Zonguldak’ta veteriner kliniğine getirilen sokak köpeğinin tomografisinde, kanserin beyin kemiğine kadar yayıldığı tespit edildi. Zorlu bir operasyonla kulağı ve kulak kemiği tamamen alınan köpeğe uygulanan "elektro kemoterapi" yöntemiyle sağlığına kavuşması sağlandı. Zonguldak’ta hayvanseverler tarafından bakılan bir köpek sürekli kulak sallama şikayeti üzerine özel bir veteriner kliniğine getirildi. Daha önce uygulanan rutin tedavilere yanıt vermeyen köpeğe tomografi çekilmesi kararlaştırıldı. İleri tetkiklerin ardından hazırlanan raporda, kanserli dokunun kulak kanalından başlayarak kafatası yapısına ve beyin kemiğine kadar ulaştığı tespit edildi. Veteriner Hekim Ömer Faruk Alkan ve ekibi, kanserin beyin dokusuna zarar vermesini engellemek adına acil operasyon kararı aldı. Ameliyatla köpeğin tümörlü kulak yapısı ve kanserin yayıldığı kulak kemikleri tamamen temizlendi. Operasyon sonrası bölgedeki riskli dokuları tamamen arındırmak için elektro kemoterapi tedavisine başlandı. "En sıkıntılı durumda bile ömrü uzatıyor" Vakaya ilişkin süreci anlatan Veteriner Hekim Ömer Faruk Alkan, köpeğin kliniğe geldiğinde ciddi bir acı içinde olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Köpeğe sokakta hayvanseverler bakıyorlardı. Köpek geldiğinde inanılmaz bir kulak ağrısı vardı. Kulak sallaması vardı. Tedaviye yanıt vermeyen bir kulak otiti vardı. Detaylı testlerden sonra tomografi çekmeye karar verdik. Tomografide kulağında kocaman bir kanser olduğunu gördük. Kulak kemiklerine yerleşmiş, bu kanser yayılmış ve neredeyse beyindeki kemiğe kadar yayılmış. Tomografide gördükten sonra kulağı tamamen almaya karar verdik. Kulağın kemikleri dahil hepsini aldık. Aldıktan sonra püf nokta, elektro kemoterapi dediğimiz bir tedavi yöntemi var. Kemoterapiyi direkt dokuya verip elektrikle birlikte oradaki dokuya daha iyi geçmesini, en sıkıntılı durumda bile ömrün uzamasını, yaşam konforunun artmasını sağlıyor. Elektro kemoterapi uygulaması yaptık çocuğa. Operasyonu güzel bir şekilde tamamladık, operasyondan sonra da kulak sallanması tamamen durdu. Genel yaşam kalitesi çok fazla arttı. Burada şu an misafir ediyoruz, tedavisi bitince sahiplerine teslim edeceğiz." Sağlık durumu her geçen gün iyiye giden ve ağrıları son bulan köpek, rehabilitasyon sürecinin tamamlanmasının ardından yeniden sokağına ve hayvanseverlere teslim edilecek.