Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
İş kadını Leyla Alaton İzmirli kadınlarla buluştu
10 Mart 2026 Salı - 11:12:22
İzmir Ticaret Odası’nda iş kadınlarına seslenen Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, kadınların daha yukardaki mevkilerde görev alması gerektiğini belirterek, "Türk kadını uyandı. Pandora’nın kutusu açıldı. Artık geriye dönüş yok" dedi. İzmir Ticaret Odası tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen "İş Yaşamı ve Kadın" konulu söyleşi; Alarko Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton’un katılımı ve Gazeteci Banu Şen’in moderatörlüğünde gerçekleşti. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer’in açılış konuşmalarıyla başlayan etkinliğe; İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Seda Kaya Ösen, Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, yönetim kurulu başkan yardımcıları ve üyeleri, her yaştan İzmirli kadınlar katıldı. Özgener: "Kadının güçlenmesi toplumun güçlenmesidir" Konuşmasında İzmir’in tarih boyunca kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlü olduğu bir şehir olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Cumhuriyet’in aydınlık yüzünü taşıyan bu kent, kadın girişimciliğinde ve kadın istihdamında her zaman öncü olma iddiasını sürdürdü. Bizler de İzmir iş dünyası olarak; kadın girişimciliğini desteklemeyi, kadın istihdamını artırmayı, genç kızlarımızın eğitim ve kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadının güçlenmesi yalnızca bireysel bir başarı değildir. Kadının güçlenmesi; ailenin güçlenmesidir. Toplumun güçlenmesidir. Ekonominin güçlenmesidir" dedi. 8 Mart farkındalık günüdür Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: "8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değil, eşitliğin, fırsatlara erişimin, temsil gücünün ve adaletin yeniden hatırlatıldığı güçlü bir farkındalık günüdür. Kadınların hayatın her alanında daha görünür, daha etkili ve daha karar verici konumda olması gerektiğini hatırladığımız bir gündür. İş dünyasında kadın varlığı arttıkça yalnızca şirketler değil, toplum da güçleniyor. Kadınların yönetim kademelerinde yer aldığı kurumların sürdürülebilirlik, şeffaflık ve sosyal duyarlılıkta fark yarattığını görüyoruz. Tam da bu nedenle bugün aramızda bulunan Sayın Leyla Alaton’un hayat yolculuğu bizler için çok kıymetli. Sayın Alaton; cesaretiyle, bağımsız duruşuyla ve üretkenliğiyle Türkiye’de kadın liderliğinin sembol isimlerinden biri. Kendisi yalnızca bir iş kadını değil; aynı zamanda fikir üreten, sınırları zorlayan, genç kadınlara ilham veren bir rol model. Bugün burada kendisini dinleyecek olmanın; özellikle genç kadınlarımız için çok değerli bir fırsat olduğuna inanıyorum" İmer: "Bu toplantı bir sorumluluk çağrısı" Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer ise, "Bugün burada iş yaşamında kadınların yerini, emeğini ve liderliğini konuşmak üzere bir aradayız. Bu toplantı yalnızca bir değerlendirme değil; aynı zamanda bir sorumluluk çağrısıdır. Kadınlar çalışıyor, üretiyor, yönetiyor. Ama hâlâ eşit ücret için, eşit temsil için, karar masalarında hak ettikleri yer için mücadele ediyorlar. Bu bir yetkinlik meselesi değil; bir sistem meselesidir. Eşitlik beklenmez. İnşa edilir. Ve bu inşa, cesaretle başlar. Bizim dönem mottomuz bunu hatırlatıyor: "Köklerimiz Gücümüz, Kadınlar Umudumuz." Köklerimizden aldığımız güçle, kadınların potansiyelini sınırlayan görünmez engelleri kaldırmak zorundayız. Çünkü kadınların ekonomik güçlenmesi, toplumun güçlenmesidir. Bugün burada atacağımız her adım, yarının daha adil iş dünyasını şekillendirecek. Ve biz, sadece konuşan değil, dönüştüren tarafta olacağız" dedi. Alaton: "Kadınlar yönetimlerde daha etkin olmalı" Açılış konuşmalarının ardından Gazeteci Banu Şen’in sorularını yanıtlayan İş Kadını Leyla Alaton, "İzmir’de çok sayıda girişimci, sanayici, yurtdışından dönmüş kadın var. Girişimci olmak doğurmaktır. Bunların çoğalmasını ve bayrağı başka yerlere götürmesini diliyorum" dedi. Kadınların yönetimlerde daha etkin olması gerektiğini savunan Alaton, "Alarko Holding’in toplantısını yapıyorduk. Yönetimde kadınların oranının dört kişide iki kişi olmalıydı. Altta hamallığı kadınlar yapıyor. Önemli olan karar mekanizmasında yer almalarıdır. ‘Sizin şu anda yaptığı görevi bir kadının yapamayacağını düşünen var mı?’ diye sordum. Bir parmak bile kalkmadı. Bu mevkilere, bu koltuklara kendimizi layık görmeliyiz. Ben de 40 sene oldu, yeni uyandım. Başkaldırmadığım senelerin verdiği şeyle daha güçlü konuşuyorum. Daha yukarılara oynamalıydım ya da daha fazlasını istemeliydim. Kadınlarda güven eksikliği var. İnşallah yeni nesilde bu olmayacak diye düşünüyorum" dedi. Kadınların sektörlerinde dernekleşmesi gerektiğini vurgulayan Alaton, mevcut kadın derneklerinin de birlikte hareket etmesini önerdi. "Savaşçı bir ruhum var" Kadınlara da önerilerde bulunan Leyla Alaton, şunları söyledi: "Ne kadar az şeyle ne kadar mutlu olduğunu bildiğim için daha dik durabiliyorum. Savaşçı bir ruhum var. Babama benziyorum biraz. Armut dibine düşüyor. Rol modeller önemli. Kıskanılacak bir şey varsa Üzeyir ve İshak beyle yakın çalışma imkanı bulmamdır. Tsunami de gelse bina yerinde duruyor. O manevi değerlere önem vermek faydalı ve kurtarıcı. Miras problemi kadar iğrenç bir şey olamaz. Neredeyse bir şey bırakmasalar daha iyi olacak. O kadar üzücü şeyler ki bunlar. Değerlerin de yok olmasına neden oluyor. Ayrılırken çıkış planı çok önemli. Evlilik ön anlaşması gibi. Onu oturup medeni şekilde konuşmalısınız. Bunu yaparsan ya o an ayrılırsın ya da hiç ayrılmazsın." Söyleşinin ardından, İzmir Ticaret Odası Sergi Salonu’nda Ressam Haydar Ekinek’in "Barışın Kadınları" adlı resim sergisinin açılış töreni gerçekleştirildi.
10 Mart 2026 Salı - 11:11
Bornova’da metro hattında raylar yenileniyor
İzmir Metrosu’nda güvenliği artırmak amacıyla Evka 3 ile Ege Üniversitesi İstasyonları arasında ray değişim çalışması yapılacak. 14 Mart’ta başlayacak ve dört gün sürecek çalışmalar kapsamında son istasyon Bornova olacak. Ege Üniversitesi ve Evka-3’e ulaşım ESHOT takviyesiyle sağlanacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, güvenli, konforlu ve sürdürülebilir ulaşım hedefi doğrultusunda kent genelindeki çalışmalarını sürdürüyor. İzmir Metrosu’nun Evka-3-Narlıdere Kaymakamlık hattında bakım, onarım ve yenileme çalışmaları kapsamında Fahrettin Altay İstasyonu’nda makas sistemlerini yenileyen Büyükşehir Belediyesi, bu kez Evka 3 ile Ege Üniversitesi İstasyonları arasında ray değişim çalışması yapacak. 14 Mart 2026 tarihinde başlayacak çalışmalar kapsamında 576 metre ray değişecek. Dört gün sürmesi planlanan çalışmalar süresince son istasyon Bornova olacak. Ege Üniversitesi ve Evka-3’e ulaşım ESHOT desteğiyle sağlanacak. Ray değişim çalışmalarının önemi Raylı sistemlerde raylar; trenlerin güvenli ve kontrollü şekilde hareketini sağlayan, işletme esnekliği ve sefer sürekliliği açısından kritik öneme sahip demiryolu elemanları. Yoğun işletme şartları, yüksek dinamik yükler ve çevresel etkenler nedeniyle demiryolu raylarında zamanla yıpranma ve performans kaybı oluşabiliyor. Gerekli müdahalelerin zamanında yapılmaması durumunda; arıza risklerinin artması, hız kısıtlarının uygulanması ve işletme güvenliğini olumsuz etkileyebilecek aksaklıkların yaşanması söz konusu olabiliyor. Planlanan demiryolu ray değişim çalışmasıyla; işletme güvenliğinin en üst düzeyde korunması, arıza ve beklenmedik sefer aksaklıklarının önlenmesi, hat performansı ile uzun vadeli işletme sürekliliğinin sağlanması ve bakım-onarım maliyetlerinin uzun vadede azaltılması hedefleniyor.
10 Mart 2026 Salı - 11:05
Balçova’da Ramazan dayanışması: "Maarifin kalbinde Ramazan"
Millî Eğitim Bakanlığı’nın öncülüğünde eğitim aracılığıyla toplumsal değerleri pekiştirme ve paylaşma kültürünü yayma hedefi doğrultusunda "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikler, Balçova’da anlamlı bir dayanışma örneğine dönüştü. Balçova Halk Eğitimi Merkezi kursiyerleri, Ramazan ayının manevi atmosferini yaşatmak ve ihtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla geleneksel bir ramazan sofrası hazırladı ve hazırlanan kumanyaları, ihtiyaç sahibinin evlerine titizlikle ulaştırdı. Halk Eğitim Kursiyerleri, Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhunu somut bir şekilde yaşatırken Yiyecek İçecek Bölümü usta öğreticisi Yıldırım Algül’ün katkılarıyla hazırlıklar başarıyla tamamlandı. "Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte paylaşıyoruz" Balçova İlçe Millî Eğitim Müdürü İbrahim Doğru, etkinliğe bizzat katılarak kumanyaların hazırlanmasına yardım etti ve ihtiyaç sahiplerine dağıtım sürecinde eşlik etti. Doğru, etkinlik hakkında şunları ifade etti: "Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve yardımlaşmanın en güçlü şekilde yaşandığı müstesna bir zaman dilimidir. Bu anlamlı etkinlik, öğrencilerimiz ve kursiyerlerimizle birlikte toplumumuzun her kesimine dokunmamızı sağladı. Bizler, eğitim yoluyla sadece bilgi değil; aynı zamanda değerleri, empatiyi ve insan sevgisini de kuşaklara aktarmayı hedefliyoruz. Ramazan’ın bu manevi atmosferini birlikte paylaşmak, toplumsal birlikteliğimizin en güzel örneğidir." Etkinlik, kursiyerlerin özverisi ve öğrencilerin desteğiyle, Ramazan ruhunun güçlendiği ve toplumda farkındalık oluşturan bir dayanışma etkinliği olarak tamamlandı.
10 Mart 2026 Salı - 10:46
EGİAD üyelerine, ’Yönetimde eşitlik için kadın perspektifi’ konulu seminer
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında iş dünyasında kapsayıcı liderlik anlayışını güçlendirmek ve karar alma mekanizmalarında kadın temsilinin önemine dikkat çekmek amacıyla önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, "Özellikle yönetim kurulları gibi stratejik kararların alındığı yapılarda kadınların bilgi birikimi, liderlik yaklaşımı ve farklı perspektifleri, kurumların geleceğini şekillendiren önemli bir değer oluşturmaktadır." dedi. EGİAD, 35 yıllık kurumsal birikimiyle iş dünyasında kapsayıcı, sürdürülebilir ve eşitlikçi bir yönetim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdürüyor. EGİAD Toplum, Sanat ve Spor Komisyonu koordinasyonunda ve Yönetim Kurulunda Kadın Derneği (YKKD) iş birliğiyle "Karar Masasında Eşitlik: Yönetim Kurullarında Kadın Perspektifi" başlıklı toplantı düzenlendi. İş dünyasında eşitlik, kapsayıcı liderlik ve sürdürülebilir yönetişim konularının ele alındığı toplantı EGİAD merkezinde gerçekleştirildi. Toplantıda, YKKD Yönetim Kurulu Üyesi ve İş Birlikleri Komitesi Lideri Ayşe Ayşin Işıkgece, YKKD Yönetim Kurulu Üyesi ve Gelişim-Sertifika Komitesi Lideri Ela Kulunyar çevrim içi olarak katılarak değerlendirmelerini paylaştı. Toplantının moderasyonunu EGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rebia Rezzan Özduran üstlenirken, etkinliğe EGİAD üyeleri yoğun ilgi gösterdi. "Kadınların karar mekanizmalarındaki rolü kurumsal gücü artırıyor" Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün yalnızca bir kutlama günü değil; eşitlik, adalet ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yeniden hatırlandığı önemli bir toplumsal farkındalık günü olduğunu vurguladı. Özhelvacı konuşmasında, günümüz dünyasında güçlü kurumların ve sürdürülebilir ekonomilerin yalnızca finansal başarıyla değil; çeşitlilik, kapsayıcılık ve farklı bakış açılarıyla şekillendiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Özellikle yönetim kurulları gibi stratejik kararların alındığı yapılarda kadınların bilgi birikimi, liderlik yaklaşımı ve farklı perspektifleri, kurumların geleceğini şekillendiren önemli bir değer oluşturmaktadır. Kadınların karar alma mekanizmalarında yer almasını yalnızca bir eşitlik ya da sosyal sorumluluk meselesi olarak değil; kurumsal kalite, sağlıklı yönetişim ve rekabet gücü meselesi olarak görüyoruz." EGİAD’da eşitlik söylemde değil, kurumsal yapıda EGİAD’da kadın üye oranının yüzde 36’ya ulaştığını belirten Özhelvacı, yeni katılan üyelerde kadın oranının yüzde 39 seviyesine yükseldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Bizim için bu oranlar yalnızca istatistik değildir. Bu tablo, EGİAD’ın yönetim kültürünün bir yansımasıdır. Yönetim Kurulumuzun ve EGİAD Melekleri İcra Kurulumuzun yüzde 30’u kadınlardan oluşurken, idari kadromuzun yüzde 67’si kadınlardan meydana gelmektedir. Derneğimizin fikir ve proje üretim merkezi olan komisyon başkanlıklarımızın ise yüzde 50’si kadın yöneticiler tarafından yürütülmektedir." Özhelvacı ayrıca EGİAD tarihinde bir ilki temsil eden önemli bir gelişmeye de dikkat çekerek, EGİAD Danışma Kurulu Başkanlığı görevini İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRKONFED ile TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci’nin yürütmesinin, kurumun eşitlik vizyonunun güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Daha güçlü ekonomi için eşit temsil EGİAD olarak kadınların iş dünyasındaki varlığının güçlendirilmesini stratejik bir öncelik olarak gördüklerini belirten Özhelvacı, önümüzdeki dönemde kadın üyelerin ve kadın liderlerin sayısını artırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ederek, "Eşitlik yalnızca bir kadın meselesi değildir. Daha güçlü bir toplum ve daha güçlü bir ekonomi inşa etmenin temel şartlarından biridir. Kadınların girişimcilik, melek yatırımcılık ve liderlik süreçlerindeki etkinliğini artırmak için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz." dedi. İş dünyasında kapsayıcı liderlik vurgusu Toplantıda gerçekleştirilen konuşmalarda, yönetim kurullarında kadın temsilinin artırılmasının yalnızca sosyal bir gereklilik değil; aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirlik, inovasyon kapasitesi ve stratejik karar kalitesi açısından da kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. YKKD Yönetim Kurulu Üyeleri Ayşe Ayşin Işıkgece ve Ela Kulunyar, çevrim içi olarak katıldıkları toplantıda Türkiye’de ve dünyada yönetim kurullarında kadın temsiline ilişkin güncel gelişmeleri paylaşırken, kapsayıcı liderlik anlayışının kurumların geleceği açısından taşıdığı stratejik değere dikkat çektiler. Konuşmalarda ayrıca; kurumlarda fırsat eşitliği kültürünün güçlendirilmesi, kadınların yönetim kademelerinde daha fazla yer alması ve iş dünyasında çeşitlilik odaklı yönetişim modellerinin yaygınlaştırılması konularında yürütülen çalışmalar ele alındı.
30 Eylül 2025 Salı - 15:21
İzmir’de elektrik faciası davası: 30 sanığın ’bilinçli taksirle adam öldürme’den cezalandırmaları istendi
İzmir’de 2 kişinin hayatını kaybettiği elektrik faciası davasında, savcılık mütalaasını açıkladı. Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Avukat Ayşe Sarıçiçek, "Savcılık 40 sanıktan 30’u hakkında TCK 85/2’den bilinçli taksirle adam öldürmeden cezalandırma talep etti. Yargılanmakta olan sanıklardan 9 tanesi için beraat, bir tanesi için de yakalama kararı var" dedi. İzmir Alsancak’ta geçen yıl 12 Temmuz’da sağanak yağış sırasında su birikintisine basan Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın görülmesine İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi, tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatlarının katıldığı duruşmada iddia makamı esas hakkında mütalaasını sundu. Savcı, sanıkların sonucu öngörmelerine rağmen üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmediklerini ifade ederek, Abdülkadir S., Ahmet Orhan K., Ali K., Alper D., Arif K., Doğan K., Erman Ç., Fırat A., Hamza B., Mert C., Mehmet Fatih T., Mehmet Zeki A., Mesut T., Mürsel A., Yavuz G., Ceyhan D., Alara E., Ali A., Barış S., Cengiz D., Deniz S., Ekrem Y., İbrahim Ş,, Koray Arif F., Mustafa A., Necati E., Sefa P., Volkan Ş., Zekeriya T.ve Ahmet D.’nin cezalandırılmasını istedi. Mütalaada, sanıklardan Ahmet Ç., Hakan G., Mehmet Zeki A., Tahsin E., Ufuk E., Uğur Y., Erkut B., Halit Ö.ve Serhat E.’nin beraati talep edilirken, 1 şüphelinin dosyasının ayrıldığı belirtildi. Savcı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına da görüş bildirdi. Davanın karar duruşması 10 Ekim Cuma günü görülecek. "En ağır şekilde cezalandırılacağına inanıyorum" Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Avukat Ayşe Sarıçiçek, "Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın geçen yıl Temmuz ayında ölümü ile ilgili İzmir 10 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan davada bugün iddia makamı, savcılık makamı mütalaasını açıkladı. Şu anda görülmekte olan davada 40 sanığımız var. 40 sanıktan 30 sanık hakkında TCK 85/2’den bilinçli taksirle adam öldürmeden cezalandırma talep etti savcılık. Yargılanmakta olan sanıklardan 9 tanesi için beraat, bir tanesi için de yakalama kararı var. Yurt dışında yaşayan bir kişi hakkında da dosyanın ayrılması talebinde bulundu. Tutuklu sanıkların tutukluluğuna devam edildi. Karar duruşmamız 10 Ekim saat 10’da haftaya cuma dosya ile ilgili karar büyük bir ihtimalle açıklanacak. Bizim başından beri söylediğimiz tek şey Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın ölümü ile ilgili olayda ihmal kusuru bulunan insanların bu olayda suç bulunan insanların hak ettikleri cezayı almaları ve insanların yolda yürürken ölüm endişesi yaşamadan yolda yürüyebilmeleridir. Tek isteğimiz adaletin gerçekleşmesidir" ifadelerini kullandı. Hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi ise, "Kızımın vefatından sorumlu olan kurum, kuruluş ve kişilerin en ağır şekilde cezalandırılacağına inanıyorum. Adalete güveniyorum. Kamu vicdanını rahatlatacak bir ceza alacaklarına inanıyorum" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 14:05
İzmir’de elektrik faciası davasında mütalaa açıklandı
İzmir’de 2 kişinin hayatını kaybettiği elektrik faciası davasında, savcılık mütalaasını açıkladı. Mütalaada 9 sanığın beraati talep edilirken 30 kişinin cezalandırılması talep edildi. Aralarında İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ile İZSU önceki dönem genel müdürü Ali Hıdır Köseoğlu’nun dosyası ise ayrıldı. Mahkeme sanıkların son savunmaları ile devam ediyor. İzmir Alsancak’ta geçen yıl 12 Temmuz’da sağanak yağış sırasında su birikintisine basan Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın görülmesine İzmir Adliyesinde devam edildi. Hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi, tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatlarının katıldığı duruşmada iddia makamı esas hakkında mütalaasını sundu. Savcı, sanıkların sonucu öngörmelerine rağmen üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmediklerini ifade ederek, Abdülkadir S., Ahmet Orhan K., Ali K., Alper D., Arif K., Doğan K., Erman Ç., Fırat A., Hamza B., Mert C., Mehmet Fatih T., Mehmet Zeki A., Mesut T., Mürsel A., Yavuz G., Ceyhan D., Alara E., Ali A., Barış S., Cengiz D., Deniz S., Ekrem Y., İbrahim Ş,, Koray Arif F., Mustafa A., Necati E., Sefa P., Volkan Ş., Zekeriya T.ve Ahmet D.’nin cezalandırılmasını istedi. Mütalaada, sanıklardan Ahmet Ç., Hakan G., Mehmet Zeki A., Tahsin E., Ufuk E., Uğur Y., Erkut B., Halit Ö.ve Serhat E.’nin beraati talep edilirken, 1 şüphelinin dosyasının ayrıldığı belirtildi. Savcı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına da görüş bildirdi.
30 Eylül 2025 Salı - 13:41
Aliağa’da vatandaşlara afet farkındalık ve ilk yardım eğitimi
Aliağa Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde vatandaşların ve belediye personelinin afetlere karşı daha hazırlıklı hale gelmesi amacıyla "Afet Farkındalık ve Temel İlk Yardım Eğitimi" gerçekleştirdi. Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda iki ayrı oturum halinde yapılan eğitimlerde; deprem, yangın, sel gibi afet türlerine karşı alınacak önlemler, afet öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler, temel ilk yardım uygulamaları ve acil durumlarda doğru müdahale yöntemleri ele alındı. Eğitimler sayesinde katılımcılar, afet anında hızlı ve bilinçli hareket edebilmenin hayat kurtarıcı rolünü bir kez daha öğrendi. Programın açılışında konuşan Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, afetlere hazırlığın önemini vurguladı. Öztürk, şu ifadeleri kullandı: "Aliağa Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Aliağa Belediyesi Arama Kurtarma iş birliğinde afet farkındalık temel eğitim programı düzenledik. Her türlü afete karşı bilinçli, eğitimli ve donanımlı olarak hazırlıklı olmak zorundayız. Alacağımız önlemler hem kendi hayatımız hem de sevdiklerimizin hayatı için büyük önem taşıyor. Afet anında doğru bilgi ve doğru müdahale hayat kurtarır. Bu bilinçle 2021 yılında Aliağa Belediyesi Arama Kurtarma teşkilatımızı kurduk. Afetlere karşı hazırlıklı olmamız ve farkındalığımızın yüksek olması, toplumsal bir zorunluluktur. Eğitim programımızın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum"
30 Eylül 2025 Salı - 12:42
İzmir’de fabrikada korkutan yangın
İzmir’in Aliağa ilçesinde bir çelik konstrüksiyon fabrikasında çıkan yangın korkuttu. Yangın, itfaiye ekiplerinin çalışması sonucu kontrol altına alındı. Yangın sabah saatlerinde Aliağa Organize Sanayi Bölgesi, Rıfat Demirli Caddesi’nde bulunan Micha Galvanizli Çelik Konstrüksiyon Fabrikası’nda meydana geldi. Yangını fark edenlerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Yangından çıkan dumanlar bir çok noktadan görülürken, alevler itfaiye ekiplerinin çalışmaları sonucu kontrol altına alındı. Yangında fabrikada maddi hasar meydana gelirken soğutma çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
30 Eylül 2025 Salı - 11:54
İzmir merkezli 16 ilde FETÖ operasyonu: 35 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 16 ilde FETÖ’nün sözde askeri mahrem yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Sabah saatlerinde eşzamanlı gerçekleştirilen operasyonda 35 şüpheli gözaltına alınırken, 7 firarinin yurtdışında olduğu tespit edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT Bölge Başkanlığı, TEM Şube Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) içerisinde faaliyet gösteren şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Örgütün sözde ‘Askeri Mahrem Yapılanması’ içerisinde faaliyette bulundukları değerlendirilen, ifade ve teşhislerde adı geçen, ankesörlü/kontörlü sabit hatlardan arandıkları tespit edilen ve KHK ile askeri okullardan ilişiği kesilen toplam 42 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. İzmir merkezli 16 ilde bugün sabah 06.30’da gerçekleştirilen eşzamanlı operasyonda, TEM Şube Müdürlüğü tarafından haklarında gözaltı kararı verilen 25 şüpheliden 21’i, İl Jandarma Komutanlığı tarafından haklarında işlem yapılan 17 şüpheliden 14’ü yakalanarak gözaltına alındı. Toplamda 35 şüpheli yakalanırken, firari durumdaki 7 şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlendi.
30 Eylül 2025 Salı - 11:09
Geçmeyen öksürüğe dikkat, reflü belirtisi olabilir
Türkiye’de reflü ve mide fıtığı vakalarının görülme sıklığı son yıllarda dikkat çekici biçimde artıyor. Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, bu hastalıkların yalnızca mide yanmasıyla sınırlı olmadığını, kronik öksürük ve ses kısıklığı gibi atipik belirtilerle de ortaya çıkabileceğini açıkladı. Mide fıtığı (hiatal herni) ve gastroözofageal reflü (GERD), yaşam kalitesini en çok etkileyen sindirim sistemi hastalıkları arasında yer alıyor. Görülme sıklığındaki artış, bu hastalıkları toplum sağlığı açısından daha görünür hale getiriyor. Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, reflünün özellikle Batı toplumlarında her 5 kişiden birinde görüldüğünü hatırlatarak, "Türkiye’de erişkinlerde reflü hastalığının prevalansı yüzde 15-20 seviyelerine ulaşıyor. Son 20 yılda obezite ve yaşam tarzı değişiklikleriyle bu oran 2-3 kat artmış durumda. Mide fıtığının ise toplumun yüzde 10-20’sinde saptanmakla birlikte 60 yaşın üzerindeki bireylerde bu oran, yüzde 50’ye kadar yükselebilmektedir" dedi. En çok gözden kaçan belirtiler Hastalığın tipik şikâyetlerinin göğüs kemiği arkasında yanma, ağza acı-ekşi su gelmesi ve yutma güçlüğü olduğunu aktaran Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Kronik öksürük, ses kısıklığı, boğazda takılma hissi veya diş çürükleri de reflünün işareti olabilir. Bu atipik belirtiler gözden kaçtığında tanı gecikebilir" uyarısında bulundu. Yaşın ilerlemesi, obezite, sigara ve alkol kullanımının en önemli risk faktörleri arasında olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, gebelik, ağır kaldırma ve kronik öksürüğün de mide fıtığı ve reflüyü tetikleyebileceğini ifade etti. Vakit kaybetmeden endoskopi yapılmalı Hastaların öyküsünün tanıda çoğu zaman yol gösterici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, endoskopi ve pH ölçümleri gibi ileri testlerin ise gerekli durumlarda devreye girdiğini belirtti. Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, özellikle yutma güçlüğü, kilo kaybı, kanama ve kansızlık gibi "alarm semptomların" varlığında vakit kaybetmeden endoskopi yapılması gerektiğini vurgulayarak, reflü tedavisinde kullanılan proton pompa inhibitörleri (PPİ) hakkında konuşan bu ilaçların kısa süreli kullanımda güvenli olduğunu ancak uzun vadede riskler taşıdığını aktardı. Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "B12, magnezyum ve kalsiyum eksiklikleri, osteoporoz, böbrek hastalıkları ve bağırsak enfeksiyonları bu riskler arasında. Ayrıca kalp-damar ve demans ile olası ilişkiler üzerine veriler de gündeme gelmeye başladı" diye konuştu. Yeni nesil yöntemler umut verici Cerrahiye alternatif olarak geliştirilen endoskopik yöntemlerin umut verici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, transoral fundoplikasyon (TIF), Stretta ve ARMA gibi uygulamaların daha az invaziv olması ve kısa iyileşme süresiyle öne çıktığını belirtti. Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Henüz standart tedavi olarak kabul edilmese de, endoskopik yöntemler seçilmiş hastalarda başarılı sonuçlar verebiliyor. İlerleyen dönemde bu yöntemlerin daha yaygın ve ulaşılabilir hale gelmesi bekleniyor" ifadelerini kullandı. Reflü gibi kronik hastalıkların yönetiminde geleceğin daha az invaziv ve ilaçsız yöntemlerde olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Uzun süreli ilaç kullanımının yol açabileceği riskler arttıkça, endoskopik yöntemlerin standart tedavi seçenekleri arasına girmesi ihtimali de güçleniyor" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 10:41
Eli kalem değil kepçe tuttu, 17 yaşında 30 çeşit yemek çıkartıyor
İzmirli 17 yaşındaki genç aşçı, Z kuşağına yönelik "çalışmıyorlar" eleştirilerini boşa çıkarıyor. Her sabah 05.00'te kalkıp 30 çeşit yemek hazırlayarak hem okulunu açıktan okuyor hem de lokantanın başında duruyor.
30 Eylül 2025 Salı - 10:32
Eli kalem değil kepçe tuttu, 17 yaşında 30 çeşit yemek çıkartıyor
İzmirli 17 yaşındaki genç aşçı, Z kuşağına yönelik "çalışmıyorlar" eleştirilerini boşa çıkarıyor. Her sabah 05.00’te kalkıp 30 çeşit yemek hazırlayarak hem okulunu açıktan okuyor hem de lokantanın başında duruyor. İzmir’de yaşayan 17 yaşındaki Ragıp Şişko, Z kuşağına yönelik ’çalışmıyorlar’ eleştirilerini boşa çıkarıyor. Her sabah saat 05.00’te kalkıp 30 çeşit yemek hazırlayan genç aşçı, okulunu açıktan okuyarak hem mutfağın hem tezgahın başında duruyor. Babası ve kardeşiyle birlikte 1,5 yıl önce açtıkları lokantada çalışan Şişko, çocukluğundan beri işin içinde olduğunu belirterek, "Anaokuluna bile gitmeden her cumartesi, pazar babam beni dükkana götürürdü. O yüzden mutfağın temposuna, dükkanın havasına alışığım" dedi. "Okulu açığa aldım, 30 çeşit yemek çıkartıyorum" Son 2 yıldır okulunu açıktan okuduğunu belirten genç aşçı Ragıp Şişko, "Sabah 5’te kalkıp babamla birlikte dükkana geliyoruz. Yemeklerin ön hazırlığı bir gün önceden yapılıyor ama sabah bütün yemekleri başlatmak bana düşüyor. Her gün yaklaşık 30 çeşit yemek çıkartıyoruz. Bizimle beraber çalışan ağabeylerim de yardımcı oluyor. Müşteri memnuniyetimiz çok iyi, bu da bizi motive ediyor" diye konuştu. Sosyal medyada dalga konusuydu, şimdi ilham veriyor Yaptığı yemek videolarının sosyal medyada yayılmasıyla başta arkadaşlarının kendisiyle dalga geçtiğini anlatan Şişko, "Videolarım paylaşıldığında biraz alay konusu oluyordum. Önce çekingen davrandım ama insanların güzel yorumları beni motive etti. O yorumlardan sonra işime daha çok sarıldım ve videolardan çekinmemeye başladım" ifadelerini kullandı. "Kolay para yok, çalışmak ayıp değil" Arkadaşlarının akşam dışarı çıkma tekliflerini çoğu zaman geri çevirdiğini söyleyen Ragıp Şişko, "Sabah 5’te kalkacağım için erken yatmak zorundayım. Yorucu oluyor ama bu işte çalışmak ayıp değil. Kolay para olmadığını herkesin anlaması lazım. Ben işimi çok severek yapıyorum ve daha güzel yerlere geleceğimize inanıyorum" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 10:18
EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ile GreaTR arasında, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye dönüşünü teşvik etmek amacıyla ’Tersine Beyin Göçü’ programı kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. Türkiye’de son yıllarda artan beyin göçü, nitelikli iş gücünün kaybı nedeniyle ekonomik büyüme, inovasyon ve teknoloji alanlarında ciddi etkiler oluşturuyor. TÜİK verileri ve uluslararası raporlar, özellikle genç yeteneklerin yurtdışına yönelme eğiliminde belirgin bir artış olduğunu ortaya koyuyor. Ancak küresel trendler, bu göçün tersine çevrilebileceğine işaret ediyor. "Tersine Beyin Göçü" olarak adlandırılan bu süreçte, yurtdışında eğitim almış veya kariyer yapmış gençlerin uygun şartlar sağlandığında ülkelerine dönerek bilgi, deneyim ve sermayelerini Türkiye’ye taşıma eğilimi artıyor. Bu çerçevede Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), nitelikli insan kaynağının ülkeye geri kazandırılması amacıyla önemli bir adım attı. EGİAD, GreaTR iş birliğiyle düzenlediği "Tersine Beyin Göçü" Semineri ile iş dünyası temsilcileri ve genç yetenekleri stratejik bir vizyonla bir araya getirdi. Seminer ve Protokol Dün EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleşen seminerde, yurtdışında eğitim almış gençlerin Türkiye’ye dönüş motivasyonları, ekosistemin sunduğu imkanlar ve iş dünyası için yaratacağı fırsatlar ele alındı. Etkinliğe, GreaTR Kurucu Ortakları Talya Nisari ve Araz Alemfamian konuşmacı olarak katıldı. Seminer sonunda EGİAD ve GreaTR arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Bu protokol kapsamında EGİAD üyelerinin şirketleri, GreaTR’ın kurduğu Tersine Beyin Göçü Platformuna bir yıl boyunca ücretsiz erişim hakkı elde ederek yurtdışındaki nitelikli Türk genç yeteneklere doğrudan ulaşma imkanı kazandı. Araştırmadan bulgular GreaTR ve FutureBright iş birliğinde hazırlanan "Tersine Beyin Göçü Araştırma Raporu"na göre: Yurtdışındaki gençlerin yüzde 61’i, Türkiye’de yaşam ve çalışma şartları yurtdışıyla benzer hale gelirse geri dönmek istediğini belirtiyor. Motivasyonlar arasında ülkeye hizmet etme arzusu, aile bağları ve kültürel aidiyet öne çıkıyor. Gençlerin beklentileri arasında adil çalışma şartları, iş-özel hayat dengesi ve rekabetçi ücretler dikkat çekiyor. Her şirketin tersine beyin göçü politikası olmalı Tersine beyin göçü, Türkiye için stratejik bir fırsat sunduğunu belirten EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Gençlerimiz, yurtdışında kazandıkları vizyon ve deneyimleri Türkiye’ye taşımak istiyor. Bizlere düşen, onlara bu katkıyı sağlayabilecekleri zemini hazırlamaktır. Artık her şirketin bir tersine beyin göçü politikası olmalı; çünkü gençler sadece dönmek istemiyor, aynı zamanda değer görmek ve potansiyellerinin tanındığını hissetmek istiyor" dedi. EGİAD - GreaTR ortaklığı Özhelvacı, protokolün önemine de dikkat çekerek "Bugün imzaladığımız iş birliği protokolü, EGİAD üyelerine stratejik bir avantaj sağlayacak. Bu sayede üyelerimiz, global tecrübelerle donanmış genç yeteneklerle doğrudan temas kurma imkânına sahip olacak. Bu ortaklığın, iş dünyamız için uzun vadeli kazanımlar yaratacağına inanıyoruz" diye ekledi. Gelecek nesillere çağrı İzmirli iş dünyası ailelerine seslenen Özhelvacı, ‘Tersine Beyin Göçü’ gerçekleştirmeleri için çağrıda bulunarak "Biz, bu gençlerimizin de eğitim ve deneyimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönerek ister aile şirketlerinde ister farklı sektörlerde aktif rol almalarını arzu ediyoruz. Derneğimiz, iş dünyasının yurt dışında okuyan çocukları için Türkiye’de cezbedici bir sosyal ortam oluşturmaktadır. Tüm faaliyetlerimizle bu ortamı sağladığımıza inanıyoruz. Amacımız, yurt dışındaki tüm gençlerimizin ‘Türkiye’de bana uygun bir gelecek var’ diyerek gönül rahatlığıyla evlerine dönebilmeleridir" ifadelerini kullandı. 110’dan fazla yetenek Türkiye’deki şirketlere geri geldi GreaTR Kurucu Ortağı Araz Alemfamian da seminer kapsamında yaptığı konuşmada, GreaTR’nın 2020 yılında tersine beyin göçü platformu olarak başladığını dile getirerek "Yurt dışında eğitim alan genç Türk yeteneklerini Türkiye’de önde gelen şirketler ile bir araya getiriyoruz. Bizden önce bu gençlerin yurt dışına gittikten sonra Türkiye ile ortak bağ kurabilecekleri bir ortak platform arayışı vardı. Biz de bu sorundan yola çıkarak hem gençler yurt dışına gittikten sonra maddi ve manevi karşılıklarını alabilecekleri şirketler ile tanışsınlar hem de şirketler yurt dışında en iyi okullarda eğitim almış genc yetenekleri şirketlerine katarak büyümelerine katkı sağlasınlar diye GreaTR kurduk. GreaTR şu anda 30 ülke 140 şehir 290 üniversiteden en iyi Türk yetenekleri barındıran bir platform haline geldi. Bu 5 sene içinde 110’dan fazla yeteneği Türkiye’deki şirketlere getirdik. Tersine Beyin göçü platformunu kurmakla bu yolculuğumuz hızlanarak ilerleyecek" sözlerini kullandı. Yurtdışındaki Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyor GreaTR Kurucu Ortağı Talya Nisari ise konuşmasında 2025 Şubat ayında Türkiye’nin ilk Tersine Beyin Göçü Raporu’nu yayınladıklarına dikkat çekerek, "Burada yurt dışında okuyan fakat geri dönen Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyordu. EGİAD ile iş birliği de bu şekilde başlamış oldu. Tersinebeyingocu.org adındaki Web sitesine Türkiye’deki şirketler iş ilanı koyuyor. Sadece yurt dışında okuyan dünyanın en iyi 150 üniversitesinden mezun veya okuyan öğrencilerin bu ilanlara başvuru yapması hedefleniyor. EGİAD ile iş birliği kapsamında çoğunlukla Marmara’da olan bu kitleyi Ege Bölgesi’ne de açıyoruz. Yurt dışında okuyan Türkler geri döndüklerinde Ege Bölgesi’nde iyi şirketlerine ilanlarını görebilecekler" dedi. EGİAD’ın düzenlediği Tersine Beyin Göçü Semineri ve GreaTR ile imzaladığı iş birliği protokolü ile son buldu. Beyin göçü sorununa çözüm üretmek ve nitelikli insan kaynağını ülkemize kazandırmak için stratejik bir adım olarak öne çıkan etkinlikte EGİAD, tersine beyin göçünü sadece ulusal bir mesele değil, aynı zamanda iş dünyasının geleceği için kritik bir yatırım alanı olarak görmeye devam edeceğini belirtti.
30 Eylül 2025 Salı - 10:10
İzmir’de korsan taşımacılığa karşı mücadeleye devam
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, korsan taşımacılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtti. Korsan taşımacılığın sektörde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Özkan, bu durumun hem taksici esnafının emeğini tehdit ettiğini hem de haksız rekabete neden olduğunu vurguladı. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, korsan taşımacılıkla mücadele kapsamında çalışmalarını sürdürüyor. Oda yetkilileri, kayıt dışı çalışan ve vergi vermeyen korsan taşımacıların hem yasal taşımacılığı olumsuz etkilediğini hem de yolcu güvenliğini tehlikeye attığını belirtti. 2025 yılı itibarıyla korsan taşımacılık faaliyetlerinde bulunanlara yönelik 2918 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında, 46 bin 392 TL para cezası uygulanıyor. Aynı aracın ikinci kez korsan taşımacılıkla yakalanması durumunda ceza miktarı artarken, araç 60 güne kadar trafikten men ediliyor. Korsan taşımacılığı tercih eden yolculara ise 3 bin 084 TL para cezası kesiliyor. Korsan taşımacılıkla ilgili davanın tüm Türkiye’deki taşımacılık esnafını yakından ilgilendiren bir konu olduğunu kaydeden Başkan Özkan, "Geçtiğimiz cuma günü İstanbul’da görülen davada İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı olarak katıldım. Mahkeme heyetinden söz alarak esnafın ekonomik olarak mağdur edildiğini, emek hırsızlığı yaşandığını, bu olayın sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir sorun olduğunu ifade ettim. Korsan taşımacılığın toplumsal şiddeti körüklediğini, toplumda gerilime yol açtığını ve bazı münferit olayların İzmir’de de başlamış olduğunu aktardım" dedi. "Erişim engeli kararlarının alınmasını önemsiyoruz" Korsan taşımacılığın sadece İzmir’de değil Türkiye genelinde büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Başkan Özkan, "Davada adı geçen ve kendisini şirket yöneticisi olarak tanıtan kişinin dava sonrasında sosyal medyada esnafı küçük düşüren, aşağılayan ifadelerle toplumu tahrik ettiğini, bu durumun da taşımacılık yapan esnaf arasında tepkiye yol açtığını belirttim. Bu tepkiler neticesinde esnafın korsan taşımacılık yapan kişilere karşı toplu olarak duraklarına gitmesiyle bazı münferit olaylar yaşanmaya başladı. Bu olayların daha büyük sorunlara yol açmaması için erişim engeli kararlarının alınmasını önemsiyoruz. Ancak bunun yanında mevcut yasaların ve cezaların da yetersiz kaldığını uzun süredir özellikle İzmir’den dile getiriyorum" diye ekledi. "Cezalar yetersiz" Mevcut yasalara göre korsan taşımacılık yapanlara kesilen cezalar yeterince caydırıcı olmadığın belirten Başkan Özkan sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bu nedenle mahkeme sürecinden bağımsız olarak yasaların güncellenmesini talep ediyoruz. Buradan İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak tüm İzmirli milletvekillerimize ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki tüm siyasi partilerin milletvekillerine çağrıda bulunuyorum. 1 Ekim’de meclis açıldığında bu konuyu gündeme alarak, korsan taşımacılık yapanlara alkol etkisinde araç kullanan sürücülere uygulanan ehliyet cezalarına benzer şekilde arttırılmalı. Cezalar getirecek yasal düzenlemeleri ivedilikle hayata geçirmelerini istiyoruz. Türkiye genelindeki tüm taşımacılık esnafı adına bu sorunun artık çözüme kavuşmasını temenni ediyorum."
30 Eylül 2025 Salı - 10:04
Ege Üniversitesi uluslararası arenadaki yükselişini sürdürüyor
Ege Üniversitesi, bilimsel performansı ve başarılarıyla dünyada adından söz ettirmeye devam ediyor. Ege, uluslararası üniversite sıralamaları yapan önemli kuruluşlardan Rusya merkezli Round University Ranking (RUR) tarafından açıklanan 2025 yılı alan sıralamalarında uluslararası düzeyde başarısını sürdürdü. EÜ, pek çok alanda dünyada ilk 500’e girerken özellikle Diş Hekimliği alanında 166’ncı sırada yer alarak büyük bir başarı elde etti. Sıralamayı değerlendiren EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Dünyanın saygın sıralama kuruluşlarından olan RUR, 2025 yılı alan sıralamasını açıkladı. Sıralamada; öğretim, araştırma, uluslararası çeşitlilik ve finansal sürdürülebilirlik gibi dört temel boyutta 20 göstergeye dayanarak 700 üniversitenin etkinliğini değerlendiriliyor. Üniversitemiz, Diş Hekimliği alanında 166. sırayı alarak dünyada ilk 200 üniversite arasına girme başarısı gösterdi. Yine; Biyokimya, Genetik ve Moleküler Biyoloji, Çevre Bilimi, Farmakoloji, Toksikoloji, Eczacılık, Veterinerlik alanlarında dünyada ilk 500, Tıp alanında ise dünyada ilk 1000 üniversiteden birisi olmayı başardık. Tam akredite, sağlık temalı, milli yenilik ödüllü bir araştırma üniversitesi olarak uluslararası arenada üniversitemizi üst sıralara taşımaya devam edeceğiz. Ege Üniversitesi olarak, bu ve benzer sıralamalarda daha da yükselmek için, gelişmeye açık yönlerimizi iyileştirip, uluslararasılaşma potansiyelimizi daha da artıracak çalışmalara öncelik vereceğiz. Yakaladığımız bu başarıda emeği geçen tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. RUR 2025 yılı alan sıralamalarında Ege Üniversitesi; Diş Hekimliği alanında dünya sıralamasında 166’ncı, devlet üniversiteleri arasında üçüncü, Tıp alanında dünya sıralamasında 690’ıncı, devlet üniversiteleri arasında dördüncü, Biyokimya, Genetik ve Moleküler Biyoloji alanında dünyada 465’inci, devlet üniversiteleri arasında beşinci, Çevre Bilimi alanında dünya sıralamasında 587’nci, devlet üniversiteleri arasında altıncı, Farmakoloji, Toksikoloji, Eczacılık alanında dünya sıralamasında 446’ncı devlet üniversiteleri arasında yedinci, Veterinerlik alanında ise dünyada 443’üncü, devlet üniversiteleri arasında 7.’nci sırada yer aldı.
30 Eylül 2025 Salı - 09:56
Türkiye’nin şampiyon atları Menemen’de yarıştı
Menemen’de 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları şölen havasında yapıldı. 184 rahvan atın piste çıktığı yarışlar, Türkiye’nin dört bir yanından atçılığa gönül verenleri Menemen’de buluşturdu. Alana rahvan at üzerinde vatandaşları selamlayarak gelen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen bir yandan modern projelerle geleceğe yürürken, diğer yandan asırlık gelenekleriyle köklerine bağlı bir kenttir. Gelecek yıl rahvan at yarışlarımızı uluslararası düzeyde yapacağız" dedi. Türkiye’nin en iyi rahvan atları, Menemen’de görsel bir şölen oluşturdu. Menemen 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları, Seyrek Arena’da gerçekleştirildi. Yarışlarda en büyük baş kategorisindeki yarışa bir vefa örneği olarak kısa süre önce vefat eden Seyrekli rahvan atçılardan Dedeoğlu Kasap Ali olarak tanınan Alaattin Özeren’in adı verildi. Yarışları Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanvekili Ferhat Daysalı,Rahvan Atlı Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanvekili Zeki Genellioğlu, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz ve Menemen protokolü de tribünden takip etti. Bu yıl rekor bir katılımla tam 184 atın ve binicisinin kıyasıya yarışına sahne olan 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları, Türkiye’nin dört bir tarafından ata ve rahvan atçılığa gönül verenleri buluştururken, Menemen’in birçok farklı noktasından düzenlenen ring seferlerle birlikte Menemenlilerin de yoğun ilgisine sahne oldu. Mehteran ve zeybek gösterisiyle coşkunun doruğa ulaştığı yarışlarda, Başkan Pehlivan da geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi geleneği bozmadı ve yarış alanına elinde Türk Bayrağı ile at üstünde girdi. "Geleneklerimize bağlıyız" Yarışlar nedeniyle bir konuşma yapan Başkan Pehlivan, atçılığın Türk kültürü açısından önemine değindi. Başkan Pehlivan, "Tarih boyunca nice başarıya imza atmış milletimiz, atları evcilleştiren ilk millettir. Asya’dan Avrupa’ya kadar kıtalar boyunca süren akınlarımızda ve zaferlerimizde en büyük yoldaşımız atlarımız olmuştur.Menemen Belediyesi olarak bizler, bilime, sanayiye, teknolojiye ve yeniliklere ne kadar destek oluyorsak, geleneklerimize de bir o kadar bağlıyız. Kültürümüzü korumak ve yeni nesillere aktarmak, bizim için çok önemli bir vazifedir. Bu sebeple Menemen Geleneksel Rahvan At Yarışları’nı göreve geldiğimden beri her yıl sürdürmekten ve sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum, gurur duyuyorum." dedi. Başkan Pehlivan’dan 3 müjde birden Konuşmasında Menemen’de yeni açılacak 3 tesisin müjdesini de veren Başkan Aydın Pehlivan, "Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında 28 Ekim günü, Kurtuluş Savaşı Müzemizi büyük bir coşkuyla açıyoruz. Kasım ayında Kent Gözü projemizi hayata geçiriyoruz. Yine Kasım ayında, büyük beğeni gören kafe restoranlarımızın üçüncüsünü hizmetinize sunuyoruz." dedi. "İhanet girişiminin önünde dimdik duracağız!" Konuşmasında Menemen’e yapılmak istenen çöp tesisine de tepki gösteren Başkan Pehlivan, "Birileri ne yazık ki tüm bu güzellikleri yok etmek ister gibi, Menemen’e çöplük yapmak istiyor. Her gün binlerce ton çöpü, Menemen’in bereket fışkıran topraklarının üstünde vahşi bir depolamayla istiflemek istiyor. Menemen’e karşı bu ihanet girişiminin önünde dimdik duracağız. Bizler Menemenliler olarak atalarımızın emaneti ve evlatlarımıza miras olacak olan bu güzel kentin karanlığa teslim edilmesine izin vermeyeceğiz!" dedi. İşte şampiyonlar Kıyasıya geçen yarışlarda ithal A kategorisinde Oktay Dönmez’e ait Tulpar birinci olurken, B kategorisindeyse Nazım Sunar’a ait Maverink birinciliği göğüsledi. Üçlü tay kategorisinde Zekiler Gıda adına yarışan Gökkule, dörtlü tayda İbrahim Ongün’e ait Haydi, deste kategorisinde İsmail Onbaşıoğlu’na ait Derman, küçük ortada Hüseyin Güder’e ait Bahtiyar, büyük ortada Zekiler Gıda’ya it Atakan, başaltında Yücel Akkaya’ya ait Paşam, baş kategorisinde Mustafa Küçükmeral’e ait Dizel, ikili taylarda Süleyman Duransoy’a ait Konan, beşli taylarda Alican Kahraman’a ait Bahriyeli birinci oldu. Kadınlar kategorisindeyse birinciliği Esma Arslan göğüslerken, köylü nörtnal kategorisinde kazanan Recep Konuk oldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder