KÜLTÜR SANAT - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 11:02

Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu

A
A
A
Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı.


İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı.



Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej


Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı.



"İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir"


Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir’in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali’nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye’de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu.



"Urla’nın önce kökenini bilmek lazım"


Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi.


Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu.



"İzmir’de yaşamaya her zaman özeniyorlar"


Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu.



"Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız"


İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir’le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin ’İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman ’Güzel günler göreceğiz çocuklar’ şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu.



"Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak"


Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu.



"Urla’da toprak konuşur, emek büyür"


Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi.



İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı


Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti.



"Ege Bölgesi adeta bir maden"


Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti.



Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak


12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.



Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Festivalimiz 26 şehri kapsayan büyüklüğe ulaşmıştır" Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışını gerçekleştirmek üzere Aydın’a gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin çok çeşitliliği ile dünya markası haline geldiğini ifade ederek "Festivalimiz 26 şehri kapsayan büyüklüğe ulaşmıştır" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen ve geçtiğimiz ay Şanlıurfa ile başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin ikinci durağı Aydın oldu. 2-10 Mayıs tarihleri arasında konserlerden sergilere, gastronomiden çocuk etkinliklerine uzanan geniş bir içerikle gerçekleştirilecek olan festival kapsamında açılış töreni düzenlendi. Bu kapsamda Aydın’a gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin tarihi ve antik kentleri ile açık hava müzesi konumundaki Aydın’da olmasının ayrı bir önemi olduğuna dikkat çekti. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2021’de İstanbul’da Beyoğlu Kültür Yolu Festivali ile başladığını, kısa sürede gelişip yayıldığını belirten Bakan Ersoy; "Türkiye Kültür Yolu Festivali bu yıl itibariyle tam 26 şehri kapsayan büyüklüğe ulaşmıştır. Bugün etkinliklerin başladığı Aydın ile birlikte Mersin, Eskişehir, Sakarya, Ordu ve Kahramanmaraş’ta artık dünyanın en büyük, en uzun soluklu ve en kapsamlı kültür-sanat festivalinin birer parçası, birer sahnesidir. Bu öyle bir festival ki yaşınız, ilgi alanlarınız, zevkleriniz ve beklentileriniz ne olursa olsun muhakkak ki onları karşılayacak, size hitap edecek etkinlikler bulacaksınız. 2021’de İstanbul’dan çıktığımız bu yolda bugün 7 bölge ve 26 şehre ulaşmışsak, bundan önceki 5 yılda milyonları bu festival çatısı altında buluşturmuşsak, işte bu çeşitlilik sayesindedir. 9 gün boyunca hayatınıza, zengin deneyimler, yeni sanatsal değerler, farklı konularda bilgiler, yöresel tatlar ve en nihayetinde keyifle hatırlayacağınız güzel hatıralar katacaksınız. Hayırlı olmasını diliyor; sizleri ailecek festivalimize bekliyoruz" dedi. "İç turizm hareketine ivme kazandırılmaktadır" Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni, insanımızın sosyal hayatına, yerelden ulusal ve uluslararasına uzanan sanat ve kültür uygulamalarıyla büyük bir hareketlilik getirmek, sanatçıya, sanat üretimine destek vermek; mutfaktan el ve sahne sanatlarına geleneksel değerlerimizi korumak ve yaşatmak, kültür varlıklarını ve turizm ürünlerini öne çıkararak tanıtımlarını sağlamak ve neticede kültür turizmi temelinde yoğun bir insan hareketini mümkün kılarak şehirlerin ekonomisine kazanç, insanımızın refahına fayda sunmak için hayat geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada, çevre illerden gelen vatandaşlarımızla birlikte festival süresince oteller, restoranlar ve yerel işletmeler yoğun talep görmekte, esnafımız için ciddi bir kazanca vesile olunmaktadır. Şehirlerin kültür, sanat ve turizm potansiyeli en güçlü şekilde gözler önüne serilmekte, markalaşma sağlanmakta ve iç turizm hareketine ivme kazandırılmaktadır. Kültür ve sanat etkinliklerinin sınıfsal bir ayrıcalık olduğu anlayışı tamamen yıkılmakta; her kesimden insanımız bir ve beraber bu zengin, eğlenceli, öğretici dünyadan heybesini gönlünce doldurmaktadır. Bundan sonrası için de kazanımlarımızı koruyarak bütün bu değer ve faydaların sürekliliğini tesis edecek; yeni şehirlerimizi Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne dahil ederek bu çok yönlü kazançların ülkemizin geneline mümkün olduğunca yayılmasını sağlayacağız" şeklinde konuştu. "Geniş bir etkinlik yelpazesinde sizleri ağırlayacağız" Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Aydın’da 10 farklı noktada vatandaşlar için 43 farklı başlıkta 177 etkinliğin hazırlandığını ifade eden Bakan Ersoy; "Konserler, temsiller, sergiler, atölyeler, söyleşiler, film gösterimleri gibi geniş bir etkinlik yelpazesinde sizleri ağırlayacağız. Tekstil Park’a ana sahnemizi kurduk. Ferhat Göçer, Hande Ünsal, Emre Altuğ, Madrigal, Demet Akalın, Oğuzhan Koç, Derya Uluğ, Sefo ve Buray konserleri burada gerçekleştirilecek. Çocuk köyümüz de yine Tekstil Park’ta olacak. Küçük misafirlerimizi birbirinden eğlenceli ve öğretici faaliyetlerle buluşturacağız. Her biri ecdadımızın Haremeyn’e duyduğu derin sevgi ve hürmetin birer nişanesi olan eserleri ‘Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri’ sergisi ile sizlerle buluşturuyoruz. Bu özel seçki, mukaddesatımıza sahip çıkma noktasında Osmanlı’nın sarsılmaz iradesini, bu yolda çizdiği had ve edep çizgisini ve emanet bilincini tecrübe etmenizi sağlayacaktır. Tabii Aydın gibi medeniyetlerin nakış nakış işlediği bir coğrafyanın zenginliğine festivalimizde yer vermemek düşünülemez. Aydın ilinde yer alan antik kentlere eşsiz bir yolculuk sanatseverleri bekliyor" dedi. "Kültür merkezimizin Aydınlıların kültür-sanat hayatına değer katmasını temenni ediyorum" Atilla Koç Kültür Merkezi’nin de açılışını yapan Bakan Ersoy; "Son olarak yeni hali ve yeni adıyla Aydın Atilla Koç Kültür Merkezi’nin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Ocak 2025 itibariyle başlayan güçlendirme ve onarım çalışmaları tamamlanmış, büyük tiyatro salonu 464 kişi, küçük tiyatro salonu ise 200 kişi kapasitesine ulaşmıştır. Fuaye alanları da resim sergisi ve görsel sanatlara ev sahipliği yapacaktır. Aydın’ın yenilenen bu kültür-sanat yuvasına, bu toprakların yetiştirdiği çok değerli siyasetçi ve bürokrat, Kültür ve Turizm Eski Bakanı Atilla Koç’un adının verilmesi de son derece isabetli olmuştur. Başhekim ve tiyatro oyunlarıyla halkımızın büyük teveccühünü kazanmış olan Dr. Hidayet Sayın’ın ismi ise büyük tiyatro salonumuza verilmiştir. Aydın Valiliğimize güçlü iş birlikleri dolayısıyla teşekkür ediyorum. Festivalimizin de etkinlik alanlarından biri olan Kültür Merkezimizin Aydınlıların kültür-sanat hayatına değer katmasını, zenginleştirmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "Aydın, binlerce yıllık medeniyetin taşıyıcısıdır" Aydın Valisi Yakup Canbolat; "Bugün tarih boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Aydın’ımızda Türkiye Kültür Yolu Festivali vesilesi ile bir aradayız. 2021 yılında güçlü bir vizyonla başlayan festival, ülkemizin kültürel zenginliğini dünyaya tanıtan saygın bir markaya dönüşmüştür. Aydın yalnızca şehir değil, binlerce yıllık medeniyetin taşıyıcısıdır. Köklü mirası korumayı gelecek kuşaklara aktarımını asli sorumluluk olarak görüyoruz. Bu anlayışla kültür sanat alt yapımızı güçlendiriyor, şehrimizi geleceğe hazırlıyoruz. Kültür Yolu Festivalimiz, Aydın’ın zengin dünyasını çağdaş teknoloji ile buluşturan kültürel bir şölen olacaktır. Tralleis’ten Nysa’ya uzanan antik kentlerimizden yankılanan ezgiler, bu toprakların yaşayan bir kültür olduğunun göstergesidir. Biliyoruz ki, medeniyetimizin en güçlü teminatı kültürü ile bağ kurmuş nesiller olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle festivalin Aydın’ımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Biz sadece nazik olmak değil nazenin olmak mecburiyetindeyiz" Adının verilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren önceki dönem Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç; "Biz Allah’a şükreden bir inancın sahibiz. teşekkür etmek, anmak ve anılmak güzel şeydir. biz sadece nazik olmak değil nazenin olmak mecburiyetindeyiz. her şey incelikten kırılırmış, insanoğlu kabalıktan kırılır. Bizleri bir araya getiren bize bazı makamları münasip gören Reis-i Cumhurumuz Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarım" dedi. Bu yıl 26 farklı şehirde gerçekleştirilecek olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ilk kez ev sahipliği yapacak olan Aydın, festival süresince antik kentleri, köklü yaşam kültürü ve Ege’nin kendine özgü mutfak çeşitliliğiyle ziyaretçilere çok yönlü bir kültür-sanat deneyimi sunacak.
Kayseri Okul bahçesi lavanta ve güllerle donatıldı Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından, Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinde gerçekleştirilen lavanta ve gül dikim etkinliğiyle öğrenciler hem doğayla buluştu hem de çevre bilincini yerinde deneyimleyerek öğrendi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi; şehir estetiğini artırma hedefiyle yürüttüğü çalışmalar kapsamında gençlere çevre bilinci kazandırmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sürdürdüğü çevre ve estetik odaklı projelerine bir yenisini daha ekledi. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ekipleri, Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle birlikte örnek bir çevre etkinliğine imza attı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatlarıyla hayata geçirilen çalışma kapsamında okul bahçesi ve pansiyon çevresi, estetik görünümü ve hoş kokusuyla öne çıkan lavanta ve güllerle donatıldı. Öğrenciler, uzman ekipler eşliğinde kendi elleriyle çiçek dikerek doğayla birebir temas kurmanın mutluluğunu yaşadı. Gerçekleştirilen etkinliğin yalnızca bir peyzaj uygulaması olmadığına dikkat çekilirken, asıl hedefin genç nesillere çevre bilinci kazandırmak ve doğa sevgisini kalıcı hale getirmek olduğu vurgulandı. Katılımcı öğrenciler, bu tür uygulamaların kendileri için hem öğretici hem de ilham verici olduğunu ifade etti. Okul Müdürü Osman Yücel ise etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bu güzel etkinlik için Büyükşehir Belediye Başkanımız ve park bahçeler ekibine teşekkür ediyoruz. Okulumuzda 2026 itibariyle baharın gelmesiyle beraber güzel bir lavanta bahçesine sahip olduk. Okulumuzun pansiyonunun etrafı da güllerle donatıldı" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, çevreye duyarlı projeleriyle şehrin her noktasında estetik dokunuşlar yapmaya ve gelecek nesillere daha yeşil bir yaşam alanı bırakmaya kararlılıkla devam ediyor.
Sivas Sivas da su samuru ailesi görüntülendi Sivas’ta Kızılırmak kenarında yürüyüş yapan bir vatandaş, nadir görülen su samurlarıyla karşılaştı. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Sivas’ta doğada yürüyüş yapan Ebubekir Tağzade Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak kıyısında nadir görülen su samurlarını görüntüledi. Tarihi Eğri Köprü üzerinde yürüyüş yaptığı sırada su yüzeyinde hareketlilik fark eden Tağzade, bir süre sonra su samurlarını gördü. Son günlerde etkili olan yağışlar ve kış mevsiminin sert geçmesiyle birlikte Kızılırmak’ta su seviyesinin gözle görülür seviyede arttığı gözlemlendi. Artan su seviyesiyle birlikte bölgede doğal yaşamın daha görünür hale geldiği ifade eden Tağzade, nadir görülmeleri nedeniyle dikkat çeken su samurları, cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Su samurları daha sonra su yüzeyinde dolaştıktan sonra gözden kayboldu. "Nadir görüldükleri için ben de kayda aldım" Sivas’ta bu tür hayvanların popülasyonun artmasının kendisini mutlu ettiğini ifade eden Tağzade, "Doğada yürüyüş yapmak için Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak kenarındaydım. Sivas’ta çok nadir görülen su samurlarıyla karşılaştım. Son günlerde yağışların artması kışın çetin geçmesinden dolayı su seviyesi Kızılırmak da ciddi ölçüde artmıştı. Bende yürüyüş yaparken Eğri Köprü üzerinde su samurlarını gördüm. Nadir görüldükleri için ben de kayda aldım. Nesli tükenme tehlikesi olan bu tür hayvanların Sivas’ta popülasyonunun arttığını görmek çok sevindirici bir durum. Böylesi hayvanları korumak ve doğamıza sahip çıkmak gerekiyor" dedi.
Kırıkkale Kırıkkale’de aranan hükümlülere peş peşe operasyon: 6 firari yakalandı Kırıkkale’de, çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 6 hükümlü polis ekiplerince yakalandı. Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, çalışmalar neticesinde, "kadına karşı şiddet", "uyuşturucu ticareti" ve "dolandırıcılık" gibi suçların da bulunduğu 15 farklı dosyadan hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan S.Ö.’nün yeri teknik ve fiziki takip sonucu tespit edildi. Millet Bahçesi önünde polis ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan S.Ö., otomobiliyle Karakeçili istikametinde kaçmaya çalıştı. Kısa sürede yakalanan firari hükümlü, işlemlerinin ardından tutuklandı. Operasyonlar kapsamında, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan emekli polis memuru B.A. da Amasya’da düzenlenen ortak operasyonla gözaltına alındı. B.A., işlemlerinin ardından tutuklandı. "Dolandırıcılık" suçundan 6 yıl 18 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.Ç., "hırsızlık" suçundan 5 ay hapis cezası bulunan M.C.C., "hırsızlık" suçundan 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan S.Z. ve "dolandırıcılık" suçundan 3 ayrı dosyada toplam 6 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan M.C. de gözaltına alınarak tutuklandı. Öte yandan, araç içinden tabancayla havaya ateş ettiği belirlenen S.Ö. isimli şüpheli de polis operasyonuyla yakalandı. Şüphelinin parka attığı tabanca ekipler tarafından bulundu. S.Ö. hakkında "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" ve "6136 sayılı Kanun’a muhalefet" suçlarından adli işlem başlatıldı.