Yerel Haberler
İzmir
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:02 Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir’in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali’nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye’de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "Urla’nın önce kökenini bilmek lazım" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İzmir’de yaşamaya her zaman özeniyorlar" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir’le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin ’İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman ’Güzel günler göreceğiz çocuklar’ şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "Urla’da toprak konuşur, emek büyür" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "Ege Bölgesi adeta bir maden" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:36 Sabrın mürekkeple imtihanı; hattatın ’mürekkep yalatan’ yolculuğu Geleneksel yazı sanatının yaşayan ustalarından Hattat İlkay Kanar, 28 yıllık sanat hayatının perde arkasını araladı. Kanar, kağıdın bir yıl süren hazırlık evresinden zemzemle dövülen mürekkebe ve kalem yongalarının hazin vasiyetine kadar hat sanatının bilinmeyenlerini anlattı. Yazı sanatına 28 yılını veren ve 67 çeşit yazı stilinde maharet sahibi olan Edirneli Hattat İlkay Kanar, bu kadim sanatın bilinmeyenlerini anlattı. Sanatın sadece estetik bir kaygıdan ibaret olmadığını vurgulayan Kanar, "Hattatlık bir İslam sanatıdır; icazet sadece kaleme değil, hattatın ahlakına verilir" diyerek sanatın manevi boyutuna dikkat çekti. Kağıdın ’ahar’ ile imtihanı tam bir yıl sürüyor Hattatlıkta kullanılan malzemelerin tamamen doğal ve el işçiliğiyle hazırlandığını belirten Kanar, sıradan bir kağıdın yazılabilecek bir eser yüzeyine dönüşme sürecini anlattı. Asitsiz kağıtların önce çay, kahve ve bitki özleriyle boyanarak eskitildiğini ifade eden Kanar, yüzeye sürülen nişastanın pişirilip bir gün bekletildiğini, ardından yumurta akı ve şap ile hazırlanan karışım sürülerek ’aharlama’ işlemi yapıldığını kaydetti. Kanar, bu işlemler bittikten sonra kağıdın yazıya hazır hale gelmesi için en az bir yıl, tercihen bir buçuk yıl dinlenmesi gerektiğini belirtti. "Çok mürekkep yaladım" sözünün gerçek hikayesi Halk arasında "Çok okudum, tecrübeliyim" manasında kullanılan "Çok mürekkep yaladım" deyiminin aslında bir özeleştiri olduğunu ifade eden Kanar, bu doğru bilinen yanlışın hikayesini şu sözlerle paylaştı: "Yazının sonuna gelmişken mürekkep kağıda damlarsa, hiçbir kimyasal kullanamazsınız. O hatayı dilinizle yalayarak temizlersiniz. Bu yüzden ’Çok mürekkep yaladım’ demek, aslında ’Ben çok hata yaptım’ demektir." 20 bin tokmak darbesiyle gelen mürekkep Eski hattatların mürekkeplerini de bizzat hazırladığını hatırlatan Kanar, duman isinin arap zamkı ve zemzem suyuyla karıştırılarak havanlarda dövüldüğünü söyledi. Her tokmak darbesinde bir zikir çekildiğini anlatan Kanar, yaklaşık 20 bin darbe vurulduktan sonra mürekkebin yüzyıllarca dayanacak o eşsiz kıvama ulaştığını ifade etti. Masadaki ölüm hatırlatıcısı: Kalem yongaları Hattatlığın en dramatik ve etkileyici geleneğinin kalem yongalarında saklı olduğunu belirten Kanar, 28 yıldır kalemlerini açarken biriktirdiği ahşap parçalarını masasında sakladığını söyledi. Bu geleneğin vasiyet niteliği taşıdığını vurgulayan Kanar, "Bu yongalar, hattat vefat ettiğinde naaşının yıkanacağı suyu ısıtmak için yakılır. Masamızda duran o küçük yongalar bize ölümü, dürüstlüğü ve insanca yaşamayı hatırlatır. Rant peşinde koşmamayı, yalan söylememeyi öğütleyen sessiz bir psikolog gibidirler" diye konuştu. Yazı yolculuğunun sabır ve edep üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Kanar, bu sanatın sadece kağıda dökülen bir mürekkep değil, ruhu terbiye eden bir yolculuk olduğunu sözlerine ekledi.
SOCAR Energy School 4’üncü döneminin açılış töreni ve ilk dersi Aliağa’da gerçekleşti
01 Aralık 2025 Pazartesi - 14:03 SOCAR Energy School 4’üncü döneminin açılış töreni ve ilk dersi Aliağa’da gerçekleşti SOCAR Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) iş birliğiyle düzenlenen SOCAR Energy School sertifika programının dördüncü döneminin açılış töreni ve ilk dersi, SOCAR Türkiye’nin Aliağa’daki tesislerinde gerçekleşti. Türkiye’nin en büyük entegre endüstri gruplarından biri olan SOCAR Türkiye’nin Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) ile birlikte hayata geçirdiği bu prestijli program, 29 Kasım’da düzenlenen törenle başladı. Bu yıl programa kabul edilen 74 katılımcının yer aldığı açılışta SOCAR Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Başkanı Mikayil Yusifov ile Sabancı Üniversitesi Araştırmadan Sorumlu Rektör Yardımcısı Mehmet Yıldız katılımcılara hitap etti. Açılış konuşmalarında enerji sektörünün gelişimi, sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm ve eğitim programının sektöre sağladığı katkılar üzerine değerlendirmeler paylaşıldı. Konuşmaların ardından katılımcılar, SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya tesislerinde düzenlenen saha gezisine katılarak üretim süreçlerini yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Teknik ekipler tarafından yapılan bilgilendirmeler sayesinde katılımcılar rafineri ve petrokimya operasyonlarına ilişkin detaylı bilgi edindi. SOCAR Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Başkanı Mikayil Yusifov, "SOCAR Energy School’un dördüncü dönemine başlamanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl artan ilgi, programın hem sektörde hem de profesyoneller arasında önemli bir konuma sahip olduğunu gösteriyor. Bu dönemde de katılımcıların enerji sektörünün geleceğine dair geniş bir perspektif kazanarak hem kendilerine hem de sektörümüze değer katacaklarına inanıyorum" dedi. Sabancı Üniversitesi Araştırmadan Sorumlu Rektör Yardımcısı Mehmet Yıldız ise yaptığı konuşmada, "SOCAR Energy School, Sabancı Üniversitesi’nin ‘birlikte yapma ve birlikte üretme’ vizyonuyla birebir örtüşen uzun soluklu ve stratejik bir iş birliği. Enerji sektörü hem Türkiye hem Azerbaycan için kritik önemde ve bu alanın geleceği yalnızca teknolojiyle değil, yüksek nitelikli insan kaynağının bilgi paylaşımıyla şekilleniyor. Bu program; iki güçlü kurumun bir araya gelmesiyle ortaya çıkan, sektöre gerçek anlamda değer katan örnek bir model oluşturuyor. Umuyorum ki bu dönem de katılımcılarımız için sadece yoğun ve verimli değil, aynı zamanda değerli ilişkiler ve güçlü bir network sağlayan bir süreç olur" ifadelerini kullandı. SOCAR Energy School, enerji sektörünün farklı kademelerinde görev yapan profesyonelleri bir araya getirerek hem teorik hem de uygulamalı kapsamda güçlü bir eğitim platformu sunmayı sürdürüyor. Program, önümüzdeki dönemde ulusal ve uluslararası uzmanların katkılarıyla çeşitli dersler ve oturumlarla devam edecek.
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu İzmir’de
01 Aralık 2025 Pazartesi - 12:43 TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu İzmir’de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, engelliler ve ailelerinin yaşadığı sorunlar ile çözüm önerilerini değerlendirmek amacıyla İzmir’de toplandı. Program kapsamında Bornova’daki bir özel eğitim okulunda incelemelerde bulunan Komisyon Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, çalışmaları yerinde takip etti. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, engelli bireyler ile ailelerinin yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini ele almak üzere Ege Bölgesi İstişare Toplantısı için İzmir’de bir araya geldi. Program kapsamında komisyon üyeleri, sabah saatlerinde önce Ege Üniversitesi Engelli Çocuklar Rehabilitasyon ve Eğitim Parkı Araştırma ve Uygulama Merkezini ziyaret etti. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, AK Parti İzmir Milletvekili ve TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu’nu ve komisyon üyelerini makamında ağırladı. Komisyon, Ege Üniversitesinde engelliklere yönelik gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi alırken, engellilerin sorunlarını dinledi. Komisyon üyeleri daha sonra İzmir’in Bornova ilçesindeki Hasan Tahsin Özel Eğitim Meslek Okulu’nda incelemelerde bulundu. Komisyon Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun yanı sıra komisyon üyesi milletvekilleri, okulda çeşitli derslikleri gezerek yürütülen eğitim faaliyetlerini yerinde değerlendirdi. Ziyarette engelli bireylerin eğitim süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik ihtiyaç ve talepler de ele alındı. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nun çalışmaları hakkında gazetecilere açıklamalarda bulunan Komisyon Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Masada değil sahadayız. 81 ildeki konuların, sorunların ve güzel uygulamaların tespitini yapıyor; her alanda fotoğrafın tümüne yönelik çalışıyoruz. Bu fotoğrafı çekmeye yönelik olarak özellikle eğitimin önemli bir alan olduğunu biliyor, eğitimden sağlığa, spordan istihdama kadar her alanda bireylerin var olmasını ve tüm alanlara erişilebilirliğin sağlanmasını amaçlıyoruz. Bu nedenle tüm alanlardaki işbirliğini daha yukarılara taşımak temel gayretimizdir. Bu çerçevede herkesi dinlemek, ortak aklı güçlendirmek için bugün Ege Bölgesi’ndeki 8 ili İzmir’de bir araya getiriyoruz" dedi. Türkiye genelinde ziyaretler Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve tüm paydaşların yaşanan sorunları ve iyi uygulamaları ortaya koyduğunu aktaran Kasapoğlu, "Komisyon olarak hem sorunlara yönelik çözüm önerilerini yine bu süreçleri yaşayan bireyler, aileler ve paydaşlarla birlikte tüm yönleriyle değerlendiriyor hem de bu önerileri dinleyip geliştirmeye çalışıyoruz. İşbirliklerinin geliştirilmesi, bilincin ve duyarlılığın artırılması noktasında diyaloglarımızı güçlendiriyor ve çalışmaların sonunda tüm bunları komisyon raporumuzda en güçlü şekilde ifade edeceğiz. Asıl olan bilinçtir; asıl olan bu bilincin ve duyarlılığın geliştirilmesidir. Bu konu sadece komisyon üyelerinin değil, 86 milyonun ortak duyarlılık konusudur. Bu nedenle bölge bölge, il il dolaşarak her bir kişinin sürece dahil olmasını çok önemsiyoruz. Bu okulda öğrencilerimizin hayata bir aktör olarak katılımını ve ortaya konulan rehabilitasyon gayretlerini görüyoruz. Az önce öğrencilerimizin metal çalışmalarından seramik üretimine, peyzaj ve bitkiden tarım üretimine, gastronomiden müziğe kadar her alanda gösterdikleri çabaya tanık olduk. Amacımız bu gayretleri çoğaltmaktır. Bu bilinç ve duyarlılıkla bu çabaların artacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı. İzmir’e Yaşam Merkezi Projesi Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin başlattığı Zeki Yaşam Merkezi Projesi büyük önem taşıdığını belirten Kasapoğlu, "Bu proje, eğitim süreci sonrası istihdamı ve engelli bireylerin hayatın tüm yönlerinde var olmasını desteklemesi açısından çok değerlidir. Bu projenin İzmir’de de hayata geçirilmesi için İzmir Ticaret Odası başta olmak üzere diğer ekonomik aktörlerle, sivil toplum örgütleriyle ve paydaşlarla konuyu masaya yatıracağız. Yerel yönetim, sivil toplum, kamu ve özel sektörle birlikte İzmir’deki bu çıtayı da yükselteceğimize inanıyorum" diye ekledi.
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu İzmir’de
01 Aralık 2025 Pazartesi - 12:36 TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu İzmir’de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, engelliler ve ailelerinin yaşadığı sorunlar ile çözüm önerilerini değerlendirmek amacıyla İzmir’de toplandı. Program kapsamında Bornova’daki bir özel eğitim okulunda incelemelerde bulunan Komisyon Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, çalışmaları yerinde takip etti. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, engelli bireyler ile ailelerinin yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini ele almak üzere Ege Bölgesi İstişare Toplantısı için İzmir’de bir araya geldi. Program kapsamında komisyon üyeleri, sabah saatlerinde önce Ege Üniversitesi Engelli Çocuklar Rehabilitasyon ve Eğitim Parkı Araştırma ve Uygulama Merkezini ziyaret etti. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, AK Parti İzmir Milletvekili ve TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu’nu ve komisyon üyelerini makamında ağırladı. Komisyon, Ege Üniversitesinde engelliklere yönelik gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi alırken, engellilerin sorunlarını dinledi. Komisyon üyeleri daha sonra İzmir’in Bornova ilçesindeki Hasan Tahsin Özel Eğitim Meslek Okulu’nda incelemelerde bulundu. Komisyon Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun yanı sıra komisyon üyesi milletvekilleri, okulda çeşitli derslikleri gezerek yürütülen eğitim faaliyetlerini yerinde değerlendirdi. Ziyarette engelli bireylerin eğitim süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik ihtiyaç ve talepler de ele alındı. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nun çalışmaları hakkında gazetecilere açıklamalarda bulunan Komisyon Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Masada değil sahadayız. 81 ildeki konuların, sorunların ve güzel uygulamaların tespitini yapıyor; her alanda fotoğrafın tümüne yönelik çalışıyoruz. Bu fotoğrafı çekmeye yönelik olarak özellikle eğitimin önemli bir alan olduğunu biliyor, eğitimden sağlığa, spordan istihdama kadar her alanda bireylerin var olmasını ve tüm alanlara erişilebilirliğin sağlanmasını amaçlıyoruz. Bu nedenle tüm alanlardaki işbirliğini daha yukarılara taşımak temel gayretimizdir. Bu çerçevede herkesi dinlemek, ortak aklı güçlendirmek için bugün Ege Bölgesi’ndeki 8 ili İzmir’de bir araya getiriyoruz" dedi. Türkiye genelinde ziyaretler Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve tüm paydaşların yaşanan sorunları ve iyi uygulamaları ortaya koyduğunu aktaran Kasapoğlu, "Komisyon olarak hem sorunlara yönelik çözüm önerilerini yine bu süreçleri yaşayan bireyler, aileler ve paydaşlarla birlikte tüm yönleriyle değerlendiriyor hem de bu önerileri dinleyip geliştirmeye çalışıyoruz. İşbirliklerinin geliştirilmesi, bilincin ve duyarlılığın artırılması noktasında diyaloglarımızı güçlendiriyor ve çalışmaların sonunda tüm bunları komisyon raporumuzda en güçlü şekilde ifade edeceğiz. Asıl olan bilinçtir; asıl olan bu bilincin ve duyarlılığın geliştirilmesidir. Bu konu sadece komisyon üyelerinin değil, 86 milyonun ortak duyarlılık konusudur. Bu nedenle bölge bölge, il il dolaşarak her bir kişinin sürece dahil olmasını çok önemsiyoruz. Bu okulda öğrencilerimizin hayata bir aktör olarak katılımını ve ortaya konulan rehabilitasyon gayretlerini görüyoruz. Az önce öğrencilerimizin metal çalışmalarından seramik üretimine, peyzaj ve bitkiden tarım üretimine, gastronomiden müziğe kadar her alanda gösterdikleri çabaya tanık olduk. Amacımız bu gayretleri çoğaltmaktır. Bu bilinç ve duyarlılıkla bu çabaların artacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı. İzmir’e Yaşam Merkezi Projesi Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin başlattığı Zeki Yaşam Merkezi Projesi büyük önem taşıdığını belirten Kasapoğlu, "Bu proje, eğitim süreci sonrası istihdamı ve engelli bireylerin hayatın tüm yönlerinde var olmasını desteklemesi açısından çok değerlidir. Bu projenin İzmir’de de hayata geçirilmesi için İzmir Ticaret Odası başta olmak üzere diğer ekonomik aktörlerle, sivil toplum örgütleriyle ve paydaşlarla konuyu masaya yatıracağız. Yerel yönetim, sivil toplum, kamu ve özel sektörle birlikte İzmir’deki bu çıtayı da yükselteceğimize inanıyorum." diye ekledi. (AD-
Bucaspor 1928 çıkışa geçti
01 Aralık 2025 Pazartesi - 11:13 Bucaspor 1928 çıkışa geçti Bucaspor 1928, hafta sonu oynanan karşılaşmada Elazığspor’u deplasmanda 1-0 mağlup ederek üst üste ikinci galibiyetini aldı. TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Bucaspor 1928’de yükseliş sürüyor. İlk 13 haftada çıktığı 11 maçta galibiyet alamayan; 3 beraberlik ve 8 mağlubiyet yaşayan sarı-lacivertliler, son haftalarda önemli bir çıkış yakaladı. İki hafta önce Adana 01 FK’yı iç sahada 2-1 mağlup ederek sezonun ilk galibiyetini alan İzmir ekibi, bu ivmesini devam ettirmek için hafta boyunca yoğun bir çalışma gerçekleştirdi. Hafta sonu Elazığspor’a konuk olan Bucaspor 1928, rakibini tek golle geçerek üst üste ikinci galibiyetini elde etti. Bu sonuçla puanını 9’a yükselten sarı-lacivertliler, ligde kalma yolunda önemli bir adım attı. Düşme hattının ilk basamağı olan 16. sırada bulunan İzmir ekibi, gelecek hafta iç sahada Ankaragücü’nü mağlup ederek tehlikeli bölgeden uzaklaşmayı hedefliyor. İlk kez kalesini gole kapattı Ligde zor günler geçiren ve son haftalarda çıkışa geçen Bucaspor 1928, ilk 12 maçında kalesini gole kapatmayı başaramamıştı. Bu süreçte tam 28 gol yiyen İzmir ekibi, Elazığspor karşılaşmasıyla adeta yeni bir sayfa açtı. Hafta sonu oynanan maçta kalesini gole kapatan sarı-lacivertliler, 1-0’lık galibiyetle hem önemli bir üç puan aldı hem de savunmadaki performansıyla öne çıktı. Böylece Bucaspor 1928, bu sezon ilk kez bir maçı gol yemeden tamamlamış oldu.
Göztepe deplasmanda kazanmaya devam ediyor
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:09 Göztepe deplasmanda kazanmaya devam ediyor Göztepe, Süper Lig’in 14. haftasında Antalyaspor’u 2-1 mağlup ederek üst üste ikinci deplasman galibiyetini aldı ve bu sezonki dördüncü dış saha zaferine imza attı. Trendyol Süper Lig’in 14. haftasında Antalyaspor’a konuk olan İzmir ekibi, sahadan 2-1’lik galibiyetle ayrıldı. Bu sonuçla birlikte sarı-kırmızılılar, ligde oynadığı son 4 maçta 3 galibiyet ve 1 beraberlik alarak önemli bir çıkış yakaladı. Dış sahada da formunu artıran Stanimir Stoilov’un öğrencileri, üst üste ikinci deplasman galibiyetini elde etti. Göztepe, bu sezon oynadığı 8 deplasman maçında 4 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyetle toplam 14 puan topladı. Bu performansıyla sarı-kırmızılılar, Süper Lig’de şu ana kadar dış sahada en başarılı ilk dört takım arasına girmeyi başardı. Dışarıda 11 attı, 6 yedi Geçtiğimiz sezon deplasmanda istediği performansı bir türlü ortaya koyamayan Göztepe, bu yıl ise 8 dış saha müsabakasında 14 puan topladı. Stanimir Stoilov’un ekibi, bu süreçte rakip fileleri 11 kez sarsarken, kalesinde yalnızca 6 gol gördü. Maç başına 1.3 gol ortalaması yakalayan İzmir temsilcisi, ayrıca bu 8 mücadelenin 4’ünde kalesini gole kapattı. Deplasman golcüsü Juan Bu sezon deplasman maçlarında toplam 11 gol üreten Göztepe’de bu gollerin 3’üne Juan imza attı ve takımının dış sahadaki en skorer ismi oldu. Brezilyalı futbolcu, lig genelindeki 6 gol sevincinin 3’ünü rakiplere konuk olunan müsabakalarda yaşadı. Juan’ın ardından dış sahada en golcü isim ise 2 golle Efkan Bekiroğlu oldu.