Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü 10 Mart 2026 Salı - 09:10:32 İzmir’in Konak ilçesinde bir taksi şoförü, aracında ücret yüzünden tartışan yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından taksinin direksiyonuna geçip kaçan şüpheli, polis ekiplerince yakalandı. Olay, dün gece saat 23 sıralarında Basmane Kapılar mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, D.M. isimli şüpheli, Deniz Örer’in (52) kullandığı ticari taksiye yolcu olarak bindi. iddiaya göre yolculuk esnasında şoför ile yolcu arasında ücret konusunda tartışma çıktı. Büyüyen tartışma sonucunda D.M., yanındaki tabancayla taksi şoförü Örer’e ateş etti. Vücudunun çeşitli yerlerinden vurulan Örer, ağır yaralandı. Olayın ardından şüpheli D.M., Örer’in ticari taksisinin direksiyonuna geçerek olay yerinden uzaklaştı. Bir süre araçla kaçan şüpheli, taksiyi bir sokak üzerinde terk ederek kaçışına yaya olarak devam etti. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde taksi şoförünün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Evli ve bir çocuk babası olduğu öğrenilen Örer’in cansız bedeni, İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak içim çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kimliği ve kaçış güzergahı tespit edilen şüpheli D.M., kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde olayda kullandığı tabanca da ele geçirildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:12 Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan öğrencileri sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi. Etkinlikte siber güvenlik, bulut teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları ele alınırken, gençlere teknoloji dünyasındaki kariyer fırsatlarına ilişkin önemli bilgiler aktarıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026 etkinliği, akademi ile teknoloji sektörünü buluşturan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Veri bilimi, yazılım ve dijital teknolojilere ilgi duyan çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte, sektör temsilcileri hem güncel teknolojik gelişmeleri değerlendirdi hem de gençlere kariyer yolculuklarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Siber güvenlik ve bulut teknolojileri ele alındı Etkinlik kapsamında teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay tarafından gerçekleştirilen sunumda, dijital dönüşüm sürecinde kurumların karşı karşıya kaldığı siber güvenlik tehditleri ve bu tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil çözümler ele alındı. Altay, güvenli dijital altyapıların kurumlar için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerken, bulut teknolojilerinin kurumların operasyonel verimliliğini artıran önemli bir dönüşüm aracı haline geldiğini vurguladı. Sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler, sektörün güncel ihtiyaçları ve teknoloji alanındaki kariyer fırsatlarına ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu. Gençlere kariyer yolculuğu tavsiyeleri Etkinlikte ayrıca Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram da öğrencilerle bir araya geldi. Bayram, yazılım geliştirme, veri analitiği ve siber güvenlik alanlarında kariyer hedefleyen gençlere sektörün beklentileri ve teknoloji dünyasında öne çıkmanın yolları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji alanında sürdürülebilir başarı için sürekli öğrenmenin ve disiplinler arası bilgi birikiminin önemine dikkat çekti. Üniversite–sektör iş birliğine katkı DEÜ İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurmasına imkan sağlayan önemli bir platform olarak değerlendirildi. Topluluğun başkanlığını yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Batuhan Yiğit Hazar, etkinliğin veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan gençler için önemli bir deneyim sunduğunu ifade etti. Etkinlik çekilişle tamamlandı Programın sonunda düzenlenen çekilişte etkinliğe katılan öğrenciler arasında çeşitli hediyeler dağıtıldı. DATAFEST 2026, akademi ile teknoloji sektörü arasındaki etkileşimi güçlendiren ve genç yeteneklerin teknoloji dünyasıyla buluşmasına katkı sağlayan bir organizasyon olarak tamamlandı.
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:10 Dünyanın en küçük kitabı İzmir’de Türkiye’nin ilk kağıt ve kitap sanatları müzesi olan Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, 2.4 x 2.9 milimetre ölçülerindeki dünyanın en küçük kitabına ev sahipliği yapıyor. Tarihi bir köşkte hizmet veren müze, kağıdın ve kitabın binlerce yıllık yolculuğunu nadide eserlerle meraklılarına sunuyor. Ege Üniversitesine bağlı eski Levanten köşklerinden 19. yüzyıla ait Ballian Konutu’nda 12 Aralık 2012’de kurulan müze, uluslararası alanda benzersiz bir konuma sahip bulunuyor. İçinde bir sanat galerisi de barındıran müzede, bin civarında obje kişi, kurum ve sanatçıların bağışlarıyla bir araya getirildi. Müzenin üst katında sergilenen ve ipek kağıda elle basılan milimetrik boyutlardaki kitap, ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken eserlerin başında geliyor. Müzenin giriş katında kağıdın üretiminden sanat eserine dönüştüğü aşamalar sergilenirken, üst katında ise kitap sanatları, matbaa, sanatçı kitapları ve minyatür kitaplar gibi bölümler yer alıyor. Nadir eserler dikkat çekiyor Zengin bir koleksiyona sahip olan müzede; organik yazı malzemeleri, 15. yüzyıldan günümüze uzanan dünya renkli kağıtları, modern kağıt sanatı ve exlibris örnekleri sergileniyor. Matbaa bölümünde Gutenberg Matbaası’nda basılan orijinal inkunabel sayfası ile İbrahim Müteferrika Matbaası’nda basılan orijinal Vankulu Lügatı ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Sanatçı kitapları bölümünde Andy Warhol’a ait üç boyutlu kitaplar yer alırken, çocuk kitapları bölümünde ise Küçük Prens, Moby Dick ve Alice Harikalar Diyarında gibi eserlerin üç boyutlu versiyonları bulunuyor. Kitaplardaki ustalar bölümünde ise Picasso, Chagall ve Matisse gibi sanatçıların özgün baskı resimlerini içeren eserler yer alıyor. Müze, hafta içi her gün 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Milimetrik kitap büyük ilgi görüyor Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, karanlık odalarda sergilenen eserlerin cilt ve sanatsal detaylarının yakından incelenebildiğini aktardı. Müzenin evrensel bir nitelik taşıdığını vurgulayan Ağırbaş, "Alt katta kağıdın tarihçesi, papirüs ve parşömen gibi organik yazı malzemeleri ile kağıdın oluşum süreci yer alıyor. Ardından dünyanın renkli kağıdı ve uluslararası ile yerel sanatçıların eserleriyle kağıt sanatının geldiği nokta sergileniyor. Ölçüleri 2.4 x 2.9 milimetre olan, ipek kağıda elle basılmış çok minik bir kitabımız da müzemizde ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır." dedi. Eğitim işlevi ön planda Tarihi binanın iki katında hat, tezhip, minyatür, katı’ ve ebru gibi geleneksel kitap sanatlarına ait orijinal eserlerin yer aldığını kaydeden Ağırbaş, müzenin çok sayıda çalıştay, seminer ve sergiye ev sahipliği yaptığını söyledi. Her yıl Müzeler Haftası’nda koleksiyona uygun etkinlikler gerçekleştirdiklerini anlatan Ağırbaş, "Ziyaretçilerimiz sadece eserleri görmekle kalmayıp, kağıt ve kitap sanatları alanındaki pek çok etkinliğe de katılarak bu çalışmaları çok beğendiler. Müzelerin sadece sergileme değil, eğitim işlevi de bulunmaktadır. Nitekim hedef kitlemiz ilk ve ortaöğretimden üniversiteye kadar uzanıyor. Ağaç yaşken eğileceği düşüncesiyle çoğunlukla çocuklarımızı ve gençlerimizi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Dünyayı ayaklarımıza sermişler Müzede kağıda ve kitaba dair bine yakın objenin bulunduğunu dile getiren Ağırbaş, Türkiye’de bir ilk olan müzenin 2013 yılında özel müze statüsü kazandığını hatırlattı. Ziyaretçi defterine bırakılan bir notu çok anlamlı bulduğunu belirten Ağırbaş, "Defterimizde yer alan ’Dünyayı ayaklarımıza sermişler, haberimiz yok’ yazısı, müzenin kağıdın ve kitabın kültürel tarihine eşlik eden evrensel boyutunu kanıtlıyor" şeklinde konuştu.
09 Mart 2026 Pazartesi - 14:36 Tarihi Arasta’da kadın emeği fotoğraflarla sergilendi İzmir’in Bergama ilçesinde açılan ’Arasta’da Kadın Olmak’ isimli sergi yoğun ilgi gördü. Bergama Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği’nce (BAKSED) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 7- 8 Mart tarihlerinde düzenlenen "Arasta‘da Kadın Olmak" isimli sergide Arasta‘da farklı alanlarda çalışan kadınların günlük yaşamları, emekleri ve mesleklerini icra ederken olan anları objektiflere yansıdı. Bergama Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği (BAKSED) Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahu Rubacı düzenledikleri etkinlik ile ilgili "Bugün burada 8 Mart Kadınlar Günü kapsamında bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmayı üç adımda planladık. Video tanıtımları, Arastada dükkân sahibi olan zanaatkar, sanatçı ve esnaf kadınlarımızın dükkanlarına bir etiket tasarladık. Bu dükkanı ayakta tutan kadının adının ve dükkanın yerinin yazılı olduğu etiketleri dükkanlarının camlarına astık. Video çalışmasında ise "Burada Olmak Zor mu?" sorusunun cevabını aldık kadınların. Bugün de bunun üçüncü adımını gerçekleştiriyoruz. Aslında bu bir sergi değil bu bir tanıklık. Arastada bulunan halen faaliyette olan zanaatkar, sanatkar ve esnaf emekçi kadınların ellerinin fotoğraflarını çalıştık. Çünkü üretimin, emeğin ve hayatın en büyük yatırımının eller olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. Tarihi Osmanlı Arastası’ndaki ’Arasta’da Kadın Olmak’ isimli sergiye Bergamalılar yoğun ilgi gösterdi.
Başkan Özkan: "Sosyal medyada provokasyonlara kanmayın"
02 Ekim 2025 Perşembe - 13:09 Başkan Özkan: "Sosyal medyada provokasyonlara kanmayın" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, sosyal medyada paylaşılan taksiciler ile korsan taşımacılık yapan sürücüler arasındaki tartışma görüntülerinin bir algı operasyonu olduğunu söyledi. Tüm Türkiye’deki taksici esnafına seslenen Özkan, provokasyonlara gelinmemesi çağrısında bulunarak, sorunun çözüm adresinin yasal yollar olduğunu vurguladı. Son günlerde taksi şoförleri ile korsan taşımacılık yapan sürücüler arasında yaşanan tartışmalar, sosyal medyada sıkça paylaşılmaya başladı. Türkiye genelinde farklı şehirlerde kaydedilen görüntüler, kamuoyunda tepkilere neden oldu. Bu durumunun bir sosyal kavgaya dönüştürülmeye çalışılan, profesyonelce yürütülen bir algı operasyonu olduğunu savunan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, "Korsan faaliyetle birlikte sosyal medyada bir çatışma ortamı oluşturulmaya çalışılıyor. Son günlerde sosyal medyada servis edilen bazı eski görüntüler, yeniymiş gibi gösterilerek vatandaşın taksicilere karşı tahrik edilmesi amaçlanıyor. Ne yapılırsa yapılsın biz bu tahriklere kapılmayacağız. Tüm İzmir ve Türkiye’deki meslektaşlarıma buradan sesleniyorum: lütfen bu oyuna gelmeyin. Bizim yolumuz hukuk yoludur ve biz sağduyudan taviz vermeyeceğiz" dedi. Özkan: "Kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaktadır" Sosyal medya üzerinden provokatif bir ortam oluşturulmaya çalışıldığını belirten Özkan, şöyle devam etti: "Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve hukuka olan saygımız sonsuzdur. Bu nedenle esnafımızdan ricamız, karşılaştıkları her türlü olumsuzlukta şiddetle değil, devletin kolluk kuvvetlerinden ve 112 Acil Çağrı Merkezi’nden destek istemeleri yönündedir. Şiddet ve kavga bizim yolumuz değildir. Korsan taşımacılık yapan kişilerin mağdur olduğu iddia edilmektedir. Oysa burada asıl mağdur olan, vergisini ödeyen, sigortasını yatıran, tüm yasal yükümlülüklerini yerine getiren kayıtlı taksici esnafıdır. Bazı eski görüntüler, yeniymiş gibi gösteriliyor. Taksici ve korsan sürücü arasında yaşanan bir tartışma dün sosyal medyada paylaşıldı ancak bu olay, İzmir’de aslında iki ay önce yaşandı. Bu şekilde, taksiciler kavgacı ve kaba kuvvet uygulayan kişiler gibi lanse edilerek kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaktadır" Vatandaşlardan da bu konuda duyarlılık beklediklerini belirten Özkan, "Biz İzmir Şoförler Odası olarak üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Türkiye genelinde yaklaşık 150 bin , İzmir’de ise 3 bine yakın taksici esnafı var. Her meslekte olduğu gibi bizim sektörümüzde de münferit olumsuzluklar yaşanabilir. Ancak bu tür olaylar tüm esnafa mal edilmemelidir. Odamıza bağlı bir şikayet ve haber merkezimiz mevcut. Vatandaşlarımız yaşadıkları olumsuzlukları bizimle paylaşabilirler. Unutulmamalıdır ki burada mağdur olan, ekmeğini kazanmaya çalışan taksicilerdir. Bizim işimiz kavga değil, ekmek mücadelesidir. Gücümüzü sağduyudan alıyoruz. Türk adaletine, hakimlerine, savcılarına ve devletimize güveniyoruz. Mahkemelerin, bilirkişi raporları doğrultusunda adil bir karar vereceğine, haksız rekabetin önleneceğine inanıyoruz" diye konuştu.
Altınordulu oyuncuların hedefi galibiyet
02 Ekim 2025 Perşembe - 11:04 Altınordulu oyuncuların hedefi galibiyet Altınordulu futbolculardan Ege Arslan ve Uğur Çetinkaya, 5 Ekim Pazar günü iç sahada oynanacak Beyoğlu Yeni Çarşı maçından galibiyetle ayrılmak istediklerini söyledi. TFF2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, 6 hafta itibarıyla henüz 3 puanla tanışmayı başaramadı. Bu süreçte 3 beraberlik ve 3 mağlubiyete imza atan kırmızı-lacivertliler, 5 Ekim Pazar günü iç sahada oynanacak Beyoğlu Yeni Çarşı maçıyla birlikte ilk galibiyetini almayı hedefliyor. İzmir ekibinde Ege Arslan ve Uğur Çetinkaya da hem geçtiğimiz hafta oynanan Ankaragücü maçı hakkında hem de gelecek hafta oynanacak karşılaşmayla alakalı açıklamalarda bulundu. "Bu hafta 3 puan alıp bay haftasına mutlu şekilde girmek istiyoruz" Geçtiğimiz hafta gol atan Ege ARSLAN, "Ankaragücü maçının zorlu geçeceğini biliyorduk. Deplasmanda oynadığımız maça da çok iyi başladık. Golü bulduk, ben de gol attığım için çok mutluyum. Son dakikalarda bir gol yedik. Tabi bu canımızı biraz üzdü. Çalışmalarımız iyi sürüyor. Üstüne koyarak devam ediyoruz. Bu hafta 3 puan alıp bay haftasına mutlu şekilde girmek istiyoruz. Hedefimiz 3 puan" diye konuştu. "Üç puanla ayrılmak istiyoruz" A Takım kaptanı Uğur Çetinkaya da Ankaragücü maçında iyi oynamalarına rağmen galibiyeti kaçıran tarafın kendileri olduğunu belirterek, "Önde götürdüğümüz maçı 2-0’a getirebilecekken maalesef gol yiyerek berabere bitirdik. Artık Ankaragücü maçını unutup önümüzde oynayacağımız Beyoğlu Yeni Çarşı maçına odaklanacağız. O maçtan üç puanla ayrılmak istiyoruz. Takım içinde güzel bir hava var. Herkes istekli, arzulu, coşkusu yüksek, idman olsun, maç olsun tempomuz gayet iyi. Çalışmalarımıza iyi bir şekilde devam edip Beyoğlu Yeni Çarşı maçıyla bir galibiyet serisi yakalayıp hedeflediğimiz üst sıralara yerleşmek istiyoruz" diye konuştu.
Normal doğumdan sezaryene geçişin sebebi anne ve bebeğin güvenliği
02 Ekim 2025 Perşembe - 09:59 Normal doğumdan sezaryene geçişin sebebi anne ve bebeğin güvenliği Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bal, bazı durumlarda anne ya da bebeğin sağlığını korumak amacıyla normal doğumdan sezaryene geçiş yapılabileceğini ifade ederek, "Bu ani alınan bir karar gibi görünse de aslında tıbbi gereklilikler doğrultusunda, anne ve bebeğin güvenliği için yapılan bir uygulamadır" dedi. Can Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bal, doğum sürecinde anne adaylarının en çok merak ettiği konulardan biri olan ’normal doğumdan sezaryen doğuma geçiş’ hakkında önemli bilgiler paylaştı. Dr. Bal, normal doğumun anne ve bebek için doğal ve öncelikli tercih olduğunu vurgularken, bazı durumlarda anne ya da bebeğin sağlığını korumak amacıyla sezaryene geçiş yapılabileceğini ifade etti. Dr. Bal, sezaryene geçiş gerektiren başlıca durumları şöyle sıraladı: "- Bebeğin kalp atışlarında bozulma: Doğum sırasında bebeğin kalp atışlarının düşmesi, acil sezaryen gerektirebilir. - İlerlemeyen doğum eylemi: Doğum sancıları başlamış olsa bile, rahim ağzında yeterli açılma olmaması ya da bebeğin doğum kanalında ilerleyememesi durumunda sezaryen tercih edilir. - Kordon sorunları: Göbek kordonunun bebeğin boynuna dolanması veya kordon sarkması gibi durumlar bebeğin oksijen almasını engelleyebilir. - Bebeğin ters ya da yan durması: Normal doğum için uygun olmayan pozisyonlarda sezaryen kaçınılmaz hale gelebilir. - Anne sağlığını tehdit eden durumlar: Yüksek tansiyon, preeklampsi veya aşırı kanama riski gibi durumlarda sezaryen ile güvenli doğum sağlanır". Amaç anne ve bebeğin sağlığı Op. Dr. Mehmet Bal, doğum sürecinde anne adaylarının kaygılarını anlamanın çok önemli olduğunu belirterek, "Bizim en büyük önceliğimiz, hem annenin hem de bebeğin sağlığıdır. Normal doğum süreci devam ederken risk oluşursa, sezaryen hayat kurtarıcı bir yöntemdir. Anne adaylarının bu sürece bilinçli şekilde hazırlanması, güven duygusunu artırır ve doğumu kolaylaştırır. Normal doğumdan sezaryene geçiş, ani alınan bir karar gibi görünse de aslında tıbbi gereklilikler doğrultusunda, anne ve bebeğin güvenliği için yapılan bir uygulamadır" dedi. Dr. Bal, anne adaylarının doğum sürecinde doktorlarıyla açık iletişim kurmasının, sağlıklı ve güvenli bir doğumun en önemli adımı olduğunu vurguladı.
Ağlayarak yardım istemişti: Ayağı ampute edilen Muzaffer Amca protez için destek bekliyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 22:17 Ağlayarak yardım istemişti: Ayağı ampute edilen Muzaffer Amca protez için destek bekliyor İzmir’de şeker hastası 68 yaşındaki Muzaffer Acar, ayağında giderek büyüyen yara sebebiyle ağlayarak yardım istemişti. Ayağı ampute edilen ve tekerlekli sandalyeye bağımlı kalan yaşlı adam, protez için hayırseverlerden destek bekliyor. Buca ilçesi Gediz Mahallesi’nde bir evde yalnız yaşayan Muzaffer Acar’ın Tip-2 diyabet hastalığı sebebiyle ayağında yaralar oluştu. İlaç tedavilerinden sonuç alamayan yaşlı adamın sağ ayağındaki yara giderek büyüdü. Oluşan kurtçuklar tarafından ayağı kemirilen, kanama nedeniyle acılar çeken Muzaffer Amca, başvurduğu sağlık kuruluşlarından tedaviyle ilgili sonuç alamayınca ağlayarak yardım istedi. Geçtiğimiz Mayıs ayında konunun basına yansıması üzerine İl Sağlık Müdürlüğü devreye girdi. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda yaşlı adamın ayağındaki yaraların kangrene dönüşme riski taşıdığı belirlendi. Burada yapılan ameliyat ile Acar’ın sağ bacağı diz altından ampute edildi. Ameliyat sonrası tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdürmeye çalışan Acar, sesini duyuran basın mensuplarına ve İl Sağlık Müdürlüğüne teşekkür etti. Maddi imkansızlıklar nedeniyle protez alamadığını ifade eden Acar, günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini belirtti. Acar, "Ayağımda giderek büyüyen yara sebebiyle büyük acılar çekiyordum. Allah razı olsun devlet büyüklerimiz bana sahip çıktı ve tedavimi sağladı. Tekerlekli sandalye ile yaşamaya çalışıyorum. Tekrar ayağa kalkabilmek için proteze ihtiyacım var fakat buna maddi olarak imkanım yok." dedi. Acar, yetkililerden ve hayırseverlerden protez için destek beklediğini söyledi.
AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu: "Yeni yasama yılımız hayırlı olsun"
01 Ekim 2025 Çarşamba - 17:28 AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu: "Yeni yasama yılımız hayırlı olsun" Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 4. Yasama yılı açıldı. Yeni yasama yılı açılışı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınlayan AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, "28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın, millet iradesinin tecelligahı Gazi Meclisimize, ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında meclisimiz; yasama, denetim ve temsil görevlerini aynı azim ve kararlılıkla sürdürecek" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, iki buçuk aylık aranın ardından bugün 28. Dönem 4. Yasama yılı açıldı. Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılı açılışı dolasıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 105 yıllık tarihinin her döneminde olduğu gibi, bu yasama yılında da demokrasinin kalbi ve milletin ortak umudu olarak çalışmaya devam edeceğini belirten Dr. Kasapoğlu "28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın, millet iradesinin tecelligahı Gazi Meclisimize, ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında meclisimiz; yasama, denetim ve temsil görevlerini aynı azim ve kararlılıkla sürdürecek. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu olarak, 3 Temmuz 2025 tarihi itibarıyla başlattığımız yoğun mesaiye tatil dönemi boyunca da ara vermedik. Alanında uzman paydaşları dinledik. Sivil toplum kuruluşlarımızla kapsamlı toplantılar gerçekleştirdik. Farklı şehirlerde saha ziyaretleri yaptık. Farklı başlıklarda odak grup görüşmeleri düzenledik. Yeni yasama yılında tutanaklı- resmi toplantılarımızın başlamasıyla, bu çalışmaları daha ileri taşıyacak ve engelli bireylerimizin hayatını kolaylaştıracak güçlü öneriler gelişmeye devam edeceğiz. Yeni dönem, yalnızca kanun tekliflerinin görüşüldüğü bir süreç olmanın yanında, milletimizin her bir ferdinin hayatına dokunacak politikaların ve düzenlemelerin hayata üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getireceğine inancım tamdır. Yeni yasama yılı vesilesiyle tüm milletimize sağlık, huzur ve hayırlar diliyorum. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, Meclisimizin çalışmalarını ülkemizin geleceği için bereketli kılsın" ifadelerini kullandı.
İzmir’deki bıçaklı dehşette cinayet şüphelisi tutuklandı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:20 İzmir’deki bıçaklı dehşette cinayet şüphelisi tutuklandı İzmir’in Karabağlar ilçesinde, kavga ettiği 33 yaşındaki adamı boğazından ve karnından bıçaklayarak öldürdüğü belirlenen şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cinayetin sebebinin, ikili arasında daha önce çıkan kavgalardan dolayı oluşan husumet kaynaklandığı ortaya çıktı. Olay, 28 Eylül akşamı saat 22.00 sıralarında ilçeye bağlı Devrim Mahallesi 3771/6 sokakta meydana geldi. Sokakta iki grup arasında başladığı öğrenilen tartışmanın kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüşmesi sonucu B.S. (24) adlı bir kişi, Selim Yağız’a (33) bıçakla saldırdı. Yağız, boyun ve karın bölgesinden aldığı çok sayıda bıçak darbesiyle yere yığılırken şüpheli olay yerinden kaçtı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine adrese gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Yağız’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Talihsiz adamın cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanan cinayet şüphelisi B.S.’nin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Bıçaklı kavga ve cinayet anı, sokakta bulunan bir güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Yapılan araştırmada, B.S.’nin 27 suç kaydı bulunduğu, yaşamını yitiren Selim Yağız’ın ise 10 suç kaydı olduğu öğrenildi. Cinayetin sebebi husumet Gözaltına alınan B.S., ifadesi alınmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine götürüldü. B.S.’nin ifadesinde, Selim Yağız ile daha önce kavga ettikleri, geçmişte buna dair aralarında husumet olduğunu, sokakta karşılaşınca da yeniden kavgaya tutuştuklarını söylediği öğrenildi. Emniyetteki ifadesinin ardından mahkemeye sevk edilen B.S., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
İzmir’de kan donduran iddia: Anne, bebeğini köprünün altına gömdü
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:38 İzmir’de kan donduran iddia: Anne, bebeğini köprünün altına gömdü İzmir’in Tire ilçesinde yaşayan bir kadının, evlilik dışı yeni doğan bebeğini çuvala koyarak köprünün altına gömdüğü iddia edildi. Kan donduran iddia üzerine harekete geçen savcılık, anneyi ve ailesini gözaltına alırken şüpheli annenin 5 yıl önce de pazarda doğurduğu bebeğini tezgahta ölüme terk ettiği ortaya çıktı. Olay Tire ilçesine bağlı kırsal Sarılar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Hatice D. (34) isimli bir kadın, evlilik dışı dünyaya getirdiği bebeğini çuvala koyarak köprünün altına gömdü. Hatice D.’nin annesinin jandarmaya giderek olayı itiraf etmesi üzerine harekete geçildi ve savcılık talimatıyla Hatice D. ve aile fertleri gözaltına alınırken, jandarma köpeğiyle bölgede arama çalışmaları sürüyor. Kordon bağı bulundu, bedene ulaşılamadı Bölgede yapılan ilk aramalarda, gömüldüğü öne sürülen yerde bebeğe ait kordon bağına rastlandı. Ancak henüz bebeğin bedenine ulaşılamadı. Jandarma ekipleri, özel eğitimli köpeklerle köprü çevresinde arama çalışmalarını sürdürüyor. Anne ve ailesi gözaltında Olayın ardından Hatice D. ile birlikte annesi, babası ve bazı yakınları gözaltına alındı. Gözaltındaki şüphelilerin ifadelerinin alınmaya devam ettiği öğrenildi. 5 yıl önce de benzer bir olay yaşanmıştı H.D.’nin 2019 yılında da Tire Cuma Pazarı’nda şalvarının içinde doğum yaptığı, ardından bebeği tezgahın altına bıraktığı ortaya çıktı. Ağlama seslerini duyan vatandaşların ihbarıyla hastaneye kaldırılan bebek, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Soruşturma sürüyor Tire Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla başlatılan soruşturma titizlikle yürütülürken, bebeğin bulunması için jandarma ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.
İzmir’de 20 ayrı kaçakçılık operasyonu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:37 İzmir’de 20 ayrı kaçakçılık operasyonu İzmir’de polis ekiplerince bir haftada gerçekleştirilen 20 operasyon kapsamında piyasa değeri yaklaşık 10 milyon TL olan kaçak ürün ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 28 şüpheliden 5’i tutuklandı. İzmir Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 22-28 Eylül tarihleri arasında sahte alkollü içki üretimi, kaçak tütün mamulleri ticareti, gümrük kaçağı ürünlerin piyasaya sürülmesini önlemek ve tarihi eser kaçakçılığını engellemek amacıyla il genelinde 20 ayrı operasyon düzenledi. Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinesinde gerçekleştirilen operasyonlarda 28 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı, 5 kişi tutuklandı. 10 milyon TL’lik ürün ele geçirildi Operasyonlarda piyasa değeri yaklaşık 10 milyon TL olan çok sayıda kaçak ve sahte ürün ele geçirildi. Ele geçirilen ürünler arasında; 1 milyon 760 bin adet boş makaron, 72 bin 700 adet doldurulmuş makaron, 44 bin 308 adet sigara sarma kağıdı, 18 bin 46 paket gümrük kaçağı sigara, bin 870 puro, 384 elektronik sigara cihazı ve 30 elektronik sigara likidi, 5 kilo kıyılmış tütün, bin 755 litre taklit etiketli etil alkol ile 58 şişe içki, 11 bin 286 cinsel içerikli ürün, 5 bin 780 kozmetik ürünü, 114 elektronik eşya, 67 oto yedek parçası, 750 litre kaçak akaryakıt bulundu. Tarihi eserler de bulundu Polisin operasyonlarında ayrıca bin 730 adet ortaçağ Avrupa ve Osmanlı dönemlerine ait sikke ile 6 tarihi eser niteliği taşıyan obje ele geçirildi.