Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Bornova Belediye Başkanı Eşki adliyeye sevk edildi
09 Nisan 2026 Perşembe - 20:19:18
"Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve beraberindeki 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde yakalanan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve diğer şüphelilerin emniyetteki sorguları tamamlandı. ’Nitelikli Dolandırıcılık’ ve ’Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlamalarıyla gözaltına alınan Ömer Eşki ile birlikte toplam 4 şüpheli, işlemlerinin bitmesinin ardından adliyeye sevk edildi. Haksız maaş iddiası Soruşturmanın, Bornova Belediyesi bünyesinde Aslıhan Aksoy isimli kişinin fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine 1 Nisan’da başlatıldığı öğrenildi. İddiaya göre, 22 Eylül 2025 tarihinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydı yapılan şüphelinin belediyede hiçbir görev yapmadığı belirlendi. ’Bankamatik memuru’ olarak çalıştırıldığı öne sürülen şüpheli hakkında detaylı inceleme yapıldı. Sorumlular raporda tespit edildi Hazırlanan SGK Uzmanlık Raporu doğrultusunda, yaşanan olayla ilgili sorumlular tek tek tespit edildi. Raporda, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi A.A., Bornova Belediyesi Personel A.Ş. Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekili İ.A.’nın sorumluluğu bulunduğu kaydedildi. Raporun ardından harekete geçen ekipler, şüphelileri gözaltına almıştı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:33
Başkan Tugay: "Meslek Fabrikası için mücadele sürecek"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, polis barikatıyla çevrili Meslek Fabrikası’ndaki nöbetin dördüncü gününde içeriye girdi. Binadaki demirbaşlar için mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte tespit işlemlerine katılan Tugay, daha sonra basın açıklaması yaptı. Tugay, "Yapılanlar anormaldir, hukuk dışıdır. Hiç kimse bunu normal görmemeli. Mücadelemize devam edeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, başvurucu kurum adına "asil" sıfatıyla hakim nezaretinde bugün sabah Meslek Fabrikası’na girme talebini ilettikten sonra mahkeme heyeti ile birlikte bir süre kapıda bekletildi. Sonrasında mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte içeri girerek tespit işlemlerine katıldı. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu Üyesi Yalçın Karatepe, CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, sendika ile siyasi parti temsilcileri ve İzmirlilerin destek verdiği Başkan Tugay, gelişmelerin ardından fabrikadan çıkarak basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi" Süreç hakkında detaylı bilgi veren Başkan Tugay, "Olayı hukuk zemininde çözmeye çalışıyoruz. Bu sorunun çözümü idari ya da hukuki olacak, bunu biliyoruz. Şiddetle olması mümkün değil. Başından beri her şey hukuksuz yürüdüğü için kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi. Burası polis ablukasına alındığında girmek istediğimi söylemiştim, izin verilmemişti. Ben belediye başkanıyım, herhangi bir yapıya zarar verme durumum yok. Bugün mahkemenin tespit işlemi sırasında belediye başkanı olarak içeri almak durumunda kaldılar. Ama başta yine bir mukavemet oldu. Yine üst makamlara soralım denildi. Onlar onay vermedi diye olumsuz cevap da verildi. Nihayetinde tespiti isteyen kurumların en başındaki kişi olarak içeri alındık. Yapıdaki restorasyon, tadilat, eşyalarımız, tesisat ile ilgili bir bilirkişi heyeti tespit yaparken, ben de onlara eşlik ettim. Ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Meslek Fabrikası’nın kurslarında kullanılan bütün o malzemeler, mutfaklarından bilgisayarlarına, dershane odalarından tutun pek çok malzemeye kadar yerli yerinde duruyor. Devlet kurumları arasında bir mülkiyet sorunu mahkemeye yansımışsa, bu durum sonuçlanana kadar yapılacak şey polisle burayı işgal etmek midir? Yoksa mahkeme sonuçlanana kadar beklemek ve ona göre tutum almak mıdır? Maalesef konuyu bu hale getiren İzmir’de iktidarın temsilcisi olan milletvekilleridir. Onlar emniyet güçlerini de baskı altında tutuyorlar. Mahkemeleri de baskı altında tutmaya çalışıyorlar" dedi. "Bu bir utanç vakasıdır" Bu durumu bu hâle getirenlerin utanması gerektiğini söyleyen Tugay, "Başından beri söylüyorum: Bu bir utanç vakasıdır. Türkiye’de ilk defa bir kamu kurumunun mülkü, başka bir kamu kurumunun mülkiyet iddiası nedeniyle polis zoruyla abluka altına alınmıştır. Bu, Türkiye tarihinde bir ilktir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün İzmir’de 3 bin 500 gayrimenkulü var. Bunu bu şekilde, polis eşliğinde yapmak zorunda değiller. Bu tamamen, belediyeye sorun çıkarmaya çalışan AK Partili milletvekillerinin eseridir. Şu anda da bu binalarımızı da bizlerden alarak ilave zorluklar çıkarmaya çalışıyorlar. İzmir halkının bu gerçeklerin farkında olması gerektiğini söylüyorum" diye konuştu. "Mücadelemize devam edeceğiz" Başkan Tugay ayrıca şunları söyledi: "Bundan sonrası için il başkanlığımızla beraber eylem sürecimiz devam edecek. Ancak bugün Bornova Belediye Başkanımızla ilgili konuyla ilgilenmek zorundayım. Belediyedeki işlerimizin aksadığı yönünde bir algı oluşmasını da istemem. Bu sürecin başında yıllık izin aldım; şu anda yıllık izindeyim. Yönetici arkadaşlarımıza da belediye çalışmalarını aksatmadan devam etmelerini söyledim. Bugüne kadar da bu şekilde geldik. Ama bundan sonra gece gündüz bulunmayı azaltarak normal işime döneceğim. Elbette bu konuyla ilgili hukuki ve idari süreçlerimiz devam edecek. Avukat arkadaşlarımız halkın hakkını savunmak için mücadele edecek. Ancak tekrar vurguluyorum; yapılanlar anormaldir, hukuk dışıdır ve açıkça bir kötülüktür. Hiç kimse bunu normal görmemelidir. Mücadelemize devam edeceğiz."
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:39
YÖK ile EBSO arasında iş birliği protokolü
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, İzmir’de, Yükseköğretim Kurulu ile Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) arasında "Üniversite-Sanayi İş Birliği Protokolü" imza törenine katıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda (EBSO) düzenlenen törende konuşan Özvar, protokolün, yükseköğretim sistemi ile sanayi arasında Türkiye’nin geleceğine dair ortak bir vizyonu ortaya koyduğunu ifade etti. Günümüz dünyasında yükseköğretim; ülkelerin kalkınma kapasitesini belirleyen, beşeri sermayesini şekillendiren, üretim yapısını dönüştüren ve uluslararası rekabet gücünü tayin eden stratejik bir alan haline geldiğini belirten Özvar, "Bu nedenle, yükseköğretim politikalarının sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değil aynı zamanda gelecekteki ekonomik ve teknolojik değişimleri ve iş gücü ihtiyaçlarını öngören uzun vadeli bir anlayışla belirlenmesi gerekmektedir. Biz de son yıllarda yükseköğretim sistemimizi bu anlayışla yeniden yapılandırıyoruz" dedi. Yükseköğretimde yeni bir paradigma değişimini, stratejik bir dönüşümü hayata geçirdiklerini vurgulayan Özvar, şunları söyledi: "Bu paradigma değişimi, yükseköğretimi kalite, istihdam uyumu ve toplumsal katkı ekseninde yeniden tanımlayan bütüncül bir dönüşüm sürecini ifade etmektedir. Bizim için asıl önemli olan husus; mezunlarımızın öğrenim gördükleri alanda ne kadar yetkin oldukları, iş gücü piyasasına ne kadar hızlı ve sağlıklı bir şekilde entegre oldukları, edindikleri bilgi ve becerilerin sektörün beklentileriyle ne ölçüde örtüştüğü, üretime ne düzeyde katkı sundukları ve ülkemizin kalkınma hedeflerine nasıl bir değer kattıklarıdır." "Üniversite-sektör iş birliğini yapısal bir zorunluluk olarak görüyoruz" Özvar, yürütülen stratejik dönüşüm sürecinin en kritik boyutlarından birinin "yükseköğretim ile sektör arasındaki ilişkinin yeniden kurgulanması" olduğunu söyledi. "Bugün geldiğimiz noktada üniversite-sektör iş birliğini bir tercih olarak değil yapısal bir zorunluluk olarak görmek durumundayız" ifadesini kullanan Özvar, "Önümüzdeki temel mesele, yükseköğretim sistemimizin ürettiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, dinamik ve sürdürülebilir bir uyum tesis etmektir. İşte Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda gerçekleştirdiğimiz pek çok politika tam da bu hedef doğrultusunda şekillenmektedir" dedi. Özvar, yapay zeka, dijital teknolojiler, ileri üretim sistemleri, yeşil dönüşüm, enerji, tarım teknolojileri ve sağlık alanları gibi stratejik sektörlerde yeni programların açılmasının, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi. "OSB-MYO mezunlarının istihdam oranı yüzde 90’ların üzerinde" Amaçlarının yükseköğretim sistemini dönüşümü geriden takip eden değil, dönüşümü öngören ve yön veren bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirten Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu dönüşümün sahadaki en güçlü ve en somut yansımalarından biri, Organize Sanayi Bölgeleri Meslek Yüksekokulları yani OSB-MYO modelidir. Bu modelde öğrenciler yalnızca sınıfta değil, doğrudan üretim ortamında öğrenmektedir. Sınıfta edinilen teorik bilgi, aynı zamanda üretim bandında, atölyede veya sahada pratiğe dönüşmektedir. Bu durum, öğrenmenin doğasını değiştirmekte ve öğrencilerimizin mezuniyet sonrasında iş hayatına uyum süreçlerini önemli ölçüde kısaltmaktadır. Mevcut durumda 21 üniversitemizde 22 OSB-MYO faaliyet göstermektedir. Burada 37 farklı türde 119 program Kurulumuz tarafından desteklenmektedir. OSB-MYO mezunlarının istihdam oranlarının yüzde 90’ların üzerine çıkması bu projenin başarısını açık bir şekilde ortaya koymaktadır." Yükseköğretim Kurulu olarak başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurum-kuruluşları ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile bu modeli yaygınlaştırmak, mevcut yapıları güçlendirmek ve ülke geneline taşımak için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirten Özvar, "Çok daha fazla sayıda OSB-MYO’yu ülkemize kazandıracağız" dedi. "7 ilimizde pilot uygulamalara başlıyoruz" Son dönemde izledikleri stratejik dönüşümün bir diğer önemli boyutunu da "işyeri temelli uygulamalı eğitim modeli"nin oluşturduğunu vurgulayan Özvar, şunları kaydetti: "Bu süreçte işletmeler yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda eğitim sürecinin aktif bir paydaşı haline gelmektedir. Müfredatın hazırlanmasından uygulama süreçlerinin yürütülmesine kadar pek çok aşamada sektör temsilcilerinin katkısı alınmakta, böylece eğitim ile üretim arasında güçlü bir bütünlük sağlanmaktadır. Bu modelin en önemli kazanımlarından biri; tıpkı OSB-MYO modelinde olduğu gibi, öğrencilerimizin mezuniyet öncesinde gerçek iş ortamıyla güçlü bir bağ kurmalarıdır. Bu kapsamlı dönüşümün sağlıklı bir şekilde hayata geçirilebilmesi için pilot uygulamalara başlıyoruz. Bu doğrultuda Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 ilimizde uygulamayı başlatıyoruz." Özvar, bu çerçevede, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolünün de son derece kıymetli olduğunu dile getirdi. Yükseköğretim Kurulu ile TOBB arasındaki iş birliği çerçevesinde şu ana kadar 104 üniversitede 381 meslek yüksekokulunun 283 oda ve borsa ile eşleştirildiğini aktaran Özvar, "Hedefimiz; birlikte istihdama duyarlı programlar oluşturmak ve sektörün ihtiyaçlarına uygun eğitim ve staj olanaklarını artırmaktır. Bu kapsamda, eşleştirilen her meslek yüksekokulunda odalar ve borsalar tarafından belirli sayıda öğrenciye burs verilecektir. Benzer şekilde, İstanbul Sanayi Odası ile de bir iş birliği protokolü imzalamış bulunuyoruz" diye konuştu. EBSO ile imzalanan protokolün, bu bütüncül dönüşüm sürecine yeni bir güç ve yeni bir ivme kazandıracağını söyleyen Özvar, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın uzun yıllara dayanan üniversite-sanayi iş birliği tecrübesinin, bu anlamda son derece kıymetli bir birikimi ifade ettiğini vurguladı. "Ar-Ge ve inovasyon gibi birçok alanda somut adımlar atılacak" Bu protokolle, bölgedeki üniversiteler ile sanayi arasındaki iş birliğinin çok daha sistematik, programlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacağını vurgulayan Özvar, "İşletmede mesleki eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, müfredatların sektör katkısıyla güncellenmesi, yeni programların birlikte tasarlanması, Ar-Ge ve inovasyon süreçlerinin ortaklaşa yürütülmesi gibi birçok alanda somut adımlar atılacaktır. Bu yönüyle imzaladığımız protokol; yükseköğretim ile sanayi arasında güçlü ve kalıcı bir ekosistem kurma iradesinin somut bir tezahürüdür" ifadelerini kullandı. İzmir verilerini paylaştı Bugün imzaladıkları protokolün bu büyük dönüşüm sürecine önemli katkılar sunacağına yürekten inandığını belirten Özvar, "Bu protokol, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın katkılarıyla İzmir’de 8 üniversitemizi ve bir vakıf meslek yüksekokulumuzu doğrudan etkilemektedir. Sunulan güncel verilere göre İzmir’de bu kapsamda yer alan 41 farklı sektörle yapmış olduğumuz analiz sonucunda eşleşmiş olan 93 farklı program türünde eğitim gören toplam 12 bin 627 öğrenci işletmede mesleki eğitim imkanlarından istifade edecek" dedi. "Amacımız, arz-talep dengesine katkı sunmak" EBSO Başkanı Ender Yorgancılar da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar’a sanayinin ihtiyaç duyulan alanlarına ve mesleki eğitimin geliştirilmesine verdiği desteklerden dolayı teşekkür etti. Yorgancılar, "Bugün imzaladığımız EBSO-Yükseköğretim Kurulu iş birliği protokolü ile amacımız; çok daha aktif çok daha güçlü sanayi-akademi iş birliği sağlamak ve iş gücündeki arz-talep dengesine katkı sunmaktır" diye konuştu. İş birliği protokolü, Özvar ile Yorgancılar tarafından imzalandı. Törene, Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Prof. Dr. Mahmut Ak, İzmir ve Ege bölgesindeki rektörler de katıldı. "Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması" toplantısı yapıldı Özvar, ayrıca, yine EBSO’da düzenlenen "Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması" toplantısına katıldı. Rektörler ile OSB-MYO’larda görev yapan akademisyenlerin de katıldığı toplantıda konuşan Özvar, derslerin sadeleştirilmesi konusuna vurgu yaptı. Toplantının devamında Özvar, akademisyenlerin sorularını cevapladı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:55
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
İzmir’in Balçova ilçesinde 3 polisin şehit düştüğü silahlı saldırıya ilişkin davanın ilk duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, tutuklu şüphelilerin mevcut hallerinin devamına ve eksikliklerin giderilmesi için duruşmanın ertelenmesine hükmetti.
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:31
Bilim insanları Körfez’in geleceğini konuştu
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin "Sağlıklı Körfez" hedefiyle düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde dünyanın önde gelen bilim insanlarını bir araya getirdi. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta, İzmir Körfezi’nin geleceğine dair bilimsel çözüm önerileri masaya yatırıldı. Körfezdeki zararlı alg patlamalarından organik çökeltilere kadar birçok kritik konuya çözüm arandı. Çeşitli ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi için doğal temizlik yöntemlerinden biyoteknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede öneriler sundu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin "Sağlıklı Körfez" hedefi doğrultusunda "Körfez İçin Bir Adım Daha" başlığıyla düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde de alanında uzman isimleri bir araya getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta, körfezin geleceğine yönelik bilimsel çözüm önerileri masaya yatırıldı. Çeşitli ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi için doğal temizlik yöntemlerinden biyoteknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede öneriler sundu. ABD’li uzmandan modifiye kil önerisi ABD Ulusal Zararlı Alg Patlamaları Ofisi Direktörü Prof. Dr. Donald Anderson, "Deniz Sularında Zararlı Alg Patlamalarının Kontrolü: Kavramlar, Mevcut Durum ve Gelecek Beklentileri" başlıklı sunum yaptı. Körfezde yürütülecek çalışmaların bölgeye uygun olmasının daha sağlıklı sonuçlar vereceğini belirten Anderson, kil uygulamalarının önemine dikkat çekti. Kilin herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığının bilindiğini vurgulayan Anderson, "İzmir Körfezi’nde alg patlamalarının ardından körfezin dibine bakmalısınız. Orada neredeyse tüm canlılar hayatını kaybediyor. Bu nedenle yürütülecek çalışmalarda kil uygulaması daha etkili bir yöntem olacaktır" dedi. "Alg patlamaları çevre dostu yöntemlerle önlenebilir" Japonya Civil Engineering Research Institute for Cold Regions’dan Dr. Nobuharu Inaba, konuşmasına katılımcıları Türkçe selamlayarak başladı. Doğu Japonya depremine ait bir fotoğraf paylaşan Inaba, arama kurtarma çalışmalarına katılan Türk ekiplerine teşekkür etti. "Biyolojik HAB Kontrolü" başlıklı sunumunda zararlı alg patlamalarına değinen Inaba, deniz çayırları ve makroalglerle ilişkili bakterilerin bu sorunun kontrolünde önemli rol oynayabileceğini belirtti. Inaba, "Zararlı alg patlamaları sürdürülebilir ve çevre dostu yöntemlerle önlenebilir. Ancak deniz ortamında bu tür uygulamalar oldukça zordur. Bu nedenle deniz çayırları ve yosun yataklarının korunması, izleme çalışmalarının artırılması ve bu alanların yeniden kazandırılması büyük önem taşıyor" dedi. "Hastanın tek bir tedaviyle kurtulması mümkün değil" Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Nuri Azbar, "İzmir Körfezi’nde Oksijen Restorasyonu" başlıklı sunumunda körfezin oksijen yetersizliği nedeniyle yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Körfezi bir hastaya benzeten Azbar, "Durumu ağır bir hastayla karşı karşıyayız. Uygulanan tedaviler yeterli değil. Tek bir yöntemle iyileşmesi mümkün değil; doğayla uyumlu, uzun vadeli çözümlere ihtiyaç var. Körfezin nefes alabilmesi için sürekli temizlik ve oksijen desteği şart" dedi. "Biyokütle kazanımını hızlandıracak sistem inşa etmek zorundayız" Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, "Mikroalg ve Entegre Sistem Uygulamaları ile Körfez Ekosistemlerinin Sürdürülebilir Restorasyonu" başlıklı sunumunda ekosistem bazlı çözümlere vurgu yaptı. Aydın, "Uygulamalar ekolojik, ekonomik ve sürdürülebilir olmalı. Dereler artık atık su taşıyor; Gediz dahil 25 havzada kirlilik sorunu var. Bu nedenle dere ağızlarında besin yükünü yakalayacak tampon bölgeler oluşturmalı ve biyokütle kazanımını hızlandıracak sistemler kurmalıyız. Mikroalg perdeleri ve kafesler bu konuda çözüm olabilir" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Altuğ: "Körfez’deki birikimle savaşacak bakterileri artırmamız lazım" İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Gülşen Altuğ, "Türkiye Denizlerinden İzole Edilen Bakterilerin Biyoteknolojik Kullanım Potansiyelleri" başlıklı sunumunda, Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj sorununa biyolojik çözüm yöntemlerini anlattı. Altuğ, zeolit aracılığıyla bakterileri deniz dibine aktararak organik maddeyi parçalayan faydalı bakterilerin sayısını artırmanın ekosistem için kritik olduğunu vurguladı. "Bakteriler iyiler, kötüler ve fırsatçılar olarak ayrılıyor. Organik madde arttığında iyilerin sayısını artırmak gerekiyor. Her alanın özgün şartlarına göre sorunu tanımlayıp müdahale etmeliyiz" dedi. "Besin kirliliği toksik alg patlamalarını tetikliyor" Berlin Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferdinand L. Hellweger, "Zararlı Siyanobakteri Patlamaları: Ekoloji, Toksisite ve Yönetim" başlıklı sunumunda, su ekosistemlerini tehdit eden toksik alg patlamalarına dikkat çekti. Hellweger, besin kirliliğinin yüksek olduğu ortamlarda toksin üreten alg türlerinin arttığını vurguladı ve Kuzey Amerika’dan örnekler vererek yüksek kirliliğin toksik patlamaları tetikleyebileceğini söyledi. Ayrıca geliştirdikleri modellerle toksin üretimini tahmin ettiklerini ve sonuçların sahadaki verilerle uyumlu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Lök: "Midyelerle Körfez’in kirliliğini izleyip temizleyebiliriz" Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Lök, çift kabuklu canlıların suyu temizlemede etkili olduğunu vurguladı. Midyeler ve diğer çift kabuklular, planktonları, organik ve inorganik maddeleri, ağır metalleri, mikroplastikleri ve çeşitli kirleticileri filtreleyerek su kalitesini iyileştiriyor. Lök, "Midyeleri kullanarak körfezde kirliliği izleyebilir, atık suları arıtabilir ve ötrifikasyonu azaltabiliriz" dedi. "Deniz hıyarları Körfez’in temizliğinde rol oynayabilir" Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon, İzmir Körfezi’ndeki artan organik çökelti sorununa işaret etti. Tolon, deniz hıyarlarının "deniz tabanının temizlikçileri" olarak organik çökeltileri tüketip ekosistemin dönüşümüne katkı sağladığını belirtti. Yöntemin kontrollü uygulanması gerektiğini vurgulayan Tolon, "İyileşmeye yakın bölgelerde uygun alanlar belirlenmeli ve bu alanlar deniz hıyarlarıyla zenginleştirilmeli. Bu canlılar sürdürülebilir bir ekosistem için önemli" dedi. Prof. Dr. Davidson: "Devlet müdahalesi şart" İskoçya Deniz Bilimleri Derneği’nden Prof. Dr. Keith Davidson, erken uyarı sistemlerini anlattı. İskoçya’da alg patlamalarının doğal olduğunu ve Atlantik somonları ile kabukluları tehdit ettiğini belirten Davidson, 2013’te 70 kişinin kabuklu canlılardan zehirlendiğini hatırlattı. Alg patlamalarının İskoçya’da çok yaygın olduğunu vurgulayan Davidson, "Güvenliğin sağlanması için devletin müdahil olması gerekiyor. Potansiyel zararlı plankton ve toksinler takip edilmeli, sık analizlerle önceden tespit ve önlem alınmalı" dedi. Dr. Yuan: "Modifiye kil ile körfezde hızlı iyileşme sağladık" Çin Bilimler Akademisi Okyanus Bilimi Enstitüsü’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile körfezde yürüttükleri çalışmaları anlattı. Yuan, "2024 yılında Büyükşehir Belediyesi ile düzenlenen çalıştayın ardından iş birliğimiz başladı. Modifiye kil uygulamasıyla mikroorganizmaların oranını yüzde 85 azalttık, zararlı türlerde düşüş gözlemledik. Balık ölümleri durdu, yaklaşık bir ay içinde suyun rengi normale döndü. Tek bir uygulamayla önemli sonuçlara ulaştık. Gelecekte daha kapsamlı kil temelli sistemler ve erken uyarı mekanizmalarına ihtiyaç var. İş birliğimizi sürdürmek istiyoruz" dedi. Lenoro: "Kil uygulaması için devlet desteği şart" İskoç Deniz Bilimleri Derneği’nden Anita Flores Lenoro, İskoçya’daki zararlı alg patlamaları ve modifiye kil uygulamalarını anlattı. Lenoro, "Acil bir durum var, özel sektör ve kamu birlikte hareket etmeli. Fon yetersiz kalabiliyor; hükümetin kaynak ayırması şart. Modifiye killer farklı toksinleri hedef alabiliyor. Önce suda hangi toksinler olduğunu bilmemiz ve doğru şekilde uygulamamız gerekiyor; aksi takdirde zarar verebilir" dedi. Dünyadan İzmir Körfezi’ne bakış Konferans kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Purdue Üniversitesi Öğretim Üyesi David Clıdence, Vanderbilt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Richard Dick Speece ile hazırladıkları "Düşük Çözünmüş Oksijen Seviyesine Sahip Su Kütlelerinde Oksijen Takviyesi Stratejisi" hakkında sunum yaptı. Malezya’dan Uluslararası Zararlı Algleri Araştırma Derneği (ISSHA) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. PoTeen Lim ve Çin Bilimler Akademisi’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan ise farklı coğrafyalardaki alg patlamalarının dinamiklerini ve ekolojik etkilerini İzmir örneğiyle karşılaştıran bir mesaj iletti.
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:04
Karşıyaka Basketbol’un rakibi Mersin Spor
Karşıyaka, Basketbol Süper Ligi’nin 25. haftasında yarın Mersin Spor’u konuk edecek. Basketbol Süper Ligi’nin 25. haftasında Karşıyaka, yarın saat 18.00’de Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nda Mersin Spor ile karşı karşıya gelecek. Karşılaşma öncesinde İzmir ekibi, 4 galibiyet ve 19 mağlubiyetle son basamağın bir üstü olan 15. sırada yer alıyor. Konuk ekip Mersin Spor ise 9 galibiyet ve 14 mağlubiyetle 10. sırada bulunuyor. Yeşil-kırmızılılar, zorlu mücadeleden galibiyetle ayrılarak hem 7 maçlık kazanamama serisini sonlandırmayı hem de ligde kalma iddiasını devam ettirmek istiyor. Konuk ekip ise bu zorlu maçı kazanarak play-off iddiasını güçlendirmek istiyor. İki takım arasında sezonun ilk devresinde oynanan maçı Mersin Spor 92-87 kazanmayı başardı. Öte yandan Candost Volkan’ın yerine göreve getirilen Ahmet Kandemir, yeşil-kırmızılıların başındaki ilk maçına çıkacak.
28 Mart 2026 Cumartesi - 10:37
Karşıyaka’nın konuğu Eskişehirspor
Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’taki 27. hafta mücadelesinde yarın Eskişehirspor’u konuk edecek. Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup 27. haftasında yarın sahasında Eskişehirspor ile karşı karşıya gelecek. Alsancak Mustafa Denizli Stadyumu’nda oynanacak mücadele saat 19.00’da başlayacak. İzmir temsilcisi, 18 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyetle topladığı 59 puanla 3. sırada bulunuyor. Konuk ekip Eskişehirspor ise 20 galibiyet, 3 beraberlik ve 3 mağlubiyet sonucunda elde ettiği 63 puanla 2. basamakta yer alıyor. Yeşil-kırmızılı ekip, bu zorlu mücadeleyi kazanarak hem ikincilik yarışındaki iddiasını sürdürmek hem de play-off öncesinde hata yapmadan yoluna devam etmeyi hedefliyor. Eskişehirspor ise deplasmandan galibiyetle ayrılarak ikinci sıradaki yerini büyük ölçüde sağlamlaştırmak ve şampiyonluk umutlarını son haftalara taşımak istiyor. Karşıyaka’da bu kritik karşılaşma öncesinde eksik oyuncu bulunmuyor. Öte yandan iki takım arasında sezonun ilk yarısında oynanan karşılaşmayı Eskişehirspor, sahasında 3-0’lık net bir skorla kazandı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 10:07
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
İzmir’de sahte internet siteleri üzerinden TOKİ ’İlk Evim’ başvurusu yapan vatandaşları dolandıran şüphelilere yönelik operasyonda 34 şüpheli gözaltına alındı. Bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin yürütülen soruşturmada çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.
27 Mart 2026 Cuma - 23:03
Tire Devlet Hastanesi’nde stajyer lise öğrencisine taciz iddiası
İzmir’in Tire ilçesinde Tire Devlet Hastanesi’nde görevli bir teknisyen, stajyer lise öğrencisini taciz ettiği iddiasıyla gözaltına alındı. Şüphelinin emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından mahkemeye sevk edileceği öğrenildi. Olay, Tire Devlet Hastanesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, hastanede stajyer olarak eğitim gören lise öğrencisi A.Ç., kurumda teknisyen olarak çalışan O.D. tarafından elle tacize uğradığını öne sürdü. Yaşanan olayın ardından A.Ç., durumu ilk olarak hastane yetkililerine bildirdi. Öğrencinin yaşadıklarını ailesine de anlatması üzerine aile, emniyete giderek şikayette bulundu. Savcılık talimatıyla yakalandı Ailenin şikayeti üzerine Tire Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Başsavcılığın talimatı doğrultusunda harekete geçen polis ekipleri, teknisyen O.D.’yi gözaltına aldı. Şüphelinin emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından mahkemeye sevk edileceği öğrenildi.
27 Mart 2026 Cuma - 18:07
Aliağa’da ücretli otopark uygulaması başlıyor
Aliağa’da İstiklal Caddesi üzerindeki park alanları 30 Mart’tan itibaren "APark" uygulamasıyla ücretli hale geliyor. Yeni sistemle trafik akışının hızlandırılması ve park sorunlarının azaltılması hedefleniyor. Aliağa’da şehir merkezindeki trafik yoğunluğunu azaltmak ve park sorununa kalıcı çözüm üretmek amacıyla İstiklal Caddesi’nde Fatih Caddesi ile Hükümet Caddesi arasında kalan yol üzeri park alanlarını kapsayan yeni otopark uygulaması ’APark’, 30 Mart’ta hayata geçiriliyor. Otopark Uygulaması, Aliağa Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün talebi ve Aliağa Belediyesi’nin başvurusu doğrultusunda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin 2024/562 sayılı kararı kapsamında uygulanıyor. Yeni sistemle birlikte park alanlarının daha düzenli ve etkin kullanılması hedefleniyor. Park düzenlemesi 30 Mart’ta başlıyor Düzenleme kapsamında, İstiklal Caddesi’nde Fatih Caddesi ile Hükümet Caddesi arasında kalan yol üzeri park alanları, 30 Mart 2026’dan itibaren ücretli sisteme dahil edilecek. Park alanları hafta içi ve cumartesi günleri 09.00-18.00 saatleri arasında ücretli olacak. Uygulamada abonman sistemine yer verilmeyecek. Belirtilen saatler dışında, pazar günleri ile milli ve dini bayramlarda park alanları ücretsiz olarak kullanılabilecek. Hedef daha düzenli ve akıcı trafik APark uygulamasıyla, Aliağa’nın en yoğun caddelerinde çift sıra parkın önüne geçilmesi, cadde üzerindeki araç sirkülasyonunun hızlandırılması ve esnafın yaşadığı park kaynaklı sorunların azaltılması amaçlanıyor. A Park Ücret Tarifesi (09.00 -18.00) İlk 15 dakika: Ücretsiz 0-1 saat: 50 TL 1-2 saat: 60 TL 2-3 saat: 120 TL 3-4 saat: 180 TL 4-5 saat: 240 TL 5-6 saat: 300 TL 6 saat ve üzeri: 360 TL
27 Mart 2026 Cuma - 15:23
Bayındır’da üreticilere zeytin fidanı desteği
İzmir’in Bayındır ilçesinde, üreticilere yönelik destekler kapsamında zeytin fidanı dağıtımı gerçekleştirildi. Bayındır Ziraat Odası Başkanı Mehmet Gelir, üreticilerden gelen talepler doğrultusunda temin edilen zeytin fidanlarının çiftçilere teslim edildiğini açıkladı. Bayındır Ziraat Odası Başkanı Mehmet Gelir, yaptığı açıklamada, tarımsal üretimi desteklemeye yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirterek, "Üreticilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz. Bu kapsamda zeytin fidanı taleplerini yerine getirerek çiftçilerimize ulaştırdık" dedi. Çiftçilerin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Gelir, toprağa değer katan ve üretime katkı sağlayan her adımda desteklerini sürdüreceklerini ifade etti. Bereketli bir gelecek için çalışmaların devam edeceğini belirten Gelir, üreticilerle iç içe bir yönetim anlayışı benimsediklerini dile getirdi. Bayındır Ziraat Odası’nın, üreticilerin taleplerine kulak vererek hizmet etmeye devam edeceğini kaydeden Gelir, "Birlikte üretmeye, birlikte büyümeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
27 Mart 2026 Cuma - 15:17
Tugay: "Optic World yeni iş birliklerine ve güçlü ortaklıklara vesile olacak"
Optik sektörünün önemli buluşmalarından Optic World İzmir-3. Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. 29 Mart’a kadar sürecek fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Optic World İzmir, yerli markalarımızın tasarım gücünü artırmak ve uluslararası rekabet alanında Türkiye’nin gelişimini sergilemek için ideal bir platform. Bu buluşmanın, yeni iş birliklerine ve güçlü ticari ortaklıklara vesile olacağına yürekten inanıyorum" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Gaziemir’deki Fuar İzmir’de gerçekleştirilen Optic World İzmir Fuarı, kapılarını açtı. Sadece profesyonel ziyaretçilere açık olacak Optic World İzmir -3. Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ev sahipliğindeki açılışına; İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Odası Gözlükçüler Grubu Komite Başkanı Ahmet Yutmaz, oda, birlik, borsa, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, optik sektörünün temsilcileri katıldı. Tugay: "Daha iyi bir fuar olacağına yürekten inanıyorum" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Bu fuar, Türkiye’nin optik ve oftalmoloji alanındaki vitrini olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. İzmir’imiz bir fuarlar şehri olarak bilinir. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ailesi olarak, kentimizin bu tarihi kimliğine yakışır fuarlar organize etmek için çabalıyoruz. Çok güzel fuarlarımız var. Pek çok fuar başlangıçta iyi niyetli, özverili çabalarla başlıyor ama daha sonrasında ona sahip çıkan sektör temsilcileri ve tabii ki kamu yönetimiyle beraber büyüyor. Bu fuarın gelecekte çok daha iyi bir fuar olacağına yürekten inanıyorum" dedi. "Her geçen gün güçlenecek" Dünya genelinde en az 2,2 milyar insanın görme bozukluğu yaşadığını söyleyen Başkan Tugay, "Dijitalleşen dünyamızda yetişkinler günün 6-7 saatini, gençlerimiz ise 8 saatini ekran başında geçiriyor. Bu durum, optik sektörünü sadece bir moda alanı değil, toplum sağlığının en temel taşlarından biri haline getiriyor. Bu gerçeğin farkında olmamız lazım. 2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 50’sinin miyop olacağı öngörülüyor. Küresel optik pazarının 2034 yılına kadar 330 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Avrupa’da gözlük kullanım oranı yüzde 60-70 seviyelerindeyken, ülkemizde bu oran henüz yüzde 30 civarında. Bu fark, Türkiye’de görme sağlığının daha iyi olduğundan değil, tanı almamış ve hizmet bekleyen devasa bir kitleden ileri geliyor" diye konuştu. İzmir’in köklü sanayi altyapısı ve değer kazanmış, büyümüş ticaret yapısıyla optik sektörünün dünyaya açılan kapısı olmak için çabaladığını belirten Tugay, "Fuar İzmir, 47 şehirden binlerce profesyoneli ve 28 ülkeden yabancı alıcıları ağırlayacak. Bu, fuarımızın her geçen gün güçleneceğine dair önemli bir işaret" dedi. "Güçlü ortaklıklara vesile olacak" Sektörün artık sadece sağlık değil, moda, teknoloji, ergonomi ve yaşam tarzının harmanlandığı bir endüstriye dönüştüğünü belirten Tugay, "Önümüzdeki dönemde; 2025 yılına kadar ürünlerin en az yüzde 40’ının çevre dostu malzemelerden üretilmesi, yapay zeka entegrasyonu ve sanal deneme teknolojileri, Türkiye’ye gelen sağlık turistlerinin yüzde 18,1’inin oftalmolojiyi tercih etmesi, bunlar bizim için en kritik fırsat alanlarına işaret ediyor. Optic World İzmir, yerli markalarımızın tasarım gücünü artırmak ve uluslararası rekabet alanında Türkiye’nin gelişimini sergilemek için ideal bir platform. Bu buluşmanın, yeni iş birliklerine ve güçlü ticari ortaklıklara vesile olacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu. Tugay’dan fuar turu Başkan Cemil Tugay, açılışın ardından katılımcıları ziyaret ederek gözlük denedi. Hayırlı bir fuar olmasını dileyen Tugay, sonrasında B holünde gerçekleşen İZFURNEX 2026 -İzmir Mobilya Fuarı’nı dolaştı. Mobilyacılar, fuara destekleri için Tugay’a minnettar olduklarını ifade etti. Başkan Tugay, son olarak A holünde gerçekleşen IMATECH -4. İzmir Makine ve Metal İşleme Teknolojileri Fuarı’nı da inceleyerek makineler hakkında bilgi aldı. 2026 yaz sezonu ve 2027 moda eğilimlerini ortaya koyacak Fuarda gözlük çerçeveleri, güneş ve sporcu gözlükleri, koruyucu gözlükler, optik camlar, kontakt lensler ile optometrik ve oftalmolojik ölçüm, tanı ve tedavi cihazları sergilenecek. Optik atölye ve laboratuvarlara yönelik makine ve ekipmanlar, optik endüstri makineleri, gözlük yedek parçaları, bakım ürünleri, aksesuarlar ve kılıflar da fuarın ürün grupları arasında yer alacak. Görme kalitesini artırmaya yönelik yeni teknolojiler ve üretim çözümlerinin öne çıkacağı organizasyonda, sektöre yön veren büyük ölçekli işletmeler ile yerli üreticilerin bir araya gelmesi bekleniyor. Katılımcı firmaların hazırladığı özel çerçeve sergileri ve tematik sunumlar ise ziyaretçilere sektördeki gelişmeleri yakından inceleme imkânı sunacak. Görme bozukluklarının giderilmesinin yanı sıra kişisel tarzın tamamlayıcı bir unsuru olarak da öne çıkan gözlüklerde, yeni sezon koleksiyonlarında tasarım ve stil odaklı yaklaşımın belirginleşmesi bekleniyor. Bu yıl sürdürülebilir malzeme kullanımı, oversize ve kemik çerçeve tasarımları ile doğayı hatırlatan pastel tonlardaki renkli camlar öne çıkan trendler arasında yer alırken; fuar kapsamında sergilenecek koleksiyonların 2026 yaz sezonu ve 2027 moda eğilimlerine ilişkin genel yönelimleri ortaya koyması öngörülüyor. Geniş bir ziyaretçi profili bekleniyor Fuar kapsamında düzenlenecek söyleşilerde ve oturumlarda sektör temsilcileri, akademisyenler ve uzman isimler bir araya gelecek. Geçtiğimiz yıl 47 şehirden 4 bin 228’i yerli, 28 ülkeden 198’i yabancı olmak üzere toplam 4 bin 426 sektör profesyonelini ağırlayan fuarın, bu yıl daha geniş bir katılımcı ve ziyaretçi profiline ulaşması hedefleniyor. Fuarın ziyaretçi çalışmalarında Avrupa, Balkanlar, Kuzey Afrika ve Orta Doğu başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki sektör profesyonellerine ulaşmak amacıyla uluslararası temsilcilerle iş birlikleri yürütüldü. Bu kapsamda 200’ün üzerinde yabancı nitelikli alıcının fuarı ziyareti planlanırken, organizasyonda yerli ve yabancı 5 bini aşkın ziyaretçinin ağırlanması bekleniyor. Üreticilerden distribütörlere, perakende mağaza zincirlerinden sektör çalışanlarına kadar geniş bir profesyonel ziyaretçi profilinin fuarda yer alması öngörülüyor.
27 Mart 2026 Cuma - 14:23
Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Kıbrıs gazisine vefa ziyareti
Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi ekipleri, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında Kıbrıs Gazisi Nazmi Nergiz’i evinde ziyaret etti. Sağlık heyetinin katıldığı programda gazi Nergiz ile sohbet edildi. Hastanenin Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) tarafından takibi yapılan emekli öğretmen ve Kıbrıs Gazisi Nazmi Nergiz (81), evinde sağlık ekiplerini ağırladı. Ziyarete Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Ferhat Demirci, YAŞAM Birimi Sorumlusu Doç. Dr. Nil Tekin, Gültepe Mahalle Muhtarı Erhan Kanar ile uzman hekimler, gerontologlar, hemşireler ve yaşlı bakım teknikerleri katıldı. Nergiz ve ailesinin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada hatıralar paylaşıldı. 80 yaş üstüne evde sağlık hizmeti Hastanenin YAŞAM Birimi, 80 yaş ve üzerindeki bireylerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırıyor. Merkez, yaşlılığa bağlı nedenlerle hastaneye gitmekte zorlanan vatandaşlara evlerinde muayene, tetkik, rehabilitasyon ve tıbbi bakım hizmeti veriyor. Uygulanan modelle yaşlı bireylerin hastane ortamına girmeden uzman ekiplerce takibi sağlanıyor. Bu sayede hastaların sağlıklı yaşlanma süreci desteklenerek yaşam kalitelerinin artırılması hedefleniyor.
27 Mart 2026 Cuma - 10:08
İzmir’de eski eşini öldüren kişi aynı silahla intihar etti
İzmir’in Bayraklı ilçesinde ayrıldığı eşini tabancayla vurarak öldüren şüpheli, olay yerinden kaçtıktan kısa bir süre sonra aynı silahla intihar etti. Olay, gece saatlerinde Muhittin Erenler Mahallesi 2169 Sokak’taki bir evde meydana geldi. İddiaya göre, Havva Çubukçu (34), evine gelen eski eşi Uğur Baycan (37) ile henüz belirlenemeyen bir sebeple tartıştı. Evin içinde başlayan ve sokağa taşan tartışma sırasında Uğur Baycan, yanında bulunan tabancayla eski eşine ateş ederek hızla olay yerinden uzaklaştı. Gürültü ve silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine adrese sağlık ile polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde, kadının olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Olayın ardından kaçan şüpheli Uğur Baycan, kısa bir süre sonra Refik İnce Mahallesi 1925 Sokak’ta suç aleti tabanca ile kendisini vurarak intihar etti. İki çocukları olduğu öğrenilen çiftin cansız bedenleri, savcılık incelemesinin ardından otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
27 Mart 2026 Cuma - 09:42
Meslek Fabrikası hayatları değiştiriyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, yıllarca seyyar satıcılık yapan ve zorluklarla mücadele eden yurttaşlara umut oldu. Aldıkları eğitimlerle belediye denetiminde stantlarda satış yapmaya başlayan kursiyerler, artık ailelerine güvenli bir şekilde ekmek götürebiliyor ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunuyor. Meslek fabrikası sayesinde hayata yepyeni bir başlangıç yapanlar, meslek fabrikasına dokunulmaması çağrısı yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, bugüne kadar 145 bin 77 kursiyere ulaştı ve binlerce hanede yeni bir hikâye başlattı. Halkapınar Kurs Merkezi’nde 2016 yılından bu yana açılan 531 kurstan mezun olan 13 bin 149 kişi, hayatlarına yeni bir yön verdi. 35 alan ve 215 branşta verilen eğitimler, kimi için ilk iş, kimi için yeniden ayağa kalkma, kimi için ise çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmanın anahtarı oldu. Yolu Meslek Fabrikası’ndan geçen seyyar satıcılar, eğitimlerin ardından belediye denetiminde stantlarda çalışmaya başladı; daha önce kayıt dışı çalıştıkları için zabıta ekiplerinden kaçanlar artık huzurlu ve güvenli bir şekilde hizmet sunuyor. Nesiller boyu aynı meslekle evini geçindiren ve çocuklarını okutabilen kursiyerler, Büyükşehir Belediyesi’ne minnettar. "Umudu söndürmeyelim" Meslek Fabrikası’nda alınan eğitimler, kursiyerlerin hayatına doğrudan yansıyor. İzmir Seyyar Esnaf Meclisi Kurucusu ve İzmir Doğa İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Heptepe de dezavantajlı grupların Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimlerin ardından meslek kollarına göre sertifika sahibi olduklarını ve hayata tutunduklarını belirterek, şunları söyledi: "Meslek Fabrikası’nın ışığını söndürmek, geleceğin ışığını söndürmek olur. Çünkü bu insanlar Meslek Fabrikası’nda aldıkları eğitimlerle istihdam edildi. Meslek Fabrikası’na sahip çıkalım. Umudu söndürmeyelim. İzmir’e miras bırakılan Meslek Fabrikamızın ışığını hiçbir zaman kapatmayalım." "Dezavantajlı yurttaşlar topluma kazandırıldı" Sokak Emekçileri ve Balık Ekmekçiler Derneği Başkanı Semih Çavdarcı ise Meslek Fabrikası’nın kapanmasının birçok yurttaşı olumsuz etkileyeceğini belirtti. Çavdarcı, "Meslek Fabrikası’nın kapanması demek bazı insanların karanlık güçlere teslim olması anlamına geliyor. Karanlık güçlere teslimiyeti demek yeniden uyuşturucuya tekrar dönmesi demek. Oysa Meslek Fabrikası sayesinde meslek sahibi olan insanlar, topluma kazandırıldı. Bu insanların çoğu toplum dışına itiliyordu. Bunların yeniden yaşanmaması gerekiyor. Atatürk’ün İzmir’e mirası olan Meslek Fabrikası’na dokunulmaması gerekiyor" dedi. "Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı" Güzel İzmir Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Yüksel Ördekoglu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine Meslek Fabrikası üzerinden ekmek kapısı açtığını söyledi. Önce hijyen belgesi ve sertifikalarını aldıklarını belirten Ördekoğlu, "Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı. Daha önce stantlarımızı zabıtadan dolayı açamıyorduk. Ama her şey değişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bize hediye ettiği stantlarda ekmeğimizi kazanıyoruz. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapanmasını kesinlikle istemiyoruz. Cemil Başkanımızın sonuna kadar arkasındayız" diye konuştu. "Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı" Ege İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı ve Ege Bölgesi Kestane ve Mısırcılar Dernek Başkanı Şerif Akbulut, 1972 yılından bu yana 3 nesil aynı işi yaptıklarını belirtti. Akbulut, "Bizim başka bir gelirimiz, başka bir işimiz yok. Tek işimiz bu. Daha önce seyyar satıcılık yapıyorduk. Ancak Büyükşehir Belediyesi sayesinde tezgahlarımız tek tip oldu. Hijyen koşullarını en üst seviyeye çıkararak hizmet sunuyoruz. Bunların hepsi İzmir Büyükşehir Belediyesi sayesinde oldu. Meslek Fabrikası’ndaki eğitimleri tamamlayıp sertifika aldıktan sonra çok mutlu ve huzurlu olduk. O gün biz resmen tanındık. İşimizi belediye denetiminde sürdürüyoruz. Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı. Daha iyi koşullarda çalışmamızı oraya borçluyuz. Kapanmasını istemiyoruz. Her zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanındayız" dedi. Büyükşehir denetiminde çalışıyorlar Meslek Fabrikası’nda satış yaparken dikkat etmesi gereken hijyen kurallarının yanı sıra müşteri ile sağlıklı ve doğru iletişim konusunda eğitim alana evli ve 2 çocuk babası 33 yaşındaki Mert Altınar da "Meslek Fabrikası sayesinde bu işi yapıyoruz. O nedenle kapanmasını istemiyoruz. Onun sayesinde ekmek yiyoruz" dedi. Daha önce zabıta ekiplerini gördüklerinde kaçtıklarını, Büyükşehir Belediyesi ile yaptıkları iş birliği sayesinde yetkililerin denetiminde satış yaptıklarını ifade eden Altınar, şimdi zabıta ekiplerini gördüğü zaman kaçmadan, huzurlu şekilde çalıştıklarını söyledi. "Binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı" 43 yaşında 3 çocuk babası çiçek satıcısı Emin Demirdöven’in hayatına da Meslek Fabrikası dokundu. Daha güzel buket yaparken, daha iyi satış yapmayı öğrendiğini vurgulayan Demirdöven, "Meslek Fabrikası’nın bize çok büyük katkısı oldu. Daha önce yaptığımız buketler biraz zayıftı ancak aldığımız eğitimlerin ardından daha şık çiçek buketleri hazırlamayı öğrendik. Görsel olarak daha da zenginleştik. Bu da satışlarımıza yansıdı. Meslek Fabrikası’nda eğitim alan binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı. O nedene lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın" dedi. "Bu sayede ekmek yemeye başladık" 15 yıl boyunca eşi ile büyük zorluklarla seyyar çiçekçilik yapan 3 çocuk babası Rafet Keski’in yolu da Meslek Fabrikası ile kesiştikten sonra değişti. Meslek Fabrikası’ndan aldıkları eğitimlerin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de kendilerine çiçek satış tezgahı verdiğini ve yine belediyenin belirlediği noktada satış yapmaya başladığını anlattı. Rafet Keski, "Daha önce çalışma şartlarımız çok zordu. Yağmur çamurda satış yapmaya çalışıyorduk. Zabıta gelince kaçıyorduk. Çoğu zaman da yakalanıyorduk ve çiçeklerimize el konuyordu. Meslek Fabrikası hayatımızı değiştirdi. Artık zabıtadan kaçmadan satış yapıyoruz. Bu sayede ekmek yemeye başladık. Hayatımızda çok şey değişti. Çok güzel günler yaşıyoruz. Lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın. Ekmeğimizi onun sayesinde kazanıyoruz. Çocuklarımı burada büyüttüm ve bu tezgah sayesinde çocuklarıma ekmek yediriyorum. Bunun sayesinde onları okutabiliyorum" dedi. "Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı" Mesleği tekstilcilik olan ancak alanında iş bulamadığı için İnciraltı’nda balık ekmek satışı yaparak geçimini sağlayan Fatma İnan, Meslek Fabrikası’ndan aldığı eğitimlerin ardından hayatında yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı: "Aile bütçesine katkı sunmak isteyen ancak eğitimi veya mesleği olmayan kadınlar, Meslek Fabrikası sayesinde hayatlarını değiştirdi. Meslek Fabrikası’na giden kadınlar, ilgi alanlarına göre mesleklerini seçerek çalışmaya başladı. Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı. Hem aile bütçesine daha fazla destek sağlayabildim hem de yaptığım iş hakkında daha çok bilgim var. İşimi daha profesyonel şekilde yapıyorum. Balığı daha iyi kızartma konusunda çok güzel eğitimler aldım. Daha güzel sunum yapıyorum. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapatılması toplum açısından zararlı. Orada meslek edinmek için eğitim alan gençler de var. Bu tür yerler insanlara yol gösteriyor. O nedenle lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın." Bir eğitimden fazlası Meslek Fabrikası, kursiyerler için yalnızca meslek öğrenilen bir yer değil, aynı zamanda bir dönüşüm alanı. Burada edinilen bilgi ve beceriler, insanların hayatına doğrudan dokunuyor. Kuşaklar boyu seyyar olarak çiçek satıcılığı yaptıklarını anlatan Hanım Dalak’ın da hayatı Meslek Fabrikası sayesinde değişti. Yaptığı işin kendisini son derece mutlu ettiğini anlatan Dalak, "Meslek Fabrikası’ndan aldığımız eğitimler sayesinde çok güzel çiçekler yapmayı öğrendik. Müşteriye daha iyi sunum yapıyoruz. İşin inceliklerini öğrendik. Bilmediğimiz modelleri öğrendik. Daha şık buketler hazırlıyoruz. İzmirliye daha güzel hizmet sunuyoruz. Evimize ekmek götürüyoruz. Çok memnunuz. Çocuklarımıza buradan ekmek götürüyoruz. Bu işten başka bir iş bilmiyorum" dedi.
27 Mart 2026 Cuma - 09:30
Sanayicilerden İzmir Ekonomi’ye 5 ödül
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez verilen ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri’ne İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) damga vurdu. Yenilikçi, uygulanabilir ve Ar-Ge kapasitesi yüksek projelerle fark oluşturan İEÜ, törende 5 ödül birden alarak büyük başarıya imza attı. İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, üniversite-sanayi iş birliğini, bölgesel kalkınmanın en güçlü itici unsurlarından biri olarak gördüklerini belirterek, "Aldığımız ödüller, üniversitemizin uygulama odaklı eğitim anlayışının ve iş dünyasıyla kurduğu güçlü sinerjinin bir sonucudur" diye konuştu. Ege Bölgesi Sanayi Odası; üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel Ar-Ge kapasitesinin artırılması ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri’ni gerçekleştirdi. Jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda İzmir’deki üniversiteler, akademisyenler ve özel sektörde faaliyet gösteren çok sayıda firma, farklı kategorilerde ödüle layık görüldü. Ödüller art arda geldi İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, ‘Üstün Hizmet Onur Ödülü’nün sahibi olurken, sürdürülebilir enerji ve iklim politikaları alanında yaptığı uluslararası çalışmalarla tanınan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu da birinci seçilerek ‘Akademi Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. İEÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Güneri Şahin, ‘Mühendislikte Sürdürülebilir Üniversite-Sanayi İş Birliği Modeli Çalışmaları’ ile Akademi Hizmet Özel Ödülü’nü aldı. Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Tuğrul Senger ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Sayılgan da Üniversite-Sanayi İş Birliği (ÜSİ) Ödülü’ne layık görüldü. "Artarak devam edecek" EBSO Hizmet Binası’nda düzenlenen törende, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar’ın elinden ödülünü alan İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, "İzmir Ticaret Odası ile olan köklü bağımız ve iş dünyasıyla kurduğumuz güçlü iletişim sayesinde, öğrencilerimizi daha eğitim sürecindeyken sektörle buluşturuyor, araştırmalarımızı doğrudan üretime ve katma değere dönüştürüyoruz. Aldığımız bu ödüller, üniversitemizin uygulama odaklı eğitim anlayışının ve iş dünyasıyla kurduğu güçlü sinerjinin bir sonucudur. Bu iş birliklerini daha da ileri taşıyarak ülkemizin rekabet gücüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz" dedi. "Bilgi, sahada karşılık bulmalı" İEÜ Sürdürülebilir Enerji ve İklim Politikaları Araştırma Merkezi (SENLAB) Direktörü ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, ödül töreninde yaptığı konuşmada, "Kurucusu olduğum SENLAB adına bu ödülü almak çok anlamlı. Bu başarı, aynı zamanda İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin vizyonunun ve desteğinin bir yansımasıdır. Çünkü biz, üniversite-sanayi iş birliğini hiçbir zaman dar bir çerçevede ele almadık. SENLAB’ı kurarken, ‘Bilgi üretmek yetmez, o bilginin sahada karşılık bulması gerekir’ anlayışıyla hareket ettik. Enerji dönüşümü, sadece teknoloji meselesi değil, aynı zamanda davranış ve karar alma konusudur. Bu yüzden dijitalleşmeyi merkeze alan, veriyle beslenen ve davranışı anlayan bir yaklaşım benimsedik. Bu başarı, bizim için bir sonuç değil başlangıçtır. Başta üniversitem olmak üzere, tüm ekip arkadaşlarıma ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder