Yerel Haberler
İzmir
28 Nisan 2026 Salı - 17:23 Aliağa’da deniz sevgisi temalı yarışmanın ödülleri sahiplerini buldu İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Aliağa Şubesi ve Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle çocuklarda deniz bilinci oluşturmak amacıyla bu yıl altıncısı düzenlenen resim, şiir ve kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. "Denizci Millet, Denizci Ülke" ilkesiyle çocuklara deniz sevgisi aşılamak ve denizcilik üzerine düşünmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirilen yarışmada üç ana dalda değerlendirme yapıldı. İlkokul öğrencileri "Temiz Deniz, Temiz Dünya" konulu resimler, ortaokul öğrencileri aynı konu içerikli şiirlerle yarışırken, lise öğrencileri ise "Mavi Ekonomi ve Sürdürülebilirlik" başlıklı kompozisyonlarıyla katılım sağladı. 80 resim, 58 şiir ve 24 kompozisyon olmak üzere toplam 162 öğrencinin eser gönderdiği yarışmada jüri değerlendirmesinin ardından kazananlar belirlendi. Törenin açılış konuşmasını yapan İMEAK DTO Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, sosyal sorumluluk projelerinin önemine değinerek, "2019 yılında ilkini gerçekleştirdiğimiz yarışmamızın bu yıl altıncısını düzenlemenin gururunu yaşıyoruz. Gelecek nesillere deniz sevgisini ve çevre bilincini aşılamaya devam edeceğiz. Destek veren tüm kurumlara ve katılım sağlayan öğrencilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Etkinlikte çevre sürdürülebilirliğinin önemine dikkat çeken Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney ise, "Aliağa sanayisinin yanı sıra denizi ve turizmiyle de öne çıkan bir ilçe. Bu tür organizasyonlar, denizlerimizin sürdürülebilirliği ve çocuklarımızın bu bilinci kazanması açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından dereceye giren öğrencilere ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Aliağa Belediyesi Güzelhisar Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen ödül törenine protokol üyeleri ve öğrenciler katıldı.
28 Nisan 2026 Salı - 15:13 Küçük Menderes Havzası Spor Oyunları Kiraz’da başladı Gençlik ve Spor Bakanlığının sporu tabana yayma hedefleri doğrultusunda İzmir Valiliği himayesinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Küçük Menderes Havzası Spor Oyunları, 7 ilçeden 1472 sporcunun katılımıyla Kiraz ilçesinde başladı. Kiraz Kaymakamlığı ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen organizasyonun açılışı için il ve ilçe protokolü, sporcular ve vatandaşlar Kiraz Kaymakamlığı önünde bir araya geldi. Mehteran takımı ve bando eşliğinde Türk bayrağı ile başlayan kortej yürüyüşü, Kiraz Kapalı Pazar Yeri’nde son buldu. Burada saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden programda, öğrenciler tarafından halk oyunları, cimnastik ve tekvando gösterileri sergilendi. Yapılan konuşmalarda sporun öğrencilerin fiziksel gelişiminin yanı sıra disiplin, özgüven ve dayanışma gibi değerleri kazanmalarındaki önemine dikkat çekilerek, organizasyonun ilçeler arası sosyal kaynaşmayı güçlendirdiği ifade edildi. Sekiz branşta mücadele edilecek Kiraz, Beydağ, Bayındır, Kemalpaşa, Ödemiş, Torbalı ve Tire ilçelerinden gelen 1472 öğrenci; puanlı atletizm, kros, basketbol 3x3, masa tenisi, floor curling, voleybol, satranç ve oryantiring olmak üzere toplam sekiz branşta mücadele edecek. Gençlerin yeteneklerini keşfetmelerine imkan sağlaması ve bölgesel dayanışmayı güçlendirmesi hedeflenen spor oyunları, 2 Mayıs günü sona erecek.
Dikili’de balıkçı tekneleri fırtınaya karşı karaya alındı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:43 Dikili’de balıkçı tekneleri fırtınaya karşı karaya alındı İzmir’de bugün beklenen fırtınaya karşı Dikili ilçesinde balıkçı tekneleri vinçler yardımıyla denizden karaya çıkarıldı. Her sene bu çileyi yaşadıklarını ifade eden amatör denizciler, 3 yıldır bekledikleri küçük tekne yanaşma yeri projesinin biran evvel yapımına başlanmasını istedi. Meteoroloji İzmir Bölge Müdürlüğü bugün için fırtına uyarısında bulundu. Dikili Gazipaşa Mahallesi Salhane mevkiindeki balıkçı tekneleri, muhtemel şiddetli fırtınaya karşı güvenlik önlemi olarak vinçler yardımıyla karaya alındı. Amatör denizciler yetkililerden çözüm bekliyor Dikili Amatör Denizciler Kooperatifi Başkanı Murat Ulukaya, tekne sahiplerinin her yıl muhtemel fırtınaya karşı bu çileyi çektiklerini ifade etti. Ulukaya, 3 yıldır bekledikleri küçük tekne yanaşma yeri projesinin yapılmadığını belirterek, şöyle devam etti: "Projesi çizilen, imarı onaylanan ve ÇED raporu alınan bir küçük tekne yanaşma projesi olmasına rağmen 3 yıldır bunun yapılmasını bekliyoruz. Amatör denizcilerin çilesi bitmiyor, geçen yıl olduğu gibi bu sene de teknelerimizi denizden alarak araba yanaştırır gibi yol kenarına park ediyoruz. Fırtınaya karşı koruyarak, muhtemel can ve mal kayıplarının önüne geçmeye çalışıyoruz. Projenin biran evvel hayata geçirilmesini istiyoruz" Küçük tekne yanaşma yeri projesi Proje kapsamında, 400 metre uzunluğunda taş dolgu ana mendirek, 55 metre uzunluğunda taş dolgu bir tali mendirek ve ana mendireğe bağlı 80 metre uzunluğunda 2 metre yanaşma derinliğine sahip rıhtım, 185 metre uzunluğunda geri sahada 2 metre yanaşma derinliğine sahip rıhtım, 25 metre genişliğinde çekek yeri, toplam 3 adet 62 metre, 62 metre ve 60 metre uzunluğunda beton iskele planlanıyor.
Göztepe, Gençlerbirliği’nden Erhan Erentürk’ün peşinde
06 Ocak 2026 Salı - 16:21 Göztepe, Gençlerbirliği’nden Erhan Erentürk’ün peşinde Göztepe, Gençlerbirliği’nin 30 yaşındaki file bekçisi Erhan Erentürk’ü kadrosuna katmak istiyor. Transfer döneminin başlamasıyla birlikte kadrosunu güçlendirme çalışmalarına hız veren Göztepe, teknik heyetin raporları doğrultusunda eksik bölgelere takviye yapmaya başladı. İlk olarak İsviçreli ofansif orta saha oyuncusu Alexis Antunes’i kadrosuna katan sarı-kırmızılılar, ardından forvet hattını 20 yaşındaki Guilherme Luiz ile güçlendirdi. Transfer çalışmalarını sürdüren İzmir ekibi, bu kez kaleci takviyesi için harekete geçti. Mateusz Lis’in arkasında görev alabilecek, yoğun fikstür ve muhtemel sakatlık durumlarında kaleyi devralabilecek bir isim arayan Göztepe’nin, Gençlerbirliği forması giyen Erhan Erentürk ile ilgilendiği öğrenildi. Ankara temsilcisiyle Haziran 2027’ye kadar sözleşmesi bulunan 30 yaşındaki deneyimli file bekçisinin transferi için girişimlerin başladığı ifade edildi. Sezona Trendyol Süper Lig’de ilk 11’in değişilmez isimlerinden biri olarak başlayan Erhan Erentürk, Kasım 2025’te Göztepe deplasmanında oynanan ve 0-0 sona eren karşılaşmanın ardından formasından uzak kaldı. Deneyimli kalecinin, doğup büyüdüğü şehir olan İzmir’e dönmeye sıcak baktığı öğrenildi. Karşıyaka altyapısından yetişen Erhan Erentürk, yeşil-kırmızılılarda 4 sezon top koştururken, Altınordu’da da 3 sezon görev yaptı.
Altekma’nın konuğu Sliedrecht Sport
06 Ocak 2026 Salı - 13:19 Altekma’nın konuğu Sliedrecht Sport Altekma, CEV Challenge Kupası 16’lı finaller turunun ikinci maçında Hollanda ekibi Sliedrecht Sport’u yarın İzmir’de ağırlayacak. İzmir temsilcisi Altekma, CEV Challenge Kupası 16’lı finaller turunun ilk maçında deplasmanda 3-1 yendiği Hollanda ekibi Sliedrecht Sport’u, rövanş maçında yarın İzmir’de konuk edecek. Atatürk Voleybol Salonu’nda saat 19.00’da başlayacak karşılaşmayı Frankie Tanti (Malta) ve Bozhidara Mitkova (Bulgaristan) hakem ikilisi yönetecek. Altekma, rakibinden en az 2 set alırsa yenilse bile tur atlamayı garantilemiş olacak. Maçın biletleri ise 100 TL’den taraftarların satışına sunuldu. Altekma Başkanı Melih Sebastien Durmuş da açıklamalarda bulunarak, "Bu maçı kazanarak Avrupa Kupası’nda son 16’ya kalmak istiyoruz. 1990 yılında kurulmuş kulübümüz için büyük bir başarı olacak. Şu ana kadar tarihimizde görülmemiş bir şey. Bu önemli maça herkesi bekliyoruz" diye konuştu. Başantrenör Ömer Tok da bu turu atlamak istediklerini belirterek, "Çok sıkı bir maç takviminde çıktık. Kadromuzda ufak tefek değişiklikler var. Bu maçı kazanıp sezonun ikinci yarısına da mutlu bir şekilde başlamak istiyoruz" dedi. Altekma’da flaş ayrılık Altekma’da Sliedrecht Sport karşılaşması öncesinde flaş ayrılık yaşandı. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Formamız altında gösterdiği mücadele ve katkıları için Gabriel Candido’ya teşekkür ederiz. Sözleşmemiz karşılıklı anlaşma ile sona ermiştir. Yolun açık olsun Gabriel" ifadeleri kullanıldı.
Karşıyakalı Yalın, NextGen EuroLeague Elemeleri’nde
06 Ocak 2026 Salı - 12:51 Karşıyakalı Yalın, NextGen EuroLeague Elemeleri’nde Karşıyaka altyapısından yetişip A takım forması da giyen Yalın Yıldız, 6-8 Şubat’ta Almanya’nın Ulm kentinde düzenlenecek NextGen EuroLeague Elemeleri’nde Next Generation Team Ulm kadrosuna dahil edildi. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka’da Yalın Yıldız sevinci yaşanıyor. Yeşil-kırmızılı altyapıdan yetişen ve A takım forması giyme başarısı da gösteren Yalın, -8 Şubat’ta Almanya’nın Ulm kentinde düzenlenecek NextGen EuroLeague Elemeleri’nde Next Generation Team Ulm kadrosuna dahil edildi. Konuyla ilgili Karşıyaka’dan yapılan açıklamada, "Kulübümüzün altyapısından yetişen ve A Takım formamızı da giyen Yalın Yıldız, 6-8 Şubat tarihleri arasında Ulm’da düzenlenecek adidas NextGen EuroLeague Elemeleri’nde adidas Next Generation Team Ulm kadrosuna seçilmiştir. Göstermiş olduğu gelişim, çalışma disiplini ve performansıyla bu önemli organizasyonda yer alma hakkı kazanan sporcumuz, kulübümüzü ve Türk basketbolunu uluslararası arenada temsil edecektir. Avrupa’nın en prestijli U18 organizasyonları arasında yer alan NextGen EuroLeague; geçmişte Luka Doni, Victor Wembanyama gibi birçok yıldız oyuncunun kendini gösterdiği önemli bir vitrin olmuştur. Yalın Yıldız’ı tebrik ediyor, adidas NextGen EuroLeague Elemeleri’nde kendisine ve takımına başarılar diliyoruz" ifadelerine yer verildi.
EGİAD’dan ’Sosyal Güvenlik ve İş Hukukunda 2026 Perspektifi’ semineri
06 Ocak 2026 Salı - 12:07 EGİAD’dan ’Sosyal Güvenlik ve İş Hukukunda 2026 Perspektifi’ semineri Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), sosyal güvenlik ve iş hukuku alanında yürürlüğe giren yeni düzenlemeleri iş dünyasının gündemine taşıdı. "2026 Yılı Sosyal Güvenlik & İş Hukuku Düzenlemeleri ve İK Uygulamaları" başlıklı seminer, dernek merkezinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Final Danışmanlık Kurucu Ortağı, SGK Eski Başmüfettişi ve Ankara, İzmir ile Manisa SGK Eski İl Müdürü Yavuz Kurt’un katılımıyla düzenlenen seminerde; 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren mevzuat değişiklikleri, istihdam teşviklerindeki dönüşüm, tamamlayıcı emeklilik sisteminin işverenlere etkileri, sigorta primleri ve idari para cezalarına ilişkin güncel uygulamalar kapsamlı biçimde ele alındı. Ayrıca yapay zekâ ve dijitalleşmenin çalışma hayatına yansımaları ile sağlık sektöründeki gelişmelerin sosyal güvenlik boyutu da çok yönlü olarak değerlendirildi. Mevzuata uyum artık rekabet avantajı Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, çalışma hayatının giderek daha karmaşık ve stratejik bir yapıya evrildiğine dikkat çekerek, 2026 yılıyla birlikte devreye giren düzenlemelerin işverenler açısından yalnızca yeni yükümlülükler değil, doğru yönetildiğinde önemli rekabet avantajları da sunduğunu vurguladı. Başkan konuşmasında; esnek çalışma modelleri, uzaktan çalışma ve yapay zekâ destekli süreçlerin, sosyal güvenlikten iş hukukuna ve insan kaynakları yönetimine kadar pek çok alanda köklü dönüşümleri beraberinde getirdiğini ifade etti. İnsan kaynağı, hukuki güvenlik ve kurumsal sürdürülebilirlik vurgusu EGİAD olarak üyelerin yalnızca bugünün değil, yarının çalışma hayatına da hazırlanmasını önemsediklerini belirten Özhelvacı, mevzuata uyumun artık bir zorunluluğun ötesinde kurumsal sürdürülebilirliğin temel unsurlarından biri haline geldiğini dile getirdi. Doğru bilgiyle yönetilen insan kaynakları süreçlerinin, işletmelere hukuki güvenlik sağlarken, yöneticilere de stratejik bir bakış açısı kazandırdığını vurguladı. "Artık sadece büyümek yetmiyor, öngörmek gerekiyor EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı şöyle konuştu: "Bugün çalışma hayatı; mevzuat değişiklikleri, dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları ve sosyal güvenlik sistemlerindeki dönüşümle birlikte hiç olmadığı kadar karmaşık, çok boyutlu ve stratejik bir yapıya evrilmiş durumda. Özellikle 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, işverenler açısından yalnızca yeni yükümlülükler değil; aynı zamanda doğru yönetildiğinde rekabet avantajı yaratabilecek önemli fırsatlar da barındırıyor. Artık sadece üretmek ya da büyümek yetmiyor. Aynı zamanda öngörmek, riskleri yönetmek ve insan kaynağını geleceğe hazırlamak gerekiyor. Esnek çalışma modelleri, uzaktan çalışma, yapay zekâ destekli süreçler ve yeni nesil istihdam biçimleri; sosyal güvenlikten iş hukukuna, insan kaynakları yönetiminden kurumsal sorumluluğa kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor. Veriler bize gösteriyor ki, Türkiye’de iş gücünün önemli bir bölümü artık klasik çalışma modellerinin dışında istihdam ediliyor. Bu dönüşüm, işverenlerin SGK uygulamaları, teşvik mekanizmaları, prim yükümlülükleri ve denetim süreçlerine çok daha bilinçli ve proaktif yaklaşmasını zorunlu kılıyor. Aksi halde, iyi niyetle atılan adımlar dahi ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor. İşte tam da bu noktada; mevzuatın doğru okunması, güncel uygulamaların uzman isimlerden dinlenmesi ve insan kaynakları süreçlerinin sürdürülebilir bir yaklaşımla yönetilmesi büyük önem taşıyor." İK profesyonellerinden yoğun ilgi Seminerde katılımcılar, 7566 sayılı yasa kapsamında yapılan değişikliklerden denetim süreçlerine, teşvik mekanizmalarından risk yönetimine kadar pek çok konuda güncel ve uygulamaya dönük bilgiler edinme fırsatı buldu. Etkinlik, özellikle üye şirketlerin insan kaynakları profesyonelleri tarafından yoğun ilgi gördü.
Altay’da Ceyhun Gülselam ve Özgür Özkaya fesih hakkını kullanmadı
06 Ocak 2026 Salı - 11:07 Altay’da Ceyhun Gülselam ve Özgür Özkaya fesih hakkını kullanmadı Altay’da alacakları nedeniyle kulübe ihtarname gönderen Ceyhun Gülselam ile Özgür Özkaya, fesih hakkı kazanmalarına rağmen bu haklarını kullanmayarak süreyi uzattı ve siyah-beyazlı formayla yollarına devam etme kararı aldı. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Altay’da sorunlar bir türlü sona ermiyor. Tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşayan siyah-beyazlılar, yaklaşık 4.5 yıldır süren transfer yasağının yanı sıra eski futbolcularına olan borçları nedeniyle FIFA ile de karşı karşıya kaldı. İzmir temsilcisi, 4 eski yabancı oyuncusuyla 15 Ocak’a kadar anlaşma sağlayamaması halinde FIFA’dan 18 puan silme ve küme düşürülme cezasıyla karşı karşıya kalacak. Bu ağır yaptırımlardan kurtulmak isteyen Altay yönetimi yoğun bir çalışma yürütürken, kulüpte halen forma giyen birçok futbolcunun da alacaklarını tahsil edemediği için ihtarname gönderdiği öğrenildi. Bu oyuncular arasında yer alan Ceyhun Gülselam ile Özgür Özkaya ise kendilerine tanınan sürenin dolmasına ve fesih hakkı kazanmalarına rağmen süreyi uzatarak siyah-beyazlı takımla yola devam etme kararı aldı. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Kaptanlarımız Özgür Özkaya ve Ceyhun Gülselam, ihtarnamelerindeki fesih haklarının son günü olmasına rağmen, Kulübümüzün geleceği ile alakalı iyi niyetli düşüncelerini belirterek, fesih haklarının sürelerini, Kulübümüz lehine uzatmışlardır. Bilgilerinize saygıyla sunarız" ifadelerine yer verildi.
Yorgunluk haritası iyileşmenin yolunu gösteriyor
06 Ocak 2026 Salı - 10:33 Yorgunluk haritası iyileşmenin yolunu gösteriyor Stres, kaygı, uykusuzluk, hasta hissetme hali ve benzeri durumlar modern çağın insanından en çok duyulan şikayetler arasında yer alıyor. Bu şikayetlerin nedeni kimi zaman anlaşılamıyor ve kişi kendini mutsuz, asosyal ve sürekli depresif halde yaşamını sürdürürken bulabiliyor. Bu ruh halinin nedenleri hakkında bilgi veren Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, tıbbi açıdan hastada bir sağlık sorunu olmadığı takdirde şikayetin nedenlerine ilişkin bir haritalama yöntemi oluşturulduğunu ve bu haritaya göre 3 adımlık tedavi sürecinin başlatıldığını aktardı. Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Sürekli yorgunum diyen biri geldiğinde ilk adım nedenin haritasını çıkarmaktır. Ayrıntılı bir psikiyatrik görüşme ile duygu-durum, kaygı düzeyi, uyku, iş yaşamı, travma öyküsü ve stres faktörlerini tespit etmektir" açıklamasını yaptı. Modern yaşamın temposu, bitmeyen sorumluluklar ve dijital dünyanın hiç susmayan uyarıları Günümüzde pek çok kişi "sürekli yorgunum" cümlesini sıkça kuruyor ancak bu yorgunluğun kaynağı her zaman netleşmeyebiliyor. Stres, kaygı, uykusuzluk ve açıklanamayan halsizlik; zamanla kişinin sosyal yaşamdan kopmasına, mutsuzluk ve çökkünlük hissinin kalıcı hâle gelmesine yol açabiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, tıbbi bir neden saptanmayan bu tabloda ‘yorgunluk haritası’ adı verilen bütüncül bir değerlendirme yaklaşımının iyileşmenin yolunu gösterdiğini belirtiyor. Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, ayrıntılı bir psikiyatrik görüşme ile duygu durumu, kaygı düzeyi, uyku düzeni, iş yaşamı, travma öyküsü ve stres faktörlerinin tek tek ele alındığını, elde edilen bu haritaya göre ise üç adımlı bir tedavi sürecinin planlandığını dile getirdi. Uykusuzluk depresyon ve anksiyeteyi tetikliyor Uykusuzluğun, depresyon ve anksiyete gelişiminde en güçlü risk faktörü olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "İlişki iki yönlü; bozuk bir uyku, depresyon riskini artırır, depresyon ise zaten uykuya dalma güçlüğü, erken uyanma veya sık uyanma döngüleriyle uykuyu bozar. Telefon ışığına bakarak uyuduğumuz, gece uyanıp bildirim kontrol ettiğimiz bir dünyada dinlendirici uyku artık bir lüks gibi. Gün boyu süren fiziksel ve zihinsel yorgunluğun ardında çoğu zaman kaliteli uykunun olmaması yatar. Uyku, beynin pekiştirme, duygusal düzenleme ve toksinlerden arınma (Glimfatik Sistem) süreçleri için kritik öneme sahiptir. Kalitesiz veya yetersiz uyku, beynin bilişsel işlevlerini (dikkat, hafıza, karar verme) bozar, bu da kişinin kendini "beyin sisi" içinde hissetmesine ve daha çabuk zihinsel olarak yorulmasına neden olur" dedi. Uykusuzluğun duygusal dengesizliğe de neden olduğunu aktaran Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Bu durum, kişinin duygusal olarak daha hassas, sinirli ve stresle başa çıkmada yetersiz kalmasına yol açar. Bu duygusal dengesizlik, zihinsel enerjinin hızla tükenmesine neden olur. Ayrıca bağışıklık sistemini etkileyerek inflamasyonu artırır; bu da halsizlik ve bitkinliğe yol açar" açıklamasını yaptı. Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Araştırmalar, kronik uykusuzluğun depresyon gelişimi için güçlü bir risk faktörü olduğunu göstermektedir. Tedavi edilmeyen uyku bozuklukları, psikiyatrik semptomların tedavisini de zorlaştırır. Bu nedenle mutlaka psikiyatrik değerlendirme gerektirir" ifadelerini kullandı. Depresyon mu, tükenmişlik mi? Sınır giderek silikleşiyor Depresyon ve tükenmişlik arasındaki ayrımın her geçen gün daha zor hâle geldiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, iki durumun sıklıkla birlikte görülebildiğine dikkat çekti. Tükenmişliğin çoğunlukla iş yaşamıyla sınırlı olduğunu ve işten uzaklaşıldığında belirtilerin hafifleyebildiğini aktaran Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, yorgunluk, isteksizlik ve duygusal çökkünlüğün yalnızca işle sınırlı kalmayıp hayatın tüm alanlarına yayıldığı, en az iki hafta süren dikkat dağınıklığı, işlev kaybı ve çökkünlük hâlinin ise depresyon açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kronik kaygının zihni sürekli tetikte tutarak kas gerginliği, baş ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, sindirim sorunları, uyku ve konsantrasyon bozukluklarına yol açtığını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, modern iş yaşamındaki yüksek performans beklentileri, belirsiz rol tanımları, iş-özel yaşam sınırlarının kaybolması ve pandemi sonrası artan iş yükünün hem çalışan yetişkinlerde hem de gençlerde duygusal tükenmeyi belirgin biçimde artırdığını söyledi. Sınav ve kariyer baskısı, ekonomik belirsizlik ve sosyal medyanın yarattığı karşılaştırma kültürünün gençleri zihinsel olarak yorduğunu aktaran Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, uzun süren yorgunluk ve ruhsal belirtilerin mutlaka bir ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. İlk adım yorgunluğun haritasını çıkarmak ‘Sürekli yorgunum’ şikâyetiyle başvuran bir kişide ilk adımın nedenin kapsamlı biçimde ortaya konması olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, ayrıntılı bir psikiyatrik görüşme ile duygu durumu, kaygı düzeyi, uyku düzeni, iş yaşamı, stres faktörleri ve travma öyküsünün değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, anemi, tiroit bozuklukları, enfeksiyonlar ve vitamin eksiklikleri gibi tıbbi nedenlerin de dışlanmasının önemine dikkat çekerek, sosyal ve çevresel etkenlerin; ekonomik stres, bakım verme sorumlulukları ve iş yeri koşullarının yorgunluk üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı. Tedavide duygusal düzenleme, stresle baş etme ve sınır koyma becerilerinin güçlendirilmesinin temel olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, uyku hijyeni, dijital detoks ve fiziksel aktivite gibi yaşam tarzı düzenlemelerinin zihinsel tükenmişliği azaltmada etkili olduğunu söyledi. Depresyon, anksiyete, panik atak, öfke kontrol sorunları veya obsesif belirtilerin eşlik ettiği durumlarda ise uygun tıbbi tedavilerin planlandığını aktaran Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, farkındalık ve nefes egzersizlerinin zihni sürekli tetikte tutan kaygı döngüsünü azalttığını, değer temelli yaşam, sosyal temas ve öz-şefkat pratiğinin tükenmişlikten korunmada önemli rol oynadığını dile getirdi. Ayrıca Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sınır koyma becerisinin, dijital uyaranların sınırlandırılmasının ve enerjiyi merkeze alan zaman yönetiminin kronik yorgunlukla mücadelede bilimsel olarak etkili yaklaşımlar arasında yer aldığını aktardı.