Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de amatör spora 25 milyon TL’lik can suyu 01 Mart 2026 Pazar - 10:33:28 İzmir Büyükşehir Belediyesi, amatör spor kulüplerine malzeme desteği sağlıyor. Kentte faaliyet gösteren 282 amatör kulüp için toplam 5 milyon TL’lik kaynak ayrıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmir’i sporun başkenti yapma vizyonu doğrultusunda amatör spor kulüplerine yönelik malzeme desteği sürüyor. Kulüp yöneticileri ve antrenörler, Bornova Aşık Veysel Konferans Alanı’na gelerek İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı yetkililerinden malzemelerini teslim alıyor. Kentte amatör olarak faaliyet gösteren 282 kulüp için toplam 5 milyon TL kaynak ayrıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde Spor Çalışmaları Şube Müdürü olarak görev yapan Gürcan Temizel, "Amatör kulüplerimize ve okullarımıza spor malzemesi desteği sağlıyoruz. Bu desteği ayni ve nakdi olmak üzere iki aşamada gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz eylül-ekim aylarında 20 milyon TL’lik nakdi yardım yaptık. Şimdi ise yaklaşık 280 kulübü kapsayan spor malzemesi desteğini hayata geçiriyoruz. Bu malzemelerin maliyeti yaklaşık 5 milyon TL. Kulüplerimizde spor yapanların tamamı bizim çocuklarımız, gençlerimiz. Onların her şeyin en iyisini hak ettiğine inanıyoruz" dedi. "Çok iyi bir destek" Kulübü adına malzemeleri teslim alan Urla Bademler Spor Kulübü Futbol Şubesi Sorumlusu Erkin Şen, "Bizim için çok önemli bir destek. Köy takımı olarak gençlerle yolumuza devam ediyoruz. Bu nedenle her türlü desteğe ihtiyacımız var. Yapılan yardımlar bizi olumlu etkiliyor. Her yıl bu desteklerden faydalanıyoruz, teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Bizi büyük bir yükten kurtarıyor" Malzeme desteğini çok iyi bir hizmet olarak gördüğünü aktaran Torbalıgücü Spor Kulübü Başkanı Uzay Akgül, "Çoğu kulübümüz bu destekler sayesinde ayakta duruyor. Çocuklarımıza malzeme yardımı için teşekkür ediyoruz. Ürünler kalite olarak gerçekten iyi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay’a teşekkür ediyoruz. Bizi büyük bir yükten kurtarmış oluyor. Yapılan yardımlar, maddi manevi destekler için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bize can suyu, minnettarız" Buca Gençlerbirliği Spor Kulübü Başkanı Bedrettin Karadağ ise, "Cemil Başkanımıza göreve geldiği günden bu yana amatör spora verdiği destekler için teşekkür ediyoruz. Hem nakdi hem de malzeme yardımları kulüpler için adeta can suyu oldu. Bu konuda kendisine minnettarız. Yetiştirici bir kulübüz. Kuruçeşme sahasının yapımında da bize katkı sağladı. Büyükşehir’in amatör kulüplere verdiği destek gerçekten çok kıymetli" dedi.
01 Mart 2026 Pazar - 10:06 Şahin Kaptan, çocuklara balığı sevdirmek için yola çıktı İzmir Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren İzmir Balıkçılık Çalışma Komitesi çocuklar için örnek bir çalışmaya imza attı. 20 kurumdan temsilcilerin yer aldığı komite, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden öğretim üyelerinin katkılarıyla çocuk yaşta balık tüketimini özendirmek ve balığın denizden sofraya uzanan yolculuğunu anlatmak amacıyla "Şahin Kaptan’ın Balıkçılık Dünyası" kitabını hazırladı. Her bir detayı çocukların ilgisi çekecek şekilde hazırlanan kitap, İzmir Valiliği koordinasyonuyla kentimizdeki okullarda ücretsiz olarak dağıtılacak. Türkiye’nin, üç tarafı denizlerle çevrili bir balık cenneti olmasına rağmen kişi başı yıllık balık tüketiminin yalnızca 7,7 kg ile kıyı ülkelerinin gerisinde olması, İzmirli sektör temsilcilerini harekete geçirdi. Bu tabloyu değiştirmek ve özellikle çocuklarda su ürünleri kaynakları, sürdürülebilir balıkçılık ve sağlıklı tüketim bilinci oluşturmak amacıyla özel bir kitap hazırlığı başlatıldı. Hedef kitle 7-11 yaş grubu Yaklaşık 8 ay süren ve Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nin değerli öğretim üyelerinin katkıda bulunduğu çalışmada, zeka gelişimine katkı sağlayan, Omega-3 bakımından zengin, yüksek protein içeriğine sahip, göz ve kalp sağlığını destekleyen doğanın süper besini balığın, özellikle çocuklarımıza doğru ve eğlenceli bir anlatımla tanıtılması hedeflendi. 7-11 yaş grubuna yönelik olarak hazırlanan kitap; bulmacalar, boyama sayfaları ve görsellerle zenginleştirildi. Çakan: "Çocuklar geleceğimiz" Kitap projesinin çok büyük bir emeğin sonucu olarak ortaya çıktığını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, "Kentimiz ve ülkemizin balıkçılık ve su ürünleri sektörünün gelişimine ve sorunlarının çözümüne katkı sağlamak amacıyla, kamu kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, kooperatif ve birlik temsilcileri ve su ürünleri sektöründe faaliyet gösteren sektör temsilcilerinin katılımı ile oluşturulan İzmir Balıkçılık Çalışma Komitemiz, kurulduğu 2019 yılından beri büyük bir özveri ile çalışıyor. Bu kez geleceğimizin temeli çocuklarımız için bir proje üretmekten memnuniyet duyuyoruz. Kitabımızda, denizlerimizde balık avcılığı, yetiştiricilik (çiftlik balıkçılığı), balıkların soframıza ulaşıncaya kadar geçirdiği aşamalar ve çeşitli balık türleri görseller eşliğinde anlatılıyor. Özellikle denizlerin geleceğimiz olduğu vurgulanarak, kurallara uygun avcılığın ve sürdürülebilir balıkçılığın önemi ele alındı" dedi. Okullarda dağıtılacak Çakan sözlerine şöyle devam etti: "Kitabımıza İzmir Ticaret Odası web sayfasından ulaşmak mümkün. Ayrıca İzmir Valiliğimiz koordinasyonunda okullarımıza dağıtım yapacağız. Çalışmamızın özellikle çocuklarımızda balık tüketimi bilincini arttırmasını ve sektörümüzün geleceğine katkı sağlamasını diliyoruz. "Şahin Kaptan’ın Balıkçılık Dünyası" kitabını hazırlanmasında bize her zaman destek veren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanımız Mahmut Özgener başta olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum"
01 Mart 2026 Pazar - 10:03 Kampüste ‘güvenli sürüş’ seferberliği İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), 2023’ten bu yana yaklaşık 3 bin motosiklet kazasının yaşandığı İzmir’de, ‘güvenli sürüşe’ dikkat çekmek amacıyla harekete geçti. Motosiklet dünyasının tanınmış isimlerini kampüste konuk eden İEÜ, gençler arasında kullanımı giderek artan motosiklet için ‘sürüş teori’ eğitimi gerçekleştirerek örnek bir farkındalığa imza attı. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Riders Motosiklet Kulübü’nün desteğiyle ‘Sağlıklı Kampüs’ etkinlikleri kapsamında düzenlenen program, iki ayrı oturum şeklinde gerçekleşti. İlk olarak, Zafer Akçay Akademi’nin eğitmeni Utku Akçay, gençlerle bir araya gelerek teori eğitimini gerçekleştirdi. Yoğun ilgi gören programda gençlerin sorularını yanıtlayan Akçay, motosiklet kullanırken dikkat edilmesi gereken noktaları ve kazadan korunmak için yapılması gerekenleri tek tek anlattı. Teori eğitiminin ardından da güvenli sürüş konusunda kapsamlı bir panel gerçekleştirildi. İEÜ Spor Koordinatörü Murat Palalı’nın moderatörlüğünde yapılan panelde, Utku Akçay’ın yanı sıra ODTÜ Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Trafik ve Ulaşım Psikolojisi Uzmanı M. Kurtuluş Bedi ile İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Motosikletli Polis Timler Amirliği Yunus Eğitmeni Sezai Çelikbilek de yer aldı. Etkinliklere, Zafer Akçay da konuk olarak katıldı. 3’te 2’sinde motosiklet var 27 yıldır mesleğini büyük başarıyla sürdüren Çelikbilek, İzmir’deki yaralı ya da ölümlü kazaların yüzde 65’ine motosikletlilerin karıştığını söyledi. İzmir’de her 4 araçtan birinin motosiklet olduğunu belirterek, son 3-4 yıl içinde motosiklet kaza sayısının da arttığına dikkat çeken Çelikbilek, "Bu kazaların en büyük nedenleri takip mesafesine uyulmaması, hatalı şerit değişimi ve hız kurallarının ihlali. Bunlara mutlaka dikkat etmeliyiz. Ayrıca, motosiklet üzerindeki görünürlüğümüzü de artırmalıyız. Gerektiğinde reflektörlü mont giymeliyiz. Eğer canımız sıkkınsa, kendimizi iyi hissetmiyorsak, o gün motosiklete binmemeliyiz" diye konuştu. İzmir’de, motosiklet sürerken kask takma oranının da yüzde 95 seviyesinde olduğunu sözlerine ekleyen Çelikbilek, kurallara uyulması durumunda kazaların önüne geçileceğini hatırlattı. "Sinirinizin üstesinden gelin" Gençlere yönelik önemli mesajlar veren Utku Akçay ise, "Motosiklet üzerinde bilincimiz daima açık olmalı, tam konsantre bir şekilde sürüş yapmalıyız. Maalesef birçok tabelanın ne anlama geldiğini bilmiyoruz. Bu konuda kendimizi geliştirmeliyiz. Sadece öndeki araca odaklanmamalıyız. Gözlerimiz daha ileriye bakmalı ve çevre kontrolünü sağlamalıyız. Motosiklet üzerinde korku ve panik çok tehlikelidir. Korku varsa virajı bile zor alırız. Bunu yenmenin yolu da bilgi ve pratikten geçer. Trafikte sıkıntılı durumlarla karşılaşabiliriz. Ne olursa olsun, sinirin üstesinden gelmeliyiz. Siniri takip etmemeliyiz. Sinir, hata yapma ihtimalinizi güçlendirir ve unutmayın ki, iyi bir sürücü olsanız da motosiklet asla hata affetmez" dedi. "Haklı olmaktan da önemlisi güvende olmak" Trafik ve Ulaşım Psikolojisi Uzmanı M. Kurtuluş Bedi, sürüş sırasında alınan anlık kararların kazaya ya da sürtüşmeye neden olabileceğini söyleyerek, "Trafikte, bir araç sizin önünüzü kesebilir, size bir söz de söyleyebilirler. Ancak unutmayın ki, haklı olmaktan daha da önemlisi güvende olmaktır. Trafikte kimse görünmez değildir. Eğer kötü niyetli bir tutum varsa, yasal hükümler devreye girebilir. Motosiklet sürücüleri daima öngörülü olmalı ve yaşanabilecek olayları sezmeye çalışmalı" diye konuştu.
01 Mart 2026 Pazar - 09:59 Türkçe popun dilinde acı var 2000’li yılların hit Türk pop şarkıları yalnızca aşkı anlatmadı; kadın ve erkek arasındaki güç ilişkilerini de yeniden kurdu. Yaşar Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı akademik araştırma, dönemin popüler şarkılarında erkeklerin kendini "mağdur", kadınların ise "öfkeli ama güçlü" bir anlatı içinde konumlandırdığını ortaya koyarak pop müziğin toplumsal cinsiyet söylemindeki rolünü gözler önüne serdi. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir’in 2000-2010 yılları arasında Türkiye’de liste başı olan pop şarkılarındaki aşk temasını inceleyen akademik makalesi, Birleşik Krallık merkezli yayıncılık şirketi Taylor & Francis Group’un prestijli dergilerinden Popular Music and Society’de yayımlandı. Araştırma, popüler aşk şarkılarının yalnızca duyguları değil; toplumsal cinsiyet rollerini ve kadın-erkek ilişkilerini yeniden ürettiğini ortaya koydu. Çalışmaya göre 2000’ler Türk pop müziğinde erkekler genel olarak "mağdur", kadınlar ise "öfkeli" bir anlatı içinde konumlandırılıyor. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir’in 2000-2010 yılları arasında Türkiye’de zirveye çıkan 55 pop şarkısının incelediği çalışmada; 25’i erkek, 30’u kadın sanatçıya ait şarkı sözleri eleştirel söylem analizi yöntemiyle değerlendirildi. Dr. Öğr. Üyesi Özdemir araştırma keşifleri ile ilgili şu bilgileri verdi: "Erkek sanatçıların şarkılarında kendilerini acı çeken, pişman, bekleyen ve affedilmek isteyen figürler olarak sunduğunu gözlemledim. Ancak bu "mağduriyet" dili çoğu zaman emir kipleri, ısrarcı ifadeler ve şiddet hatırlatması yapan sözlerle kuruluyor. "Affet", "geri dön", "sensiz ölürüm" gibi ifadeler, romantik bir çerçeve içinde sunulsa da reddi kabul etmeyen bir erkek diline işaret ediyor. Kadın sanatçıların şarkılarında ise erkekler yalancı ve güvenilmez olarak betimlenirken; kadın anlatıcılar kendilerini güçlü ve bilinçli bireyler olarak konumlandırmış. Ancak bu güç vurgusu fazlalıkla geçmişte yaşanan ihanetlere ve hayal kırıklıklarına verilen tepkiler üzerinden kuruluyor." Kadınlar güçlü ama öfkeli Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir kadın şarkılarında öfkenin baskın duygu olarak öne çıktığını belirterek, "Bu öfke çoğu zaman hesap soran fakat sonucu değiştirmeyen bir anlatı düzeyinde kalıyor. Araştırmamın dikkat çeken keşiflerinden biri de kadın sanatçıların yalnızca sevgiliye değil, başka kadınlara ve kendilerine seslenen şarkılar üretmesi. Erkek sanatçılarda ise bu tür bir söyleme neredeyse hiç rastlanmıyor. Bu durum bana göre, kadınların pop müzik aracılığıyla bir dayanışma ve farkındalık alanı kurmaya çalıştığı anlamını taşıyor" diye konuştu. Toplumsal iklim müziğe yansıyor Dr. Öğr. Üyesi Özdemir bu konuda, "Son yıllarda, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artışıyla birlikte, kadınların dayanışma ve farkındalık arayışının şarkı sözlerinde daha belirgin hale geldiği görülüyor. Sonuç olarak çalışma, 2000’ler Türk pop müziğinin yüzeyde romantik ve duygusal görünen şarkılar aracılığıyla erkek egemen toplumsal yapıyı yeniden ürettiğini; buna rağmen kadınlar açısından bu yapıya yönelik bir itiraz ve farkındalık alanı da sunduğunu ortaya koyuyor "dedi.
Mardin’den İzmir’e ’Terörsüz Türkiye’ ziyareti
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:21 Mardin’den İzmir’e ’Terörsüz Türkiye’ ziyareti AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "Terörsüz Türkiye" kapsamında temaslarda bulunmak üzere Türkiye turuna çıkan AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu ve beraberindeki heyeti ağırladı. Başkan Saygılı, ’’Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, son 23 yılda yaptığımız yatırımlarla hayata geçirdiğimiz proje, reform, hizmet ve düzenlemelerle Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada muteber bir konuma getirdik. Bugün de aynı güçlü yürüyüşümüzü Terörsüz Türkiye hedefiyle taçlandırıyoruz. Kardeşliğimizi yıpratmak isteyen kirli tezgâhları bozacak, milletimizin istikbaline kast edenleri, bu aziz milletin birliğine yönelen her türlü ihaneti tarihin karanlığına gömeceğiz. Terörsüz Türkiye için omuz omuza, kararlılıkla birlikte başaracağız’’ dedi. AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu ve beraberindeki il yönetimi ile ilçe başkanlarından oluşan heyet, "Terörsüz Türkiye" kapsamında temaslarda bulunmak üzere Türkiye turuna çıkarken, İstanbul’dan sonraki ikinci durağı İzmir oldu. Heyet, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve il yönetimini ziyaret ederek sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bizi hedeflerimizden alıkoymak isteyen tüm engelleri milletimizle ele ele vererek aştık AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı yaptığı açıklamada, ’’Bizler; milletimizin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarımızda taşıdığımızın bilinciyle, büyük ve güçlü Türkiye idealine bağlı kalarak canla başla çalışmayı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, son 23 yılda yaptığımız yatırımlarla hayata geçirdiğimiz proje, reform, hizmet ve düzenlemelerle Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada muteber bir konuma getirdik. Bizi hedeflerimizden alıkoymak isteyen tüm engelleri milletimizle ele ele vererek aştık; vesayet odaklarını bertaraf ettik, milli iradeyi devletin her bir noktasında hâkim kıldık. Bugün de aynı güçlü yürüyüşümüzü Terörsüz Türkiye hedefiyle taçlandırıyoruz. 86 milyon vatandaşımızın huzur, refah ve kardeşlik içinde yaşaması için atılması gereken her adımı stratejik bir akılla çok büyük bir dikkat ve hassasiyetle atıyoruz. Kardeşliğimizi yıpratmak isteyen kirli tezgâhları bozacak; milletimizin istikbaline kast edenleri, bu aziz milletin birliğine yönelen her türlü ihaneti tarihin karanlığına gömeceğiz. Biz, milletimizin duasını ve desteğini yanımıza alarak; sabırla, inançla, kararlılıkla geleceğe yürümeye devam edeceğiz. Bu büyük mücadelede liderliği ve kararlı duruşlarıyla bizlere güç veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Terörsüz Türkiye sürecine gönülden destek veren Mardin İl Başkanımız Mehmet Uncu’ya ve beraberindeki kıymetli heyete İzmir teşkilatımız adına teşekkür ediyorum. Terörsüz Türkiye için omuz omuza, kararlılıkla birlikte başaracağız.’’ dedi. Mardin bugün yeniden bir cazibe merkezi haline geldi AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu ise, ’’Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı Terörsüz Türkiye sürecinin bölgeye kazandırdığı huzur ve istikrarı anlatmak amacıyla İstanbul programının ardından İzmir’e geldik. İzmir’de yaşayan Mardinli hemşehrilerimizle bir araya geldik. Geçmiş dönemlerde terör ve ekonomik sorunlar nedeniyle yoğun göç veren Mardin, bugün yeniden bir cazibe merkezi haline geldi. Şehirdeki kalkınma hamleleri, artan turizm potansiyeli ve yatırım fırsatlarının Mardin’i güçlendirdi. Hemşehrilerimizi şehre yatırım yapmaya ve geri dönüşü desteklemeye davet ediyoruz. Türkiye genelinde olduğu gibi Mardin’de de sürecin getirdiği güven ortamı sayesinde, AK Parti’ye yoğun bir teveccüh var.’’ diye konuştu.
Karşıyaka’daki kaçak iskeleler yıkılıyor
19 Kasım 2025 Çarşamba - 16:05 Karşıyaka’daki kaçak iskeleler yıkılıyor Karşıyaka sahilinde Kıyı ve İmar Kanunu’na aykırı şekilde inşa edilen izinsiz platform ve ahşap iskelelerin yıkımına başlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yapılan başvurular doğrultusunda, Bostanlı Balıkçı Barınağı ile Deniz Kafe arasında kalan kıyı bölümünde Kıyı Kanunu ve İmar Kanunu’nun ilgili yönetmeliklerine aykırı şekilde izinsiz yapılan platformlar ve ahşap iskeleler kaldırılıyor. Bu bölgede oluşturulan düzeneklerin üzerine masa konulmak suretiyle özellikle geceleri izinsiz ticari faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ve çevrede yaşayan vatandaşların şikayetleri doğrultusunda harekete geçildi. Belediyeye bağlı Yapı Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinesindeki ekiplerin tespitleri çerçevesinde yıkımlar başladı. Yetkililer, mevzuat kapsamında Karşıyaka Kaymakamlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Liman Dairesi Başkanlığı ve ilgili birimlerin temsilcileri ile toplantı yaparak işlem hakkında bilgilendirmede bulundu. Karar süreci hakkında 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili Yönetmelik ile 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerine aykırı olarak inşa edildiği tespit edilen izinsiz iskele ve beton platformların, Büyükşehir Belediyesi Encümeni’nin kararı 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca, belediye sınırları içinde veya dışında kamuya veya devlete ait taşınmazlar üzerinde inşa edilen izinsiz yapıların belediyelerce alınacak karar doğrultusunda tebliğ süreci tamamlanarak yıktırılması hükmüne uygun olarak kaldırılmasına karar verilmişti.
İzmir’de bir mahalle tünel kazısı yüzünden diken üstünde
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:19 İzmir’de bir mahalle tünel kazısı yüzünden diken üstünde İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından çalışmaları yapılan Buca Onat Tüneli inşaatı nedeniyle Atamer Mahallesi’nde gece saatlerinde bazı evlerde yeniden çatlaklar oluştu. Mahalle sakinleri güvenlik endişesiyle geceyi sokakta geçirmek zorunda kalırken, ’Başkan istifa’, ’Cemil istifa’ sloganları atıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı devam eden Buca Onat Tüneli inşaatı, Atamer Mahallesi sakinlerinin kabusu olmayı sürdürüyor. Buca ilçesinin Ufuk Mahallesi ile Bornova ilçesinin Çamkule Mahallesi arasında inşa edilen Onat Tüneli’nin yapımına 2018 yılında başlandı. 2026 yılında hizmete açılması planlanan tünel inşaatı sırasında bazı evlerde çatlaklar oluştu. Dün gece saat 23.00 sıralarında yapılan çalışmalar, mahalle halkını korkuttu. Çalışmanın şiddetiyle bir evin kolonunun patladığı, bazı evlerin tuğlalarının döküldüğü bildirildi. Vatandaşlar, zaman zaman ’Cemil istifa’, ’Başkan istifa’ sloganları attı. Mahalle halkı güvenlik endişesiyle evlerini terk etti. ’"Evlerimizi boşaltmak zorunda kaldık" Mahalle sakinlerinden Selahattin Kılıç, 45 yıldır mahallede yaşadığını belirterek, evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını söyledi. Kılıç, "Şu anda evi boşalttık çünkü can güvenliğimiz yok. İnsan içeri girmeye bile korkuyor. Dün gece yapılan çalışmalar sırasında binalarda esneme oldu ve herkes sokağa döküldü. Çocuklar evde uyuyamıyor, torunlarım yanımda kalmıyor korkusundan. Evlerimizin ön tarafında kaymalar var, yolların taşları patlamış. Belediye gelip bakmıyor, biz nereye başvuralım?" dedi. Kılıç, yetkililerin ilgisizliğine de tepki göstererek, "Belediye başkanını üç aydır buraya getiremiyoruz. Bizim başka bir güvencemiz yok. Evlerin tamamı kaymış. Tek çözüm, evlerin yerine çelik prefabrik konut yapılması" açıklamasında bulundu. Deprem yıkmadı ama tünel çatlattı Mahalle sakinlerinden Nurettin Çelik de, tünel çalışmalarının evlerinde ciddi hasara yol açtığını söyledi. Çelik, "Bayraklı depremini gördüm, evimde çizik dahi olmadı. Ama Onat Tüneli çalışmaları bizi bu hale soktu. Evlerimizde çatlaklar oluştu. Dün akşamki çalışmadan sonra durum daha kötüye gitti. Eşyalarımızı topladık, kaçmak istiyoruz. Deprem çantamızı hazırladık. Belediye ilgilenmiyor. Gerekirse Çevre Şehircilik Bakanlığı veya AFAD devreye girsin. Yoksa biz burada öleceğiz" diye konuştu. "Hastalıktan ölmedim, tünelden öleceğim" Aynı zamanda kanser hastası olduğu için tedavi gördüğünü de söyleyen Nurettin Çelik, evlerde meydana gelen çatlak ve boşluklardan içeri soğuk girdiğini ve bunun için koli bandıyla önlem aldığını söyledi. Duvardaki çatlakları bantlayarak soğuk girmesini önlemeyi amaçlayan Çelik, "Aşırı derecede soğuk giriyor içeri. Ben kanser hastasıyım tedavi görüyorum. Çare bulunsun istiyorum. Bu ev her an yıkılabilir, ölürüz. Ben kanser hastasıyım. Hastalıktan ölmedim, tünelden öleceğim" dedi. "Seçim zamanında geliyorlar ama şimdi sorunlarımızla ilgilenmiyorlar" Mahalle sakinlerinden Yadigar Çelik ise yetkililerin yalnızca seçim döneminde mahallede olduğunu belirterek şunları söyledi: "Deprem değil, hasar altındayız. Akşam olsa bir deprem bu kadar etkilemezdi. Oy zamanı gelince buradan ayrılmıyorlar, ama sorunlarımızla ilgilenmiyorlar. Biz de Allah’a güveniyoruz, umudumuzu oraya bırakıyoruz."
Rektör Prof. Dr. Budak: "Hedef, uluslararası sıralamalarda ilk 500’de yer almak"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:02 Rektör Prof. Dr. Budak: "Hedef, uluslararası sıralamalarda ilk 500’de yer almak" Ege Üniversitesi Akademik Değerlendirme Toplantısında konuşan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesinin son yıllarda yakaladığı tarihi başarıları ve yaşanan gelişmeleri anlattı. Budak, önümüzdeki 3 yıl içerisinde uluslararası sıralamalarda ilk 500 üniversite içerisinde yer almak istediklerini belirtti. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen toplantıya, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ın yanı sıra üniversite üst yönetimi, senato üyeleri, akademik ve idari çalışanlar ile öğrenciler katıldı. Törende, Rektör Prof. Dr. Budak, akademik unvanları yükselerek, profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi kadrosuna atanan öğretim üyelerine belgelerini de takdim etti. Toplantıda Ege Üniversitesi Senatosu tarafından Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’a "Ege Üniversitesi Vefa Beratı" tevdi edildi. Ege Üniversitesi ile güçlü bir duygusal bağının olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Hem öğrencilik yıllarımı geçirdiğim hem de bir akademisyen olarak mesleğimi icra ettiğim Üniversiteme Rektör olarak atandığım günden beri bir kurum geleneği oluşturmak adına üniversitemizin misyonu doğrultusunda akademik ve idari personeli ve öğrencisiyle birlikte Ege Üniversitesi Ailesi birliğine özel önem verdim. Ülkemizdeki tek ziraatçı rektör olarak Üniversitemizin nasıl bir başarı çınarına dönüşebileceğini düşündüm. Tarımda ana faktörlerin başında toprak, su ve iklim gelir. Kampüsümüzü toprak, Üniversitemizdeki araştırma kültürünü iklim, her bir öğrencimizi bu üniversite ortamında fidan olarak gördüm. Her bir hocamızı da fidanların sabırla yeşermesini sağlayan birer çiftçi olarak gördüm. Bunlardan biri eksik olsa, ürün yani başarı olamaz. Bu metafordan hareketle Huzurlu Üniversite, Mutlu Çalışanlar, Kaliteli Eğitim, Aydınlık Gelecek ilkemiz doğrultusunda Yükseköğretimde Ege Modeli’ni hayata geçirdik" dedi. Ege Üniversitesinin geleceği adına ortak akılla çalıştıklarını ifade eden Prof. Dr. Budak, "Ege Üniversitesi olarak 8 yıldır Üniversitemizin geleceğine yönelik ortak akıl bilinciyle hareket ettik. Rektörle Akşam Çayları düzenledik, tüm akademik ve idari birimlerimizi tek tek ziyaret ettik. Eğitim-Öğretimde Kalite Öncelikli, Araştırma Üniversitesi Hedefli, Öğrenci Odaklılık, Dijitalleşme ve Uluslararasılaşma vizyonunu ortak akılla oluşturarak yol haritamızı ve eylem planımızı belirledik. Projeler geliştirdik. Ege Üniversitesi ailesi olarak tek yürek, tek yumruk olduk. Üniversitemizin ruhuna yakışır bir şekilde hareket ederek ortak akılla, tüm hedeflerimizi tek tek gerçekleştirdik. İnandık, çok çalıştık ve başardık" dedi. "Her alanda akredite üniversite" Akreditasyona özel önem verdiklerini ifade eden Prof. Dr. Budak, "2017 yılından itibaren akreditasyon seferberliği başlattık. YÖKAK’tan Kurumsal Tam Akreditasyon alan ilk devlet üniversitesiyiz. 2024 YÖKAK Kurumsal Akreditasyon Değerlendirme Raporuna göre Üniversitemiz Türkiye’de en fazla akredite programı olan Üniversite konumunda yer aldı. Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi kapsamında 71 programımızla en fazla Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi logosuna sahip üniversite olduk. Avrupa Mühendislik Eğitiminde Akreditasyon Ağı tarafından verilen Avrupa Mühendislik Programları Akreditasyonu kapsamında Ziraat Fakültemiz 9 bölümüyle EUR-ACE akreditasyonunu almaya hak kazandı. Ayrıca Fakültemiz, 10 bölümüyle ulusal akreditasyon sürecini de başarıyla tamamlayan tek ziraat fakültesi oldu. Avrupa Komisyonu tarafından verilen Araştırmada İnsan Kaynakları Mükemmellik Ödülünü alan dört devlet üniversitesinden biri olduk" diye konuştu. "Bilgiye erişimi kolaylaştırdık" Bilgiye erişimi kolaylaştıracak adımlar attıklarını söyleyen Prof. Dr. Budak, "Kütüphanemizdeki kaynak sayısı çok güçlü hale geldi. Son 8 yılda veri tabanı sayımızı 62’den 141’e, elektronik kaynak sayımızı 226 binden 7 milyona, toplam kaynak sayımızı da 490 binden yaklaşık 8 milyona çıkardık. Kütüphane Dokümantasyon Daire Başkanlığımız bünyesinde ücretsiz açık erişimli dergilerde yayın desteği sağlıyoruz. Açık Erişimli dergilerde yayın yapmak istendiğinde makale işlem ücreti ödemeden ücretsiz olarak akademisyenlerimiz yayın yapabiliyorlar. Bu kapsamda son 5 yılda 323 yayın yapıldı ve 526 bin dolar destek sağlandı. Araştırma faaliyetlerine sağladığımız desteklerle yıllık yayın sayımızda ciddi bir artış söz konusu oldu. 2017 yılında Üniversitemizin yıllık yayın sayısı 1.165 iken 2024 yılında 1.644’e yükseldi. Üniversitemizde daha önceki yıllarda Q3-Q4 yayın oranı daha fazla iken bugün itibariyle yayınlarımızın yüzde 70’i Q1-Q2 dergilerde yayınlanmış durumdadır. 2022 yılında 0,48 olan öğretim elemanı başına düşen yayın sayımız bugün itibariyle 1,06’yı geçti" dedi. "Proje sayısı ve patent tescilinde lider üniversiteyiz" Ege Üniversitesinde oluşturulan bilim ekosisteminin proje sayılarına olumlu yansıdığını belirten Prof. Dr. Budak, "TÜBİTAK nezdinde son 4 yılda proje başvuru ve kabul oranında Türkiye birincisiyiz. TÜBİTAK ve Çin Bilimler Akademisi (CAS) tarafından açılan 2025 yılı çağrısı kapsamında 4 ortak uluslararası projenin 2’si Ege Üniversitesine ait. EBİLTEM ve Araştırma Koordinatörlüğümüze bağlı proje destek ofisi sayesinde daha önce 14 olan AB projelerine başvuru sayımızı 75’e çıkardık ve son 8 yılda 34 proje kabulü alarak 6.7 milyon Euro bütçe kazandık. Son 8 yılda BAP bütçemizi 10 milyondan 470 milyona çıkardık. Patent ve faydalı model olabilecek çalışmaları destekliyoruz. 2016 yılında patente yapılan harcama 126 bin TL iken bugün 7 milyon TL’yi aşmış durumda. Üniversitemizin 2016 yılında 8 olan patent başvuru sayısı bugün itibariyle 60 oldu. Patent tescilinde ise 2016 yılında 1 iken bugün itibariyle 30 patent tesciline ulaştı. Çıktı odaklı araştırma anlayışımız doğrultusunda patent başvurusunda Türkiye birincisi, patentlerin ticarileştirilmesinde Türkiye ikincisi olurken, patentlerin lisanslanmasında ise Türkiye üçüncüsü olarak yer aldık. Ege Derin Teknoloji Fabrikamızı 6.5 milyon avroluk yatırımla 2024 yılında açarak hizmet vermeye başladı. Yüzde 100 üniversite sermayeli olan Ege Teknopark’ta 2017 yılında 45 firma bulunuyorken bugün 168 firmaya ulaşmış durumda. Üniversitemizin kuruluşunun 70. Yılında Ege Teknopark’ı 18 bin metrekare alana 1000 firmanın yer alabileceği bir teknopark haline getiriyoruz" diye konuştu. "90’dan fazla öğrenci odaklı uygulama hayata geçirildi" Ege Üniversitesinin öğrenci odaklı uygulamalarını anlatan Prof. Dr. Budak, "Üniversite olarak öğrencilerimizi evladımız olarak görüyor ve öğrenci odaklı çalışıyoruz. Üniversitede var oluş sebebimizin öğrencilerimiz olduğunu bilerek 90’dan fazla öğrenci odaklı uygulamayı hayata geçirdik. Öğrenci topluluk sayımızı 51’den 100’e, üye sayısını da 8 binden 35 bine çıkardık. Öğrencilerin barınma sorununa yönelik olarak Cumhurbaşkanımızın ve Gençlik ve Spor Bakanlığımızın desteğiyle 2 bin yurt kapasitemizi 14 bine çıkardık. Üniversitemiz; Tam Akredite, Öğrenci Odaklı, Sağlık Temalı bir Araştırma Üniversitesi olmanın yanında aynı zamanda ‘Engelsiz’ bir üniversite. Üniversitemizde 152 ön lisans ve lisans, 14 lisansüstü olmak üzere toplam 166 engelli öğrencimiz eğitim görüyor. Engelsiz Bilgilendirme Asistanı (EBA) uygulamasını Türkiye’de uygulayan ilk üniversite olduk. Web işaret dili eklentisi ve Web Erişilebilirlik Aracı uygulaması aktif olarak kullanıma geçen seneden itibaren açtık. Öğrencilerimize daha yaşanabilir ve yeşil bir kampüs yaşamı sunmak adına 100 bin metrekare olan yeşil alan oranını son 8 yılda 600 bin metrekareye çıkardık. 2024 Greenmetric sıralamasında 1477 üniversite arasında 88’inci sıraya yükseldik. Türkiye genelinde devlet üniversiteleri arasında 4’üncü sırada, Ege Bölgesi’nde ise 1’inci sırada yer alarak bölgenin en çevreci ve sürdürülebilir üniversitesi olduk. Bu başarılarımızın sonucu olarak Üniversitemiz Uluslararası GreenMetric Yürütme Kurulu’nda yer alarak GreenMetric Türkiye Ulusal Koordinatörü oldu" dedi. "Uluslararasılaşma ve dijitalleşme hedeflerinde önemli adımlar atıldı" Uluslararasılaşma ve dijitalleşme çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Budak, "YÖK nezdinde uluslararasılaşma kapsamında pilot üniversite konumunda olan üniversitemizde 117 farklı ülkeden toplam 2 bin 638 uluslararası öğrencimizi eğitim veriyoruz. Türk Yükseköğretiminde Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir üniversitenin bir başka üniversite ile ikili diploma programı yürütmesi şerefine nail olduk. Azerbaycan ile ziraat alanında ikili diplomamızı yürüttük ve ilk mezunlarımızı verdik. Özbekistan’daki ikili diploma programımızla kalite odaklı eğitim anlayışımızın meyvelerini almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Üniversitemiz 2018 yılında kadar uluslararası sıralamalarda yer almıyordu. Bugün itibariyle üniversitemiz uluslararası sıralama kuruluşlarının tamamında yer alan altı üniversiteden birisi haline geldi. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde uluslararası sıralamalarda ilk 500 üniversite içerisinde yer almak istiyoruz. Üniversitemize kazandırdığımız öncü dijital uygulamalar ile akademik ve idari süreçleri, araştırma ve eğitim olanaklarını daha etkin, hızlı ve verimli hale getirdik. Akademik bilgi birikimi, teknik altyapı olgunluğu ve gerçekleştirdiğimiz dijitalleşme girişimlerimiz ile Dijital İnovasyon İş Birliği Platformu’nun kurucu üyesi olarak seçilen 8 üniversiteden biri olduk. Son 8 yılda 45 büyük ölçekli yazılımı hayata geçirdik. Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu, Bilgisayar ve Bilişim Fakültesini kurduk. Ege Meslek Yüksekokulumuz bünyesinde Otonom Sistemler Teknikerliği, Oyun Geliştirme ve Programlama, Önyüz Yazılım Geliştirme Ön Lisans Programlarını açarak öğrencilerimize eğitim vermeye başladı" diye konuştu. "Sağlık temalı üniversite" Sağlık alanında elde edilen başarıları anlatan Prof. Dr. Budak, "Tıp Fakültemiz Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TEPDAD) tarafından 2026 yılına kadar 3 yıllığına akredite edilen 8 Tıp Fakültesi içerisinde yer alıyor. Uzmanlık eğitimi akreditasyonunda ise 2018 yılında 5 Anabilim Dalımızın uzmanlık eğitimi akreditasyonu bulunurken bugün itibariyle 25 anabilim dalımızın uzmanlık eğitimi akreditasyonu bulunmakta. EÜTF Hastanemiz son 5 yılda puanını 56’dan 96’ya çıkararak A plus Hastane oldu. Hastanemizin 30 yıldır yenilenmeyen cihaz altyapısını son 8 yılda yaklaşık 1,5 Milyar TL’lik cihaz yatırımı yaparak yeniledik. Üniversitemizin kuruluşunun 70. Yılında Merkezi Ameliyathanemizi açtık. Yıllardır bölgemizin ilk Diş Hekimliği Fakültesi olarak eğitim ve sağlık hizmetlerini sürdüren Diş Hekimliği Fakültemizin 17 Haziran 2021 tarihinde ek hizmet binasını açmıştık. Ek Hizmet Binamızın içerisinde yer alan ameliyathanelere 25 Milyon TL’lik cihaz yatırımı yaparak açılışını gerçekleştirdik. Ameliyathanemizin hizmete girmesi ile Fakültemiz aynı zamanda ‘Ege Üniversitesi Diş Hastanesi’ unvanını aldı. 2019 yılından itibaren Ege Üniversitesini sağlık temalı ve öncü bir üniversite haline getirme sürecindeyiz. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurumlarına sağlık ve refahı destekleyen kampüslerin olmaları için ortak bir dil, ilke ve çerçeve sunan Okanagan Şartını imzalayarak Uluslararası Sağlığı Geliştiren Üniversite Ağı içerisinde yer aldık ve Ülkemizdeki koordinatör üniversite olduk" dedi. Başarıların ortak akıl ve çalışma ile yakalandığını söyleyen Prof. Dr. Budak, "Bu başarılarda, kocaman bir ailenin 8 yıllık ortak hikâyesi vardır. Gece geç saatlere dek çalışan araştırmacılar, sınav stresi yaşayan öğrenciler, kampüsün her köşesinde emek veren personel, sabırla destek veren aileler, bize güvendiğini her fırsatta hissettiren şehir. Bu başarılar hepimizindir. Büyük bir gururla ifade ediyorum ki: Ege Üniversitesi artık geleceğe hazırdır. İyi ki Egeliyiz!" diyerek sözlerini noktaladı. Prof. Dr. Budak, sunumun ardından unvanları yükselerek, profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi kadrosuna atanan öğretim üyelerine belgelerini takdim etti. Etkinlik sonunda Ege Üniversitesi Senatosu tarafından Rektör Prof. Dr. Budak’a "Vefa Beratı" tevdi edildi.
İzmirMeets 2025 Zirvesi başladı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:42 İzmirMeets 2025 Zirvesi başladı Teknoloji dünyasının önde gelen isimlerini ağırlayan "Teknoloji ve İnovasyon" temalı İzmirMeets 2025 Zirvesi başladı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, " İzmir Meets’in orta ve uzun vadeli amacı, İzmir’i her yıl kendi gündemini oluşturan, kendi tartışmalarını oluşturan bir düşünce ve inovasyon merkezi haline getirmek. 2024’te küresel girişim sermayesi yatırımlarının neredeyse üçte biri doğrudan yapay zeka şirketlerine yöneldi; AI yatırımları bir önceki yıla göre yüzde 80’in üzerinde büyüdü." dedi İZQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi sponsorluğunda Teknoloji dünyasının önde gelen isimlerini ağırlayan "Teknoloji ve İnovasyon" temalı İzmirMeets 2025 Zirvesi başladı. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı Başkanı Hasan Küçükkurt’un yanı sıra çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Kent ekonomisine yön veren kurumların iş birliğiyle gerçekleştirilen İzmirMeets 2025 Zirvesi’nde yapay zekadan şehircilik vizyonuna, enerjiden sporda dijitalleşmeye kadar birçok konu ele alınacak. "Yapay zeka alanı, bu dönüşümün motoru haline geldi" İzmirMeets 2025 Zirvesi’nin açılış konuşmasını yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "İzmir Ticaret Odası olarak uzun süredir hayalini kurduğumuz bir buluşmada, Teknoloji ve İnovasyon Zirvesi’nde sizlerle aynı salonda olmak benim için çok büyük bir mutluluk. İzmir, sadece bu ülkenin en büyük kentlerinden biri değil; aynı zamanda yeniliğe en açık, dünyaya en entegre, değişimi en hızlı içselleştiren şehirlerinden biri. Şehrimizin girişimci ruhu, yüksek öğrenim düzeyi, araştırma ve geliştirme kapasitesi, yerel ve küresel piyasayla kurduğu bağlar; İzmir’i sadece potansiyel açısından değil, uygulama ve etki açısından da dikkat çeken bir kent haline getiriyor. İzmir Meets bu vizyonun ürünü. İzmir Meets’in orta ve uzun vadeli amacı, İzmir’i her yıl kendi gündemini oluşturan, kendi tartışmalarını oluşturan bir düşünce ve inovasyon merkezi haline getirmek. Teknoloji ve İnovasyon Zirvesi’ni bu vizyonun somut bir adımı olarak görüyoruz. Özellikle yapay zeka alanı, bu dönüşümün motoru haline geldi. 2024’te küresel girişim sermayesi yatırımlarının neredeyse üçte biri doğrudan yapay zeka şirketlerine yöneldi; AI yatırımları bir önceki yıla göre yüzde 80’in üzerinde büyüdü." dedi. "İzQ Dijital Deneyim Merkezi ile çocukları ve gençleri erken yaşta inovasyonla tanıştırıyoruz" İzQ, girişimciliğin, Ar-Ge ve inovasyon farkındalığını artırmayı, bunun üzerinden kentin refah düzeyini yükseltmeyi kendine görev edindiğini kaydeden Özgener, "Bir yanda erken aşama girişimcileri, mentorları ve yatırımcıları aynı çatı altında buluşturuyor; diğer yanda kurumsal şirketleri, Ar-Ge birimlerini ve üniversiteleri aynı masaya oturtuyor. İzQ Dijital Deneyim Merkezi ile çocukları ve gençleri erken yaşta inovasyonla tanıştırıyoruz. Tüm bu adımlar, İzmir’in artık sadece potansiyeli yüksek bir şehir olmadığını; o potansiyeli adım adım hayata geçiren bir şehir haline geldiğini gösteriyor. Teknoloji ve İnovasyon Zirvesi’ni ve İzmirMeets çatı markasını bu yüzden çok önemsiyoruz. Bu platform, inovasyon, teknoloji, yapay zeka ve dijital dönüşümün nabzını tutan bir buluşma olarak; geleceğin dünyasını bugünden şekillendirmek isteyen liderleri, girişimcileri, akademisyenleri, yatırımcıları ve kamu temsilcilerini aynı masada bir araya getiriyor." İfadelerini kullandı. "Avrupa’nın ve dünyanın en önemli inovasyon merkezlerinden biri olma hedefini gerçekleştirebiliriz" İzmirMeets 2025 Zirvesi oluşturacağı etkiden bahseden Özgener, "Birincisi, yolun başında olan ama gözleri kararlı bakan genç girişimciler. İkincisi, tecrübesiyle bu gençlere yol göstermek isteyen iş insanları, mentorlar ve yatırımcılar. Üçüncüsü, politika tasarlayan ve destek mekanizmalarıyla bu dönüşümü hızlandıran kamu kurumları. Eğer bu üç enerjiyi İzmir’in kültürü, üretim gücü ve yaşam tarzıyla bir araya getirebilirsek; sadece birkaç başarılı start-up çıkarmayız. Avrupa’nın ve dünyanın en önemli inovasyon merkezlerinden biri olma hedefini gerçekleştirebiliriz. Bu zirveyi tek seferlik bir etkinlik olarak görmüyoruz. Bu zirve bizim için bir başlangıç noktası. İzmirMeets çatısı altında her yıl farklı bir temayla İzmir’e değer katmak; her yılsonunda "Bu yıl İzmir’de hangi iş birliği doğdu?" sorusuna somut bir cevap verebilmek istiyoruz." diye ekledi.
Göztepe savunmada değişiklik yapmaya hazırlanıyor
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:19 Göztepe savunmada değişiklik yapmaya hazırlanıyor Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov’un, Süper Lig’in 13. haftasında oynanacak Kocaelispor maçında savunma hattında zorunlu değişiklikler yapması bekleniyor. Göztepe, Trendyol Süper Lig’in 13. haftasında 23 Kasım Pazar günü evinde oynayacağı Kocaelispor karşılaşmasına savunmada zorunlu değişikliklerle çıkmaya hazırlanıyor. Galatasaray’la birlikte ligin en az gol yiyen takımı konumunda olan Stanimir Stoilov’un öğrencileri, bu istikrarlı performansını korumayı hedefliyor. Alanyaspor maçı sonrası omzundan sakatlanan Furkan Bayır’ın tamamen iyileşip yeniden forma giyebilecek duruma gelmesi teknik heyeti sevindirirken, sağ bek Arda Okan’ın cezalı olması planları değiştirdi. Bulgar teknik adamın, Kocaelispor maçında Taha’yı sağ stoperde oynatabileceği, sağ bekte ise Arda Okan’ın yokluğunda Ruan’a görev vermesi bekleniyor. Bu değişikliklerle birlikte sarı-kırmızılılar, sezon başından bu yana ilk kez bu kadar farklı bir savunma hattıyla sahaya çıkmış olacak. Ruan sadece 1 maçta görev aldı Sezon başında Brezilya Serie B takımlarından Atletico Goianiense’den transfer edilen 30 yaşındaki sağ bek Ruan Teixeira, geride kalan 12 maçta yalnızca deplasmandaki Kayserispor karşılaşmasında sonradan oyuna girerek forma giyebildi. Bu maçta da sadece 26 dakika sahada kalan Brezilyalı oyuncu, takımın en az süre alan isimlerinden biri oldu. Godoi çalışmalara başladı, Ogün ise hazır hale geldi Göztepe’de sakat oyuncuların durumu teknik heyeti mutlu etti. Uzun süredir sakatlığı bulunan sağ bek Ogün Bayrak’ın oynamaya hazır hale geldiği belirtilirken, Godoi’nin ise yaklaşık 1 ay sonunda takımla çalışmalara başladığı öğrenildi. Kocaelispor maçında Stanimir Stoilov’un maçın gidişatına göre Ogün’e şans vereceği ifade edilirken, Godoi’nin ise tam hazır hale gelene kadar sahaya sürülmeyeceği dile getirildi.
Medical Point, hekim adaylarıyla buluştu
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:08 Medical Point, hekim adaylarıyla buluştu Medical Point İzmir Hastanesi, tıp fakültesi öğrencilerini ağırladı. Hekimlik uygulamaları, multidisipliner sağlık hizmeti, hasta güvenliği gibi konularda bilgilenen öğrenciler, merak ettiği soruları hekimlere sordu. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, Türk Eğitim Derneği’nin tıp fakültesi öğrencilerini ağırlayarak hem hastanenin çalışma yapısını tanıttı hem de geleceğin hekim adaylarına meslekleri hakkında ilham verici bir sunumda bulundu. Ziyaret kapsamında öğrenciler acil servis, ameliyathane, yoğun bakım, görüntüleme ve poliklinik alanlarını gezerek modern tıp teknolojilerini yakından inceleme fırsatı yakaladı. Ayrıca hekimlik uygulamaları, multidisipliner sağlık hizmeti, hasta güvenliği ve tıp etiği gibi konularda bilgilendirildi. ‘Vicdan, sabır ve derin saygı’ Medical Point İzmir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Memiş, mesleğin özüne vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Hekimlik yalnızca bilimsel bilgiyle değil; vicdan, sabır ve insan hayatına duyulan derin bir saygıyla yapılır. Bugün genç hekim adaylarımızla bir araya gelmek, onlara bu mesleğin ruhunu aktarmak bizim için büyük bir mutluluk ve gururdur." ‘Empati gerektiren bir yolculuk’ Başhekim Yardımcısı Dr. Özlem Ecemiş ise öğrencilere yol gösterici bir konuşma yaptı. Ecemiş, "Sizler, ülkemizin gelecekteki hekimleri olarak bilimsel donanımınızın yanında insan odaklı yaklaşımınızla fark yaratacaksınız. Hekimlik; öğrenmenin hiç bitmediği, sabır, iletişim ve empati gerektiren bir yolculuktur. Bugün burada sizlerle olmak bizim için çok kıymetli. Kendinizi sadece tıp alanında değil, kültür, sanat, spor alanlarında da geliştirin." dedi. Program, öğrencilerin Medical Point İzmir Hastanesi’nin modern sağlık altyapısı, multidisipliner çalışma kültürü ve hasta odaklı yaklaşımı hakkında kapsamlı bilgi edinmesiyle tamamlandı.