Yerel Haberler
İzmir
Göztepe, Süper Lig’deki puan rekorunu egale etti 26 Nisan 2026 Pazar - 12:05:08 Göztepe, bu sezon Süper Lig’de 51 puana ulaşarak 2020-2021 sezonunda 40 maçta elde ettiği puanı ligin bitimine 3 hafta kala yakalayıp kulüp rekorunu egale etti. İzmir temsilcisi, kalan 3 haftada puan alması halinde ise yeni bir rekora imza atacak. Trendyol Süper Lig’de bu sezon sergilediği performansla dikkat çeken Göztepe, tarihi bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor. Dün Antalyaspor karşısında alınan galibiyetle puanını 51’e yükselten sarı-kırmızılı ekip, 3 puanlı sisteme geçildiğinden bu yana 2020-2021 sezonunda ulaştığı en yüksek puanı, ligin bitimine 3 hafta kala egale etti. İzmir temsilcisi, kalan haftalarda puan alması halinde ise Süper Lig’de kendi rekorunu kırarak yeni bir tarihe imza atacak. 2000’li yılların başında en fazla 45 puan toplandı Göztepe, 3 puanlı sisteme geçildikten sonra Süper Lig’de ilk kez 1999-2000 sezonunda mücadele etti. İzmir ekibi, 34 maçta 7 galibiyet ve 5 beraberlik alarak 26 puan topladı ve sezonu 17. sırada tamamlayarak küme düştü. Bir yıl aranın ardından 2001-2002 sezonunda yeniden lige yükselen sarı-kırmızılılar, 12 galibiyet ve 9 beraberlikle 45 puana ulaşıp ligi 7. sırada bitirerek o dönem en fazla puan kazandığı sezonu sergiledi. Ancak 2002-2003 sezonunda 5 galibiyet ve 11 beraberlik ile 26 puanda kalan Göztepe, sezon sonunda yeniden küme düşerek amatör liglere kadar geriledi. 14 yıl sonra Süper Lig’e dönüş Göztepe, 2002-2003 sezonunda Süper Lig’den düşmesinin ardından 14 yıl sonra 2017-2018 sezonunda en üst ligde oynama başarısı gösterdi. 34 maçta 13 galibiyet ve 10 beraberlik elde eden İzmir ekibi, sezonu 49 puanla 6. sırada tamamladı. Bir sonraki sezona yüksek beklentilerle başlayan Göztepe, 34 maçta 11 galibiyet ve 5 beraberlik alarak 38 puan topladı ve sezonu düşme hattının hemen üzerinde, 15. sırada bitirdi. 2019-2020 sezonunda ise 11 galibiyet ve 9 beraberlik ile 42 puana ulaşan sarı-kırmızılılar, ligi 11. sırada tamamladı. Pandemi nedeniyle seyircisiz oynanan 2020-2021 sezonunda Göztepe, 3 puanlı sistemde o zamana kadarki en yüksek puanına ulaşarak tarihi bir performans sergiledi. 21 takımlı ligde 40 maça çıkan İzmir temsilcisi, 13 galibiyet ve 12 beraberlikle 51 puan toplayarak kulüp rekorunu kırdı. 2021-2022 sezonunda ise beklentilerin yükseldiği dönemde Göztepe, 38 maçta 7 galibiyet ve 7 beraberlik alarak 28 puan topladı ve sezonu 19. sırada tamamlayarak 1. Lig’e düştü. Süper Lig’e çıkış görkemli oldu Göztepe, 2024-2025 sezonunda yeniden Süper Lig’de mücadele etme başarısı gösterdi. 38 maçlık periyotta 13 galibiyet ve 11 beraberlik elde eden İzmir temsilcisi, 50 puan topladı. Sarı-kırmızılılar sezonu 8. sırada tamamladı. En yüksek puanına ulaşabilir Süper Lig’in önemli ekiplerinden biri haline gelen Göztepe, bu sezon 31 maçta 13 galibiyet ve 12 beraberlik elde ederek, topladığı 51 puanla kulüp tarihinin en yüksek puanını egale etti. Sarı-kırmızılı ekip, kalan haftalarda en az 1 puan alması halinde ise yeni bir kulüp rekoruna imza atacak.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:42 İEÜ Yayınevi dünya sahnesinde İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Yayınevi, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın (ÜAK) belirlediği tüm kriterleri yerine getirerek ‘uluslararası yayınevi’ statüsü kazandı. İEÜ Yayınevi’nin hazırladığı kitaplar, dünyada ilk 500’de yer alan birçok üniversitenin kütüphanesinde yer alarak gençlerle buluşmaya başladı. İEÜ Yayınevi’nden Sorumlu Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gözde Yazgı Tütüncü, "Üniversitemizin 25’inci yaşını kutladığımız bu özel yılda, dünyanın en iyi yayınevleri arasına adımızı yazdırdığımız için mutlu ve gururluyuz" diye konuştu. İzmir’in kültürel ve entelektüel birikimini besleyen, akademik üretimi görünür kılan ve bu üretimi kalıcı eserlere dönüştüren İzmir Ekonomi Üniversitesi Yayınevi, ‘uluslararası yayınevi’ statüsünü kazanmak için planlı ve stratejik adımlar attı. ÜAK tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda hareket eden İEÜ Yayınevi, bilginin kampüs dışına çıkarak topluma yayılmasına öncülük etti. En az dört yıl uluslararası düzeyde düzenli faaliyet yürütülmesi, yayımlanan eserlerin yurt dışındaki üniversitelerin kütüphanelerinde kataloglanması ve aynı alanda farklı yazarlara ait en az 20 kitabın yayımlanmış olması gibi birçok kriteri yerine getiren İEÜ Yayınevi, uluslararası akademik ağın bir parçası haline geldi. "İzmir’in bilgi ekosistemi güçleniyor" İEÜ Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gözde Yazgı Tütüncü, akademik ve bilimsel içeriklerin nitelikli biçimde yayımlanmasının, toplumsal gelişimin en temel yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, "Yayınevimizin uluslararası statü kazanması, üniversitemizin bilgi üretme ve bu bilgiyi toplumla paylaşma konusundaki kararlılığının güçlü bir göstergesi oldu. Bilgi; erişilebilir ve sürdürülebilir hale geldiğinde gerçek etki meydana getirir. Bu anlamda yayınevimiz, üniversitemizin ürettiği bilginin kampüs sınırlarını aşarak topluma, kente ve dünyaya ulaşmasını sağlayan kritik bir köprü görevi üstleniyor. Yayınevimiz, İzmir’in bilgi ekosistemini güçlendiriyor. Aynı zamanda yerel ile evrensel arasında bağ kurarak İzmir’i uluslararası akademik dolaşımın bir parçası haline getiriyor" ifadelerini kullandı. "Küresel ölçekte etki artacak" Prof. Dr. Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yayınevimizin rolü, yalnızca kitap basmakla sınırlı değil. Biz; gençlerin eleştirel düşünme, araştırma ve üretme becerilerini geliştiren bir yapı olarak hareket ediyoruz. Nitelikli kaynaklara erişim imkanı sağlayarak öğrencilerin kişisel ve akademik gelişimini destekliyoruz. Bu yönüyle yayınevimiz, üniversitemizin eğitim misyonunu tamamlayan ve derinleştiren önemli bir unsur. Eserlerimizin, dünyanın önde gelen üniversitelerinin kütüphanelerinde yer alması ise üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun somut bir çıktısı. Bu başarı, sadece akademik üretimin kalitesini değil, aynı zamanda üniversitemizin küresel ölçekte görünürlüğünü ve etkisini de artıracak."
26 Nisan 2026 Pazar - 11:00 Üç kuşaktır ateşe ve örse hayat veren kalaycı ailesi mesleğin geleceğinden endişeli Gelişen teknoloji ve değişen mutfak alışkanlıklarıyla birlikte unutulmaya yüz tutan kalaycılık mesleği, üç kuşaktır aynı dükkanda ter döken ustalar tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Mutfaklarda teflon, çelik ve plastik kullanımının artmasıyla çırak yetişmeyen mesleğin son temsilcilerinden olan dede, baba ve torun, aynı körüğün başında birlikte çekiç sallamaya devam ediyor. Mesleğe 11 yaşında babasının yanında adım atan Yaşar Bartık, yıllardır dükkanındaki ateşi söndürmedi. Geçmişte mahalle kültürünün önemli bir parçası olan ve mutfakların vazgeçilmezi sayılan bakır kaplar, günümüzde yerini seri üretim mutfak eşyalarına bıraktı. Gelişen teknolojiye rağmen mesleklerini ayakta tutmaya çalışan Bartık ailesi, şimdilerde ağırlıklı olarak bazı restoranlardan gelen talepleri karşılıyor ve vatandaşların sandıklarında sakladığı aile yadigarı eşyaları parlatarak onlara yeniden kullanım imkanı sunuyor. "Sağlıklı mutfaklardan çıktı" Bakır kullanımının azalmasıyla bir lezzet kültürünün de kaybolduğuna dikkat çeken Yaşar Bartık, "Bakırın o sağlıklı kokusunu özlemeyen var mı? Teflon, çelik ve plastiğin mutfağa girmesiyle aslında sağlık da mutfaklardan çıktı. Bizim için kalaycılık, kararmış bir metali parlatmaktan ibaret değil; bir kaba yeniden can vermektir. Ancak modern dünya, kolayca yıkanan teflon, çelik ve plastiği seçti" ifadelerini kullandı. Mesleğin en büyük zorluğunun ekonomik sıkıntılardan ziyade yalnızlık ve yeni ustaların yetişmemesi olduğunu belirten Bartık, "Arkanızdan gelen bir çırağın olmadığını, bu ateşi söndürecek son kişi olduğunuzu bilmek insanı daha fazla üzüyor. Bu dükkan kapandığında sadece bir meslek ölmeyecek, bir devrin son ışığı sönecek. Bizden sonra bu meslek tarih olsa bile, insanların bilmesini istediğimiz şey; bu kapların sadece parlamadığı, içinde emek, alın teri ve bir ömrün sadakati olduğudur" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 10:58 Genç piyanistin ’üstün’ başarısı Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Efruz Fulin Dokur, müzik yolculuğunda önüne çıkan engelleri azmiyle aşarak Türk Eğitim Vakfı’ndan (TEV) "Üstün Başarı Bursu" almaya hak kazandı. Üniversiteyi sadece 6 aylık yoğun bir hazırlıkla yüzde 100 burslu kazanan genç piyanist, şimdi ise uluslararası yarışmalara katılıp ve Avrupa’daki prestijli okullarda lisansüstü eğitimine yön vermek istiyor. Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü Piyano 2. sınıf öğrencisi Efruz Fulin Dokur, müzik dünyasında zor olanı başararak gurur tablosu çizdi. Profesyonel müzik eğitimine yaşıtlarından geç başlamasına ve çevresinden aldığı "kazanamazsın" eleştirilerine rağmen pes etmeyen Dokur, kendi başarı öyküsünü yazdı. Kısa sürede büyük başarı Adana’da başlayan ve 11 yaşında İzmir’e taşınmasıyla şekillenen müzik tutkusunu mesleğe dönüştürmeye lise son sınıfta karar veren Efruz Fulin Dokur, bu süreçte pek çok zorlukla karşılaştı. Anadolu Lisesi mezunu olan ve teknik eksiklikleri olduğu gerekçesiyle "konservatuvar kazanamazsın" denilen genç yetenek, Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Başar Can Kıvrak ile tanışınca hayatı değişti. Hocasıyla birlikte 6 ay boyunca saatlerce süren, elleri ağrıyana kadar devam eden disiplinli bir çalışma yürüten Dokur, bu kısa sürede iki vakıf üniversitesine yüzde 100 burslu olarak kabul aldı. Tercihini ise gelişiminde büyük payı olan hocasıyla devam etmek adına Yaşar Üniversitesi’nden yana kullandı. Başarısını akademik hayatında da sürdüren Dokur, zorlu mülakat ve performans sınavlarını geçerek TEV Üstün Başarı Sanat Bursu’nu kazandı. Hedef: Avrupa Başarılarına her gün bir yenisini ekleyen Efruz Fulin Dokur, gelecek planlarını şu sözlerle aktardı: "Müzik benim için hiçbir zaman vazgeçemediğim bir tutku oldu. Ailem ilk başta tereddüt etse de azmimi görünce en büyük destekçim haline geldiler. Şimdi önümde Haziran ayında katılacağım Karadağ Uluslararası Piyano Yarışması ve Çanakkale’deki yaz kampı var. Ayrıca Erasmus sınavını da kazandım; Hamburg, Karlsruhe veya Stuttgart’taki prestijli müzik okullarından birinde eğitimime devam etmeyi hedefliyorum. Bundan sonraki süreçte en büyük hedefim, Yaşar Üniversitesi’ndeki eğitimimi en iyi şekilde tamamlayıp uluslararası platformlarda ülkemi ve okulumu gururla temsil etmek. Ardından Almanya ve Amerika’da hedeflediğim yüksek lisans ve doktora eğitimlerimi tamamlayarak ülkeme donanımlı bir akademisyen olarak dönmeyi amaçlıyorum." Genç yeteneklere "Yapabilirsin" demek istiyorum Kendisi gibi hayallerinin peşinden giden gençlere seslenen Dokur, "Cumhuriyet değerlerine yakışır, çağdaş bir konser piyanisti olmanın yanı sıra, klasik müziği toplumun her kesimine sevdiren bir eğitmen olmak en büyük hayalim. Özellikle benim gibi ’geç kalmışlık’ endişesi taşıyan, o zorlu yollardan geçen genç yeteneklerin ellerinden tutup onlara ’yapabilirsin’ diyen saygın bir akademisyen olmak istiyorum. Bu noktada TEV Üstün Başarı Sanat Bursu benim için sadece maddi bir destek değil; tırnaklarımla kazıdığım bu zorlu yolun ve bitmek bilmeyen çalışma azmimin en büyük alkışı oldu. Yaşıtlarıma kıyasla bu yola geç çıkmama rağmen disiplinle elde ettiğim bu başarılar bana tarifsiz bir gurur veriyor. Kendi hikayemle, hayallerinin peşinden giden tüm gençlere umut olabilmeyi diliyorum; çünkü pes etmediğiniz ve azimle çalıştığınız sürece başarı daima mümkündür" dedi.
İzmir’deki Meslek Fabrikasının tahliyesine mahkeme ’dur’ dedi
22 Ocak 2026 Perşembe - 17:16 İzmir’deki Meslek Fabrikasının tahliyesine mahkeme ’dur’ dedi İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan tarihi Meslek Fabrikası binasının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmesi sonrası başlayan tahliye sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. İzmir 5. İdare Mahkemesi, tahliye işlemi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. İzmir’in Konak ilçesi Halkapınar Mahallesi’nde mülkiyeti tartışma konusu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası binası için hukuk mücadelesi devam ediyor. Geçtiğimiz ekim ayında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tescil işlemiyle tapusu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden (İZBB) alınarak Bayezid Baba Vakfı adına kaydedilen bina için Konak Kaymakamlığı tarafından tahliye tebligatı yapılmıştı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine Konak Kaymakamlığı, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca binanın 7 gün içerisinde tahliye edilmesini istedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, söz konusu tahliye işleminin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın vakıf yoluyla meydana gelmediğini ve belediye hizmet alanı olarak kamu yararına kullanıldığını ileri sürerek, yürütmenin durdurulması ve iptali talebiyle dava açtı. Mahkeme 1 ay süreyle durdurdu Davayı inceleyen İzmir 5. İdare Mahkemesi, işlemin tahliyeye ilişkin olması ve uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğurabileceği gerekçesiyle davalı idarelerin savunması alınana kadar yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme tutanağında, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Konak Kaymakamlığı’na savunma yapmaları için 30 gün süre tanındığı belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetin devrine ilişkin daha önce açılan davaların sürdüğünü ve İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu tescil davasında ihtiyati tedbir kararı bulunduğunu savunmuştu. Belediye ekiplerinin binadaki faaliyetlerini sürdürdüğü, emniyet güçlerinin ise tahliye yazısına istinaden bölgedeki işlemlerine devam ettiği süreçte çıkan bu karar, tahliye işlemlerini savunma süreci tamamlanana kadar durdurmuş oldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 30 günlük süre içinde yapacağı savunmanın ardından mahkeme, yürütmeyi durdurma talebi hakkında yeniden bir karar verecek.
İzmir Büyükşehir ekipleri sağanak nedeniyle seferber oldu
22 Ocak 2026 Perşembe - 12:12 İzmir Büyükşehir ekipleri sağanak nedeniyle seferber oldu İzmir Büyükşehir Belediyesi, sabah saatlerinde etkili olan kuvvetli sağanak nedeniyle tüm birimleriyle sahaya indi. Kent genelinde metrekareye 26,4 kilogram yağış düşerken, bin 321 personel, 343 araç ve 200 pompa ile su baskınlarına karşı müdahale yapıldı. İtfaiye ekipleri yağmur nedeniyle su seviyesinin yükseldiği Yeşildere’de mahsur kalan bir kişiyi dere yatağından başarılı bir operasyonla kurtardı. İzmir’de sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm ekipleriyle seferber oldu. Meteoroloji verilerine göre saat 09.00 itibarıyla İzmir genelinde metrekareye 26,4 kilogram yağış düştü. En fazla yağış Çeşme’de 56,6 kilogram olarak ölçülürken, Karaburun’da 29,5, Narlıdere’de ise 22,6 kilogram yağış kaydedildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne 155 ihbar ulaştı. Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Şube Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında 1.321 personel, 343 araç ve 200 pompa ile müdahale ediliyor. İtfaiye dereden kurtardı İzmir’de etkili olan sağanak yağış sırasında, 50-55 yaşlarındaki bir erkek Yeşildere’de dere içinde uyuduğu sırada yükselen sulara kapıldı. Yaklaşık 20 metre sürüklenen kişiyi tutunduğu noktada, ihbar üzerine olay yerine gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri kurtardı. Su seviyesinin yaklaşık 2 metreye ulaştığı dereye vinç yardımıyla inen ekipler vatandaşı bulunduğu noktadan kurtardı. Sedye ile yaklaşık 10 metrelik duvardan çıkarılan yurttaş, sağlık ekiplerine teslim edilerek hastaneye sevk edildi. İZSU sahada İZSU Genel Müdürlüğü de olası su baskınlarına karşı 275 araç ve 626 personel sahada görev yaparken, 153 ve 185 acil yardım hattına iletilen taleplere anında müdahale etti. Ekipler başta Konak, Karabağlar, Bornova, Bayraklı, Karşıyaka, Buca, Gaziemir, Çiğli ve Menemen olmak üzere yağıştan etkilenme riski bulunan bölgelerde yağmur suyu ızgaralarının temizliği, hat kontrolleri ve ani taşkınlara karşı önleyici müdahalelerini sürdürdü. Vatandaşlar 153 ve 185 hattından ulaşabilir İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, gelişmelerin AKOM tarafından anlık olarak takip edildiğini, tüm birimlerin sahada eşgüdüm içinde çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Yetkililer, yağışla ilgili yaşanabilecek her türlü olumsuzlukta vatandaşların İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 153 ve 185 hattını arayarak ihbarda bulunabileceğini bildirdi.
IF Wedding Fashion İzmir’de moda rüzgarı esmeye devam ediyor
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:47 IF Wedding Fashion İzmir’de moda rüzgarı esmeye devam ediyor IF Wedding Fashion İzmir-19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, ticari buluşmaların yanı sıra yeni sezon koleksiyonlarının sergilendiği görkemli defilelerle İzmir’i moda dünyasının odağına taşıyor. Ünlü mankenlerin podyuma çıktığı defileler, sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) partnerliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir-- 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, yeni sezon koleksiyonlarının sergilendiği defileleriyle kenti moda dünyasının merkezine taşıyor. Fuarda; Türkiye’nin 11 şehrinden ve sekiz ülkeden gelinlik, damatlık, abiye, aksesuar ve çocuk giyim ürün gruplarından 203 katılımcı yer alıyor. Fuar süresince gerçekleştirilen defileler ise sektörün yeni sezon trendlerini gözler önüne seriyor. Fuarın ikinci gününde de özel olarak oluşturulan defile alanında düzenlenen defileler, sektör profesyonelleri ve ziyaretçiler tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Gelinlik, damatlık ve abiye koleksiyonları; estetik, zarafet ve yenilikçi tasarım anlayışıyla podyuma taşındı. Ünlü mankenler podyumda Tasarımcı Erkan Yılmaz’ın imzasını taşıyan World of the Fashion karma defilesi Türkiye’nin ünlü mankenlerini aynı podyumda buluşturdu. Güzide Duran, Özge Ulusoy, Demet Şener, Ece Gürsel, Wilma Elles, Ivana Sert, Gizem Özdilli, Simge Tertemiz, Özlem Yıldız gibi isimlerin ve Rönesans Model Ajans mankenlerinin yer aldığı defilenin koreografisini ise Akif Örük yaptı. Erkan Yılmaz, bu kadar ünlü ismi bir araya getirmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek "Böyle bir fuarı düzenledikleri, bize sağladıkları bu imkanlar için İZFAŞ’a ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum" dedi. Elles fuara oğluyla geldi Defile sonunda verdikleri röportajda; podyumda rekabetten uzak, dayanışma ve ekip ruhuyla hareket ettiklerini belirten modeller, IF Wedding Fashion İzmir podyumunda bir arada olmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Öte yandan, ünlü oyuncu ve manken Wilma Elles, fuara minik oğlu Leon Mirza ile katıldı. Defile sonrasında kuliste uyuyan bebeğiyle ilgilenen Elles, podyumda sergilediği performansla da izleyicilerin beğenisini kazandı. 6 markanın defilesi büyük ilgi gördü Günün ikinci defilesi Elegance Fashion Show ise Serkan ve Gökhan Duman koreografisinde gerçekleştirildi. Altı markanın yer aldığı defilede, toplam 62 parçadan oluşan gelinlik ve abiye koleksiyonları podyuma taşındı. Dans gösterileriyle zenginleştirilen defilenin sunuculuğunu üstlenen Özge Ulusoy, Ivana Sert, Ece Gürsel ve Wilma Elles’le birlikte podyuma çıktı. Tanınmış markaların yeni sezon tasarımlarının sergilendiği defile, sektör profesyonelleri ve ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Oğuz: "Dünya fuarları arasında özel bir fuar" Wedding Style tarafından Duman Ajans organizasyonu ile Serkan ve Gökhan Duman’ın koreografisinde düzenlenen karma defilede, 15 firmanın hazırladığı 75 parçadan oluşan gelinlik, damatlık ve abiye koleksiyonları podyuma taşındı. Wedding Style Dergisi’nin yayıncısı Nalan Oğuz, IF Wedding Fashion İzmir’in uluslararası niteliğiyle dünya fuarları arasında özel bir konuma sahip olduğunu belirterek, çok sayıda markanın aynı podyumda buluşmasının sektör açısından önemli bir sinerji oluşturduğunu ifade etti. Oğuz, fuarın sektörü bir araya getiren güçlü yapısının, markaların hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen alıcılarla doğrudan temas kurmasına olanak sağladığını söyledi.
Bahçede düştü, hayatı değişti
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:20 Bahçede düştü, hayatı değişti Dünya genelinde kadınlarda yaygın olarak görülen ve Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonunun neden olduğu rahim ağzı kanseri; düzenli hekim kontrolü ve 2006’dan beri uygulanan HPV aşısıyla önlenebiliyor. 68 yaşında rahim ağzı kanseri teşhisi alan ve son üç yıldır kansere karşı mücadele veren Canan Birgi de, aşının ve düzenli kontrolün önemi hakkında kadınları uyardı. Canan Birgi, "Rahim ağzı kanseriyle ilgili bir bilgim yoktu. Bir gün düştüm ve kanamam oldu. Onun üzerine teşhis aldım. Tümör 6 santimetre olduktan sonra öğrendim. O nedenle tüm kadınlara önerim düzenli kontrollerini yaptırmaları" diye konuştu. Serviks kanseri ya da rahim ağzı kanseri, HPV virüsünün neden olduğu bir kanser tipi olarak bugün dünya genelinde milyonlarca kadını tehdit ediyor. 2006’dan beri uygulanan HPV aşısı ve düzenli pap smear testiyle kansere neden olan HPV virüsü, kansere neden olmadan önlenebiliyor. Aşısı sayesinde dünyadan yok edilebilecek kanser türü olarak bilinen serviks kanserine karşı, toplumda bilincin gelişmesi ise çok önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu nedenle her yıl ocak ayında rahim ağzı kanserine karşı farkındalık çalışmaları yapılarak toplumda bilincin artırılması hedefleniyor. Hikayesiyle kadınlara mesaj veren emekli bankacı Canan Birgi (70), 68 yaşında aldığı rahim ağzı kanseri teşhisine ilişkin konuştu. Medicana International İzmir Hastanesi’nde immünoterapi alarak hastalıkla mücadele eden Canan Birgi, bir kaza sonucu düşmesi neticesinde kanser olduğunu öğrendiğini aktardı. Muğla Milas’tan tedavi için İzmir’e gelen Canan Birgi, "Rahim ağzı kanseri teşhisi 27 Aralık 2022’de konuldu. 3 yıldır tedavi görüyorum. Önceleri çok kötüydüm ama şimdi iyiyim. Benim rahatsızlığım uzun süre belli olmadı. Tümör 6 cm olmuş. Düşünceye kadar hiçbir belirti vermedi. Bahçede düşünce kanamam oldu. Bir arkadaşım kadın doğum doktoru ona başvurdum. "Canan, İzmir’e mi Muğla’ya mı gideceksin, bir an önce gitmen lazım" dedi. İzmir’de de kardeşim var, bu yüzden tedavi için İzmir’e geldim. Tedaviye başlandı ve şimdi çok iyiyim" ifadelerini kullandı. Utanılacak bir şey değil Rahim ağzı kanserine ilişkin teşhis alana kadar bir bilgisinin olmadığını, kanserin nedenlerini sonradan araştırınca öğrendiğini aktaran Canan Birgi, "Rahim ağzı kanseri olduğumu öğrendiğimde çok üzüldüm. "Neden ben?" dedim. Ama artık alıştım, iyiyim ve kimseden de saklamadım. Utanılacak bir şey değil. Düşünce öğrendim ama sonradan kendime dönüp baktığımda sürekli yorulduğumu, halsiz olduğumu hatırlıyorum. Yani tümör 6 santimetre olmuş. Öncesinde kendimi sağlıklı sanıyordum. Tedaviden tedaviye İzmir’e geliyoruz. Şu an immünoterapi yapılıyor. Tedavi sürecinde ilk olarak Medicana’ya geldim. Kemoterapi verdiler, ışın tedavisi yaptılar" diye konuştu. Rahim ağzı kanserine karşı kadınlara da mesaj veren Canan Birgi, "Kadınlara önerim; her sene kontrollerini yaptırsınlar. "Bende olmaz" demesinler. Oluyor yani Bana teşhis konulduğunda 68 yaşındaydım" sözlerini kaydetti. Kanserin tek sebebi: HPV Medicana International İzmir Hastanesi Medical Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut, hem hastası Canan Birgi’nin durumunu değerlendirdi hem de hastalığa ilişkin detayları paylaştı. Rahim ağzı kanserinin temel sebebinin HPV virüsü olduğunun altını çizen Doç. Dr. Gülcan Bulut, "HPV’nin birçok tipi (suşu) vardır. Bu suşların bazıları kansere yol açarken bazıları ise yalnızca genital siğillere neden olur. Genital siğiller onkolojinin değil, daha çok jinekolojinin ilgi alanındadır. Onkolojiyi ilgilendiren ise HPV’nin kanserle ilişkili olan 16, 18 gibi yüksek riskli özel suşlarıdır. Bu suşlar rahim ağzı kanserine neden olabilmektedir" sözlerini kaydetti. HPV aşısında 9 farklı HPV suşu olduğunu aktaran Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Aşı HPV’nin yayılmasını ve kansere sebep olmasını engeller. HPV’nin cinsel yolla bulaştığı kabul edilir. Başka doğrudan temas yolları da bildirilmiştir ancak genel bulaş şekli cinsel temastır. Bu nedenle, cinsel aktivite başlamadan önce, ergenlik dönemindeki çocukların aşılanması önerilir. Böylece kişi çocukluk döneminden itibaren HPV’ye karşı bağışıklık kazanmış olur. Tıpkı Hepatit B aşısında olduğu gibi, HPV’ye yakalanmadan önce aşılanmak koruyuculuk sağlar. HPV bulaşmamış bireylerde aşı ile bağışıklık kazanıldığında ilerleyen dönemlerde HPV’nin kansere neden olması engellenir. Serviks kanserinin gelişim sürecinde önce HPV bulaşı olur, ardından bulaştığı bölgede kronik inflamasyon ve dönüşüm reaksiyonları gelişir. Bu süreçte "Servikal İntraepitelyal Neoplazi (CIN)" adı verilen öncül lezyonlar oluşabilir. Jinekologlar bu lezyonları smear (Pap smear) testleri ile takip eder. Amaç, henüz kanser gelişmeden öncül lezyonları tespit etmektir. Aşıyla bağışıklık kazanıldığında ise bu lezyonların oluşması engellenmiş olur" ifadelerini kullandı. Koruyucu tedbirler hastalığın ortaya çıkmaması için önemli İmmünoterapi alan hasta Canan Birgi’nin operasyon sınırını geçmiş bir hasta olduğuna ve bu nedenle ameliyatla tümörünün alınamadığına vurgu yapan Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Bu noktada hastaların ‘Ameliyat yapılamıyorsa tedavi edilemiyor’ şeklinde bir kaygısı olabiliyor; oysa operasyon sınırı geçilmiş olsa bile kombine kemo-radyoterapi uygulanarak tedavi sağlanabilir. Canan Hanım da kemo-radyoterapi aldı. Daha sonraki dönemde mediastende bir lenf bezi patolojisi gelişti ve yapılan incelemelerde hastalığın nüks ettiği tespit edildi. Ancak güzel tarafı, Canan Hanım’ın immünoterapiye çok iyi yanıt vermesiydi. Hem immünoterapiye hem de radyoterapiye iyi yanıt verdiği için hâlâ tam yanıtla izlenebiliyor. Metastatik evrede olmasına rağmen tedavi edilebilir durumda. Ancak en önemli nokta, hastalığın hiç ortaya çıkmamasıdır. Koruyucu tedbirler bu nedenle büyük önem taşır. Ne yazık ki özellikle belli bir yaş üzerindeki birçok kişi hâlâ aşılanmadığı için önümüzdeki yıllarda serviks kanseri vakaları görülmeye devam edecektir" açıklamasını yaptı. Doç. Dr. Gülcan Bulut, sözlerini şöyle tamamladı: "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyadan ilk olarak silinecek olan kanser tipi serviks kanseri olarak tanımlanmaktadır. Böyle olunca da HPV aşısının ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmak gerekir. Serviks kanseri aşıyla önlenebilen en önemli kanser türüdür."
Ege Üniversitesi 8 alanda dünyanın en iyileri arasında yer aldı
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:07 Ege Üniversitesi 8 alanda dünyanın en iyileri arasında yer aldı Dünyanın saygın sıralama kuruluşlarından Times Higher Education (THE), Alan Bazlı Dünya Sıralaması 2026 sonuçları açıklandı. Ege Üniversitesi, sıralamalarındaki tüm alan değerlendirmeleri kapsamında 8 alanda dünya sıralamasında yer aldı. THE Alan Bazlı Dünya Sıralaması 2026 sonuçlarına göre Eğitim Bilimleri alanında Dünya sıralamasında 100 basamak yükselerek 501-600 bandında yer alan Ege Üniversitesi, Türkiye devlet üniversiteleri arasında 3 basamak ilerleyerek 8’inci sıraya yükseldi. Ayrıca Ege Üniversitesi Türkiye devlet üniversitesi sıralamalarında İşletme ve Ekonomi alanında 1 basamak yükselerek 5’inci, Bilgisayar Bilimleri alanında 2 basamak yükselerek 6’ncı, Yaşam Bilimleri alanlarında 2 basamak yükselerek yine 6’ncı sırada olmayı başardı. Ege Üniversitesi, İşletme ve Ekonomi ile Bilgisayar Bilimleri alanlarında Dünya Sıralamasında 601-800 bandında yer alırken, Tıp - Sağlık Bilimleri, Yaşam Bilimleri ve Sosyal Bilimler alanlarında ise 801-1000 bandında yer buldu. EÜ’nün dünya sıralamasına girdiği diğer alanlar ise Mühendislik ve Fizik Bilimleri oldu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Üniversitemizi hem bugünün ihtiyaçlarına göre hem de gelecekteki stratejik hedeflerimize göre şekillendiriyoruz. Üniversitemizin kurumsal kapasitesinin geliştirilmesine, araştırma ve yenilikçilik gücünün büyümesine, uluslararası görünürlüğünün ve bölgesel kalkınmaya katkısının artırılmasına büyük önem veriyoruz. Son açıklanan THE Alan Bazlı Dünya Sıralaması sonuçlarına göre Üniversitemiz 8 alanda dünya sıralamasında yer alma başarısı gösterdi. Ege Üniversitesi olarak Türkiye Yüzyılı ve Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerine odaklanarak; başarılarımızı daha ileriye taşımak, küresel düzeyde bilim ve teknoloji üretmek, markamızı daha da güçlendirmek ve geleceğimiz olan gençlerimize daha kaliteli eğitim sunmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki süreçte de hep birlikte güçlü adımlar atmayı sürdüreceğiz. Üniversitemizin stratejik hedeflerine destek veren tüm mensuplarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. Sıralama üniversitelerin eğitim, araştırma ortamı, araştırma kalitesi, endüstri ve uluslararası görünüm alanındaki nitelikleri esas alınarak hazırlandı.
İzmir Şoförler Odası’ndan Türkiye’de bir ilk: ’Kadın Komisyonu’ göreve başladı
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:04 İzmir Şoförler Odası’ndan Türkiye’de bir ilk: ’Kadın Komisyonu’ göreve başladı Türkiye’de bir ilke imza atan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, 650’yi aşkın kadın üyesinin temsil gücünü artırmak amacıyla bünyesinde ’Kadın Komisyonu’ kurdu. Meslekteki erkek egemen algıyı kırmayı hedefleyen komisyon, kadın araç sahiplerinin sorunlarından sağlık taramalarına kadar pek çok alanda aktif rol üstlenecek. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, 11 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirdiği genel kurulda aldığı kararla Türkiye’de bir ilki hayata geçirdi. Oda Başkanı Erkan Özkan, odanın 2 bin 917 üyesi bulunduğunu ve bunların 650’den fazlasının kadın üyelerden oluştuğunu vurgulayarak, kadın üyelerin temsiliyetini artırmak amacıyla Kadın Komisyonu kurduklarını açıkladı. Özkan, Türkiye’de şoförlük mesleğinin erkek egemen bir alan olarak bilinmesine rağmen İzmir’de 650’nin üzerinde kadın taksi sahibi olduğunu belirterek, "Bu durumu göz ardı edemezdik. Türkiye’de bir ilke imza atarak Kadın Komisyonu’nu kurduk" dedi. "Yönetim kurulu listemizde bir kadın üyemize yer verdik" İzmir’in her zaman ’ilklerin şehri’ olduğunu hatırlatan Başkan Özkan, şoförlük ve taksicilik mesleğinin genellikle erkek mesleği olarak algılandığına dikkat çekti. Özkan, "Odamız bünyesinde sayısı 650’yi aşan kadın üyemiz var. Bu varlığı görmezden gelemezdik. Türkiye’de daha önce bir örneği var mı bilmiyorum ama ilk olduğunu düşünüyorum; yönetim kurulu yedek listemizde bir kadın üyemize yer vererek kendisine bir oda aidiyeti kazandırdık. Bu konuyu genel kurul üyelerimize de anlattık ve girişimimiz son derece makul karşılandı" ifadelerini kullandı. Ayda en az bir kez toplanacaklar Genel kuruldan geçirilen kararla hayata geçirilen Kadın Komisyonu’nun çalışma prensiplerine değinen Özkan, komisyonun ayda en az bir kez toplanacağını belirtti. Özkan, "Komisyonumuz, Dünya Kadınlar Günü, Anneler Günü ve kadınlarımızı ilgilendiren tüm konularla ilgili çalışmalar yürütecek. Zaman içerisinde sağlıkla ilgili bilinçlendirme çalışmaları ve toplumda önem arz eden konularda kadın üyelerimizi bilgilendirmek üzere hizmet verecekler. Komisyona seçtiğimiz üyeler, odamıza kayıtlı ve araç sahibi olan kadın üyelerimizden oluşmaktadır" diye konuştu. "Kadınlarımızı daha iyi temsil edeceğiz" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Kadın Komisyonu Başkanı Gülçin Altun ise komisyonun Başkan Erkan Özkan’ın önderliğinde kurulduğunu belirterek şunları söyledi: "Amacımız kadın üyelerimizin hem temsil gücünü artırmak hem de paylaşamadıkları sorunlarda ve sağlık taramalarında yanlarında olarak onlara iyi bir hizmet verebilmektir. İnşallah bundan sonraki süreçte kadınlarımızı çok daha iyi temsil edeceğimize inanıyorum. Bu komisyonun kurulmasına önderlik eden Başkanımıza teşekkür ediyorum."
Folkart Gayrimenkul Buluşmaları başladı
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:34 Folkart Gayrimenkul Buluşmaları başladı Folkart, gayrimenkul sektöründeki güncel dinamikleri emlak profesyonelleriyle birlikte değerlendirmek, "ortak akıl" kültürünü güçlendirmek ve sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmek amacıyla Folkart Gayrimenkul Buluşmaları’nı başlattı. Lansman odaklı tanıtımların ötesine geçen bu yeni platform, geliştirici ile sahadaki profesyonelleri aynı zeminde buluşturarak sektörel diyaloğu güçlendirmeyi hedefliyor. Metin Sancak’ın ev sahipliğinde başlayan buluşmalar, sektör için örnek bir etkileşim modeli sunuyor. İzmir ve Türkiye’nin markalı konut sektöründe öncü gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart, gayrimenkul sektöründeki güncel gelişmeleri birlikte değerlendirmek, sektör profesyonelleri arasında "ortak akıl" kültürünü güçlendirmek ve Folkart ile emlak profesyonelleri arasında uzun vadeli ve karşılıklı değer üreten iş birlikleri oluşturmak amacıyla, emlak profesyonellerini bir araya getiren "Folkart Gayrimenkul Buluşmaları"nı başlattı. Folkart Orion Deneyim Ofisi’nde gerçekleştirilen ilk toplantıya Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Sancak, Folkart Satış Koordinatörü Gökhan Ötenbülbül konuşmacı olarak katıldı. Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, bu yeni adımı atmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, Gayrimenkul Buluşmalarının temel amacının; saha deneyimi güçlü emlak profesyonelleri ile Folkart’ın proje geliştirme ve markalı konut alanındaki birikimini aynı zeminde buluşturmak olduğunu ifade etti. Sancak, sürdürülebilir ve düzenli şekilde devam edecek toplantıların, Folkart ile emlak profesyonelleri arasında uzun vadeli ve karşılıklı değer üreten yeni iş birliği modellerinin gelişmesine zemin hazırlayacağını söyledi. Sancak, Folkart Gayrimenkul Buluşmaları’nın etkin ve verimli olması amacıyla gruplar halinde sürdürüleceğinin altını çizdi. Emlak profesyonelleri buluşmalardan memnun Folkart’ı "Hayat buna değer" vizyonuyla 20 yıl önce sektörün lideri olma hedefiyle kurduklarını hatırlatan Metin Sancak, amaçlarının yeni iş birliği modelleri geliştirmek, şirketlerinin tecrübelerini sektöre yansıtmak ve paydaşları olarak gördükleri emlak profesyonellerinin görüşlerini almak olduğunu vurguladı. Her yeni projede nitelik ve estetik anlayışını ileriye taşımayı hedeflediklerini belirten Sancak, bu buluşmalar zincirini de aynı yaklaşımın doğal bir uzantısı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Toplantıya katılan emlak profesyonelleri ise, bu buluşmaların kendileri açısından yalnızca proje tanıtımı değil; piyasa dinamiklerini doğrudan geliştiriciyle birlikte değerlendirme, sahadan gelen deneyimleri paylaşma ve daha sağlıklı iş birlikleri geliştirme imkânı sunduğunu ifade ederek buluşmadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Sektörde sinerji oluşturacak bir anlayış Metin Sancak, sürdürülebilir biçimde bir araya gelmenin, geliştirici ile sahadaki emlak profesyonelleri arasında yalnızca yeni iş birlikleri değil, aynı zamanda güvene dayalı bir etkileşim zemini oluşturacağına işaret ederek, bunun gayrimenkul sektörüne uzun vadeli ve olumlu bir katkı sunacağını söyledi. Folkart Gayrimenkul Buluşmaları’nı bir proje lansmanı olarak değil; sektörün içinden geçtiği dönemi, piyasa dinamiklerini ve beklentileri birlikte değerlendirmeye imkân tanıyan bir diyalog platformu olarak konumladıklarını ifade eden Sancak, bu yaklaşımın bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirerek sektörde daha sağlıklı bir ortak akıl oluşmasına katkı sağlayacağını vurguladı. İş birliklerini artırmanın ve karşılıklı tecrübe aktarımının bugün her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çeken Sancak, bu buluşmalarla kısa vadeli hedeflerin ötesine geçen, uzun vadeli değer üretimini önceleyen bir anlayışı benimsediklerini kaydetti. Konuşmasının devamında emlak sektörüne ilişkin değerlendirmelerini veriler ışığında paylaşan Sancak, Folkart’ın İzmir gündemindeki projeleri hakkında da emlak profesyonellerini bilgilendirdi. Toplantıya katılan emlak profesyonelleri ise, bu yaklaşımın sektörel etkileşimi güçlendirdiğini ve örnek bir buluşma modeli sunduğunu ifade etti. Toplantı "Orion Deneyim Ofisi"nde gerçekleşti Folkart’ın ilk Gayrimenkul Buluşmaları toplantısı, şirketin Orion Deneyim Ofisi’nde gerçekleştirildi. Modern yaşamın tüm imkanlarına sahip Folkart Orion Projesi, İzmir’in tam kalbinde yeni bir yaşam merkezi oluşturmayı hedefliyor. İzmir Körfezi manzaralı projenin bütünü; kulvarında İzmir’in en büyüğü, Türkiye’nin ise en iddialı projelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Orion Projesi’nin sınırları içinde; farklı büyüklüklerde yaklaşık bin 200 konut, Medical Park Hastanesi, beş yıldızlı bir otel, modern bir ofis kulesi, geniş ticari alanlar ve sanatsal simgeler yer alacak.