SAĞLIK - 07 Temmuz 2025 Pazartesi 11:01

Susuzluğa sağlıklı çözüm: Bol sıvı, az şeker

A
A
A
Susuzluğa sağlıklı çözüm: Bol sıvı, az şeker

Yaz mevsiminde serinlemek için tüketilen çoğu içecek, günlük şeker ihtiyacının daha çok fazlasını içeriyor. Yüksek miktarda şeker tüketiminin sağlığa zarar verdiğine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Yaz aylarında daha enerjik, daha sağlıklı ve fit bir beden için sadece ne yediğinizi değil, ne içtiğinizi de mutlaka kontrol edin. Susuzluğunuzu giderirken içtiğiniz içeceklerdeki şeker sağlığınızı riske atabilir" uyarısında bulundu.


Yazın sıcaklığın da etkisiyle çoğu kişi serinlemek için soğuk içeceklere yöneliyor. Meyveli, sütlü ve kahveli derken çeşit çeşit içecekler tüketicileri cezbediyor. Ancak bu içeceklerin görüldüğü kadar masum olmadığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Yaz mevsimi geldiğinde sıcağın etkisiyle birçok kişi soğuk içeceklere yönelir. Bu içecekler, serin olmaları açısından cazip görünseler de, bu içeceklerin büyük bir bölümü yüksek şeker içeriğiyle sağlık açısından ciddi riskler taşır" dedi. Uzm. Dyt. Mısra Aydın, piyasada yaygın olarak bulunan içeceklerin büyül bir bölümünün Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerdiği günlük serbest şeker tüketim miktarını tek seferde karşıladığını söyledi. Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Örnek verecek olursak; 330 ml gazlı içecekte 35-40, 500 ml aromalı buzlu çayda 45-50, yaklaşık 45, meyve aromalı enerji içeceklerinde 30-40 gram şeker bulunur. Hazır meyve suları (şeker ilavesiz olmayanlar) 25-30 gram şeker içeriyor. Bu da sadece bir içecekle günlük şeker ihtiyacının karşılanması, hatta fazlasını almak anlamına gelir" diye konuştu.



‘Doğal’ içecekler sanıldığı gibi sağlıklı değil


Günlük şeker ihtiyacından fazla şeker tüketiminin, vücudun ihtiyaç duymadığı "boş kalori" kategorisine girdiğini dile getiren Uzm. Dyt. Mısra Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Boş kaloriler; vitamin, mineral, lif gibi vücut için faydalı hiçbir besin öğesi içermeyen, ama yüksek enerji veren kalori kaynaklarıdır. Şekerli içecekler de bunun en yaygın örneğidir. Bu içecekler tokluk hissi oluşturmadığı için, tüketildikten kısa bir süre sonra tekrar açlık hissedilir. Vücut daha fazla kalori ister, dolayısıyla gün içinde abur cubur tüketimi artar. Zamanla bu durum, kilo alımına, insülin direnci gelişimine, karaciğer yağlanmasına, tip 2 diyabet riskine, kalp damar hastalıklarına neden olabilir" sözlerini kaydetti. Ayrıca doğal sanılan içeceklerin göründüğü kadar masum olmadığını dile getiren Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Birçok kişi, hazır meyve sularını veya smoothieleri sağlıklı sanarak bolca tüketiyor. Oysa bu ürünlerin büyük bir kısmı, yüksek fruktoz içeren konsantrelerden üretilir ve içine ekstra şeker eklenir. Örneğin; 1 bardak (250 ml) portakal suyu, yaklaşık 5-6 adet portakalın şekerini içerir. Liften arındırıldığı için kana hızlı karışır, bu da kan şekerinde ani yükselmelere neden olur."



İbareye aldanmayın, etiket kontrolü yapın


Yazın serinlemek için alternatif ve sağlıklı içeceklere örnek veren Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Meyve dilimli su, soğuk bitki çayları, soğuk filtre kahve veya cold brew, maden suyu ve taze meyve dilimleri karışımı ya da ayran tüketilebilir" dedi. Öte yandan, satın alınan içeceklerin etiketlerine mutlaka bakılması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "İçecek tercihlerinde dikkat edilmesi gereken ilk şey, etiket okumaktır. Şekersiz ya da light ibaresine aldanmadan içindekiler kısmını mutlaka incelemek gerekir. Glikoz-fruktoz şurubu, yüksek fruktozlu mısır şurubu gibi içerikler varsa uzak durulmalıdır. İkincisi porsiyon kontrolüdür. 330 ml’lik bir içecek, bir porsiyon gibi görünse de çoğu zaman 2-3 porsiyonluk şeker içerebilir. Yaz aylarında daha enerjik, daha sağlıklı ve fit bir beden için sadece ne yenildiği değil, ne içildiği de mutlaka kontrol edilmelidir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Anneler Günü’nde şehit annelerine vefa programı AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Anneler Günü dolayısıyla "Aziz Şehitlerimizin Emanetleri Olan Annelerimizle Vefa Buluşması" adlı program düzenlendi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Anneler Günü dolayısıyla "Aziz Şehitlerimizin Emanetleri Olan Annelerimizle Vefa Buluşması" adlı program düzenlendi. İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Sosyal Politikalar Başkanı Yusuf Aslan ile şehit aileleri ve yakınları katıldı. Anneler Günü dolayısıyla şehit annelerine çiçek takdim edilen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programa katılan bir ailenin çocuklarına Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini vermesi de dikkat çekti. Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, "Bugün buraya sadece bir Anneler Günü’nü kutlamak için gelmedik. Bugün buraya sadakati, asaleti ve bu toprakları bize vatan kılan o en büyük fedakârlığı selamlamak için bir vefa borcunu ödemeye geldik" dedi. "Bu ülkede hiçbir annenin yüreği evlat acısıyla kavrulmayana dek durmayacağız" Şehit yakınları ve gazilerin devletin en kıymetli emaneti olduğunu belirten Kaya, "Sizin tek bir damla gözyaşınız bizim için dünyadaki tüm büyük projelerden, köprülerden, tünellerden daha kıymetlidir. Bizim makamlarımızın kapısı size her zaman sonuna kadar açıktır. Çünkü siz bize bu vatana şüheda emanetisiniz. Bu ülkede hiçbir annenin yüreği evlat acısıyla kavrulmayana dek durmayacağız" ifadelerini kullandı. Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, şehit anneleriyle Anneler Günü vesilesiyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, "Bizler kıymetli şehitlerimiz gibi vatanı için canını verebilecek bir ruha sahip bir milletiz. Aynı zamanda evladını bu vatan için feda edebilecek kadar büyük yüreğe sahip annelerin evlatlarıyız. Şerife Bacılarla, Nene Hatunlarla bizzat cephede bu mücadeleye ortak olmuş bir milletiz. Bu yüzden büyük bir milletiz, bu yüzden büyük bir devletiz" ifadelerine yer verdi. "Terörün kökünü kazımak için büyük bir mücadele verdik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin terörle mücadelede kararlı bir süreç yürüttüğünü vurgulayan Özdemir, "Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde AK Parti’miz, 2002 yılından bu yana ülkemiz için yeni evlatların toprağa düşmemesi adına büyük bir mücadele gösterdi. Hamdolsun ülkemizdeki terörün kökünü tamamen kazımaya muktedir olduk. Ülkemiz dışındaki terör odaklarıyla da büyük bir mücadeleyi yürütüyor, ülkemize uzanan elleri tek tek kırıyoruz" şeklinde konuştu. "Sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için de sorumluluk taşıyoruz" Bölgenin zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Özdemir, "Sadece ülkemizle ilgili değil, bölgemizle ilgili de büyük bir sorumluluğu omuzlarımızda taşıyoruz. Bu kutlu yolculuğun Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yoldaşlarıyız. Ucunda ne olursa olsun, sonunda ne olursa olsun bu yolculuğu menzile ulaştırmak için var gücümüzle gayret edeceğiz" diye konuştu. Program, şehit anneleri ve aileleriyle yapılan sohbetlerin, çiçek takdiminin ve hatıra fotoğrafı çekimlerinin ardından sona erdi.