SAĞLIK - 03 Nisan 2025 Perşembe 15:20

Otizm farkındalığına renkli dokunuş

A
A
A
Otizm farkındalığına renkli dokunuş

Medicana International İzmir Hastanesi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlediği etkinlikle otizm konusunda farkındalık oluşturdu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği’nde gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklar ve aileleri tuval üzerine el baskısı yaparak rengârenk bir sanat eseri oluşturdu. Etkinlik boyunca çocuklar keyifli vakit geçirirken, katılımcılara otizm hakkında bilgilendirme yapıldı.


2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü nedeniyle Medicana International İzmir Hastanesi’nde çocuk hastalar ve aileleriyle farkındalık etkinliği yapıldı. Otizm Spektrum Bozukluğu’nun bireyin sosyal iletişim becerilerini ve davranışlarını etkileyen nörogelişimsel bir farklılık olduğu vurgulanan etkinlikte, otizmin her bireyde farklı düzeylerde ve biçimlerde ortaya çıkabileceği belirtildi. Ayrıca erken tanı ve uygun yaklaşımlar sayesinde otizmli bireylerin eğitim ve sosyal hayata katılımının desteklenebileceği kaydedildi.



Erken tanı ve farkındalığın önemi


Otizm tanısının genellikle 2-3 yaş civarında konulabildiğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Özge Yendur, "Ancak belirtiler daha erken yaşlarda da fark edilebilir. Ailelerin, çocuklarında gözlemlediği sosyal iletişim sorunları, göz teması kurmama, ismine tepki vermeme, tekrarlayıcı hareketler veya sınırlı ilgi alanları gibi belirtiler üzerine uzmanlara başvurması oldukça önemlidir. Tanı sürecinde çocuk nörologları, çocuk psikiyatristleri ve gelişimsel pediatristler kapsamlı değerlendirmeler yapar. Standart testler, gözlem ve aileden alınan bilgiler doğrultusunda tanı netleştirilir. Uzmanlar, tanı konulduktan sonra bireysel gelişim planları oluşturur ve gerekli terapötik müdahalelere yönlendirir" dedi.



"Terapiler sosyal becerileri geliştirmektedir"


Otizm belirtilerinin genellikle 18-24 ay arasında ortaya çıktığını kaydeden Uzm. Dr. Özge Yendur, "Bu süreçte çocukların sosyal ve dil becerilerindeki gerilikler dikkat çekebilir. Ancak bazı durumlarda belirtiler daha geç yaşlarda belirginleşebilir ve tanı gecikebilir. Erken tanı, müdahale sürecinin başarısını artırmak açısından kritik öneme sahiptir" diye konuştu. Otizmli çocukların sosyal yaşama ve okula uyum sağlamaları için erken müdahale programlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Özge Yendur, "Bireysel eğitim planları, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri ile desteklenmelidir. Aile eğitimi de bu sürecin önemli bir parçasıdır. Sosyal becerileri geliştirmek amacıyla oyun terapisi, konuşma terapisi ve davranışsal terapiler uygulanabilir. Okul ortamında ise özel eğitim desteği, sosyal etkileşimi teşvik eden programlar ve öğretmen farkındalığı önemlidir. Otizmli çocukların sosyal hayatta daha bağımsız olabilmesi için toplumun da bilinçlenmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.



"Otizm, yaşam boyu süren bir farklılık olarak kabul edilmelidir"


Türkiye’de otizm spektrum bozukluğu teşhis sayılarının giderek artmakta olduğunu belirten Uzm. Dr. Özge Yendur, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu nedenle toplumda otizm farkındalığının ve erken tanı imkanlarının artırılması büyük önem taşımaktadır. Otizm, ne kadar erken teşhis edilip, müdahale ne kadar erken yapılırsa; belirtilerin yönetilmesi ve bireyin sosyal hayata katılımının artırılması o kadar mümkün olur. Eğitimsel yaklaşımlar ve terapi programları, çocukların iletişim becerilerini güçlendirmeye ve davranışsal zorlukları azaltmaya yönelik olarak planlanmaktadır. Otizm, yaşam boyu süren bir farklılık olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle otizmli bireylerin toplumsal yaşama katılımını destekleyen projeler geliştirmek, eğitim ve sağlık hizmetlerini güçlendirmek toplumsal bir sorumluluktur. Otizmle ilgili farkındalık oluşturmak ve otizmli bireylerin hayatını kolaylaştırmak adına yapılan çalışmaların artması, hem bireyler hem de aileleri için umut vericidir."



Otizm farkındalığına renkli dokunuş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Tunceli Valisi Aygöl, üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek bayramlaştı Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Kurban Bayramı’nın ikinci gününde sınavlarından dolayı memleketlerine gidemeyen üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek kahvaltı yaptı. Tunceli Valisi Şefik Aygöl ve eşi Nazlı Aygöl, Kurban Bayramı dolayısıyla memleketlerine gidemeyen yaklaşık 50 üniversiteli öğrenciyle bir araya geldi. Öğrencilerle sohbet eden Aygöl çifti, daha sonra öğrencilerle yaptıkları kahvaltının ardından bayramlaştı. Kurban Bayramı’nın ikinci gününde olduklarını belirten Tunceli Valisi Şefik Aygöl, "Yanımızda çok sevdiğimiz öğrencilerimiz var. Bunlar çalışkan öğrencilerimiz. Sınavlarından dolayı memlekete gidemeyen öğrencilerimiz. 1 Haziran’dan itibaren sınavları başlıyor. Biz de kurbanlarımızı kestik, kurbanlarımızı kestikten sonra paylaşımları kimle yapalım diye düşündük, aklımıza evlatlarımız geldi. Çok güzel bir kahvaltı programı oldu. Birlik beraberliğimiz daim olsun inşallah. Bütün öğrencilerimizi de şimdiden başarılar diliyorum. Eşimle birlikte onlarla çok güzel vakit geçirdik" dedi. Programın ardından konuşma yapan öğrencilerden Sadettin Gündüz, "Ailemizin yanında olamadığımız bayram gününde açıkçası bu şekilde Munzur’un doğasında kahvaltı yapmak çok güzel oldu. Etkinliğin içerisinde sağ olsun herkes bizlere çok nazik davrandı. Yurt ortamından koptuğumuz doğayla birlikte olduğumuz her şey bizim için çok önemli. Bir öğrenci için çok önemlidir. Herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Bayramın ikinci gününü kendilerine ayırdıkları için Vali Şefik Aygöl ve yurt müdürlerine teşekkürlerini ileten Narin Aydın, "Ailemizden uzak bir bayram geçiriyoruz. Valimize düzenlediği program için teşekkür ediyoruz" cümlelerini kullandı. Ailelerinin yanlarında olamadıklarını aktaran bir diğer öğrenci Ayşegül Şakiroğlu, "Bize burada bir aile sıcaklığını yaşattılar. Böyle bir program düzenledikleri için çok teşekkür ederiz. Valimiz bizim için çok emek harcıyor" sözlerini kullandı.
Tekirdağ Ticaret Bakanı Bolat: "Haziran’da ihracatta büyük artış bekliyoruz" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Haziran ayında ihracatta ciddi artış beklediklerini ifade ederek, "Haziran ayında 4-5 milyar dolarlık ihracat artışı öngörüyoruz. Böylece yılın ilk yarısını dış ticaret dengeleri açısından pozitif şekilde tamamlayacağız" dedi. Ticaret Bakanı Bolat, Kurban Bayramı’nın ikinci gününde Tekirdağ’da bir dizi programa katıldı. Bakan Bolat, ilk olarak Polis Evi’nde görev başındaki polislerle bayramlaşarak emniyet mensuplarının Kurban Bayramı’nı kutladı. Daha sonra AK Parti Tekirdağ teşkilatı tarafından düzenlenen bayramlaşma programına katılan Bolat, partililer ve vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Bakan Bolat, Kurban Bayramı’nı birlik ve beraberlik içerisinde idrak etmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Bir kez daha mübarek Kurban Bayramı’nı birlikte idrak ediyoruz. Rabbimize bizleri bu güzel günlerde buluşturduğu için şükrediyoruz" dedi. Bayramlaşma programına üç kuşak birlikte katıldıklarını ifade eden Bolat, Tekirdağ’daki teşkilat mensuplarıyla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi. Bayram programı kapsamında Ereğli, Şarköy ve Tekirdağ’da ziyaretlerde bulunduğunu aktaran Bolat, Muratlı’da da taziye ziyaretine katılacağını kaydetti. "Etrafımız ateş çemberiyle çevrili" Dünyada ve bölgede zor bir süreç yaşandığını dile getiren Bakan Bolat, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde istikrarını koruduğunu söyledi. Bolat, "Etrafımız ateş çemberiyle çevrili. Dünyada istikrarsızlık ve kaos oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak Türkiye, 2002’den bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenli liman ve huzur ülkesi olarak yoluna devam ediyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin son yıllarda tarımdan sanayiye, ulaştırmadan savunma sanayine kadar birçok alanda önemli gelişmeler kaydettiğini belirten Bolat, kişi başına milli gelir ve ekonomik büyümede ciddi ilerlemeler sağlandığını ifade etti. Bu yıl yağışların olumlu etkisiyle tarım sektöründe önemli bir büyüme beklendiğini kaydeden Bolat, geçen yıl yaşanan kuraklık ve doğal afetlerin ardından bu yıl üretimde artış öngörüldüğünü söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aldığı tedbirlerle birlikte ürün rekoltelerinde artış beklendiğini aktaran Bolat, "Tarımda bu yıl bereketli bir dönem bekliyoruz. Gıda üretimi artacak, fiyatlar daha makul seviyelere gerileyecek" dedi. Küresel ekonomide yaşanan yavaşlamalara rağmen Türkiye’nin ihracatta olumlu bir tablo sergilediğini ifade eden Bakan Bolat, Nisan ayında ihracatta yüzde 22,5’lik artış yaşandığını belirten Bolat, mayıs ayında bayram sebebiyle iş günü sayısının azalmasına rağmen ihracat temposunun sürdüğünü söyledi. "Haziran ayında 4-5 milyar dolarlık ihracat artışı öngörüyoruz" Haziran ayında ihracatta ciddi artış beklediklerini ifade eden Bolat, "Haziran ayında 4-5 milyar dolarlık ihracat artışı öngörüyoruz. Böylece yılın ilk yarısını dış ticaret dengeleri açısından pozitif şekilde tamamlayacağız" diye konuştu. Konuşmasında güvenlik politikalarına da değinen Bolat, Türkiye’nin terörle mücadelede önemli başarılar elde ettiğini ifade etti. Bolat, "Kırk yıl süren terörü büyük ölçüde bitirdik. Güney sınırlarımızda da gerekli güvenlik tedbirleri alındı. Türkiye’ye bölgede yaşanan krizlerden hiçbir kıvılcımın sıçramasına izin vermedik" dedi. Gazze’de yaşanan gelişmelere de değinen Bolat, bölgede barışın sağlanması temennisinde bulunarak, Türkiye’nin barış ve istikrar için diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü kaydetti. Program sonunda partililer ve vatandaşlarla bayramlaşan Bakan Bolat, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutladı.