ÇEVRE - 30 Eylül 2025 Salı 09:47

İzmirlilerden dünya rekoru için kıyı temizliği

A
A
A
İzmirlilerden dünya rekoru için kıyı temizliği

Yaizu Chuo Lisesi’nin Japonya ve dünya genelinde yürüttüğü plaj temizliği hareketini genişletmek amacıyla başlattığı Guinness Dünya Rekoru hedefine İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden destek geldi. Doğaseverler "Bir saat içinde plaj temizliği için çevrimiçi olarak kayıt yaptıran en çok kişi" kategorisinde Guinness Dünya Rekorları listesine dahil olmaya çağrıldı. Plaj temizliği yoğun katılımla İnciraltı Kent Ormanı’nda gerçekleşti.


İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Japonya’daki Yaizu Chuo Lisesi’nin plaj temizliği seferberliğini genişletmek ve lise öğrencilerinin deniz çöpü sorununu çözmede öncülük ettiği bir trend oluşturmak için dünya rekoru kırmayı hedeflediği harekete ortak oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü ve İzmir Ekonomi Üniversitesi EKOTAM Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi, anlamlı hedefe destek vermek amacıyla İnciraltı Kent Ormanı’nda düzenlenen sahil kıyı temizliği organizasyonuna dernekleri, okulları ve öğrencileri dahil etti. "Bir saat içinde plaj temizliği için çevrimiçi olarak kayıt yaptıran en çok kişi" kategorisinde rekor kırmak için temizliğe çıkan İzmirlilere Japonya’dan yapılan online bağlantı ile destek verildi. Katılımcılar Büyükşehir Belediyesi tarafından dağıtılan maske, eldiven, çöp torbası ve su ile hijyen mesaisine başlarken Türkiye ve Japonya bayraklarını temsilen kırmızı ve beyaz kıyafetler tercih edildi.



"Rekor kırmak için kıyı temizliğindeyiz"


İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altındaki Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görev yapan ve harekete dair konuşan Ebru İlbeyce Alkan, "Bugün İzmir Ekonomi Üniversitesi ile Japonya’yla beraber Guinness Dünya Rekorlarına girmek üzere kıyı temizliğindeyiz. Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü olarak bizler derneklerle ve okullarla iş birliği halinde bugün buradayız" dedi.



"Burada bu insanları görmekten çok mutluyum"


İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölüm Başkanı ve EKOTAM Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Can Özcan ise Japonya ve Türkiye arasındaki ilişkilere değinirken, "Uzun yıllardır sürdürdüğümüz profesyonel etkinliklerimiz var. 10 yılı aşkın süredir bizim öğrencilerimiz oraya gidiyor, onların öğrencileri buraya geliyor. Faydalı ve anlamlı projelerde bir araya geliyoruz. Bu sefer de çok değerli bir etkinliğe Türkiye’den tek ev sahibi olduk. Kıyı temizliğine dikkat çekmek ve dünya ölçeğinde bir harekete ortak olabilmek istiyoruz. Şu an Japonya’dan bizi izliyorlar. Japonya’dan sonra en geniş katılımlı kıyı etkinliğini gerçekleştiriyoruz. Bu bir duyarlılık, bu bir harekete geçme çağrısı. Burada bu insanları görmekten çok mutluyum" ifadelerini kullandı.



"Oradaki temizlik kültürünü gördüm"


İEÜ öğrencisi Konuralp Yücesoy ise, "Benim için çok anlamlı bir etkinlik. Geçen sene Japonya’da eğitim aldım. Oradaki temizlik kültürünü ve sorumluluk bilincini gördüm. Bunun kesinlikle bizim ülkemizde de uygulanabilir ve tanıtılır hale getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim için kıymetli bir gün. Temizlik önemli bir şey, hem toplumumuz hem bireyler adına. Hep temiz kalalım" dedi.


Öğrencileriyle birlikte etkinliğe katılan Narlıdere İhsan Çelikten Ortaokulu Müdürü Nazan Tunay, "İzmir Ekonomi Üniversitesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla böyle bir etkinlikte olmaktan çok mutluyuz. Öğrencilerimizle koşa koşa geldik. Rekora ve çevre temizliğine katkıda bulunmak istedik. Öğrenciler keyifli. Biz okulumuzda da böyle etkinlikler yapıyoruz. Temiz olmayan sınıfta ders yapmıyorlar" diye konuştu.


Narlıdere Mehmet Seyfi Eraltay Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Koyuncu, "Öğrencilerimizle böyle bir etkinlikte olmaktan gurur duyuyoruz. Okulumuz çok köklü bir okuldur, önemli projelere imza atmıştır. Biz de bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimiz yine benzer projelerde yer alacaktır" dedi.


Öğrenci Ayşe Ekin Yiğit, "Bu etkinlik kesinlikle çok verimli. Daha sık yapılması çok önemli" ifadelerini kullanırken, Asya Çallı ise, "Bu projede yer almaktan gurur duyuyorum" diye konuştu.


Temizlik hareketinde yer alan Alptuğ Atay da "En çok sigara izmariti topladık. Sağlığımıza çok zararlılar. Etkinliğe katılmak güzel bir duygu. Çevremizi kirletmeyelim, saygılı olalım. Teşekkürler" ifadelerini kullandı.



Japonya’dan canlı bağlantı


Etkinlik sırasında Japonya’daki temsilciler İzmir’deki katılımcılarla görüntülü bağlantı kurdu. Yaizu Chuo Koleji’nden Yuichi Yaoi, Kurebayashi Kota ve Hirotaka Takashiho ile Shizuoka Sanat ve Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasuko Takayama, iş birliğinden memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Etkinliğin tüm dünyaya yayılmasını ve çevre sorunlarına ilişkin farkındalığın bu etkinlikle birlikte daha da artmasını umuyoruz. Bu hedefe sağladığı büyük katkı için Türkiye’ye çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.



İzmirlilerden dünya rekoru için kıyı temizliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir 1. Uluslararası Gastrofest açıldı "Balıkesir 1. Uluslararası Gastrofest" kapılarını ziyaretçilere açtı. Balıkesir’in kadim mutfak kültürünü geleceğe taşırken kentin köklü geçmişiyle harmanlanan birbirinden değerli gastronomi mirasını gözler önüne seren 1. Uluslararası Balıkesir Gastronomi Festivali Avlu’da görkemli bir açılışla kapılarını ziyaretçilere açtı. Avlu Yaşam Merkezi’ni tıklık tıklım dolduran vatandaşlar festivali miting alanına çevirdi. Bereketli toprakları, eşsiz lezzetleri ve doğasıyla öne çıkan kentin mutfağını dünyaya tanıtmak için bu yıl ilk defa Uluslararası Balıkesir Gastrofest’i hayata geçiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, festival açılışını da tüm CHP’li büyükşehir belediye başkanları ile birlikte gerçekleştirdi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Festival Moderatörü Akademisyen Şef Dr. Esat Özata sunumunu gerçekleştirdi. Balıkesir sofrasına ait ürünleri sergileyen ve unutulmaz lezzetleri tanıtan Şef Levent Kaynak Balıkesir’in coğrafi işaretli lezzetlerini tanıttı. Etkinliğe CHP’li 14 büyükşehir belediye başkanı ve temsilcileri katıldı. Festivali oldukça beğenen başkanlar, stantları ilgiyle inceledi ve Balıkesir’in eşsiz lezzetlerini tek tek deneyimledi. Balıkesir’in marka değerine büyük katkı sunan festivali oldukça başarılı bulan başkanlar, Başkan Ahmet Akın’ı tebrik etti. Gastronominin bir festivalin ötesinde Balıkesir’in kalkınma hikâyesinin en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu söyleyen Başkan Akın, Balıkesir’de yükselen birlik ve beraberlik ruhunun paylaşmanın, üretmenin ve birlikte büyümenin en güzel örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Başkan Akın, "Balıkesir’imizin; tarihiyle, doğasıyla, tarımıyla olduğu kadar mutfağıyla da eşsiz bir şehir olduğunu bütün Türkiye’ye bütün dünyaya göstermek istiyoruz. Kaz Dağları’nın oksijeniyle yetişen mahsullerden Marmara denizinden gelen bereketine, zeytininden peynirine, şifalı bitkilerinden höşmerimine kadar her ilçemizin ayrı bir lezzeti, ayrı bir hafızası olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. Balıkesir’i Türkiye’nin en güçlü gastronomi rotalarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Başkan Akın, "Biz, Balıkesir’i fuarlar ve festivaller şehri yapacağız demiştik. Bununla ilgili önemli çalışmalar yapıyoruz. En son Kitap Fuarımızı hayata geçirdik. Yine burada Gastronomi Festivalimizi yapıyoruz. Gastronomi, Balıkesir için yalnızca sofraya gelen lezzetlerin toplamı anlamına gelmiyor. Gastronomi, tarladaki üreticiden mandıradaki emeğe, zeytinlikten pazara, kooperatiften restorana, köyden turizm rotasına uzanan büyük bir değer zinciridir. Biz bu zincirin her halkasını güçlendirmek için hep birlikte üreticisiyle, satıcısıyla odalarımızla, kurumlarımızla tam bir istişare içinde çalışıyoruz. Yerel ürünlerimizi markalaştırmak için çalışıyoruz" diyerek Balıkesir’in adının daha geniş coğrafyalarda duyulacağını sözlerine ekledi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "Ben aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Başkanı’yım. Birlikte illerimizde, beldelerimizdeki kültürel değerleri ortaya çıkarmamızın yanı sıra Bu yıl iki uygulamamız var. Birisi Milli Mücadele Rotası. Kuvayımilliye’nin merkezi Balıkesir gayet uygun ve Milli Mücadele Rotası’nı ayın 16’sında birlik üyesi belediye başkanlarımıza göstereceğiz" dedi. Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, "Bu kadim topraklarda asırların kültür birikimi var. Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Allah dünyada çok az noktaya nasip etmiştir. Her bitkinin yetiştiği ve bunun kaliteli olduğu çok az nokta vardır ve Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Şehri şöyle bir dolaştım. Ahmet Başkan, iki yılda az bir zamanda çok başarılı işler başarmış. Ahmet Başkan’ımız bugün çok önemli bir iş yapıyor. Her şeyin ilkini yapmak, bunu ön görmek çok önemli. Bu kadar zengin ürünleri olan Balıkesir’de bir gastronomi festivali eksikliğini görmüş ve gereğini yapmış. İnşallah ilelebet devam etsin bu festivalimiz. Kimseyi ayırmadan herkesi kucaklıyor" dedi. Açılışın ardından festival alanını gezilirken yöresel lezzetler de şefler tarafından tanıtıldı.
Kastamonu BTK Başkanı Karagözoğlu: "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, kuantum bilgisayarlarının oluşturduğu güvenlik risklerine karşı 6. nesil haberleşme (6G) sisteminde tedbirlerin olacağını ifade etti. Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörlüğü tarafından "Kariyer Zirvesi" düzenlendi. Zirveye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı (BTK) Ömer Abdullah Karagözoğlu konuşmacı olarak katıldı. Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezinde gerçekleştirilen zirvede konuşan Karagözoğlu, Türkiye’nin veri ve iletişim alanında yürüttüğü çalışmalarla ilgili öğrencilerle bilgiler paylaştı. "5G’de yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik" 4.5G altyapısında şebekenin yüzde 52’sinin yerli ürünlerle sağlandığını ifade eden Karagözoğlu, "Şu an kullanmaya başladığımız 5G ile birlikte bu yükümlülüğü değiştirdik. Yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik, ’milli ürün’ diye de yeni bir tanım getirdik. Bu yeni milli ürün tanımında fikri, mülki ve sınai hakları bize ait olan ürün. Burada da yüzde 30 oranında yükümlülük getirdik. İlk başta yüzde 15 ama sektörde bunun bulunması durumunda da yüzde 30’a kadar çıkartılabilme yükümlülüğünü getirdik" dedi. "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirlerini de içinde barındıracak" Türkiye’nin kuantum bilgisayar çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Karagözoğlu, "Bugün bizim kuantum bilgisayarımız var mı, çalışmalarımız var. Şu anda ARF, kuantum bilgisayar veya süper bilgisayar, kuantuma dönüştürebilecek süper bilgisayarlar üzerinde biz de çalışıyoruz. Peki, bunlar geldiği zaman ne olacak? Bu konuyla ilgili korku, bugüne kullandığımız kripto altyapılar, şifreleme algoritmalarını bu kuantum bilgisayarların kırabileceği kaygısı var. Bunun tedbiri var mı? Bunun da tedbiri var. Siz de o algoritmalarınızı değiştireceksiniz, algoritmaların kullanım sürelerini değiştireceksiniz. Örnek veriyorum; bugün 3 yıldır kullanıyorsam bir sertifikayı, belki 1 aylık, belki 1 yıllık gibi sürelerini tahdit edeceksiniz. Bunun kırılma risklerine karşı farklı önlem alacağız. 6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" diye konuştu. "Veri merkezi hizmetini 81 ilde yaygınlaştırmak için altyapı yatırımlarımız sürüyor" 6. nesil iletişim ile birlikte ‘bulut bilişimi’nde değişim yaşanacağını ifade eden Karagözoğlu, bunun için Türkiye’deki veri merkezlerinin yagınlaştırılacağını kaydederek, "Böylelikle bilhassa bulut bilişiminin önünü inşallah veri merkezlerimizle açacağız. Peki, gelecekte veri merkezlerinin bu haberleşme alanı için ehemmiyeti nedir? Örneğin; ben Kastamonu’dayım, burada bir veri merkezi varsa, benim talep ettiğim bilgi de Kastamonu’daki veri merkezinde varsa, oradan gelecektir. İstanbul’dan gelen ile Kastamonu’dan gelen arasındaki milisaniyeler belki günün sonunda sizin yapacağınız hesaplama, yapacağınız yapay zeka çalışmalarının hepsine etki edecek. Onun için altyapı yatırımlarımızı da gün geçtikçe yaygınlaştırıyoruz ve 81 ilimizde bu hizmetleri yaygınlaştırmakla ilgili de çalışmalar sürüyor" şeklinde konuştu. "Yerli ve milli bir yapay zekamız olsun" Türkiye’de 16 üniversite bünyesinde kurulan yapak zeka koordinatörlüklerini BTK olarak desteklerini söyleyen Karagözoğlu, yerli ve milli bir yapay zekanın yapılmasının önemine değinerek, "Böyle bir modelin hangisi çıkıyorsa onu, üniversitelerimizi de bu işin içine dahil ederek büyütsek, yerli ve milli bir yapay zekamız olsa. Çünkü destek vermezsek o söner. Destek vereceğiz, yapılarımızı kullanacağız" ifadelerini kullandı "Sadece teknoloji üretmeyeceğiz, teknolojiye yön veren bireylerde yetiştireceğiz" Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan ise, "Üniversite olarak bizler de teknoloji odaklı bir üniversite olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Yapay zekanın konuşulduğu, üretildiği, araştırıldığı ve günlük akademik yaşamın bir parçası haline geldiği bir kampüs iklimi oluşturma gayreti içerisindeyiz. Çünkü artık mesele yalnızca teknolojiyi tüketmek değil, teknoloji üreten, geliştiren ve yön veren bireyler yetiştirebilmektir. Bu noktada öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil, proje üretme kültürüyle de yetişmesini çok önemsiyoruz" dedi. Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Tunay Kamer de yapay zekayı eğitim, araştırma, projel, kampüs yaşamı başta olmak üzere her alanda etkin biçimde kullanan bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Programın ardından BTK Akademi eğitimlerini tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.
İstanbul İstanbul merkezli 3 ilde "change oto" operasyonunda 8 tutuklama İstanbul merkezli 3 ilde, hasarlı araçların şaselerini yurt dışından kaçak yollarla getiren veya yurt içinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren şebekeye yönelik düzenlenen operasyon kapsamında 8 şüpheli tutuklandı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kazalı, yangın, deprem ve benzeri nedenlerle ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelen araçlara ait fabrikasyon seri numaralarını, yurt dışından veya piyasadan temin ettikleri hacizli/yakalamalı araçların seri numaraları üzerine uyarlayarak "change" işlemi yaparak vatandaşları dolandıran organize suç örgütüne yönelik çalışma yürümüştü. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen polis, şebekenin bu yöntemlerle change yapılan araçları üçüncü şahıslara satarak milyonlarca lira vurgun gerçekleştirdiklerini tespit etmişti. İstanbul merkezli olarak Samsun ve Antalya’da eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, birçok ev ve iş yerine yönelik baskınlarda 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmış, 28 araca el konulmuştu. Gözaltına alınan 16 şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilmişti. 8 şüpheli tutuklandı Adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılık ifadelerinin ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. İşlemleri tamamlanan 16 şüpheliden 8’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. 8 şahıs ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Başsavcılıkça, konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.