Yerel Haberler
İstanbul
Türk Telekom sponsorluğunda "Harflerin İzinde: 41 Yıl" Sergisi, sanatseverlerle buluşuyor 17 Mayıs 2026 Pazar - 15:12:18 Türk Telekom, kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sunan projelere desteğini sürdürüyor. Türk Telekom sponsorluğunda gerçekleştirilen "Harflerin İzinde: 41 Yıl" sergisi, geleneksel hat sanatının usta ve ödüllü isimlerinden Ali Toy’un kırk bir yıllık sanat yolculuğunu sanatseverlerle buluşturuyor. Klasik Türk Sanatları Vakfı ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan sergi, 24 Mayıs 2026 tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. "Türkiye’ye Değer" vizyonuyla kültür ve sanatı toplumun her kesimi için erişilebilir kılmayı hedefleyen Türk Telekom, kültürel mirasın korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali başta olmak üzere kültür-sanat alanında önemli projelere destek veren Türk Telekom, "Harflerin İzinde: 41 Yıl" sergisine sponsor olarak geleneksel hat sanatını sanatseverlerle buluşturuyor. Türk hat sanatına kırk bir yılını adayan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Ali Toy’un farklı dönemlerine ait 104 eserin yer aldığı sergi; az bilinen talik, divânî, celî divânî, kadim divânî, rika, şikeste, makıli, mimari kufi ve yeni tarz hat çeşitleriyle yazılmış eserlerden oluşuyor. Mimarlık disiplininden beslenen eserlerde, geçmişin güçlü estetik hafızası günümüzün teknik yaklaşımı ve çağdaş yorum anlayışıyla yeniden hayat buluyor. Hat eserleri, dönemlerin teknik yaklaşımını, estetik anlayışını, zevkini ve ihtiyaçlarını yansıtan önemli kültürel belgeler olarak öne çıkıyor. Sanatseverler ve öğrenciler için önemli bir kaynak Klasik Türk Sanatları Vakfı tarafından hazırlanan sergi, hat sanatında geçmişten devralınan birikimin bugün nasıl yeniden anlam kazandığını ve geleceğe nasıl taşınabileceğini ortaya koymayı hedefliyor. Serginin, sanatseverler ve hat sanatı öğrencileri için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıması amaçlanıyor. "Harflerin İzinde: 41 Yıl-Ali Toy Sergisi", 24 Mayıs 2026 tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür Sanat Merkezi’nde her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek olup, 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü ziyarete kapalı olacak. Hat sanatında özgün bir isim: Ali Toy Ali Toy, İTÜ Mimarlık Fakültesi ve Yıldız Üniversitesi Röleve-Restorasyon Bölümü mezunu. Prof. Dr. Ali Alparslan’dan talik, divani ve rika eğitimi alan sanatçı, yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda sergiye katılarak, 32 kişisel sergi açtı. IRCICA’nın düzenlediği uluslararası yarışmalarda 6 ödüle layık görülen Toy; talik, divani ve modern hat eserleriyle dikkat çekerken modern hat çalışmalarında temel geometrik çizgileri kullanıyor. Özellikle bugün unutulmaya yüz tutmuş makıli, mimari kufi ve kadim divani hat çeşitleri üzerine araştırmalar yürüten sanatçı, bu alanlardaki çalışmalarıyla tanınıyor. Çalışmalarını İstanbul’da sürdüren sanatçı, 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Toy, halen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapıyor.
17 Mayıs 2026 Pazar - 14:13 Küçükçekmece’de suikast girişimi polisin dikkatiyle engellendi Avcılar Küçükçekmece istikametinde polisin dikkatiyle müdahale etmek istediği motosikletli şahıslar suç makinesi çıktı. Polisin dur ihtarın uymayan çelik yelekli silahlı şüphelinin attığı çantada AK-47 tipi otomatik silah bulundu. Öte yandan bulunan cep telefonunda bir şahsın fotoğrafı ve konum bilgileri yer aldığı iddia edildi. Olayda bir kişi gözaltına alınırken 2 kasten öldürme dahil 25 suç kaydı bulunan şahıs firar etti. Olay, sabah saatlerinde E-5 Küçükçekmece Menekşe sahil mevkiinde yaşandı. İddiaya göre, E-5 Avcılar’dan Küçükçekmece Menekşe sahili mevkii istikametinde katlanır plaka ile plakasını gizleyerek ilerleyen motosikleti fark eden polis memuru şüpheli şahıslara dur ihtarında bulundu. O esnada 2007 doğumlu Mehmet B. İsimli motosikleti kullanan şüpheli silahını polise doğrultarak tetiğe bastığı ancak silah ateş almadığı öğrenildi. Silahına davranan polis memuru, motosiklet sürücüsünü elinden yaraladı. Olayın ardından motosikleti terk ederek kaçmak isteyen 2 şüpheliden 1999 doğumlu Şehmus Y., çantasını atarak üzerinde bulunan çelik yelek ile olay yerinden kaçtı. Mehmet B. isimli şüpheli ise polis tarafından yakalandı. Olayın ardından bölgeye çok sayıda polis ve olay yeri inceleme ekibi sevk edildi. Polis ekipleri kaçan şahsı yakalamak için il genelinde geniş çaplı çalışma başlattığı öğrenildi. Öte yandan kaçan şahıs için bölge civarında drone ile denetimler yapıldı. Çantasından kalaşnikof, telefonundan ise bir kişinin fotoğrafı ve konum bilgisi çıktı Şehmus Y isimli firari şahsın, olay yerine atıp kaçtığı çantadan bir adet AK-47 tipi otomatik tüfek ele geçildiği aktarıldı. Öte yandan şahsın kaçarken düşürdüğü telefonda ise Beylikdüzü’nde bir şahsın konum bilgisi, fotoğrafları ve araç plaka bilgilerinin yer aldığı öğrenildi. Kaçan şahıs suç makinesi çıktı Öte yandan 1999 Şehmus Y. isimli şahsın 2 adet kasten öldürme, Uyuşturucu madde ticareti, 1 iş yeri kurşunlama ve gasp yağmadan 25 ayrı suç kaydı olduğu belirtildi. Ayrıca şahısların kullandığı motosikletin çalıntı olduğu öğrenildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 12:53 Bahçelievler’de milli mücadele ruhu "19 Mayıs Gençlik Koşusu" ile hatırlandı Bahçelievler’de 19 Mayıs ruhu "19 Mayıs Gençlik Koşusu" ile yaşatıldı. Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 107’inci yıl dönümü için düzenlenen koşuya profesyonel ve amatör olmak üzere binin üzerinde sporcu katılırken, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’da etkinlik kapsamında büyük bir şölenle kutlandı. Bitiş çizgisinde sporcularla buluşan Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır ise, "Asıl hatırlatmak istediğimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak emperyalizmle mücadelesi" dedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlatmasının 107’inci yılı Bahçelievler’de unutulmadı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na günler kala düzenlenen "19 Mayıs Gençlik Koşusu" ile milli mücadele ruhu tekrardan hatırlatılmak istenirken, profesyonel ve amatör binin üzerinde sporcu 1919 metrelik parkuru koştu. 7’den 70’e yüzlerce sporcunun kıyasıya mücadele ettiği yarışta ise bitiş çizgisinde Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır atletleri karşıladı. Milli mücadele ve emperyalizmle mücadele ruhunun ana temaları olduğunu belirten Bahadır ise tüm vatandaşları Bahçelievler’de spor yapmaya davet etti. Bitiş çizginde sporcuları bekleyen Bahadır, "Çok mutluyum, gençlerle, komşularımla, hatta İstanbul’un çeşitli noktasından gelen sporcularla yarışımıza başladık. Yaklaşık bin kadar arkadaşımız yarışlara katıldı. Çocuklarımız, gençlerimiz, orta yaştaki vatandaşlarımız, herkes koştu bugün. Sembolik bir koşuydu aslında koşumuz. Asıl hatırlatmak istediğimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs’ta emperyalist güçlere İstanbul’dan Samsun’a, ülkemizi kurtarmak için çıkmasıydı. Bizde o günü hatırlamak için 1919 metre koştuk. Güzel bir koşu oldu, bundan sonra da devam edecek. Sağlıklı yaşam için tüm vatandaşlarımızı spora, özellikle de Bahçelievler’de spor yapmaya davet ediyorum" dedi. "Özgür bir ülkede, özgür bir kadın olarak, özgürce koşabilmenin gururunu yaşadık" 1919 metrelik parkurda tarihi hatırladığını belirten Umut Öztürk, "Uzun zamandır koşmuyordum. Benim içinde farklılık oldu. Gayet güzel bir programdı, emeği geçenlere, başkan Hakan Bahadır’a teşekkür ederim. Gelecekte daha fazla koşu olur diye düşünüyorum, umarım onlara da katılırım. 19 Mayıs için koştuk, eski günleri, tarihimizi andık. Vesile olanlara teşekkür ederim" diye konuştu. Eğlenmek için yarışa katıldığını belirten Nur Başar, "Biraz yoruldum ama geçmişte daha uzun parkurları da koşmuştum. Bence gayet keyifli bir yarıştı, 4’üncü ya da 5’inci olmuş olabilirim. Ben zaten atletizm ile uğraşıyorum, bu yarışa da eğlenmek için katıldım" ifadelerini kullandı. Özgür bir kadın olarak koşmanın gururunu yaşadığını belirten Nur Aşkın," Biz bugün Avcılar’dan Bahçelievler’deki koşuya destek olmak için geldik. Özgür bir ülkede, özgür bir kadın olarak, özgürce koşabilmenin gururunu yaşadık. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı var önümüzde. Tüm gençlerimizin de bu ruhla, spor ahlakıyla yetişmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Garanti BBVA’ya Euromoney’den ödül
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:06 Garanti BBVA’ya Euromoney’den ödül Garanti BBVA, Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımıyla geliştirdiği çok boyutlu ve kişiselleştirilmiş özel bankacılık hizmet modeli sayesinde Euromoney Özel Bankacılık Ödülleri 2026’da "Özel Bankacılık Alanında Türkiye’nin En İyi Uluslararası Bankası" seçildi. Garanti BBVA, dünyanın önde gelen finans yayınlarından Euromoney tarafından düzenlenen Euromoney Özel Bankacılık Ödülleri 2026 (Euromoney Private Banking Awards 2026) kapsamında "Özel Bankacılık Alanında Türkiye’nin En İyi Uluslararası Bankası" (Türkiye’s Best International Private Bank) ödülüne layık görüldü. Özel bankacılık ve varlık yönetimi sektörünün en prestijli ödül programlarından biri olarak kabul edilen Euromoney Özel Bankacılık Ödülleri; kurumların müşteri deneyimi, stratejik uygulama başarısı, ürün ve hizmet kalitesi ile inovasyon kapasitesini kapsamlı bir değerlendirme süreciyle ele alarak sektörün en iyi kurumlarını belirliyor. "Özel bankacılıkta fark oluşturan unsur, müşteriyi gerçekten anlayan kişiselleştirilmiş bir bankacılık yaklaşımı" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Garanti BBVA olarak tüm iş modelimizi Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımıyla şekillendiriyoruz. Müşterimizi yalnızca varlık büyüklüğüyle değil; finansal hedefleri, yatırım yaklaşımı ve yaşam tercihleriyle birlikte anlamaya odaklanıyoruz. Özel bankacılıkta fark oluşturan unsur da yalnızca güçlü yatırım çözümleri değil, müşteriyi gerçekten anlayan kişiselleştirilmiş bir bankacılık yaklaşımı. Biz de buradan yola çıkarak tüm bu unsurları bütüncül biçimde ele alan çok boyutlu bir hizmet modeli oluşturduk. BBVA Grubu’nun global yatırım uzmanlığı ve dijital kanallarımızın sağladığı erişim sayesinde, konusunda uzman ve deneyimli portföy yöneticilerimizle müşterilerimize hem güçlü yatırım çözümleri hem de ayrıcalıklı bir bankacılık deneyimi sunuyoruz. Müşterilerimizle kurduğumuz uzun vadeli güven ilişkisinin ve empatiye dayalı bu özel bankacılık yaklaşımının Euromoney gibi itibarlı bir platformda uluslararası ölçekte takdir edilmesinden büyük mutluluk duyduk. Önümüzdeki dönemde özel bankacılık segmentinde daha geniş bir ürün ve danışmanlık yelpazesi sunmayı hedefliyoruz. Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımız doğrultusunda müşteri deneyimini sürekli geliştiren ve kişiselleştiren değer önerileri oluşturmaya devam edeceğiz."
Ekran başında geçen süre çocukların motor gelişimini yavaşlatıyor
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:56 Ekran başında geçen süre çocukların motor gelişimini yavaşlatıyor Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet, konsol ve mobil oyunların uzun süreli kullanımının çocukların motor becerilerini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet, dijital teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte çocukların ekran başında geçirdiği sürenin arttığını belirterek, bu durumun motor gelişim üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Motor gelişimin çocukların kaslarını kullanarak hareket etme, denge kurma ve koordinasyon sağlama süreçlerini kapsadığını ifade eden Dr. Heybet, "Bu gelişim özellikle erken çocukluk döneminde fiziksel oyunlar ve aktif hareketle desteklenir. Ancak günümüzde çocuklar açık havada oyun oynamak yerine uzun süre ekran karşısında vakit geçiriyor" dedi. "Hareketsizlik motor gelişimi olumsuz etkiliyor" Konsol ve mobil oyunların uzun süreli kullanımının çocukların fiziksel aktivite düzeyini düşürdüğünü vurgulayan Heybet, "Hareketsiz yaşam tarzı kas gelişimi, denge ve koordinasyon üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Özellikle uzun süre aynı pozisyonda kalmak, duruş bozuklukları ile boyun ve sırt ağrılarını da beraberinde getirebilir" diye konuştu. Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin artmasıyla birlikte doğal hareket deneyimlerinin azaldığını belirten Heybet, "Koşma, zıplama, tırmanma gibi aktiviteler kaba motor becerilerin gelişimi için kritik öneme sahiptir. Bu aktivitelerin azalması gelişimi sınırlayabilir" ifadelerini kullandı. "Sadece ekrana dokunmak yeterli değil" İnce motor becerilerin gelişimi için farklı aktivitelerin gerekli olduğunu dile getiren Heybet, "Tablet ve telefon kullanımı tek başına yeterli değildir. Çocukların kalem tutma, kesme, yapıştırma gibi el becerilerini geliştiren etkinliklere de yönlendirilmesi gerekir" dedi. "Dengeli kullanım en doğru yaklaşım" Dijital oyunların tamamen yasaklanması yerine kontrollü kullanımın önemine dikkat çeken Heybet, "Çocukların günlük ekran süresi sınırlandırılmalı, açık hava oyunları ve spor aktiviteleri teşvik edilmelidir. Ailelerin çocuklarıyla birlikte fiziksel aktiviteler yapması, bu alışkanlıkların kalıcı hale gelmesini sağlar" şeklinde konuştu. Heybet, çocukluk döneminde kazanılan hareket alışkanlıklarının ilerleyen yaşlarda da bireyin fiziksel aktivite düzeyini ve genel sağlık durumunu belirlediğini vurgulayarak, "Teknoloji doğru kullanıldığında faydalıdır ancak çocuk gelişiminde hareketin yerini hiçbir dijital deneyim dolduramaz" dedi.
TÜHİD Başkanı İpek Özgüden Özen, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde halkla ilişkilerin geleceğini anlattı
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:45 TÜHİD Başkanı İpek Özgüden Özen, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde halkla ilişkilerin geleceğini anlattı İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), halkla ilişkiler alanının Türkiye’de ve dünyadaki dönüşümünün ele alındığı önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İGÜ İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından düzenlenen "Türkiye’de ve Dünyada Halkla İlişkiler: Yerelden Küresele İletişimin Gücü" başlıklı etkinlik, 17 Mart Salı günü Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen’in konuk konuşmacı olarak katıldığı etkinliğin moderatörlüğünü Doç. Dr. Sarp Bağcan üstlendi. Programa; İİSBF Dekanı Prof. Dr. Kenan Aydın, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Tuğçe Keleş başta olmak üzere çok sayıda akademisyen, idari personel ve öğrenci katıldı. Etkinlikte halkla ilişkiler alanının dünyada ve Türkiye’de geçirdiği dönüşüm, iletişim yönetiminin kurumlar açısından artan stratejik rolü ve mesleğin geleceğine ilişkin yaklaşımlar ele alındı. "İletişim hayatın her alanını kuşatan bir unsur" Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Sarp Bağcan, iletişimin bireylerden kurumlara kadar hayatın her alanını kapsayan temel bir unsur olduğuna dikkat çekerek, "İletişim, aslında hayatın her alanını kuşatan bir unsur. Çoğu zaman fark etmiyoruz ama iletişim adeta oksijen gibi, her yerde. Göremiyoruz ve onsuz yaşamamız mümkün değil. Televizyondan sosyal medyaya, açık hava reklamlarından gazetelere kadar pek çok araç üzerinden sürekli bir iletişim akışı içindeyiz. Kurumlar, şirketler, markalar, siyasi yapılar ve sivil toplum örgütleri de bu araçları kullanarak kimi zaman bizi müşteri, kimi zaman seçmen, kimi zaman da kamuoyunun bir parçası olarak görerek iletişim stratejileri geliştiriyor. İşte bu süreci tasarlayan ve yöneten alan halkla ilişkilerdir; başka bir ifadeyle iletişim yönetimidir." ifadelerini kullandı. "Halkla ilişkiler stratejik yönetimin ayrılmaz bir parçası" Etkinliğin konuk konuşmacısı İpek Özgüden Özen ise konuşmasında halkla ilişkiler alanının küresel ölçekte geçirdiği dönüşüme dikkat çekti: "Dünyada halkla ilişkiler, stratejik yönetimin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor. Kurumlar yalnızca krizleri yönetmek veya marka bilinirliği sağlamak için değil, aynı zamanda toplum, çalışan ve paydaşlarla uzun vadeli güven ilişkisi kurmak için Halkla İlişkiler ve İletişim Yönetimini kullanıyor. Bu bağlamda Halkla İlişkiler Profesyonelleri veri analitiği, dijital iletişim, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projeleri gibi alanlarda da aktif rol üstleniyor." Konuşmasında iletişim liderliğinin kapsamına da değinen Özen, halkla ilişkilerin günümüzde stratejik bir disiplin hâline geldiğini vurgulayarak, "İyi iletişim lideri olmak; analitik düşünceyi özgün fikirlerle birleştirmek, insan odaklı yaklaşımı benimsemek, paydaşlarla güçlü bağlar kurmak ve toplumsal sorumlulukları gözetmek demektir. Halkla ilişkiler artık stratejik liderlik, toplumsal etki oluşturma ve güven yönetimi disiplini hâline gelmiştir. Kurumlar yalnızca ürün veya hizmetlerini değil, toplumun sorunlarına çözüm üreten projeleri, sürdürülebilir ve etik değerleri de iletiyor. Değişen müşteri ve jenerasyon beklentileri iletişimin merkezinde yer alıyor" ifadelerini kullandı. Akademi ve sektör iş birliğine vurgu Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin (TÜHİD) sektörde üstlendiği role ve akademi ile kurulan iş birliklerinin önemine de değinen İpek Özgüden Özen; "TÜHİD, halkla ilişkiler mesleğinin Türkiye’deki standartlarını belirleyen, sektörün gelişimini destekleyen ve etik ilkeleri koruyan bir platform olarak öne çıkıyor. Akademi ile kurulan iş birliği, öğrencilerin gerçek dünyada deneyim kazanmasını ve sektörün genç yetenekleri yetiştirmesini sağlıyor. Bu iş birliği, hem mesleğin prestijini artırıyor hem de sektörün geleceğini güvence altına alıyor. Akademi ve sektör birlikte hareket ederek halkla ilişkilerin gücünü artırabilir, kurumların stratejik hedeflerine ulaşmasına ve toplumsal güvenin güçlenmesine katkıda bulunabiliriz." diyerek bu iş birliklerinin mesleğin gelişimi açısından önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Halkla ilişkiler alanına ilişkin güncel yaklaşımların ve mesleğin geleceğine dair önemli değerlendirmelerin paylaşıldığı etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Yurt dışı üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 35,55 arttı
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:08 Yurt dışı üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 35,55 arttı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık yüzde 35,55, aylık yüzde 2,38 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,38 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 6,53 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,55 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 28,90 artış gösterdi. YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 35,20 arttı Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 56,66 artış, imalatta yüzde 35,20 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 32,95 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 45,18 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 43,44 artış, enerjide yüzde 14,12 artış, sermaye mallarında yüzde 34,90 artış olarak gerçekleşti. YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 2,36 arttı Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,20 artış, imalatta yüzde 2,36 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,50 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,13 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,81 artış, enerjide yüzde 4,17 artış, sermaye mallarında yüzde 1,69 artış olarak gerçekleşti.
Sanipak’ın Arch Peninsula Sdn Bhd’ye devri için anlaşma imzalandı
23 Mart 2026 Pazartesi - 09:36 Sanipak’ın Arch Peninsula Sdn Bhd’ye devri için anlaşma imzalandı Eczacıbaşı Topluluğu bünyesinde bulunan Sanipak’ın, selüloz ve kâğıt sektöründe dünyanın önde gelen entegre üreticilerinden birinin iştiraki olan Arch Peninsula Sdn Bhd’ye 600 milyon dolar bedelle devri için sözleşme imzalandı. Rekabet Kurulu başta olmak üzere ilgili ülkelerdeki düzenleyici kurumların onayı sonrasında tamamlanacak devir işlemi, Eczacıbaşı’nın dinamik portföy yönetimi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine yönelik önemli bir kaynak oluştururken, Sanipak bünyesindeki markaların küresel pazarlardaki varlığını güçlendirecek. Eczacıbaşı Topluluğu, Türkiye’de temizlik kağıtları sektörünün önde gelen şirketlerinden Sanipak’ın bu alanda dünyanın önde gelen şirketlerinden birinin iştiraki olan Arch Peninsula Sdn Bhd’ye (AP) devri için anlaşmaya vardı. 600 milyon dolar bedelle imzalanan anlaşma, Rekabet Kurulu başta olmak üzere ilgili ülkelerdeki düzenleyici kurumların onayı sonrasında tamamlanacak. Söz konusu anlaşma ile Eczacıbaşı Topluluğu dinamik portföy yönetimi doğrultusunda önemli bir adım atarken, Sanipak bünyesindeki markalar için de küresel büyümenin yolu açılmış olacak. İmzalanan sözleşmeye ilişkin konuşan Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Burak Sevilengül, "İpek Kağıt ismiyle 1969’da faaliyete başladığımız kişisel hijyen ürünleri alanında, Türkiye’nin en sevilen, öncü markalarını oluşturduk. Ülkemizin hijyen ve kişisel temizlik alışkanlıklarını dönüştürdük. Bugün geldiğimiz noktada, Sanipak’ın küresel ölçekte büyüme potansiyelini en iyi şekilde değerlendirebilecek güçlü bir uluslararası oyuncuyla yeni bir döneme adım attığına inanıyoruz. Bu adım, Türkiye’den doğan Sanipak markalarının dünya pazarlarına daha da güçlü açılmasını ve milyonlarca yeni haneye ulaşmasını sağlayacak. Aktif portföy yönetimi yaklaşımımızın bir sonucu olan bu anlaşma, Topluluğumuz için yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi için de önemli bir itici güç olacak" dedi. "Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz" Sanipak CEO’su Bülent Kozlu da anlaşmanın, kuruluşun Türkiye ve Fas’taki lider konumunu pekiştirirken, bölgesel oyuncu olma yolculuğuna da önemli bir ivme kazandıracağını vurguladı. Kozlu, "AP’nin küresel üretim gücü ve dikey entegrasyon yetkinliğinin, Sanipak’ın öncü markaları ve operasyonel altyapısıyla birleştiğinde büyük bir sinerji oluşturacağına inanıyoruz. Temizlik kağıtları alanında ülkemizin lider şirketi olarak, yerli üretim, istihdam, ihracat ve yeni yatırımlar ekseninde Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz" diye konuştu. Yatırım grubunun Küresel Tüketici Kurulu Eş Başkanı Nishant Grover da Türkiye ve Fas’ın lider temizlik kağıdı üreticilerinden Sanipak’ı büyüyen portföylerine dahil etmekten memnuniyet duyduklarını belirterek şu açıklamalarda bulundu: "Bu satın alma, güçlü yerel konumlara sahip pazar lideri markalara yatırım yapma odağımızın bir yansıması. Entegre bir selüloz ve kağıt şirketi olarak; küresel ölçeğimiz, operasyonel uzmanlığımız ve tedarik zinciri yetkinliklerimizle değer oluşturmak için güçlü bir konumdayız. Bu anlaşmanın önemli sinerji oluşturmasını; hem ev sahibi hem de yatırımcı ülkelerde, ticarete ve ekonomik büyümeye katkı sağlamasını bekliyoruz."
TÜRGEV ve İZÜSEM’den gençliğin çok yönlü gelişimine ortak adım
23 Mart 2026 Pazartesi - 09:31 TÜRGEV ve İZÜSEM’den gençliğin çok yönlü gelişimine ortak adım TÜRGEV ile İZÜSEM arasında eğitim iş birliği protokolü imzalandı. Mesleki gelişimden kültür-sanat atölyelerine, sertifika programlarından kişisel gelişime uzanan eğitimlerin önümüzdeki dönemde başlaması öngörülüyor. Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) ile İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (İZÜSEM) arasında gençlerin mesleki, kültürel ve akademik gelişimini desteklemeye yönelik eğitim iş birliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında kişisel ve mesleki gelişim programları, kültür sanat atölyeleri, sosyal amaçlı eğitimler ve üniversite onaylı sertifika programları düzenlenecek. Eğitimlerin hem kurum içi hem de kurum dışı katılımcılara açık olacağı belirtildi. Eğitimlerin, İZÜSEM koordinasyonunda alanında uzman eğitmenler tarafından yürütüleceği, programlarla katılımcıların yeni beceriler edinmesinin ve kariyer gelişimlerinin desteklenmesinin hedeflendiği kaydedildi. Meslek, kültür ve kişilik birlikte gelişmeli TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde gençlerin mesleki, kültürel ve kişisel gelişimlerinin birlikte desteklenmesi gerektiğini belirtti. Yılmaz, "Gençliğe imkan sunmak bir başlangıç. Ancak asıl mesele düşünen, üreten, kültürel olarak derinleşen bireyler yetiştirmektir. Bir gencin mesleği kadar o mesleği anlamlandırabilmesi de işin özü. Mesleki yetkinlik, kültürel birikim ve kişisel olgunluk aynı anda gelişmeli. İZÜSEM ile attığımız bu adım, bu bütünlüğü inşa etme gayretinin ürünüdür" ifadelerini kullandı. Katılımcılara üniversite onaylı sertifika verilecek İş birliği kapsamındaki eğitimlerin önemli bir bölümünün İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi onaylı sertifika programlarıyla tamamlanacağı, katılımcılara eğitim sonunda akademik ve profesyonel yaşamlarında referans niteliği taşıyan belgeler verileceği bildirildi. TÜRGEV ile İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi arasında yürütülen iş birliğiyle gençlerin nitelikli eğitim imkanlarına erişiminin artırılması hedeflenirken, ilk programların önümüzdeki dönemde başlaması öngörülüyor.