GÜNDEM - 23 Mart 2026 Pazartesi 10:45

TÜHİD Başkanı İpek Özgüden Özen, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde halkla ilişkilerin geleceğini anlattı

A
A
A
TÜHİD Başkanı İpek Özgüden Özen, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde halkla ilişkilerin geleceğini anlattı

İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), halkla ilişkiler alanının Türkiye’de ve dünyadaki dönüşümünün ele alındığı önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.


İGÜ İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından düzenlenen "Türkiye’de ve Dünyada Halkla İlişkiler: Yerelden Küresele İletişimin Gücü" başlıklı etkinlik, 17 Mart Salı günü Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.


Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen’in konuk konuşmacı olarak katıldığı etkinliğin moderatörlüğünü Doç. Dr. Sarp Bağcan üstlendi. Programa; İİSBF Dekanı Prof. Dr. Kenan Aydın, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Tuğçe Keleş başta olmak üzere çok sayıda akademisyen, idari personel ve öğrenci katıldı.


Etkinlikte halkla ilişkiler alanının dünyada ve Türkiye’de geçirdiği dönüşüm, iletişim yönetiminin kurumlar açısından artan stratejik rolü ve mesleğin geleceğine ilişkin yaklaşımlar ele alındı.


"İletişim hayatın her alanını kuşatan bir unsur"


Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Sarp Bağcan, iletişimin bireylerden kurumlara kadar hayatın her alanını kapsayan temel bir unsur olduğuna dikkat çekerek,


"İletişim, aslında hayatın her alanını kuşatan bir unsur. Çoğu zaman fark etmiyoruz ama iletişim adeta oksijen gibi, her yerde. Göremiyoruz ve onsuz yaşamamız mümkün değil. Televizyondan sosyal medyaya, açık hava reklamlarından gazetelere kadar pek çok araç üzerinden sürekli bir iletişim akışı içindeyiz.


Kurumlar, şirketler, markalar, siyasi yapılar ve sivil toplum örgütleri de bu araçları kullanarak kimi zaman bizi müşteri, kimi zaman seçmen, kimi zaman da kamuoyunun bir parçası olarak görerek iletişim stratejileri geliştiriyor. İşte bu süreci tasarlayan ve yöneten alan halkla ilişkilerdir; başka bir ifadeyle iletişim yönetimidir." ifadelerini kullandı.



"Halkla ilişkiler stratejik yönetimin ayrılmaz bir parçası"


Etkinliğin konuk konuşmacısı İpek Özgüden Özen ise konuşmasında halkla ilişkiler alanının küresel ölçekte geçirdiği dönüşüme dikkat çekti:


"Dünyada halkla ilişkiler, stratejik yönetimin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor. Kurumlar yalnızca krizleri yönetmek veya marka bilinirliği sağlamak için değil, aynı zamanda toplum, çalışan ve paydaşlarla uzun vadeli güven ilişkisi kurmak için Halkla İlişkiler ve İletişim Yönetimini kullanıyor. Bu bağlamda Halkla İlişkiler Profesyonelleri veri analitiği, dijital iletişim, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projeleri gibi alanlarda da aktif rol üstleniyor."


Konuşmasında iletişim liderliğinin kapsamına da değinen Özen, halkla ilişkilerin günümüzde stratejik bir disiplin hâline geldiğini vurgulayarak,


"İyi iletişim lideri olmak; analitik düşünceyi özgün fikirlerle birleştirmek, insan odaklı yaklaşımı benimsemek, paydaşlarla güçlü bağlar kurmak ve toplumsal sorumlulukları gözetmek demektir. Halkla ilişkiler artık stratejik liderlik, toplumsal etki oluşturma ve güven yönetimi disiplini hâline gelmiştir.


Kurumlar yalnızca ürün veya hizmetlerini değil, toplumun sorunlarına çözüm üreten projeleri, sürdürülebilir ve etik değerleri de iletiyor. Değişen müşteri ve jenerasyon beklentileri iletişimin merkezinde yer alıyor" ifadelerini kullandı.


Akademi ve sektör iş birliğine vurgu


Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin (TÜHİD) sektörde üstlendiği role ve akademi ile kurulan iş birliklerinin önemine de değinen İpek Özgüden Özen; "TÜHİD, halkla ilişkiler mesleğinin Türkiye’deki standartlarını belirleyen, sektörün gelişimini destekleyen ve etik ilkeleri koruyan bir platform olarak öne çıkıyor. Akademi ile kurulan iş birliği, öğrencilerin gerçek dünyada deneyim kazanmasını ve sektörün genç yetenekleri yetiştirmesini sağlıyor. Bu iş birliği, hem mesleğin prestijini artırıyor hem de sektörün geleceğini güvence altına alıyor.


Akademi ve sektör birlikte hareket ederek halkla ilişkilerin gücünü artırabilir, kurumların stratejik hedeflerine ulaşmasına ve toplumsal güvenin güçlenmesine katkıda bulunabiliriz." diyerek bu iş birliklerinin mesleğin gelişimi açısından önemli katkılar sunduğunu vurguladı.


Halkla ilişkiler alanına ilişkin güncel yaklaşımların ve mesleğin geleceğine dair önemli değerlendirmelerin paylaşıldığı etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.



TÜHİD Başkanı İpek Özgüden Özen, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde halkla ilişkilerin geleceğini anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Glutensiz yaşama Şahinbey desteği Şahinbey Belediyesi, çölyak hastalarına yönelik glutensiz gıda desteğini aralıksız sürdürüyor. Şahinbey Belediyesi, Başkan Mehmet Tahmazoğlu öncülüğünde sosyal belediyecilik çalışmalarını sürdürerek çölyak hastalarına yönelik glutensiz gıda desteğini aralıksız sürdürüyor. Sosyal Market aracılığıyla, çölyak hastalarına her ay 74 çeşit glutensiz ürün ücretsiz olarak ulaştırılıyor. Glutene karşı hassasiyeti bulunan ve özel beslenmek zorunda olan vatandaşlar Sosyal Market içerisinde oluşturulan özel bölümde un, makarna, atıştırmalık, pasta ve çeşitli temel gıda ürünleri vatandaşlara ücretsiz şekilde sunuluyor. Verilen hizmetten dolayı memnuniyetlerini dile getiren çölyak hastaları, özellikle glutensiz ürünlerin hem zor bulunması hem de yüksek maliyetli olması nedeniyle yapılan desteğin büyük önem taşıdığını belirterek Başkan Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür etti. "Hastalarımızın yanındayız" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, dezavantajlı gruplara yönelik desteklerin artarak devam ettiğini ifade ederek, "Şahinbey Belediyesi olarak dezavantajlı gruplarımıza her zaman destek olmaya devam ediyoruz. Çölyak hastası olup glutene karşı alerjisi olan vatandaşlarımıza Türkiye’de ilk glutensiz marketi açtık. Çünkü bu ürünleri piyasada bulmak gerçekten çok zor ve oldukça pahalı. Şahinbey Belediyesi olarak çölyak hastası kardeşlerimize unundan pastasına kadar 74 çeşit ürünü her ay ücretsiz olarak vermeye devam ediyoruz" dedi.
İstanbul 32. Kağıthane Yağlı Güreşleri Kırkpınar’ı aratmadı Kağıthane Belediyesi’nin Sadabad Yaz Etkinlikleri kapsamında bu yıl 32’ncisi düzenlenen yağlı güreş etkinlikleri Kağıthane Hasbahçe etkinlik alanında gerçekleştirildi. Kağıthane Belediyesi ev sahipliğinde geleneksel olarak düzenlenen 32’inci Kağıthane Yağlı Güreşleri Hasbahçe etkinlik alanında gerçekleştirildi. Müsabakalarda federasyona kayıtlı 500 sporcu mücadele etti. Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin İstanbul’daki alternatifi olan Kağıthane Yağlı Güreşleri her yaştan sporcuyu ve Kırkpınar Altınkemer Başpehlivanları Yusuf Can Zeybek, Recep Kara, Mustafa Taş, Fatih Atlı gibi Türkiye’nin en ünlü başpehlivanlarını misafir ederken, İstanbullulara da unutulmaz bir gün yaşattı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, çok sayıda davetliler ve seyirciler katıldı. "Kağıthane’mizin her bir noktasında önemli tesisler, önemli organizasyonlar gerçekleştirildi" Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Çok güzel bir günde güzel ilçemiz Kağıthane’de Başkanımızın ve sahipliğinde bir aradayız. Yağlı güreş geleneklerimizin en önemli spor dallarından bir tanesi. Başkanımız da bu geleneği her sene daha da büyüterek devam ettirmeye öncülük ediyor. Küçük yaşlardan başlayan bu etkinlik geleceğin sporcularını yetiştirilmesi adına önemli bir deneyim oluşturacak. Özgüvenli ve özbenliği gelişmiş geleceğe güvenle bakan bir nesil için mutlaka bir spor dalının bünyesinde olması kıymetli. Sporun her alanında Kağıthane’mizin her bir noktasında önemli tesisler, önemli organizasyonlar gerçekleştirildi. Buraya katılan bütün sporcularımıza başarılar diliyorum. Nice güzel yağlı güreş organizasyonlarına da Kağıthane’mizle buluşacak. Burası aynı zamanda Osmanlı’nın da sayfiye yeri. Yani bütün yaz dönemlerinin geçirildiği bir bölge bu açıdan da bu geleneğin burada yaşanması çok daha anlamlı ve kıymetli" dedi. "Ülkemizin önemli başpehlivanları Kağıthane’mizde olacak" Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, ise "Bugün burada 500’den fazla sporcumuz kol bağlamış olarak müsabakaya çıkıyorlar, onlarla beraber inşallah gün içerisinde Kağıthane Belediyesi olarak düzenlediğimiz yağlı başpehlivan güreşleri ile bir aradayız. 1700’lü yıllardan başlayan bugüne kadar gelen Sadabad devrinden, lale devrinden başlayan bugüne kadar gelen bir serüven ve burada ata sporumuzu güzel bir şekilde yaşatmış oluyoruz. Ülkemizin önemli başpehlivanları Kağıthane’mizde olacak" şeklinde konuştu. "500 sporcumuz kayıt yaptırdı. 22 tane de Kırkpınar en seçkin başpehlivanı burada güreş tutacak" Alanda konuşma yapan Kırkpınar Başpehlivanı Recep Kara, "Bugün burada sezonumuz daha yeni açıldı. Kağıthane’deyiz Sadabad çayırında ata sporumuz yağlı güreşin şöleni var. Kağıthane Belediyesi’ne burada ata sporumuzu yaşattığı için teşekkür ediyorum. Seyircimizin ilgisi de gayet güzel, hava güzel, bizlere de iyi güreşler yapmak kalıyor. 500 sporcumuz kayıt yaptırdı. 22 tane de Kırkpınar en seçkin başpehlivanı burada güreş tutacak. Ata sporumuzu seyircimizin karşısında en güzel şekilde yaşatacağız" ifadelerini kullandı. Başpehlivan Mustafa Taş ise, "Başpehlivanlık kategorisinde buranın son şampiyonuyum. 2024 yılında yapılmıştı en son. Büyüklerimizi izleyerek başpehlivanlık hayali kurarak bu sahalara çıkmıştık. Allah’a şükürler olsun hayal ettiğimiz her şey nasip oldu. İnşallah Kırkpınar’da da 2026 yılında altın kemer alıp hayatımıza devam etmek istiyoruz" diye konuştu. Her yıl severek güreşleri izlediğini belirten Sevda Farsakoğlu, "Kağıthane’de oturuyorum, her sene güreşleri izlemeye gelirim, seviyoruz severek izliyoruz. Mevlüt Başkanımız sürekli her yıl bu organizasyonu yapıyorlar, bizde izlemeye fırsatı buluyoruz" dedi. Etkinliğe ilk defa katıldığını belirten bir vatandaş," İlk defa geliyorum, güreşleri izlemek için geldim çocuğumu da getirdim, kültürümüzü öğrensin, güreşlerle ilgili bilgi sahibi olsun ailecek geldik. Heyecanlıyız güzel bir ortam böyle etkinliklerin devamını talep ediyoruz" dedi.
Adana Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.