Yerel Haberler
İstanbul
17 Mayıs 2026 Pazar - 14:13 Küçükçekmece’de suikast girişimi polisin dikkatiyle engellendi Avcılar Küçükçekmece istikametinde polisin dikkatiyle müdahale etmek istediği motosikletli şahıslar suç makinesi çıktı. Polisin dur ihtarın uymayan çelik yelekli silahlı şüphelinin attığı çantada AK-47 tipi otomatik silah bulundu. Öte yandan bulunan cep telefonunda bir şahsın fotoğrafı ve konum bilgileri yer aldığı iddia edildi. Olayda bir kişi gözaltına alınırken 2 kasten öldürme dahil 25 suç kaydı bulunan şahıs firar etti. Olay, sabah saatlerinde E-5 Küçükçekmece Menekşe sahil mevkiinde yaşandı. İddiaya göre, E-5 Avcılar’dan Küçükçekmece Menekşe sahili mevkii istikametinde katlanır plaka ile plakasını gizleyerek ilerleyen motosikleti fark eden polis memuru şüpheli şahıslara dur ihtarında bulundu. O esnada 2007 doğumlu Mehmet B. İsimli motosikleti kullanan şüpheli silahını polise doğrultarak tetiğe bastığı ancak silah ateş almadığı öğrenildi. Silahına davranan polis memuru, motosiklet sürücüsünü elinden yaraladı. Olayın ardından motosikleti terk ederek kaçmak isteyen 2 şüpheliden 1999 doğumlu Şehmus Y., çantasını atarak üzerinde bulunan çelik yelek ile olay yerinden kaçtı. Mehmet B. isimli şüpheli ise polis tarafından yakalandı. Olayın ardından bölgeye çok sayıda polis ve olay yeri inceleme ekibi sevk edildi. Polis ekipleri kaçan şahsı yakalamak için il genelinde geniş çaplı çalışma başlattığı öğrenildi. Öte yandan kaçan şahıs için bölge civarında drone ile denetimler yapıldı. Çantasından kalaşnikof, telefonundan ise bir kişinin fotoğrafı ve konum bilgisi çıktı Şehmus Y isimli firari şahsın, olay yerine atıp kaçtığı çantadan bir adet AK-47 tipi otomatik tüfek ele geçildiği aktarıldı. Öte yandan şahsın kaçarken düşürdüğü telefonda ise Beylikdüzü’nde bir şahsın konum bilgisi, fotoğrafları ve araç plaka bilgilerinin yer aldığı öğrenildi. Kaçan şahıs suç makinesi çıktı Öte yandan 1999 Şehmus Y. isimli şahsın 2 adet kasten öldürme, Uyuşturucu madde ticareti, 1 iş yeri kurşunlama ve gasp yağmadan 25 ayrı suç kaydı olduğu belirtildi. Ayrıca şahısların kullandığı motosikletin çalıntı olduğu öğrenildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 12:53 Bahçelievler’de milli mücadele ruhu "19 Mayıs Gençlik Koşusu" ile hatırlandı Bahçelievler’de 19 Mayıs ruhu "19 Mayıs Gençlik Koşusu" ile yaşatıldı. Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 107’inci yıl dönümü için düzenlenen koşuya profesyonel ve amatör olmak üzere binin üzerinde sporcu katılırken, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’da etkinlik kapsamında büyük bir şölenle kutlandı. Bitiş çizgisinde sporcularla buluşan Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır ise, "Asıl hatırlatmak istediğimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak emperyalizmle mücadelesi" dedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlatmasının 107’inci yılı Bahçelievler’de unutulmadı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na günler kala düzenlenen "19 Mayıs Gençlik Koşusu" ile milli mücadele ruhu tekrardan hatırlatılmak istenirken, profesyonel ve amatör binin üzerinde sporcu 1919 metrelik parkuru koştu. 7’den 70’e yüzlerce sporcunun kıyasıya mücadele ettiği yarışta ise bitiş çizgisinde Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır atletleri karşıladı. Milli mücadele ve emperyalizmle mücadele ruhunun ana temaları olduğunu belirten Bahadır ise tüm vatandaşları Bahçelievler’de spor yapmaya davet etti. Bitiş çizginde sporcuları bekleyen Bahadır, "Çok mutluyum, gençlerle, komşularımla, hatta İstanbul’un çeşitli noktasından gelen sporcularla yarışımıza başladık. Yaklaşık bin kadar arkadaşımız yarışlara katıldı. Çocuklarımız, gençlerimiz, orta yaştaki vatandaşlarımız, herkes koştu bugün. Sembolik bir koşuydu aslında koşumuz. Asıl hatırlatmak istediğimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs’ta emperyalist güçlere İstanbul’dan Samsun’a, ülkemizi kurtarmak için çıkmasıydı. Bizde o günü hatırlamak için 1919 metre koştuk. Güzel bir koşu oldu, bundan sonra da devam edecek. Sağlıklı yaşam için tüm vatandaşlarımızı spora, özellikle de Bahçelievler’de spor yapmaya davet ediyorum" dedi. "Özgür bir ülkede, özgür bir kadın olarak, özgürce koşabilmenin gururunu yaşadık" 1919 metrelik parkurda tarihi hatırladığını belirten Umut Öztürk, "Uzun zamandır koşmuyordum. Benim içinde farklılık oldu. Gayet güzel bir programdı, emeği geçenlere, başkan Hakan Bahadır’a teşekkür ederim. Gelecekte daha fazla koşu olur diye düşünüyorum, umarım onlara da katılırım. 19 Mayıs için koştuk, eski günleri, tarihimizi andık. Vesile olanlara teşekkür ederim" diye konuştu. Eğlenmek için yarışa katıldığını belirten Nur Başar, "Biraz yoruldum ama geçmişte daha uzun parkurları da koşmuştum. Bence gayet keyifli bir yarıştı, 4’üncü ya da 5’inci olmuş olabilirim. Ben zaten atletizm ile uğraşıyorum, bu yarışa da eğlenmek için katıldım" ifadelerini kullandı. Özgür bir kadın olarak koşmanın gururunu yaşadığını belirten Nur Aşkın," Biz bugün Avcılar’dan Bahçelievler’deki koşuya destek olmak için geldik. Özgür bir ülkede, özgür bir kadın olarak, özgürce koşabilmenin gururunu yaşadık. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı var önümüzde. Tüm gençlerimizin de bu ruhla, spor ahlakıyla yetişmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Üsküdar’da uyuşturucu operasyonu: 2 şüpheli kovalamacada kıskıvrak yakalandı
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:54 Üsküdar’da uyuşturucu operasyonu: 2 şüpheli kovalamacada kıskıvrak yakalandı Üsküdar’da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda polisten kaçmaya çalışan uyuşturucu satıcısı ve müşterisi kıskıvrak yakalandı. Evinden yüzlerce uyuşturucu hap ve paketlenmiş marihuana ele geçirilen şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri uyuşturucuyla mücadele çalışmaları kapsamında Üsküdar Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde bir şahsın zehir ticareti yaptığını saptadı. Kimlik tespiti sonrası harekete geçen ekipler, 18 Mart günü şüpheli A.R.N.’nin (18) bulunduğu aracı takibe aldı. Durdurulan araçtan inerek yaya olarak kaçmaya çalışan A.R.N. ve yanındaki M.Ç. (35), kısa süreli kovalamacanın ardından polis ekiplerince etkisiz hale getirildi. Şüpheli A.R.N.’nin ikametinde yapılan incelemelerde; 695 adet sentetik hap, satışa hazır halde paketlenmiş 263 adet marihuana, 4 hassas terazi ve 17 bin 400 TL ele geçirildi. Yapılan araştırmalarda, araçtaki M.Ç.’nin uyuşturucu madde satın almak amacıyla A.R.N. ile sosyal medya üzerinden iletişime geçtiği ve bu sebeple buluştukları ortaya çıktı. Gözaltına alınan şüphelilerden M.Ç., "uyuşturucu madde kullanmak" suçundan dosyasının ikmalen gönderilmesi şartıyla adli makamlarca serbest bırakıldı. TCK 188 (Uyuşturucu madde imal ve ticareti) suçundan adliyeye sevk edilen A.R.N. ise tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi.
Altın yatırımında yeni dönem: Güven dijitale taşındı
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:39 Altın yatırımında yeni dönem: Güven dijitale taşındı Altın yatırımında dijitalleşme hız kazanırken, yatırımcıların önceliği artık sadece kazanç değil, güven ve şeffaflık oluyor. Online platformlara yönelen yatırımcılar, işlem kolaylığı kadar doğru fiyatlama ve güvenilir altyapıyı da dikkate alıyor. Küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler ve yatırım araçlarına olan ilginin artması, altın yatırımında yeni bir dönemi beraberinde getirdi. Geleneksel olarak kuyumcu ve bankalar üzerinden yapılan altın alım-satım işlemleri, son yıllarda dijital platformlara taşınırken, yatırımcı davranışlarında da belirgin bir değişim yaşanıyor. Özellikle online altın satış platformlarında yatırımcıların tercihlerini etkileyen kriterler çeşitleniyor. Güven unsurunun yanı sıra analiz araçları, fiyat trendlerinin görselleştirilmesi ve bilgilendirici içerikler yatırımcıların karar süreçlerinde önemli rol oynuyor. Bazı platformlar kullanıcılarına eğitim içerikleri ve piyasa yorumları sunarken, dijital topluluklar aracılığıyla deneyim paylaşımı imkânı da sağlıyor. Online satışlarda gram altın, külçe ürünler ve sertifikalı seçenekler öne çıkarken, ürünlere ilişkin ayar, gramaj ve fiyat bilgilerinin açık şekilde sunulması kullanıcı güvenini artırıyor. Yatırımcılar, detaylı bilgi sayesinde farklı seçenekleri karşılaştırarak daha bilinçli karar verebiliyor. "Yatırımcılar artık güveni önceliklendiriyor" Altın Anne e-ticaret platformu Kurumsal İletişim Sorumlusu Ecem Karaman, yatırım alışkanlıklarındaki değişime dikkat çekerek, "Yatırımcılar artık yalnızca hızlı işlem yapmak istemiyor; aynı zamanda tüm sürecin güvenilir ve şeffaf olmasını bekliyor. Online yatırım kanalları, bu beklentilere yanıt verebildiği ölçüde daha fazla tercih ediliyor" dedi. Dijital kanallar üzerinden kıymetli maden satışı yapan platformların sayısının arttığına işaret eden Karaman, açık fiyatlandırma ve detaylı ürün bilgisi sunmanın kullanıcı güvenini güçlendirdiğini de belirtti. Sektör temsilcileri, dijitalleşmenin yalnızca işlem yöntemlerini değil, yatırımcı davranışlarını da dönüştürdüğünü ifade ediyor. Altın, güvenli liman olma özelliğini korurken, yatırımcıların güven arayışı dijital platformların rolünü her geçen gün daha da artırıyor.
Eker, 8 yıllık ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde’ deneyimini kitaplaştırdı
23 Mart 2026 Pazartesi - 12:21 Eker, 8 yıllık ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde’ deneyimini kitaplaştırdı Türkiye’de kapsayıcı istihdam konusunda örnek bir uygulamaya imza atan Eker Süt Ürünleri, ’Otizmli Bireyler İş Gücünde (OBİG)’ modeliyle otizmli bireylerin iş hayatına katılımını desteklemeye devam ediyor. 2026 yılı itibarıyla bünyesinde çalışan otizmli gençlerin sayısını 14’e yükselten şirket, bu alandaki deneyimlerini bilimsel bir rehbere dönüştürerek tüm iş dünyasına yol gösteren ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’nı çıkardı. Eker Süt Ürünleri, Tohum Otizm Vakfı danışmanlığında 8 yıldır sürdürdüğü ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde’ (OBİG) modelini yeni gelişmelerle büyütmeye devam ediyor. 2026 yılı itibarıyla bünyesindeki otizmli çalışan sayısını 14’e yükselten şirket, projenin sürdürülebilirliğini kanıtlamak ve modelin yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla hazırlanan ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’nı çıkardı. Kapsamlı bir rehber ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’ ile OBİG modeli kapsamında elde edilen deneyimler, aynı zamanda önemli bir kaynağa dönüştürüldü. Prof. Dr. Atilla Cavkaytar ve Psk. Alperen Aşanbuğa tarafından hazırlanan kitap; OBİG modelinde elde edilen saha deneyimlerinin bilimsel bir çerçevede anlatıldığı, iş koçları, insan kaynakları uzmanları ve işverenler için kapsamlı bir rehber niteliği taşıyor. Kitapta otizmli bireylerin istihdam süreci; ‘iş koçluğuna hazırlık’, ‘işe alım süreci’, ‘hazırlık süreci’, ‘işe ve iş yerine uyum süreci’ ve ‘bağımsızlaştırma süreci’ başlıkları altında detaylı biçimde ele alınıyor. Kitapla paylaşılan yaklaşım, otizmli bireylerin iş hayatına uyum sağlamalarını kolaylaştırırken uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni kurmalarına katkı sunuyor. Şirket, toplumsal fayda oluşturmayı amaçlıyor Eker’in geliştirdiği istihdam modeli, otizmli bireylerin kendi emekleriyle gelir elde etmelerine olanak tanıyarak toplumsal fayda oluşturmayı amaçlıyor. OBİG modeli yalnızca bireylere değil, ailelere de dokunuyor. Otizmli çocuk sahibi ailelerin en büyük kaygısı olan "Benden sonra ne olacak?" sorusuna, sürdürülebilir bir istihdam modeliyle yanıt veriliyor. Model kapsamında her üç otizmli çalışana bir iş koçu destek veriyor. İş koçları, çalışanların iş süreçlerine uyum sağlamasından bağımsız çalışabilecek seviyeye ulaşmalarına kadar tüm aşamalarda rehberlik ediyor. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon otizmli birey bulunmasına rağmen, İŞKUR verilerine göre yalnızca 100’den fazla kişi iş gücüne katılabiliyor. Bu tabloyu değiştirmek için çalışan şirket, geliştirdiği modelle diğer kurumlara da ilham vermeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda OBİG modelinin yaygınlaştırılması için şirketlere danışmanlık desteği de sunuluyor. OBİG modelinin yaygınlaştırılması için son yıllarda önemli iş birlikleri gerçekleştirildi. Son iki yıldır sektörde öncü üç şirket ve Azerbaycan’da faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu ile kurulan iş birlikleri sayesinde 18 otizmli birey daha iş gücüne katıldı. Bu gelişmeler, modelin yalnızca Türkiye’de değil uluslararası ölçekte de uygulanabilir bir sosyal inovasyon örneği olduğunu ortaya koyuyor. Şirket, otizmli bireylerin topluma kazandırılması ve kapsayıcı iş ortamlarının yaygınlaştırılması konusundaki çalışmalarını sürdürerek farkındalık oluşturmaya devam ediyor.
Cengiz İnşaat Başkan Vekili Asım Cengiz: "Avrupa’da üstlendiğimiz projelerin büyüklüğü 2 milyar Euro’ya ulaştı"
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:31 Cengiz İnşaat Başkan Vekili Asım Cengiz: "Avrupa’da üstlendiğimiz projelerin büyüklüğü 2 milyar Euro’ya ulaştı" Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz, Avrupa’da 2016’dan bu yana üstlendikleri projelerin büyüklüğünün 2 milyar Euro’ya ulaştığını, takip ettikleri ihale sürecindeki yeni projelerin de büyüklüğünün 2 milyar Euro olduğunu söyledi. Cengiz, "Batıyı teknik olarak ufkumuzu açmak için seçtik. Parayı düşünseydik Doğu ülkelerini seçmemiz gerekirdi" dedi. Slovenya’nın en önemli ulaştırma projelerinin başında gelen ve Cengiz İnşaat’ın yapımını üstlendiği Karavanke Tüneli, Slovenya ve Avusturya heyetlerinin katılımıyla açıldı. Programa katılmak için Slovenya’ya gelen Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz ise açılış öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Avrupa vizyonları hakkında açıklamalarda bulunan Cengiz, amaçlarının çok para kazanmak olmadığını, elde ettikleri teknik ve mühendislik birikimi Türkiye’ye getirmek olduğunu belirtti. "Batıyı teknik olarak ufkumuzu açmak için seçtik. Parayı düşünseydik Doğu ülkelerini seçmemiz gerekirdi" Teknik olarak gelişmek için Batı ülkelerinde proje yapmayı tercih ettiklerini vurgulayan Asım Cengiz, "Yurtdışına açılmaya karar verdiğimizde ’doğuya mı, batıya mı gidelim’ diye düşündük. ’Doğuya gidersek daha fazla para kazanırız, batıya gidersek teknik olarak Cengiz İnşaat’ın ufkunu daha fazla açarız’ dedik. Batıya gidelim, daha az para kazanalım ama hem ülkemizi teknik olarak daha farklı bir noktaya getiririz, hem de kendimizi tercihini yaptık. Bizim buralara gelmemizin sebebi bu oldu. Yoksa maddi olarak tatmin etmiyor bizi. Ama ufkumuzu çok açtı burası. Sadece parayı düşünmüş olsaydık Doğu ülkelerini seçmemiz lazımdı. Bosna Hersek, Slovenya, Hırvatistan’da işlerimiz var. Hırvatistan’da bir demiryolu işimiz devam ediyor, biri karayolu, diğeri demiryolu olmak üzere iki ihaleye daha girdik, sonucunu bekliyoruz. Buralarda olmanın hem mühendislik anlamında, hem teknik olarak çok daha faydası oldu. Mühendislik ve teknik olarak bunları alıp da ülkemize bir katma değer oluşturabildiysek ne mutlu bize" dedi. "Avrupa’da 2016’dan bu yana üstlendiğimiz projelerin büyüklüğü 2 milyar Euro’yu buldu" Avrupa’da Cengiz inşaatın üstlendiği projelere değinen Asım Cengiz, "Avrupa’da 2016’dan bu yana devam edenler ve tamamlananların hepsini düşündüğümüzde üstlendiğimiz projelerin toplam büyüklüğü 2 milyar Euro’yu buldu. Gelecek dönem için takip ettiğimiz 4 projenin de toplam bütçesi 2 milyar Euro’yu bulacaktır. Yurt dışına giden firmalarımızı iyi seçmemiz lazım. Biz buradan para kazanamadık. Ama işimizi bitirdik. Bu işten sonra Slovenya’dan gitmek istiyorduk. Slovenyalı Bakan Hanım ’Cengiz’i göndermek istemiyoruz’ dedi. Bunu söyletmek çok önemli. Bir ülkeye gidip, iş yaptın. Ondan sonra işini diyelim ki çok uzattın. Senin işin Türk firmaları kötüye götürüyorsa o zaman doğru bir yolda değilizdir. Biz bugün ister Hırvatistan’da, ister Slovenya’da, ister Bosna Hersek’te bakın, aranan bir firmayız" şeklinde konuştu. "Bu toplum bizim, bu ülke bizim" Faaliyet gösterdikleri sektörlerde ciddi yatırımlar yaptıklarının altını çizen Asım Cengiz, "Cengiz Ailesi olarak yaptığımız işleri ‘Herkesten daha iyi nasıl yapabiliriz’ diye bir felsefemiz var. Bugün enerjide Türkiye’de en üst sıralardayız. Madeni Türkiye’de çok daha farklı bir noktaya getirdik. Alüminyumu daha farklı bir noktaya getirdik. Seydişehir Alüminyum Fabrikası’nı aldıktan sonra yaklaşık 600-700 milyon dolar yatırım yaptık. Bunu yaptığımız zaman da hem bugünkü teknolojiyi yakalamış olduk, hem de Avrupa ile yarış etme şansını yakaladık. Bakırda Türkiye’de madeni yer altından çıkarıp da son ürüne kadar getiren tek firmayız. Bunlar Türkiye için katma değerdir. Türkiye’de üretilen gübrenin yüzde 70’ini yurt dışından alıp da üretiyorduk. Biz bugün ürettiğimiz gübrenin yüzde 20’sini yurt dışında ithal ediyoruz. Bunların hepsi Türkiye için bir katma değer. Aslında hakkımızdaki iddialar canımızı acıtıyor belki ama bir yandan daha da çok kamçılıyor. Bizim bu topluma ihanet etme hakkımız yok. Bu toplum bizim, bu ülke bizim. Başka bir şey daha söyleyeyim size; bu kadar büyük yatırımlar olup da bütün yatırımı da Türkiye’de olan belki de tek firma biziz" ifadelerini kullandı. "Tek hedefim var; Bu topluma iyi nesil insan nasıl yetiştirebilirim" Eğitim alanına önem verdiğini belirten ve bu alanda yeni bir yatırımı olduğunu belirten Cengiz, "Ben kendime eğitimi dert ettim. Bu nedenle çocuklarımla birlikte bir okul açıyorum. Aynı kampüste anaokulundan liseye kadar eğitim olacak. Kampüsü özellikle görmenizi isterim. Tek hedefim var; ’Bu topluma iyi nesil insan nasıl yetiştirebilirim’. Kafamı ona yoruyorum. Yani o kampüsü gördüğünüz zaman parayla yapılmayacağını anlarsınız. 2026-2027 eğitim - öğretim yılında açılacak, kayıtları başladı. İsmi Arcen Koleji olacak. Okulu kızlarıma teslim edeceğim, kendim de aktif olarak orada olmayacağım. Kendime için bir oda yaptım, yaşlandığım zaman orada vakit geçirmeyi düşünüyorum" diye konuştu.