Yerel Haberler
İstanbul
Beykoz’da 750 sporcu epilepsi farkındalığı için ter döktü
27 Mart 2026 Cuma - 15:01 Beykoz’da 750 sporcu epilepsi farkındalığı için ter döktü Beykoz Belediyesi, ’26 Mart Epilepsi Farkındalık Günü’ kapsamında Beykoz Spor Ormanı’nda anlamlı bir etkinliğe imza attı. Sporun birleştirici gücüyle farkındalık mesajı verilen organizasyonda 750 sporcu birincilik için kıyasıya mücadele etti. Beykoz Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından organize edilen Mor Koşu 5.5K etkinliği kayıt ve kit dağıtım alanındaki hareketlilikle başladı. Göğüs numaralarını alan yüzlerce sporcu profesyonel eğitmenler eşliğinde yapılan ısınma hareketleriyle yerini heyecanlı bir bekleyişe bıraktı. Yarışın startını Başkan Vekili Gürzel verdi Yarışın startını, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel verdi. Sporcular, 5.5 kilometrelik zorlu ama bir o kadar keyifli parkurda hem dereceye girmek hem de epilepsi konusundaki toplumsal bilince katkı sunmak için mücadele etti. Beykoz Spor Ormanı’nın temiz havası ve özel ışıklandırmalı parkurunda gerçekleşen koşuya, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel’in yanı sıra Beykoz Belediyesi Başkan Yardımcıları Sedat Altun ve Burak Karaçam ile 750 sporcu katıldı. Dereceye girenlere ödüller verildi Kıyasıya mücadelenin ardından sona eren koşuda, 16-29, 30-39, 40-49, 50-59 ve 60 yaş üzeri kategorilerde dereceye giren sporculara kupa ve ödülleri Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel ve başkan yardımcıları tarafından takdim edildi. Törenin en heyecanlı anlarından biri ise yapılan çekiliş oldu. Şanslı katılımcılara bisiklet, spor ayakkabı ve eşofman takımı gibi çeşitli hediyeler de verildi. "Yüzlerce yürekle aynı hedef doğrultusunda buluştuk" Ödül töreninde konuşan Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, sporun sadece fiziksel bir aktivite değil aynı zamanda güçlü bir farkındalık aracı olduğunu vurgulayarak, "Spor Ormanı’nın eşsiz atmosferinde, epilepsi farkındalığı için yüzlerce yürekle aynı hedef doğrultusunda buluştuk. Sporun birleştirici gücüyle, bilince ve ortak bir duyarlılığa dönüşen bu buluşmada, yan yana olmanın ve birlikte hareket etmenin değerini bir kez daha hissettik. Bu özel buluşmaya katılan, adımlarıyla fark ortaya koyan tüm sporcularımıza gönülden teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız" ifadelerini kullandı. Etkinlik alanında bulunan Beykoz Belediyesi’nin sıcak çorba ikram aracı ile Beykoz Kahvecisi’nin mobil hizmet noktası da yer aldı. Sporcular ve katılımcılar, organizasyon boyunca hem spor yaptı hem de sosyal bir atmosferde bir araya gelerek dayanışma örneği sergiledi. Mor Koşu 5.5K’de dereceye girenler ise şu şekilde: - 16-29 Yaş Kategorisi Kadınlar: 1. Damla Çelik, 2. Tuğçe Özkan, 3. Ezgi Kaya Erkekler: 1. Selim Seven, 2. Sefa Karakaya, 3. Ömer Hamza Yalçın - 30-39 Yaş Kategorisi Kadınlar: 1. Maria Kolpakova, 2. Ayşenur Demirci, 3. Samin Larkı Erkekler: 1. Fatih Korkunç, 2. Hakan Pala, 3. Burak Doğan - 40-49 Yaş Kategorisi Kadınlar: 1. Aylin Yücü, 2. Livdmyla Karagül, 3. Burcu Ayaztekin Kalafat Erkekler: 1. Şahin Sanin, 2. Ercan Kitapçıoğlu, 3. Hüseyin Arslan - 50-59 Yaş Kategorisi Kadınlar: 1. Svetlana Kaya, 2. Tonea Kabil, 3. Natalia Spirina Erkekler: 1. Murat Kaya, 2. Fetih Kaya, 3. İbrahim Çöp - 60+ Yaş Kategorisi Kadınlar: 1. Mehtap Memiş, 2. Meryem Uçar, 3. Emine Zeybek Erkekler: 1. Behzat Erdem Akdoğan, 2. İlhan Büyükkurt, 3. Harun Yüce
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: "Sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem suskun kalmıştır"
27 Mart 2026 Cuma - 14:48 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: "Sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem suskun kalmıştır" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İsrail’in soykırımları karşısında uluslararası hukuk işletilmemiş, sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem suskun kalmıştır. Batı ana akım medyası da bu süreçte hakikati gizleyen, saldırganlığı perdeleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi takip etmiştir. Çocukların katledilmesi görmezden gelinirken, çarpıtılmış anlatılar üzerinden yeni bir algı zemini inşa edilmeye çalışıldı" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM 2026), "Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla İstanbul’da başladı. Stratejik iletişim konusunda dünyanın dört bir yanından alanında uzman isimleri bir araya getiren zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, akademi ve farklı kuruluşlardan birçok temsilci katıldı. İletişim Başkanı Duran, zirvede hem stratejik iletişimin teknik boyutlarını hem de uluslararası sistemin içinde bulunduğu çok boyutlu krizleri ve bu krizleri derinleştiren anlatıları geniş çerçevede ele alacaklarını dile getirerek, "Bu sürecin ardından, henüz tam olarak ne şekil alacağını bilmediğimiz yeni bir dünyaya giriyoruz. Bugünün dünyasında belirsizliğin ve güvensizliğin hakim olduğu, çifte standardın ise artık gizlenemeyecek ölçüde görünür hale geldiği bir evredeyiz. Bu tablo, yalnızca geçici bir dalgalanmaya değil, daha derin ve yapısal bir dönüşüme işaret ediyor. Antonio Gramsci’nin işaret ettiği ’canavarlar’, bugün askeri, ekonomik ve teknolojik araçları seferber ederek en basit çıkarlarını dahi hiçbir apolojik gerekçeye ihtiyaç duymadan elde etmeye yönelmektedir. Bu eğilimin doğal bir sonucu olarak, uluslararası sistemde uzlaşı ve diplomasi giderek geri plana itilmekte; güç kullanımı ise birincil araç hâline gelmektedir" ifadelerini kullandı. "İsrail’in soykırımları karşısında uluslararası hukuk işletilmemiş, sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem suskun kalmıştır" Bölgesel destabilizatör aktörler bulundukları coğrafyalarda hayatı tüm taraflar için zehirlediğini ve saldırgan politikaları "yeni stratejik denklem" olarak sunmaya çalıştıklarını söyleyen Duran, "Bu durum, mevcut istikrarsızlığı derinleştirmenin ötesinde, geleceğe dair belirsizliği de kalıcı hale getirmektedir. Gazze’de yaşananlar bunun en çarpıcı örneğidir. İsrail’in soykırımları karşısında uluslararası hukuk işletilmemiş, sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem suskun kalmıştır. Batı ana akım medyası da bu süreçte hakikati gizleyen, saldırganlığı perdeleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi takip etmiştir. Çocukların katledilmesi görmezden gelinirken, çarpıtılmış anlatılar üzerinden yeni bir algı zemini inşa edilmeye çalışıldı. Bu durum, yalnızca siyasi bir başarısızlık değil, aynı zamanda derin bir ahlaki çöküştür. Bu noktada, teknolojik dönüşüm süreci krizin etkisini daha da ağırlaştırmaktadır" dedi. Türkiye’nin, uluslararası düzenin irtifa kaybını, bu alandaki normatif çöküşü çok önceden öngördüğünü ve bu yönde defalarca güçlü uyarılarda bulunduğunu belirten Duran, "Örneğin Suriye ve Irak’ta yaklaşmakta olan sistemik krizleri önceden öngördük ve gerekli uyarıları yaptık. Ukrayna’daki savaşta da bu meselenin askeri yollarla çözülemeyeceğini ifade ettik ve bu nedenle diplomatik angajmanlara yöneldik. Belki de en önemlisi, adaletin dünya düzeni için ne kadar hayati olduğunu, tarihsel köklerimizden aldığımız ilhamla çok erken bir dönemde kavramıştık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ’daha adil bir dünya mümkündür’ çağrısı, uyarılarımızın ve küresel adalet talebinin en güçlü ifadesiydi ve dünyaya yapılan çok önemli bir çağrıydı. Türkiye olarak küresel krizin kronikleştiği her noktada, kendimize özgü yaklaşımlar ve modeller sergiledik. Yaklaşmakta olan krizlere ve çatışmalara önce bölgemizde, ardından küresel ölçekte çözüm üretmeye gayret gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz. Bu çabamız, yalnızca diplomatik bir refleks değil; aynı zamanda tarihsel bir sorumluluk bilincinin ve çok boyutlu dış politika anlayışımızın bir yansımasıydı" diye konuştu. "Türkiye, herhangi bir kriz karşısında taraflardan birinin değil; barışın, istikrarın ve insanlığın yanında konumlanmayı tercih eden bir marka haline geldi" Türkiye’nin herhangi bir kriz karşısında taraflardan birinin değil, barışın, istikrarın ve insanlığın yanında konumlanmayı tercih eden bir marka haline geldiğini vurgulayarak, Türkiye’nin farklı görüşlere ve çıkar çatışmalarına sahip aktörlerin dahi aynı masa etrafında buluşabildiği nadir zeminlerden biri olduğunu ifade eden Duran, "Mücadelemizi yalnızca sahada ya da diplomasi masalarında değil, aynı zamanda hakikatin korunması ve savunulması konusunda da kararlılıkla sürdürdük. Cumhurbaşkanımız, sosyal medya ve dijital haberciliğin henüz ilk dönemlerinden itibaren dezenformasyon, algı yönetimi ve bilgi kirliliği üzerinden yürütülen sistematik saldırılara karşı toplumumuzu sürekli olarak uyarmış; bu yeni iletişim çağının taşıdığı risklere dikkat çekmiştir. Türkiye olarak, ’dezenformasyon çağı’ olarak nitelendirilen bu dönemde hakikatin korunmasını bir tercih değil, açık bir sorumluluk ve görev olarak benimsedik. Çünkü biliyoruz ki bilgi, salt bir iletişim aracı değil; aynı zamanda toplumsal huzurun, siyasal istikrarın ve küresel adaletin temel unsurlarından biridir. Bu doğrultuda, sadece devletlerin değil; küresel ölçekte faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin de zaman zaman kâr odaklı yaklaşımlarla manipülatif ve provokatif içeriklerin yayılmasına zemin hazırlayabildiğini görüyoruz. Bu tür içerikler, toplumların sosyal dokusunu zedeleyen, siyasal kutuplaşmayı derinleştiren ve ekonomik dengeleri sarsan sonuçlar doğurabiliyor" dedi.
Sancaktepe’de Sarıgazi Sosyal Tesisi hizmete açıldı
27 Mart 2026 Cuma - 14:47 Sancaktepe’de Sarıgazi Sosyal Tesisi hizmete açıldı Sancaktepe Belediyesi, ilçeye değer katan projelerine bir yenisini daha ekleyerek Kemal Türkler Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Sarıgazi Sosyal Tesisi’ni düzenlenen törenle hizmete açtı. Belediye Başkanı Alper Yeğin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılışa mahalle sakinleri yoğun ilgi gösterdi. "Sancaktepe Kazanmaya Devam Ediyor" sloganıyla hayata geçirilen proje, bölgedeki sosyal donatı alanı ihtiyacını modern mimariyle karşılıyor. Toplam 768 metrekare alan üzerine kurulan ve 3 katlı yapısıyla dikkat çeken tesis, açılışın ilk dakikalarından itibaren vatandaşların beğenisini topladı. Ferah oturma alanları ve modern iç tasarımıyla Sarıgazi Sosyal Tesisi, hem gençlerin hem de ailelerin yeni buluşma noktası oldu. Uygun fiyat, yüksek kalite Tesis bünyesinde hizmet veren Sosyal Kafe, belediyenin "uygun fiyat ve yüksek kalite" anlayışının yeni örneklerinden biri olarak öne çıktı. Vatandaşların bütçelerini zorlamadan aileleriyle vakit geçirebileceği mekanda sıcak-soğuk içecekler ve çeşitli atıştırmalıklar sunuluyor. Çocuklar için özel olarak tasarlanan güvenli oyun alanları ise açılışın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Ebeveynler kafede vakit geçirirken çocuklar kendileri için ayrılan alanlarda eğlenme imkanı buldu. "Sancaktepe için çalışıyoruz" Açılışta konuşan Belediye Başkanı Alper Yeğin, tesisin sadece bir yapı olmadığını vurgulayarak, "Bugün burada sadece bir binanın değil, komşuluk hukukunun güçleneceği bir yaşam alanının açılışını yapıyoruz. Vatandaşlarımıza söz verdiğimiz gibi kaliteli ve uygun fiyatlı sosyal imkanları sunmaya devam edeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor"
27 Mart 2026 Cuma - 14:27 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savaşın, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunduğunu belirterek, "Çocuklar dahil savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını, sonra da kalıcı bir şekilde bu çatışma risklerini bir daha yaşamayacağımız bir şekilde diplomasiyle sorunların aşılmasını bekliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen olan ve alanında dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getiren Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi 2026 (Stratcom Summit 2026) "Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla İstanbul’da başladı. Stratejik iletişim konusunda dünyanın dört bir yanından alanında uzman isimleri bir araya getiren zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve farklı kuruluşlardan birçok temsilci katıldı. Belirsizliklerin arttığı bu dönemin, küresel ekonomiye de ciddi şekilde darbe vuran boyutlara ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kurallara dayalı sistem söyleminin yerini güç siyaseti alırken; güven, meşruiyet ve anlatı eş zamanlı sorgulanmaktadır. ’Güçlüysem istediğimi yapabilirim’ anlayışı uluslararası hukuku zayıflatırken, iç siyasette de meşruiyet krizlerine yol açmakta ve demokratik süreçlere zarar vermektedir. Gazze’de devam eden insani trajedi, bölgeye yayılan gerilim ve İran merkezli gelişmeler, uluslararası sistemin mevcut yapısıyla bu krizlere karşılık vermekte ne denli zorlandığını ortaya koymaktadır" dedi. "Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını bekliyoruz" Şu anda en sıcak meselenin İsrail’in kışkırtmasıyla başlayan İsrail-ABD ile İran savaşı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bu savaş, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunmaktadır. Çocuklar dahil savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. İnsani maliyetlerin ötesinde ekonomik, çevresel maliyetler de maalesef karşımızda. Özellikle ticaret kanalıyla, lojistikle, turizm kanalıyla, yine gübre gibi temel girdiler başta olmak üzere tarım ve gıda üzerindeki etkilerle, yaşanan savaş dünyada büyük maliyetler üretir hale gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını, sonra da kalıcı bir şekilde bu çatışma risklerini bir daha yaşamayacağımız bir şekilde diplomasiyle sorunların aşılmasını bekliyoruz. İran’da bunlar yaşanırken bir anlamda İran’daki savaşın gölgesinde, bu savaşın oluşturduğu atmosferden de istifade ederek; İsrail’in Gazze’de ortaya koyduğu eylemler, Batı Şeria’da ortaya koyduğu hukuk dışı eylemler, Lübnan’ı işgal etmesi, egemen başka bir ülkeyi işgal etmesi ve 1 milyondan fazla insanı yerinden yurdundan etmesi, yine Suriye’deki istikrarı tehdit eden eylemler içinde bulunması da altını çizmemiz gereken bir durumdur. Bir taraftan da tabii Mescid-i Aksa’nın bayram namazında dahi inananlara kapalı tutulması hiçbir ölçüyle kabul edilebilir bir durum değildir" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" Yapılanların hukuka, temel insan haklarına, inanç özgürlüklerine aykırı olduğu gibi Kudüs’ün ruhuna ve Hazreti İbrahim’in mirasına da büyük bir ihanet olduğunu söyleyen Yılmaz," Bütün dünyanın, uluslararası kurumların, yeniden bir güven inşa etmek isteyen tüm çevrelerin bu hukuk dışı yaklaşımlara mutlaka karşı çıkması ve güçlü bir şekilde sesini yükseltmesi gerekir. Cumhurbaşkanımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu haksızlıklara karşı ilkeli duruşunu gür bir şekilde itirazlarını ifade etmeye devam ediyor ve inanıyorum ki bir gün bu yaşadığımız sürecin muhasebesini yaptığımızda, tarihi yeniden yorumladığımızda, tarihin doğru tarafında olduğumuzu hepimiz görmüş olacağız. Doğru tutumları zor zamanlarda göstermek önemlidir. Rahat zamanlarda herkes konuşabilir. Önemli olan zor dönemlerde doğru tavrı, doğru iletişimi, doğru ilkeli duruşu sergileyebilmektir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu gerçekleştiriyor. Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" dedi. Gazze’de yaşanan soykırımda bu gerçekleri yansıtmaya çalışırken hayatını kaybeden gazetecilerin, basın mensuplarının bu süreçlerin en güçlü şahitleri olduğuna Yılmaz, "Bu durum bilgi boşluklarının manipülatif içeriklerle doldurulmasına ve algı üretimini daha kırılgan hale getirmiştir. Stratejik iletişim, dış dünyaya yönelik bir araç olmaktan ziyade toplumların dayanıklılığını güçlendiren, doğru bilgiye erişimi kolaylaştıran ve kamuoyunun dezenformasyona karşı direncini arttıran bir iç güvenlik unsuru haline de gelmiştir. Böylesine çalkantılı bir konjonktürde sahaya çıkan her aktörün önünde iki seçenek bulunur. Krizlerin önünde sürüklenmek ya da barış için, gidişatı değiştirmek için güçlü bir irade ortaya koymak. Türkiye Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ikinci yolu tercih etmiş ve bu tercihini de sadece lafla, sözle değil; somut adımlarla tüm dünyaya kanıtlamıştır. Krizlerin derinleştiği anlarda taraflar arasında kurulan temasın devamlılığı, süreçlerin kontrol altında tutulabilmesinin yegane güvencesidir. Liderler her zaman önemlidir, her şartta önemlidir. Ancak fırtınalı zamanlarda, kaotik zamanlarda liderliğin önemi bir kat daha artmaktadır. Bu anlamda dirayetli liderliğiyle sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için ve küresel düzen için de son derece önemli bir değer olan Cumhurbaşkanımızın liderliğinin çok daha kıymetli hale geldiğini vurgulamak isterim. Rusya-Ukrayna savaşı yaşanırken her iki tarafla da görüşebilen, Tahıl Anlaşması gibi tüm insanlığı, küresel ekonomiyi ilgilendiren konularda mesafe alınmasını sağlayan lider Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Güney Kafkasya’da Azeri-Ermeni diyaloğunda ve barış çabalarında ne kadar önemli bir rol oynadığını hepimiz biliyoruz. Yine Afrika’da Etiyopya-Somali geriliminde ortaya koyduğu tavrı ve başarıyı tüm dünya izledi. Kısacası tüm kriz alanlarında Türkiye’nin ilkesel bir tavır ortaya koyduğunun altını çizmek istiyorum. Bu yaklaşım bir krize dönük, bir olaya dönük tavrın ötesinde sistematik bir tutumu sergilemektedir. Bu da tüm taraflarla iletişim içinde olan, barışı arayan, müzakereyi arayan bir tavırdır" diye konuştu. "Daha adaletli bir dünya mümkündür" Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın ’Dünya 5’ten büyüktür’ çağrısı tam da bu zeminde çok daha büyük bir anlam ifade etmektedir. Dünya 5’ten büyüktür. Dünya kaos arayanlardan, çatışma, savaş arayanlardan da büyük. Dünyanın barışa ihtiyacı var, insanlığın barışa ihtiyacı var ve bunun temeli de adalettir. Daha adaletli bir dünya mümkündür. Biz buna inanıyoruz ve bu yönde çaba sarf etmeye tüm gücümüzle devam edeceğiz. ’Güçlüysem haklıyım, güçlüysem her istediğimi yapabilirim’ diyen bir dünyada Türkiye olarak biz karşı bir tavır sergiliyoruz ve şunu söylüyoruz. Hem haklı olacağız hem de güçlü olacağız. İkisini bir arada yapacağız. Ben şuna yürekten inanıyorum. Bugünkü güç siyaseti, ’Güçlüysem her şeyi yapabilirim’ anlayışı sürdürülebilir bir anlayış değildir. İnsanlık ve insanlık ittifakı buna müsaade etmez. Mutlaka ve mutlaka bir dip dalgayla bu ortamın değiştiğini, farklı şartların oluştuğunu göreceğiz. İşte Türkiye Cumhuriyeti olarak insanlığın değerlerini en güçlü şekilde taşıma iradesiyle, hafızamızla, medeniyet birikimimizle bu sürece liderlik eden ülkeler arasında olacağımıza inanıyorum" dedi.
Migros gelecek vizyonunu Capital Markets Day 2026 etkinliğinde paylaştı
27 Mart 2026 Cuma - 14:24 Migros gelecek vizyonunu Capital Markets Day 2026 etkinliğinde paylaştı Migros, çok sayıda kurumsal yatırımcının katıldığı Capital Markets Day (CMD’26) etkinliğinde şirketin vizyonunu, büyüme stratejisini ve dijital dönüşümü önceliklendiren iş modelini aktararak, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Migros, Capital Markets Day (CMD’26) etkinliğini İstanbul’da gerçekleştirdi. Çok sayıda kurumsal yatırımcının katıldığı toplantıda Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, Migros Genel Müdürü Mustafa Bartın ve Migros Grubu CFO’su Cem Doğan ile Migros iştiraklerinden Migros One Genel Müdürü Orçun Onat, MoneyPay Genel Müdürü Mehmet Müstehlik ve Mimeda Genel Müdürü Kına Demirel birer sunum gerçekleştirdi. Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort yaptığı açılış konuşmasında; şirketin vizyonunu, büyüme stratejisini ve dijital dönüşümü önceliklendiren iş modelini aktararak, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Tort, "Dünyada perakende bir dönüşüm içerisinde ve Türkiye’de de bu dönüşüme şirketimiz öncülük ediyor. Bugün tüketiciler için artık hız ve kolaylık vazgeçilmez bir yer tutuyor. Müşteri tek bir noktadan tüm işlemlerini yönetebilmek istiyor. Biz de bu doğrultuda ana iş modelimiz omnichannel ile onların ihtiyaç duydukları her alanda birbirini besleyen hizmetler sunuyoruz. Bunun gerektirdiği güçlü dijital altyapı ise şirketimizin ayrıştığı nokta. Bu da yeni iştirak ve girişimlerimizin oluşmasına, birlikte dinamik bir ekosistem oluşturmamıza imkân sağlıyor" dedi. "Omnichannel stratejimiz ile güçlü büyümemizi sürdürerek müşterilerimiz ve paydaşlarımız için fark oluşturmaya devam edeceğiz" Tort, "Omnichannel modelin en güçlü yönü oluşturduğu müşteri trafiği. Bu dinamikle şirketimiz, aynı mağazalarda üç sene üst üste pozitif trafik büyümesi elde eden ülkemizdeki halka açık tek gıda perakendecisi. Büyümeyi sürdürmek için hem fiziki mağazalarımızın sayısını hem de online’a hizmet veren mağaza sayımızı artırmaya devam edeceğiz. Son 3 yılda Türkiye’de toplam FMCG pazarında pazar payımız yüzde 8,5’tan yüzde 10’un üzerine yükseldi. 2025 yıl sonu itibarıyla e-ticaret FMCG pazar payımız yüzde 21,6. Online satışların tütün ve alkollü içecekler hariç tutulduğunda şirketimizin toplam satışları içerisindeki payı ise son 6 senede 6 katı büyüyerek yüzde 21’e yükseldi. Perakendeye yön veren iştirak ve girişimlerimiz ise şirketimize duyulan güvenden aldıkları güçle büyüyor. Omnichannel stratejimiz doğrultusunda güçlü büyümemizi 2026 yılında da sürdürerek müşterilerimiz ve paydaşlarımız için fark oluşturmaya devam edeceğiz" dedi. Migros Genel Müdürü Mustafa Bartın konuşmasında; şirketin yapay zekâ destekli operasyon ve stok yönetimi ile mağaza içi dijitalleşmenin serbest nakit akışına etkisini vurguladı. Elektronik raf etiketi ve Jet Kasa gibi teknoloji yatırımlarının operasyonlara sağladığı somut sonuçları paylaştı. Şirketin güçlü büyüme stratejisinin arkasındaki adımları aktaran Bartın, "Ürün ve hizmetlerimize erişim ve kişiselleştirmeyi önceliklendirerek kesintisiz hizmet akışı sağlıyoruz. Fiziki mağaza ve online operasyonlarımızın coğrafi yayılımıyla sipariş karşılama oranımızı daha da yükseltiyoruz" dedi. Taze gıda, et, bakliyat, balık gibi farklı kategorilerde yatırımlarının devam ettiğini belirten Bartın, "Raflarımızda 20 bin çeşitten fazla ürüne yer veriyoruz. 5 marka altında 600’ü aşkın çeşit özgün markalı ürünümüzle müşterilerimizin gözünde güven, değer ve uygun fiyat olmak üzere 3 ana noktada fark oluşturuyoruz" dedi. "2026’da yüzde 5-7 konsolide satış büyümesi öngörüyoruz" Şirketin finansal performansı hakkında bilgi veren Migros Grubu CFO’su Cem Doğan, "Şirketimiz güçlü bir net nakit pozisyonuna sahip. Lojistik altyapımız ve operasyonel giderlerdeki verimliliğe odaklanarak yatırımlarımızı güçlendirdiğimiz bir dönemdeyiz. 2026 yılında 180-200 yeni mağaza açmayı planlıyoruz. Aynı dönemde yüzde 5-7 konsolide satış büyümesi öngörüyoruz. 2027-2030 yıllarına ilişkin olarak her yıl için konsolide satış büyümesinde yüksek tek haneli reel büyüme ve yüzde 2,5 - yüzde 3,5 satış alanı büyümesi hedefliyoruz" dedi. Şirketin yenilenebilir enerji yatırımları hakkında da bilgi veren Doğan, "Sürdürülebilirlik odaklı girişimlerimizi yalnızca taahhüt gerçekleştirme amaçlı değil, gerçek anlamda iş yapışımızın temelini oluşturduğu için gerçekleştiriyoruz. GES yatırımlarımız kârlılık ve verimlilik sağlayan bir noktada. 2025 yıl sonu itibarıyla bu santraller, şirketin yıllık elektrik tüketiminin yüzde 24’ünü karşılıyor" dedi. Etkinlikte, şirketin iştiraklerinden Migros One, MoneyPay ve Mimeda şirketlerinin büyüme performansı ve hedefleri hakkında da yatırımcılara detaylı bilgiler verildi. Fitch, şirketin ulusal uzun vadeli kredi notunu AA+(tur)’a yükseltti Bununla birlikte şirket, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in şirketin ’AA(tur)’ olan ulusal uzun vadeli kredi notunu gözden geçirerek ’AA+(tur)’a yükselttiğini geçtiğimiz günlerde yaptığı KAP açıklamasında duyurdu.
İskandinav Hava Yolları SAS, İGA İstanbul Havalimanı seferlerini başlatıyor
27 Mart 2026 Cuma - 13:49 İskandinav Hava Yolları SAS, İGA İstanbul Havalimanı seferlerini başlatıyor İGA İstanbul Havalimanı, küresel ağını bir havayolu ile daha genişletiyor. İskandinav Hava Yolları (SAS), bugün itibariyle, Kopenhag (CPH) ve İstanbul (IST) arasında haftanın her günü karşılıklı aktarmasız seferlerine başlıyor. İskandinav Hava Yolları, İstanbul Havalimanı arasında karşılıklı doğrudan seferlerine bugün başlıyor. Yeni rotanın Türkiye ile İskandinav bölgesi arasındaki bağları güçlendirirken yolculara daha fazla ulaşılabilirlik ve konfor sunması amaçlanıyor. Seferlerde, 180 koltuk kapasiteli Airbus A320neo tipi modern uçaklar kullanılacak. İGA İstanbul Havalimanı’nın hava yolu ortaklıklarını ve varış noktası ağını büyütme stratejisinde önemli bir kilometre taşı olduğu ifade edilen SAS ile; İskandinavya - Türkiye arasındaki artan yolcu talebinin karşılanması ve İstanbul’un küresel bağlantı gücü en yüksek havacılık merkezi olarak konumunun pekiştirilmesinin hedeflendiği kaydedildi. "Bu iş birliğinin İskandinav ülkeleri ile Türkiye arasındaki bağları güçlendireceğine inanıyoruz" İGA İstanbul Havalimanı Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Server Aydın konuya ilişkin şunları söyledi: "İGA İstanbul Havalimanı olarak İskandinavya’nın bayrak taşıyıcı havayolu SAS’ı İstanbul’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Havalimanımızın sürdürülebilir büyüme stratejisinin önemli bir parçası olan bu iş birliğinin, İskandinav ülkeleri ile Türkiye arasındaki ekonomik ve kültürel bağları perçinleyeceğine, ticari ve turistik trafiğe ivme katacağına inanıyoruz. Kuzey Avrupa ile olan bu güçlü entegrasyonumuz İstanbul’un ‘Dünyanın Buluşma Noktası’ ve İGA İstanbul Havalimanı’nın küresel bağlantı gücü en yüksek havacılık merkezi olma vizyonuna hizmet eden stratejik bir adımdır." Kopenhag - İstanbul arasında ekonomi ve kültür köprüsü Kopenhag - İstanbul arasındaki günlük seferlerin, yolculara esneklik ve kesintisiz bağlantı imkanı sunmanın ötesinde Türkiye ile İskandinav ülkeleri arasındaki turizm, ticari faaliyetler ve kültürel etkileşimin artmasına da önemli katkılar sağlayacağı belirtildi. İGA İstanbul Havalimanı ile yapılan anlaşmanın öneminin altını çizen İskandinav Hava Yolları SAS Network Başkan Yardımcısı Henrik Winell şu değerlendirmelerde bulundu: "Havacılık; bölgeler arasındaki insanları, işletmeleri ve toplumları birbirine bağlamada hayati bir rol oynamaktadır. Yeni Kopenhag-İstanbul rotamızın lansmanıyla birlikte, bir yandan İskandinavya ile Türkiye arasındaki bağlantıyı güçlendirirken, diğer yandan küresel merkezimiz olan Kopenhag’ı geliştirmeye devam etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Dakik ve güvenilir hizmet anlayışımızla; İskandinavya’yı dünyaya, dünyayı da İskandinavya’ya bağlıyoruz."
Bakan Yumaklı: "Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur"
27 Mart 2026 Cuma - 13:43 Bakan Yumaklı: "Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın, yani biraz daha basitleştirecek olursak, herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Finans Merkezi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı ve Albayrak Medya işbirliği ile düzenlenen "Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi"ne katıldı. Zirvede, gündeme dair soruları yanıtlayan Bakan Yumaklı özellikle bölgesel sorunlara vurgu yaparak Türkiye’nin güvenilir liman olduğu değerlendirmesini yaptı. "Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur" Bölgesel çatışmaların tarımı, gıdayı, gübreyi ve yem fiyatlarını nasıl etkilediği ile ilgili yöneltilen soruyu yanıtlayan Bakan Yumaklı, " Türkiye’nin bir güvenli liman olması, uluslararası diplomasinin nasıl yapılması gerektiği konusunda ve dünyada bir lider vizyonunun nasıl olması gerektiği hususu tam da bugünlerde tezahür etmiş durumda. O yüzden ülke olarak taraflı tarafsız, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ben bu ülkenin bir evladı olarak şükranlarımı arz ediyorum. Ve altını önemle çiziyorum ki; Türkiye halihazırda devam eden savaşın bir parçası değildir. Türkiye topraklarında herhangi bir savaş unsuru yoktur. Elbette o bölge enerji açısından son derece önemli bir bölge. Hepimiz özellikleri biliyoruz. Dünya petrolünün ve enerjinin yüzde 20’si, gübre hammaddesinin 1/3’ü de o bölgeden taşınıyor dünyadaki bütün ülkelere, ihtiyacı olan yerlere. Elbette bu tarımsal üretimi eğer konuşuyorsak, tabii ki ülkeler için bir gıda arz güvenliği konusu, yani bir gıda ürününe ulaşamama riskini oluşturabilir. Ama kimin için? Bugün için söylüyorum; üretim kabiliyeti olmayan ya da üretim kabiliyeti sınırlı olanlar için geçerli bu. Onun için yine ikinci altını çizeceğim husus, daha ilk günlerden itibaren söyledik. Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın, yani biraz daha basitleştirecek olursak, herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur" dedi. "Herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin sıkıntı yaşaması söz konusu değil" Önceden tedbirlerin alındığının altını çizen Yumaklı, "Daha ilk andan itibaren bunun aksiyonunu da aldık hızlıca. Ne yaptık? Zaten stoklarımızı takip ediyoruz. Ancak bunu güçlendirme adına ilk etapta Ticaret Bakanlığımızla birlikte bir karar aldık. Bazı ülkelere biz gümrük vergisi uyguluyorduk gübreler konusunda. Hemen hızlıca onları sıfıra indirdik. Ben buradan özellikle bu noktada hızlı karar alıp hızlı uygulama konusunda destekleri için Sayın Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’a teşekkür ediyorum. İkinci konu neydi? İkinci konu özellikle antrepolarda yer alan, farklı ülkelere transit olarak gitmesi mümkün olan gübrelerin de ve gübre hammaddelerinin de yurt içine gelmesini sağladık. Üçüncüsü de 10 yıl önce hepiniz hatırlarsınız işte HSBC önünde o dönemde bir patlama olmuştu ve bir gübre türü yasaklanmıştı yaklaşık 10 yıl var. Onun da artık takip sistemleri, bütün gübrelerin takip sistemleri çok net bir şekilde oturduğu için onun da üretiminin serbest bırakılmasını sağladık. Bunların hepsi mevcudun üzerine arzla ilgili genişlemeyi sağlamak adınaydı, daha rahat hareket edebilme adınaydı. Dolayısıyla bugün özellikle gittiği herhangi bir yerde istediği o gübre türünü bulma konusunda herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin sıkıntı yaşaması söz konusu değil. Sadece burada ya biz bir ikinci piyasa oluşturalım, işte bunları alıp sonra da işte farklı fiyatlarla satarız düşüncesinde olanlar hariç, onları zaten bizim konumuz değil" diye konuştu. Bakan Yumaklı, "Bir sektör temsilcisi, bütün bunların hepsi biz yetkili kişiler olarak, ilgili bakanlar ve bakanlıklar olarak; Enerji Bakanımız kendi sorumluluk alanıyla ilgili açıklamaları yapıyor. Kamuoyu bilgilendirmesidir bu. Yani benim de bakanlığım adına yaptığım "Türkiye’de gıdaya ulaşım anlamında herhangi bir problem yoktur" ya da "gübre ile alakalı herhangi bir problem yoktur" açıklamaları bir kamuoyu bilgilendirmesidir. Enerji Bakanımızın da öyle, diğer bakanlarımızın da öyle.Şimdi sanki bunlar yapılmıyormuş gibi, bunlar yokmuş gibi, sanki Türkiye’de o maalesef ki dört tarafımızda, beş tarafımızda devam eden çatışmalar bizim için de geçerliymiş gibi söylemler geliştiriliyor. Bir sektör temsilcisi diyor ki; "Meyve ve sebze fiyatları dört kat artacak, beş kat artacak." Bir başka dernek veya artık ne diyelim başkanı, bir sivil toplum kuruluşu başkanı "Açlık kapıda" diyor. Bakın ben çok özür dileyerek hazirundan, bu müptezellere şunu söylüyorum; cürmünüz kadar yer yakarsınız. Bu ülkenin üreticisine, bu ülkenin insanına bu haksızlığı yapmaya hiç kimsenin ne haddi var ne de hakkı var. Bizim üreticimiz en zor zamanlarında bu ülkede tarlasından, bağından, bahçesinden geri durmamış insanlardır Onların moralini motivasyonunu kıracak bu tür şeyleri söylemenin ne anlamı var yani hiç kimseye faydası olmayan gerçek olmayan bu tür söylemler için de herhalde gerekli işlemleri ilgili birimler yapacaktır" ifadelerine yer verdi. Planlı destek konusuna değinen Yumaklı, "2024 yılının eylül ayında devreye aldığımız üretim planlamasını en önemli başlıklarından bir tanesidir desteklerin yeniden yapılandırılması konusu. Ve mazot ve gübreyi çıta alan bir desteklemesi, o günlerde bizim için öngörülen rakam işte diyelim ki 10 lira ama şimdi bu maliyetler 15 lira arttıysa biz onu elbette ki dikkate alacağız ama bu destek zaten var. Yokmuş gibi söylemenin ne anlamı var. piyasayı regüle eden bizim kadim kurumlarımız var ve bu kurumlarımızın da zaman zaman stratejik ürünler için alım fiyatları açıklaması var bunda da bu maliyetlerin tamamı elbette dikkate alınacak sanki hiçbir şey yapılmıyor muş yani bir taraftan bir felaket tellahlığı bir taraftan. Bizim ülkemiz anlamını izole edecek ya da onu itibarsızlaştıracak bakışların başka yere doğru çevirecek söylemler ve bir taraftan gerçek olmayan olaydan kopup bir şey söylemiş olmak için söylenmemiş konuları hiçbir şekilde itibara alınmamasını ben özellikle buradan sizin aracılığınızla bizi izleyen bütün izleyicilerimize özellikle ifade etmek istiyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Tahıl Koridoru Türkiye için değil, gıdaya ulaşması mümkün olmayan, özellikle Afrika ülkeleri başta olmak üzere dezavantajlı ülkeler içindi bu" ’Türkiye’nin Rusya- Ukrayna savaşında ön ayak olduğu tahıl koridoru gibi tekrardan küresel anlamda bir hazırlığı var mı?’ sorusunu yanıtlayan Yumaklı, şunları söyledi: "Tekrar bir hafıza tazeleyelim. Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle hayata geçirilen Tahıl Koridoru Türkiye için değil, gıdaya ulaşması mümkün olmayan, özellikle Afrika ülkeleri başta olmak üzere dezavantajlı ülkeler içindi bu. O hamleyle gerçekten bütün dünyada tabiri caizse bunlara ulaşamayan ülkeler için ve bu ülkelerin insanları için bir çok ciddi gıda krizinin önüne geçildi. Bugün için yine aynı konu olursa hem ülkemiz kendi imkanları çerçevesinde hem de benzer çerçevelerde elbette üzerine düşeni yapacaktır. Biliyorsunuz Türkiye uluslararası kuruluşların bir gıda hub’ı, uluslararası bir merkezi olup dağıtımların Türkiye’den olmasıyla ilgili zaten bir karar var. Türkiye buna her zaman için hazır, altyapısı da mümkün. Dolayısıyla böyle bir şey olduğunda elbette biz de üzerimize düşeni yaparız. Bu konular da bizim masamızın üzerinde. Gerektiği zaman aksiyon alabilecek hazırlıktayız."
Fenerbahçe Beko taraftarları için "yıldız" projesi hayata geçirildi
27 Mart 2026 Cuma - 13:33 Fenerbahçe Beko taraftarları için "yıldız" projesi hayata geçirildi Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımı’nda taraftarların isimlerinin Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda yer alacağı "yıldız" uygulaması hayata geçirildi. İki taraf arasındaki iş birliğinin genişletildiğini duyurmak amacıyla düzenlenen imza törenine Fenerbahçe Erkek Basketbol’dan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Cem Ciritci, Fenerbahçe Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Burçak Bora Kaya ve StarFan Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Burak Marmaralı katıldı. Taraftarların isimleri salonda yer alacak Açılış konuşmasını yapan Erkek Basketboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Cem Ciritci, "Taraftar ile kulüp arasındaki bağı güçlendirmeyi odağına alan sponsorumuz, yenilikçi yaklaşımı ve vizyonuyla 2024 yılından bu yana Fenerbahçe ailemizin değerli bir parçası olmuştur. Genişlettiğimiz anlaşma kapsamında taraftarlarımız, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda kendi isimlerinin yer aldığı yıldızlarla Fenerbahçe’nin bir parçası olma fırsatını elde edecek. Yalnızca sahada değil, saha dışında da birlikte değer üretmeye, birlikte büyümeye ve ortak hedefler doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" dedi. Kulüp hikayesinin bir parçası olacaklar StarFan Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Burak Marmaralı ise şunları söyledi: "Taraftarları yalnızca tribünde yer alan birer destekçi değil, kulüp hikayesinin de aktif bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz. Taraftarlarımız; fenerbahce.star.fan adresine girdiklerinde basketbol kategorisi altında belirlenmiş olan dört farklı yıldız paketinden birini seçebiliyorlar. Seçtikleri bu yıldız ve elde ettikleri deneyim paketleriyle ister kendi isimleriyle kendileri için, isterlerse de aileleri ya da sevdikleri için güzel bir anı bırakacakları bir hediye olarak kullanabilirler. Böylece taraftarların isimleri Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nun kalıcı bir parçası haline geliyor hem de kulübe yeni bir maddi kaynak oluşturuluyor. Bu yeni kaynak modeli sayesinde de kulübün geleceğine katkı sağlayacak yeni fırsatlar da hayata geçirilebiliyor." Çak-Çak Koridoru’ndan yıldızlarla buluşmaya Proje kapsamında taraftarlar için farklı gelir gruplarına hitap eden yıldız paketleri hazırlandı. All-Star’dan Court Side’a kadar uzanan paket seçenekleriyle taraftarlar hem isimlerini Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda kalıcı hale getirebiliyor hem de takımla özel deneyimler yaşayabiliyor. Çak-Çak Koridoru’nda oyuncuları sahaya uğurlamak, takımın antrenmanını izlemek ya da yıldız oyuncularla bir araya gelmek gibi ayrıcalıklar paketlere göre değişen deneyimler arasında yer alıyor. Böylece sarı-lacivertli taraftarlar, bütçelerine uygun bir paket seçerek kulübün hikayesinin kalıcı bir parçası olma fırsatı yakalıyor.
Garanti BBVA "Yatırım Konuşuyoruz" serisine yeni bölümlerle devam ediyor
27 Mart 2026 Cuma - 13:30 Garanti BBVA "Yatırım Konuşuyoruz" serisine yeni bölümlerle devam ediyor Garanti BBVA’nın sosyal medya kanalında yayınlanan "Yatırım Konuşuyoruz" video serisi devam ediyor. Yatırım dünyasının temel kavramlarını sade bir anlatımla ele alan seri, her geçen gün zenginleşen içerikleriyle izleyicilerle buluşuyor. Garanti BBVA’nın yatırım dünyasının herkes tarafından anlaşılır olmasını sağlamak ve finansal geleceğini planlamak isteyenlere bilgilendirici içerikler sunmak için hazırladığı "Yatırım Konuşuyoruz" video serisi yeni içerikleriyle büyümeye devam ediyor. Bankanın YouTube kanalında yayınlanan seri, yatırım konularını sade bir anlatımla ele alarak finansal okuryazarlığın gelişmesine katkı sağlıyor. Serinin ilk aşamasında yatırımın temel taşlarını ele alan içeriklerin ardından yayınlanan yeni bölümlerde, yatırım dünyasının daha geniş başlıkları gündeme taşınıyor. Fonlardan halka arza yatırım dünyasının temel konuları bir arada Yapılan açıklamaya göre, "Yatırım Konuşuyoruz" serisinin yeni bölümlerinde, borsaya yeni adım atanların bile piyasayı kolayca kavrayabileceği içerikler sade bir dille sunuluyor. Al-sat işlemlerinden emir türlerine, vergilendirme ve stopajdan yatırım fonlarına kadar yatırımın temel başlıkları net ve anlaşılır şekilde ele alınıyor. Borsanın işleyişi, halka arzlar ve yurt dışı piyasalarına dair bilgiler ise herkesin takip edebileceği bir çerçevede aktarılıyor. Böylece seri, yatırım dünyasına yeni adım atanların temel kavramları öğrenmesine, mevcut yatırımcıların ise kararlarını daha bilinçli şekilde değerlendirmesine yardımcı oluyor. "Finansal okuryazarlığın gelişmesine katkı sağlamayı önemsiyoruz" Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik şunları söyledi: "Bugün yatırım dünyasına ilgi duyan kişi sayısının hızla arttığını görüyoruz. Ancak aynı hızda artan bilgi akışı içinde anlaşılır ve güvenilir bilgiye ulaşmak her zaman kolay olmayabiliyor. Yatırım kavramları, terimler ve süreçler pek çok kişi için karmaşık görünebiliyor. Banka olarak biz de bu tabloyu bir sorumluluk olarak ele aldık ve herkesin yatırım kararlarını destekleyecek doğru ve anlaşılır bilgiye erişimini kolaylaştırmak amacıyla ‘Yatırım Konuşuyoruz’ serisini hayata geçirdik. Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımız doğrultusunda müşterilerimizi gerçekten dinleyerek ihtiyaçlarını anlamaya ve onlara güvenilir çözümler sunmaya odaklanıyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz ‘Yatırım Konuşuyoruz’ serisiyle herkesin yatırım kararlarını bilgiye dayalı şekilde ve riskleri doğru okuyarak değerlendirebilmesine destek olmayı amaçlıyoruz. Yatırım dünyasının temel kavramlarını sade ve anlaşılır bir dille ele alan içeriklerle finansal okuryazarlığın gelişmesine katkı sağlamayı ve müşterilerimizin kendi finansal geleceklerini planlarken daha bilinçli adımlar atmalarına destek olmayı hedefliyoruz." Yatırım dünyasının kavramları ‘Haftanın Terimi’ videolarında Ana videolara ek olarak, yatırım dünyasında sık kullanılan kavramları kısa ve anlaşılır şekilde açıklayan ‘Haftanın Terimi’ videoları ile kamera arkası içerikler de serinin parçası olmaya devam ediyor. Bu yapı sayesinde seri, farklı bilgi seviyelerindeki izleyicilerin yatırım dünyasını kendi hızlarında keşfetmelerine imkân tanıyor. Serinin yeni bölümlerinin başlıkları şöyle açıkladı: Borsaya Giriş: Al-Sat Nasıl Yapılır? Emirler Ne İşe Yarar? Vergileri Tanıyalım: Yatırımlarda Ne Kadar Stopaj Öderim? Yatırım Fonu Nedir? Türleri Nelerdir? Risk ve Getiri Dengesi Borsanın Yapısı: Pazarlar ve İşlem Saatleri Halka Arz Rehberi: Şirketler Neden Halka Arz Olur? Yurt Dışından Hisse Almak: Nasdaq, S&P500 ve ETF’ler Fon Dünyasını Yakından Tanıyoruz: Yatırım Fonları Rehberi Kim Bu Nitelikli Yatırımcı? Kimler Bu Statüye Girebilir?