POLİTİKA - 27 Mart 2026 Cuma 13:43

Bakan Yumaklı: "Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın, yani biraz daha basitleştirecek olursak, herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur" dedi.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Finans Merkezi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı ve Albayrak Medya işbirliği ile düzenlenen "Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi"ne katıldı. Zirvede, gündeme dair soruları yanıtlayan Bakan Yumaklı özellikle bölgesel sorunlara vurgu yaparak Türkiye’nin güvenilir liman olduğu değerlendirmesini yaptı.



"Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur"


Bölgesel çatışmaların tarımı, gıdayı, gübreyi ve yem fiyatlarını nasıl etkilediği ile ilgili yöneltilen soruyu yanıtlayan Bakan Yumaklı, " Türkiye’nin bir güvenli liman olması, uluslararası diplomasinin nasıl yapılması gerektiği konusunda ve dünyada bir lider vizyonunun nasıl olması gerektiği hususu tam da bugünlerde tezahür etmiş durumda. O yüzden ülke olarak taraflı tarafsız, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ben bu ülkenin bir evladı olarak şükranlarımı arz ediyorum. Ve altını önemle çiziyorum ki; Türkiye halihazırda devam eden savaşın bir parçası değildir. Türkiye topraklarında herhangi bir savaş unsuru yoktur. Elbette o bölge enerji açısından son derece önemli bir bölge. Hepimiz özellikleri biliyoruz. Dünya petrolünün ve enerjinin yüzde 20’si, gübre hammaddesinin 1/3’ü de o bölgeden taşınıyor dünyadaki bütün ülkelere, ihtiyacı olan yerlere. Elbette bu tarımsal üretimi eğer konuşuyorsak, tabii ki ülkeler için bir gıda arz güvenliği konusu, yani bir gıda ürününe ulaşamama riskini oluşturabilir. Ama kimin için? Bugün için söylüyorum; üretim kabiliyeti olmayan ya da üretim kabiliyeti sınırlı olanlar için geçerli bu. Onun için yine ikinci altını çizeceğim husus, daha ilk günlerden itibaren söyledik. Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın, yani biraz daha basitleştirecek olursak, herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur" dedi.



"Herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin sıkıntı yaşaması söz konusu değil"


Önceden tedbirlerin alındığının altını çizen Yumaklı, "Daha ilk andan itibaren bunun aksiyonunu da aldık hızlıca. Ne yaptık? Zaten stoklarımızı takip ediyoruz. Ancak bunu güçlendirme adına ilk etapta Ticaret Bakanlığımızla birlikte bir karar aldık. Bazı ülkelere biz gümrük vergisi uyguluyorduk gübreler konusunda. Hemen hızlıca onları sıfıra indirdik. Ben buradan özellikle bu noktada hızlı karar alıp hızlı uygulama konusunda destekleri için Sayın Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’a teşekkür ediyorum. İkinci konu neydi? İkinci konu özellikle antrepolarda yer alan, farklı ülkelere transit olarak gitmesi mümkün olan gübrelerin de ve gübre hammaddelerinin de yurt içine gelmesini sağladık. Üçüncüsü de 10 yıl önce hepiniz hatırlarsınız işte HSBC önünde o dönemde bir patlama olmuştu ve bir gübre türü yasaklanmıştı yaklaşık 10 yıl var. Onun da artık takip sistemleri, bütün gübrelerin takip sistemleri çok net bir şekilde oturduğu için onun da üretiminin serbest bırakılmasını sağladık. Bunların hepsi mevcudun üzerine arzla ilgili genişlemeyi sağlamak adınaydı, daha rahat hareket edebilme adınaydı. Dolayısıyla bugün özellikle gittiği herhangi bir yerde istediği o gübre türünü bulma konusunda herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin sıkıntı yaşaması söz konusu değil. Sadece burada ya biz bir ikinci piyasa oluşturalım, işte bunları alıp sonra da işte farklı fiyatlarla satarız düşüncesinde olanlar hariç, onları zaten bizim konumuz değil" diye konuştu.


Bakan Yumaklı, "Bir sektör temsilcisi, bütün bunların hepsi biz yetkili kişiler olarak, ilgili bakanlar ve bakanlıklar olarak; Enerji Bakanımız kendi sorumluluk alanıyla ilgili açıklamaları yapıyor. Kamuoyu bilgilendirmesidir bu. Yani benim de bakanlığım adına yaptığım "Türkiye’de gıdaya ulaşım anlamında herhangi bir problem yoktur" ya da "gübre ile alakalı herhangi bir problem yoktur" açıklamaları bir kamuoyu bilgilendirmesidir. Enerji Bakanımızın da öyle, diğer bakanlarımızın da öyle.Şimdi sanki bunlar yapılmıyormuş gibi, bunlar yokmuş gibi, sanki Türkiye’de o maalesef ki dört tarafımızda, beş tarafımızda devam eden çatışmalar bizim için de geçerliymiş gibi söylemler geliştiriliyor. Bir sektör temsilcisi diyor ki; "Meyve ve sebze fiyatları dört kat artacak, beş kat artacak." Bir başka dernek veya artık ne diyelim başkanı, bir sivil toplum kuruluşu başkanı "Açlık kapıda" diyor. Bakın ben çok özür dileyerek hazirundan, bu müptezellere şunu söylüyorum; cürmünüz kadar yer yakarsınız. Bu ülkenin üreticisine, bu ülkenin insanına bu haksızlığı yapmaya hiç kimsenin ne haddi var ne de hakkı var. Bizim üreticimiz en zor zamanlarında bu ülkede tarlasından, bağından, bahçesinden geri durmamış insanlardır Onların moralini motivasyonunu kıracak bu tür şeyleri söylemenin ne anlamı var yani hiç kimseye faydası olmayan gerçek olmayan bu tür söylemler için de herhalde gerekli işlemleri ilgili birimler yapacaktır" ifadelerine yer verdi.


Planlı destek konusuna değinen Yumaklı, "2024 yılının eylül ayında devreye aldığımız üretim planlamasını en önemli başlıklarından bir tanesidir desteklerin yeniden yapılandırılması konusu. Ve mazot ve gübreyi çıta alan bir desteklemesi, o günlerde bizim için öngörülen rakam işte diyelim ki 10 lira ama şimdi bu maliyetler 15 lira arttıysa biz onu elbette ki dikkate alacağız ama bu destek zaten var. Yokmuş gibi söylemenin ne anlamı var. piyasayı regüle eden bizim kadim kurumlarımız var ve bu kurumlarımızın da zaman zaman stratejik ürünler için alım fiyatları açıklaması var bunda da bu maliyetlerin tamamı elbette dikkate alınacak sanki hiçbir şey yapılmıyor muş yani bir taraftan bir felaket tellahlığı bir taraftan. Bizim ülkemiz anlamını izole edecek ya da onu itibarsızlaştıracak bakışların başka yere doğru çevirecek söylemler ve bir taraftan gerçek olmayan olaydan kopup bir şey söylemiş olmak için söylenmemiş konuları hiçbir şekilde itibara alınmamasını ben özellikle buradan sizin aracılığınızla bizi izleyen bütün izleyicilerimize özellikle ifade etmek istiyorum" değerlendirmesinde bulundu.



"Tahıl Koridoru Türkiye için değil, gıdaya ulaşması mümkün olmayan, özellikle Afrika ülkeleri başta olmak üzere dezavantajlı ülkeler içindi bu"


’Türkiye’nin Rusya- Ukrayna savaşında ön ayak olduğu tahıl koridoru gibi tekrardan küresel anlamda bir hazırlığı var mı?’ sorusunu yanıtlayan Yumaklı, şunları söyledi:


"Tekrar bir hafıza tazeleyelim. Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle hayata geçirilen Tahıl Koridoru Türkiye için değil, gıdaya ulaşması mümkün olmayan, özellikle Afrika ülkeleri başta olmak üzere dezavantajlı ülkeler içindi bu. O hamleyle gerçekten bütün dünyada tabiri caizse bunlara ulaşamayan ülkeler için ve bu ülkelerin insanları için bir çok ciddi gıda krizinin önüne geçildi. Bugün için yine aynı konu olursa hem ülkemiz kendi imkanları çerçevesinde hem de benzer çerçevelerde elbette üzerine düşeni yapacaktır. Biliyorsunuz Türkiye uluslararası kuruluşların bir gıda hub’ı, uluslararası bir merkezi olup dağıtımların Türkiye’den olmasıyla ilgili zaten bir karar var. Türkiye buna her zaman için hazır, altyapısı da mümkün. Dolayısıyla böyle bir şey olduğunda elbette biz de üzerimize düşeni yaparız. Bu konular da bizim masamızın üzerinde. Gerektiği zaman aksiyon alabilecek hazırlıktayız."



Bakan Yumaklı: "Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Üniversitelilerden ‘Melek Filo’ ile nefes kesen tatbikat Amasya’da düzenlenen UMKE tatbikatında paramedik eğitimi alan üniversite öğrencileri, felaketlerde hayatlar kurtaran ‘Melek Filo’ bünyesindeki askeri helikoptere sedyede hasta taşıyıp zamanla yarıştı. 4 ilden ekiplerin yer aldığı tatbikat nefes kesti. Amasya, Samsun, Çorum ve Ordu’dan toplam 240 sağlık personelinin görev aldığı 5. bölge illeri Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tatbikatına Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan 20 öğrenci de katıldı. 2 yıl boyunca aldıkları eğitimin ardından bir ay sonra mezun olacak öğrenciler, Türk Hava Kuvvetleri’nin hayat kurtaran kanatları ‘Melek Filo’ ile işbirliği yaptı. Kanatların çıkardığı hava akımına karşı Merzifon 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesinde zorlu şartlarda hayatlar kurtarmak için 7 gün 24 saat görev yapan filoya bağlı askeri helikopter havalanarak senaryo gereği acil çağrı bildirilen alana iniş yaptı. Helikopterin kanatlarının çıkardığı hava akımına karşı hareket eden öğrenciler ve UMKE ekipleri zamanla yarışıp deneyim kazandı. "Helikoptere yaklaşmak bambaşka heyecandı" Amasya İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde gerçekleşen tatbikatı değerlendiren öğrencilerden İlk ve Acil Yardım (Paramedik) Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sıla Naz İstifoğlu, "Helikoptere yaklaşmak bile bizim için bambaşka heyecandı" dedi. "Melek Filo hayatlar kurtarıyor" Batı Karadeniz’de 2021 yılında yaşanan sel felaketi ve 6 Şubat 2023’teki asrın felaketi depremlerde tahliye çalışmalarında aktif görev alan ‘Melek Filo’ ekibiyle aynı tatbikatta yer almanın heyecanını yaşadıklarını değinen Alya Doğan da, "Melek Filo hayatlar kurtarıyor. Tatbikat için çağırsalar koşa koşa giderim" diye konuştu. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görev alacak teknik personellerin yetiştiği okullarından mezun olduktan sonra sağlık ordusuna katılmayı hedeflediklerine değinen Tuğba Akça ise, "Bizde mezun olup atanınca onlarla beraber hayat kurtarmayı, insanların en zor anında yanlarında olmayı çok isteriz" şeklinde konuştu.
Antalya Antalya’da yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi Antalya’da yabancı uyruklu bir şahıs mahalledeki esnafın beslediği kediyi ayağıyla ezip ardından bir köpeği tekmeledi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine şahıs gözaltına alınırken sokak hayvanlarına yapılan eziyet tepki çekti. 10 Mayıs tarihinde Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi 144 Sokak’ta meydana gelen olayda, Rus uyruklu Andria İ. isimli şahıs, sokak üzerinde bulunan bir zincir market şubesinin önüne geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde şahıs burada yer alan merdivenlerde yatmakta olan kediyi ayağıyla ezdi. Kedinin can havliyle kaçmasının ardından, merdivenlerden inen Andria İ. bu kez merdivenlerin alt kısmında bulunan sokak köpeğini tekmeledi. Kediyi ayağıyla defalarca ezdi İki sokak hayvanı da Andria İ.’nin darbelerinin ardından bölgeden hızla uzaklaştı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılmasının ardından hayvanseverler, kimliği belirsiz şahsa tepki gösterdi. Kendi hallerinde marketin önünde yatmakta olan kedi ve köpeğe yapılan eziyete tepki gösteren bazı vatandaşlar görüntülerle birlikte polis merkezine giderek şahıs hakkında şikayetçi oldu. Yapılan başvuru üzerine yakalanıp gözaltına alınan Andria İ.’nin emniyet ve savcılık ifadesi sonrası deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezî’ne teslim edildiği bildirildi. "Görüntüleri görünce çok üzüldüm" Şahsın hayvanlara yaptığı eziyeti canice olarak nitelendiren vatandaşlardan Esen Peksoy, "Şahsı tanıyoruz, ancak samimiyetimiz yok. Gelir alışverişini yapan ve gider. 1 yılı aşkın süredir Türkiye’de kalıyor. Buraya savaştan dolayı kaçıp gelmiş. Ama buraya gelip bu hayvanlara zulüm etmesi çok üzücü. Görüntüde hayvanın kafasına basarak, ardından tekme vuruyor. Ondan sonra da aşağıda bir köpeğe tekme vuruyor. Hayvanlar can havli ile kaçıyorlar. Kamerada görünce ben çok üzüldüm. Hayvana zarar veren insana da verir. Böyle insanların cezasını çekmesini tabi ki istiyorum" dedi. "Kediyi olaydan sonra görmedik" Olayın ardından şahsın ayağı ile ezdiği kediyi birkaç gündür görmediklerini belirten Peksoy, "Şu anda kedinin durumunu bilmiyorum. Geçen gün ayağı topallıyordu, mama aldık verdik. Ondan sonra kayboldu gitti. Biz de çalıştığımız için onu takip edemedik. Büyük ihtimale hayvan büyük bir darbe aldığından ölmüş olabilir. Ben olayı kameradan gördüm. Ben çok üzüldüm, o hayvana öyle eziyet etmesi, kafasını ezmesi, vurması, hayvanın bacağını sakatlaması. Sadece bir tek kediye değil, köpeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyız. Ama bunlar Allah’ın sessiz kulları doğru değil. Başka bir ülkeden gelip benim ülkemde malıma, canıma, hayvanıma zarar vermesi etik bir durum değil" ifadelerini kullandı.