Yerel Haberler
İstanbul
15 Mayıs 2026 Cuma - 15:29 Kartal ‘Tsunamiye Hazır Kent’ sertifikası alan ikinci ilçe oldu Kartal Belediyesi UNESCO-IOC tarafından yürütülen ‘Tsunami Ready’ (Tsunamiye Hazır) programı kapsamında uluslararası sertifika almaya hak kazandı. İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) koordinasyonunda sürdürülen CoastWAVE 2.0 Projesi neticesinde verilen bu belge ile Kartal, Türkiye’de bu unvana sahip ikinci kent oldu. Soğanlık Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Tsunamiye Hazır Kent Sertifika Töreni’, afet bilinci ve kentsel dirençlilik adına tarihi anlara sahne oldu. Törene; İstanbul Vali Yardımcısı Fahrettin Göncü, Kartal Kaymakamı Edip Çakıcı, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İstanbul İl AFAD Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ve UNESCO/IOC Hükümetlerarası Koordinasyon Grubu Başkanı Dr. Alessandro Amato’nun yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Uluslararası standartlarda güvenli kent Kartal Belediyesi, İstanbul İl AFAD koordinasyonunda sürdürülen CoastWAVE 2.0 Projesi’ni başarıyla sonuçlandırdı. Uluslararası standartlarda belirlenen tüm güvenlik ve hazırlık aşamalarını yerine getiren Kartal, UNESCO’dan aldığı prestijli sertifika ile afet dirençliliğini tescilledi. Törende söz alan uzmanlar, ‘Tsunamiye Hazır Kent’ unvanının sadece bir belge değil; erken uyarı sistemlerinden tahliye planlarına, halkın bilinçlendirilmesinden altyapı hazırlığına kadar birden fazla temel göstergenin yerine getirilmesiyle elde edilen kapsamlı bir güvenlik ağı olduğunu vurguladı. "Gelecek nesillere dirençli bir Kartal bırakıyoruz" Sertifika töreninde konuşan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, göreve geldikleri günden bu yana ‘Dirençli Kent’ vizyonuyla hareket ettiklerini belirterek şunları söyledi: "Bugün sadece bir sertifika almıyoruz; komşularımızın can ve mal güvenliğini koruma yolunda attığımız dev bir adımın tescilini yaşıyoruz. İstanbul bir deprem gerçeğiyle yaşıyor ve bu gerçeğin bir parçası da denizlerimizde oluşabilecek tsunami riskidir. Biz ’bekleyip görmek’ yerine, bilimin ışığında hazırlık yapmayı seçtik. AFAD ve UNESCO ile yürüttüğümüz CoastWAVE 2.0 Projesi sayesinde, kıyı şeridimizde tahliye rotalarımızı belirledik. Tabelalandırma çalışmalarımızı tamamladık ve en önemlisi komşularımızda bu bilinci oluşturduk. Türkiye’nin bu unvana sahip ikinci kenti olmak bizim için büyük bir gurur. Ancak asıl başarımız; Kartal’ı her türlü afete karşı daha güvenli, daha hazırlıklı ve daha dirençli bir hale getirmektir. Bu projede emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. 6 Şubat’ta yaşadığımız acıları unutmadık. Allah bir daha yaşatmasın. Kartal için durmadan çalışmaya devam edeceğiz." Konuşmaların ardından UNESCO heyeti tarafından hazırlanan ‘Tsunami Ready’ sertifikası, alkışlar eşliğinde Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’e takdim edildi. Tören sonunda katılımcılar, projenin uygulama aşamalarını içeren sunumları izleyerek bölgedeki erken uyarı ve tahliye sistemleri hakkında detaylı bilgi aldı. Bu sertifika ile Kartal, uluslararası afet yönetim haritasında ‘güvenli bölge’ olarak işaretlenirken, İstanbul’un diğer kıyı ilçeleri için de örnek bir model teşkil etti.
15 Mayıs 2026 Cuma - 15:03 Sultangazi kurban pazarında hareketlilik başladı Sultangazi’de her yıl kurulan ve İstanbul’un birçok kesiminden vatandaşların uğrak noktası olan kurbanlık satış alanı, bu yıl da Sultangazi Belediyesi tarafından kurularak hizmet vermeye başladı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden getirilen büyükbaş ve küçükbaş kurbanlıklar kurulan çadırlarda yerini alırken, ilk günden satış yaptıklarını belirten satıcılar ise müşterilerin ilgisinin yoğun olduğunu belirtti. Bu yıl da Sultangazi Belediyesi tarafından kurulan kurban satış noktası, vatandaşlara hizmet vermeye başladı. Geniş bir alana kurulan ve içinde kafeteryasından sosyal donatı alanlarına her türlü imkanın bulunduğu ve ücretsiz internet ağı hizmetinin verildiği pazar, ilk günden yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin farklı bölgelerinden getirilen kurbanlıklar satışa sunulurken, satıcılarsa ilgiden dolayı memnun olduklarını söylediler. Kurbanlık satışı yapan Veysel Günal, "Sultangazi Belediyesi’nin açmış olduğu kurban pazarına geldik. Sinop’tan getirdik. Bu sene 200 ile 400, 500 kilo üzerinde hayvanlarımız var. Aşağı yukarı geçen sene ile bu sene arasında fiyatlarda yüzde 25 gibi bir fiyat farkı var. 200 bin TL’den 450 bin TL’ye kadar hayvanımız var. Şu anda 1-2 tane sattık. İnşallah bu hafta istediğimiz emeğimizi alırız" dedi. Bir diğer kurbanlık satıcısı Şükrü Toklu, "Samsun Alaçam’dan geldim. Kurbanlık hayvanlarımızı getirdik, yerine yerleştirdik. Müşteri ufak tefek gelmeye başladı. Fiyatlarımız 200 ile 400 bin arasında. Beklentimiz bu sene iyi olacak gibi" ifadelerini kullandı. Soner Özgenç ise, "Kurbanlıklarımızı getirdik, satmayı bekliyoruz. Fiyatlarımız 250’den başlıyor, 500’e kadar kurbanlıklar mevcut. Canlı kilo 600, 700, 1 tona yakın danalarımız var. Hareketlilik var, gelen giden oluyor şu anda. İlk günden böyle olduğu için biraz beklentimiz var, iyi olmasını bekliyoruz" diye konuştu. Pazara kurbanlık almak için gelen Zeki Koroğlu ise, "İşler güzel. Bu sene hayvanlar ucuz. Bir bakmaya geldik. Bu sene geçen seneye göre iyi. Geçen sene 200’dü, bu sene de 225-250 civarında" dedi. Küçükbaş hayvan satışı yapan Serhat Nemli, "Doğal ve organik hayvan almak isteyen buraya gelebilir. Hayvanlarımız kesinlikle meradan olup doğaldır, katkı içermemektedir. Müşterilerimizi bekleriz. Fiyatlarımız 20 binden başlar, 35-40 bine kadar çıkıyor" dedi. Serdar Demirbaş ise, "Hayvanlarımızı bugün Iğdır’dan getirdik. Satışlarımız bugünden itibaren başlayacak inşallah. 25 binden 40 bine kadar hayvanımız var. Yayla hayvanı, besi yemi yemedi, sadece yaylada beslendi" ifadelerini kullandı. Öte yandan Sultangazi Belediyesi’nin kurduğu kurban satış alanı havadan dron kamerası ile görüntülendi.
Terra Sanat Söyleşileri’nde yazmacılık geleneği ele alındı
27 Mart 2026 Cuma - 17:18 Terra Sanat Söyleşileri’nde yazmacılık geleneği ele alındı Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenen Terra Sanat Söyleşileri’nin 7’nci buluşmasında, Anadolu’nun köklü kumaş baskı geleneklerinden yazmacılık ele alındı. "Geleneksel Yazmacılıktan Güncel Sanata" başlıklı program, sanatseverlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Didem Öz, "Günümüzde maalesef yazma ile ilgili bir müze yok. Yazmanın değerini yaşatmak adına bir müze açılması gerektiğine inanıyorum" dedi. İstanbul’daki Terra Santa İstanbul’da düzenlenen etkinlikte, yazmacılık sanatının tarihî gelişimi, motif dili ve güncel sanattaki yansımaları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programın konuğu olan Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Didem Öz, geleneksel yazmacılığın yalnızca bir zanaat değil, aynı zamanda kültürel hafızayı taşıyan önemli bir sanat alanı olduğunu vurguladı. Söyleşide, yazmacılığın Anadolu’daki üretim merkezleri, kalıp oyma ve baskı teknikleri ile renk ve desen anlayışı hakkında bilgi verildi. Öz, başörtüsü, bohça, seccade ve yorgan yüzü gibi gündelik kullanım eşyalarında yaşatılan motiflerin, toplumların kimlik ve hafızasını yansıttığını ifade etti. Program kapsamında ayrıca katılımcılar için uygulamalı bir atölye çalışması da düzenlendi. Atölyede geleneksel baskı kalıpları tanıtılırken, katılımcılar kumaş üzerine baskı tekniklerini deneyimleme fırsatı buldu. Her ay farklı disiplinlerden sanatçı ve akademisyenleri bir araya getiren Terra Sanat Söyleşileri’nin, söyleşi ve atölye formatını bir arada sunarak katılımcılara etkileşimli bir deneyim sağladığı belirtildi. Etkinlik serisinin, geleneksel sanatlarla çağdaş yaklaşımlar arasında köprü kurmayı amaçladığı kaydedildi. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Didem Öz, "Bugün Terra Sanat söyleşilerinin 7’ncisi gerçekleşti. Öncelikle klasik yazmaları tanıtmak istedim. Sunum esnasında katılımcılara, birçok eski ve antika yazma örnekleri gösterdim. Daha sonra kendi yaptığım çalışmaları tanıttım. Bu çalışmalar daha çok klasik yazma modellerinden yola çıkarak yaptığım 2 ve 3D çalışmalardı. Katılımcılara hem klasik yazmaların özelliklerini ve nasıl yapıldığını hem de günümüze nasıl taşındığını göstermek istedim" dedi. "Her geleneksel sanat gibi yazmacılık da ustalarla ilerleyen bir sanat" Yazma denildiğine akla ilk önce başörtü geldiğini söyleyen Öz, "Başka kullanım alanlarına çok hakim olunmuyor. Yazma nasıl yapılır tekniği nelerdir, eski ustaları kimlerdir ve günümüzde yazmacılık ne durumda bunları aktardım. Her geleneksel sanat gibi yazmacılık da ustalarla ilerleyen bir sanat. Fakat usta para kazanamadığında, sürdürülebilir olmadığında yaptıkları ürünler de satılmadığı zaman küserler. Bu meslekte doğal bir süreç. 1950’den itibaren bu durumun gerçekleşmesi nedeniyle yazmahaneler birer birer kapanmış. 2005’te yaptığım araştırmada İstanbul’da iki adet yazmahane vardı. Bunlardan biri de aynı yıl içinde kapandı" diye konuştu. Atölyede yapacakları çalışmalara değinen Öz, "Atölyede teknik çalışma sonrasında, klasik eski yazma kalıplarıyla kumaş üzerine baskılar yapacağız. Günümüzde bunun kolay bir yolu var. Strafor kalıplarla da yapılabiliyor. Bu kalıpları da bugün baskıda katılımcılara göstereceğim. Ayrıca renklendirme de yapacağız. Derste gösterdiğim yazma bir yorgan yüzü. Yorgan yüzleri bugün kolaylıkla ulaşılabilir durumda değil. Ancak bazı antikacılarda karşımıza çıkabiliyor. Günümüzde maalesef yazma ile ilgili bir müze yok. Turistlere çok fazla satılan turistik bir ürün olduğu için de günümüzde çok fazla bulunmuyor. Derste gösterdiğim sepet motifi bulunan nadide örneklerden birisi. Yazmanın değerini yaşatmak adına bir müze açılması gerektiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Milas-Bodrum Havalimanı sezonun ilk dış hat uçuşunu karşıladı
27 Mart 2026 Cuma - 16:48 Milas-Bodrum Havalimanı sezonun ilk dış hat uçuşunu karşıladı Milas-Bodrum Havalimanı, SunExpress’in Frankfurt’tan gerçekleştirdiği sezonun ilk dış hat uçuşunu karşıladı. TAV Havalimanları tarafından işletilen Milas-Bodrum Havalimanı, Almanya Frankfurt’dan gerçekleştirilen uçuşla yaz sezonuna giriş yaptı. Bugün (27 Mart) Frankfurt’tan XQ3141 sefer sayılı uçuşla saat 14.20’de Bodrum’a inen yolcular, terminalde pasta ve çiçeklerle karşılandı. Düzenlenen karşılama törenine DHMİ Başmüdürü Kemal Daştan, Milas-Bodrum Havalimanı Genel Müdürü İclal Kayaoğlu’nun yanı sıra gümrük ve emniyet yetkilileri ile havayolu ve havalimanı çalışanları katıldı. SunExpress, yaz sezonu boyunca Frankfurt’tan Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri karşılıklı uçuşlar gerçekleştirecek. Milas-Bodrum Havalimanı Genel Müdürü İclal Kayaoğlu, "Sezonun ilk dış hat uçuşunu büyük bir memnuniyetle karşıladık. Bu yıl dış hatlarda 41 havayolu ile 76 destinasyona hizmet vereceğiz. Artan destinasyon sayımızla birlikte 2026 sezonunda turizm gelirlerine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Paydaşlarımızla birlikte Bodrum’un uluslararası erişimini güçlendirmek ve destinasyonun tanıtımına katkı sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dünyanın dört bir yanından misafirlerimizi Bodrum’da ağırlamayı dört gözle bekliyoruz" dedi. Milas-Bodrum Havalimanı, Kasım ayına kadar sürecek dış hat sezonunda AJet, Pegasus, flydubai, Jet2, SAS Scandinavian Airlines, Qatar Airways, Smartwings, Ryanair, Mavi Gök Havacılık ve Freebird başta olmak üzere birçok havayolunu ağırlayacak. Bu havayolları; Kopenhag, Edinburgh, Manchester, Zürih, Varşova, Viyana ve Amsterdam gibi destinasyonlara karşılıklı uçuşlar gerçekleştirecek. Ryanair’in Dublin ve Londra Stansted uçuşları ise yıl boyunca devam edecek. Milas-Bodrum Havalimanı 2025 yılında toplam 4 milyon 412 bin 884 yolcuya hizmet verdi. 2026 yılının ilk iki ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 büyüyerek 203 bin 551 yolcuya ulaştı.
Küçükçekmece Sinopspor’dan, Silivrispor maçındaki tezahüratlara tepki
27 Mart 2026 Cuma - 15:54 Küçükçekmece Sinopspor’dan, Silivrispor maçındaki tezahüratlara tepki Küçükçekmece Sinopspor Kulübü deplasmanda oynadıkları Silivrispor karşılaşmasında ev sahibi ekip taraftarların kötü tezahüratlarına yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. Küçükçekmece Sinopspor Kulübü, bu hafta Silivri’de oynadıkları maçta Silivrispor taraftarlarının tezahüratlarına tepki gösterdi. Küçükçekmece Sinopspor Başkanı Rafet Orhan, yaptığı yazılı açıklamada yaşananlara sert tepki gösterdi. Futbolun dostluk ve kardeşlik çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Orhan, rakip kulüplerin düşman değil, oyunun vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade etti. Başkan Orhan, "Rakiplerimiz olmadan biz de olamayız. Biz hiçbir rakibimizi düşman olarak görmedik, her zaman kardeş ve paydaş olarak gördük. Hiç kimse tribüne gelip ölmüş annesine küfür ettirmek için para harcamaz. Aile bizim için en kutsal değerdir. Bu tür davranışları asla kabul etmiyoruz" diye konuştu. Kadın taraftar projesiyle örnek olduk Kulüp olarak tribün kültürünü değiştirmek adına somut adımlar attıklarını belirten Rafet Orhan, kadın taraftarların tribünlere kazandırılması yönünde önemli bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Yaklaşık 80 kadın taraftarın hem iç saha hem de deplasman maçlarında takımlarını desteklediğini belirten Orhan, "Annelerimiz, eşlerimiz, kız kardeşlerimiz tribünlerde yer alıyor. Bizim maçlarımızda küfür olmaz, olamaz" şeklinde konuştu. TFF’ye çağrı Yaşanan olayların önüne geçilmesi için Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başta olmak üzere yetkili kurumlara çağrıda bulunan Başkan Orhan, mevcut cezaların caydırıcı olmadığını, yaptırımların artırılması gerektiğini vurguladı. Rafet Orhan, bu tür olaylara gerekli cezalar verilmediği taktirde daha da yaygınlaşacağını dile getirerek yetkilileri göreve davet etti.