Yerel Haberler
İstanbul
12 Mayıs 2026 Salı - 18:20 Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden çocuklara ve ailelere anlamlı seminer: "Aile bizim sığınağımız ve kalemizdir" İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, suça sürüklenen çocuklar ve ailelerine yönelik ‘Can Veren Pervaneler’ semineri düzenledi. Programda konuşan yazar Hayati İnanç, aile kurumunun önemine dikkat çekerek, "Aile bizim sığınağımız ve kalemizdir" dedi. İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, suça sürüklenen çocuklar ve ailelerinde farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir projeye imza attı. Kadıköy’de gerçekleştirilen ‘Can Veren Pervaneler’ temalı seminere; Anadolu Cumhuriyet Savcısı İdris Aksoy, kurum müdürleri, personel, çocuklar ve aileleri katıldı. "Çocukların topluma kazandırılması ve umut önceliğimiz" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürü Seviyya Sancı, yürütülen çalışmaların sadece hukuki bir süreçten ibaret olmadığını vurguladı. İnsana dokunan bir iyileşme sürecini hedeflediklerini belirten Sancı, çocukların topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmasının ve içlerindeki umut duygusunun güçlendirilmesinin kurumun öncelikli hedefleri arasında yer aldığını ifade etti. "Aile bizim sığınağımız ve kalemizdir" Seminer kapsamında düzenlenen söyleşide ise ünlü şair ve yazar Hayati İnanç, hayat, inanç ve aile değerleri üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Aile içi iletişimin ve toplumsal duyarlılığın altını çizen İnanç, Türk toplumunda aile bağlarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, "Aile bizim sığınağımız ve kalemizdir" ifadelerini kullandı. Değerlerin zayıflamasının sosyal sorunları beraberinde getirdiğine dikkat çeken İnanç, gençlerin ahlaki gelişimle yetiştirilmesinin toplumsal yapı üzerindeki olumlu etkilerine değindi. "Özellikle Türk toplumu için aile yapısı fevkalade önemlidir, ihmale gelmez" Yazar Hayati İnanç özellikle Türk toplumunda aile yapısının büyük bir önem taşıdığına dikkat çekerek, "Çok özel bir toplulukla bir arada bulunma fırsatımız oldu. Suça sürüklenen çocuklar ve aileleri bugünkü konuşmayı büyük bir dikkatle dinlediler. Bu programı düzenleyen ve gelip dinleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bugün burada ailenin önemi kendini gösterdi. Aile bizim sığınağımız, kalemiz. Özellikle Türk toplumu için aile yapısı fevkalade önemlidir, ihmale gelmez. Ancak son zamanlarda bir miktar hata ettiğimiz de doğrudur. Bu toplantı buna dair bir uyanışı ve farkındalığı ifade ediyordu. Herkesin üzerine düşeni yaparak aileyi ve anneyi daha yakından ve daha iyi kavrama, değerini anlama noktasında yol alabilmeyi ümit ediyorum" ifadelerine yer verdi. Gençlerin ve ailelerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, zaman zaman duygusal anlara sahne oldu. İnanç’ın kendine has üslubuyla aktardığı mesajlar katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinlik sonunda, aile değerlerinin gelecek nesillere güçlü bir şekilde aktarılması temennisinde bulunuldu.
12 Mayıs 2026 Salı - 17:36 Çölyak hastalarına özel gıda kolisi desteği Kağıthane Belediyesi, çölyak hastalarının günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla glütensiz gıda kolisi desteğini sürdürüyor. İlçe sınırları içerisinde ikamet eden çölyak hastalarına yönelik hazırlanan gıda kolileri belediye ekipleri tarafından vatandaşların evlerine ulaştırılıyor. Üç ayda bir düzenli olarak gerçekleştirilen çalışma kapsamında yaklaşık 200’e yakın glütensiz gıda kolisi ailelere teslim ediliyor. Özel beslenme gerektiren çölyak hastalarının ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla hazırlanan kolilerde, glütensiz ürünlerden oluşan çeşitli temel gıda malzemeleri yer alıyor. Düzenli olarak sürdürülen destek kapsamında vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimine katkı sağlanması hedefleniyor. Çölyak hastalığı; buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunan gluten proteinine karşı vücudun verdiği reaksiyon sonucu ortaya çıkıyor. İnce bağırsaklarda oluşan hassasiyet nedeniyle besin emilimini olumsuz etkileyen hastalık; halsizlik, kansızlık, iştahsızlık ve sindirim sorunları gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Kağıthane Belediyesi tarafından hazırlanan glütensiz gıda kolilerinin içerisinde; 3 paket un, köftelik bulgur, mısır nişastası, kakaolu fındık ezmesi, pirinç unu, arpa şehriye, mısır irmiği, tahinli kurabiye, susamlı çubuk, 3 paket makarna, karabuğday unu, kakaolu puding, 2 paket tane karabuğday ve mısır gevreği gibi glütensiz ürünler bulunuyor.
Türk Telekom 5G galasında yıldızlar geçidi
31 Mart 2026 Salı - 14:16 Türk Telekom 5G galasında yıldızlar geçidi Türk Telekom, 1 Nisan’da kullanıma sunacağı 5G teknolojisini; ana destekçisi olduğu, kültür ve sanatın kalbi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen görkemli gala gecesiyle tanıttı. Aramızdan ayrılan efsane sanatçı Müslüm Gürses’i 5G ve hologram teknolojisi sayesinde zamanın ötesine geçen bir dokunuşla sahneye taşıyan şirket, teknoloji ve sanatı 5G ile buluşturarak tarihi bir geceye imza attı. Türk Telekom’un ev sahipliğinde gerçekleşen gala, ‘yıldızlar geçidi’ne sahne oldu. Gecenin en çok konuşulan anı, 2013 yılında aramızdan ayrılan usta sanatçı Müslüm Gürses’in yapay zeka ve 5G tabanlı hologram teknolojisiyle yeniden dinleyicileriyle buluşmasıydı. Usta sanatçının hologramı, Sefo’nun "Bilmem mi?" şarkısı Sefo ile birlikte seslendirerek seyircilere unutulmaz anlar yaşattı. Efsane geri döndü: Sahne tozu ve 5G hızı bir arada Gecede sahne alan Türk rock müziğinin güçlü sesi Fatma Turgut, Gürses’in hologramıyla "İtirazım var"ı seslendirirken; pop müziğin duayen ismi Levent Yüksel performanslarıyla geceye renk kattı. 5G’nin ultra düşük gecikme süresi sayesinde sanatçılar, efsane isim Gürses’le aynı sahnedeymiş gibi kusursuz bir ritim yakaladı. "5G ekonomik ve sosyal ilerlemenin gücü olacak" Türk Telekom’un CEO’su Ebubekir Şahin "81 ili uçtan uca bağlayan fiber ağımız ve 5G’de abone başına sunduğumuz en yüksek kapasiteyle yeni döneme en hazır operatörüz. Sağlıktan eğitime, sanayiden sanata kadar her alanda dijital uçurumları kapatmayı hedefliyoruz. Bugün burada teknolojinin ve 5G’nin gücüyle usta sanatçımız Müslüm Gürses’i yeni şarkıları seslendirirken sanat deneyimimize yeni vizyon kazandırdı. Teknoloji birikimimiz ve 5G’deki uygulama yetkinliğimizle hayatın tüm alanlarında değer odaklı çalışmalar yürütmeyi sürdüreceğiz" dedi. "5G sayesinde Müslüm Gürses ile aynı ritimde buluştuk" Gecede sahne alan Sefo, "Türk Telekom’un teknolojik gücü ve Müslüm Gürses ile aynı "dijital" sahneyi paylaşmanın mutluluğu içindeyim. Hayatımın sıra dışı düetiydi. Müslüm Gürses gibi efsane ile aynı sahneyi paylaşmak guru verici. Şirkete böyle bir deneyim yaşattığı için teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. "5G ile engeller aşılıyor" Türk Telekom’un marka yüzü Tolga Çevik, "Türk Telekom ile başlattığımız ’herkes için 5G’ döneminin Türkiye için yeni bir vizyon olduğunu bu gece bir kez daha anladım. Şirket bugün 5G ile kültür sanatın dönüşebileceği noktaları ve teknolojinin sanata olan katkılarını ortaya koydu. Herkes için 5G dönemi hayırlı olsun" diye konuştu. "Hologram ile en anlamlı gece" Fatma Turgut, "Türk Telekom, 5G ile imkansız görüneni başararak bizleri sevilen usta sanatçı Müslüm Gürses ile aynı sahnede bir araya getirdi. Hologram teknolojisi sayesinde Müslüm Gürses ile karşılıklı ’İtirazım Var’ diyerek, kariyerimde unutulmaz bir geceye imza attım" dedi.
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında savcı 7 sanığın tahliyesini talep etti
31 Mart 2026 Salı - 13:35 Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında savcı 7 sanığın tahliyesini talep etti ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 13. oturumunda cumhuriyet savcısı tutukluluğa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı 7 sanığın tahliyesini mütalasında talep etti. Ayrıca, İmamoğlu’na el altından ulaştırılmak istenen gizli bir not damga vurdu. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 13. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada İstanbul 1 No’lu Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu hukuki değerlendirmelerde bulundu. Ardından mahkeme başkanı dün duruşma bittikten sonra salonda bir not bulunduğunu ve kendisine getirildiğini aktararak "Sayın Başkan diye başladığı için bana yazıldığını düşünerek arkadaşlar notu bana getirdi" dedi. Notun içeriğinde "cumhurbaşkanlığı adaylığı, Dilek Hanım" gibi ifadeler olduğunu söyleyen mahkeme başkanı, notun Ekrem İmamoğlu’na yazıldığını ifade etti. Mahkeme başkanı notu okuduktan sonra İmamoğlu’na ‘bazı ifadeleriniz, Dilek Hanım’ın cumhurbaşkanı adayı olarak hazırlanması üzerine algılanmış. Size birisi bunu iletmek istemiş, sahibini bilmiyoruz gelirse veririz’ dedi. Ekrem İmamoğlu ise notu alabileceğini söyledi. Başkan "Not alışverişine izin veremeyiz, ‘örgüt iddiası’ söz konusu" şeklinde cevap verdi. Ardından duruşma savcısı, tutukluluğa ilişkin mütalaa vermek için süre talep etti. Mahkeme heyeti, mütalaanın açıklanması için duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıklardan CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanları Ali Üner, Evren Şirolu ile Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Birlik ve Ekrem İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu yönünden mevcut delil durumu, sanıkların tutuklu kaldıkları süre ve üzerlerine atılı suçun vasıf ile mahiyeti gözetilerek bu aşamada tahliyelerine karar verilmesini diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.
Bahar ve Nihal Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar: Örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası
31 Mart 2026 Salı - 13:12 Bahar ve Nihal Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar: Örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Bahar Candan’ın 44, ablası Nihal Candan’ın ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar açıklayan mahkeme, örgüt lideri Onur Apaydın’ın 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Tutuksuz sanık Bahar Candan’ın 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hayatını kaybeden Nihal Candan hakkında açılan davanın düşürülmesine kararı verildi. Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğinde hareket ederek ucuza araç sattığını söyleyip vatandaşları sazan sarmalı yöntemi ile dolandırdığı iddia edilen 2’si tutuklu 21 sanıklı çete davasında karar duruşması görüldü. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, örgüt lideri olduğu öne sürülen tutulu sanık Onur Apaydın ve İlker Oflu, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Müşteki Bayram Serkan Zağlı ile bir kısım tutuksuz sanıklar da duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz sanık Bahar Candan ise duruşmaya katılmadı. "Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" Son beyanı sorulan müşteki Bayram Serkan Zağlı, "Şikayetim devam etmektedir, zararım bugüne kadar giderilmemiştir, sanıkların cezalandırılmasını talep ederim" dedi. Son sözü sorulan örgüt yöneticisi tutuklu sanık İlker Oflu, "Yaklaşık iki yıldır tutukluyum, bu dosya nedeniyle mağdurum, tahliyemi talep ederim. Sağlık problemlerim vardır, tansiyon hastasıyım, dikkate alınmasını talep ederim. Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık örgüt lideri Onur Apaydın ise son sözünde, "Bilirkişi raporunu inceledim, raporda Ömer Şeker’in tarafları yönlendirdiği, baskı altına aldığı açıktır. Suç duyurusunda bulunulmasını isterim, bu aşamada başka bir diyeceğim yoktur" şeklinde konuştu. Örgüt lideri hakkında 231 yıl 8 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, örgüt lideri tutuklu sanık Onur Apaydın hakkında, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından, 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen tutuklu sanık İlker Oflu için, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay, 35 ayrı dolandırıcılık suçuna ilişkin ise, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle beraatına ve tahliyesine karar verdi. Nihal Candan hakkındaki davanın düşürülmesi kararı Mahkeme, tutuksuz sanık Alisya Bahar Candan hakkında, ‘suç işlemek amacıyla kuruşmuş örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Ayhan Güldan, Ömer Çapan ve Şahin Baran’ın ise üzerine atılı tüm suçlarından ayrı ayrı beraatına hükmetti. Öte yandan mahkeme heyeti, 21 Haziran 2025 tarihinde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybeden ve dosya kapsamında tutuksuz yargılanan Nihal Candan’ın, hayatını kaybettiği gerekçesiyle üzerine atılı suçtan davanın ‘düşürülmesine’ karar verdi. Heyet, diğer sanıkların da değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında "Nihal ve Bahar Candan’ın önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı" ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek "Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu" şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ’suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ’kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti. Bahar Candan 20 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti.
Bahar ve Nihal Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar: Örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası
31 Mart 2026 Salı - 13:06 Bahar ve Nihal Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar: Örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Bahar Candan’ın 44, ablası Nihal Candan’ın ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar açıklayan mahkeme, örgüt lideri Onur Apaydın’ın 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Tutuksuz sanık Bahar Candan’ın 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hayatını kaybeden Nihal Candan hakkında açılan davanın düşürülmesine kararı verildi. Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğinde hareket ederek ucuza araç sattığını söyleyip vatandaşları sazan sarmalı yöntemi ile dolandırdığı iddia edilen 2’si tutuklu 21 sanıklı çete davasında karar duruşması görüldü. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, örgüt lideri olduğu öne sürülen tutulu sanık Onur Apaydın ve İlker Oflu, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Müşteki Bayram Serkan Zağlı ile bir kısım tutuksuz sanıklar da duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz sanık Bahar Candan ise duruşmaya katılmadı. "Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" Son beyanı sorulan müşteki Bayram Serkan Zağlı, "Şikayetim devam etmektedir, zararım bugüne kadar giderilmemiştir, sanıkların cezalandırılmasını talep ederim" dedi. Son sözü sorulan örgüt yöneticisi tutuklu sanık İlker Oflu, "Yaklaşık iki yıldır tutukluyum, bu dosya nedeniyle mağdurum, tahliyemi talep ederim. Sağlık problemlerim vardır, tansiyon hastasıyım, dikkate alınmasını talep ederim. Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık örgüt lideri Onur Apaydın ise son sözünde, "Bilirkişi raporunu inceledim, raporda Ömer Şeker’in tarafları yönlendirdiği, baskı altına aldığı açıktır. Suç duyurusunda bulunulmasını isterim, bu aşamada başka bir diyeceğim yoktur" şeklinde konuştu. Örgüt lideri hakkında 231 yıl 8 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, örgüt lideri tutuklu sanık Onur Apaydın hakkında, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından, 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen tutuklu sanık İlker Oflu için, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay, 35 ayrı dolandırıcılık suçuna ilişkin ise, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle beraatına ve tahliyesine karar verdi. Nihal Candan hakkındaki davanın düşürülmesi kararı Mahkeme, tutuksuz sanık Alisya Bahar Candan hakkında, ‘suç işlemek amacıyla kuruşmuş örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Ayhan Güldan, Ömer Çapan ve Şahin Baran’ın ise üzerine atılı tüm suçlarından ayrı ayrı beraatına hükmetti. Öte yandan mahkeme heyeti, 21 Haziran 2025 tarihinde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybeden ve dosya kapsamında tutuksuz yargılanan Nihal Candan’ın, hayatını kaybettiği gerekçesiyle üzerine atılı suçtan davanın ‘düşürülmesine’ karar verdi. Heyet, diğer sanıkların da değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında "Nihal ve Bahar Candan’ın önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı" ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek "Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu" şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ’suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ’kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti. Bahar Candan 20 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti.
Adalet Bakanı Gürlek: "Adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır"
31 Mart 2026 Salı - 12:35 Adalet Bakanı Gürlek: "Adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır" Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit oluşunun 11’inci yıl dönümü nedeniyle İstanbul Adalet Sarayında anma töreni düzenlendi. Törende konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, ‘’Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır. Devletimizin adalet eli, bu tehditler karşısında asla geri çekilmeyecektir. Milletimizin vicdanı, demokratik hukuk devletimizin en temel sütunlarından biri olan yargımız hedef alınmıştır ancak bilinmelidir ki; adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır’’ dedi. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın 11 yıl önce Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda şehit oluşunun yıl dönümü dolayısıyla anma töreni düzenlendi. Adliyenin Atrium alanında gerçekleşen törene Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, şehit Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, hakimler, savcılar, adliye personeli ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalar yapıldı. Konuşmaların ardından Şehit Savcı Kiraz’ın makam odası ziyaret edilerek karanfil bırakıldı, akabinde odasında Kur’an-ı Kerim okundu. ‘’Adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır’’ Törende konuşan Adalet Bakanı Gürlek, ‘’Merhum Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz; bundan 11 yıl önce, görevinin başında, adaletin tecellisi için mücadele ederken hain bir terör saldırısı sonucu şehit olmuştur. O gün sıkılan kurşunlar yalnızca Şehidimiz Selim Kiraz’a yönelmemiştir, o kurşunlar adalete sıkılmıştır, hukuka sıkılmıştır, Türk yargısına sıkılmıştır. Milletimizin vicdanı, demokratik hukuk devletimizin en temel sütunlarından biri olan yargımız hedef alınmıştır ancak bilinmelidir ki; adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır. Çünkü bizler, adaletin yalnızca bir görev değil; aynı zamanda kutsal bir emanet olduğunun farkındayız’’ dedi. ‘’Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır" Konuşmasına devam eden Gürlek, ‘’Adları, hedefleri ve eylemleri ne olursa olsun bütün terör örgütleri lanetlidir. Merhum şehidimize kastedenleri, bu alçak eylemin emrini verenleri ve terörü bir yöntem olarak benimseyen tüm yapıları şiddetle lanetliyoruz. Çünkü terör örgütleri insanlığa düşmandır. İnsanlığa karşı suç işleyen, kan ve korku üzerinden varlık göstermeye çalışan vahşi yapılardır. Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır. Devletimizin adalet eli, bu tehditler karşısında asla geri çekilmeyecektir. Bu vesileyle, başta Şehit Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz olmak üzere; adalet yolunda görev yaparken şehadete yürüyen tüm yargı mensuplarımızı ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dua ile anıyorum’’ şeklinde konuştu. ‘’Şehidimiz ardında onurlu bir miras, sarsılmaz bir duruş ve unutulmayacak bir hatıra bırakmıştır’’ İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, bugün sadece yas tutmak için değil; bir duruşu tazelemek, bir yemini tekrarlamak ve bu değerlere olan bağlılığımızı bir kez daha ortaya koymak için burada olduklarını belirterek, ‘’ Bundan tam 11 yıl önce, 31 Mart 2015 günü İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, bu binada görevinin başında iken menfur bir terör saldırısında şehit edilmiştir. Bu hain saldırı yalnızca bir Cumhuriyet Savcımızı değil, doğrudan bağımsız Türk Yargısı ve hukukun üstünlüğünü hedef almıştır ancak, hainlerin alçakça saldırısı, ne şehidimizin onurlu mücadelesini ne de bizim adalete olan inancımızı sarsabilmiştir. Aksine mücadelemizi daha da güçlendirmiştir. 11 yıl önce yaşanan bu menfur olay bizlere adalet yolunun ne kadar kutsal, ancak bir o kadar da fedakârlık gerektiren bir yol olduğunu göstermiştir. Şehidimiz, görev başında, millet adına adalet dağıtırken canını feda etmiş; ardında onurlu bir miras, sarsılmaz bir duruş ve unutulmayacak bir hatıra bırakmıştır.’’ diye konuştu. Adalet teşkilatı olarak, her türlü tehdit ve saldırı karşısında dimdik durmaya, hukuku savunmaya ve milletçe emanet edilen görevi layıkıyla yerine getirmeye devam edeceklerini belirterek, ‘’ Bu vesileyle, Şehit Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz başta olmak üzere, vatanı, milleti ve adalet uğruna hayatlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor; ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum’’ şeklinde konuştu. ‘’Allah bu millete, bu devlete zeval vermesin. Rabbim bu millete zarar vermek isteyenlere de fırsat vermesin’’ Şehit Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ise, ‘’11 yıl önce bugünü yine böyle hep beraber ama başka şekilde yaşamıştık. İnanın o günden bu güne kadar hiçbir zaman için ruhen ben Selim Kiraz’ı, oğlumu kendimden bir an bile ayrı görmemişimdir. Evimizde, bizim yanımızda hala yaşıyor manen ama bugün çok farklı bir manzarayla karşılaştım. Allah hepinizden razı olsun. Bakıyorum, beraber oldukları arkadaşları burada, sayın Başkanım. Beraber götürdüğümüz, çiçeği burnunda iken teslim ettiğimiz Kurul Başkanımız da burada, beraberlerdi. Bugün sizleri burada görünce inanın ben artık yalnız olmadığımı daha da fazla hissediyorum. Selim’i her an için yanımda görüyorum. Allah bu millete, bu devlete zeval vermesin. Rabbim bu millete zarar vermek isteyenlere de fırsat vermesin’’ ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 günü öğle saatlerinde İstanbul Adalet Sarayında görevi başındayken DHKP/C’li iki terörist tarafından odasında rehin alınmıştı. Teröristler, Savcı Kiraz’ın serbest bırakılması için Berkin Elvan’ın ölümüne neden olan polisin bulunmasını şartı koşmuş ancak Savcı Kiraz saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.
Küçükçekmece’de 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası’nda 285 sporcu yarıştı
31 Mart 2026 Salı - 12:18 Küçükçekmece’de 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası’nda 285 sporcu yarıştı Küçükçekmece’de düzenlenen 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi turnuvasında ilçe genelinden 285 sporcu yarıştı. Küçükçekmece Belediyesi ve Küçükçekmece Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü işbirliğiyle 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi turnuvası düzenlendi. Ata Sporları Merkezi Spor Salonu’nda gerçekleştirilen turnuvada ilçe genelinden 285 sporcu yarıştı. Açık Masa Tenisi Turnuvası; kırmızı ve beyaz olmak üzere iki kategoride gerçekleştirildi. Kırmızı kategorisinde; 12-18 yaş üstü, lisanslı, kadın ve erkek yarışmacılar, beyaz kategorisinde ise 12-18 yaş üstü, lisanssız, kadın ve erkek yarışmacılar rekabet etti. Üç set olarak gerçekleştirilen turnuva sonunda düzenlenen ödül töreniyle dereceye girenlere ödülleri takdim edildi. Bu kapsamda kırmızı kategoride birinciye 5 bin TL, ikinciye 3 bin TL, üçüncüye 2 bin TL ve dördüncüye bin TL ödül verilirken beyaz kategoride ise; birinciye 3 bin TL, ikinciye 2 bin TL, üçüncüye 1500 TL ve dördüncüye bin TL hediye çeki, kupa ve madalya takdim edildi. Dereceye girenler ise şöyle; 12-17 yaş, Kadın Kırmızı Kategorisi’nde : 1.Tuğçe Durmuş, 2. Esra Gümüş, 3. Öznur Çuha, 4. Eylül Özdemir 18 yaş ve üzeri, Kadın Kırmızı Kategorisi’nde : 1.Ebrar Kurt, 2. Burcu Başaran, 3. Hatice Ahmet, 4. Zebure Balkanlı 12-17 yaş, Erkek Kırmızı Kategorisi’nde: 1.Enes Asani, 2. İbrahim Enes Hozantaş, 3. Muhammed Ensar Asani, 4. Usame Eğridere 18 yaş ve üzeri, Erkek Kırmızı Kategorisi’nde: 1. Tarık Saim Özbek, 2. Emir Haktan Yöney, 3. Muhammed Meced, 4. M. Serkan Aldoğan 12-17 yaş, Erkek Beyaz Kategorisi’nde: 1. Erdem Kalkan, 2. Berat Pöhrekçi, 3. Muhammet Emir Çetin, 4. Akif Aydın Bektaş 18 yaş ve üzeri Erkek Beyaz Kategorisi’nde: 1.Osman Yasir Kargın, 2. Ali Osman Bayındır, 3. Ahmet Büyükdoğan, 4. Bekir Ünlü