ASAYİŞ - 31 Mart 2026 Salı 13:12

Bahar ve Nihal Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar: Örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası

A
A
A
Bahar ve Nihal Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar: Örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası

Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Bahar Candan’ın 44, ablası Nihal Candan’ın ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar açıklayan mahkeme, örgüt lideri Onur Apaydın’ın 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Tutuksuz sanık Bahar Candan’ın 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hayatını kaybeden Nihal Candan hakkında açılan davanın düşürülmesine kararı verildi.


Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğinde hareket ederek ucuza araç sattığını söyleyip vatandaşları sazan sarmalı yöntemi ile dolandırdığı iddia edilen 2’si tutuklu 21 sanıklı çete davasında karar duruşması görüldü. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, örgüt lideri olduğu öne sürülen tutulu sanık Onur Apaydın ve İlker Oflu, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Müşteki Bayram Serkan Zağlı ile bir kısım tutuksuz sanıklar da duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz sanık Bahar Candan ise duruşmaya katılmadı.



"Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum"


Son beyanı sorulan müşteki Bayram Serkan Zağlı, "Şikayetim devam etmektedir, zararım bugüne kadar giderilmemiştir, sanıkların cezalandırılmasını talep ederim" dedi.


Son sözü sorulan örgüt yöneticisi tutuklu sanık İlker Oflu, "Yaklaşık iki yıldır tutukluyum, bu dosya nedeniyle mağdurum, tahliyemi talep ederim. Sağlık problemlerim vardır, tansiyon hastasıyım, dikkate alınmasını talep ederim. Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" ifadelerini kullandı.


Tutuklu sanık örgüt lideri Onur Apaydın ise son sözünde, "Bilirkişi raporunu inceledim, raporda Ömer Şeker’in tarafları yönlendirdiği, baskı altına aldığı açıktır. Suç duyurusunda bulunulmasını isterim, bu aşamada başka bir diyeceğim yoktur" şeklinde konuştu.



Örgüt lideri hakkında 231 yıl 8 ay hapis cezası


Kararını açıklayan mahkeme heyeti, örgüt lideri tutuklu sanık Onur Apaydın hakkında, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından, 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen tutuklu sanık İlker Oflu için, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay, 35 ayrı dolandırıcılık suçuna ilişkin ise, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle beraatına ve tahliyesine karar verdi.



Nihal Candan hakkındaki davanın düşürülmesi kararı


Mahkeme, tutuksuz sanık Alisya Bahar Candan hakkında, ‘suç işlemek amacıyla kuruşmuş örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Ayhan Güldan, Ömer Çapan ve Şahin Baran’ın ise üzerine atılı tüm suçlarından ayrı ayrı beraatına hükmetti.


Öte yandan mahkeme heyeti, 21 Haziran 2025 tarihinde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybeden ve dosya kapsamında tutuksuz yargılanan Nihal Candan’ın, hayatını kaybettiği gerekçesiyle üzerine atılı suçtan davanın ‘düşürülmesine’ karar verdi. Heyet, diğer sanıkların da değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.



İddianameden


Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında "Nihal ve Bahar Candan’ın önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı" ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek "Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu" şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ’suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ’kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti. Bahar Candan 20 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir ESMİAD heyeti Adalet Komisyonu Başkanı Sazak’ı ziyaret etti Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD) Yönetim Kurulu üyeleri, dernek bünyesinde faaliyet gösteren avukatlar ile birlikte Eskişehir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen bu nazik ziyarette; iş dünyası ile yargı arasındaki mevcut ilişkiler, ortak paylaşımlar ve karşılıklı beklentiler üzerine kapsamlı bir istişare gerçekleştirme imkânı bulundu. Özellikle ticari hayatın sağlıklı ve güvenilir bir zeminde sürdürülebilmesi adına yargı ile iş dünyası arasındaki güçlü iletişimin önemi karşılıklı olarak değerlendirildi. Görüşmede ayrıca, uygulamada karşılaşılan hukuki süreçler, çözüm odaklı yaklaşımlar ve kurumlar arası iletişimin daha etkin hale getirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi planlanan hukuk sempozyumları, ortak bilgilendirme toplantıları ve iş dünyasına yönelik farkındalık çalışmalarına ilişkin konular da ele alındı. Samimi ve yapıcı bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, karşılıklı anlayış ve iş birliği çerçevesinde hareket edilmesinin hem yargı sistemine hem de ticari hayata olumlu katkılar sağlayacağı ifade edildi. Nazik kabulleri, misafirperverlikleri ve kıymetli değerlendirmeleri için ESMİAD heyeti, Arif Hamdi Sazak’a teşekkür ederek, bu tür karşılıklı temasların artarak devam etmesini temenni ettiklerini belirtti.
Siirt Siirt’te böbrek tümörü komplikasyonsuz alındı Siirt’te 78 yaşındaki hastanın böbreğinde tespit edilen tümör, ileri cerrahi teknikle damar akışı durdurulmadan başarıyla çıkarıldı. Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ileri cerrahi tekniklerle gerçekleştirilen operasyon başarıyla tamamlandı. Şırnak’tan sevk edilen 78 yaşındaki kadın hastanın sağ böbreğinde yaklaşık 3 santimetrelik renal hücreli kanser (RCC) şüphesi taşıyan kitle tespit edildi. Hastane bünyesinde yapılan değerlendirmelerin ardından hasta, başka bir merkeze yönlendirilmeden ameliyata alındı. Yaklaşık 1,5 saat süren operasyon, herhangi bir komplikasyon gelişmeden başarıyla tamamlandı. Ameliyat sonrası yapılan kontrollerde hastanın böbrek fonksiyonlarının normal seyrettiği öğrenilirken, taburculuğunun planlandığı bildirildi. Operasyonda kullanılan "off-clamp" tekniği sayesinde böbreğe giden ana damar sıkılmadan cerrahi müdahale gerçekleştirildi. Bu yöntemle kan dolaşımı durdurulmadan tümör çıkarılırken, böbrek dokusunun iskemiye maruz kalmasının önüne geçildi. Daha önce de benzer bir vakada başarılı sonuç elde edilen hastanede, bu son operasyonla birlikte ileri düzey cerrahi uygulamaların bölgede güvenle yapılabildiği bir kez daha ortaya kondu. Yetkililer, söz konusu gelişmenin hem hastaların organ fonksiyonlarının korunması hem de bölgedeki sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması açısından önemli olduğunu vurguladı.