Yerel Haberler
İstanbul
Mahkeme başkanından sanık avukatlarına: "Hızlanması için bize yardımcı olun, kaç gündür duruşma yapıyoruz, bu tempoda duruşma yapan heyet yok" 12 Mayıs 2026 Salı - 20:57:58 ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında mahkeme başkanı sanık avukatlarına, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 36. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık eski Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin savunma yaptı. Ahmet Şahin hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, örgütün Büyükçekmece’deki faaliyetlerinin takibi için örgüt lideri tarafından meclis üyesi olarak yerleştirildiği ifade edilmişti. Şahin’in başka soruşturma kapsamında tutuklanan Hasan Akgün’ün yerine Başkanvekili olarak görevlendirildiği ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş tarafından Büyükçekmece Belediyesi’nde "sistem" için para toplaması amacıyla yetkili kılındığı aktarılmıştı. Şahin’in Büyükçekmece’de bulunan büyük inşaat projelerinin, alışveriş merkezlerin imar ve ruhsat konusundaki taleplerini örgüt lideri ve yöneticilerine ilettiği de iddianamede aktarılmıştı. Sanık Şahin iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Sözde örgütün faaliyetlerinin takibi için meclis üyeliğine yerleştirildiğim iddiası var. 2009 yılından beri meclis üyesiyim. Siyasetin her bir kademesinde emek verdim. Büyükçekmece’de 42 yıldır yaşıyorum. 4 seçim dönemi boyunca listelerin birinci sıralarından meclis üyesi seçildim. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün yerine seçildim. Belediye başkanvekilliğinin bir suç idaresine çevrildiğine inanmak istemiyorum. Ben Fatih Keleş’i siyasetten tanırım. Aramızda ast, üst emir talimat ilişkisi olamaz. Hiyerarşi iddiasını da kabul etmiyorum. Üzerime atılı örgüt üyeliği suçunu kabul etmiyorum" dedi. Duruşmada ardından Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya’nın savunmasına geçildi. Kaya hakkında iddianamede, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderi olduğu, bu sebeple nüfuzunu kullanarak belediye ile sivil vatandaşlar arasındaki aracı kişi olduğu belirtilmişti. Kaya’nın sivil vatandaşların belediyedeki iş ve işlemleri için resmi bir sıfatı olmamasına rağmen nüfuzunu kullanarak devreye girdiği, belediyeye işe alınacak şahıslar konusunda da yine belediyede resmi sıfatı bulunmamasına rağmen aracılık yürüttüğü iddianamede kaydedilmişti. Kaya’nın İBB kaynaklarından kendisine maddi menfaat temin etmeye çalıştığı iddianamede açıklanmıştı. Kaya, mesleğinin iş insanı olduğunu ve aylık gelirinin 300 bin TL olduğunu söyleyerek, "Ben İBB’de çalışan değilim, altyapı üstyapı yapmıyorum. Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı örgüt üyesiymişim. Ben ne yaptım, ne talimat vermiş bana, ne işini yapmışım? Bu dosyada bana yöneltilen bir eylem yok. Sanıklar arasında tanığım 2-3 kişi var, biri eniştem Ekrem İmamoğlu. Ben haksız zenginleşmedim ben zengindim zaten. Zenginleşmeye ihtiyacım yoktu benim. Ben çok üzgünüm böyle bir olay bana yaşatıldığı için. Ben bu ülkeye yatırım yapmış, SSK, vergi primi ödemiş, işçisinin parasını zamanında ödeyen, bu ülkeye döviz kazandıran biriyim. İddianame çıktı okudum, ‘mahkeme başkanı beni tensip ile bırakır’ dedim. Ortada bir şey yok. Tek bir şey var 380 gündür ben cezaevindeyim. Ben iyi bir iş insanıyım. Ben o koltukta olsam bunların hepsini bırakırım. Eğer kamuya zarar vermişsem ödeyeceğim 10 katını. İş adamıyım ben. Kendi paramdan ödeyeceğim" dedi. Mahkeme başkanı Kaya’nın avukatlarının savunmasının ardından yaptığı açıklamada, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Süreci biz de uzatmaktan memnun değiliz. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. Duruşma yarına ertelendi.
Adalet Bakanı Gürlek: "Adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır"
31 Mart 2026 Salı - 12:35 Adalet Bakanı Gürlek: "Adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır" Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit oluşunun 11’inci yıl dönümü nedeniyle İstanbul Adalet Sarayında anma töreni düzenlendi. Törende konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, ‘’Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır. Devletimizin adalet eli, bu tehditler karşısında asla geri çekilmeyecektir. Milletimizin vicdanı, demokratik hukuk devletimizin en temel sütunlarından biri olan yargımız hedef alınmıştır ancak bilinmelidir ki; adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır’’ dedi. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın 11 yıl önce Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda şehit oluşunun yıl dönümü dolayısıyla anma töreni düzenlendi. Adliyenin Atrium alanında gerçekleşen törene Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, şehit Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, hakimler, savcılar, adliye personeli ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalar yapıldı. Konuşmaların ardından Şehit Savcı Kiraz’ın makam odası ziyaret edilerek karanfil bırakıldı, akabinde odasında Kur’an-ı Kerim okundu. ‘’Adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır’’ Törende konuşan Adalet Bakanı Gürlek, ‘’Merhum Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz; bundan 11 yıl önce, görevinin başında, adaletin tecellisi için mücadele ederken hain bir terör saldırısı sonucu şehit olmuştur. O gün sıkılan kurşunlar yalnızca Şehidimiz Selim Kiraz’a yönelmemiştir, o kurşunlar adalete sıkılmıştır, hukuka sıkılmıştır, Türk yargısına sıkılmıştır. Milletimizin vicdanı, demokratik hukuk devletimizin en temel sütunlarından biri olan yargımız hedef alınmıştır ancak bilinmelidir ki; adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır. Çünkü bizler, adaletin yalnızca bir görev değil; aynı zamanda kutsal bir emanet olduğunun farkındayız’’ dedi. ‘’Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır" Konuşmasına devam eden Gürlek, ‘’Adları, hedefleri ve eylemleri ne olursa olsun bütün terör örgütleri lanetlidir. Merhum şehidimize kastedenleri, bu alçak eylemin emrini verenleri ve terörü bir yöntem olarak benimseyen tüm yapıları şiddetle lanetliyoruz. Çünkü terör örgütleri insanlığa düşmandır. İnsanlığa karşı suç işleyen, kan ve korku üzerinden varlık göstermeye çalışan vahşi yapılardır. Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır. Devletimizin adalet eli, bu tehditler karşısında asla geri çekilmeyecektir. Bu vesileyle, başta Şehit Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz olmak üzere; adalet yolunda görev yaparken şehadete yürüyen tüm yargı mensuplarımızı ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dua ile anıyorum’’ şeklinde konuştu. ‘’Şehidimiz ardında onurlu bir miras, sarsılmaz bir duruş ve unutulmayacak bir hatıra bırakmıştır’’ İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, bugün sadece yas tutmak için değil; bir duruşu tazelemek, bir yemini tekrarlamak ve bu değerlere olan bağlılığımızı bir kez daha ortaya koymak için burada olduklarını belirterek, ‘’ Bundan tam 11 yıl önce, 31 Mart 2015 günü İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, bu binada görevinin başında iken menfur bir terör saldırısında şehit edilmiştir. Bu hain saldırı yalnızca bir Cumhuriyet Savcımızı değil, doğrudan bağımsız Türk Yargısı ve hukukun üstünlüğünü hedef almıştır ancak, hainlerin alçakça saldırısı, ne şehidimizin onurlu mücadelesini ne de bizim adalete olan inancımızı sarsabilmiştir. Aksine mücadelemizi daha da güçlendirmiştir. 11 yıl önce yaşanan bu menfur olay bizlere adalet yolunun ne kadar kutsal, ancak bir o kadar da fedakârlık gerektiren bir yol olduğunu göstermiştir. Şehidimiz, görev başında, millet adına adalet dağıtırken canını feda etmiş; ardında onurlu bir miras, sarsılmaz bir duruş ve unutulmayacak bir hatıra bırakmıştır.’’ diye konuştu. Adalet teşkilatı olarak, her türlü tehdit ve saldırı karşısında dimdik durmaya, hukuku savunmaya ve milletçe emanet edilen görevi layıkıyla yerine getirmeye devam edeceklerini belirterek, ‘’ Bu vesileyle, Şehit Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz başta olmak üzere, vatanı, milleti ve adalet uğruna hayatlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor; ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum’’ şeklinde konuştu. ‘’Allah bu millete, bu devlete zeval vermesin. Rabbim bu millete zarar vermek isteyenlere de fırsat vermesin’’ Şehit Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ise, ‘’11 yıl önce bugünü yine böyle hep beraber ama başka şekilde yaşamıştık. İnanın o günden bu güne kadar hiçbir zaman için ruhen ben Selim Kiraz’ı, oğlumu kendimden bir an bile ayrı görmemişimdir. Evimizde, bizim yanımızda hala yaşıyor manen ama bugün çok farklı bir manzarayla karşılaştım. Allah hepinizden razı olsun. Bakıyorum, beraber oldukları arkadaşları burada, sayın Başkanım. Beraber götürdüğümüz, çiçeği burnunda iken teslim ettiğimiz Kurul Başkanımız da burada, beraberlerdi. Bugün sizleri burada görünce inanın ben artık yalnız olmadığımı daha da fazla hissediyorum. Selim’i her an için yanımda görüyorum. Allah bu millete, bu devlete zeval vermesin. Rabbim bu millete zarar vermek isteyenlere de fırsat vermesin’’ ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 günü öğle saatlerinde İstanbul Adalet Sarayında görevi başındayken DHKP/C’li iki terörist tarafından odasında rehin alınmıştı. Teröristler, Savcı Kiraz’ın serbest bırakılması için Berkin Elvan’ın ölümüne neden olan polisin bulunmasını şartı koşmuş ancak Savcı Kiraz saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.
Küçükçekmece’de 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası’nda 285 sporcu yarıştı
31 Mart 2026 Salı - 12:18 Küçükçekmece’de 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası’nda 285 sporcu yarıştı Küçükçekmece’de düzenlenen 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi turnuvasında ilçe genelinden 285 sporcu yarıştı. Küçükçekmece Belediyesi ve Küçükçekmece Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü işbirliğiyle 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi turnuvası düzenlendi. Ata Sporları Merkezi Spor Salonu’nda gerçekleştirilen turnuvada ilçe genelinden 285 sporcu yarıştı. Açık Masa Tenisi Turnuvası; kırmızı ve beyaz olmak üzere iki kategoride gerçekleştirildi. Kırmızı kategorisinde; 12-18 yaş üstü, lisanslı, kadın ve erkek yarışmacılar, beyaz kategorisinde ise 12-18 yaş üstü, lisanssız, kadın ve erkek yarışmacılar rekabet etti. Üç set olarak gerçekleştirilen turnuva sonunda düzenlenen ödül töreniyle dereceye girenlere ödülleri takdim edildi. Bu kapsamda kırmızı kategoride birinciye 5 bin TL, ikinciye 3 bin TL, üçüncüye 2 bin TL ve dördüncüye bin TL ödül verilirken beyaz kategoride ise; birinciye 3 bin TL, ikinciye 2 bin TL, üçüncüye 1500 TL ve dördüncüye bin TL hediye çeki, kupa ve madalya takdim edildi. Dereceye girenler ise şöyle; 12-17 yaş, Kadın Kırmızı Kategorisi’nde : 1.Tuğçe Durmuş, 2. Esra Gümüş, 3. Öznur Çuha, 4. Eylül Özdemir 18 yaş ve üzeri, Kadın Kırmızı Kategorisi’nde : 1.Ebrar Kurt, 2. Burcu Başaran, 3. Hatice Ahmet, 4. Zebure Balkanlı 12-17 yaş, Erkek Kırmızı Kategorisi’nde: 1.Enes Asani, 2. İbrahim Enes Hozantaş, 3. Muhammed Ensar Asani, 4. Usame Eğridere 18 yaş ve üzeri, Erkek Kırmızı Kategorisi’nde: 1. Tarık Saim Özbek, 2. Emir Haktan Yöney, 3. Muhammed Meced, 4. M. Serkan Aldoğan 12-17 yaş, Erkek Beyaz Kategorisi’nde: 1. Erdem Kalkan, 2. Berat Pöhrekçi, 3. Muhammet Emir Çetin, 4. Akif Aydın Bektaş 18 yaş ve üzeri Erkek Beyaz Kategorisi’nde: 1.Osman Yasir Kargın, 2. Ali Osman Bayındır, 3. Ahmet Büyükdoğan, 4. Bekir Ünlü
ING Uluslararası Yetenek Programı’na başvurular başladı
31 Mart 2026 Salı - 11:38 ING Uluslararası Yetenek Programı’na başvurular başladı ING Türkiye’nin Uluslararası Yetenek Programı (ITP), yeni mezun gençlere, kariyerlerine daha güçlü bir başlangıç yapma ve uluslararası deneyim kazanma fırsatı sunuyor. Bankanın faaliyet gösterdiği 14 ülkede uygulanan programda genç yetenekler; uluslararası eğitim ve sertifika programlarının yanı sıra farklı iş alanlarında deneyim kazanma şansı yakalıyor. Uluslararası Yetenek Programı’na Youthall üzerinden 13 Nisan’a kadar başvuru yapılabiliyor. ING Türkiye’nin genç yeteneklere kariyerlerinde güçlü bir başlangıç imkânı sunan Uluslararası Yetenek Programı (ITP) için başvuru süreci başladı. Farklı disiplinlerden yeni mezun genç yeteneklere yönelik ITP, katılımcılara uluslararası eğitim ve sertifika fırsatlarıyla gelişimlerini global ölçekte ilerletme imkânı sunuyor. Yaklaşık 30 yıldır ING’nin faaliyet gösterdiği 14 ülkede uygulanan programa başvuran adaylar, değerlendirme sürecini başarıyla tamamladıktan sonra Practica Kampı’na katılarak bankanın kültürünü ve ilgi duydukları iş alanlarını yakından tanıma fırsatı buluyor. Kamp sürecinin ardından ITP’ye kabul edilen katılımcılar, uluslararası eğitim ve sertifika programlarının yanı sıra yerel ve global rotasyon imkanlarıyla farklı deneyimler kazanarak kariyer yolculuklarına devam ediyor. Uluslararası Yetenek Programı’na Youthall üzerinden 13 Nisan’a kadar başvuru yapılabiliyor. Uluslararası deneyim fırsatı sunuyor Banka, insan odaklı kültür yaklaşımı doğrultusunda ITP ile genç yeteneklere potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir gelişim imkânı sunuyor. Gençler, farklı iş alanlarında deneyim kazanırken bankanın uluslararası yapısının bir parçası olarak kariyerlerine daha geniş bir perspektiften yön verme fırsatı bulabiliyor. İki yıl süren program boyunca ITP katılımcıları, yerel ve global rotasyon fırsatlarıyla farklı deneyimler kazanıyor, edindikleri bu birikimle kariyer yolculuklarına sağlam bir temel oluşturuyor. ’’Genç yeteneklere kariyerlerinde güçlü bir başlangıç yapma fırsatı sunuyoruz’’ İnsanı merkeze alan yaklaşımları ile çalışanlarının gelişimlerini önceliklendirdiklerine değinen ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, "Bankamızda insan odaklı kültürümüzü yalnızca bugünün ihtiyaçları için değil, geleceğin iş dünyasına hazır olma perspektifiyle şekillendiriyoruz. Genç yeteneklerin potansiyellerini erken dönemde keşfetmelerini ve farklı deneyimlerle gelişimlerini desteklemeyi önemsiyoruz. Uluslararası Yetenek Programımız, yalnızca bir işe alım programı değil; geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedeflediğimiz stratejik bir yetenek yatırımı niteliği taşıyor. Programımızın katılımcıları, global eğitim ve uluslararası rotasyon fırsatları sayesinde farklı bakış açıları kazanırken; değişen iş dünyası dinamiklerine hızlı uyum sağlayabilen, çevik ve etkisi yüksek profesyoneller olarak kariyer yolculuklarını sürdürebiliyor. Bu program, genç yeteneklere güçlü bir kariyer başlangıcı sunmanın ötesinde; onların ING’nin global yapısında değer üreten ve fark oluşturan profesyoneller olarak konumlanmalarına destek olmayı amaçlıyor" şeklinde konuştu.
Yıldız Holding’de üst düzey atama
31 Mart 2026 Salı - 11:31 Yıldız Holding’de üst düzey atama Yıldız Holding’in sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunda önemli bir atama gerçekleşti. Gıda ve hızlı tüketim sektörlerinde Türkiye ve uluslararası pazarlarda satış, ticari pazarlama ve yönetim alanlarında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan ve 2011-2015 yılları arasında Yıldız Holding’de üst düzey görevlerde bulunan Ali Sözen, Yıldız Holding Chief Operating Officer (COO) olarak atandı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, atamaya ilişkin değerlendirmesinde, "Sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedeflerimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz bu atama ile geçmişte birlikte çalıştığımız Ali Sözen’in yeniden aramıza katılmasından memnuniyet duyuyorum. Chief Operating Officer olarak bu önemli görevde operasyonel mükemmeliyet yaklaşımımızı daha da ileri taşıyacağına ve Yıldız Holding’in uzun vadeli stratejik hedeflerine değerli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ali Sözen’e yeni görevinde başarılar diliyorum" dedi. Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Gıda ve hızlı tüketim sektörlerinde satış, ticari pazarlama ve yönetim alanlarında 35 yılı aşkın profesyonel deneyime sahip Ali Sözen, Yıldız Holding Chief Operating Officer (COO) olarak görev yapacak. Holding genelinde operasyonel mükemmeliyetin güçlendirilmesine ve performans odaklı yönetim anlayışının pekiştirilmesine liderlik edecek olan Sözen, inovasyon ve verimlilik odaklı projelere yön vererek Yıldız Holding’in rekabet gücünün ve operasyonel verimliliğinin artırılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda bütçe ve performans süreçlerinin etkin yönetimini üstlenecek; sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yeni projelerin ve yatırımların geliştirilmesi ile stratejik olarak değerlendirilmesinde aktif rol oynayacak. Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda önemli sorumluluklar üstlenen Ali Sözen, kariyerine MetLife’ta başladı. Ardından Coca-Cola İçecek’te ulusal ve bölgesel satış liderliği görevlerini üstlendi. Pınar markasını bünyesinde bulunduran Yaşar Grup’ta Satış ve Dağıtımdan Sorumlu Başkan Yardımcılığı ile Gıda ve İçecek Grubu Başkanlığı görevlerinde bulunan Sözen, Coca-Cola bünyesinde Nijerya’da Ulusal Ticaret Direktörü olarak da görev yaptı. 2011-2015 yılları arasında Yıldız Holding’de Gıda ve İçecek Grubu Başkan Yardımcılığı ile Gıda ve Süt Ürünleri Grubu Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenen Sözen, bu dönemde ekipleri ile önemli başarılara imza attı. 2015 yılından bu yana Lactalis Türkiye CEO’su olarak görev yapıyordu. İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü mezunu olan Sözen, MBA eğitimini University of Toledo’da tamamladı.
"Bilişim Çağında Dezenformasyon" konusu ele alındı
31 Mart 2026 Salı - 11:15 "Bilişim Çağında Dezenformasyon" konusu ele alındı İstanbul Beykent Üniversitesi ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı işbirliğiyle düzenlenen "Bilişim Çağında Dezenformasyon" başlıklı etkinlikte, dezenformasyonla mücadele konusu ele alındı. Doğru bilgiye ulaşmak için dijital medya okuryazarlığının önemi vurgulandı. İstanbul Beykent Üniversitesi Öğrenci Merkezi Dezenformasyonla Mücadele Kulübü tarafından, "Bilişim Çağında Dezenformasyon" konulu etkinlik düzenlendi. İstanbul Beykent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Kırdar’ın katılımıyla gerçekleşen etkinlikte Köşe Yazarı Murat Özer, öğrencilere konuşma yaptı. İstanbul Beykent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Kırdar, "İletişim önemli ama iletişim çağında doğru bilgiyi iletebilmek de önemli. Dijitalleşme, globalleşme önemli kavramlar fakat dezenformasyon, manipülasyon veya algı yönetimi gibi kavramları hem makro düzeyde, günümüz dünyasında savaşlarda yaşıyoruz hem de mikro olarak işletmeler aynı sorunları yaşayabiliyor. Buna karşı öğrencilerimizi bilinçlendirmek ve dijital medya yazarlığı konularında bilgi sahibi olmaları için destek olmaya çalışıyoruz" dedi. "Yapay zekaya ayak uydurmak gerekiyor" Teknoloji çağında yapay zekaya ayak uydurulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Yalçın Kırdar, "Dünya standartları üzerinde hareket edebilmek gerekiyor. Bunu yaparken de etik değerleri, ahlaki değerleri, kendi kültürel değerlerimizi dikkate alarak kontrol edebilmeli ve yönetebilmeliyiz. Kriz yönetiminde doğruyu anlatmaya, mağduru koruyabilmeye, etik ve ahlaki sorumluluklarımızı kamu kuruluşları ve yükseköğretim kurumları olarak yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu konuda sadece makro düzeydeki ülkeler bunu kullanmıyor. Kötü amaçlı veya negatif kuruluşlar, terör örgütleri bile bunu maalesef bir araç olarak kullanabiliyor. Bunun için bilim iletişimi kapsamında, hem öğrencilerimizi hem toplumu, hem de kurumları bilinçlendirmeye yönelik ve önlem alınması gerekiyorsa tartışmak için bir araya geliyoruz" diyerek sözlerini noktaladı. "Bilgi araçsallaşıyor" Dezenformasyonla Mücadele Kulübü Danışmanı Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker ise, "Öğrencilerimizle birlikte böyle bir etkinlik düzenliyoruz. Çağımız, hızlı bilgi akış çağı. Ama bu bir yandan hızlı bilgi akışı olurken bir yandan da bilgi araçsallaşmış oluyor ve doğru bilgiye ulaşmak zorlaşıyor. Öğrencilerimizin aynı zamanda dijital aktörler olması, doğru bilgiye ulaşmayı öğrenmesi, hatta bilgi üretmeleri açısından bu tarz etkinlikler düzenliyoruz" diye konuştu. Dijital okuryazarlık ve medya okuryazarlığının önemini vurgulayan Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker, "Dijital okuryazarlık ve dijital medya okuryazarlığı bu anlamda çok önemli. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının bu yönde çalışmaları mevcut. Bizler Dezenformasyonla Mücadele Kulüpleri olarak kendilerine destekler veriyoruz. Dezenformasyona Mücadele Merkezi (DMM) de bunu yapacak. Dijital medya okuryazarlığı genele yaygınlaştırılınca, gençler ve yetişkin eğitim şeklinde artık proaktif hareket alınabilecek" dedi.