Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Yüzlerce kişi Sumud filosuna destek için pedal çevirdi
10 Mayıs 2026 Pazar - 14:57:26
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na destek vermek üzere düzenlenen bisiklet turunda dayanışma mesajı verildi. Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Filistin’e Destek Platformu, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na destek vermek üzere bisiklet turu düzenledi. Etkinlikte yüzlerce katılımcı dayanışma ve insanlık adına pedal çevirdi. Sepetçiler Kasrı’ndan başlayan 20 kilometrelik tur; Karaköy, Beşiktaş, Unkapanı, Balat ve Eyüpsultan güzergâhının ardından yeniden Sepetçiler Kasrı’nda sona erdi. Toplumsal duyarlılığı güçlendirmeyi amaçlayan etkinlikte, Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çekilirken uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yapıldı. Türk ve Filistin bayraklarıyla donatılan bisikletler, tur boyunca dayanışmanın ve kardeşliğin sembolü oldu. Katılımcıların yoğun ilgisi ve coşkulu atmosferiyle gerçekleşen etkinlikte, ablukanın sona ermesi ve insani yardımların kesintisiz şekilde Gazze’ye ulaştırılması çağrısı yapıldı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 14:54
Anneler Günü’nde çocuklarına penaltı attılar
Pendikspor Yenişehir Futbol Okulu, Anneler Günü’nde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Anneler, düzenlenen yarışmayla futbol okulunda eğitim gören çocuklarına penaltı attı. Oldukça heyecanlı geçen penaltı atışları sırasında güzel görüntüler oluştu. Antrenörler tarafından tüm annelere kırmızı karanfil hediye edildi. Pendikspor Yenişehir Futbol Okulu, Anneler Günü’nü unutulmaz bir etkinlikle kutladı. Antrenman sahasında çocuklarına karşı kale başına geçen anneler, hem penaltı attı hem de çocuklarıyla birlikte eğlenceli anlar yaşadı. Renkli görüntülerin sahne olduğu etkinlikte, duygusal anlar futbol heyecanıyla birleşti. Pendikspor Yenişehir Futbol Okulu Koordinatörü Ramazan Dur, "Annelerimiz bizler için çok değerli. Sadece bir gün değil her gün onların kıymetini bilmemiz gerekiyor. Bizler de bugünü onlarla beraber keyifli bir etkinlikle değerlendirmek istedik" dedi. "İlk kez yeşil sahalarda penaltı atışı kullandım ve oğluma gol attım" Oğlu Rüzgar Ege, Pendikspor Yenişehir Futbol Okulu’nda eğitim gören Pelin İzel Yakut, "Bu anlamlı günde biz anneler için böyle bir etkinlik düzenleyen hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu vesileyle ben de ilk kez yeşil sahalarda penaltı atışı kullandım ve oğluma gol attım. Çok mutlu oldum" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 14:46
İstanbul’da güneşi gören sahile koştu
İstanbul’da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan’da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti. Sabahın erken saatlerinden itibaren Emirgan sahiline gelen vatandaşlardan kimileri balık tutarken, kimileri yürüyüş yapmayı tercih etti. Sahil hattında yoğunluk yaşanırken, aileler ise ağaç gölgelerinde piknik yaptı. Öte yandan sıcak havanın tadını çıkarmak isteyen çok sayıda vatandaş, Boğaz manzarasına karşı vakit geçirip bol bol fotoğraf çektirdi. Sahilde oluşan yoğunluk havadan da görüntülendi. Ailesi ile birlikte sahile yürüyüşe gelen Taşın Özdemir, "Havalar güzel, biz de değerlendirmek için ailecek Emirgan sahile geldik. Geziyoruz, dolaşıyoruz. Havaların daha da ısınmasını bekliyoruz" dedi. "Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık" Güzel hava nedeniyle sahile balık tutmaya geldiğini belirten Sinan Kaya, "Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık. Uzun zamandır boğazda balık yoktu. Balık tutmaya geldik. Havaların güzelleşmesiyle birlikte balık bollaşmaya başladı. Balık tutuyoruz, piknik yapıyoruz. Havayı güzel bulan insanlar kendilerini sahile atmışlar" diye konuştu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 14:17
Marmara Üniversitesi’nde dikkat çeken sempozyum: "İnsan anlaşılmadığında şiddete yöneliyor"
Marmara Üniversitesi bünyesinde düzenlenen "Eğitim ve Rehberlikte Enneagram" temalı sempozyumda, son yıllarda okullarda artış gösteren şiddet olayları, akran zorbalığı, dikkat eksikliği ve iletişim problemleri ele alındı. Uzmanlar, empati ve farkındalık temelli yaklaşımların eğitim ortamlarında olumlu etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti. Marmara Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen sempozyumda eğitimciler, psikolojik danışmanlar, akademisyenler ve katılımcılar bir araya geldi. Programda özellikle çocukların mizaca dayalı olarak anlaşılmasının, aile içi iletişimden okul ortamına kadar birçok alanda önemli katkılar sunduğu ifade edildi. Eğitimde yaşanan davranış problemleri, öfke kontrolü, dijital bağımlılık ve dikkat eksikliği gibi konular da sempozyumun ana başlıkları arasında yer aldı. "Kendi duygu ve davranışlarımızı keşfetmek ilişkilerde daha sağlıklı iletişim kurulmasına katkı sağlıyor" İsmail Acarkan, bireyin hem kendisini hem de karşısındaki insanı doğru anlamasının ilişkiler açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Enneagram kişiyi genellemelerden uzaklaştırıyor. Her bireyin doğuştan gelen farklı mizaç özellikleri olduğunu ortaya koyuyor. Kendi duygu ve davranışlarımızı anlamak, bizi tetikleyen korku ve motivasyonları keşfetmek ilişkilerde daha sağlıklı iletişim kurulmasına katkı sağlıyor" dedi. Ömer Yanartaş ise dikkat eksikliği ve hiperaktivite problemlerinin son yıllarda ciddi şekilde arttığını ifade ederek, "Enneagram kişilerin dikkatini yönetmesi, duygularını kontrol edebilmesi ve dürtülerini dengelemesi açısından önemli katkılar sağlayabiliyor. Özellikle farkındalık gelişiminde destekleyici bir sistem olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu. "Kişi kendisini anlaşılmış hissetmediğinde bunu agresif tavırlarla gösterebiliyor" Muammer Küçük Yazıcı da şiddet ve zorbalık davranışlarının çoğu zaman psikolojik tatminsizlik sonucu ortaya çıktığını belirterek, "Her bireyin mizacı farklı olduğu için problemli davranışların nedenleri de farklıdır. Çocuk ya da yetişkin, kişi kendisini anlaşılmış hissetmediğinde bunu agresif tavırlarla gösterebiliyor. Mizaç merkezli iletişim sayesinde bu tür davranışların azalabileceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Ekrem Özden ise enneagramın kariyer planlaması üzerindeki etkilerine değinerek, "Mizaç bilgisi tek başına meslek seçimini belirlemez ancak kişinin güçlü yönlerini fark etmesinde önemli bir rehber olabilir. İş yaşamında ve insan ilişkilerinde bu farkındalık ciddi katkılar sağlayabiliyor" ifadelerini kullandı. "Çocukları ve eşleri anlamaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç var" Sempozyuma katılan Ali İhsan Kaya da çocukların eğitim süreçlerinde mizaç merkezli yaklaşımın önemine dikkat çekerek, "Çocukların akademik başarısı ve yaşadığı problemler açısından bu yaklaşımın çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Burada daha derin bilgiler edinme fırsatı bulduk" dedi. Katılımcılardan Narin Devrim Emre ise özellikle dijital çağda aile içi iletişimin önem kazandığını ifade ederek, "Çocukları ve eşleri anlamaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Enneagramın öfke kontrolü ve iletişim problemlerinin çözümünde önemli katkılar sunduğunu düşünüyorum" ifadelerine yer verdi. Sempozyumda uzmanlar tarafından eğitimde güvenli ortamların güçlendirilmesi, empati kültürünün yaygınlaştırılması ve farkındalık temelli rehberlik çalışmalarının artırılması gerektiği vurgulandı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:18
Son 3 yıldır büyüyen otomobil satışları Mart ayında yüzde 13 düşüş ile inişe geçti
Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,94 oranında daralarak 265 bin 398 adet olarak gerçekleşti. Mart ayında otomobil pazarı yüzde 13,04 daraldı. Elektrikli otomobil satışları 38 bin 420 adetle yüzde 18,2 pay aldı. Mart ayında yerli otomobil markası Togg 4 bin 440 adet satış rakamına ulaştı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,94 oranında daralarak 265 bin 398 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde geçen yıla göre yüzde 5,86 oranında daralarak 210 bin 688 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 4,23 artarak 54 bin 710 adet oldu. Otomobil pazarı yüzde 13,04 daraldı Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2026 Mart ayında yüzde 12,75, otomobil pazarı yüzde 13,04 ve hafif ticari araç pazarı yüzde 11,69 oranında daraldı. 2026 yılı Mart ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 yılı Mart ayına göre yüzde 12,75 oranında daralarak 101 bin 997 adet oldu. 2026 Mart ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,04 daralarak 79 bin 857 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 11,69 daralarak 22 bin 140 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Mart ayı ortalama satışlara göre yüzde 23,8 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Mart ayı ortalama satışlara göre yüzde 24,3 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Mart ayı ortalama satışlara göre yüzde 22,2 arttı. Otomobil pazarı segmentlere göre; pazarın yüzde 85’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 114 bin 588 adetle yüzde 54,4 pay, B segmenti otomobiller 64 bin 155 adetle yüzde 30,5 pay aldı. Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 62,8 pay, 132 bin 380 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 20,5 pay ve 43 bin 209 adet satış ile Sedan, yüzde 16,4 pay ve 34 bin 537 adet satış ile H/B otomobiller takip etti. Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 88 bin 688 adetle yüzde 42,1 pay, hibrit otomobil satışları 69 bin 504 adetle yüzde 33 pay, elektrikli otomobil satışları 38 bin 420 adetle yüzde 18,2 pay ve dizel otomobil satışları 13 bin 326 adetle yüzde 6,3 pay, otogazlı otomobil satışları 750 adetle yüzde 0,4 pay aldı. Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 45,9 artarak yüzde 16,4 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 34,4 azalarak yüzde 1,8 pay aldı. Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 28,5 azalarak yüzde 27,2 pay, 1400-1600cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 9,4 azalarak yüzde 21 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 1,2 azalarak yüzde 0,5 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 29 azalarak yüzde 0,2 pay aldı. Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 60 bin 684 adetle yüzde 28,8 pay, 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 45 bin 438 adetle yüzde 21,6 pay aldı. Otomatik şanzımanlı otomobiller; 204 bin 931 adetle yüzde 97,3 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 5 bin 757 adetle yüzde 2,7 pay aldı. Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; van gövde tipi yüzde 75,9 pay ve 41 bin 498 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; kamyonet gövde tipi yüzde 9 pay ve 4 bin 915 adetle 2. sırada yer aldı. Mart ayında en çok satan ilk 10 marka şöyle: Renault: 13 bin 99 adet Fiat: 9 bin 73 adet Toyota: 7 bin 747 adet Peugeot: 7 bin 161 adet Volkswagen: 7 bin 6 adet Ford: 6 bin 829 adet Citroen: 5 bin 818 adet Opel: 5 bin 691 adet Hyundai: 5 bin 370 adet Togg: 4 bin 440 adet Tesla, 935 adet satış rakamına ulaşırken, Çinli otomobil markası Chery, Mart ayında 2 bin 88 adet satış gerçekleştirdi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:10
Uzmanlardan ‘kahve’ uyarısı: "Günde 4 fincan ve üzeri olumsuz etkiler oluşturabiliyor"
En çok tüketilen içeceklerden olan kahvenin kalp sağlığına etkilerine yönelik konuşan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Gençler arasında giderek yaygınlaşmakta. Hem ülkemizde hem dünya genelinde en sık tüketilen içecek durumuna gelmekte. 4 fincan ve üzeri kahve tüketimi artık kafeine bağlı olumsuz etkileri beraberinde getirebiliyor. Bunlar genellikle nabız artışı, tansiyonda ani yükseliş, kaygı hali oluşturabilir. Yeni nesil kahvecilerdeki kahveler fazla miktarda şeker, şurup içerebilmekte, olumsuz etkiler göz önünde bulundurulmalı" dedi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:07
Umut Meraş: "Beşiktaş’a transfer olduktan sonra bir kere bile A Milli Takım’a çağırılmadım"
Bir dönem A Milli Takım ve Beşiktaş forması da giyen Eyüpsporlu futbolcu Umut Meraş, Le Havre’de futbol oynarken her milli takım kampına davet edildiğini, ancak siyah-beyazlılarla sözleşme imzaladıktan sonra bir daha çağrılmadığını ve bunun kendisi için çok enteresan bir durum olduğunu söyledi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 09:57
Fenerbahçe-Beşiktaş derbilerinde yabancı golcüler ön planda
Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında Süper Lig, Türkiye Kupası ve Süper Kupa’da oynanan son 53 maçta atılan 148 golün 104’ü yabancı futbolculardan geldi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 09:56
’Adet ağrısı normaldir’ algısı, kadınların tanı almasını geciktiriyor
Endometriozisin üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 10’unu etkilediğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin, kronik pelvik ağrı şikâyeti olan kadınlarda bu oranın yüzde 30-50’ye, infertilite grubunda ise yüzde 40’a kadar yükseldiğini söyledi. Dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadının bu hastalıktan etkilendiğinin tahmin edildiğini ifade eden Çetin, ’Adet ağrısı normaldir’ algısının tanıyı geciktirdiğine dikkat çekti. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin, endometriozisin, rahim içini döşeyen endometrium dokusunun rahim dışında yumurtalıklar, tüpler, bağırsaklar ve nadiren akciğer gibi farklı organlarda yerleşmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Çoğunlukla şiddetli adet ağrısı ile ortaya çıkıyor Hastalığın çoğu zaman şiddetli ağrı ile kendini gösterdiğini ancak belirtilerin kişiden kişiye değişebildiğini vurgulayan Çetin, şu ifadeleri kullandı: "Şiddetli adet ağrısı (dismenore), cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni), kronik pelvik ağrı, bağırsak ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler, infertilite, yoğun ve düzensiz adet kanamaları en sık görülen belirtiler arasında yer alır. Burada özellikle vurgulanması gereken nokta şudur; ‘Adet ağrısı normaldir’ algısı, birçok kadının yıllarca bu hastalıkla tanı almadan yaşamasına neden olmaktadır. Günlük yaşamı kısıtlayan ağrı mutlaka bir kadın doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir." Tanıda vajinal muayene ve görüntüleme önemli Endometriozis tanısının günümüzde giderek daha fazla "klinik tanı" olarak kabul edildiğini belirten Çetin, jinekolojik (vajinal) muayenenin bu açıdan önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Muayene sırasında rahim ve çevre dokuların değerlendirildiğini, hassasiyet, nodül veya kitle varlığının araştırıldığını ifade eden Çetin, vajinal ultrasonografi ile yumurtalık kistleri ve diğer bulguların ayrıntılı olarak incelendiğini kaydetti. Bu yöntemlerin tanıyı desteklediğini belirten Çetin, kesin tanının gerektiğinde laparoskopi ile konulduğunu, manyetik rezonans görüntülemenin ise kompleks olgularda hastalığın yayılımını değerlendirmede önemli katkı sağladığını dile getirdi. Laparoskopinin tanının kesin olarak doğrulanmasını sağlayan altın standart yöntem olarak kabul edildiğini belirten Çetin, ancak her hastada tanı amacıyla uygulanmasının önerilmediğini, güncel yaklaşımda cerrahi işlemlerin yalnızca seçilmiş olgularda tercih edildiğini, çoğu hastada tanının muayene ve görüntüleme bulgularına göre konulduğunu ifade etti. Tedavide amaç: Ağrıyı azaltma ve doğurganlığı koruma Endometriozis tedavisinde amacın ağrıyı azaltmak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve çocuk sahibi olma ihtimalini korumak olduğunu belirten Çetin, birçok hastada ilk tercihin ilaç tedavisi olduğunu söyledi. Bu tedavilerin, vücuttaki bazı hormonları dengeleyerek hastalığın etkilerini azaltmayı hedeflediğini ifade eden Çetin, şu bilgileri paylaştı: "Doğum kontrol hapları düzenli veya sürekli şekilde kullanılabilmektedir. Progesteron içeren ilaçlar hastalığın büyümesini baskılayabilmektedir. Hormonlu spiral (rahim içi araç) hem ağrıyı azaltmaya hem de hastalığı kontrol altına almaya yardımcı olabilmektedir. Daha güçlü hormon düzenleyici iğne veya ilaçlar da bazı durumlarda tercih edilmektedir." Bu tedavilerin özellikle ağrı şikâyetlerini azaltmada etkili olduğunu ve çoğu hastada ameliyata gerek kalmadan kontrol sağlanabildiğini belirten Çetin, ilaçlara rağmen geçmeyen şiddetli ağrı, yumurtalıklarda büyük kist oluşumu, hastalığın bağırsak veya idrar yolları gibi organları etkilemesi ya da çocuk sahibi olamama gibi durumlarda cerrahi tedavinin planlanması gerektiğini söyledi. Bu durumlarda kapalı yöntemle yapılan ameliyatların tercih edildiğini ifade eden Çetin, ameliyatla hastalıklı dokuların temizlenebildiğini ve bunun bazı hastalarda şikâyetleri belirgin şekilde azaltabildiğini dile getirdi. Ameliyat kararı dikkatle verilmeli Ancak her ameliyatın riskleri bulunduğunu hatırlatan Çetin, özellikle yumurtalıklar üzerinde yapılacak işlemlerin ileride çocuk sahibi olma ihtimalini etkileyebileceğini, bu nedenle ameliyat kararının dikkatle verilmesi ve mümkünse deneyimli ekipler tarafından uygulanması gerektiğini vurguladı. Endometriozisin uzun süreli bir hastalık olabildiğini belirten Çetin, burada amacın hastanın yaşam kalitesini artırmak ve şikâyetlerini kontrol altında tutmak olduğunu söyledi. Hastalığın kronik ve nüks eğilimi yüksek olduğunu ifade eden Çetin, cerrahi sonrası 5 yıl içinde nüks oranlarının yüzde 20-40 arasında bildirildiğini, bu nedenle uzun dönem medikal tedavilerin büyük önem taşıdığını kaydetti. Psikolojik, sosyal ve ekonomik etkileri de var Endometriozisin yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Çetin tanı gecikmesi, heterojen klinik seyir ve tedaviye rağmen nüks oranlarının yüksekliğinin hastalık yönetimini zorlaştırdığını ifade etti. Hastalığın yalnızca fiziksel değil psikolojik, sosyal ve ekonomik etkilerinin de bulunduğunu vurgulayan Çetin, kadınlarda iş gücü kaybı, sosyal izolasyon ve depresyon gibi sorunlara yol açabildiğini söyledi. Endometriozisin milyonlarca kadının yaşamını etkileyen ancak hâlâ yeterince konuşulmayan bir hastalık olduğunu belirten Çetin, erken tanı ve doğru tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini, bunun yolunun ise toplumsal farkındalıktan geçtiğini sözlerine ekledi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 09:51
Fenerbahçe ile Beşiktaş derbisinde son 7 maçta beraberlik çıkmadı
Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan son 7 derbi karşılaşmasında beraberlik yaşanmadı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 09:49
"Kadıköy Camii Projesine" derneklerden destek
Kadıköy Rıhtım Meydanı'na yapılması planlanan cami projesine karşı düzenlenen eylemin ardından, Selamet Akıncıları Derneği de Kadıköy Rıhtım Meydanı'nda basın açıklaması yaparak projeye destek verdi. Selamet Akıncıları Derneği İstanbul Teşkilat Başkanı Eyüp Karagöl, "Müslümanların ibadet hakkına yönelik en küçük bir tahammülsüzlük dahi kabul edilemez. İnanç özgürlüğünü yalnızca kendi yaşam biçimiyle sınırlayan anlayış; özgürlük değil, açık bir çifte standarttır" dedi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 09:48
Erdemir, Düsseldorf Tube & Wire Fuarı’nda sektör profesyonelleriyle buluşacak
OYAK Maden Metalürji şirketlerinden Erdemir, 13-17 Nisan tarihlerinde Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenecek uluslararası Tube & Wire Fuarı’na katılarak, ürün portföyü ve geliştirdiği uygulamaları hakkında bilgi verecek. OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, uluslararası Tube & Wire Fuarı’na katılıyor. Erdemir, Almanya’nın Düsseldorf kentinde 13-17 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuarda katma değer sağlayan ürünleri ve geliştirdiği uygulamaları hakkında bilgi verecek. Messe Düsseldorf Fuar Alanı’nda yapılacak fuara 4’üncü kez katılacak Erdemir, Tube & Wire’da Hall 3, C49 numaralı 252 metrekarelik standında ziyaretçilerini ağırlayacak. Şirket, uluslararası çelik sektörünün buluşma noktası olan bu fuarla global iş birliklerini artırmayı hedefliyor. Fuarda; tel üretimi, tel ve tel imalatı malzemeleri, tel üretim makineleri, kablo imalatı, kablolar, yay ve yay üretimi ile kablo ve boru üretim kontrol sistemlerine ilişkin son gelişmeler ziyaretçilerle paylaşılacak.
02 Nisan 2026 Perşembe - 09:42
İstanbul’a çamur yağdı, araçlar çamurla kaplandı
İstanbul’da sabahın ilk saatlerinde etkisini gösteren çamur yağmuru, araçların üzerini adeta çamurla kapladı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 09:42
’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanığa ilişkin tutukluluk incelemesi yapılacak
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının bugün görülecek olan 15. oturumunda, mahkeme tarafından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapılması öngörülüyor.
02 Nisan 2026 Perşembe - 09:29
Sandalyesi çalınan mobilyacıdan hırsıza sitem: "Abla takımı bozdun, kalanı da gel al"
İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bir mobilya mağazası önünde sergilenen masa ve sandalye takımındaki iki sandalye, kimliği belirsiz bir kadın tarafından çalındı. Hırsızlık anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Yarım kalan takımın şaşkınlığını yaşayan işletme sahibi Enes Eren, "Abla bari gel, kalan iki tanesini de al. Takım bozuldu, elimizde kaldı. Şu an sandalyeler bana bakıyor, ben onlara bakıyorum" dedi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 09:28
Kanserle mücadelede uzmanlardan kritik uyarı: "Stres, korku ve bastırılmış duygular kanseri tetikleyebilir"
Türk Kanser Derneği tarafından 1-7 Nisan Ulusal Kanserle Mücadele Haftası kapsamında düzenlenen basın toplantısında, erken teşhisin hayati önemi vurgulanarak, ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanılması çağrısı yapıldı. Psikoonkolog Psikoterapist Ceren Camadan, "Antidepresan kullanımının bazı durumlarda kanser hastalarında görülebildiğini belirterek, "Psikoloji, kanser sürecinin aslında önemli bir bölümünü oluşturuyor. Günümüzde bilimsel çalışmalar, kanserlerin önemli bir kısmında psikolojik faktörlerin etkili olduğunu gösteriyor. Bu etki genellikle bastırılmış duygular üzerinden değerlendiriliyor. Danışanlarımızın geçmiş 5 yılı incelenerek, bu süreçte bastırdıkları duyguları ifade etmeleri sağlanıyor. Çünkü yapılan araştırmalar, organların psikolojik anlamları olduğunu ortaya koyuyor" dedi. 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası nedeniyle İstanbul’da basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, Onkoloji Uzmanı Dr. Esat Namal, Psikoonkolog Psikoterapist Ceren Camadan, Diyetisyen Yasemin Güzel ve Şarkıcı Betül Demir katıldı. Toplantıda kanserle mücadelede erken teşhisin belirleyici rolüne dikkat çekilerek, toplumun bilinçlendirilmesinin önemine vurgu yapıldı. Türk Kanser Derneği yetkilileri, ücretsiz kanser taramalarının önemine dikkat çekerek vatandaşları bu hizmetlerden faydalanmaya davet etti. "Kanserden değil, geç kalmaktan korkulmalı" mesajının verildiği toplantıda, erken teşhisin hayat kurtardığı bir kez daha hatırlatıldı. Dernek bünyesinde faaliyet gösteren ‘Mucize Evi’ ile ileri evre kanser hastalarına destek sağlandığı belirtilerek, bu çalışmalara kamuoyunun destek vermesi çağrısında bulunuldu. Dernekte gönüllü olarak kanser hastalarına ve hasta yakınlarına destek veren Psikoonkolog Psikoterapist Ceren Camadan, "Psikoloji, kanser sürecinin aslında önemli bir bölümünü oluşturuyor. Kanser çoğu zaman "eşittir ölüm" algısıyla anılıyor. Eskiden, ailelerdeki genetik yatkınlık nedeniyle "Benim de kanser olma ihtimalim var, çünkü ailemde geçmişte kanser nedeniyle vefat eden çok kişi var" düşüncesi yaygın şekilde oluşabiliyordu. Ancak günümüzde bilimsel çalışmalar, kanserlerin önemli bir kısmında psikolojik faktörlerin etkili olduğunu gösteriyor. Bu etki genellikle bastırılmış duygular üzerinden değerlendiriliyor. Danışanlarımızın geçmiş 5 yılı incelenerek, bu süreçte bastırdıkları duyguları ifade etmeleri sağlanıyor. Çünkü yapılan araştırmalar, organların psikolojik anlamları olduğunu ortaya koyuyor" dedi. Kanseri ‘ölüm’ olarak değerlendirmek yerine bedeni, "Artık kendine dön, kendini fark et" mesajı veren bir sistem olarak ele aldıklarını belirten Camadan, "Hayatın akışı içinde iş, aile veya sosyal çevre kaynaklı birçok problemle karşılaşabiliyoruz. Önemli olan açık iletişim kurabilmek ve duyguları bastırmamaktır. Hayatta her zaman çok güçlü, çok iyi ya da mükemmel olmak zorunda değiliz. Kendimize alan tanımalı, iyi olmadığımız durumları ve bizi rahatsız eden konuları ifade edebilmeliyiz. Aşırı fedakarlığın ve tahammülün zamanla psikolojinize zarar verebileceğinin farkında olmak gerekir. Kişi kanser olduğunda, yakınlarının "Sen çok güçlüsün, bunu atlarsın" ya da "Ne var ki, daha önce neleri atlattın" gibi baskı kuran ifadeler kullanmaması gerekir. Çünkü o kişi güçsüz hissedebilir ve kendini iyi hissetmeyebilir. Yakınların da bu süreçte kaybetme kaygısı yaşaması doğaldır; ancak kanser hastasının yakınları da görünmeyen bir stres ve yük taşır. Onlar da adaptasyon sorunları yaşayabilir ve yeni roller üstlenmek zorunda kalabilirler. Bu nedenle hem hasta hem de hasta yakınlarının birlikte ele alındığı, multidisipliner bir yaklaşım benimsenmelidir. Ücretsiz kanser taramalarını aksatmamak da oldukça önemlidir. "Kötü bir sonuç çıkabilir" düşüncesiyle taramadan kaçınmak, aslında hayatı riske atmak anlamına gelebilir. Erken tanı, hayat kurtarır" diye konuştu. "Antidepresan kullanımı bazı durumlarda kanser hastalarında görülebilir" Camadan, antidepresan kullanımının bazı durumlarda kanser hastalarında görülebildiğini belirterek, "Uyku problemlerinin de bu süreçte sıkça ortaya çıktığı bilinmektedir. Bununla birlikte, hiç antidepresan kullanmadan kanser tanısı alıp kaygı, vitamin eksikliği veya uyku problemleri yaşayan hastalar da olabilir. Bu durumların, karaciğeri daha fazla yormadan ve antidepresan kullanımına gerek kalmadan, doğru vitamin destekleriyle yönetilmesi mümkündür. Bu vitaminler, hastaların duygularını bastırmadan ifade etmelerine ve terapötik süreçlerde kendilerini daha sağlıklı şekilde aktarmalarına da yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı. "Kanserden neden korkulmayacağına dair rehberlik hizmeti veriyoruz" Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, "Her yıl yaklaşık 240 bin yeni kanser vakasıyla karşılaşıyoruz. Bu vakaların yarısı sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli taramalarla önlenebilmiş olsaydı, bu sayıyı yarıya indirmek mümkün olabilirdi. Bu nedenle erken teşhis, kanserde son derece önemlidir. Sevdiklerimize ve birbirimize travma yaşatmamak adına, Türk Kanser Derneği’nin ücretsiz tarama hizmetlerinden faydalanılması gerektiğini özellikle vurguluyoruz. Ayrıca geç evrede tanı almış hastalarımızın da korkmaması gerektiğini, günümüzde bu hastalık için çözümler bulunduğunu onkologlarımızla birlikte anlatıyoruz. Psikolojik durum da bu süreçte büyük önem taşımaktadır. Psikoonkologlarımız bu konuyu detaylı şekilde ele almaktadır. Beslenme düzeni, günlük yaşamda maruz kaldığımız faktörler ve genel yaşam alışkanlıklarımız oldukça belirleyicidir. Bu nedenle daha sağlıklı nasıl yaşanabileceği, taramaların nasıl yapılması gerektiği ve hangi faktörlerden uzak durulması gerektiği konusunda halkımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Lütfen korkmayalım, aksine sürecin üzerine giderek bilinçlenelim. Korkan bireyler için de burada rehberlik hizmeti veriyoruz. Dileyenler bize ulaşabilir; neden korkmamaları gerektiğini farklı yönleriyle kendilerine anlatabiliriz" dedi. "Obezite, son dönemde öne çıkan önemli kanser risk faktörlerinden biridir" Kanser vakalarının yaklaşık Yüzde 30-40’ının önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını vurgulayan Onkoloji Uzmanı Dr. Esat Namal, şunları söyledi: "Bu nedenle, çoğu insanın bildiği ancak uygulamakta zorlandığı bazı temel öneriler bulunmaktadır. Sigara içmemek, sağlıklı ve dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, mümkün olduğunca kilo almamak önemlidir. Obezite, son dönemde öne çıkan önemli kanser risk faktörlerinden biridir. Bunun yanı sıra, mümkün olduğunca stressiz ve daha mutlu bir yaşam sürmeye çalışmak, kanseri davet etmemek adına önem taşır. Ancak tüm bu önlemlere rağmen, maalesef kanser herkes için ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Günümüzde dünya genelinde, kalp hastalıklarından sonra yaşam kaybında ikinci sırada yer almakta ve görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. En kritik konu erken teşhistir. Kanser erken evrede tespit edildiğinde, günümüzde gelişen tıbbi imkanlar sayesinde tamamen tedavi edilebilmekte, yani kür sağlanabilmektedir. Herkesin, Türk Kanser Derneği’nin sunduğu ücretsiz kanser taramalarına düzenli olarak gelmeleri için davet ediyoruz." Şarkıcı Betül Demir: "Muciz Evi’ne desteklerinizi bekliyoruz" Şarkıcı Betül Demir, "Kanseri tetikleyen şeylerden biri korkudur ve bu korkuyu en çok tetikleyen unsurlardan biri strestir. Zaten dünya yeterince zorlu bir yer ve giderek de daha karmaşık hale gelmektedir. Ancak tüm bunlara rağmen yaşamın ne kadar değerli ve güzel olduğunu, sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunu ve bunun stresle başa çıkarak sağlanabileceğini fark edebiliriz. Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız. Hasta olma korkusu özellikle kanser gibi ciddi hastalıklar söz konusu olduğunda daha da belirgin hale gelir. Bu nedenle teşhis ve tarama süreçlerini erteleme eğilimimiz bulunmaktadır. Toplum olarak bu erteleme davranışı da başlı başına büyük bir stres kaynağıdır. Erteledikçe, maalesef daha ileri evrede kanser vakalarıyla karşılaşabiliyoruz. Elbette günümüzde tıp ilerlediği için bu hastalar da çeşitli tedavilerden faydalanabilmektedir; ancak yine de asıl önemli olan geç kalmamaktır. Bu yüzden kanserden değil, geç kalmaktan korkmalı; kendimize iyi bakmalıyız. Sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmek mümkündür. ‘Mucize Evi’ne desteklerinizi bekliyoruz. Burada, ileri evre kanser hastalarının ihtiyaçlarına yönelik önemli çalışmalar yürütülmekte ve onlara destek sağlanmaktadır. Bu kapsamda katkılarınızı ve desteklerinizi bekliyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder